SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapay Zekâ

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de Açık Veri Platformu ile şeffaf ve katılımcı yönetimde yeni dönem Haber

Bursa Nilüfer’de Açık Veri Platformu ile şeffaf ve katılımcı yönetimde yeni dönem

Nilüfer Belediyesi, kamu verilerini herkesin erişimine açan Açık Veri Platformu’nu hayata geçirdi. Kent yönetiminde ortak aklı büyüten bu önemli adım sayesinde belediyenin ürettiği veriler ücretsiz ve erişilebilir hale gelirken; vatandaşların hizmetleri daha yakından takip edebilmesi, araştırmacıların veri üretmesi ve girişimcilerin yeni çözümler geliştirmesi mümkün oluyor. Veriye dayalı bu yaklaşım; şeffaflığı artırıyor, katılımı güçlendiriyor, kararların daha doğru alınmasını sağlıyor ve kamuya duyulan güveni büyütüyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in seçim sürecinde açıkladığı “100 Güldüren Proje” arasında yer alan Açık Veri Platformuna acikveri.nilufer.bel.tr adresinden erişilebiliyor. Vatandaşlar, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşları, belediye verilerine kayıt veya ücret olmadan ulaşabiliyor. DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ EŞİK Yapay Zeka Bürosu ve dijitalleşme projeleriyle Türkiye’de rol model gösterilen Nilüfer Belediyesi, açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi oldu. Böylece Nilüfer, dijital belediyecilik alanındaki öncü konumunu pekiştirdi. Platform; Belediye Hizmetleri, Çevre ve İklim, Ulaşım, Kültür-Sanat ve Spor, Nüfus ve Demografik veriler ile Coğrafi Bilgi Sistemleri gibi başlıklarda veri setlerini kamuoyunun erişimine açıyor. Veriler, birçok farklı ve açık formatlarda sunulurken, platformda yer almayan veriler için talep mekanizması da bulunuyor. “VERİ PAYLAŞMAK TERCİH DEĞİL, SORUMLULUK” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, açık veri yaklaşımını “Ortak Akıl” vizyonunun doğal bir uzantısı olarak tanımlayarak şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak kentle ilgili verileri vatandaşlarımızla paylaşmayı bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyoruz. Açık Veri Platformumuz yalnızca şeffaflığımızı artıran bir araç olmayacak; aynı zamanda vatandaşlarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin Nilüfer için değer üretmesine olanak tanıyan bir ekosistem yaratacak. Bursa’da bu adımı atan ilk ilçe belediyesi olmaktan da gurur duyuyoruz. Veriye dayalı bir kent yönetimi, halkla birlikte daha güçlü bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceğiz.” BURSA’DAKİ VERİ EKOSİSTEMİNE KATKI SUNACAK Türkiye’de açık veri portallarının ağırlıklı olarak büyükşehir belediyeleri ile İstanbul’daki bazı ilçe belediyeleri tarafından kullanıldığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer Belediyesi olarak açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi olduk. Böylece, Bursa’daki veri ekosisteminin derinleşmesine katkı sunarak, büyükşehir düzeyindeki çalışmalara tamamlayıcı bir yapı da oluşturacağız” dedi.

IFS, Chelsea Futbol Kulübü'nün ana sponsoru olduğunu duyurdu Haber

IFS, Chelsea Futbol Kulübü'nün ana sponsoru olduğunu duyurdu

Dünyanın önde gelen yapay zeka yazılım sağlayıcılarından IFS, şirketlerin karmaşık operasyonel süreçlerini daha verimli ve ölçülebilir hale getirmeye odaklanıyor. Bu kapsamda IFS, yazılım ve yapay zeka çözümlerini Chelsea’nin operasyonel altyapısına entegre edecek. Böylece kulübün saha dışındaki iş süreçlerinden karar mekanizmalarına kadar birçok alanda verimlilik ve performans artışı hedefleniyor. Bu ortaklık, Chelsea’nin teknolojiyi daha stratejik bir şekilde konumlandırma yaklaşımını güçlendirirken, gelişmiş yapay zekayı kulübün uzun vadeli yapılanmasının önemli bir parçası haline getiriyor. Chelsea FC Kulüp Başkanı Jason Gannon şunları söyledi: “Kulübümüzü bir üst seviyeye taşımak için IFS’in ileri düzey yapay zeka çözümlerinden yararlanacağız. Bu iş birliği, teknolojiyi stratejik bir güç olarak konumlandırma ve hem saha içinde hem de saha dışında performansımızı sürekli geliştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. IFS ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” IFS CEO'su Mark Moffat ise şunları ekledi: “Sektörde olduğu gibi sporda da farklar küçüktür, riskler yüksektir ve doğru kararı doğru anda vermek belirleyicidir. IFS’in yapay zekası, küresel ekonomiye yön veren endüstriler için bunu mümkün kılar. Chelsea FC’nin de aynı yüksek standartlarla hareket etmesi bu güçlü uyumun temelini oluşturuyor. Bu nedenle kulübün ana ortağı olmaktan büyük gurur duyuyoruz.” IFS hakkında:  IFS, dünya genelinde üretim, dağıtım, servis ve bakım-onarım yapan şirketler için endüstriyel yapay zeka entegre Kurumsal İş Uygulamaları (ERP/EAM/FSM) sunar. Uzman olduğu sektörlerde hizmet verdiği şirketlerin, uçtan uca tüm ihtiyaçlarını yıllar içinde geliştirdiği uzman çözümlerle karşılamayı amaçlayan IFS, 7000’den fazla çalışanı ve büyüyen ekosistemiyle sayısız müşteriye hizmet vermektedir. IFS, hizmet verdiği şirketlerin dijital dönüşümün avantajlarından faydalanarak kaynaklarını en iyi şekilde kullanabilmesini ve sürdürülebilir başarılar kazanmasını hedefler.    www.ifs.com/tr   www.linkedin.com/company/ifs-turkey  Chelsea FC hakkında Chelsea, dünyanın en iyi futbol kulüplerinden biridir. Erkek takımı, 2025 yılında FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nı kazanarak dünya şampiyonu olmuştur. Kulüp daha önce de Şampiyonlar Ligi'ni iki kez müzesine götürmüştür. Kadın takımı Chelsea Women da pek çok kupa kazanmış başarılı bir takımdır. 1905 yılında kurulan Chelsea, Londra'nın merkezinde yer alan ve 40.000 kapasiteli Stamford Bridge stadında faaliyet gösteren bir kulüptür. "The Blues" lakaplı kulüp, İngiltere’de 5 kez Premier Lig şampiyonluğu dahil birçok yerel kupa kazanmıştır. Ayrıca Chelsea, mevcut tüm UEFA kulüp turnuvalarını kazanan tek kulüp olma unvanına sahiptir. Kulüp, dünyanın en tanınmış oyuncularına sahip olmanın yanı sıra, geleceğine de yatırım yaparak modern bir akademi ve eğitim merkezine sahiptir. Ayrıca Chelsea Vakfı, spor dünyasındaki en kapsamlı toplumsal projelerden birini yürüterek dünya genelindeki çocukların ve gençlerin hayatlarını iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. https://www.chelseafc.com/en

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması Haber

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması

Samsung, 25 Şubat 2026'daki Unpacked etkinliğinde Galaxy S26 Ultra'yı resmen tanıttı ve şirketin en yeni üst düzey cihazının lansmanını gerçekleştirdi. Bu amiral gemisi model, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlayan birçok önemli yükseltme içeriyor. S26 Ultra, selefiyle birçok benzerliği korusa da, asıl soru Apple'ın en üst düzey ürünü olan iPhone 17 Pro Max ile rekabet edebilecek mi? Ekran ve tasarım Galaxy S26 Ultra, 3120 x 1440 piksel çözünürlüğe ve 120 Hz dinamik yenileme hızına sahip 6,9 inç AMOLED ekrana sahip. Cihaz, selefine benzer şekilde, yansımaları ve parlamayı azaltan Corning Gorilla Armor 2 ile korunmaktadır. Bu yılki S26 Ultra'nın en dikkat çekici özelliği, yepyeni Gizlilik Ekranı. Samsung bu özelliği piksel düzeyinde geliştirdi; geniş açılı aydınlatılmış pikseller, dar açılı aydınlatılmış piksellerle dönüşümlü olarak kullanılıyor. Etkinleştirildiğinde, dar pikseller 90 derecelik bir açıyla aydınlanarak yakındaki kişilerin içeriğe göz atma olasılığını en aza indiriyor. Kullanıcılar, özelliğin otomatik olarak etkinleştirilmesi için belirli uygulamaları veya zaman dilimlerini seçebilirler; iki mod mevcuttur: Kısmi Ekran Gizliliği ve Maksimum Gizlilik Koruması. Maksimum modda, gizliliği artırmak için parlaklık daha da azaltılır. Bu arada, iPhone 17 Pro Max de 6,9 ​​inçlik bir OLED ekrana sahip, ancak çözünürlüğü yalnızca 2.868 x 1.320 piksel ve 120 Hz uyarlanabilir yenileme hızıyla daha düşük bir performans sunuyor. Apple, yansımaları azaltan Ceramic Shield 2 teknolojisini ekranlarına entegre etmiş olsa da, parlamayı önleme ve ekran güvenliği açısından Samsung'un çözümü hala daha üstün kabul ediliyor. Tasarım açısından Galaxy S26 Ultra, 7,9 mm kalınlığında ve 214 gram ağırlığında olup, 8,5 mm kalınlığında ve 233 gram ağırlığındaki iPhone 17 Pro Max'ten daha hafif ve şıktır. Elde tutulduğunda ise iPhone daha sağlam ve güvenli bir his veriyor. Her iki ürün de IP68 toz ve su geçirmezlik özelliğine sahiptir. Performans ve Yapay Zeka Gizlilik Ekranı etkinleştirildiğinde, Galaxy S26 Ultra'nın ekranı her açıdan bakıldığında neredeyse tamamen siyah olur. (Resim: CNET) Samsung Galaxy S26 Ultra, Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci, 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar dahili depolama ile donatılmıştır. Özellikle, Samsung, zorlu görevleri yerine getirirken performansı artırmak için buhar odası soğutma sistemini yeniden tasarlamıştır; bu özellik genellikle oyun cihazlarında bulunur. Bu arada, Apple'ın iPhone 17 Pro Max modeli, geçen yılın A18 Pro çipinden daha hızlı olan en yeni A19 Pro çipini kullanıyor. Bu çip, yapay zeka işlem yeteneklerini optimize eden yeni nöral hızlandırıcıları entegre ediyor. iPhone 17 Pro Max, 256 GB'tan 2 TB'a kadar çeşitli depolama seçenekleriyle geliyor ve bu da şu anda akıllı telefonlarda bulunan en yüksek depolama kapasitesi anlamına geliyor. Samsung ayrıca Bixby sanal asistanını da geliştirerek daha konuşkan ve bağlamsal olarak daha duyarlı hale getirdi. Bixby, Google'ın Gemini'si ile birlikte çalışarak Uber çağırmak gibi görevleri yerine getirebiliyor, ancak henüz otomatik ödeme yapamıyor. Apple bu yıl Siri'nin daha akıllı bir versiyonunu da hazırlıyor, ancak A19 Pro çipi, optimize edilmiş donanım-yazılım mimarisi sayesinde yapay zeka işlem verimliliğinde şimdiden bir avantaj gösterdi. Pil açısından bakıldığında, Galaxy S26 Ultra 60W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000 mAh'lik bir pile sahipken, iPhone 17 Pro Max 5.088 mAh'lik bir pile sahip ve 40W'lık bir şarj cihazıyla %0'dan %69'a kadar şarj olabiliyor. CNET tarafından 2025 yılında piyasaya sürülecek 35 telefon modeli üzerinde yapılan son pil testlerinde, iPhone 17 Pro Max pil ömründe liderliği ele geçirdi; bu da pil ömrüne önem veren kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Kamera Samsung, kullanıcılar Siri güncellemesini beklemeye devam ederken Bixby'yi güncelledi. (Resim: CNET) Galaxy S26 Ultra, önceki modelle aynı dörtlü kamera kurulumunu koruyor ancak diyafram açıklığı iyileştirilmiş durumda. Özellikle, f/1.4 diyafram açıklığına sahip (f/1.7'den genişletilmiş) 200MP ana kamera, f/2.9 diyafram açıklığına sahip 50MP 5x telefoto kamera, f/2.4 diyafram açıklığına sahip 10MP 3x telefoto kamera ve f/1.9 diyafram açıklığına sahip 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Ön kamera ise 85 derecelik geniş açılı görüşe sahip 12MP'lik bir kamera. Bu arada, iPhone 17 Pro Max, standart, ultra geniş ve 4x telefoto lens içeren üçlü 48MP kamera sistemiyle donatılmış olup, 8x zoom'da video kaydı için görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. En dikkat çekici özellik ise, telefonu döndürmeye gerek kalmadan otomatik olarak dikey ve yatay modlar arasında geçiş yapan ve daha esnek ve yaratıcı bir deneyim sunan, Dinamik Ada'nın yanına yerleştirilmiş yeni tasarlanmış ön kameradır. Samsung ayrıca selfie görüntü kalitesini iyileştirmek için "AI ISP" teknolojisini de tanıttı, ancak Apple'ın görüntü işleme ve optimizasyon yeteneklerini aşmak önemli bir zorluk olacak. Galaxy S26 Ultra için 36,99 milyon VND ve iPhone 17 Pro Max için 37,59 milyon VND'lik başlangıç ​​fiyatlarıyla, her iki ürün de önemli yatırımları temsil ediyor. Samsung, öncü ekran teknolojisi, benzersiz ekran güvenlik özellikleri ve çeşitli odak uzaklığına sahip kamera sistemiyle öne çıkıyor. Öte yandan Apple, optimize edilmiş performans, mükemmel pil ömrü ve çığır açan ön kamera deneyimiyle puan topluyor. Bu iki dev arasındaki rekabet sadece teknik özelliklerin karşılaştırılmasıyla sınırlı değil, aynı zamanda ekosistemlerindeki ve ürün geliştirme felsefelerindeki farklılıkları da yansıtıyor. Nihai seçim, kullanıcıların Android'in esnekliğine ve özelleştirilebilirliğine mi yoksa iOS'un senkronizasyonuna ve derin optimizasyonuna mı öncelik vereceğine bağlı olacaktır. Kaynak: CNET

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu Haber

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) Çekirge Toplantısı ve Geleneksel İftar Programı, yerel yöneticiler, iş insanları ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla Podyum Davet’te gerçekleştirildi. İftarın açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemenin gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin göstergesi olduğunu belirtti. Hatunoğlu, “BUSİAD yalnızca gönüllü bir kuruluş değil, aynı zamanda geleceği okuyan ve öngörüler üreten bir yapı” dedi. Hatunoğlu, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurma hedefini vurguladı. “Doğal kaynaklarımız, bilgi birikimimiz, sermayemiz ve insan kaynağımızı gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmalıyız” dedi. Bursa’nın gücünün sadece organize sanayi bölgeleri veya üretim kapasitesi değil, insan kaynağı olduğunu belirten Hatunoğlu, toplumsal dönüşümün ekonomik ve dijital dönüşümler kadar kritik olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKA VE İNSAN İLİŞKİSİ 44 yıldır bilişim sektöründe faaliyet gösteren Hatunoğlu, yapay zekânın insanın yerini almayacağını, aksine doğru kullanıldığında insanı daha değerli kılacağını söyledi. “Teknoloji ve dijitalleşmeyi doğru araç olarak kullanıp, asıl merkezde insanı koymalıyız” dedi. İş dünyasının ekonomik zorluklarını da değerlendiren Hatunoğlu, finansman koşulları, maliyet baskıları, küresel rekabet ve jeopolitik risklerin kent ve ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini belirtti. BUSİAD’ın iş dünyasının sesi olarak çözüm odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı. ACİL İHTİYAÇ PROJESİ VAKFI SUNUMU Programda konuşan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Dr. Ebru Nurluoğlu, “Geleceği İyilikle Beslemek” başlıklı sunum yaptı. Nurluoğlu, farklı coğrafyalarda yardım çalışmalarına değinerek, sosyal sorumluluğun toplumsal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Hatunoğlu, konuşmasını “Önce insan olduğumuzu unutmadan, ortak iyiliği gözeterek, birlik ve beraberlik içinde, daha adil, üretken ve yaşanabilir bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

GA-ASI, yarı otonom müşterek muharebe uçağı uçuşuyla yeni bir dönüm noktasına ulaştı Haber

GA-ASI, yarı otonom müşterek muharebe uçağı uçuşuyla yeni bir dönüm noktasına ulaştı

YFQ-42A İnsansız Savaş Uçağı 'Görev Otonomi Testini' başarıyla gerçekleştirdi. ACCESS Newswire / SAN DIEGO, KALİFORNİYA (İGFA) - General Atomics Aeronautical Systems, Inc. (GA-ASI), YFQ-42A Müşterek Muharebe Uçağı'na (CCA - Collaborative Combat Aircraft) üçüncü taraf görev otonomisini başarıyla entegre ederek ilk yarı otonom hava görevini gerçekleştirdi ve bu ay yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Bu test için GA-ASI, ABD Hava Kuvvetleri için GA-ASI tarafından tasarlanan ve geliştirilen yeni YFQ-42A CCA'yı (Müşterek Muharebe Uçağı) uçurmak üzere bir RTX işletmesi olan Collins Aerospace tarafından sağlanan görev otonomi yazılımını kullandı. Sidekick Müşterek Görev Otonomisi yazılımı, Otonomi Hükümet Referans Mimarisi (A-GRA) kullanılarak YFQ-42A'nın uçuş kontrol sistemiyle sorunsuz bir şekilde entegre edildi. Entegrasyon, otonomi yazılımı ile uçağın görev sistemleri arasında sağlam ve güvenilir veri alışverişi sağlayarak görev otonomi komutlarının hassas bir şekilde yürütülmesini garanti etti. Son testler sırasında otonomi modu Yer İstasyonu Konsolu (GSC) aracılığıyla etkinleştirildi. Etkinleştirildikten sonra, yerdeki bir insan otonomi operatörü, talimatları dört saatten fazla bir süre boyunca yüksek doğrulukla yerine getiren YFQ-42A'ya doğrudan çeşitli komutlar iletti. Bu test, Sidekick'in gelişmiş görev otonomi yeteneklerinin etkinliğini ve A-GRA standardının karmaşık operasyonel gereksinimleri desteklemedeki esnekliğini vurgulamaktadır. GA-ASI Başkanı David R. Alexander, "Gelişmiş otonom görev çözümleri sunmak için Collins ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyoruz," dedi. "Sidekick'in YFQ-42A'mızla entegrasyonu, insansız hava aracı teknolojisinde inovasyona ve operasyonel mükemmelliğe olan bağlılığımızı göstermektedir." Bu başarı, GA-ASI'nin savunma uygulamaları için otonom sistemleri geliştirmeye olan bağlılığının altını çizmektedir. A-GRA aracılığıyla bağlanan Sidekick otonomi yazılımı ve YFQ-42A görev sistemlerinin kombinasyonu; savaş otonomisi, görev esnekliği, operatör kontrolü ve sistem güvenilirliği için yeni ölçütler belirlemektedir. Bir RTX işletmesi olan Collins Aerospace'in Stratejik Savunma Çözümleri Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Ryan Bunge, "Bu uçuşta sergilenen otonomi yetenekleri, müşterek görev otonomisini ilerletmek için yaptığımız özel yatırımı vurgulamaktadır," dedi. "Sidekick'in bu General Atomics platformuna hızlı entegrasyonu ve çatışmayla ilgili geniş bir davranış yelpazesini destekleme konusundaki anında yeteneği, açık sistem yaklaşımımızın gücünü ve esnekliğini vurgulamaktadır." Bu ilk görev otonomi uçuşu, GA-ASI için Ağustos 2025'te YFQ-42A Kuyruk Bir'in ilk uçuşlarıyla başlayan sağlam bir YFQ-42A geliştirme programını sürdürmektedir. Altı aydan kısa bir süre içinde GA-ASI, tek tuşla otonom kalkış ve inişler de dahil olmak üzere birden fazla YFQ-42A uçağı inşa etti ve uçurdu. GA-ASI, 2008 yılında şirket tarafından finanse edilen silahlı MQ-20 Avenger® ile başlayarak yaklaşık yirmi yıldır insansız jetler inşa etmekte ve uçurmaktadır. Şirketin Avenger'a devam eden yatırımı, uçağın hem hükümet programlarında hem de şirket tarafından finanse edilen araştırma ve geliştirmede gelişmiş otonomi geliştirme ve testi için rutin olarak bir CCA (Müşterek Muharebe Uçağı) vekili olarak hizmet vermesiyle sonuç vermeye devam etmektedir. 30 yılı aşkın süredir aileye ait, özel bir savunma şirketi olan GA-ASI, ABD savunma endüstrisindeki orijinal ezber bozanlardan biri olarak bilinmektedir ve şu anda dünya çapında insansız hava aracı operasyonlarında her yerde bulunan teknolojilerin çoğuna öncülük etmekte ve bunları icat etmektedir. Şirket, yıllık gelirinin yüzde 35'inden fazlasını dahili araştırma ve tasarım projelerine yeniden yatırmakta, ihtiyaçtan önce inşa etmekte ve gereksinimlerden önce yetenekler tasarlamaktadır. Örneğin 2025 yılında, dahili olarak finanse edilen bir Avenger demosu, aynı uçuşta hem GA-ASI'nin TacACE otonomi yazılımını hem de Shield AI'nin Hivemind yazılımını içeriyordu ve MQ-20 hala havadayken yapay zeka pilotları arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapıyordu. Yılın ilerleyen zamanlarında GA-ASI, başka bir Avenger uçuş demosu için Lockheed Martin ve L3 Harris ile iş birliği yaptı ve MQ-20'yi gelişmiş bir insanlı-insansız ekip oluşturma görevi için bir F-22 Raptor'a bağladı; bu, insan savaş pilotunun Avenger'ı kokpitten tablet kontrolü aracılığıyla otonom bir CCA (Müşterek Muharebe Uçağı) vekili olarak komuta etmesine izin verdi. 2024 yılında GA-ASI, Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL) ile iş birliği içinde geliştirilen XQ-67A Off-Board Sensing Station (OBSS - Harici Algılama İstasyonu) jetini ilk kez uçurdu. Bu erken CCA (Müşterek Muharebe Uçağı) prototipi, ortak bir çekirdek şasiden birkaç uçak varyantı oluşturmaya odaklanan Düşük Maliyetli Harcanabilir Uçak Platformu Paylaşımı (LCAAPS) programının bir parçası olarak AFRL ile öncülük edilen "cins/tür" konseptini doğruladı. GA-ASI'nin Gambit Serisi, XQ-67A'nın halihazırda havadan algılamayı sergilemesi ve YFQ-42A'nın havadan havaya savaşı göstermesiyle, bu ortak çekirdek konseptinden çoklu görevlendirilmiş varyantlar öngörmektedir. Genel müşteri değerini artırmak için bu yeni üretim yaklaşımını kullanan GA-ASI, sıfırdan bir uçak inşa etmekten daha az zaman ve maliyet yatırımıyla çeşitli görevlere hızla yönelebilir. GA-ASI HAKKINDA General Atomics Aeronautical Systems, Inc., dünyanın önde gelen İnsansız Hava Aracı Sistemleri (UAS) üreticisidir. 9 milyon uçuş saatini aşan Predator® UAS (İnsansız Hava Aracı Sistemleri) serisi 30 yılı aşkın süredir uçmaktadır ve MQ-9A Reaper®, MQ-1C Gray Eagle®, MQ-20 Avenger® ve MQ-9B SkyGuardian®/SeaGuardian® modellerini içerir. Şirket, sürekli durumsal farkındalık ve hızlı saldırı sağlayan uzun menzilli, çok görevli çözümler sunmaya kendini adamıştır. Daha fazla bilgi için www.ga-asi.com adresini ziyaret edin. Avenger, EagleEye, Gray Eagle, Lynx, Predator, Reaper, SeaGuardian ve SkyGuardian, Amerika Birleşik Devletleri ve/veya diğer ülkelerde tescilli General Atomics Aeronautical Systems, Inc.'in ticari markalarıdır. KAYNAK: General Atomics Aeronautical Systems, Inc.

BUMİAD’da yapay zeka masaya yatırıldı Haber

BUMİAD’da yapay zeka masaya yatırıldı

Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD), üretken yapay zekâdan otonom sistemlere ve robotik uygulamalara geçişin konuşulduğu özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmasını yapan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, yapay zekânın son yılların en önemli tartışma konularından biri olduğunu vurguladı. Gümüş, kullanım alanlarının her geçen gün genişlediğini ve bu alanların başında iş dünyasının geldiğini belirterek, üyelerini teknolojik gelişmelerden anında haberdar ettiklerini söyledi. Etkinliğe konuk olan Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Başkanı İdris Doğrul, dünyanın insan ve makine işbirliğinin başlangıç çağında olduğunu ifade ederek yapay zekânın hayatın her alanına hızla hakim olmaya başladığını dile getirdi. Doğrul, yapay zekânın işsizliği artıracağı yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, “Geçiş süreci kontrollü olduğu sürece dramatik işsizlik tabloları yaşanmaz. İnsan istemediği sürece yapay zekâ insanı işsiz bırakmaz. Aksine doğru ve ehil ellerde yeni istihdam alanları doğurur” dedi. İŞLETMELER AÇISINDAN YAPAY ZEKÂNIN ÖNEMİ İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerden kendilerini uzak tutmalarının, dijitalleşen dünyada telâfisi mümkün olmayan hataları da beraberinde getireceğine işaret eden Doğrul, yapay zekânın insan faktörü olmaksızın varlığını sürdüremeyeceğini ifade etti. Dijitalleşen dünyada hız faktörünün, hiçbir dönemde olmadığı kadar önem kazacağına değinen Doğrul, 500 sayfalık bir raporun analizinin yapay zekâ marifetiyle, 15 saniyede hazırlanabileceğini vurguladı. Yapay zekânın yaygınlık kazanmasıyla rekabet olgusunun daha da artacağını belirten Doğrul, yakın gelecekte yapay zekaya entegre olamayan firmaların, rekabet edebilme reflekslerinin zayıflayabileceğini de sözlerine ekledi.

SpaceX, Musk'ın yapay zeka şirketi xAI'yi satın aldı Haber

SpaceX, Musk'ın yapay zeka şirketi xAI'yi satın aldı

İki şirket, anlaşmayı Pazartesi günü SpaceX'in web sitesinde yaptığı bir açıklamada duyurdu ve birleşmenin "yapay zeka, roketler, uzay tabanlı internet, doğrudan mobil cihaz iletişimi ve dünyanın önde gelen gerçek zamanlı bilgi ve ifade özgürlüğü platformu ile Dünya'da (ve dışında) en iddialı, dikey olarak entegre edilmiş inovasyon motorunu" oluşturacağını söyledi. Dünyanın en değerli özel şirketlerinden biri olan SpaceX, Grok chatbot'u ve X sosyal medya platformu gibi xAI varlıklarını devralacak. Bu satın alma, Musk'ın yapay zekayı desteklemek için uzaya veri merkezleri ve güneş enerjili uydular yerleştirme planlarını sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor; bu, muazzam ve aşırı pahalı bir girişim. Anlaşmanın SpaceX'i 1 trilyon dolar, xAI'yi ise 250 milyar dolar değerinde değerlendirdiği ve birleşmiş şirketin 1 trilyon doların çok üzerinde bir değere sahip bir halka arz için hazırlandığı bildiriliyor. Halka arzın, gezegenlerin hizalanması ve Musk'ın doğum günüyle aynı zamana denk gelecek şekilde yaz başlarında gerçekleşmesi bekleniyor. Anlaşmanın duyurusunda, Musk'ın uzay tabanlı veri merkezleri planları özellikle anlaşmanın gerekçesi olarak gösterildi. Açıklamada, “Yapay zekadaki mevcut gelişmeler, muazzam miktarda güç ve soğutma gerektiren büyük karasal veri merkezlerine bağlıdır. Yapay zeka için küresel elektrik talebi, topluluklara ve çevreye zorluk çıkarmadan, yakın vadede bile karasal çözümlerle karşılanamaz. Uzun vadede, uzay tabanlı yapay zeka açıkça ölçeklendirmenin tek yoludur.” denildi.

BURULAŞ 2025'te 315 milyon yolcu taşıdı Haber

BURULAŞ 2025'te 315 milyon yolcu taşıdı

Bursa’da toplu ulaşım, deniz ve raylı sistemler 2025 yılında yoğun bir kullanım gösterdi. Başkan Mustafa Bozbey, 2026 projeleri ve yatırımlarını açıkladı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BURULAŞ’ın 2025 yılı verilerini ve 2026 yılı için planlanan projeleri paylaştığı yılın ilk basın toplantısında, şehirde toplam 315 milyon toplu taşıma yolculuğu gerçekleştiğini açıkladı. Bu yolculukların yaklaşık 210 milyonu otobüslerle, 105 milyonu ise raylı sistemlerle yapıldı. Başkan Bozbey, “Gece seferlerimizle, BursaRay ve otobüslerde 108 binin üzerinde yolcumuza hizmet verdik. Öğrencilerimiz 86 milyon indirimli biniş gerçekleştirdi. Öğrenci biletlerinde birçok belediyenin altında kalıyoruz. Bizde öğrenci bileti dörtte bir fiyatında. 1 milyonun üzerinde hemşehrimiz ücretsiz parklanma hizmetinden faydalandı. BUDO ile 710 binin üzerinde, BBBUS ile 1 milyon 720 bin yolcu taşındı” dedi. OTOBÜS VE RAYLI SİSTEM ENTEGRASYONU GÜÇLENİYOR BURULAŞ otobüslerinde 134 hatta, özel halk otobüsleri ve alt işletici araçlarla birlikte toplam 402 hatta hizmet verildiğini belirten Bozbey, günlük ortalama 595 bin, aylık 14 milyonu aşkın yolculuk gerçekleştirildiğini aktardı. Başkan, yaş ortalaması 10 olan araç filosuna 42 yeni araç kazandırıldığını, engelsiz ulaşım uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ve yapay zekâ destekli şoför takip sistemi ile hizmet güvenliğinin güçlendirildiğini söyledi. Bozbey, Bursaray ve otobüs hatları arasında entegrasyonu artırmayı hedeflediklerini, T1 ve T2 hatlarına paralel çalışan otobüs seferlerini kademeli olarak azaltacaklarını açıkladı. Ayrıca elektrikli otobüs sayısının artırılacağını ve Otobüs Komuta Kontrol Merkezi’nin kurulacağını belirtti. Karacabey Otogarı–Bursa Terminali arasında 904 numaralı hattın devreye alınarak ilçeler arası erişimin güçlendirileceğini aktardı. PAYLAŞIMLI BİSİKLET VE ÇEVRECİ ULAŞIM PROJELERİ Başkan Bozbey, Bursa’da ulaşımı daha çevreci ve entegre hale getirmek amacıyla paylaşımlı bisiklet projesini hayata geçireceklerini ve Bursaray ile mahalle merkezlerinde kurulacak istasyonlarla bisiklet kullanımını artırmayı hedeflediklerini duyurdu. BBBUS VE FİYAT DENGESİ TARTIŞMASI BBBUS hatlarında memnuniyet seviyesinin yüzde 98 olduğunu hatırlatan Bozbey, “BBBUS ile fiyat dengesini sağlıyorduk. Bakanlık şirketi devraldı, ihale yapıldı. Teklifler açıldığında bazı firmaların gideni yüksek, gelişi düşük tutmayı planladığını gördük. Bizim teklifimiz çok aşağıda kaldı. BBBUS otobüslerimizin iki havaalanına da Bursa’dan yolcu taşımaya devam etmesini istiyoruz. Fiyat dengesi bozulacak ve iyi hizmet veren bir kurumu ortadan kaldırmış olacağız. Bu konuda davalar devam edecek” ifadelerini kullandı.

Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan Dijital Bankacılıkta İki Ödül Birden Haber

Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan Dijital Bankacılıkta İki Ödül Birden

Garanti BBVA, World Finance Digital Banking Awards 2025’te, Türkiye’nin “Bireysel Bankacılıkta En İyi Dijital Banka” ve “En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması” ödüllerinin sahibi oldu. Ödüller, bankanın radikal müşteri perspektifiyle şekillenen dijital bankacılık yaklaşımı ve yüksek müşteri memnuniyetini temsil ediyor. Uluslararası finans yayın grubu World Finance tarafından düzenlenen Digital Banking Awards 2025 kapsamında iki önemli ödüle birden layık görülen Garanti BBVA, dijital bankacılık alanındaki güçlü performansı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla öne çıktı. “Radikal müşteri perspektifimizi dijital deneyimin merkezine koyuyoruz” Aldıkları ödülleri değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, “World Finance tarafından bu iki önemli ödüle layık görülmemizi, dijital bankacılığı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bütüncül bir deneyim olarak ele alışımızın bir sonucu olarak görüyoruz. Radikal müşteri perspektifi anlayışımız ile müşterilerimizi dinleyen, ihtiyaçlarını öngören ve onlara gerçek zamanlı, güvenilir çözümler sunan dijital platformlar geliştiriyor ve sunuyoruz. Müşteri memnuniyeti odağımızla bu ödüle layık bulunduğumuz için gururluyuz.” dedi. Teknolojiyi anlamlı ve müşteriye değer yaratan çözümlere dönüştürmek World Finance Digital Banking Awards, bankaların ve finansal teknoloji kuruluşlarının dijitalleşme, inovasyon, müşteri deneyimi, güvenlik ve finansal kapsayıcılık alanlarındaki yetkinliklerini değerlendirerek, küresel ölçekte fark yaratan kurumları ödüllendiriyor. 2025 yılında dijital bankacılık yapay zekâ destekli kişiselleştirme, açık bankacılık, gömülü finans ve siber güvenlik gibi alanlarda yaşanan dönüşümle birlikte müşteri güvenini ve deneyimini daha da derinleştiren bir yapıya evrildi. Garanti BBVA da bu dönüşümde, teknolojiyi anlamlı ve müşteriye değer yaratan çözümlere dönüştürme becerisiyle öne çıktı. Garanti BBVA’nın dijital bankacılık yaklaşımı; müşterilerin günlük finansal ihtiyaçlarını sezgisel, hızlı ve güvenli platformlar üzerinden karşılamayı hedefleyen uçtan uca bir deneyim sunuyor. Mobil bankacılık uygulamaları başta olmak üzere tüm dijital temas noktalarında geliştirilen çözümler, müşteri memnuniyetini artırırken bankacılığı herkes için daha erişilebilir ve sade hale getiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.