SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ticaret

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD, yüz binlerce ithalatçıya rekor bir meblağ olan 170 milyar dolarlık gümrük vergisini iade etmeye hazırlanıyor. Haber

ABD, yüz binlerce ithalatçıya rekor bir meblağ olan 170 milyar dolarlık gümrük vergisini iade etmeye hazırlanıyor.

Bu adım, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Şubat ayında Başkan Donald Trump'ın acil durum yetkilerini kullanarak uyguladığı gümrük vergilerini reddetmesinin ardından geldi ve bu da ülkenin tarihindeki en büyük bütçe indirimlerinden birinin önünü açtı. Uluslararası Ticaret Mahkemesi'nin kararına göre, ABD hükümeti yaklaşık 330.000 ithalatçıya 170 milyar dolara kadar vergi ve faiz iadesi yapmak zorunda. Bu iadenin boyutu çok büyük; daha önce Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında gümrük vergisine tabi olan 53 milyondan fazla ithalat beyannamesini kapsıyor. Bu yoğun iş yükünü ele almak için, Gümrük ve Sınır Koruma (CBP), aşamalı bir yaklaşım kullanarak Konsolide Beyanname Yönetimi ve İşleme (CAPE) adlı bir araç geliştirdi. İlk aşamada, sistem basit ve yakın tarihli ithalat beyannamelerine ilişkin evrak işlemlerine öncelik verirken, daha karmaşık iade senaryoları sonraki aşamalarda ele alınmaktadır. Gümrük ve Sınır Koruma Teşkilatı (CBP), bu zorluğun üstesinden gelmede şeffaflığı ve verimliliği sağlamak amacıyla CAPE uygulamasının ilerleyişi hakkında mahkemeleri sürekli olarak bilgilendirdiğini belirtti. CAPE'nin 1. Aşaması şu anda belirli tasfiye edilmemiş beyanlar ve tasfiyeden sonraki 80 gün içinde yapılan belirli beyanlarla sınırlıdır. Bu, ABD yönetiminin son yıllardaki tartışmalı ticaret politikalarının olumsuz sonuçlarını gidermek için atılmış önemli bir yasal adım olarak görülüyor. Gümrük vergilerinin geri ödenmesi çalışmaları sürerken, Başkan Donald Trump, Avrupa'yı hedef alan yeni gümrük vergileri tehdidiyle küresel ticaret gerilimlerini bir kez daha tırmandırdı. Trump, 10 Nisan'da sosyal medyada, Avrupa Birliği'nin (AB) Amerikan mallarına yönelik engellerini kaldırmaması halinde, AB'den ithal edilen tüm otomobillere %20 oranında gümrük vergisi uygulama planını duyurdu. Başkan Donald Trump şunları söyledi: "Avrupa Birliği'nin uzun zamandır Amerika Birleşik Devletleri'ne ve büyük şirketlerine ve işçilerine uyguladığı gümrük vergileri ve ticaret engellerine dayanarak, eğer bu vergiler ve engeller yakında kaldırılmazsa, Amerika Birleşik Devletleri'ne ithal ettikleri tüm arabalara %20 gümrük vergisi uygulayacağız. Onları burada üretelim!" Trump'ın açıklaması, AB'nin Washington'ın ithal alüminyum ve çeliğe uyguladığı gümrük vergilerine karşılık olarak yaklaşık 3,3 milyar dolarlık ABD malına misilleme gümrük vergisi uygulamasından sadece birkaç saat sonra geldi. Avrupa gümrük vergileri, Harley-Davidson motosikletlerine %25, Levi Strauss & Co. kot pantolonlarına ve burbon viskisine uygulanan vergiler de dahil olmak üzere siyasi açıdan sembolikürünleri hedef aldı. AB gümrük vergilerine tabi mallar listesi, mısır, pirinç ve portakal suyundan kozmetik ürünlerine, teknelere ve çeliğe kadar yaklaşık 200 ürünü içeriyordu. Trump'ın tehdidinin hemen ardından, Volkswagen, Daimler ve BMW gibi büyük otomobil üreticilerinin hisseleri Frankfurt piyasasında değer kaybetti. Bu durum, ABD ile Avrupa'daki geleneksel müttefikleri arasındaki ekonomik ilişkileri sarstı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl beşincisi düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) gönderdiği video mesajda, “Türkiye olarak tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen katılımcılara İstanbul’da hoş geldiniz dedi ve “Kıtaların, kültürlerin ve gönüllerin buluşma noktası İstanbul’a sefalar getirdiniz” mesajını iletti. Zirvenin teması “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirlendi. Cumhurbaşkanı, iki gün boyunca sürecek panellerde liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, kriz yönetiminden göç ve sosyal politikalara kadar geniş bir yelpazede ele alınacak konuların insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Ayrıca, zirveye katkı sunacak akademisyen, sivil toplum ve uluslararası aktörlere teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başkanlığımız tarafından İstanbul'da düzenlenen "STRATCOM Zirvesi"ne video mesaj gönderdi. pic.twitter.com/peNufkPkab — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 27, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, videolu mesajında, “İkinci Cihan Harbi sonrası kurulan uluslararası sistem neredeyse her alanda meşruiyet krizi yaşıyor. Güç rekabeti enerji, teknoloji ve ticaret gibi alanlara yayılırken, sorunlar diyalog yerine silahla çözülmeye çalışılıyor, soykırımlar, savaşlar ve krizler giderek artıyor” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı, hakikat ve doğruların tahrif edilmesine karşı iletişim ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin insani değerleri ve adaleti merkeze alan barış odaklı duruşunu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Bursa’nın fethinin 700. yılında anlamlı sempozyum Haber

Bursa’nın fethinin 700. yılında anlamlı sempozyum

Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla düzenlenen “Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi Sempozyumu”, akademi ve tarih dünyasını bir araya getirdi. Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Yıldırım Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethi farklı yönleriyle değerlendirildi. BURSA’NIN FETHİ BİR GÖNÜL FETHİDİR Sempozyumun açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın yalnızca bir şehir değil, büyük bir medeniyetin doğduğu merkezlerden biri olduğunu vurguladı. Bursa’nın fethinin sadece askeri bir zafer olmadığını belirten Yılmaz, bu fetihin aynı zamanda bir gönül fethi olduğunu ve yeni bir çağın başlangıcı olduğunu söyledi. Bursa’nın Osman Gazi’nin hayali ve Orhan Gazi’nin fethiyle 1326 yılında Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, şehrin tarih boyunca ilim, ticaret ve sanatın merkezi haline geldiğini ifade etti. Başkan Yılmaz, "Bu topraklar; antik dönemden Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir tarihî birikimin üzerinde yükselmiştir. Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastanelerden biri burada açılmış, çini sanatı burada gelişmiş ve şehir vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgâhı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. Bu ruh; adalettir, merhamettir ve “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıdır" diye konuştu. BİZLER ŞEHRİMİZE SAHİP ÇIKMAYI BİR VEFA BORCU OLARAK GÖRÜYORUZ "Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez" diyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Şehrin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez. Medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Bu vesileyle sempozyuma katkı sunan kıymetli akademisyenlerimize, araştırmacılarımıza ve siz değerli misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu önemli organizasyonda birlikte çalıştığımız Türk Tarih Kurumu’na, Türkiye Bilimler Akademisi’ne, Bursa Uludağ Üniversitesi’ne ve Yıldırım Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne şükranlarımı sunuyorum. Temennimiz; bu sempozyumun fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olması ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurmasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bursa sizinle güzel” dedi. BU FETİH YENİ BİR ÇAĞIN BAŞLANGICI OLMUŞTUR Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Cafer Çiftçi ise Bursa’nın fethinin yalnızca bir toprak kazanımı değil, aynı zamanda adalet, hoşgörü ve estetik anlayışının yeşerdiği yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi. Çiftçi, Bursa’nın kısa sürede farklı coğrafyalardan gelen ilim insanları ve tüccarlarla gelişerek önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldiğini belirtti. Konuşmalarda, Bursa’nın tarih boyunca sahip olduğu ticari ve kültürel zenginliğe dikkat çekilerek, şehrin Venedik, Cenova ve Floransa gibi önemli ticaret merkezleriyle kurduğu ilişkilerin altı çizildi. İki gün sürecek sempozyumda alanında uzman akademisyenler, Osmanlı’nın kuruluşu ve Bursa’nın fethine dair yeni bakış açıları sunarken; etkinliğin geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

Avrupa Birliği Temsilcisi Kallas: Amerika Birleşik Devletleri "Avrupa'yı bölmek" istiyor Haber

Avrupa Birliği Temsilcisi Kallas: Amerika Birleşik Devletleri "Avrupa'yı bölmek" istiyor

Reuters'ten aktarılan habere göre Kallas gazeteye verdiği demeçte, "Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa'yı bölme arzusunun çok açık olduğunu herkesin anlaması önemli. Avrupa Birliği'ni sevmiyor" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneminde Avrupa Birliği'ni defalarca hedef alarak üye devletlere ve diğer ülkelere gümrük vergileri uyguladı. Ayrıca Grönland'ı ilhak etme fikrinden de bahsetti; bu da NATO'yu fiilen sona erdirebilecek bir hamleydi. Trump yönetimi bu hafta, haksız ticaret uygulamaları iddiasıyla Avrupa Birliği ve Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Meksika dahil olmak üzere birçok ülkeye yönelik bir dizi ticaret soruşturması başlattı. Bu soruşturmalar, ABD Yüksek Mahkemesi'nin geçen ay Trump'ın daha önce uyguladığı gümrük tarifesi programının çoğunu iptal etmesinin ardından, önümüzdeki yaz yeni gümrük tarifelerine yol açabilir. Kallas röportajda, ABD'nin AB'ye yaklaşımının, bloğun rakiplerinin kullandığı taktikleri yansıttığını ifade etti. Kallas, AB ülkelerinin Trump ile ikili değil, kolektif olarak görüşmesi gerektiğini, "çünkü birlikte olduğumuzda eşitiz" diye belirtti. Ancak Kallas savunma alanında AB'nin "ihtiyaç duyduğumuz varlıklara, kaynaklara veya yeteneklere sahip olmadığımız için Amerika'dan satın alması gerektiğini" belirterek, Avrupa'nın kendi savunma sanayisine yatırım yapması gerektiğini söyledi.

Bursa Yenişehir sanayi üssüne dönüşüyor Haber

Bursa Yenişehir sanayi üssüne dönüşüyor

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin sanayi ve üretim kapasitesini artıracak olan Yenişehir Sanayi Sitesi (YESAN) ve Yenişehir Gıda Sanayi (YGS) alanlarını ziyaret etti. Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) koordinasyonunda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Özel’e, İlçe Başkanı Mehmet İleri ve teşkilat üyeleri de eşlik etti. TEMELLER TAMAMLANDI, PREFABRİK MONTAJI BAŞLADI Yaklaşık 320 dönümlük dev bir alanda yükselen projede gelinen son nokta hakkında bilgi veren YTSO Başkanı Orhan Torun, hafriyat ve altyapı hazırlıklarının büyük oranda tamamlandığını, artık prefabrik yapıların kolonlarının dikilmeye başlandığını söyledi. Torun, sanayicinin talebi doğrultusunda projede revizyona gidildiğini belirterek, "Özellikle iklimlendirme ve kalıp firmalarımızın ihtiyacı olan tavan yüksekliğini, Bakanlık görüşmeleri neticesinde 9,5 metreye çıkardık. Burada 650 metrekareden 2600 metrekareye kadar farklı ölçeklerde 76 bağımsız fabrika bölümü yer alacak. Sosyal donatı alanları kapsamında ise lokantadan kafeye kadar 18 küçük işletmeye de yer verilecek” dedi. ‘BİR DAİRE FİYATINA FABRİKA TESLİM EDECEĞİZ’ Projenin ekonomik modeline dikkat çeken Orhan Torun, sanayiciler için maliyetleri minimize ettiklerini vurguladı: “Hedefimiz, Yenişehir’deki bir daire fiyatına (yaklaşık 6,5-7 milyon TL) 650 metrekarelik tam teşekküllü bir fabrika binası teslim etmek. Bugün Bursa’da bu fiyata sadece arsasını bile alamazsınız. Biz sanayicimize anahtar teslim, sanayi ruhsatlı ve altyapısı hazır bir çözüm sunuyoruz.” BAŞKAN ERCAN ÖZEL: "YENİŞEHİR ALTIN DÖNEMİNİ YAŞIYOR" Ziyaret sonrası değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin makus talihini el birliğiyle değiştirdiklerini söyledi. Belediye olarak projeye her türlü desteği verdiklerini ifade eden Başkan Özel, “Yenişehir’imiz adeta altın dönemini yaşıyor. Organize Sanayi Bölgemizde planlamalarda sona yaklaşıyoruz. Devletimizin Gıda İhtisas OSB ve Endüstri Bölgesi projeleri somut adımlarla ilerlerken; kara, hava ve demiryolu yatırımlarıyla ulaşım altyapımız güçleniyor. YESAN ve YGS projeleri de bu zincirin en önemli halkalarından biri. Önümüzdeki 10 yıl içinde nüfusumuzun 25-30 bin kişi artacağını öngörüyoruz. Bu büyümeyi tüm kurumlarımızla iş birliği içinde, doğru planlayarak yöneteceğiz” açıklamasında bulundu.

Bursa iş dünyasından ortak akıl buluşması Haber

Bursa iş dünyasından ortak akıl buluşması

BTSO tarafından hayata geçirilen Bursa Business School ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmeler değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik kırılmalar ve ekonomik değişimlere dikkat çekerek, “Tarih kitaplarında yer alacak bir dönemin içindeyiz. Gerçek bağımsızlık; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür.” ifadelerini kullandı. Burkay, rekabetin artık ülkelerden şehirlere kaydığını belirterek, Bursa’nın üretim kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün merkezlerinden biri olabileceğini söyledi. “Ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz.” dedi. LOJİSTİK TEKNOPARK MODELİ Burkay, BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin somut bir örneği olduğunu belirtti. Projenin; gümrüksüz sahalar, entegre antrepo sistemi, ileri teknoloji ve veri yönetimi altyapısıyla üretim ile küresel pazarlar arasındaki süre ve maliyeti azaltacağını kaydeden Burkay, “Lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs haline getiriyoruz.” dedi. İLÇELERDEN DESTEK MESAJI İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, dönüşüm sürecinde ortak akıl vurgusu yaparak Lojistik Teknopark’ın ihracatçılar için önemli bir altyapı sağlayacağını ifade etti. Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erol Hatırlı ise fon modelinin odalar açısından da değerli olduğunu belirterek projeye destek verdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Özden Çakır, zeytin ve zeytinyağında ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekerek lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası çağrısı yaptı. Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım ise iklim krizinin tarımsal üretime etkilerine değinerek drone destekli ve kapalı sistem üretim modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in lojistik ve tarım potansiyeline işaret ederek planlı yatırımlarla ilçenin bölgesel bir merkez haline gelebileceğini dile getirdi.

İran : Hürmüz boğazına gelen her gemiyi vuracağız . Haber

İran : Hürmüz boğazına gelen her gemiyi vuracağız .

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran ile savaşı, dünyanın en kritik enerji darboğaz noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na sıçrayarak petrol fiyatlarında bir artışa neden oldu. Küresel olarak tüketilen petrolün beşte birini ve büyük miktarlarda gazı taşıyan boğazdan nakliye, İran'ın bölgedeki petrol tankerlerine yönelik saldırıları arasında neredeyse durdu. İran Devrim Muhafızları Kolordusu'ndaki (IRGC) bir komutan Pazartesi günü boğazın "kapalı" olduğunu ve su yolundan geçmeye çalışan herhangi bir geminin "ateşe verileceğini" söyledi. En az beş tanker hasar gördü, iki personel öldü ve İran ile Umman'ı ayıran boğazın etrafında yaklaşık 150 gemi mahsur kaldı. Cumartesi günü ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları öncesinde artan gerilimlerin ortasında Cuma günü varil başına 73 dolara ulaştıktan sonra petrol fiyatları Pazartesi günü varil başına 79,40 doların üzerine çıktı. Windward'da kıdemli bir deniz istihbarat analisti olan Michelle Bockmann, El Cezire'ye verdiği demeçte, "Trafik en az yüzde 80 azaldı" dedi ve denizcilik endüstrisinin Orta Doğu ve Körfez'den çıkan rotalar için navlun maliyetlerinde zaten "büyük bir artış" ile boğuştuğunu da sözlerine ekledi. Control Risks'te deniz istihbarat ve güvenlik hizmetleri direktörü Cormack McGarry, denizcilerin Cumartesi günü uluslararası tehlike sıklığı yoluyla İran'dan boğazın kapalı olduğuna dair bir mesaj aldığını söyledi. "Bölgedeki her gemi bunu duyardı... ve çoğu geminin duraklaması için yeterliydi." Gemi takip hizmeti Kpler, Pazar günü boğazda sınırlı trafiğin devam ettiğini - öncelikle İran ve büyük ticaret ortağı Çin bayrağını taşıyan gemiler - devam ettiğini gösterdi. Bockmann, bazı gemilerin tespit edilmekten kaçınmak için Otomatik Tanımlama Sistemlerini kapattıktan sonra boğazdan geçmelerinin mümkün olduğunu söyledi. McGarry, İran'ın boğazın tamamen kapatılmasının "kendi boynundaki ilmeği sıktığı" anlamına geleceğini söyledi. McGarry, "Gemiye saldırırlarsa, Körfez devletlerini savaşa katılmaya teşvik ediyorlar ve bu İran'ın oraya gitmesi için büyük bir adım" dedi. "Boğazın uzun vadeli sürekli kapanmasını etkileyebilecekleri fikri tamamen olası değil" diye ekledi. "Bölgesel tedarik zincirleri için daha çok endişeliyim." Yine de, Kpler'e göre çoğu ticari operatör, büyük petrol şirketleri ve sigortacılar koridordan etkili bir şekilde çekildi. Sigorta primleri savaştan önce zaten altı yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.a

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.