SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yemen

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yemen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yemen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakan Fidan: Suriye’deki olayları çok yakından takip ediyoruz Haber

Hakan Fidan: Suriye’deki olayları çok yakından takip ediyoruz

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Suriye konusuna da değinen Fidan, Paris’te Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmelerde Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile temasların ele alındığını söyledi. “Türkiye’nin beklentisinin Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakat olduğunu” belirten Fidan, "SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye’nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" dedi. Fidan, sürecin çok yakından takip edildiğini söyleyerek, "Ulusal güvenliğimiz açısından Suriye’deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin süreçte pasif bir izleyici olmadığını söyleyen Fidan, "Yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Taraflarının hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net ve şeffaf" dedi. Fidan konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Son birkaç gündür devam eden Halep’teki olaylar maalesef son bir yıldır uyardığımız, tekrar tekrar dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG’nin (DSG) zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bunların hiçbirini biz görmeyecektik. Bunun yerine bulunduğu her yerde taviz vermeden kalalım, menfaatimizi ilerletelim anlayışı maalesef ve maalesef kimseye fayda getirmiyor. SDG’nin üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail’le bir koordinasyon içerisinde İsrail’in bölgemizde yürüttüğü böl, parçala, yönet politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil. Biz Yemen’de olanı, Somaliland’de olanı, Sudan’da olanı ve Suriye’de olanların hepsini artık aynı perspektiften, aynı mercekten görmeye başladık. Bu bizim kendi stratejik değerlendirmemiz. Zaten biliyorsunuz Filistin’deki bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı var. Aynı işgali Lübnan’da da derinleştirmeye yönelik bir çaba var. Hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep’teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz. Halep’te yaşayan Kürt kardeşlerimizin de Ezidi kardeşlerimizin de diğer bütün kardeşlerimizin de menfaati bundadır. Yani bırakın Suriye hükümeti Halep’in tamamında temel hizmetleri, güvenlik dahil yerine getirilir bir durumda olsun. Şimdi siz Halep’in içerisinde şehir içinde ayrı bir yönetim, bir paralel yapı, bir paralel devlet oluşturmaya çalışırsanız bunu hiçbir egemen devlet kabul etmez. Artık bu paralel yapıdan SDG’nin kendisini çıkarması gerekiyor. Halep’te bütün vatandaşların lehin olacak bir tutumu benimsemesi gerekiyor. Biz bu son iki gündür gerekli kurumlarımız istişare halindeler. Hem Suriye tarafıyla hem şu anda Amerika tarafıyla yoğun görüşme içerisindeyiz. İnşallah daha fazla kan dökülmeden bu sorun çözülür, sulhla selametle. Ama dediğim gibi maalesef SDG yürüyen bütün süreçlerin olumluluğuna rağmen pozitif adım atmakta direniyor, atmıyor. Türkiye’de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var, onlara yazılan direkt mektuplar var, verilen talimatlar var.”

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur Haber

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen'deki taraflar arasındaki mevcut gerilime ilişkin olarak "BAE'nin adının karışmasını" kesin bir şekilde reddettiklerini ifade etti. Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Hadramevt'te ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) kontrolünde bulunan Mukalla Limanı'nda "kısıtlı bir askeri operasyon" gerçekleştirdikten sonra BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, "Kardeş ülke Suudi Arabistan'ın güvenliği ve istikrarına olan bağlılığımızı, egemenliği ve ulusal güvenliği konusundaki saygımızı teyit ediyoruz” ifadesine yer verildi. BAE’nin, Yemenli taraflar arasındaki mevcut gerilime adının karışmasını reddettiği açıklamada, "Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir askeri operasyon için hiçbir Yemenli tarafı yönlendirmediklerini" dile getirdi. BAE'nin Yemen'de, meşru hükümetin isteği ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu kapsamında yer aldığı vurgulandı. “Askerlerini 24 saat içinde çek” uyarısı yapılmıştı Suudi Arabistan bugün, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Yemen'in isteği üzerine Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde çekme ve ülkedeki hiçbir tarafı askeri ya da mali olarak desteklememe çağrısında bulundu. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğu belirtilerek, özellikle güney sınırlarında maruz kalınacak herhangi bir tehdide karşı tüm önlemlerin alınacağı aktarıldı. Açıklamada, Suudi Arabistan'ın BAE'ye Yemen'in isteği doğrultusunda Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde geri çekmesi ve ülkedeki hiçbir tarafa askeri ya da mali destek sağlamaması yönünde çağrı yaptığı belirtildi. Yemen'in güneyi sorununun çözümü için tek yolun diyalog olduğu vurgulanan açıklamada, "BAE'nin, Yemen’in doğusundaki Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askeri operasyonlar düzenlemek için GGK güçlerini sevk ettiği" belirtilerek bunun "üzüntüyle karşılandığı" dile getirildi. Suudi Arabistan'ın, bu eylemleri "ülkenin ulusal güvenliğine, ayrıca Yemen ve bölgenin güvenlik ve istikrarına bir tehdit" olarak değerlendirdiği ifade edilen açıklamada, "GGK dahil olmak üzere tüm Yemenli grupların katılımıyla Yemen'de kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde diyalog yapılmalı" vurgusu yapıldı.

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi Haber

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi

Yemen'de, ülkenin bölünmesine karşı atılan adımlar çerçevesinde bugün itibarıyla 90 gün süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği duyuruldu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi'nin açıklamasında, "Ülke genelinde, 30.12.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 90 gün boyunca ve gerektiğinde uzatılabilecek şekilde OHAL ilan edilmiştir." denildi. Metinde, Hadramevt ve Mehra vilayetlerindeki tüm askeri birliklerin, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu ile uyumlu şekilde hareket ederek, herhangi bir çatışmaya girmeden görev yerlerine dönmeleri ve tüm kontrol noktalarını meşru hükümete bağlı "Vatan Kalkanı Güçleri"ne teslim etmeleri gerektiği vurgulandı. Hadramevt ve Mehra valilerine, iki vilayetin yönetimi ve kampların devri sürecinde "Vatan Kalkanı Güçleri" ile işbirliği yapmaları için kapsamlı yetkiler verildiği belirtilen açıklamada, bu kararın yayımlandığı andan itibaren 72 saat boyunca, Arap Koalisyonu'ndan özel izin ve onay almayanlar dışında tüm liman ve geçiş noktalarında hava, deniz ve kara yasağı uygulanacağı ifade edildi. Devletin tüm organlarının bu kararı uygulamaya koymasının ve tamamen riayet etmesinin gerektiği belirtilen açıklamada, kararın, Anayasa, Körfez Girişimi ve uygulama mekanizması, Başkanlık Konseyi'nin oluşturulması ve yetki devri kararları göz önünde bulundurulduktan sonra ve Anayasa çerçevesinde Alimi'ye verilen yetkilere dayanarak alındığı belirtildi. Açıklamada, bu adımın, "bütün vatandaşların güvenliğini sağlamak, Yemen'in birliğine, egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığı yeniden teyit etmek ve 2014'ten bu yana süregelen meşru yönetim karşıtı darbeye direnmek" amacıyla alındığı kaydedildi. Ayrıca, kararın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Yemen'i bölmeyi amaçlayan doğu vilayetlerine yönelik askeri bir saldırı başlatma talimatı veren isyancı girişimlerle mücadele" kapsamında olduğu ifade edildi. BAE'den konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı Haber

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı

Yemen'de Husilere karşı kurulan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ittifakı içindeki gerilim zirveye ulaştı. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun, BAE'nin Mukalla Limanı'ndaki bir silah konvoyuna hava saldırısı düzenlemesinin ardından, Abu Dabi yönetimi Yemen'deki askeri varlığını tamamen çekme kararı aldığını açıkladı. Uzun süredir devam eden iç savaşta stratejik ortak olan Suudi Arabistan ile BAE arasında benzeri görülmemiş bir askeri ve siyasi kriz patlak verdi. 30 Aralık günü atılan adımlar, bölgede jeopolitik dengelerin altüst olmasına yol açtı. BAE: "Askerlerimizi kendi kararımızla çekiyoruz" BAE Savunma Bakanlığı, bugün yaptığı resmi açıklamayla Yemen'deki kalan son terörle mücadele birliklerini geri çağırdığını duyurdu. Bakanlık, 2019 yılında ana güçlerini ülkeden çekmelerine rağmen, uluslararası işbirliği çerçevesinde bıraktıkları uzman ekipleri, "gelişmelerin personelin güvenliğini tehlikeye atması" nedeniyledir ki, çekme kararı aldıklarını belirtti. Abu Dabi, bu kararın "kendi iradeleriyle" alındığını vurguladı. Suudi Arabistan: "Ulusal güvenliğimiz için sınırları aşmıştır" Gerginlik, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu'nun, Hadramut'taki Mukalla Limanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısıyla daha da arttı. Suudi yetkililer, BAE'nin Fuceyre Limanı'ndan gelen ve izinsiz olarak limana yanaşan iki geminin, Güney Geçiş Konseyi (STC) güçlerine ağır silah ve zırhlı araç taşıdığını tespit ettiklerini belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, BAE destekli ayrılıkçı güçlerin faaliyetlerini "Krallığın ulusal güvenliğine doğrudan tehdit" ve "sınır aşımı" olarak tanımladı. Riyad yönetimi, BAE'yi Yemen'deki tüm askeri ve mali desteğini durdurmaya ve güçlerini hemen çekmeye çağırdı. Karşılıklı Suçlamalar BAE Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın ithamlarını "üzüntüyle karşıladıklarını" belirterek şiddetle reddetti. Abu Dabi, gemilerde silah bulunmadığını ve Suudi Arabistan'a karşı bir provokasyon niyetinde olmadıklarını savundu. Açıklamada, Riyad'ın iddialarının "gerçeklikten yoksun ve yanıltıcı" olduğu ifade edildi. Yemen Hükümetinden Olağanüstü Hal ve Tahliye Emri Sahadaki operasyonların ardından Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşad el-Alimi, ülke genelinde 90 günlük olağanüstü hal ilan etti. Alimi, Abu Dabi ile yapılan güvenlik ve savunma anlaşmalarının iptal edildiğini belirterek, BAE güçlerinin derhal ülkeden ayrılmalarını emretti. Alimi, anayasal kurumları korumak amacıyla tüm sınır kontrollerinin sıkılaştırılacağını açıkladı. Körfez İttifakında Derin Çatlak Geçmişte Husilere karşı birlikte savaşan Riyad ve Abu Dabi arasındaki ilişkiler, Yemen'in güneyindeki etki alanı rekabeti ve Sudan'daki iç savaş gibi bölgesel konularda farklı görüşlere sahip olmaları nedeniyle gerilmişti. Mukalla Limanı'ndaki doğrudan askeri müdahale, iki ülke arasındaki gizli rekabetin açık bir çatışmaya dönüştüğüne işaret ediyor.

Çin: Yemen’in egemenliği ve toprak bütünlüğü korunmalı Haber

Çin: Yemen’in egemenliği ve toprak bütünlüğü korunmalı

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bugün Yemen’in güneyindeki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Sözcü, bölgedeki gelişmeler üzerine Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın Yemen’de ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’nden (GGK), Yemen halkının genel çıkarlarını koruması ve askeri operasyonları durdurmasını isteyen bir açıklama yayınlamasını ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenlik ve istikrarını destekleyen çabalarını olumlu karşılamasını yorumladı. Sözcü şunları söyledi: “Yemen’in güneyindeki durumu yakından izleyen Çin, Yemen’in egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğünün korunması çağrısında bulunuyor. Çin ayrıca ilgili tüm tarafların, Yemen halkının çıkarlarına öncelik vermesi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri ile uluslararası toplumun barışı teşvik etme çabalarına yanıt vermesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ilgili kararlarına ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Girişimi’ne göre, ilgili anlaşmazlık ve fikir ayrılıkları siyasi diyalog yoluyla çözmesi, tüm tarafların meşru endişelerine makul çözüm bulması ve böylece Yemen’de barışın bir an önce yeniden tesis edilmesi için koşullar yaratmasını umuyor. Çin, barışa ikna etme ve müzakereleri teşvik etme çabalarını kendi yöntemiyle sürdürecek ve Yemen sorununun bir an önce siyasi yollarla çözüme kavuşması için yapıcı bir rol oynayacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.