SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yıllık Enflasyon

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yıllık Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıllık Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz ayı fiyat gelişmeleri raporunu yayımladı. Haber

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz ayı fiyat gelişmeleri raporunu yayımladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Temmuz 2026 dönemine ilişkin Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporunu yayımladı. Raporda, temmuz ayında tüketici fiyatlarındaki artışın yüzde 1,78 olarak gerçekleştiği, yıllık tüketici enflasyonunun ise bir önceki aya göre 0,36 puan azalarak yüzde 31,75 olduğu belirtildi. Çekirdek enflasyon göstergelerinden B endeksinin yıllık değişim oranı yüzde 30,98, C endeksinin yıllık değişim oranı ise yüzde 29,91 olarak kaydedildi. ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME TCMB değerlendirmesinde, mevsimsellikten arındırılmış verilerle tüketici fiyatlarının aylık artışının güçlendiği ancak dağılım bazlı göstergelerin daha belirgin bir gerilemeye işaret ettiği ifade edildi. Raporda, temel mal ve işlenmiş gıda gibi geniş kapsamlı kalemlerde olumlu fiyat gelişmelerinin etkisiyle temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya kıyasla gerilediği belirtildi. Yıllık enflasyona katkılarda ise enerji, temel mal ve alkol-tütün-altın gruplarının katkılarının azaldığı; gıda ve alkolsüz içecekler ile hizmet gruplarının katkılarının arttığı kaydedildi. HİZMET ENFLASYONUNDA SAĞLIK ETKİSİ Hizmet fiyatları temmuz ayında yüzde 3,18 yükselirken, grubun yıllık enflasyonu yüzde 39,70 seviyesinde gerçekleşti. TCMB, hizmet grubundaki aylık artışta özellikle sağlık hizmetleri fiyatlarındaki yükselişin etkili olduğunu bildirdi. SGK Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesi sonrası sağlık hizmetleri fiyatlarının temmuz ayında yüzde 16,41 arttığı ve bu gelişmenin aylık tüketici enflasyonuna yaklaşık 0,22 puan katkı yaptığı değerlendirildi. Kira fiyatlarında aylık artış yüzde 2,85 olurken, yıllık bazda yavaşlama eğiliminin sürdüğü belirtildi. TEMEL MAL FİYATLARI GERİLEDİ Temel mal grubunda fiyatlar temmuz ayında yüzde 0,38 azaldı. Grubun yıllık enflasyonu 0,55 puan düşerek yüzde 16,82 oldu. Giyim ve ayakkabı fiyatlarında indirim sezonunun etkisiyle yüzde 4,01 oranında düşüş görülürken, dayanıklı tüketim mallarında fiyat artışı yüzde 0,95 ile önceki aya göre yavaşladı. ENERJİ VE GIDADA YÜKSELİŞ Enerji fiyatları temmuz ayında yüzde 2,30 arttı. Enerji grubunda yıllık enflasyon baz etkisiyle 6,55 puan gerileyerek yüzde 32,86 seviyesine indi. Akaryakıt fiyatları yüzde 3,71, elektrik fiyatları ise yüzde 5,75 yükseldi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ise aylık enflasyon yüzde 1,61 olarak gerçekleşti. Grubun yıllık enflasyonu 2,08 puan artarak yüzde 37,52 oldu. İşlenmemiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 39,69 seviyesine yükselirken, işlenmiş gıdada yıllık enflasyon yüzde 35,95’e geriledi. İşlenmemiş gıdadaki artışta kuru soğan ve biber gibi bazı sebze ürünlerindeki fiyat hareketleri etkili oldu. ÜRETİCİ ENFLASYONU YÜZDE 27,83 OLDU Yurt içi üretici fiyatları (Yİ-ÜFE) temmuz ayında yüzde 1,52 arttı. Yıllık üretici enflasyonu ise 0,26 puan düşerek yüzde 27,83 seviyesinde gerçekleşti. Ana sanayi grupları içinde enerji fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüzde 4,83 artarken, dayanıksız tüketim mallarında aylık artış yüzde 1,33, sermaye mallarında ise yüzde 1,09 oldu.

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 2026 için asgari ücretin ne kadar artırılacağı merak edilirken, yılda iki defa artış yapılması da gündemde. Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. 2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.