SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yargılama

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yargılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargılama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis Haber

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis

Ankara’da boşanma aşamasındaki eşi Fatma Çakmak’ı darbettiği ve yüzünde yaklaşık 60 dikişlik yara oluşmasına neden olduğu belirtilen polis memuru Yasin Çakmak hakkında karar çıktı. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimi uygulayarak cezayı 4 yıl 2 aya düşürdü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın “kadına karşı tehdit” suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Fatma Çakmak ise eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Boşanma sürecinde şiddet iddiası 36 yaşındaki üç çocuk annesi Fatma Çakmak, uzun süredir psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını belirterek 44 yaşındaki polis memuru eşi Yasin Çakmak’a geçen yıl nisan ayında boşanma davası açtı. Boşanma davasının devam ettiği süreçte 9 Ocak’ta çiftin evinde tartışma çıktı. İddiaya göre Yasin Çakmak, eşi Fatma Çakmak’a saldırdı. Yüzünde kesikler ve vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri oluşan Çakmak, eşinden şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Yasin Çakmak, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Fatma Çakmak’ın Şanlıurfa’ya gitmesinin ardından ise Yasin Çakmak 17 Ocak’ta tutuklandı. Savcılık 15 yıl 6 aya kadar hapis istemişti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Yasin Çakmak hakkında “kadına karşı nitelikli kasten yaralama” ve “tehdit” suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Fatma Çakmak hakkında ise “eşe karşı kasten yaralama” suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis istendi. Davanın Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılaması daha sonra ağır ceza mahkemesine taşındı. Taraflar olay gecesini farklı anlattı Yasin Çakmak savunmasında, eşine ait olduğunu öne sürdüğü bir telefonu bulduğunu ve aldatıldığından şüphelendiğini söyledi. Telefonu almaya çalıştığı sırada Fatma Çakmak’ın kendisini bıçakladığını iddia eden Çakmak, daha sonra eşinin yatak odasındaki beylik tabancasını aldığını ve silahı geri almaya çalışırken arbede yaşandığını savundu. Dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesinin ardından Yasin Çakmak, eşinin başka bir erkekle cinsel içerikli mesajlaşmalar yaptığını da öne sürdü. Fatma Çakmak ise eşinden boşanmak istediğini belirterek olay günü Yasin Çakmak’ın önce kendisine tokat attığını, ardından saldırdığını söyledi. Kendini korumak amacıyla mutfaktan bıçak aldığını ifade eden Çakmak, eşinin bıçağı elinden alarak kendisini yaraladığını savundu. Çakmak, daha sonra eşinin kendisini yatak odasına götürdüğünü, beylik tabancasını çıkardığını ve kendisini bazı eylemlerde bulunmaya zorladığını öne sürdü. Kapıyı kilitlemesinin ardından Yasin Çakmak’ın kapıyı kırarak yeniden saldırdığını belirten Çakmak, olay sırasında yüzünde yaklaşık 60 dikiş oluştuğunu ifade etti. Mahkeme cezayı 4 yıl 2 aya indirdi Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Temmuz’da davayı karara bağladı. Mahkeme, Fatma Çakmak’a eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Yasin Çakmak hakkında ise kasten yaralama suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Ancak mahkeme, olayda “haksız tahrik” bulunduğu değerlendirmesiyle cezada indirim uyguladı. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak “iyi hal” indirimi yapılınca ceza 4 yıl 2 aya düşürüldü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın kadına karşı tehdit suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Kararla birlikte, kadına yönelik şiddet davalarında haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinin uygulanması yeniden tartışma konusu oldu.

Kuşadası Belediyesi soruşturmasında yeni operasyon: 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı Haber

Kuşadası Belediyesi soruşturmasında yeni operasyon: 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı

Aydın'ın Kuşadası ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" soruşturmasında yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İzmir, Aydın ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında aralarında Kuşadası Belediyesi Özel Kalem Müdürü Şebnem Kars Şenol, eski Kuşadası Belediyesi Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan, firma sahipleri, mimar ve teknikerlerin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonlarda şu ana kadar 15 şüpheli yakalanırken, hakkında gözaltı kararı bulunan 7 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Soruşturmanın dayanağı: Tanık ifadeleri ve mali kayıtlar Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, soruşturma kapsamında elde edilen farklı bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. Dosyada tanık beyanlarının yanı sıra, bazı şüphelilerin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdikleri ifadeler, HTS kayıtları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarında yer alan hesap hareketlerinin incelendiği aktarıldı. Bu verilerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda soruşturma konusu suçların işlendiğine ilişkin "makul şüphe" oluştuğu ifade edildi. Soruşturmanın kapsamının yalnızca belediye içerisindeki işlemlerle sınırlı olmadığı, belediyeyle iş ilişkisi bulunan bazı firma sahipleri ve farklı meslek gruplarından kişilerin de dosyada şüpheli olarak yer aldığı belirtildi. Üç kentte eş zamanlı operasyon İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon, İzmir, Aydın ve Antalya'da eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında ekipler, haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yönelik çalışma yaptı. Düzenlenen operasyonlarda 15 kişi gözaltına alınırken, diğer 7 şüphelinin yakalanması için güvenlik güçlerinin çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerinin tamamlanmasının ardından soruşturmayı yürüten adli makamlara sevk edilmeleri bekleniyor. Bülent Tezcan'ın kızı ve damadı da gözaltında Operasyonun dikkat çeken isimleri arasında Yeni Parti Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın kızı Ezgi Tezcan Yaşar ile damadı Umut Yaşar da bulunuyor. Yaşar çiftinin avukat olduğu öğrenilirken, iki ismin de soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. Şüphelilerin dosyadaki konumları ve kendilerine yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, adli işlemlerin tamamlanmasının ardından netlik kazanacak. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de tutuklanmıştı Kuşadası Belediyesi'ne yönelik soruşturmanın geçmişi mart ayına uzanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın önceki aşamasında Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in de aralarında bulunduğu 5 şüpheli 13 Mart'ta gözaltına alınmıştı. Günel ve diğer şüpheliler hakkında "rüşvet" ve "irtikap" suçlamaları yöneltilmişti. Emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan 5 şüphelinin tamamı tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutuklama kararının ardından Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel görevinden uzaklaştırılmıştı. Soruşturma genişletiliyor Yeni operasyonla birlikte Kuşadası Belediyesi dosyasında soruşturmanın kapsamının genişlediği görüldü. Özellikle tanık ifadeleri, HTS kayıtları ve mali hareketlerin birlikte değerlendirilmesi, soruşturmanın yalnızca tekil bir iddia üzerinden değil, farklı delil grupları üzerinden yürütüldüğüne işaret ediyor. MASAK raporlarında yer alan hesap hareketlerinin soruşturmada dikkate alınması da mali ilişkilerin mercek altına alındığını gösteriyor. Bununla birlikte gözaltı ve tutuklama kararlarının, şüphelilerin suçlu olduğu anlamına gelmediği; soruşturmanın devam ettiği ve nihai hukuki değerlendirmenin yargılama sonucunda ortaya çıkacağı unutulmamalı. 7 şüpheli için arama çalışması sürüyor Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 22 kişiden 15'i yakalanırken, 7 şüphelinin bulunmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Yakalanan kişilerin ifadelerinin alınması ve soruşturma dosyasındaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor. Savcılığın soruşturma kapsamında elde edeceği yeni bilgi ve belgelerin, dosyanın ilerleyen aşamalarında yeni gözaltı veya adli işlem kararlarına yol açıp açmayacağı ise önümüzdeki günlerde belli olacak. Kuşadası'nda gözler adli sürece çevrildi Kuşadası Belediyesi'ne yönelik soruşturma, belediye yönetimi ve belediyeyle ticari ilişkileri bulunan kişiler açısından önemli bir adli süreç oluşturuyor. Son operasyonla birlikte dosyaya yeni şüphelilerin dahil edilmesi, soruşturmanın kapsamının genişlediğini ortaya koyarken, gözaltındaki kişilerin adli makamlar önündeki işlemleri yakından takip ediliyor. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında şüphelilerin savunmaları, mali kayıtlar ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

İsviçre'den Türkiye'ye iade edilmişti: Bahar Yalçınkaya 15 aylık bebeğiyle tutuklandı Haber

İsviçre'den Türkiye'ye iade edilmişti: Bahar Yalçınkaya 15 aylık bebeğiyle tutuklandı

İsviçre'nin Zürih kentinde bulunan Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried geri gönderme merkezinde yaklaşık iki yıldır kaldığı belirtilen Bahar Yalçınkaya, Türkiye'ye iade edilmesinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yalçınkaya'nın, sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında "örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla dosya bulunduğu ileri sürüldü. İsviçre'deki geri gönderme merkezinden Türkiye'ye gönderilen Yalçınkaya'nın, 5 yaşında bir çocuğunun ve 15 aylık bir bebeğinin bulunduğu belirtildi. Mahkeme sürecinin ardından tutuklanan Yalçınkaya'nın 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildiği aktarıldı. Yaklaşık iki yıldır İsviçre'deki merkezde kalıyordu Edinilen bilgilere göre Bahar Yalçınkaya, yaklaşık iki yıldır İsviçre'nin Zürih kentindeki Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried geri gönderme merkezinde bulunuyordu. Yalçınkaya'nın Türkiye'ye hangi gerekçeyle ve hangi hukuki prosedür kapsamında iade edildiğine ilişkin ayrıntılar ise kamuoyuna yansıyan bilgilerde netlik kazanmadı. Türkiye'ye gönderilmesinin ardından hakkında daha önce bulunduğu belirtilen soruşturma dosyası kapsamında adli süreç başlatıldı. Sosyal medya paylaşımları suçlama konusu oldu Yalçınkaya hakkında yürütülen soruşturmanın temelinde sosyal medya hesaplarından yaptığı bazı paylaşımların bulunduğu ileri sürüldü. MA'nın haberine göre, Yalçınkaya'nın sosyal medya hesaplarında PKK lideri Abdullah Öcalan ve Rojava'ya ilişkin yaptığı belirtilen paylaşımlar soruşturma kapsamında suçlama konusu edildi. Yalçınkaya hakkında "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla bir dosya bulunduğu ve Türkiye'ye iadesinin ardından bu dosya kapsamında adliyeye sevk edildiği aktarıldı. Buradaki suçlamaların yargılama sonucunda kesinleşmiş bir mahkumiyet anlamına gelmediği, hukuki sürecin devam ettiği vurgulanıyor. Mahkeme tutuklama kararı verdi Türkiye'ye iade edilmesinin ardından mahkemeye çıkarılan Bahar Yalçınkaya hakkında tutuklama kararı verildi. Mahkemenin kararının ardından Yalçınkaya, 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildi. Yalçınkaya'nın diğer çocuğunun ise 5 yaşında olduğu belirtildi. Anne ile küçük bebeğinin aynı cezaevi sürecine dahil olması, olayın hukuki boyutunun yanı sıra çocukların durumu açısından da dikkat çekti. İade süreci yeniden gündemde Bahar Yalçınkaya'nın İsviçre'den Türkiye'ye gönderilmesinin ardından yaşanan gelişmeler, Avrupa'daki geri gönderme merkezlerinde bulunan kişilerin Türkiye'ye iade süreçlerini de yeniden gündeme getirdi. Geri gönderme işlemleri, kişinin bulunduğu ülkedeki hukuki statüsü, iltica veya oturum süreci ve ilgili makamların kararları çerçevesinde yürütülüyor. Ancak Yalçınkaya'nın hangi hukuki gerekçeyle Türkiye'ye iade edildiğine ilişkin ayrıntıların mevcut bilgilerde açık biçimde yer almaması nedeniyle, bu konuda kesin değerlendirme yapılabilmesi için resmi makamların açıklamalarının beklenmesi gerekiyor. "Örgüt propagandası" suçlaması yargılama konusu olacak Türkiye'deki adli süreçte Yalçınkaya'ya yöneltilen temel suçlamanın "örgüt propagandası yapmak" olduğu belirtiliyor. Sosyal medya paylaşımlarının suçlama kapsamında değerlendirilmesiyle birlikte, söz konusu paylaşımların içeriği, paylaşım tarihleri ve soruşturma dosyasındaki hukuki değerlendirmeler davanın ilerleyen aşamalarında önem taşıyacak. Tutuklama kararı, soruşturma ve yargılama sürecinin devam edeceği anlamına geliyor. Yalçınkaya'nın suçlu olup olmadığına ilişkin nihai karar ise yargılama sonucunda ortaya çıkacak. 15 aylık bebeğiyle cezaevine gönderildi Olayın en dikkat çeken noktalarından biri ise Yalçınkaya'nın 15 aylık bebeğiyle birlikte cezaevine gönderilmesi oldu. Çocukların anneleriyle birlikte cezaevi sürecinde bulunması, özellikle küçük yaştaki çocukların koşulları açısından hassas bir konu olarak değerlendiriliyor. Yalçınkaya'nın 15 aylık bebeğiyle Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmesiyle birlikte, çocukların bakım ve yaşam koşullarına ilişkin ayrıntıların da önümüzdeki süreçte gündeme gelmesi bekleniyor. Hukuki süreç devam ediyor Bahar Yalçınkaya hakkındaki soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin delillerin ve savunmaların değerlendirilmesi bekleniyor. İsviçre'den Türkiye'ye iade sürecinin ayrıntıları ile Türkiye'deki tutuklama kararının gerekçesinin kamuoyuna daha kapsamlı şekilde açıklanması halinde, dosyanın hukuki boyutunun da daha net ortaya çıkması bekleniyor. Şu aşamada Yalçınkaya hakkında yöneltilen suçlamalar kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olarak değerlendirilmemeli. Yargılamanın sonucunda verilecek karar, dosyadaki deliller ve tarafların savunmaları doğrultusunda belirlenecek.

Gazeteci Cem Küçük Tutuklandı: "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Yayma" ve "Şantaj" Soruşturmasında Yeni Gelişme Haber

Gazeteci Cem Küçük Tutuklandı: "Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Yayma" ve "Şantaj" Soruşturmasında Yeni Gelişme

Cem Küçük Hakkında Tutuklama Kararı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıkta ifadesi alınan Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlamalarıyla tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, dosyadaki değerlendirmesinin ardından her iki suçlama yönünden de tutuklama kararı verdi. Savcılığın Sevk Yazısında Hangi İddialar Yer Aldı? Savcılığın mahkemeye sunduğu sevk yazısında, Cem Küçük'ün farklı tarihlerde katıldığı televizyon programlarında yaptığı bazı açıklamaların soruşturma konusu olduğu belirtildi. Sevk yazısına göre, Küçük'ün başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Fatih Keleş hakkında kamuoyuna yönelik bazı ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı iddia edildi. Savcılık, "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı" yönündeki açıklamanın gerçeğe aykırı olduğunu ve bu nedenle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun oluştuğunu ileri sürdü. Dosyada ayrıca, Cem Küçük'ün bir televizyon programında Berkay Gezgin hakkında yaptığı, "İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var" şeklindeki açıklamanın da gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğu iddiasına yer verildi. "Kamuoyunda Algı Oluşturma" İddiası Savcılık, dosyada yer alan delillerin birlikte değerlendirildiğinde Cem Küçük'ün kamuoyunda belirli bir algı oluşturmayı amaçlayan açıklamalar yaptığı kanaatine varıldığını belirtti. Sevk yazısında, söz konusu açıklamaların kamu barışını bozma potansiyeli taşıdığı ve kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu değerlendirmesi yapıldı. Bu gerekçeler doğrultusunda Küçük'ün tutuklanması talep edildi. Soruşturmanın Kapsamı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın daha önce yaptığı açıklamaya göre soruşturma yalnızca televizyon programlarındaki açıklamalarla sınırlı değil. Başsavcılık, bazı iş insanlarının, maddi menfaat karşılığında sosyal medya paylaşımları yapıldığı yönündeki şikayetleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yapılan medya açıklamalarının da dosya kapsamında incelendiğini bildirdi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü ve yeni deliller doğrultusunda kapsamının genişleyebileceği ifade edildi. TGRT Haber ve Türkiye Gazetesi'nden Ayrılmıştı Cem Küçük, gözaltına alınmasından kısa süre önce yaklaşık 10 yıldır görev yaptığı TGRT Haber ile Türkiye Gazetesi'nden ayrıldığını kamuoyuna duyurmuştu. Ayrılık açıklamasının ardından başlatılan adli süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, soruşturmaya ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor. Yargılama Süreci Devam Edecek Tutuklama kararı, ceza yargılamasının ilk aşamalarından biri niteliğinde olup, dosyaya ilişkin nihai karar ilerleyen süreçte mahkeme tarafından verilecek. Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar henüz yargılama aşamasındadır. Hakkında tutuklama kararı verilen Cem Küçük bakımından kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığından masumiyet karinesi geçerliliğini korumaktadır. Önümüzdeki günlerde iddianamenin hazırlanması ve davanın açılması halinde soruşturmanın ayrıntılarının daha net ortaya çıkması bekleniyor.

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 16 sanık tahliye edildi, 18 sanığın tutukluluğu devam edecek Haber

Mustafa Bozbey davasında ara karar: 16 sanık tahliye edildi, 18 sanığın tutukluluğu devam edecek

Mahkemeden ara karar çıktı Bursa'da görülen ve çok sayıda sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, teftiş raporları, kurum raporları, tanık beyanları, sanık savunmaları ve mevcut delil durumunu değerlendiren heyet, 16 sanığın tahliyesine, 18 sanığın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti. Mahkeme ayrıca davanın, Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilgili dosyayla birleştirilmesi talebinin, söz konusu davadaki duruşmanın ardından değerlendirilmesine karar verdi. Yargılama ise 5 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 09.00'a ertelendi. Tutukluluğu devam eden isimler Mahkeme heyeti, haklarında kuvvetli suç şüphesinin sürdüğü ve mevcut delil durumunun tutukluluğun devamını gerektirdiği gerekçesiyle şu isimlerin tutukluluk halinin sürmesine karar verdi: Mustafa Bozbey Turgay Erdem Hüseyin Gür Muhkim Demirtaş Naci Kale Şemsi Oğuz Abdulkadir Alkan Ahmet Atiş Batuhan Abay Berat Göral Doğan Gündüz Faruk Bakgör Ferhat Bakgör Mehmet Faruk Çelebi Mehmet Necati Çelebi Yusuf Bakgör Şevket İlhan Serkan Bayram Sırrı Aydın Şener Arslan 16 sanık tahliye edildi Mahkeme, dosyada tutuklu bulunan 16 sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen isimler şöyle: İldam Aydın Bozbey Mehmet Fatih Çelebi Orhan Çelebi Mehmet Ziya Arslan Nevzat Güleneli Sertaç Aslak Tarık Tarım Ayşegül Erkol Murat Noyan Rızvanoğlu Yusuf Berat Rızvanoğlu Zafer Rızvanoğlu Serkan Çağlar Ümit İrven Tolga Şen İsmail Din Mahkeme, tahliye edilen sanıklar ile tutuksuz yargılanan bazı isimler hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verdi. Avukat Yavuz: "Müvekkilimin beraat edeceğine inanıyorum" Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Mustafa Bozbey'in avukatı Şerafettin Yavuz, davanın başlangıçta görev suçu kapsamında yürütüldüğünü, daha sonra soruşturmanın örgüt ve rüşvet suçlamalarına dönüştüğünü belirtti. Yavuz, yargılama sürecinde ortaya çıkan deliller ve savunmaların ardından müvekkilinin suçsuz olduğuna olan inancının güçlendiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: "Yargılama boyunca kamuoyunda dile getirilen birçok iddianın iftira niteliğinde olduğunu gördük. Hatta bazı iddiaların sahipleri tarafından dahi desteklenemediği ortaya çıktı. Müvekkilimin tahliyesi önünde hukuki bir engel bulunmadığını düşünüyorum. En kısa sürede tahliye edileceğine ve yargılama sonunda beraat edeceğine inanıyorum." Bir sonraki duruşma 5 Ekim'de Mahkeme, tutuklu sanıkların ilk tutukluluk incelemesinin 24 Ağustos 2026, ikinci incelemesinin ise tahliye kararı verilmemesi halinde 21 Eylül 2026 tarihinde dosya üzerinden yapılmasına karar verdi. Davada bir sonraki duruşma 5 Ekim 2026 tarihinde Bursa'da görülecek. Bu duruşmada, dosyanın Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava ile birleştirilmesi talebinin de değerlendirilmesi bekleniyor.

Ahbap Derneği'ne TMSF kayyumu atandı! Mahkemeden kritik karar, çok sayıda şirket yönetime devredildi Haber

Ahbap Derneği'ne TMSF kayyumu atandı! Mahkemeden kritik karar, çok sayıda şirket yönetime devredildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneği ve bünyesindeki ticari yapılanmalara yönelik yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğe bağlı iktisadi işletmeler ile iştirak şirketlerinin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verdi. Mahkemenin verdiği karar, yalnızca şirket yönetimlerini değil, derneğin mal varlığı üzerindeki idari yetkileri de kapsıyor. Mahkemeden yönetim kayyumu kararı Mahkeme kararına göre Ahbap Derneği'nin mal varlığı üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkisi yönetim kayyumuna devredildi. Kararda ayrıca derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, banka hesapları ile mal varlığına yönelik tedbir kararlarının uygulandığı ve derneğin fesih sürecinin başlatıldığı ifade edildi. Soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü belirtilirken, yargılama sürecinin devam ettiği kaydedildi. Dernek ve şirketler farklı kayyumlar tarafından yönetilecek Mahkeme kararında dikkat çeken ayrıntılardan biri de kayyum yönetim modelinin iki ayrı yapıya bölünmesi oldu. Dernekler Kanunu kapsamında Ahbap Derneği'nin taşınmazları, banka hesapları, araçları ve diğer mal varlıklarının yönetimi için daha önce bağımsız kayyum olarak görevlendirilen isimlerin görevlerine devam edeceği belirtildi. Bu kapsamda; Avukat Rıdvan Can Avukat Mustafa Göktuğ Kaya Prof. Dr. Ahmet Kasım Han derneğin mal varlığının yönetiminden sorumlu olmaya devam edecek. Buna karşılık, derneğe bağlı ticari şirketlerin yönetimi ise TMSF tarafından yürütülecek. TMSF'nin yönetimine geçen şirketler Mahkeme kararı doğrultusunda TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketler şu şekilde sıralandı: Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat A.Ş. Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Globus Savunma Sanayi ve Bilişim A.Ş. Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Ltd. Şti. Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Ltd. Şti. Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Ltd. Şti. Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Ulubey İç ve Dış Ticaret A.Ş. Söz konusu şirketlerin yönetim ve idari işlemleri, mahkeme kararının ardından TMSF gözetiminde yürütülecek. Soruşturma süreci devam ediyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında daha önce dernek yöneticileri ve bağlı şirketlere ilişkin çeşitli adli işlemler uygulanmıştı. Son mahkeme kararıyla birlikte soruşturmanın mali ve idari boyutu yeni bir aşamaya taşınmış oldu. Hukuki süreç kapsamında kayyum uygulamasının şirketlerin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak ve mal varlıklarının korunmasını amaçladığı belirtilirken, soruşturmanın sonucuna ilişkin nihai karar ise yargılama sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecek. TMSF kayyum kararı ne anlama geliyor? Kayyum kararıyla birlikte TMSF, mahkemenin belirlediği şirketlerde yönetim yetkisini devralarak şirketlerin mali, idari ve ticari faaliyetlerini denetleyecek. Bu süreçte şirketlerin günlük faaliyetlerinin sürdürülmesi, çalışan haklarının korunması ve mal varlıklarının güvence altına alınması hedefleniyor. Öte yandan, dernek yönünden ise bağımsız kayyumlar tarafından yürütülen yönetim süreci devam edecek. Mahkeme kararında yer alan fesih süreci ve mal varlığına ilişkin tedbirlerin nasıl sonuçlanacağı ise devam eden adli soruşturma ve yargılamanın seyrine göre şekillenecek.

Diril çifti için adalet arayışı sürüyor Haber

Diril çifti için adalet arayışı sürüyor

Anne babasının başına gelenlerin üzerindeki sis perdesinin aralanmasını isteyen Gülcan Diril,devlet içerisinde bu cinayetin aydınlatılmasını isteyenlerle üzerini örtmeye çalışanlar arasındabir çekişme olduğunu öne sürdü. Diril, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Devletin içinde bir kısım bu cinayetin aydınlanmasını istiyor, diğer kısım bir an evvel olayınkapanması, üzeri örtülmesi için çaba sarf ediyor. Ortada akılalmaz, çok büyük rant var.Kendilerine engel gördükleri muhtar babamı ve olaya şahit olduğu için annemi öldürdüler.Sesimizi yeterince duyuramadık." Gülcan Diril, paylaşımına Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yietiketleyerek “HurmüzDirilİçinAdalet” ve “DirilAilesineNeOldu”etiketleriyle destek çağrısındabulundu. Devletin içinde bir kısım bu cinayetin aydınlanmasını istiyor, diğer kısım biran evvel olayın kapanması, üzeri örtülmesi için çaba sarfediyor. Ortada akılalmaz, çok büyük rant var. Kendilerine engel gördükleri muhtar babamı ve olaya şahit olduğu için annemi öldürdüler.… pic.twitter.com/k5RYmWmxdy — #DirilAilesiİçinAdalet#HurmüzDiriliBulun (@GulcanDiril) May 27, 2026 Ne olmuştu? Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesine bağlı ve boşaltılmış bir köy olan Kovankaya (Mehre) köyündeyaşayan Şimoni ve Hürmüz Diril 11 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuştu. Olaydan 70 gün sonra, 20 Mart 2020'de Şimoni Diril’in cansız bedeni bir dere kenarındaçocukları tarafından bulundu. 71 yaşındaki Hurmüz Diril’den ise o günden bu yana hiçbir haber alınamadı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ailenin akrabası olan Apro Diril, "kastenöldürme" suçlamasıyla tutuklanmış, ancak yargılama sürecinde tahliye edilmişti. Daha sonragelen itirazlar ve deliller ışığında yeniden tutuklanan Apro Diril ve diğer sanıklarınyargılanmasına devam ediliyor. Diril ailesinin çocukları, davanın başından beri etkin bir soruşturma yürütülmediğini, delillerinkarartıldığını ve köye geri dönüş yapmak isteyen Keldani ailelerin toprak/rant kavgası nedeniylehedef alındığını belirtiyor. Keldani cemaati ve insan hakları savunucuları, 6 yıldır "Hürmüz Diril nerede?" sorusunusormaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.