SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapılaşma

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yapılaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapılaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir: Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir Haber

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir: Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla satış listesine alınan Bursa’daki taşınmazlar arasında yer alan FSM Bulvarı “Hastane Alanı” için Nilüfer’den tepki geldi. Başkan Şadi Özdemir, “Biz Nilüfer ile ilgili hep ortak akılla karar almaya çalışıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı işleri bile yapmıyoruz. Bu eğer gerçekleşirse Nilüfer’in kalbine sokulmuş bir hançer şeklinde yorumlayabiliriz. Kararın yeniden gözden geçirilip kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye genelinde bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının ardından, Bursa’da satış listesine giren alanlar kamuoyunda tartışma yarattı. Söz konusu taşınmazlar arasında Nilüfer’de Fethiye Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki “Hastane Alanı” olarak bilinen ve uzun yıllardır kamusal etkinliklere ev sahipliği yapan bölge de yer aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Sinan Sarıbal ile Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın katılımıyla söz konusu alanda bir açıklama yaptı. Açıklamada, kararın kentin geleceği açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulandı. “BÖLGEDE YOĞUNLUĞU CİDDİ ORANDA ARTIRIR!” Başkan Şadi Özdemir, alanın yıllardır kentin önemli buluşma ve etkinlik noktalarından biri olduğunu belirterek, satış kararının ardından bölgenin yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkati çekti. Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: “Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da altı kritik noktanın satışına karar verilmiş durumda. Bunlardan biri de şu an bulunduğumuz, imar planlarında ‘Hastane Alanı’ olarak geçen ancak uzun yıllardır belediyemizin etkinlik alanı olarak kullanılan bu bölgedir. Burası, yıllardır çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapan, kent yaşamı açısından önemli bir kamusal alandır. Ancak satış gerçekleştiği takdirde, bu alanın ya özel hastane olarak değerlendirileceğini ya da yapılacak imar planı değişiklikleriyle konut veya ticari alanlara dönüştürülebileceğini öngörüyoruz. Oysa bölgeye baktığımızda, çok sayıda sağlık tesisi bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle burada yeni bir sağlık alanına ihtiyaç olduğu söylenemez.” Nilüfer Belediyesi olarak, sağlık alanında ihtiyaç duyulan her noktada, başta aile sağlığı merkezleri olmak üzere gerekli tahsisleri yaptıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, bölgenin halihazırda yoğun bir trafik aldığını vurgulayarak, “Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ve çevresi, sosyal yaşamın ve ticari hareketliliğin yoğun olduğu bir hat. Bu alana yüksek yoğunluklu yeni bir yapılaşma getirilmesi; ister hastane ister ticari bir proje olsun, binlerce aracın giriş-çıkışı anlamına gelecektir. Bu da mevcut trafiğin tamamen kilitlenmesi riskini doğuracaktır” dedi. ÖNCELİĞİMİZ SOSYAL, KÜLTÜREL YAŞAM ALANLARI… Konuşmasında “Bu bölgede ne yeni bir sağlık alanına ne de yoğunluğu artıracak başka yatırımlara ihtiyaç var” diyen Başkan Şadi Özdemir, açıklamasına şöyle devam etti: “Nilüfer’in her yıl yaklaşık 20 bin kişilik nüfus artışı yaşadığını da dikkate aldığımızda, önceliğimiz yeni yapılaşma alanları değil; sosyal, kültürel ve kamusal yaşam alanları olmalıdır. Burası yaklaşık 37 dönümlük bir alan. Emsal değerleri dikkate alındığında yaklaşık 100 bin metrekarelik bir inşaat potansiyeline sahiptir. Bu büyüklükte bir alanın yapılaşmaya açılması yerine, düzenlenerek rekreasyon alanına dönüştürülmesi, insanların nefes alabileceği, vakit geçirebileceği bir yaşam alanı olarak korunması gerekmektedir. Üstelik bu alan yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için büyük önem taşımaktadır.” “BU KENTE ZARAR VERECEK KARARLARDAN KAÇINALIM!” Kararın hayata geçirilmesi durumunda, bunu Nilüfer’in kalbine saplanmış bir hançer olarak tanımlayan Başkan Şadi Özdemir, “Daha önce de benzer satış girişimleri olmuş, ancak kamuoyunun güçlü tepkisiyle geri çekilmiştir. Bugün yeniden gündeme gelmesi, halkın taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını göstermektedir. Biz Nilüfer’de karar alma süreçlerinde her zaman ortak aklı esas alıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı projeleri dahi hayata geçirmiyoruz. Bu anlayışın, kentin geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir konuda da geçerli olması gerektiğine inanıyoruz. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; Nilüfer halkının, yerel yönetimin ve bu kentte yaşayan herkesin görüşü dikkate alınmalıdır. Bu alanın satışı, bu kente yapılacak en büyük yanlışlardan biri olacaktır. Bursa’daki ilgili tüm yetkililere de sesleniyoruz; bu kente zarar verecek kararlardan kaçınılmalıdır. Burası, insanların nefes aldığı önemli kamusal alanlardan biridir ve bu niteliğini korumalıdır. Bu kararın yeniden gözden geçirilmesini ve tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu. AFET DURUMLARINDA DA KRİTİK ÖNEMDE BİR ALAN Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da söz konusu alanın yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için önemli bir kamusal değer taşıdığını belirtti. Aydın, hızlı kentleşme sürecinde bu tür alanların korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu tür kamusal alanlar kaybedildiğinde yeniden kazanılması mümkün olmuyor. Bu nedenle böylesine önemli bir kararın katılımcı bir süreçle ele alınması gerekiyor. Bununla birlikte, bölgenin deprem riski açısından da önemli bir işlev gördüğünü unutmayalım. Kentte nefes alınabilecek bu tarz merkezi alanlar, afet durumlarında da kritik rol oynar. Bu alanın korunması yalnızca bugünün değil, geleceğin de meselesidir” diye konuştu. Açıklamada, söz konusu kararının yeniden gözden geçirilmesi ve alanın kamusal kullanım niteliğinin korunması yönünde çağrı yapıldı.

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım Haber

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, tarım arazilerindeki yapılaşma baskısına karşı mücadelesini sürdürüyor. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde, toplam bin 650 metrekarelik alana sahip üç kaçak yapının yıkımını gerçekleştirdi. Bursa'da Nilüfer Belediyesi, kentin planlı gelişimini sürdürmek ve verimli tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasını engellemek amacıyla kaçak yapıyla mücadelesine aralıksız devam ediyor. Belediye ekipleri, hem rutin saha denetimlerinde tespit edilen hem de vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda belirlenen yapılar için yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından yıkım işlemlerini uyguluyor. Bu kapsamda belediye ekiplerinin son adresi Ürünlü Mahallesi oldu. Ekipler, mahallede tespit edilen üç ayrı kaçak yapı için sabah saatlerinde harekete geçti. Yıkım programına alınan ilk yer, fabrika olarak kullanılan 600 metrekarelik bir yapı oldu. Yıkım öncesinde, işletme sahibinin mağduriyet yaşamaması adına içeride bulunan makine ve üretim ekipmanları titizlikle tahliye edildi. Malzemelerin zarar görmemesi için alınan önlemlerin ardından iş makineleri devreye girdi ve yapının yıkımı gerçekleştirildi. Ekipler daha sonra yine aynı mahalle sınırları içerisinde bulunan 600 metrekarelik bir başka kaçak yapıya müdahale etti. Bu yapı da ekiplerin çalışmasıyla tamamen yıkılarak kullanılamaz hale getirildi. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde bulunan 450 metrekarelik bir yapıyı yıktı. Böylece gün içinde toplam bin 650 metrekarelik kaçak inşaat alanı ortadan kaldırılmış oldu. Polis ve zabıta ekiplerinin çevrede aldığı geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen yıkımlarda herhangi bir gerginlik veya olumsuzluk yaşanmadı.

Bursa Nilüfer’de Kentsel Dönüşümde Yeni Model Haber

Bursa Nilüfer’de Kentsel Dönüşümde Yeni Model

Nilüfer Belediyesi, kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşı yüklenici firmalarla baş başa bırakmayan, belediye güvenceli modeli hayata geçiriyor. Nilüfer’de ilk defa belediye tarafından uygulanacak kentsel dönüşüm çalışmasının tanıtım toplantısında konuşan Başkan Şadi Özdemir, “Amacımız hızlı değil, yarım kalmayan güvenli bir dönüşüm” dedi. Ülke tarihimizin en büyük doğal felaketlerinden olan 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nin 3’üncü yıl dönümünde Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, Nilüfer Belediyesi’nin kentsel dönüşüm ve afet hazırlıkları ele alındı. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. NİLÜFER TARİHİNDE İLK BÖLGESEL DÖNÜŞÜM Toplantıda yapılan sunumda, Nilüfer Belediye Meclisi’nin Kasım 2025’te oybirliğiyle aldığı kararla Barış Mahallesi’nde 1,17 hektarlık ve Esentepe Mahallesi’nde 10,22 hektarlık olmak üzere toplam 11,39 hektarlık iki bölgenin “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edildiği duyuruldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden sağlanan yetki devriyle gerçekleştirilen bu adım, Nilüfer Belediyesi tarihinde bölgesel ölçekte ilk kentsel dönüşüm uygulaması olma özelliği taşıyacak. Sunumda, kentsel dönüşümün iki mahalleyle sınırlı tutulmayacağının bilgisi de paylaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm strateji belgesi çalışmaları kapsamında ilçe genelinde 26 riskli bölge belirlendi. Bu bölgeler risk düzeyi, aciliyet ve uygulanabilirlik kriterlerine göre önceliklendirildi. Dönüşüm çalışmalarının ilk etapta yapılaşma geçmişi daha eski ve zemin riskleri belirgin olan doğu hattındaki Barış Mahallesi ile İhsaniye-Esentepe-Karaman hattından başlanacağı duyuruldu. NİLKENT KENTSEL DÖNÜŞÜM A.Ş. KURULDU Nilüfer Belediyesi, kentsel dönüşüm sürecini yürütmek üzere Nilkent Kentsel Dönüşüm A.Ş.’yi kurdu. Belediye bünyesinde ayrıca ilk olarak Kentsel Tasarım Müdürlüğü kuruldu ve Kentsel Dönüşüm Bürosu da faaliyete geçirildi. Böylece uzlaşma, sözleşme, uygulama ve denetim süreçleri tek merkezden, şeffaf biçimde yürütülecek. Başkan Şadi Özdemir, modelin 1990’da Ankara’da uygulanan Portakal Çiçeği Vadisi kentsel dönüşüm projesinden esinlendiğini belirtti. O dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Murat Karayalçın ile projenin genel müdürlüğünü yapan Faruk Göksu’nun da Nilüfer’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına fahri danışmanlık yapacağını açıkladı. “VATANDAŞLA YÜKLENİCİ KARŞI KARŞIYA GELMEMELİ” Parsel bazlı kentsel dönüşümün sorunu çözemediğini uzun süredir dile getirdiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Belki binayı sağlamlaştırıyorsunuz ama o binanın altından ne geçiyor? Oraya kimse bakmıyor. Bir de onu yükselterek yaşam kalitesini düşürüyoruz” dedi. Geçmişte vatandaşla yüklenici firmaların doğrudan karşı karşıya bırakılmasının ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Şu anda evlerinde olmayan, 8 – 9 senedir yapısı tamamlanmamış, belediyeden ruhsat almamış kaçak yapılar var. Vatandaşlar evsiz durumda, evlerinin bitmesini bekliyorlar” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, yeni modelde vatandaşla sözleşmeleri ve birebir görüşmeleri belediyenin üstleneceğini, inşaat işlerini belediye şirketinin yürüteceğini anlattı. Vatandaşın muhatabının artık belediye olacağını belirterek şunları söyledi: “Vatandaş işine bakar, muhatabı belediyedir ve günün sonunda belediye o işi bitirip vatandaşlara hak sahibi olarak verir.” BARIŞ MAHALLESİ PİLOT BÖLGE OLARAK BELİRLENDİ Dönüşüme Barış Mahallesi’nden başlanacağının bilgisini veren Başkan Şadi Özdemir, bu tercihte mahalledeki mülkiyet sayısının az olması ve yapıların daha zayıf durumda bulunmasının belirleyici olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Birkaç vatandaş oradaki mülkiyetin yüzde 50’sinden fazlasına sahip. Hem de oradaki yapılar daha zayıf “ dedi. Başkan Şadi Özdemir, Barış Mahallesi’ndeki dönüşümde taşınmazlarda yapı bulunup bulunmadığı, yapının niteliği ve kat sayısına bakılarak bir dönüşüm planlandığını ve vatandaşa fazla yük çıkarılmadan sürecin tamamlanabileceğini ifade etti. Barış Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin uzlaşma, planlama ve uygulama süreçleriyle birlikte yaklaşık 24 ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Ardından İhsaniye – Karaman – Esentepe hattında yaklaşık 70 hektarlık geniş ölçekli alana 4 etap halinde geçilecek. BAŞKÖY’E DEPREM LOJİSTİK MERKEZİ PLANLANIYOR Toplantıda kentsel dönüşümün yanı sıra afet hazırlıkları da ele alındı. Başkan Şadi Özdemir, 6 Şubat depremlerinde saha edindiği gözlemleri paylaşarak, afet sonrasının en az kadar deprem kadar yıkıcı olabildiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Bir deprem oluyor, arkadan üç-beş gün başka bir deprem daha oluyor. Gözünün önünde kurtarılacak var, alet yok, insanlar annesini, kardeşini, çocuğunu kaydediyor” dedi. Olası bir Marmara depreminde İstanbul’un da etkileneceğini ve Bursa’nın başlangıçta yeterli destek alamayabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, Başköy’de 300 dönümlük hazineye ait bir alanda deprem lojistik merkezi kurulması için talepte bulunduklarını açıklayarak, “Merkezde arama-kurtarma ekipmanları, gıda stokları, geçici barınma malzemeleri, iş makineleri parkı ve TIR parkını bir arada planladık. Bir afet durumunda burada bulunan merkezden ihtiyaçları karşılayabileceğiz” diye konuştu Başkan Şadi Özdemir konuşmasını, “İnşallah başarılı oluruz, başkalarına da örnek oluruz” diyerek tamamladı.

TMMOB Bursa: Deprem değil, ihmal ve denetimsizlik öldürür Haber

TMMOB Bursa: Deprem değil, ihmal ve denetimsizlik öldürür

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi’nin 26. yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, can kayıplarına depremin değil, ihmalkâr politikaların sebep olduğunu belirtti. Kurul, “Afet riskini azaltmak için politikalar bir kamu politikası haline getirilmelidir” çağrısında bulundu. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, 12 Kasım 1999’da gerçekleşen 7,2 şiddetindeki Düzce Depremi’nin 26. yıl dönümüne özel bir anma mesajı paylaştı. Açıklamada, depremde hayatını kaybeden 850 yurttaş rahmetle anılırken, yaralı ve evsiz kalan binlerce kişiye geçmiş olsun dilekleri iletildi. Kurul, Düzce depreminin sadece bir bölgeyi değil, Türkiye genelini etkilediğini belirterek, “Bu büyük felaket bize deprem gerçeğini unuttuğumuz her anın bedelini ağır ödediğimizi hatırlatmıştır” ifadelerini kullandı. “ÖNLEMLER HÂLÂ YETERLİ DEĞİL” Açıklamada, geçen 26 yıla rağmen benzer acıların yaşanmaya devam ettiği belirtildi. Son zamanlardaki Balıkesir-Sındırgı merkezli depremlerin göstergesi olarak, Türkiye’nin hâlâ yeterli önlemleri alamadığına dikkat çekilerek, “Depreme dayanıklı yapı üretimi yeterli denetimden geçmiyor” denildi. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, afet riskinin azaltılmasının yalnızca devletin değil tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, “TMMOB ve bağlı odaların yıllardır engellenen kamusal denetim yetkileri acilen geri verilmelidir. Bilimsel temellere dayalı şehir planlaması, mühendislik ilkelerine uygun yapılaşma, etkin denetim mekanizmaları ve toplumsal afet bilinci geliştirilmedikçe, doğal afetler insan kaynaklı felaketlere dönüşmeye devam edecektir.” çağrısında bulundu. Kurul, açıklamasını, “Deprem gerçeğini hatırlayarak, bilimin ve aklın ışığında güvenli, sağlıklı ve dirençli kentler oluşturmak için tüm kurumları, yerel yönetimleri ve vatandaşları ortak sorumluluk almaya davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki: Deprem öldürmez; ihmal, tedbirsizlik, denetimsizlik ve bilimsellikten uzak politikalar öldürür.” sözleriyle bitirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.