SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yatırım

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEKAV’da 208’inci buluşma... Dağ yöresi için ortak akıl ve güçlü iş birliği Haber

DEKAV’da 208’inci buluşma... Dağ yöresi için ortak akıl ve güçlü iş birliği

Dağ Yöresi Eğitim, Araştırma ve Kalkınma Vakfı (DEKAV), geleneksel hale gelen Dostlar Grubu ve Mütevelli Heyeti toplantılarının 208’incisini vakıf merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirdi. Her ay düzenli olarak yapılan ve toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren buluşma, bu ay da birlik ve beraberlik mesajlarıyla öne çıktı. Toplantıya; Orhaneli Kaymakamı Muhammed Furkan Tuna, Büyükorhan Kaymakamı Yunus Emre Sakızcı, Harmancık Kaymakamı Muhammed Sefa Kömürcü, eski milletvekili Faruk Anbarcıoğlu ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İl Koordinatörü Bekir Güre, İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Kadir Oruç ve önceki dönem Cihannüma Derneği Bursa Başkanı Ali Yılmaz katıldı. Toplantıda, dağ yöresinin kalkınmasına yönelik projeler masaya yatırılırken özellikle eğitim, yatırım ve kırsal kalkınma başlıkları ön plana çıktı. TKDK İl Koordinatörü Bekir Güre tarafından yapılan sunumda, hibe programları, destekler ve yatırım fırsatlarına ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Program, Mütevelli Heyeti Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Adem Apak rehberliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda ayrıca DEKAV’ın kurucu başkanı merhum Ali Kaya rahmet ve dualarla anıldı. DEKAV Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yaşar, toplantının bölgesel kalkınma vizyonuna önemli katkı sunduğunu belirterek, önümüzdeki süreçte Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı iş birliğiyle teşvik ve yatırım odaklı yeni programlar düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Yaşar, eğitim, kalkınma ve araştırma alanlarında somut ve sürdürülebilir adımlar atmaya devam edeceklerini vurguladı. Toplantıda söz alan kaymakamlar ve STK temsilcileri de bölgesel kalkınma için kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekti. DEKAV’ın 208’inci buluşması, ortak akıl ve güçlü birlik mesajlarının verildiği soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

Türkiye ve İtalya’dan teknoloji ve sanayide yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ve İtalya’dan teknoloji ve sanayide yeni iş birliği hamlesi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre,Türkiye ile İtalya arasında bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırım alanlarını kapsayan iş birliği kapsamında kurulan komitenin ilk toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. İş birliği alanları ve yol haritası belirlendi Toplantı kapsamında iki ülke arasında teknoloji ve inovasyon, sanayi ve yatırım başlıklarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yol haritası oluşturulduğu belirtildi. Bu kapsamda toplam 23 öncelikli eylem alanının belirlendiği, iş birliğinin somut projeler, ortak üretim ve yatırımlar üzerinden ilerletileceği ifade edildi. Açıklamada, standartizasyon, test ve belgelendirme ile akreditasyon alanlarında teknik uyumun artırılması, savunma sanayisinde inovasyon odaklı yeni açılımların hayata geçirilmesi ve yapay zeka ile dijital dönüşüm başlıklarında ortak çalışmalar yürütülmesinin planlandığı kaydedildi. Ayrıca, iki ülkenin araştırma kurumları, teknoloji girişimleri ve şirketleri arasında doğrudan iş birliklerinin artırılması, ortak Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi ve bu projelerin ticarileştirilmesine yönelik süreçlerin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi. İş birliği kapsamında, kritik ham maddelerde tedarik zincirinin güçlendirilmesi, Avrupa Birliği programları çerçevesinde ortak projelere katılımın artırılması ve yeni finansman imkanlarının birlikte değerlendirilmesinin de planlandığı ifade edildi. İki ülke arasında yürütülecek çalışmalarla teknoloji geliştirme, sanayi üretimi ve yatırım alanlarında ortak kapasitenin artırılmasının amaçlandığı ifade edildi.

Tofaş Bursa'dan yeniden ABD’ye ihracata başlıyor! Haber

Tofaş Bursa'dan yeniden ABD’ye ihracata başlıyor!

Tofaş,daha önce Doblo ile gerçekleştirdiği ABD ihracatına, K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ürün grubu ile kaldığı yerden devam edecek. Bu kapsamda TofaşFabrikası’nda 2032 yılına kadar üretilecek olan yeni K0 model ailesinin, 2027 yılında Ram ProMaster City ismiyle ABD’ye ihracatına başlanacak. 230 BİN ADEDİ KUZEY AMERİKA YOLCUSU Ram ProMaster City ile Kuzey Amerika ihracatına yeniden başlamaya hazırlandıklarını söyleyen Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Bu ihracat, Türk otomotiv sanayisinin Kuzey Amerika pazarındaki varlığını güçlendirmesi açısından önemli bir adım. Ülkemiz otomotiv sanayi ve Tofaş adına mutlu ve gururluyuz” dedi. Bu yıl üçüncü çeyrekte K9 model ailesinin yeniden Tofaş’ta üretimine başlayacaklarını da hatırlatan Cengiz Eroldu, “Üretimine başladığımız K0 ürün ailesinde toplam 386 milyon Euro’luk yatırım yapıldı. 2032 yılına kadar yaklaşık 1 milyon adetlik üretim planladığımız K0 projesinin 230 bin adedini 2027 yılından itibaren Kuzey Amerika’ya ihraç edeceğiz” diye konuştu. Tofaş’ın üretim hacmive çeşitliliğini artırarak Stellantis Fabrikaları arasındaki güçlü konumunu daha da üst seviyeye taşıyacağını ve ihracat pazarlarını genişleteceklerini söyleyen Eroldu, küresel pazarlar için bir üretim ve Ar-Ge merkezi olmalarının son yıllarda hayata geçirdikleri projelerin başarılarıyla birleşerek Türkiye’de önemli üretim ve ihracat adetlerine ulaşmasını sağladığını belirterek, "K0 projesiyle Kuzey Amerika pazarına yeniden ihracat yapmaya başlayacağız. Daha önce Doblo ile bu tecrübeyi yaşamıştık. Bugün ise çok daha deneyimli ve güçlü bir şekilde bu büyük pazar için yeniden üretim yapacağız” dedi 1.6 LİTRELİK TURBO MOTOR 166 HP GÜCÜNDE Kuzey Amerika pazarına Ram ProMaster City ismiyle sunulacak ve Tofaş tarafından üretilecek yeni orta boy hafif ticari van, 1.6 litrelik dört silindirli turbo beslemeli motorla yollara çıkacak. 166 HP güç ve 221 lb-ft tork üreten motor, gücünü 8 ileri otomatik şanzıman aracılığıyla ön aksa aktarıyor. Güvenlik teknolojileri arasında otomatik acil frenleme destekli çarpışma uyarısı, sürücü dikkat uyarısı ve yan perde hava yastıkları yer alıyor. 4,7 metreküp taşıma hacmi ve 2,82 metre uzunluğundaki yükler için sunduğu geniş yükleme zemini sayesinde araca iki standart ABD paleti arka arkaya yerleştirilebiliyor.

Bursa Nilüfer'de Başkan Özdemir’den 'acele kamulaştırma' yorumu: Bursa için gecikmiş bir yatırım Haber

Bursa Nilüfer'de Başkan Özdemir’den 'acele kamulaştırma' yorumu: Bursa için gecikmiş bir yatırım

Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Bursa’daki Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi kapsamında Nilüfer ve Osmangazi ilçelerindeki bazı taşınmazlar için alınan ‘acele kamulaştırma’ kararının ardından açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sürecin teknik açıdan belediye planlarıyla uyumlu olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Trenin geçtiği noktalarda imarlı alanlarımız bulunmuyor dolayısıyla mevcut planlarımıza dokunan bir durum yok. Daha önce Büyükşehir Belediyesi tarafından görüş sorulduğunda da uygunluk görüşümüzü vermiştik” dedi. YHT gar binası erişim yolları için alınan kamulaştırma kararının teknik detaylarına değinerek, özellikle Balat Kent Ormanı hakkındaki endişeleri gideren Başkan Şadi Özdemir, 300 bin metrekarelik devasa orman alanının tamamının değil, sadece ağaçlandırma yapılmamış 250 metrekarelik (2549 ada 1 parsel) çok kısıtlı bir alanın projeye dahil edildiğini belirtti. KAMU YARARI ÖNCELİĞİMİZ Kamulaştırma kararının projenin tamamlanması adına ‘kamu yararı’ taşıdığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, projenin bölge halkı için taşıdığı öneme dikkat çekti. Önemli olanın vatandaşın ulaşmak istediği yere sağlıklı bir şekilde erişmesi olduğunu aktaran Başkan Şadi Özdemir, “Bu hizmetin bir an önce hayata geçirilmesinde büyük fayda var” diye konuştu. BURSA İÇİN GECİKMİŞ BİR YATIRIM Sanayi kenti Bursa’nın raylı sistemle buluşmasının bugüne kadar gecikmiş olmasını eleştiren Başkan Şadi Özdemir, “Bursa gibi sanayinin yoğun olduğu bir kentte raylı ulaşımın bugüne kadar gerçekleşmemiş olması büyük bir eksiklik. Proje süreç içerisinde ‘yüksek hızdan’, ‘yüksek standarda’ evrildi. Geçmişte bazı yanlış kararlar ve gecikmeler yaşandı. Ancak bugün gelinen noktada, projenin hızlanması adına alınan bu kararda bir sakınca görmüyor ve destekliyoruz” dedi.

Ali  Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor Haber

Ali Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan konuşmasına önceki gün vefat eden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Gülşah Durbay’ı anarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayarak başladı. Manisa’nın Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Babacan, kentin sanayi ve tarımdaki potansiyeline dikkat çekti. Özellikle Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzlerce fabrikaya ev sahipliği yaptığını ve on binlerce kişiye istihdam sağladığını aktaran Babacan, mevcut ekonomik koşulların sanayiciyi zorladığını belirterek, “Yüksek faizle boğuşan sanayici yatırım yapamıyor. Artan maliyetler ve bastırılan döviz kuru ile baş etmeye çalışan firmalar rekabet gücünü kaybediyor. Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor." diye konuştu. Babacan, bugün emekli, öğrenci, asgari ücretli gibi çoğu kesimin çok zor durumda kaldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Çünkü hayat pahalı. Çünkü mutfakta yangın var. Çünkü geçim zor… Çok zor. Bakın, rakamlar da bunu söylüyor. OECD verilerine gıda enflasyonu en yüksek olan ülke Türkiye. Pandemiden bu yana ülkelerde kümülatif gıda enflasyonu ortalama yüzde 41. Bizde ise yüzde 710. Aradaki fark, kötü yönetimin farkı… Bugün dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması aylık 31 bin liranın üzerinde tutuyor. Daha kira yok, elektrik yok, doğalgaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok. Bir başka acı gerçek daha var: Türkiye’de çocukların yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında yaşıyor. Yani her üç çocuktan biri hayata ne yazık ki adil olmayan şartlarda başlıyor. Okula aç gidiyor veya öğün atlamak zorunda kalıyor. 15-34 yaş arası nüfus 24 milyon. 6,5 milyon genç ne işte ne de eğitimde. Yine 2025’te finans hesabı açığı 21 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkmış. Eskiden Türkiye yatırım çeken bir ülkeydi. Sermaye bu ülkeye gelirdi. Artık Türkiye’ye gelen yatırımdan daha fazlası yurt dışına gidiyor. Ülkemizden harıl harıl sermaye çıkışı yaşanıyor.” Genel Başkan Babacan, iş dünyasının başka ülkelere gitmesi ve sermaye çıkışının temel sebebinin “güven” olduğunun altını çizdi. Babacan, “Bizim yatırımcımız, bizim iş insanımız başka ülkelerde fabrika kuruyor. Başka ülkelerde üretim yapıyor. Başka ülkelerin insanlarına iş veriyor. Peki niye? Çünkü güven yok. Ekonomik dengeler altüst oldu… Hukuka güven zedelendi… Adalet duygusu sarsıldı… İnanın, pek çok iş insanıyla konuşuyoruz, hepsinde aynı endişe var. ‘Acaba bir gün sabahın altısında benim de kapım çalınır mı? Acaba bir gün benim de mal varlığıma bir gerekçeyle el konulur mu? Acaba bir gün işlerim devam ederken şirketlerim apar topar TMSF’ye devredilir mi?’ Böyle bir korku iklimi varsa, orada yatırım olmaz arkadaşlar. Böyle bir savruk düzen varsa, sermaye risk almaz. Böyle bir ülkede ağzınızla kuş tutsanız ekonomiyi düzeltemezsiniz." ifadelerini kullandı. Manisa’nın üzüm, zeytin ve diğer tarım ürünleriyle Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu aktaran Babacan, artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığına işaret ederek, “Gübre pahalı, tohum pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı. Üretim maliyetleri sürekli artıyor ama çiftçinin sattığı ürün aynı hızda değer kazanmıyor. Bu nedenle bazı çiftçiler üretimden vazgeçiyor, gençler köyde kalmak istemiyor." dedi.

TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ta  Dev yatırımın temeli Nisan’da atılacak. Haber

TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ta Dev yatırımın temeli Nisan’da atılacak.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen TEKNOSAB Lojistik Teknopark yatırımcı iftarında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın küresel ticaretteki rolünü güçlendirecek dev lojistik merkez için geri sayımın başladığını açıkladı. Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’da hayata geçirilecek TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin Bursa’yı küresel tedarik zincirinin stratejik merkezlerinden biri haline getireceğini belirten Burkay, projenin temelinin Nisan 2026’da atılmasının planlandığını söyledi. Burkay, 18 Ekim 2024’te kurulan TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kısa sürede büyük bir başarı yakaladığını belirterek, uluslararası denetim şirketi PwC tarafından yapılan değerlemeye göre fonun değerinin 2 milyar 740 milyon liradan 6 milyar 84 milyon liraya yükseldiğini ifade etti. Bunun TL bazında yüzde 126’lık artış anlamına geldiğini kaydeden Burkay, fonun Türkiye’deki en büyük 10 yatırım fonu arasında değer artışında ilk sıraya yerleştiğini söyledi. Projeye bugüne kadar 650 yatırımcının dahil olduğunu belirten Burkay, yatırımcıların yaklaşık 400’ünün KOBİ ve esnaftan oluşmasının örnek bir finansman modeli ortaya koyduğunu dile getirdi. Yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım bütçesine sahip olacak TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ta 262 bin 600 metrekare kiralanabilir alan, 300’ün üzerinde yükleme rampası, 2 bin TIR kapasiteli park alanı, soğuk hava depoları ve yapay zekâ destekli lojistik altyapı yer alacak. Ayrıca tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümü 12 megavatlık güneş enerji sistemi ile karşılanacak. Burkay, projenin Gemlik ve Bandırma limanlarına, Bandırma-Bursa-Osmaneli demiryolu hattına, otoyollara ve Yenişehir ile Sabiha Gökçen havalimanlarına yakın konumuyla Türkiye’nin en stratejik lojistik üslerinden biri olacağını vurguladı. Projenin yalnızca bir lojistik merkezi olmadığını ifade eden Burkay, “Bu yatırım TEKNOSAB vizyonunun önemli bir parçası. Bu merkez tamamlandıktan sonra ikinci ve üçüncü lojistik merkez projelerini de hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

Türkiye'nin sanayi devinden Bursa'ya büyük yatırım! Taşınma için geri sayım başladı Haber

Türkiye'nin sanayi devinden Bursa'ya büyük yatırım! Taşınma için geri sayım başladı

Bursa'nın Gemlik ilçesinde faaliyet gösteren Borusan Birleşik Boru Fabrikaları, üretim altyapısını güçlendirecek kapsamlı bir proje hazırladı. Gemlik'teki tesislerde yapılması planlanan Boru Üretim Hattı Revizyonu ve İlave Fosfatlama/Yüzey Temizleme Hatları projesi için ÇED süreci resmen başladı. Planlanan yatırım ile İstanbul Halkalı ve Bursa'daki diğer tesislerde bulunan üretim hatları, makine ve ekipmanlar Gemlik kampüsüne taşınacak. Projenin tamamlanmasıyla Gemlik, otomotiv, inşaat ve endüstri sektörlerine hizmet veren entegre, yüksek verimli ve stratejik bir üretim merkezi haline gelecek. İSTİHDAM ARTACAK, KAPASİTE YÜKSELECEK 24 ay içerisinde aşamalı olarak hayata geçirilmesi planlanan yatırım kapsamında tesise yeni yüzey işlem, yıkama, pas temizleme ve boru üretim hatları eklenecek. Mevcut 725 kişilik kadroya 75 personel daha eklenerek toplam çalışan sayısı 800 kişiye ulaşacak. Atıksu Arıtma Tesisi kapasitesi günlük 300 metreküpten 450 metreküpe çıkarılacak. 20 bin metrekarelik alanda çatı yenileme çalışmaları yapılacak. KARARLAR HIZLI ALINACAK Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde 50 yıldır aralıksız olarak ilk 100'de yer alan Borusan Boru, bu yatırımla üretim süreçlerini tek bir çatı altında toplama hamlesiyle operasyonel verimliliği hedefliyor. Farklı bölgelerde yürütülen faaliyetlerin Gemlik kampüsünde entegre edilmesiyle birlikte, şirket içinde hızlı kararlar alınacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.