SON DAKİKA
Hava Durumu

#Washington

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Washington haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Washington haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD-Kanada ticaret gerilimi tırmanıyor: Trump yönetiminden sert mesaj Haber

ABD-Kanada ticaret gerilimi tırmanıyor: Trump yönetiminden sert mesaj

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Kanada arasındaki ticaret gerilimi yeni bir aşamaya taşındı. Washington, Kanada’yı ticaret savaşını büyütmemesi konusunda uyarırken, iki ülke karşılıklı gümrük vergileri üzerinden yeniden karşı karşıya geldi. ABD ile Kanada arasında yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından Washington, Kanada’dan ithal edilen bazı ürünlere yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulamaya başladı. Söz konusu tarifelerin yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Kanada ürününü kapsadığı ve bunların Kanada’nın ABD’ye yaptığı toplam ihracatın yaklaşık yüzde 5,5’ine karşılık geldiği belirtildi. Kanada yönetimi ise ABD’nin kararına karşılık verme hazırlığında olduğunu duyurdu. Ottawa, 8 Eylül’den itibaren ABD menşeli çelik ve süt ürünlerine yeni gümrük vergileri uygulanacağını açıkladı. ABD'den Kanada'ya "ticaret savaşı" uyarısı ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Kanada'nın Washington ile ticaret savaşını tırmandırması halinde ekonomik açıdan daha fazla zarar göreceğini savundu. Duffy, Kanada'nın ABD ile ticaretten elde ettiği ekonomik faydanın, ABD'nin Kanada ile ticaretinden sağladığı kazanımdan daha yüksek olduğunu öne sürerek Ottawa'nın bu mücadelede Washington'a karşı üstünlük sağlayabileceğini düşünmesini eleştirdi. ABD'li Bakan ayrıca Kanada Başbakanı Mark Carney'nin kısa süre içerisinde yeniden müzakere masasına dönmesini beklediğini söyledi ve mevcut tablonun Kanada ekonomisi açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Carney: "Bize saldırıldı" Kanada Başbakanı Mark Carney ise ABD'nin yeni tarifelerine sert tepki gösterdi. Carney, Washington'ın kararını bir saldırı olarak nitelendirerek Kanada'nın buna karşılık vermek zorunda olduğunu belirtti. Kanada yönetimi bu kapsamda ABD ürünlerine yönelik yeni vergileri devreye sokmaya hazırlanırken, iki ülke arasındaki ticaret anlaşmazlığının daha da büyümesi ihtimali gündeme geldi. Trump'tan Kanada'ya sert eleştiri ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Kanada'nın ABD ile ilişkilerinden önemli ekonomik kazanımlar elde ettiğini savundu. Trump, Kanada'nın ABD'nin bir eyaleti olmadan Washington'dan faydalanmak istediğini ileri sürerken, Kanada'nın uzun süredir ABD'li çiftçilere yüksek vergiler uyguladığını belirtti. Karşılıklı tarife kararları, ABD ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir gerilim başlatırken, gözler iki ülkenin yeniden müzakere masasına dönüp dönmeyeceğine çevrildi.

Trump’tan İran’a “Eşi benzeri görülmemiş boyutta bir ekonomik operasyon olacak” tehdidi Haber

Trump’tan İran’a “Eşi benzeri görülmemiş boyutta bir ekonomik operasyon olacak” tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik eşi benzeri görülmemiş boyutta bir "ekonomik operasyon" ilan ettiğini belirtti. Trump, Tahran yönetimine destek veren ülkelerin, şirketlerin ve finans kuruluşlarının da ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’a anlaşma için fırsat sunduğunu ancak Tahran’ın bu fırsatı değerlendirmediğini savundu. Bunun üzerine Washington’ın şimdiye kadar herhangi bir ülkeye karşı uygulanmış en kapsamlı ekonomik baskı politikalarından birini hayata geçireceğini söyledi. Trump, yeni dönemi “eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon” olarak tanımladı. İran’a ekonomik destek sağlayan ülkeler hedefte ABD Başkanı, yalnızca İran yönetimini değil, Tahran’ın ekonomik bağlantılarını sürdüren üçüncü ülkeleri de hedef aldı. Trump; finans kuruluşları, şirketler, havalimanları ve devlet kurumları üzerinden İran’a ekonomik kaynak aktarılmasına izin veren ülkelerin ciddi ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını belirtti. Özellikle İran'ın gelir elde etmesini sağlayan petrol ticareti, nakit transferleri, döviz işlemleri, gemi sicilleri ve paravan şirketler Washington’ın merceğinde olacak. Bu yaklaşım, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikasında yalnızca Tahran'ı değil, İran ekonomisinin uluslararası bağlantılarını da baskı altına alma hedefinin güçlendiğini gösteriyor. Washington’dan “ekonomik kuşatma” mesajı Trump’ın açıklaması, ABD Hazine Bakanlığının İran’ın ekonomik kaynaklarını sınırlandırmaya yönelik son dönemdeki girişimlerinin devamı niteliğinde. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de 14 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Washington’ın İran’a yönelik politikalarının dünya ekonomisinin daha önce görmediği ölçekte bir izolasyon oluşturacağını savunmuştu. Yeni hamlenin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’la ekonomik işlemlerini durdurma kararı sonrasında gelmesi de dikkat çekti. Böylece Washington’ın İran’ın bölgesel ticaret ve finans ağlarını daraltma çabası daha geniş bir ekonomik baskı kampanyasına dönüşüyor. Trump: İran nükleer silaha sahip olamayacak Trump açıklamasında İran’ın nükleer kapasitesine de değindi. ABD Başkanı, İran’ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Trump ayrıca müttefiklerinden Washington ile birlikte hareket etmelerini istedi. İran’ın bölgesel ve küresel ölçekte tehdit oluşturduğunu savunan ABD Başkanı, uygulanan ekonomik önlemlerin Tahran’ın dış kaynaklara erişimini ve bölgesel faaliyetlerini sınırlandıracağını ileri sürdü. Bu açıklamalar, ekonomik yaptırımların Washington açısından yalnızca İran ekonomisini hedefleyen bir araç değil, aynı zamanda İran’ın askeri ve bölgesel kapasitesini sınırlandırma stratejisinin bir parçası olarak görüldüğüne işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’nda petrol trafiği geriledi ABD ile İran arasındaki çatışmaların etkisi enerji piyasalarında da hissediliyor. Yaklaşık altı aydır devam eden savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği önemli ölçüde yavaşladı. Trump, gemilerin boğazdan geçişlerini sürdürdüğünü belirtse de uluslararası basına yansıyan verilere göre Hürmüz’den taşınan petrol miktarı savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yarısına kadar geriledi. Dünya petrol ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki hareketliliğin azalması, çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri dengeleri değil, küresel enerji arzını da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Ekonomik baskı yeni bir cephe açabilir Trump’ın son açıklamasıyla birlikte İran’a yönelik mücadelenin askeri boyutunun yanında finans, enerji ve uluslararası ticaret alanlarında daha sert bir döneme girmesi bekleniyor. Washington’ın İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri de tehdit etmesi, önümüzdeki dönemde ABD ile İran arasındaki çatışmanın doğrudan taraflar arasındaki bir mücadele olmaktan çıkıp daha geniş bir ekonomik baskı ağına dönüşebileceği mesajını veriyor.

Trump’tan İran görüşmelerine fren: Üst düzey temsilcilere “durdurun” talimatı Haber

Trump’tan İran görüşmelerine fren: Üst düzey temsilcilere “durdurun” talimatı

CNN’in aktardığı bilgilere göre Trump, İran konusunda yeni bir yaklaşım benimsemeye hazırlanıyor. ABD’li bir yetkili, Başkan’ın yönetimindeki üst düzey isimlere İran’la devam eden görüşmeleri durdurma talimatı verdiğini söyledi. Trump daha önce görüşme planını reddetmişti Trump daha önce ABD’nin İran’la görüşme planı olmadığını açıklamıştı. Son gelişme, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların geleceğine ilişkin belirsizliği artırdı. ABD Başkanı ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçişlerin sınırlı kaldığı ve boğazdan ayrılmaya çalışan bir gemiye saldırı düzenlendiğine yönelik haberler bulunmasına rağmen Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık ve işler durumda olduğunu savundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin bölgede uyguladığı ablukayı da “tamamen yürürlükte”olarak nitelendirdi. ABD Başkanı ayrıca deniz mayınlarının tamamının temizlendiğini öne sürdü. İran’dan ABD varlıklarına yönelik misilleme seçeneği Financial Times’ın Tahran’daki iki üst düzey kaynağa dayandırdığı haberine göre İran yönetimi, çatışmanın daha da tırmanması ihtimaline karşı farklı misilleme seçeneklerini değerlendiriyor. Bu seçenekler arasında Güneydoğu Avrupa’daki ABD varlıklarının hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen denizaltı fiber optik kablolarına yönelik saldırılar bulunduğu iddia edildi. Söz konusu iddialar, ABD ile İran arasındaki gerilimin yalnızca Körfez bölgesiyle sınırlı kalmayabileceği endişelerini artırdı. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği geriledi Gerilimin etkileri kritik enerji güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine de yansıdı. Kpler verilerine göre salı günü temel emtia taşıyan 6 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptı. Bir önceki gün bu sayı 9 olarak kaydedilirken, son 10 günlük ortalama 11 gemi seviyesinde kaldı. İran savaşının ardından boğazdaki ablukanın ne zaman tamamen sona ereceğine ilişkin net bir işaret bulunmaması, gemi sahiplerinin önemli bölümünün güzergâhtan uzak durmasına yol açıyor. Washington-Tahran hattında diplomatik temasların askıya alınması ve Hürmüz’de deniz trafiğinin yavaşlaması, İran krizinde yeni ve daha sert bir döneme girilebileceği yönündeki endişeleri güçlendiriyor.

Trump’tan Umman’a Hürmüz Boğazı Tehdidi Haber

Trump’tan Umman’a Hürmüz Boğazı Tehdidi

Fox News’in aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, Umman’ın ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerini engellemesi durumunda ülkeyi bombalamakla tehdit etti. Trump’ın ayrıca İran Devrim Muhafızları yetkilileriyle gizli iletişim kanallarının bulunduğunu ve Hamas ile de farklı kanallar üzerinden görüştüklerini söylediği belirtildi. Fox News muhabiri Trey Yingst’in aktardığına göre Trump, Umman’ın ABD’nin faaliyetlerine müdahale etmesi halinde, “Onları fena halde bombalarız” ifadelerini kullandı. İran’la gizli iletişim kanalları Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileriyle gizli iletişim kanallarının bulunduğunu söyledi. İran’ın elindeki ABD yapımı mühimmatın yalnızca küçük bir bölümünü kullandığını öne süren Trump, Tahran’ın çok sayıda orta seviyeli silaha sahip olduğunu savundu. İran’la yaşanan gerilime ilişkin Trump, “Acelem yok” derken, Tahran yönetiminin teslim olması gerektiğini ifade etti. ABD'nin deniz ablukasının İran üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu ve İran’ın bu konuda blöf yaptığını ileri sürdü. Hamas ile de iletişim Trump, Hamas ile farklı kanallar üzerinden iletişim kurulduğunu da açıkladı. Hamas’ın silah bırakacağını öne süren Trump, İsrail’in Gazze’ye saldırı düzenlememesi gerektiğini söyledi. İsrail’de ekim ayında yapılması planlanan seçimlere ilişkin de konuşan Trump, seçimlerin dışında kalmasının kendisi açısından daha uygun olacağını ancak adaylardan birini destekleyebileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı gerilimi Haberde aktarılan gelişmelere göre İran ile ABD arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanmış durumda. İran, ABD’nin mutabakat kapsamında verdiği taahhütleri yerine getirmediğini savunurken, Washington ise boğazdaki geçişler için Umman kara sularından alternatif bir rota belirledi. İran'ın geçişleri kısıtlamasının ardından bölgede çatışmalar yaşanırken, İran ve Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenli şekilde sürdürülmesi ve gemilerin geçiş güzergâhlarının belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başladığı aktarıldı.

Trump’tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek: “Büyük ve cesur bir ilk adım” Haber

Trump’tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek: “Büyük ve cesur bir ilk adım”

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan memnuniyet duyduğunu açıkladı. Trump, anlaşmanın Orta Doğu ülkeleri arasındaki birlikteliği güçlendireceğini ve tarafların kendilerini daha etkili savunmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda üç ülkenin liderlerini tebrik ederek anlaşmayı “büyük, cesur ve önemli bir ilk adım” olarak nitelendirdi. “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamış olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bu durum Orta Doğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini nasıl daha etkili bir şekilde savunabileceklerini gösteriyor. Adı geçen üç ülkenin büyük liderlerini tebrik ediyorum. Bu büyük, cesur ve önemli bir ilk adım. İnanılmaz” “Orta Doğu’nun nasıl bir araya geldiğini gösteriyor” Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın anlaşmayı imzalamasının bölgesel açıdan önemli bir gelişme olduğunu belirterek, bunun Orta Doğu’daki ülkelerin daha güçlü bir savunma iş birliği kurduğunu gösterdiğini ifade etti. 7 Ağustos’ta imzalanan anlaşma, üç ülke arasında ortak savunma ve askeri koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Anlaşmanın temel unsurlarından biri, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı olarak değerlendirilmesi. Anlaşma genişlemeye açık Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yalnızca üç ülkeyle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Türkiye, anlaşmanın yeni katılımlara açık olduğunu daha önce açıklamış ve Mısır'ın ilerleyen dönemde olası katılımını gündeme getirmişti. Trump’ın açıklaması, Washington’ın söz konusu savunma iş birliğine yönelik olumlu yaklaşımını ortaya koyması açısından dikkat çekti.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler"

ABD Başkanı Donald Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakereler konusunda güven sorunu yaşadığını dile getirdi. İran'ın müzakere süreci boyunca ABD'ye defalarca yalan söylediğini savunan Trump, Tahran yönetimine güvenmediğini açıkça ifade etti. Trump, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı'na ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD Donanması'nın bölge üzerindeki kontrolüne vurgu yapan Trump, Hürmüz Boğazı'nın şu anda ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, Trump'ın sözleri bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, Türkiye'den ayrılırken yaşanan uçak değişikliğini doğruladı ABD Başkanı Trump ayrıca geçen ay NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak değişikliğine ilişkin iddialara da açıklık getirdi. Trump, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle kendisinden farklı bir uçakla seyahat etmesini istediği yönündeki haberleri doğruladı. Konuyla ilgili soruya Trump, kararın tamamen Gizli Servis'in sorumluluğunda olduğunu belirterek, kendisinin güvenlik birimlerinin yönlendirmelerine uyduğunu söyledi. Trump, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" diye konuştu. "Çok fazla tehdit alıyorum" Trump, uçak değişikliğinin arkasında bir güvenlik tehdidinin bulunabileceğini belirtti. ABD Başkanı, kendisine farklı kaynaklardan çok sayıda tehdit geldiğini ifade etti. Trump, "Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum" dedi. Trump'ın İran ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının yanı sıra Türkiye'den ayrılışındaki güvenlik önlemlerine dair değerlendirmeleri de dikkat çekti.

Trump: İran'la anlaşmaya yakınız, müzakereler iyi gidiyor Haber

Trump: İran'la anlaşmaya yakınız, müzakereler iyi gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden diplomatik temaslara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin olumlu ilerlediğini belirterek, tarafların yakın zamanda bir anlaşmaya varabileceği mesajını verdi. Oval Ofis'te düzenlenen bir başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran'la yürütülen görüşmelerin seyrine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, müzakerelerde kendisinin de doğrudan yer aldığını ifade ederek, sürecin beklenenin üzerinde ilerlediğini savundu. "Bence işler çok iyi gidiyor" İran ile olası bir anlaşmanın zamanlamasına ilişkin soruya yanıt veren Trump, net bir tarih vermekten kaçınırken sürecin olumlu ilerlediğini söyledi. Trump açıklamasında, "Bence işler çok iyi gidiyor. Müzakerelerde ben de yer alıyorum. Bence gayet iyi gidiyoruz. Anlaşma yakında gerçekleşebilir" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran'ın mevcut süreçte daha fazla dayanamayacağını düşündüğünü belirterek, diplomatik çözüm ihtimaline vurgu yaptı. Trump ayrıca savaşın sona ermesiyle birlikte enerji piyasalarında da rahatlama yaşanacağını savundu. "Savaş biter bitmez benzin fiyatları düşecek. Bence çok yakında bitecek" diyen Trump, İran üzerindeki baskının devam ettiğini belirtti. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin önemli başlıklarından biri olan Hürmüz Boğazı konusuna da değindi. Daha önce basında yer alan ve ABD ile İran'ın bu konuda anlaşmaya yaklaştığı yönündeki haberleri değerlendiren Trump, henüz tamamen anlaşmaya varıldığını söyleyemeyeceğini ifade etti. Ancak görüşmelerin sürdüğünü belirten ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Trump, ABD'nin bölgedeki kontrol kapasitesine ilişkin açıklamalar yaparken, İran'ın boğazdan geçen gemilere yönelik tehdit oluşturabilecek eylemler gerçekleştirebileceğini de öne sürdü. ABD Başkanı, İran tarafından gemilere ateş açılması veya deniz mayınlarının kullanılması gibi ihtimallerin bulunduğunu savundu. İran-ABD ilişkilerinde yeni dönem beklentisi Trump'ın açıklamaları, uzun süredir gerilimli seyreden ABD-İran ilişkilerinde diplomatik çözüm ihtimalinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. İki ülke arasında özellikle nükleer faaliyetler, bölgesel güvenlik ve enerji yolları konusunda ciddi anlaşmazlıklar bulunuyor. Washington yönetimi geçmiş dönemlerde İran'a yönelik ekonomik yaptırımları artırırken, Tahran ise bu yaptırımların kaldırılmasını temel taleplerinden biri olarak öne çıkardı. Uzmanlara göre olası bir anlaşma, yalnızca iki ülke ilişkilerini değil, Orta Doğu'daki dengeleri ve küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir. Trump'tan Rusya-Ukrayna savaşı değerlendirmesi ABD Başkanı Donald Trump, basın açıklamasında Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Trump, önceki ABD yönetiminin Ukrayna'ya önemli miktarda silah ve mühimmat desteği sağladığını belirtti. ABD'nin yalnızca Ukrayna'ya değil, birçok ülkeye yüksek miktarda askeri ekipman gönderdiğini ifade eden Trump, ihtiyaç halinde bu stokların bir bölümünün yeniden değerlendirilebileceğini söyledi. Trump, ABD'nin mühimmat konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadığını savunarak, kullanılan stokların günlük olarak yenilendiğini belirtti. "Silah stoklarımızı yerine koyuyoruz" ABD Başkanı, İran konusunda ihtiyaç duyulan askeri kapasitenin bulunduğunu ifade ederek, mevcut stokların düzenli şekilde tamamlandığını söyledi. Trump'ın bu açıklamaları, ABD'nin hem Orta Doğu'daki gelişmeler hem de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle askeri hazırlıklarını sürdürdüğüne işaret ediyor. Washington yönetiminin aynı anda farklı bölgelerdeki krizleri takip ettiği ve askeri kapasitesini buna göre planladığı belirtiliyor. Diplomasi ve askeri seçenekler birlikte yürütülüyor Trump'ın son açıklamaları, İran konusunda diplomasi mesajları verirken aynı zamanda askeri seçeneklerin de masada tutulduğunu gösteriyor. ABD Başkanı bir yandan müzakerelerin olumlu ilerlediğini ifade ederken, diğer yandan Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik tehditlerine ilişkin sert mesajlar vermeye devam ediyor. İran ile olası anlaşmanın ne zaman ve hangi şartlarla gerçekleşeceği ise önümüzdeki dönemde yapılacak görüşmelerin sonucuna bağlı olacak. Uluslararası kamuoyu, Washington-Tahran hattındaki gelişmeleri yakından takip ederken, olası bir anlaşmanın enerji fiyatlarından bölgesel güvenliğe kadar birçok alanda etkili olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.