SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yaratıcılık

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yaratıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaratıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜHİD ve İLDEK, üniversite tercih döneminde Halkla İlişkiler bölümlerini tercih etmeye davet ediyor. Haber

TÜHİD ve İLDEK, üniversite tercih döneminde Halkla İlişkiler bölümlerini tercih etmeye davet ediyor.

İnsanları, kurumları ve toplumu birbirine bağlayan; güveni, itibarı ve ortak değerleri inşa eden en güçlü unsur iletişim. Bu iletişimi stratejik bir yaklaşımla yöneten disiplin ise Halkla İlişkiler disiplinidir. Üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde verilen Halkla İlişkiler eğitimi kimler için uygundur? Mezunlar hangi alanlarda çalışma imkânı bulabilir? Halkla İlişkiler eğitimi gençlere hangi yetkinlikleri kazandırır? Üniversite tercih döneminde bu soruları yanıtlayan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) ile İletişim Fakülteleri Dekanları Konseyi (İLDEK), Halkla İlişkiler eğitiminin sunduğu geniş kariyer olanaklarına dikkat çekerek aday öğrencileri Halkla İlişkiler bölümlerini tercih etmeye davet ediyor. YÖK ATLAS verilerine göre ağırlıkla iletişim fakülteleri bünyesinde olmak üzere 87 lisans ve 82 ön lisans programında Halkla İlişkiler eğitimi veriliyor. 2025-2026 akademik yılında Halkla İlişkiler eğitimi kapsamında ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarına 27.558 öğrenci kayıt yaptırırken, 2024-2025 akademik yılı sonunda 12.532 öğrenci mezun oldu. Halkla İlişkiler eğitiminin Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan geniş bir akademik erişimi bulunuyor. ÖSYM'nin Tercih Kılavuzuna göre Türkiye’nin 65 ilinde, KKTC, Kırgızistan ve Makedonya’da verilen lisans ve ön lisans eğitimi, temel olarak “Halkla İlişkiler ve Tanıtım” ile “Halkla İlişkiler ve Reklamcılık” programları altında yürütülüyor. Programların büyük bölümü; İletişim Fakülteleri ve İletişim Bilimleri Fakülteleri bünyesinde yer almaktadır. Bunun yanında; İşletme Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi gibi farklı akademik yapılarda da halkla ilişkiler eğitimi verilmektedir. Bu akademik çeşitlilik, disiplinin çok yönlü ve farklı alanlardan beslenen yapısını ortaya koyuyor. Genel kültürden psikolojiye, istatistikten iletişim tarihine uzanan çok disiplinli eğitim yapısıyla Halkla İlişkiler bölümleri; öğrencilerini stratejik iletişim, kurumsal iletişim, marka iletişimi, medya ilişkileri, sürdürülebilirlik iletişimi, kriz iletişimi, etkinlik yönetimi, dijital iletişim, itibar yönetimi ve paydaş ilişkileri gibi birçok uzmanlık alanına hazırlıyor. TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen: "Halkla İlişkiler yalnızca bugünün değil, geleceğin de mesleği." Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen, Halkla İlişkiler eğitiminin gençlere yalnızca bir meslek değil, geleceğin dünyasında ihtiyaç duyacakları çok yönlü yetkinlikleri kazandırdığını belirterek şunları söyledi: "Halkla İlişkiler eğitimi; gençlere yalnızca iletişim becerisi değil, stratejik düşünme, analiz yapma, güven oluşturma, yaratıcılık ve değişime uyum yetkinliği de kazandırıyor. Öğrencilerimiz çoğu zaman mezun olmadan önce stajlar ve uygulamalı çalışmalarla iş hayatına adım atıyor. Öğrencilik yıllarında staj yapmaları, gönüllülük çalışmalarına katılmaları, yabancı dil becerilerini geliştirmeleri ve dijital teknolojileri yakından takip etmeleri kariyer yolculuklarında önemli avantaj sağlıyor." İLDEK Başkanı Prof. Dr. Gilman Senem Gençtürk Hızal: "Halkla İlişkiler eğitimi geleceğin iletişim profesyonellerini yetiştiriyor.” İletişim Fakülteleri Dekanları Konseyi (İLDEK) Başkanı Prof. Dr. Gilman Senem Gençtürk Hızal ise Halkla İlişkiler eğitiminin değişen iletişim dünyasına uyum sağlayan çok disiplinli yapısına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "İletişim fakültelerinde öğrencilerimiz yalnızca kuramsal bilgi edinmiyor; araştırma, analiz, dijital iletişim, etik, yaratıcılık ve uygulama becerilerini birlikte geliştiriyor. Halkla İlişkiler eğitimi; iletişim, yönetim, psikoloji, sosyoloji ve teknoloji gibi farklı disiplinlerden beslenen güçlü bir eğitim alanıdır. Mezunlarımız; özel sektörden kamu kurumlarına, iletişim ajanslarından spor kulüplerine, sivil toplum kuruluşlarından kültür-sanat ve teknoloji alanlarına kadar çok geniş bir yelpazede kariyer fırsatı yakalıyor."

Dijital Cihazlar Hafızayı Sessizce Tehdit Ediyor. Haber

Dijital Cihazlar Hafızayı Sessizce Tehdit Ediyor.

Akıllı Telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan “dijital demans” kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor. Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor. Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sür elerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. Ekran Süresi Beyni Nasıl Etkiliyor? Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Klinik Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. Bu durum sonucunda: eleştirel düşünme becerileri zayıflıyor, yaratıcılık azalıyor, sorun çözme kapasitesi düşüyor. Ruhsal Değişimler ve Uyku Bozukluklarına Neden Oluyor Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan; “Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor.”diyor. Özcan, “Literatüre giren çalışmalarda çok fazla ekran süresine maruz kalan kişilerin beyninde gri madde ve beyaz madde hacminin değiştiğine, azaldığına ulaşılmıştır. Bu durum ise kişide farklı ruh sağlığı bozukluklarının gelişme olasılığını artırabilir. Yine kişide yeni anıların oluşumunu ve öğrenme yeteneklerini zayıflatabilir. Dijital Demans’dan Korunmak Mümkün mü? Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, dijital demansı önlemenin en temel yolunun dijital kullanımı kontrol altına almak olduğunu vurguluyor. Bu noktada öne çıkan önerileri Dijital Detoks adımlarından oluşuyor: Günlük ekran süresi sınırlandırılmalıDijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalıTelefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli Bu küçük adımlar, dijital cihazlarla sağlıklı mesafe kurmayı kolaylaştırıyor. Dijital demansı önlemenin bir diğer yolu da beyni aktif tutan faaliyetlere yönelmekten geçiyor: bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir beceri öğrenmek, dijital destek olmadan hafıza egzersizleri yapmak’da bilişsel rezervi güçlendiriyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan; konsantrasyonu artırmak için aynı anda birden fazla iş yapmak yerine tek göreve odaklanmanın ve akıllı telefonlardaki gereksiz bildirimleri kapatmanın zihinsel yükü azaltarak verimliliği arttırdığına dikkat çekiyor. Özcan, tüm çabalara rağmen ekran süresinin azaltılamaması durumunda bunun önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguluyor. Dijital cihaz kullanımını kontrol etmekte zorlanan bireylerin psikoterapi desteğine başvurması, sürecin sağlıklı şekilde yönetilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Eğitimde Dönüşüm Bursa’da Masaya Yatırıldı Haber

Eğitimde Dönüşüm Bursa’da Masaya Yatırıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘İleriye giden yolun haritasını çizmek’ temasıyla düzenlenen ‘Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Konferansı’, öğretmenlerin yoğun ilgisiyle yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin eğitime destek çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği ‘Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Konferansı', yüzlerce öğretmenin katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Bilim ve Teknoloji Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferans, eğitim alanında yaşanan değişim ve dönüşümleri masaya yatırdı. Bilgi, teknoloji, yapay zeka, psikoloji, farkındalık ve yaratıcılık ekseninde gerçekleşen konferansta, Prof. Dr. Yavuz Samur ‘Eğitimde yapay zeka’, Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk ‘Mizaca alan açan öğretmenlik’ ve Dr. Nilüfer Devecigil ‘Birlikte sakinleşmek: zorlanma anlarını yumuşak geçişlerle karşılamak’ konularında katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Konferansa Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen katılan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, dijital çağın gerekliliklerini, insani öğrenmenin derinliğiyle bir araya getirmeye devam edeceklerini belirtti. Öğretmenlere güç katmayı, hep birlikte daha kapsayıcı bir eğitim kültürü oluşturmayı amaçladıklarını söyleyen Yıldız, paylaşılan her bilginin binlerce çocuğun hayatına dokunacağını ifade etti. Program, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız’ın konuşmacılara çiçek ve hediye takdim etmesiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.