SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yeşil Dönüşüm

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vedat Kılıç'tan 3. Uludağ Çevre Forumu’nda yeşil ve geri dönüşüm ekonomisi vurgusu Haber

Vedat Kılıç'tan 3. Uludağ Çevre Forumu’nda yeşil ve geri dönüşüm ekonomisi vurgusu

Burkasan’ın çevre, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarını temsil ettiği forum, kamu temsilcilerini, iş dünyasını, akademiyi ve sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturdu. Etkinlikte üretimde sürdürülebilirlik, geri dönüştürülmüş ham madde kullanımı, atık yönetimi, yeşil dönüşüm politikaları ve döngüsel ekonomi başlıkları ele alındı. Kılıç, mevcut kaynak kullanım modelinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirterek Türkiye’nin geri dönüşüm kapasitesinin ekonomik değere dönüşmesi için güçlü toplama ağlarına, etkin regülasyonlara ve sanayiyle entegre bir geri dönüşüm modeline ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. BURSA’NIN YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN PLANLI BÜYÜME VURGUSU Vedat Kılıç, forumda yaptığı konuşmada Bursa’nın plansız büyüme, trafik, çevre kirliliği ve üretim alanlarının sınırlanması gibi temel sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Şehir planlamasının yalnızca estetik bir konu olmadığını vurgulayan Kılıç, bu sürecin yaşam kalitesi, üretim gücü ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Kılıç, Bursa’nın anayasası niteliğinde olacak 1/100 binlik çevre planının hazırlanması gerektiğini belirterek, organize sanayi alanlarına yönelik ihtiyacın doğru planlama ile karşılanması gerektiğini ifade etti. Üniversiteler, akademik odalar, yerel yönetimler ve iş dünyasının ortak bir vizyon etrafında buluşması halinde Bursa’nın önündeki birçok engelin aşılabileceğini dile getirdi. GERİ DÖNÜŞÜM EKONOMİK SİSTEMİN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLMALI Vedat Kılıç, geri dönüşümün artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, sanayinin rekabet gücünü, kaynak güvenliğini ve ihracat kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir alan olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Forumda geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının artırılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve geri dönüşüm sektörünün sürdürülebilir şekilde büyümesi gerektiği değerlendirildi. Kılıç, üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş içerik kullanımının yaygınlaşmasının hem çevresel fayda sağlayacağını hem de Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunacağını belirtti. BURKASAN, DÖNGÜSEL EKONOMİYE KATKI SUNMAYI SÜRDÜRÜYOR Burkasan, geri dönüşüm ve atık yönetimi alanındaki faaliyetleriyle döngüsel ekonominin gelişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Şirket, kaynakların verimli kullanılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve sürdürülebilir üretim süreçlerinin desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 3.Uludağ Çevre Forumu, Burkasan’ın çevre odaklı vizyonunu paylaşması ve sektör paydaşlarıyla ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesi açısından önemli bir platform oldu. Vedat Kılıç’ın forumda verdiği mesajlar, Bursa’nın yeşil dönüşüm sürecinde daha planlı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini ortaya koydu.

3. Uludağ Çevre Forumu'nda 'Yeşil Çevre' farkı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu'nda 'Yeşil Çevre' farkı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde “Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. “ÇEVRE SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMLİ BİR KAZANIM” III.Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, “Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz.” dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, “Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik.” diye konuştu. ATIKLAR YEŞİL ÇEVRE İLE DEĞERE DÖNÜŞÜYOR Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, “Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, “Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Sayın Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici.” dedi.

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Türkiye Hazır Beton Birliğinin 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı Haber

Türkiye Hazır Beton Birliğinin 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB’nin İstanbul Kavacık’taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız.” dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, “İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür.” diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında konut satışları %14’ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.” dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların “erişilebilirlik” sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, “Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye’nin Avrupa’da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir.” diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir.” dedi. THBB’nin “Üçüz Dönüşüm” modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri “Üçüz Dönüşüm” modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu. THBB’nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır.” dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB’nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir.” diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir.” şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, “1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik.” dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik.” diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.” dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB’nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

Bolat: AB'nin Türkiye’yi Gümrük Birliği kapsamında tanıması olumlu bir adım Haber

Bolat: AB'nin Türkiye’yi Gümrük Birliği kapsamında tanıması olumlu bir adım

Ticaret Bakanı Bolat, AB ile ekonomik ve ticari konularda yürütülen yoğun diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar verdiğini belirterek, AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU” politikası çerçevesinde Türkiye’nin mevcut Gümrük Birliği kapsamında tanınmasının önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. Bolat, AB ile gerçekleştirilen istişareler sonucunda yayımlanan taslakta “AB menşei” şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’yi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin teyit edildiğini ve bunun ticari ilişkiler açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Türkiye’nin özellikle otomotiv başta olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin güvenilir bir parçası olduğuna dikkat çeken Bakan Bolat, şunları kaydetti: “Türkiye, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir bir parçasıdır. Bu gelişmenin, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincirlerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması beklenmektedir.” Ömer Bolat, önümüzdeki dönemde mütekabiliyet esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarında karşılıklı açılımın sağlanması ve bağlantısallık ile yeşil dönüşüm gibi alanlarda Avrupa Birliği ile temasların sürdürüleceğini vurguladı.

DOSABSİAD'dan geleceğe odaklı vizyon... DOSABSİAD 2026 rotasını çizdi Haber

DOSABSİAD'dan geleceğe odaklı vizyon... DOSABSİAD 2026 rotasını çizdi

DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp, 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek 2026 hedeflerini açıkladı. Yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme yeni dönemin öncelikleri arasında yer aldı. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, göreve geldikleri 2025 yılını değerlendirerek derneğin 2026 yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide üretim çarklarının dönmeye devam ettiğini belirten Kutlualp, DOSABSİAD’ın üyelerini geleceğe hazırlayan çalışmalara ağırlık verdiğini söyledi. Tekstilden otomotive, kimyadan gıdaya kadar birçok sektörde faaliyet gösteren ve yaklaşık 600 firmayı bünyesinde barındıran DOSABSİAD’ın; 5,5 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 55 bin kişilik istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisine stratejik katkı sunduğunu vurgulayan Kutlualp, 2025 yılı boyunca sanayide yapay zekâ uygulamaları, yeşil dönüşüm, finansman yönetimi ve tüketici trendleri başlıklarında yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Üyelerin değişen koşullara hızlı uyum sağlaması için eğitimler, bilgilendirme toplantıları ve sektör buluşmaları düzenlediklerini belirten Kutlualp, DOSAB ile iş birliğini de güçlendirdiklerini kaydederek, “DOSAB komitelerinde yönetim kurulu üyelerimizin aktif katılımıyla tam bir eşgüdüm sağladık” dedi. Yapay zekânın üretimde yeni bir dönemi başlattığını vurgulayan Kutlualp, WGSN ve AIT iş birlikleriyle düzenlenen eğitimlerde, tüketici trendlerinden desen tasarımına ve üretim bandına kadar yapay zekânın sunduğu avantajların sanayicilere aktarıldığını söyledi. Finansman ve Ar-Ge alanında da önemli adımlar attıklarını belirten Kutlualp, BUTEKOM ziyaretleriyle inovasyon süreçlerini desteklediklerini, Türk Eximbank ile yapılan buluşmalarla ihracat finansmanı ve alacak sigortası konularında üyelere rehberlik ettiklerini ifade etti. Derneğin sosyal yönüne de dikkat çeken Kutlualp, geleneksel futbol turnuvası, çalışanlara yönelik seminerler ve sağlık protokolleriyle DOSABSİAD’ın büyük bir aile olduğunu ortaya koyduklarını dile getirdi. 2026 vizyonunu “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasıyla şekillendirdiklerini belirten Kutlualp, yeni dönemde veriye dayalı karar alma kültürünü yaygınlaştıracaklarını söyledi. Yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon ayak izi, yapay zekâ ve dijitalleşme alanlarında daha derinlikli programlar planladıklarını ifade eden Kutlualp, finansmana erişim ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda da kurumlar arası iş birliklerini artıracaklarını kaydetti. Kutlualp, “DOSABSİAD çatısı altında güçlü bir bilgi ve iş birliği ağı var. 2026’da ortak aklı büyüten, üyeler arası etkileşimi artıran ve sahaya dokunan bir takvimle ilerleyeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Bursa'da S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi'den Bursa Ovası'na 27 milyon metreküp can suyu Haber

Bursa'da S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi'den Bursa Ovası'na 27 milyon metreküp can suyu

Bursa'da S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, 2025 yılına ait çevresel ve ekonomik katkılarını kamuoyuyla paylaştı. Genel Müdür Mehmet Aydın, 2026’nın yatırım ve yeşil dönüşüm yılı olacağını açıkladı. Bursa’nın doğusunda sanayi ve çevreyi barıştıran sürdürülebilir yönetim modeliyle çalışan S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, 2025 yılını geride bırakırken bölgeye değer katan verilerini kamuoyuyla paylaştı. Kooperatif Genel Müdürü Mehmet Aydın yaptığı değerlendirmede hem 2025 performanslarını değerlendirdi hem de sanayide su geri kazanımı, temiz hava ve eğitime katkı konularındaki vizyonlarını paylaştı. “BURSA OVASI İÇİN 27 MİLYON METREKÜP CAN SUYU” 2025 yılı verilerini değerlendiren Genel Müdür Mehmet Aydın, kooperatifin kar amacı gütmeyen yapısıyla sanayicinin rekabet gücünü artırdığını vurgulayarak, “Geride bıraktığımız yılda; Kestel, Barakfakih ve Uludağ Organize Sanayi Bölgelerimizdeki sanayi kuruluşları ile Gürsu ve Kestel ilçelerimizin evsel nitelikli atık sularını kapsayan geniş bir havzada, toplam 27 milyon 720 bin metreküp atık suyu ileri biyolojik yöntemlerle arıtarak doğaya zararsız hale getirdik. Ayrıca akredite laboratuvarımızda gerçekleştirdiğimiz 12 bin 725 analiz ile uluslararası standartlarda, güvenilir ve hızlı veri akışı sağladık.” diye konuştu. SU GERİ KAZANIMINDA KRİTİK İMZA Sanayide kullanılan suyun tekrar üretime kazandırılması (Proses Suyu Geri Kazanımı) projesinde gelinen son noktayı aktaran Aydın, “Yeşil Çevre olarak, arıtılmış suların sanayiye yeniden kazandırılmasını sağlayacak çalışmalarda kritik bir aşamayı daha tamamladık. Bu kapsamlı yatırımın tüm mühendislik hesaplamaları ve teknik detaylarını içeren uygulama projelerinin hazırlanması için ilgili firmalarla sözleşmelerimizi imzaladık. Şu an teknik projelendirme sürecindeyiz. Bu safhanın tamamlanmasının hemen ardından, uygulama sahasında somut adımlar atmaya ve ilk kazmayı vurmaya hazır hale geleceğiz. Hedefimiz, yeraltı su kaynaklarımızı koruyarak sanayicimize alternatif ve sürdürülebilir bir su kaynağı sunmak.” ifadelerini kullandı. “5 MİLYON KİLOGRAM ATIĞI EKONOMİYE GERİ KAZANDIRDIK” Kooperatifin arıtma hizmetlerinin yanında, entegre bir atık yönetim merkezi olduğuna dikkat çeken Aydın, Katı Atık Tesisleri’nin faaliyetleriyle ilgili “Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarının atıklarını kaynağında yönetmek adına kurduğumuz tesisimizde 2025 yılı boyunca çok başarılı bir sınav verdik. Yıl içerisinde toplam 5 milyon kilogram katı atığı toplayarak bertaraf ettik ve büyük bir kısmını ayrıştırarak ekonomiye geri kazandırdık. ‘Sıfır Atık’ hedefiyle çıktığımız bu yolda Atık Toplama ve Ayrıştırma hizmeti verdiğimiz 80 firma ile döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden birini sergiliyoruz” dedi. TEMİZ HAVA İÇİN GÜÇBİRLİĞİ: FİLTRELEME SİSTEMLERİNDE SONA DOĞRU Bölgedeki hava kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara da değinen Aydın, yerel yönetimlerle yürütülen iş birliğinin önemini vurguladı. Bölgenin havasını korumak ve özellikle Ram bacalarının etkilerini minimize etmek adına hizmet alanı içerisindeki Uludağ OSB, Kestel OSB, Barakfakih OSB, Gürsu ve Kestel Belediyeleriyle tam bir uyum içinde çalıştıklarını belirten Aydın, “Sanayi kaynaklı emisyonları kontrol altına alacak ileri teknoloji filtreleme sistemlerinin devreye alınması için çalışmalarımız hızla sürüyor. Önümüzdeki 1 ay içerisinde bu konuda somut neticeler alarak bölgemizin hava kalitesine önemli bir katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU’NDA VİZYON PAYLAŞIMI Yeşil Çevre, 2025 yılında sadece teknik yatırımlarla değil, vizyoner paylaşımlarıyla da sektörüne yön verdi. BTSO öncülüğünde düzenlenen II. Uludağ Çevre Forumu’nun önemine değinen Mehmet Aydın, “Bu tür forumlar, yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda atılan adımların değerlendirildiği, yeni fikirlerin filizlendiği son derece verimli platformlardır. Organizasyonda yeşil dönüşümün gerekliliğini ve bu süreçte kurumların üstlenmesi gereken rolleri anlatma fırsatı bulduk.” değerlendirmesinde bulundu. “2026: YATIRIM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM YILI OLACAK” Kooperatifin gelecek vizyonuna dair 2026 değerlendirmesini de paylaşan Mehmet Aydın, yeni yılın stratejik önemine dikkat çekti. Aydın, “2025, projelerimizin altyapısını oluşturduğumuz ve verimlilik odaklı çalışmalarımızı tamamladığımız bir hazırlık yılıydı. 2026 ise planladığımız büyük yatırımların sahada somutlaştığı bir ‘uygulama ve dönüşüm’ yılı olacak. Hem su geri kazanım tesisimizin inşa sürecini başlatarak hem de hava kalitesini iyileştirecek teknolojileri entegre ederek, Yeşil Mutabakat sürecinde sanayicimizin en büyük destekçisi olacağız. Hayata geçireceğimiz çevre dostu yatırımlarla, ortaklarımızın bu yeni döneme uyum sağlamasını kolaylaştırmayı ve uluslararası pazarlardaki rekabetçi güçlerini korumalarını hedefliyoruz. Yeni yılda karbon ayak izini düşüren, suyu döngüsel kullanan ve enerjisini verimli yöneten bir organize sanayi havzası için kararlılıkla çalışacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

BTSO Başkanı Burkay 2030 vizyonunu ve yatırım hedeflerini paylaştı Haber

BTSO Başkanı Burkay 2030 vizyonunu ve yatırım hedeflerini paylaştı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Aralık Meclis Toplantısı’nda 2026 bütçesi oy birliğiyle kabul edilirken, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, 2030 vizyonunu yüksek katma değer, teknoloji derinleşmesi, sürdürülebilir ihracat ve yeşil dönüşüm ekseninde açıkladı. BURSA (İGFA) - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı, Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı değerlendirmeleri yapıldı, 2026 yılı hedef ve beklentileri paylaşıldı ve BTSO’nun 2026 bütçesi meclis üyelerinin oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, toplantıda yaptığı konuşmada, 2013’ten bu yana gerçekleştirilen makro projeler ve ekonomik birikimin Bursa’yı yeni bir kulvara taşıdığını vurguladı. Burkay, “Elde ettiğimiz birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz” dedi. Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini ve bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktararak, Nefes Kredisi, döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok girişimde BTSO’nun etkili rol oynadığını belirtti. TEKNOSAB VE YÜKSEK TEKNOLOJİ HAMLESİ Sanayide yüksek katma değer ve rekabet gücünün önemine dikkat çeken Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın dört yıl gibi kısa sürede altyapısını tamamladığını ve 19 firmanın üretime başladığını açıkladı. TEKNOSAB’da istihdam edilen kişi sayısının yeni fabrikaların açılmasıyla 10 bine ulaşması öngörülüyor. Ayrıca Lojistik Teknopark projesinin temelinin 2026’nın ilk çeyreğinde atılacağı bildirildi. Başkan Burkay, BTSO’nun bugüne kadar 250’den fazla yurt dışı fuarına imza attığını ve 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Savunma sanayi ve ev tekstili gibi alanlarda uluslararası fuar organizasyonlarının başarıyla gerçekleştirildiğini belirten Burkay, UR-GE projeleri, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarıyla 1.700’e yakın firmanın yeni pazarlara açıldığını aktardı. İnsan kaynağı dönüşümüne dikkat çeken Burkay, BTSO Akademi, BUTGEM ve MESYEB ile eğitim çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. BURSA BUSİNESS SCHOOL VE GUHEM İLE GELECEĞE YATIRIM Uludağ’da hayata geçirilen Bursa Business School ve GUHEM projelerinin, iş dünyası dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını söyleyen Burkay, projenin Uludağ’ı eğitim ve kongre turizminin merkezi haline getireceğini vurguladı. 2030 VİZYONU VE ŞEHİR FONU Burkay, 2030 vizyonunu yüksek katma değer, teknoloji derinleşmesi, sürdürülebilir ihracat ve yeşil dönüşüm ekseninde şekillendirdiklerini belirterek, “Bursa’yı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. Şehir Fonu ve Dijital Dönüşüm Merkezi ile yeni nesil yatırımların önünün açılacağı bilgisini paylaşan Burkay, mekânsal planlama ve KOBİ OSB projelerinin de önümüzdeki dönemde öncelikli gündem maddeleri olacağını kaydetti.

Türk-Fransız Firmaları ‘Yeşil Enerji Forumu’da Bir Araya Geldi Haber

Türk-Fransız Firmaları ‘Yeşil Enerji Forumu’da Bir Araya Geldi

Türkiye ve Fransa arasındaki ekonomik ilişkileri yeşil dönüşüm odağında derinleştirmeyi amaçlayan Türk-Fransız Karbonsuzlaştırma ve Yeşil Enerji Forumu, İstanbul’da sektör liderlerini, politika yapıcıları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Forumda, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve uluslararası ortaklıklar masaya yatırıldı Türkiye ve Fransa arasındaki ekonomik ilişkileri yeşil dönüşüm odağında derinleştirmeyi amaçlayan Türk-Fransız Ticaret Derneği, kuruluşunun 140’ıncı yılı kapsamında Türk-Fransız Karbonsuzlaştırma ve Yeşil Enerji Forumu’nu İstanbul’da gerçekleştirdi.Saint-Gobain’in sponsorları arasında yer aldığı etkinlik, iki ülkenin sektör liderlerini, politika yapıcılarını ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Forumda, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve uluslararası ortaklıklar gündeme alındı. Türk-Fransız Ticaret Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, Türk-Fransız Ticaret Derneği Başkanı Franck Mereyde, Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan’ın katılımıyla gerçekleşti. Aydoğan: Daha düşük karbonlu bir yapılaşma modeline geçmek zorundayız. Forumun açılışında konuşan Saint-Gobain Türkiye CEO’su Aykut Aydoğan, Sürdürülebilir ve hafif inşaat alannda dünya lideri olarak Saint-Gobain’in karbonsuz üretim ve sürdürülebi lirlik alanında attığı adımları paylaştı. Aydoğan konuşmasında, “Karbonsuzlaşma artık yalnızca çevresel bir hedef değil; ekonomik rekabet gücünün ve toplumsal sorumluluğun da temel şartıdır. İklim krizinin giderek sertleşen etkileri karşısında, sanayi ve inşaat sektörleri başta olmak üzere tüm paydaşların düşük karbonlu üretim modellerine yönelmesi kaçınılmazdır. Daha verimli şehirler, daha dayanıklı yapılar ve döngüsel çözümler, sürdürülebilir bir gelecek için vazgeçilmezdir. Sürdürülebilirlik ise yalnızca kaynakların korunması değil, aynı zamanda gelecek nesillere güvenli ve sağlıklı yaşam alanları bırakma iradesidir. Bu yolculukta kurumların net sıfır taahhütleri, yenilikçi teknolojiler ve geri dönüştürülebilir malzemeler kritik rol oynamaktadır. İşte bu dönüşümde Saint-Gobain, hafif ve sürdürülebilir inşaat vizyonunun en güçlü savunucularından biri olarak öne ç? ?kmaktadır. Net sıfır karbon hedefiyle, enerji verimliliği sağlayan çözümler, geri dönüştürülmüş malzemeler ve düşük karbonlu üretim modelleriyle sektöre öncülük eden Saint-Gobain, daha iyi binalar ve daha sağlıklı yaşam alanlarıyla varoluş amacına hizmet etmektedir.” ifadelerini kullandı. Panellerde karbonsuz gelecek için iş birlikleri konuşuldu Forum kapsamında iki önemli panel düzenlendi. “Enerjinin Geleceği: Karbonsuzlaştırma, Verimlilik ve Sürdürülebilirlik” başlıklı ilk panelde sanayi ve teknoloji liderleri, enerji verimliliği ve dijitalleşmenin enerji yönetimindeki rolünü ele alındı. “Yeşil Finansman: Karbonsuzlaştırma ve Temiz Enerji Geçişini Hızlandırma” başlıklı ikinci panelde ise bankacılık ve kalkınma finansmanı temsilcileri, uluslararası ortaklıkların finansal boyutunu tartışıldı. Forum, Türkiye ve Fransa arasınd a yeşil enerji ve karbonsuzlaştırma alanında daha fazla ortak proje, teknoloji paylaşımı ve yatırım fırsatları yaratma hedefiyle sona erdi. 140 yıllık iş birliği gala ile taçlandı Forumun ardından Türk-Fransız Ticaret Derneği, Türkiye’deki 140’ıncı kuruluş yıldönümünü özel bir gala etkinliğiyle kutladı. Etkinlikte, Türkiye’deki Fransız ekonomik varlığının gelişimine katkı sağlayan kurumlara yönelik ödül töreni düzenlendi. Gecede, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunan şirketler onurlandırıldı. Saint-Gobain, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanındaki öncü çalışmalarıyla “En İnovatif Şirket” ödülüne layık görüldü. Ödül, Türk-Fransız Ticaret Derneği Başkanı Mr. Franck Mereyde ve Türkiye Cumuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay tarafından Saint-Gobain Tür kiye CEO’su Aykut Aydoğan’a takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.