SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapay Zekâ

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Budapeşte'de yapay zeka eğitimi aldı Haber

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Budapeşte'de yapay zeka eğitimi aldı

Bursa’daki Halk Eğitimi Merkezleri ile Bursa Olgunlaşma Enstitüsünden toplam 10 eğitimcinin yer aldığı hareketlilik faaliyeti, Converzum Eğitim Merkezi tarafından Teacher Academy iş birliğiyle düzenlendi. Beş gün süren eğitim programında katılımcılar, yapay zekânın eğitim süreçlerine etkilerini uygulamalı çalışmalarla inceleme fırsatı buldu. Program kapsamında ders planlama, içerik geliştirme, farklılaştırılmış öğretim, ölçme ve değerlendirme ile kişiselleştirilmiş öğrenme alanlarında yapay zekâ araçlarının kullanımına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra akademik dürüstlük, veri gizliliği, etik ilkeler ve yapay zekânın sorumlu kullanımı gibi güncel konular da ele alındı. Eğitim süresince, yapay zekânın öğretmenin yerini alan bir unsur değil; öğretim süreçlerini destekleyen, verimliliği artıran ve eğitim kalitesini güçlendiren etkili bir yardımcı araç olduğu vurgulandı. Programın önemli başlıklarından birini oluşturan Ters Yüz Sınıf (Flipped Classroom) yaklaşımı kapsamında katılımcılar, öğrenci merkezli öğrenmeyi destekleyen yöntemleri deneyimledi. Eğitimciler, öğretim videoları, dijital içerikler ve öğrenme materyalleri hazırlarken yapay zekâ araçlarından nasıl yararlanabileceklerini uygulamalı olarak öğrenme imkânı buldu. Sınıf içi zamanın daha etkili ve verimli kullanılması amacıyla iş birliğine dayalı öğrenme, problem çözme, proje tabanlı çalışmalar ve eleştirel düşünmeyi geliştiren etkinlikler üzerinde duruldu. Ayrıca tanılayıcı, biçimlendirici ve sonuç odaklı ölçme-değerlendirme yöntemleri incelenerek bu yöntemlerin öğretim süreçlerine entegrasyonu değerlendirildi. Bu hareketlilik faaliyeti sayesinde katılımcılar, yapay zekâ destekli yenilikçi öğretim uygulamaları konusunda bilgi ve becerilerini geliştirirken, Avrupa’daki iyi uygulama örneklerini yakından inceleme fırsatı da elde etti.

Robotlar Seul moda podyumuna çıktı Haber

Robotlar Seul moda podyumuna çıktı

Bu sefer Seul'deki podyumlar sadece profesyonel mankenler için değildi. Gangdong Bölgesi'ndeki Galaxy Robot Parkı'nda düzenlenen "MACH33: Fiziksel Yapay Zeka Moda Gösterisi"nde, insansı robotlar özel tasarım kıyafetler içinde podyumda yürüyerek ve mankenlerle birlikte performans sergileyerek ilgi odağı oldular. Robotlar, profesyonel mankenlerin yanında podyumda nispeten çevik hareketler sergiliyor. Fotoğraf: Reuters Podyumda robotlar oldukça çevik bir şekilde yürüdüler, çeşitli dans hareketleri sergilediler ve modellerle kusursuz bir şekilde uyum sağladılar. Yapay zeka teknolojisi ve performans sanatının birleşimi, insan ve makine arasındaki sınırların giderek bulanıklaştığı moda endüstrisinin geleceğine yeni bir bakış açısı sunuyor. Robotlar özel tasarım kıyafetler giymiş durumda. Fotoğraf: Reuters Etkinlik, teknoloji meraklıları ve moda severler de dahil olmak üzere çok sayıda insanı kendine çekti. Birçok izleyici, en çekici yönün kıyafetler değil, robotların çevreleriyle etkileşim kurma ve duygu ve sanat alanı olarak kabul edilen yaratıcı bir alanda insanlarla iş birliği yapma yeteneği olduğunu düşündü. Programın amacı, "robotların ve insanların bir arada yaşadığı ve simbiyotik bir ilişki içinde olduğu bir dünya " vizyonunu gerçekleştirmektir. Fotoğraf: Reuters Etkinlik, teknoloji meraklıları ve moda severler de dahil olmak üzere çok sayıda insanı kendine çekti. Birçok izleyici, en çekici yönün kıyafetler değil, robotların çevreleriyle etkileşim kurma ve duygu ve sanat alanı olarak kabul edilen yaratıcı bir alanda insanlarla iş birliği yapma yeteneği olduğunu düşündü. İzleyiciler, programın çekiciliğinin, robotların çevreleriyle nasıl etkileşim kurduklarında ve insanlarla duygu ve sanatın karakteristik özelliklerini taşıyan yaratıcı bir alanda nasıl iş birliği yaptıklarında yattığına inanıyor. Fotoğraf: Reuters Seul'deki defile, Güney Kore'deki hızla gelişen teknolojik trendleri de yansıtıyor. Son yıllarda, robotik hareket yardımcıları, yapay zeka asistanları ve akıllı etkileşimli teknolojiler büyük kültürel etkinliklerde giderek daha yaygın hale geldi. Daha önce, hareket etmeye yardımcı olmak üzere tasarlanmış robotik dış iskeletler Seul Moda Haftası'nda büyük ilgi görmüş ve geniş bir kamuoyunun dikkatini çekmişti. Seul'deki defile, Güney Kore'deki hızla gelişen teknoloji trendlerini de yansıttı. Fotoğraf: Reuters Robotlar üretim hatlarında çalışmak yerine podyumlarda boy göstermeye başladıkça, Güney Kore teknoloji endüstrisi net bir mesaj veriyor: Yapay zekanın geleceği sadece işlem gücüyle değil, insanların günlük yaşamlarına entegre olma yeteneğiyle de ölçülecek.

Apple’ın Sıradaki Yapay Zeka Hamlesi: Lokal Yapay Zeka Haber

Apple’ın Sıradaki Yapay Zeka Hamlesi: Lokal Yapay Zeka

Apple’ın Google ile yaptığı anlaşma kapsamında, Google’ın Gemini modelinin büyük bir sürümünü kullanarak daha küçük ve cihaz üzerinde çalışabilen bir model geliştirdiği ifade ediliyor. Şirket aynı zamanda, yerel cihaz işleme yeteneklerini artırmak amacıyla Liquid AI gibi model küçültme teknolojilerine odaklanan girişimleri de değerlendiriyor. Karmaşık sorgular için bulut tabanlı işleme gerekliliği devam ederken, Apple’ın bu süreçte Nvidia’nın gizli bilgi işlem teknolojisini Google Cloud üzerinden kullanacağı belirtiliyor. Bu güvenlik özelliği, verileri ve yapay zeka modellerini işleme sırasında şifreleyerek daha güçlü bir gizlilik koruması sunuyor. Bu yeni düzenleme, Apple’ın başlangıçta tüm bulut tabanlı sorguların kendi Private Cloud Compute altyapısı üzerinden yürütüleceği yönündeki açıklamalarından bir sapma olarak değerlendiriliyor. Şirketin, bu değişikliğe rağmen Private Cloud Compute markasını kullanmaya devam etmesi bekleniyor. WWDC 2026 ile Yeni Bir Başlangıç Google’ın trilyonlarca parametreye sahip tam Gemini modelini kendi Private Cloud Compute altyapısında çalıştırmakta zorlandığı iddiaları, yerel işlemenin sınırlarını da gözler önüne seriyor. Apple Intelligence, 2024 yılındaki duyurusundan bu yana sınırlı özellikler ve Siri’nin kişiselleştirilmiş sürümündeki gecikmeler nedeniyle beklentileri tam olarak karşılayamamıştı. Apple, 8 Haziran’da başlayacak WWDC 2026 etkinliğini, bu süreci yeniden şekillendirmek ve geciken özellikleri kullanıcılarla buluşturmak için bir fırsat olarak görüyor. Şirket, etkinlik kapsamında hem mevcut yapay zeka stratejisini güncellemeyi hem de yeni özelliklerini tanıtmayı hedefliyor. Sizce Apple’ın cihaz üzerinde çalışan yapay zeka stratejisi, bulut tabanlı rakiplerine karşı başarılı olabilecek mi? Kaynak : shiftdelete.net

BTSO Başkanı Burkay MUŞSİAD üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay MUŞSİAD üyeleriyle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Muşlu Sanayici ve İş Adamları Derneği (MUŞSİAD) üyeleriyle bir araya geldi. Şehirlerin ortak akıl ve güçlü dayanışma kültürüyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Burkay, “Muşlu hemşehrilerimizin Bursa’ya olan aidiyeti, çalışma azmi ve birlik anlayışı ortak geleceğimizin en güçlü unsurlarından biridir.” dedi. MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ise BTSO’nun son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını belirterek, “BTSO çatısı altında kent ekonomisine değer katan vizyoner ve istikrarlı çalışmalar ortaya konuyor.” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD ev sahipliğinde düzenlenen programda Muşlu iş insanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda Bursa ekonomisinin geleceği, kentin üretim ve ihracat hedefleri ile BTSO’nun 2030 vizyonu ele alındı. İş dünyasının beklentileri, sanayide dönüşüm süreci ve ortak çalışma fırsatlarının değerlendirildiği buluşmada, Bursa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. BURSA’NIN EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİ BİRLİKTE HAREKET ETME KÜLTÜRÜ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ile uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluk ve iş birliği içinde olduklarını söyledi. Bir şehirde yaşamanın yanı sıra o kente aidiyet duymanın da önemli olduğunu ifade eden Burkay, “Sizler sadece bu şehirde yaşayan değil, aynı zamanda bulunduğu yere değer katan insanlarsınız. Bursa’nın en büyük zenginliği de budur.” dedi. MUŞLU İŞ İNSANLARI BURSA EKONOMİSİNE DEĞER KATIYOR İbrahim Burkay, Bursa’nın bugün sanayisi, ihracatı, ticareti ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri haline gelmesinde Muşlu iş insanları, sanayiciler, esnaf ve çalışanların önemli katkıları bulunduğunu söyledi. Muşlu iş insanlarının Bursa ekonomisine değer kattığını belirten Burkay, MUŞSİAD’ın da bu noktada önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti. Muşlu iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan derneğin güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini kaydeden Burkay, “MUŞSİAD, hemşehrilik hukukunu ekonomik dayanışmaya, ortak akla ve Bursa’ya değer üreten bir güce dönüştürüyor. Bu çatı altında oluşan birliktelik son derece kıymetli.” dedi. ŞEHİRLER ORTAK AKILLA BÜYÜR İş dünyasında başarının artık tek başına hareket etmekle değil, birlikte düşünmek, üretmek ve ortak hareket etmekle mümkün olduğunu vurgulayan Burkay, MUŞSİAD’ın üretim, yatırım, istihdam ve ticari iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Daha önce MUŞSİAD üyeleriyle BTSO çatısı altında bir araya geldiklerini hatırlatan Burkay, TEKNOSAB’dan lojistik yatırımlarına, sanayide dönüşümden ihracat hedeflerine kadar birçok konuda ortak bir perspektif ortaya koyduklarını ifade etti. MUŞSİAD’ı Bursa iş dünyasının önemli paydaşlarından biri olarak gördüklerini belirten Burkay, şehirlerin ortak akıl ile büyüdüğüne inandıklarını söyledi. BURSA ÖNEMLİ BİR GELİŞİM İVMESİ YAKALADI MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun, Bursa’nın köklü geçmişi ve güçlü üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa’nın dünya ile rekabet edebilen bir kent olması adına görev üstlenen kurumların büyük önem taşıdığını belirten Durgun, “BTSO ortaya koyduğu proje ve çalışmalarla son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladı. Özellikle TEKNOSAB’ın Bursa’ya kazandırılması stratejik bir adımdı. Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı dönüşümün öne çıktığı bir dönemde hayata geçirilen TEKNOSAB projesi büyük değer taşıyor. Bursa’nın sanayi ve teknolojide hak ettiği noktaya ulaşması adına güçlü bir kadronun ve vizyoner bir yaklaşımın ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu süreçte şehrimize kattığı değer için Sayın Başkanımız İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza teşekkür ediyoruz.” dedi. “BTSO’NUN VİZYONER ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ” MUŞSİAD olarak iş dünyasının önemli bir parçası olduklarını ifade eden Durgun, BTSO ile iş dünyası arasındaki güçlü diyaloğu önemsediklerini belirterek, “Doğru atılan adımlar tüm kentin gelişimine katkı sağlar. Son dönemde Bursa’da yaşanan gelişim sürecini yakından takip ediyoruz. MUŞSİAD olarak bizler de BTSO çatısı altında ortaya konulan istikrarlı ve vizyoner çalışmaları destekliyoruz.” diye konuştu.

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı Haber

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı

Millî Savunma Bakanlığı himayesinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı, Türkiye’nin savunma kapasitesini, yüksek teknoloji üretim gücünü ve stratejik caydırıcılık vizyonunu uluslararası kamuoyuna taşıyan en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti. 11 Nisan’da başlayan EFES-2026 süreci; planlama faaliyetleri, kuvvet hazırlıkları, intikal safhaları, savunma sanayii ve teknoloji sergileri ile fiilî atışlı arazi safhaları boyunca çok katmanlı bir organizasyon yapısıyla yürütüldü. 16-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Savunma Sanayii ve Teknoloji Sergisi ile 20-21 Mayıs tarihlerinde icra edilen Fiilî Atışlı Arazi Safhası ve Seçkin Gözlemci Günü programları, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesinin uluslararası ölçekte sergilendiği önemli bir platform niteliği taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen organizasyon boyunca; dost, kardeş ve müttefik ülkelerden askerî heyetler, yabancı gözlemciler, diplomatik temsilciler, savunma sanayii kuruluşları, teknoloji firmaları, akademisyenler ve genç araştırmacılar aynı platformda buluştu. ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN başta olmak üzere Türkiye’nin savunma teknolojilerine yön veren kurumlarının yer aldığı organizasyonda; insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, yüksek hassasiyetli mühimmat teknolojilerinden yapay zekâ destekli savunma çözümlerine kadar çok sayıda ileri teknoloji ürünü sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Seçkin Gözlemci Günü programı ise EFES-2026’nın uluslararası görünürlüğünü en üst seviyeye taşıdı. Türkiye’nin yerli ve millî savunma teknolojileri vizyonu; devlet protokolü, uluslararası askerî heyetler ve savunma sanayii temsilcilerinin katılımıyla İzmir’den dünyaya yansıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seçkin Gözlemci Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyetleri yerinde takip ederek Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekât kabiliyeti, yüksek koordinasyon gücü ve yerli-millî savunma sistemleriyle desteklenen operasyonel kapasitesine ilişkin uygulamaları izledi. Tatbikat kapsamında kara, deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı görev aldığı senaryolar başarıyla icra edilirken; amfibi harekât faaliyetleri, hava hücum görevleri, silahlı insansız hava araçları operasyonları, taarruz helikopteri görevleri ve yüksek hassasiyetli atışlar dikkat çekti. Program kapsamında konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026’nın dünyanın sayılı birleşik ve müşterek askerî organizasyonları arasında yer aldığını vurgulayarak tatbikata Türkiye ile birlikte 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayii ürünlerinin sahada ortaya koyduğu kapasitenin Türkiye’nin caydırıcılığı açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca; Türk Silahlı Kuvvetlerinin yalnızca askerî gücüyle değil, taşıdığı tarihsel birikim, kurumsal hafıza ve barışı esas alan yaklaşımıyla da önemli bir görev üstlendiğini belirterek, “2500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi” ifadesiyle Türk ordusunun köklü devlet geleneğine vurgu yaptı. Türkiye’nin çok kutuplu küresel düzende etkin rol üstlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, savunma sanayiindeki yerli ve millî üretim kapasitesinin kararlılıkla geliştirilmeye devam edeceğini kaydetti. Yarışmaya 69 farklı üniversiteden toplam 292 proje katıldı ve bilimsel jüri tarafından değerlendirildi. Bunlardan dereceye giren 11 proje SSB fuar alanında sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Seçkin Gözlemci Günü programı; Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesini, stratejik vizyonunu ve millî teknoloji hamlesini uluslararası kamuoyuna yansıtan önemli organizasyonlardan biri olarak hafızalarda yer aldı.

Devlet Bahçeli: Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır Haber

Devlet Bahçeli: Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen “Türk Gençliği Büyük Kurultayı”nda yaptığı konuşmada, 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin yeniden dirilişinin sembolü olduğunu söyledi. "19 MAYIS ESARETE KARŞI YENİDEN DOĞUŞTUR” Bahçeli, 19 Mayıs’ın milletin esarete karşı ayağa kalktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Millî Mücadele’nin Samsun’da başlayan sürecinin Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden bağımsızlığa uzandığını ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını “tarihi bir iradenin başlangıcı” olarak nitelendiren Bahçeli, bu sürecin Türk milletinin kaderini yeniden yazdığını vurguladı. “TÜRK GENÇLİĞİ ÇAĞIN ÖZNESİ OLMALI” Konuşmasında gençlere geniş yer ayıran Bahçeli, Türk gençliğinin yalnızca tarihini bilen değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve geleceği şekillendiren bir nesil olması gerektiğini söyledi. Savunma sanayii, yapay zekâ, yazılım ve teknoloji alanlarında gelişen gençliğin Türkiye’nin geleceğinde belirleyici rol oynadığını belirten Bahçeli, “Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın en büyük güvencesidir” dedi. Gençlere birlik ve dayanışma çağrısı yapan Bahçeli, ayrışma ve fitneye karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Bu dava sizlere emanettir” ifadelerini kullandı. Konuşmasında şehitleri, gazileri ve Millî Mücadele kahramanlarını da anan Bahçeli, Türk milletinin birliği ve devletin bekasının korunması gerektiğini vurgularken, konuşmasını 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak ve Türk gençliğine olan inancını yineleyerek noktaladı.

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı Haber

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı

Kadınların finansal okuryazarlık alanındaki bilgisini derinleştirmek ve Web3 ekosisteminde kendilerine yer bulmalarını desteklemek için Binance TR ve Wtech ortaklığıyla kurulan akademi, düzenlenen kapanış buluşmasında yüzlerce kadını ağırladı. Etkinlikte blokzincir ve teknoloji alanında yetkinlik kazanan katılımcılar sertifikalarını aldı. 198 saatlik kapsamlı bir müfredat Akademi, bir farkındalık çalışması olmanın ötesine geçerek katılımcılara teknik ve teorik açıdan ileri düzey bir donanım kazandırdı. Program kapsamında 9 ayrı çevrimiçi eğitim üzerinden toplam 164 saatlik modüler içerik aktarıldı. Hatay, Gaziantep, İzmir ve İstanbul’da yapılan 4 fiziksel program kapsamında ise 34 saatlik yüz yüze atölye çalışması gerçekleştirildi. Toplamda 198 saate ulaşan müfredat sayesinde katılımcılar NFT, siber güvenlik, yapay zeka entegrasyonu ve algoritmik ticaret başta olmak üzere geniş bir alanda yetkinlik kazandı. Türkiye’nin birçok şehrine ulaşıldı Paylaşılan güncel veriler, akademinin toplamda 3.246 kişiye ulaştığını ortaya koydu. Katılımcı profilinde 1.779 üniversite mezunu ile 1.411 üniversite öğrencisi öne çıktı. Programa lise mezunlarının, yüksek lisans öğrenci ve mezunlarının, doktora öğrenci ve mezunlarının yanı sıra NEET kategorisindeki kadınların da katılması, akademinin farklı eğitim ve istihdam profillerinden kadınlara erişim sağladığını ve nitelikli iş gücüne anlamlı bir katkı sunduğunu açıkça gösterdi. Şehir dağılımına bakıldığında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanında Gaziantep ile Hatay’ın da ilk beş içinde yer aldığı görüldü. Bu tablo, akademinin deprem bölgesindeki kadınları teknolojiyle güçlendirme hedefinin kararlı bir biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Mücahit Dönmez: “Hedefimiz Türkiye’yi tüketiciden üretici konumuna taşımak” Mezuniyet töreninde konuşan Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, projenin yarattığı etkiden duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: “Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel kripto varlık benimsemesinde 5’inciliğe yükselerek dev bir pazar olduğunu kanıtladı. Ancak bizim için asıl mesele, bu büyük tabloda sadece kullanıcı mı yoksa üretici mi olacağımızdır. Kripto, geleneksel finansın aksine hiyerarşilerin henüz kemikleşmediği genç bir sektör; yani kapı açık, masa boş ve kim erken gelirse o masanın sahibi o olacak. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi ile temel amacımız, kadınların bu masada yerlerini almalarını sağlayarak Türkiye’yi sadece yabancı protokollere likidite sağlayan bir pazar olmaktan çıkarıp, küresel projeler inşa eden bir üretim merkezine dönüştürmektir. Bugün ulaştığımız 3 bini aşkın kadın, bu ekosistemin sadece birer parçası değil, geleceğin kurucuları ve liderleri olma yolundaki en büyük gücümüzdür.” Zehra Öney: “Geleceği kadınlarla birlikte inşa ediyoruz” Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2026 yılı ve sonrası, alıştığımız ‘konfor alanlarının’ yıkıldığı ve ekonominin dijital bir DNA ile yeniden tanımlandığı bir dönemin eşiği. Yapay zekanın blokzincir ağlarında artık sadece birer asistan değil, bağımsız karar verici ‘ajanlar’ haline geldiği bu yeni düzende, kadınların en güçlü pasaportu dijital kimlikleri ve finansal özgürlükleridir. Teknolojide Kadın Derneği olarak Binance TR ile başlattığımız bu zihniyet devrimi; bugün PSM ve Stevie Global gibi dünya çapındaki prestijli ödüllerle başarısını kanıtlayarak küresel bir model haline geldi. İzmir’den Hatay’a, Gaziantep’ten İstanbul’a uzanan bu teknoloji seferberliğinin meyvesi olan 3.246 mezunumuz; artık sadece teknolojiyi kullanan değil, sıfır sermaye ile dünyaya değer ihraç eden gerçek birer ‘oyun kurucu’dur. Biz bu akademiyle sadece bir eğitim programını tamamlamadık; Türkiye’nin küresel dijital rekabetteki yerini kadınların zekası ve emeğiyle yeniden inşa ettik. Gelecek artık tahmin edilen bir şey değil; bizim mezun ettiğimiz bu güçlü kadınların ellerinde bizzat yazılan bir gerçektir.” İlham veren konuşmacılar ve yeni hedefler Etkinlikte düzenlenen panellerde teknoloji, iş dünyası ve girişimcilik alanında başarılarıyla tanınan ilham veren kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaştı. Katılımcılara rol model sunan oturumlar, mezunların kariyer yolculuklarına ışık tuttu. 2025 hedeflerini rekorla tamamlayan, 3 yılda 3000’den fazla kadına ulaşan akademi, 2026 vizyonu kapsamında “102 Eğitimleri” ile uzmanlık seviyesini daha da derinleştirmeyi ve 5 yılda 5.000 kadına ulaşma hedefine emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor.

İnegöl’de “Gençlik Çalıştayı” sona erdi Haber

İnegöl’de “Gençlik Çalıştayı” sona erdi

2026 yılını “Gücümüz Genç” sloganıyla Gençlik Yılı ilan eden İnegöl Belediyesi, gençlerin şehir yönetiminde daha aktif rol alması ve taleplerinin doğrudan dinlenmesi amacıyla bu yönde ciddi çalışmalar ortaya koyuyor. Bu kapsamda Mart ayında gerçekleştirilen “Arama Konferansı” ile lise ve üniversite öğrencilerinin sorunları, beklentileri ve önerileri tespit edilmişti, Cumartesi günü ise bu başlıkların detaylı şekilde değerlendirildiği “Gençlik Çalıştayı” gerçekleştirildi. 0-29 yaş arası 137 bin gencin bulunduğu İnegöl’de “Gençleri konuşan değil, gençlerle konuşan bir şehir olmak” anlayışı benimsenirken, Gençlik Yılı vizyonu bugünle birlikte geleceğin şekillenmesinde de önemli bir temel taşı oldu. Düzenlenen çalıştayın bu anlayış doğrultusunda gençlerin fikirlerini doğrudan karar alma süreçlerine taşıyan önemli bir adım olduğu ifade edildi. GENÇLERİ MERKEZİNE ALAN ÇALIŞTAY İnegöl Belediyesi öncülüğünde düzenlenen çalıştay; Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi ve akademisyenlerin katkılarıyla geniş katılımla yapıldı. Cumartesi günü Oylat Çağlayan Otel’de yapılan çalıştayda gençlerin gündeminde yer alan konular için özel masalar oluşturulurken, öğrenciler ilgili kurum temsilcileri ve akademisyenlerle aynı masada bir araya geldi. Toplam 8 masanın yer aldığı çalıştayda; akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, üniversite ve lise öğrencileri birlikte değerlendirmelerde bulundu. Masalarda yaklaşık yüzde 60 oranında öğrencinin yer almasıyla, gençlerin fikir ve önerileri doğrudan sürecin merkezine taşındı. “GENÇLERİ KONUŞACAKSAK, BUNU GENÇLERİ DİNLEYEREK YAPALIM” Spor, Kültür, Sanat ve Sosyalleşme, Ulaşım ve Akıllı Kent Altyapısı, Yeni Nesil Eğitim, Öğrenme ve Öğretme Yöntemleri, Yapay Zeka, Teknolojik Gelişmeler, Bilişim ve Gençlik Teknolojileri, Genç İstihdamı, Girişimcilik ve Fırsat Eşitliği, Gençler İçin Yaşanabilir Çevre, Ekoloji ve İklim, Toplumsal Uyum, Kuşak İletişimi, Aile ve Güvenlik ile Gençlik Psikolojisi, Bağımlılıkla Mücadele ve Sağlık Hizmetleri konularının ele alındığı çalıştay, Ana Moderatör olan Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak’ın bilgilendirme konuşmasıyla başladı. Okşak, “Biz bu işin ilk ayağını Mart ayında gerçekleştirdik. Gençleri konuşacaksak, bunu önce gençleri dinleyerek yapalım istedik. 200’e yakın gencimizle bir araya geldik. Bugün oturduğumuz tüm masaların altyapısı, yapılan o arama konferansında oluştu. Her bir masanın alt başlığı, hangi sorunların ortaya çıktığı, bu masaların isimlerini neden bu başlıklar altında koyduğumuzun altyapısını biz tamamen gençlerimizden aldık. Bugün de o ana omurganın önemli bir parçasını yerine getireceğiz” dedi. “BU YIL GENÇLERİMİZE TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN DİKKATİNİ BİRAZ DAHA FAZLA ÇEKMEK İSTEDİK” Yüksek Okşak’ın ardından Belediye Başkanı Alper Taban kürsüye gelerek açılışta konuklara hitaben bir konuşma yaptı. 19 Mayıs arefesinde ve Gençlik Haftası içerisinde olunduğunu hatırlatan Başkan Taban, “Bu süreçte çok değerli bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bizler yöneten taraftayız, faydalı olmak durumundayız. Göreve geldiğimiz günden bu yana öncelikle hizmet etmek istediğimiz kitleyi anlamak zorundayız diye düşünüyorum. Biz bu çalışmaları önceki dönem de farklı yöntemlerle yapmaya çalıştık. Kitleleri anlamaya çalıştık. Gençleri, yetişkinleri, hanımefendileri, çocukları, büyüklerimizi anlamaya çalıştık. Onların bizden beklentileri nedir? Bu yılı da biz dikkat çekmek adına Gençlik Yılı olarak ilan ettik. Geçmişte bu yönde çalışma yok muydu anlamı çıkmasını istemem. Bizim için her yıl gençlik yılı ya da yetişkinler yılı, hanımefendiler, beyefendiler yılı. Sürekli birimlerimizle gözlemliyoruz bunları. Ancak bu yıl gençlerimize toplumun tüm kesimlerinin dikkatini biraz daha fazla çekmek istedik. Çalıştayları ve çalıştay sonuçlarından çıkacak yol haritasını da yeniden görerek bu anlamda daha nitelikli işler yapmak adına Gücümü Genç mottosuyla yola çıktık. İnegöl’de 137 bin 029 yaş aralığında nüfusumuz var. Aslında burada girişimci ruha sahip bir şehir ve genç nüfus var” dedi. Çalıştayda alanında uzman isimlerin yer aldığını hatırlatan Başkan Taban, “Mart ayında yapılan arama konferansında ağırlıklı olarak öğrencilerimiz vardı. Onlara özellikle birtakım sorular yöneltildi, masalardan çıkan sonuçlar süzgeçten geçirildi, bugün oradan çıkan konu başlıkları bugünkü masalara gelmiş oldu. Bugün de masalarda kendi alanında uzmanlar var. Bizim buradaki tespitlerimiz, aslında ülkemizin her bir köşesinde yaşanan gençlerimizin bize söylemek istediği şeyler olduğuna inanıyorum. Gençlerimizin vereceği her katkı, yöneticilerimizin de bugün ve gelecekte daha iyi işler yapmasını sağlayacak. Buradan çıkacak sonuçları ben de heyecanla bekliyor olacağım. Çalıştayımızın gençlerimize, geleceğimize, şehrimize hayırlar getirmesini diliyorum” diye konuştu. Açılış konuşmaları sonrası çalıştaya geçildi. 6 aşamalı çalıştay gün boyu önemli fikir alışverişleri, sorunların tespiti ve çözümü üzerine istişareler ile geçti. Günün sonunda Ana Moderatör ve Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak İnegöl Gençlik Çalıştayı Genel Raporunu katılımcılara sundu. ÖĞRENCİ MODUNDA BİR BELEDİYEYİZ Kapanış bölümünde yeniden kürsüye gelerek katkı ve destek veren herkese teşekkür eden İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban şöyle konuştu: “Biz ders çalışmayı seven, öğrenci modunda bir belediyeyiz. Yeniliklere, inovasyona açık, eleştiri kültürünü özümsemiş, eleştiri bizim aynamızdır diyen bir belediyeyiz. Sürekli olarak verimliliği çalışan, sürekli olarak kaliteli çıktılar vermeye çalışan bir belediyeyiz. Çalışma arkadaşlarımla da gurur duyuyorum. Herkes üretiyor, düşünüyor. En ücra noktadaki personelimiz bile üretiyor. Kaizen yapıyoruz. İnegöl Belediyesi ayrıca Bursa bölgesinde bütçesini en fazla yatırıma dönüştüren belediye. Buda bu ekiplerimizin gayreti ve katkısıyla oluyor. Bugün de burada kaynakların ötesinde, bizim kök sorunumuz nedir sorusunun röntgeni çekildi. Bizler sahada yaşanan sorunlara baktığımızda, sorumlu olarak kendimizi görüyoruz. Suçlu aramıyoruz. Sorumlu biziz her ne yaşanıyorsa. Aynı zamanda icra makamıyız, bizden çözüm bekleniyor.” “Ben gençlerimize çok teşekkür ediyorum. Kütüphanelerimize rezervasyonla geliyorlar. Şu an 41 bin üyemiz var kütüphanelerimizde. Gençler çalışmıyor falan gibi eleştiriler yapılıyor, ben bunları kabul etmiyorum. Gençler gayet güzel çalışıyor. Nereden baktığınıza bağlı. Siz iki tane müstakil olayı görüp topluma genelleme yaparsanız öyle görürsünüz. Bardağın dolu tarafında gençler çok güzel çalışıyorlar. Ortaya doğru şeyler koydukça, olumlu motivasyonumuz da artıyor.” Taban, konuşmasını “Bir toplumum kurtuluşu eğitimcilerle, eğitim camiasındaki insanlarla gerçekleşecek. Ne kadar nitelikli ve donanımlı eğitimcilerimiz olursa, o toplum çok daha nitelikli bir topluma dönüşecek inşallah” sözleriyle tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.