Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yargıtay'dan Emsal Karar: Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satılan Tüketicinin Hakkı Korundu

Yargıtay, yıllarca birikim yaparak satın aldığı ancak daha sonra başka bir kişiye satıldığını öğrenen tüketici lehine emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, taşınmazı daha önce satın alan, bedelini ödeyen ve fiilen kullanmaya başlayan ilk alıcının hakkını koruyarak, kötü niyetli tapu devrinin geçerli kabul edilemeyeceğine hükmetti. Karar, özellikle arsa payı karşılığı inşaat projelerinden konut alan vatandaşlar için önemli bir hukuki güvence oluşturdu.

Haber Giriş Tarihi: 31.07.2026 10:53
Haber Güncellenme Tarihi: 31.07.2026 10:57
Kaynak: Bursa Digital (BuD)
Yargıtay'dan Emsal Karar: Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satılan Tüketicinin Hakkı Korundu

Hayalini Kurduğu Ev Başkasına Satıldı

Yıllarca çalışarak kendi evine sahip olmayı hedefleyen bir tüketici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan bir binadan daire satın aldı. Yüklenici firma ile yapılan anlaşma sonucunda evine kavuşan vatandaş, yeni dairesine taşındı.

Elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini üzerine alan tüketici, evinde yaşamaya başladı. Ancak bir süre sonra büyük bir şok yaşadı. Oturduğu dairenin aynı anda başka bir kişiye satıldığını öğrenen vatandaş, tapu işlemlerinin tamamlanması için yüklenici firmadan talepte bulundu.

Ancak yüklenici şirketin tapu devrini sürekli ertelediğini belirten tüketici, hakkını aramak için mahkemeye başvurdu.

Daire İkinci Kez Satıldı İddiası

Mağdur tüketici, 1. Tüketici Mahkemesi'ne açtığı davada, satın aldığı dairenin yüklenici firma ile sürekli ticari ilişki içinde olan bir emlakçıya devredildiğini ileri sürdü.

Davacı, söz konusu satış işleminin gerçek bir satış olmadığını, mal kaçırma amacı taşıyan muvazaalı bir işlem olduğunu savundu.

Dilekçesinde;

  • Tapu devrinin yapılma şekli,
  • Satış işleminin aynı tarihlerde gerçekleştirilmesi,
  • Taşınmazın gerçek değerinin çok altında gösterilmesi,
  • Yüklenici firma ile emlakçı arasındaki ticari ilişkinin bulunması

gibi unsurların kötü niyet göstergesi olduğunu belirtti.

Tüketici ayrıca emlakçının tapu devri sırasında dairede kendisinin oturduğunu bildiğini, buna rağmen taşınmazı satın aldığını ve iyi niyetli bir alıcı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Bu gerekçelerle dairenin emlakçı adına olan tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tescil edilmesini talep etti.

Emlakçı "Haberdar Değildim" Savunması Yaptı

Davalı emlakçı ise mahkemeye sunduğu savunmada, daireyi tapuda malik görünen kişilerden satın aldığını belirtti.

Davacının daha önce bu daireyi satın aldığından haberdar olmadığını iddia eden emlakçı, kendisinin de yüklenici firma tarafından mağdur edildiğini savundu.

Emlakçı, yaşanan süreç nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etti.

Tüketici Mahkemesi İlk Alıcının Hakkını Korudu

Dosyayı inceleyen 1. Tüketici Mahkemesi, emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Mahkeme, davalı emlakçının "taşınmazı görmeden satın aldığı" yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Kararda, taşınmazın fiilen başka biri tarafından kullanıldığının bilinmesine rağmen yapılan tapu devrinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek ilgili bağımsız bölümün davalı emlakçı adına bulunan tapu kaydının iptal edilmesine ve ilk alıcı tüketici adına tesciline hükmetti.

Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Kararı Onadı

Davalı emlakçı, yerel mahkemenin kararını istinaf yoluyla taşıdı. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda itirazları reddetti.

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine konu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.

Yargıtay, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yüksek Mahkeme, taşınmazı daha önce adi yazılı sözleşme ile satın alan, bedelini ödeyen ve fiilen teslim alan kişinin hakkının korunması gerektiğine dikkat çekti.

"İyi Niyetli Tapu Alıcısı" Değerlendirmesi Yapıldı

Yargıtay kararında, Türk Medeni Kanunu'ndaki iyi niyet ilkelerine vurgu yapıldı.

Bir taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bunu bilmesi gereken kişinin iyi niyetli kabul edilemeyeceği ifade edildi.

Yüksek Mahkeme, tapuda malik görünen kişinin her durumda korunamayacağını, somut olayın şartlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Özellikle taşınmazda fiilen yaşayan kişinin varlığı, satış sürecindeki olağan dışı durumlar ve taraflar arasındaki ticari ilişkilerin iyi niyet değerlendirmesinde önemli olduğu kaydedildi.

Konut Alıcıları İçin Önemli Hukuki Güvence

Yargıtay'ın verdiği bu karar, özellikle müteahhitlerden veya arsa payı karşılığı yapılan projelerden konut satın alan vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor.

Uzmanlara göre karar, tapu işlemleri tamamlanmadan konut teslim alınması halinde ortaya çıkabilecek risklere dikkat çekse de, gerçek hak sahibinin korunması açısından önemli bir örnek oluşturuyor.

Karar aynı zamanda, taşınmaz satışlarında yalnızca tapu kaydına değil, fiili kullanım durumuna ve satışın koşullarına da bakılması gerektiğini ortaya koyuyor.

Yargıtay'ın bu yaklaşımı, benzer uyuşmazlıklarda ilk alıcının hakkının değerlendirilmesinde emsal oluşturabilecek nitelikte görülüyor.

Kaynak: Bursa Digital (BuD)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.