SON DAKİKA
Hava Durumu

#Verimlilik

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Osmangazi’de 9 bin sokak anlık izleniyor Haber

Bursa Osmangazi’de 9 bin sokak anlık izleniyor

Bursa'da Osmangazi Belediyesi, kent yönetiminde dijital dönüşüm odaklı çalışmalarına önemli bir adım daha ekledi. Yapay zeka teknolojileriyle güçlendirilen ‘Şehrin Gözleri’ projesinin ilk eğitimi, belediye personeline verildi. BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi, akıllı şehir uygulamalarını güçlendiren ‘Şehrin Gözleri’ projesi kapsamında personeline yönelik eğitim programına başladı. Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından Teknik Destek Programı’na kabul edilen projede; yapay zeka sistemlerinin çalışma prensipleri, veri işleme süreçleri ve sahada kullanım yöntemleri detaylı olarak ele alındı. Bunun yanı sıra yapay zeka alt yapısı ile mevcut kamera görüntülerinin kaçak yapılaşma, yol bozuklukları, izinsiz çöp ile döküntü atıkları gibi kenti etkileyen sorunların anlık olarak tespit edilebileceği ve müdürlüklere otomatik olarak raporlanabileceği personele aktarıldı. ‘Şehrin Gözleri’ hakkında bilgi veren Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, projeye Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün yaptığı çalışmalar ile başladıklarını belirtti. Osmangazi Belediyesi’nin Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri olduğunu vurgulayan Cebeci, yaklaşık 1 yıl önce saha operasyonlarını dijitalleşme kararı aldıklarını belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Osmangazi’nin 136 mahallesinde hizmet veren 140 çöp kamyonumuz, her gün 9 bin sokağa giriyor ve bu sayede aslında şehrin tamamında bir gözümüz var. Göreve geldikten sonra saha operasyonlarımızı dijitalleştirerek tüm kamyonlarımıza kameralar taktık. Gün boyu sokaklarımızı izledik ve yapay zeka modülümüzle temizlik şikayetlerini yüzde 10’un altına indirdik. Hem verimlilik sağladık hem de ciddi kamu tasarrufu oluşturduk. Şimdi ise dünyada hızla yaygınlaşan dijitalleşme trendine uyum sağlamak için diğer müdürlüklerimizi de bu sisteme entegre ediyoruz. ‘Şehrin Gözleri’ adını verdiğimiz bu projeyle artık kaçak yapıdan yol bozukluklarına, izinsiz döküntüden işgaliyelere kadar pek çok sorunu vatandaş şikayetine gerek kalmadan anında tespit edip ilgili birimlere iletebileceğiz. Tüm müdürlüklerimize bu eğitimi vereceğiz. Kısacası aynı anda gören, duyan ve harekete geçen bir akıllı şehir alt yapısını birlikte kuracağız.” “MODERN BİR ÇALIŞMA MODELİ OLUŞTURMAYI PLANLIYORUZ” Eğitimle gerek kaçak yapı denetiminde gerekse zabıta faaliyetlerinde yapay zeka destekli tespit ve bildirim süreçlerini güçlendirerek belediye hizmetlerinde verimlilik sağlamayı amaçladıklarını söyleyen Cebeci, “Bu eğitimle hem BEBKA’dan aldığımız teknik desteği pekiştiriyoruz hem de belediye içinde yapay zekanın kullanımını yaygınlaştırıyoruz. Avrupa’da dijital belediyecilik için büyük bütçeler ayrılıyor. Biz de bu alanda güçlü adımlar atmak istiyoruz. Amacımız, gözümüzle gördüğümüz her görüntüyü yapay zeka analizine entegre ederek filtrelemek ve arkadaşlarımıza doğru bilgiyi en kısa sürede ulaştırmak. Kurumun tüm müdürlüklerini bu sürece dahil ederek hem tasarrufu artırmayı, hem enerjiyi daha verimli kullanmayı, hem de daha az bütçeyle daha çok iş üretebileceğimiz modern bir çalışma modeli oluşturmayı planlıyoruz. Umarım bu eğitimi başarıyla tamamlayacağız” ifadelerini kullandı. Projenin danışman firma yetkilisi Furkan Esat Köroğlu ise, “Yaklaşık bir yıldır Osmangazi Belediyesi’ne geliştirdiğimiz yazılım ve donanım çözümlerini uyguluyoruz. Bugün belediyenin 120’den fazla çöp aracında ön, arka ve yan kameralarla sokakları sürekli izleyen bir sistem kullanıyoruz. Bu sayede çöp konteynerlerinin doluluğu, çevrede kirlilik olup olmadığı, yerlerde moloz ya da atık bulunup bulunmadığı anlık olarak görülebiliyor ve ilgili müdürlüklere otomatik raporlanıyor. Bu sistem sahada hem personel kontrolünü hem de hizmet kalitesini artırıyor. Bu yapay zeka destekli sistem, akıllı belediyecilik ve sürdürülebilir temizlik hizmetleri açısından Osmangazi Belediyesi’ne önemli katkılar sunuyor” açıklamalarında bulundu.

Dijitalleşme Yatırımlarıyla Sipariş Yönetimini Yüzde 80 İyileştirdi    Haber

Dijitalleşme Yatırımlarıyla Sipariş Yönetimini Yüzde 80 İyileştirdi  

Rekabet edilemez bir şirket inşa etme çalışmalarına aralıksız devam eden Yorglass, dijitalleşme rüzgârı ile hızına ivme kazandırıyor. Tam da bu noktada hem operasyonel verimliliği hem de müşteri memnuniyetini artırmaya odaklanan şirket, SAP sistemiyle entegre çalışan ShipsGo platformu sayesinde müşterilerinin ürünlerini teslim alma aşamasına kadar canlı olarak izleyerek, nakliye süreçlerinde güveni maksimuma çıkarıyor. Yorglass ayrıca EDI (Elektronik Veri Değişimi) entegrasyonu ise sipariş ve planlama süreçlerini optimize ederek, sisteme eklenen yeni müşteri lokasyonları sayesinde sipariş yönetimi ve izlenebilirliği yüzde 80 oranında iyileştiriyor. Yarım asrı aşkın süredir cama hayat veren Yorglass, müşteri memnuniyetini ve operasyonel verimliliğini artırmaya yönelik dijitalleşme yatırımlarını kesintisiz sürdürüyor. SAP sistemine entegre çalışan ShipsGo platformu ile müşterilerine ürünlerini teslim edilene kadar güvenle izleme imkânı sunan şirket, nakliye süreçlerinde şeffaflık ve izlenebilirliği en üst düzeye çıkarıyor. Ayrıca SAP geçişiyle birlikte devreye alınan EDI (Elektronik Veri Değişimi) entegrasyonu sayesinde sipariş ve planlama süreçlerini daha etkin yöneten şirket, sisteme yeni müşteri lokasyonları ekleyerek sipariş yönetimi ve izlenebilirliğini her geçen gün güçlendiriyor. Dijital çözümler müşteri memnuniyetinde yüzde 30 artış sağlıyor Şirket olarak müşteri memnuniyetini her zaman temel öncelik olarak kabul ettiklerini söyleyen Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, “Günümüzde şirketlerin rekabet gücünü belirleyen en kritik unsurların başında operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyeti geliyor. Yapılan araştırmalara göre verimlilik odaklı dijital çözümler kullanan şirketler, süreç maliyetlerini yüzde 20’ye kadar azaltırken müşteri memnuniyetinde ise yüzde 30’un üzerinde artış sağlayabiliyor. Özellikle lojistik ve sipariş yönetimi gibi kritik iş kollarında dijital entegrasyonlar, şeffaflık ve hız kazandırarak hem müşteri sadakatini güçlendiriyor hem de şirketlerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunu destekliyor. Bu noktada Yorglass olarak SAP sistemiyle entegre çalışan ShipsGo platformu sayesinde, müşterilerimize ürünlerini teslim edene kadar güvenle izliyoruz” dedi. Siparişlerin izlenebilirliğini yüzde 80 iyileştirdi Uydu teknolojisi aracılığıyla herhangi bir fiziksel cihaza ihtiyaç duymadan nakliye süreçlerini canlı olarak takip edebildiklerini belirten Semavi Yorgancılar, “Böylece hem müşterilerimizin ürün güvenliği konusundaki beklentilerini karşılıyor hem de operasyonel verimliliğimizi en üst seviyeye çıkarıyoruz. Entegrasyon sayesinde nakliye süreçlerinde şeffaflığı ve izlenebilirliği maksimuma taşıyor, müşteri memnuniyetinde önemli bir artış sağlıyoruz. Bununla birlikte dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir ayağını oluşturan EDI entegrasyonu ile sipariş ve planlama süreçlerini kolaylaştırıyor, SAP geçişiyle birlikte aktif hale gelen sistem üzerinden yıllık ve aylık planlamalarımızı yürütüyoruz. Bu sayede müşteri siparişlerini plana uygun şekilde yönetiyoruz. EDI sistemine yeni müşteri lokasyonları ekleyerek sipariş yönetimi ve izlenebilirliğimizi yüzde 80 oranında iyileştirdik” ifadelerini kullandı. “Sipariş teslimat süreçlerimizi sürekli olarak iyileştiriyoruz” Müşterileriyle olan ilişkilerini güçlendirmek için tüm departmanlar arasında yakın iş birliği yürüttüklerine değinen Yorgancılar, şunları söyledi: “Detaylı analizler doğrultusunda stratejiler geliştiriyoruz. Düzenli dijital görüşmelerin yanı sıra yüz yüze ziyaretlerle iletişimimizi sürdürüyor, farklı kanallardan topladığımız müşteri geri bildirimlerini SAP QM modülü aracılığıyla sistematik olarak takip ediyoruz. Gelen şikâyetlere yönelik düzenleyici ve önleyici faaliyetleri hayata geçiriyor, bunları üretimden lojistiğe kadar tüm ilgili departmanlarla paylaşıyoruz. Ayrıca her yıl gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyet anketleri sayesinde sipariş teslimat süreçlerimizi ve satış performansımızı sürekli olarak iyileştiriyoruz. Bu yaklaşımımız, yenilikçi teknolojik çözümlerle birleşerek hem müşteri deneyimini güçlendiriyor hem de Yorglass’ın sektörde fark yaratan, rekabet edilemez sürdürülebilir büyüme yolculuğunu daha da ileriye taşıyor.”

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor Haber

Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS Projesiyle Tüm Süreçlerini Mükemmelliğe Taşıyor

Parsan, Döktaş, Güriş Endüstri gibi köklü şirketleri bünyesinde bulunduran Güriş Sanayi Grubu GÜRSİS ile Operasyonel Mükemmelliği Kurumsal Kültüre Dönüştürüyor. Güriş Sanayi Grubu, operasyonel mükemmelliği bir proje veya geçici bir iyileştirme hamlesi olarak değil, kurum genelinde benimsenen kalıcı bir yönetim kültürü olarak ele alarak hayata geçirdiği GÜRSİS Projesi ile tüm süreçlerinde hatasız, verimli, hızlı, düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir iş yapısını hedefleniyor. Sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışıyla her seviyeden çalışanın gelişim süreçlerine aktif katılımını sağlayan, standartlaştırma ile her işin aynı kaliteyle yapılmasını güvence altına alan, KPI ve veri odaklı yönetim anlayışıyla kararlarını ölçülebilir sonuçlara dayandıran GÜRSİS; üretimden lojistiğe, kalite yönetiminden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarda israfın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alıyor. Fazla üretimden beklemeye, gereksiz stoktan yeniden işlemeye kadar tüm kayıp alanlarını ortadan kaldırmayı hedefleyen bu bütünsel dönüşümle Güriş Sanayi Grubu; maliyetlerini düşürmeyi, kalite ve hızını artırmayı, çalışan potansiyelini en etkin şekilde kullanmayı ve müşteri memnuniyetini kalıcı biçimde en üst seviyeye taşımayı amaçlanıyor. GÜRSİS, işletme süreçlerinin hatasız, hızlı, düşük maliyetli ve yüksek kaliteli şekilde yürütülmesini esas alan bütünsel bir operasyonel mükemmellik ve sürekli iyileştirme sistemi. A3 problem çözme, kök neden analizi (5N1K, 5 Neden, Balık Kılçığı), PDCA (Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al) gibi disiplinli problem çözme yöntemleriyle süreçlerin sürekli olarak izlenmesi, analiz edilmesi ve geliştirilmesi sağlanıyor. GÜRSİS Evi ile Güçlü Bir Kurumsal Kültür GÜRSİS yolculuğunun merkezinde yer alan GÜRSİS Evi, Güriş Sanayi Grubu’nun temel ilke ve yetkinliklerini temsil ediyor. Sağlık, iş güvenliği ve çevre koruma ilkeleri sistemin temelini oluştururken; güvenli devreye alma, yerinde kalite kültürü, tedarik süresinin azaltılması ve sürekli iyileştirme faaliyetleriyle şirket genelinde dünya standartlarında bir iş yapısı hedefleniyor. Standardizasyonun Gücü ile Verimlilik Artışı GÜRSİS kapsamında uygulanan standardizasyon yaklaşımı, tüm süreçlerde ortak yöntem ve kuralların hayata geçirilmesini sağlayarak kalite, verimlilik ve güvenilirliği artıyor. Kültürel Dönüşüm ve Çalışan Katılımı GÜRSİS, yalnızca bir verimlilik modeli değil aynı zamanda güçlü bir kültürel dönüşüm programı. Çalışanların ortak değerler etrafında birleşmesini sağlayan sistem; disiplinli, ölçülebilir ve sürekli gelişimi esas alan bir kurum kültürü inşa ediyor. Sürdürülebilirlik ile Entegre Dijital Uyum GÜRSİS sistemi, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterleriyle entegre bir yapı sunarak sürdürülebilirlik performansının dijital ortamda izlenmesini ve raporlanmasını mümkün kılıyor. “Birlikte Daha Güçlü” Vizyonu ile Geleceğe GÜRSİS’in sloganı olan “Birlikte Daha Güçlü!”, sistemin temel felsefesini yansıtmaktadır. 9 Eylül tarihinde canlı yayınla gerçekleştirilen GÜRSİS lansmanında, GÜRSİS Yürütme Kurulu ve Kolon Şampiyonları sürece resmen start verdi. Güriş Sanayi Grubu, GÜRSİS ile birlikte operasyonel mükemmelliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline getirerek; verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyetini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyor.

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 2026 için asgari ücretin ne kadar artırılacağı merak edilirken, yılda iki defa artış yapılması da gündemde. Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. 2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, yargıda da bir çok Avrupa ülkesinin önüne geçti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, yargıda da bir çok Avrupa ülkesinin önüne geçti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, yargıdaki iş yükünün azaltılması ve karar süreçlerinin hızlanmasına ilişkin verileri de paylaşarak Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinin önüne geçtiğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artırma konusunda önemli bir eşiği geride bıraktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, başörtülü yargı mensuplarına yönelik eleştirileri “edep ve ahlak sınırlarını aşan hazımsızlıklar” olarak tanımlayarak, “Türkiye, kadınları hayatın dışına iten demokrasi ayıplarından kurtuldukça farklı bir atmosfer yakaladı. Önlerindeki engelleri kaldırdıkça kadınlarımız kamu bürokrasisinde daha görünür hale geldi. Ancak bazı çevrelerin bu değişime ayak uyduramadığını görüyoruz. Başörtülü yargı mensuplarına yönelik akıl, vicdan ve hukukla bağdaşmayan tepkileri teessüfle takip ediyoruz. Türkiye artık bunları geride bırakmıştır, geride bırakmak zorundadır.” diye konuştu. https://twitter.com/iletisim/status/1995830966674137346 “YARGIDA DOSYALARIN KAPANMA SÜRESİNİ AVRUPA’NIN ÖNÜNE GEÇECEK ŞEKİLDE KISALTTIK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargıdaki iş yükünün azaltılması ve karar süreçlerinin hızlanmasına ilişkin verileri de paylaşarak Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinin önüne geçtiğini vurguladı. Erdoğan, Avrupa Konseyi CEPEJ raporlarına atıfta bulunarak, “İdarî yargıda ortalama dosya kapanma süresi Türkiye’de 168 gün. Fransa’da 314, Almanya’da 308, İtalya’da 574 gün. Bölge İdare Mahkemelerinde ise Türkiye’de 136 gün olan süre; İspanya’da 325, Fransa’da 329, Almanya’da 460 gün. Türkiye bu noktaya büyük bir özveriyle geldi. Bu tabloya rağmen önümüzde uzun bir yol var. Sizlerle omuz omuza bu yolu sabırla yürüyeceğiz" iye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargıda hız, verimlilik ve adaletin güçlendirilmesi için reformların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek konuşmasını tamamladı.

TÜGİS 36. Dönem Genel Kurulu Gerçekleşti Haber

TÜGİS 36. Dönem Genel Kurulu Gerçekleşti

TÜGİS’in 36. Olağan Genel Kurulu’nda Kaan Sidar yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. 35. dönemde üye sayısını 55’ten 110 üyeye çıkaran TÜGİS’in yeni döneminde; gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, dijitalleşme ve verimlilik başlıklarında kamu-özel sektör iş birliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS), 36. Dönem Olağan Genel Kurulu’nu sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. 35. dönem faaliyetlerinin ibra edildiği 36. TÜGİS Olağan Genel Kurulu’nda İsmail Kaan Sidar oy birliğiyle 2. kez Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Yönetim Kurulu ise Necdet Buzbaş (YK Başkan Vekili), Aydın Acun (YK Başkan Vekili), Mehmet Tütüncü, Ahmet İnce, Melis Yasa, Nazmi Civil, İsmail Başaran ve Osman Yeşiltaş’tan oluştu. “Hep birlikte büyüdük” Genel Kurul’da konuşan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, “TÜGİS çatısı altında bir araya gelmemizi sağlayan ortak değerler, bugün bizi daha güçlü, daha dayanıklı ve daha kararlı bir noktaya taşıyor. Şahsıma ve Yönetim Kurulumuza bir kez daha güven göstermiş olmanız büyük bir onurdur” ifadelerini kullandı. “Çalışma dönemimizde üye sayımız 55’ten 110’a yükseldi” diyen Sidar konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Yeni dönemde de tüm üyelerimizle yakın iletişim, güçlü iş birliği ve ortak akıl temelinde çalışmayı sürdürmeyi hedefliyoruz. Katılımınız, desteğiniz ve ortaya koyduğunuz emek için hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Hep birlikte hem sektörümüz hem de ülkemiz için değer üretmeye devam edeceğiz.” “Küresel rekabette daha kararlı duracağız” Toplantıda sektörel hedeflere de değinen Kaan Sidar; “Gıda sanayimiz, küresel rekabetin, yeni regülasyonların, sürdürülebilirlik gerekliliklerinin ve teknolojik dönüşümün yoğun olarak hissedildiği bir dönemden geçiyor. TÜGİS olarak yalnızca bu sürece uyum sağlayan değil, aynı zamanda dönüşüme yön veren bir yapı olmayı hedefliyoruz” dedi. Sidar, sendikanın son dönemde gıda güvenliği, istihdam politikaları, sürdürülebilir üretim ve verimlilik gibi alanlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek şunları ekledi: “Önümüzdeki dönemde kamu–özel sektör iş birliğini daha da güçlendirip, mevzuat geliştirme süreçlerine aktif katkı sunmaya devam edeceğiz. Dijitalleşme, karbon ayak izi yönetimi ve iş gücü niteliğinin artırılması ve sosyal sorumluluk projeleri gibi konular, yeni dönem çalışmalarımızın odak noktaları arasında yer alacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenen Filo, Güçlenen Bursa Haber

Yenilenen Filo, Güçlenen Bursa

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin her noktasına daha hızlı, ekonomik ve kesintisiz hizmet sunma hedefi doğrultusunda araç filosunu 50 yeni araçla güçlendirdi. Altyapıdan afet yönetimine, zabıtadan sosyal hizmetlere kadar birçok birimde kullanılacak araçlarla hem hizmet kapasitesi yükseldi hem de bakım, onarım ve kiralama maliyetlerinde önemli tasarruf sağlandı. Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri tek tek hayata geçiren ve altyapı başta olmak üzere her alanda önemli yatırımlar yürüten Büyükşehir Belediyesi, hizmet kapasitesini artıran, bakım-onarım maliyetlerini düşüren ve vatandaşa uzanan hizmet elini daha da güçlendiren yeni araç filosunu kente kazandırdı. Araçların teslim töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “2025 yılı içerisinde yapılan 110 milyon liralık yatırımla toplam 50 yeni aracı Büyükşehir Belediyesi bünyesine kattık. Böylece 14,62 olan filo yaş ortalamasını 13,14’e düşürerek hizmet kapasitesini önemli ölçüde yenilemiş olduk” dedi. “BAKIM ONARIM MASRAFLARINI AŞAĞIYA ÇEKMİŞ OLUYORUZ” Büyükşehir Belediyesi’nin 4-5 yıllık araç kiralama maliyetiyle yeni araç sahibi olabileceğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, bu uygulamalara son verip yeni araçları filoya dahil ettiklerini belirtti. Araç kapasitesini geliştirip Bursalılara nitelikli ve hızlı hizmet vereceklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Satın alınan bir araç kiralanan bir araca kıyasla 3-4 yılda kendini amorti edebiliyor. Yeni araçları 10 yıl kullandığımızda en az 6-7 yıl bedavaya kullanmış oluyoruz. Kamuya önemli bir kaynağı aktarmış oluyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin giderlerini azaltmış oluyoruz. Yeni araçlarla birlikte hem hizmet kapasitesi yükselttik hem de bakım, onarım ve kiralama maliyetlerinde önemli tasarruf sağlandık” diye konuştu. “HEDEFİMİZ, FİLO YAŞ ORTALAMASINI 10 YAŞIN ALTINA İNDİRMEK” Bursa’ya hizmeti teknolojiyle güçlendirme anlayışıyla ekiplerin sahadaki hızını ve etkinliğini artırmayı hedeflediklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, uygulamaya aldıkları filo yönetim sistemi sayesinde tüm araçların verimlilik, hız, güvenlik ve takip süreçlerini de anlık olarak izlediklerini dile getirdi. Başkan Bozbey, “Hedefimiz, filo yaş ortalamasını 10 yaşın altına indirmektir. Kamu eliyle yapılan hizmetlerin daha ekonomik olduğunun altını çizmek istiyorum. Yeni aldığımız araçlarla birlikte, Büyükşehir Belediyemizin bünyesinde resmi plakalı olarak bulunan araç ve iş makinesi sayısı toplam 799’a ulaştı” dedi. “BELEDİYEMİZİ YENİ ARAÇLAR VE GÜNCEL TEKNOLOJİLERLE GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Araçların tamamının, Bursa’nın dört bir yanında daha hızlı, daha erişilebilir ve daha güvenli hizmet sunmak amacıyla kullanılacağını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “2026 yılında da 115 araç alarak filomuzu gençleştirmeye devam edeceğiz. Yaptığımız her yatırım, Bursa’nın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Kamunun bir kuruşunun dahi heba olmasına gönlümüz razı değil. Bu hesaplamaları onun için ince yapıyoruz. Hemşehrilerimizin yaşam kalitesini yükseltiyoruz, gülümseyen vatandaşlarımızın sayısını yukarılara çekiyoruz. Bursamız, geleceğin örnek ve güçlü kentlerinden biridir. Bursa’nın daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için üretmeyi ve hizmet sunmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışla, belediyemizi yeni araçlar ve güncel teknolojilerle güçlendirmeye; tüm bu imkânları Bursa’nın hizmetine sunmaya devam edeceğiz. Yeni araçların Bursalılara hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. 50 YENİ ARAÇ BURSALILARIN HİZMETİNDE Araçların 20'si Zabıta Dairesi Başkanlığı’na, 12'si İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na, 6'sı Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’na, daha önce kiralanan ve sonrasında kamulaştırılan 4 araç Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na ve Mezarlıklar Şube Müdürlüğü’ne, 2’şer araç Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Evde Bakım Hizmetleri’ne, 1’er araç ise Ulaşım Dairesi Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ile Kent Estetiği Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi. Evde bakım hizmetlerinde kullanılacak hasta nakil aracı ise, tekerlekli sandalye taşıyabilen iki lift ve 8 kişilik kapasitesiyle öne çıkarken, yerel yönetimlerde bu alanda kullanılan ilk araç örneği oldu. Konuşmaların ardından filoya katılan araçları inceleyen Başkan Mustafa Bozbey, ekiplerden yapılacak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Bozbey daha sonra makine ikmal atölyelerini gezdi.

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne ziyaret Haber

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne ziyaret

Bağlantı elemanları sektörünün çatı kuruluşu Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD), Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk liderliğinde yönetim kurulu üyeleri ve sektör temsilcilerinden oluşan heyet ile birlikte, Bursa sanayisinin teknolojik dönüşümüne öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda; kampüste hayata geçirilen projeler, laboratuvar çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve sanayiye yönelik teknik çözümler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. TEKNOLOJİ VE ÜRETİM ALTYAPISINDA KAPSAMLI İNCELEME BESİAD heyeti ziyaret kapsamında Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM), BTSO Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB), Bursa Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezini gezerek kurumların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceledi. Heyet, ileri üretim tekniklerinden verimlilik artırıcı model uygulamalara uzanan geniş bir yelpazede bağlantı elemanları sektörünün Ar-Ge, kalite, verimlilik ve nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına katkı sağlayabilecek iş birliklerini değerlendirdi; kampüste yürütülen çalışmaların sanayinin dönüşüm sürecine etkilerini sahada gözlemledi. “NİTELİKLİ İSTİHDAMDAN ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE TÜM ALANLARDA SEKTÖRÜN GELİŞİMİNİ ODAĞIMIZDA” Bağlantı elemanları sanayisinin Türkiye’nin üretim gücündeki stratejik rolüne dikkat çeken BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk sektörün geleceğini şekillendiren temel başlıkların nitelikli iş gücü, üretim verimliliği ve dijital dönüşüm süreçlerine uyum olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bağlantı elemanları sektörümüzün gelişiminde nitelikli istihdamın güçlendirilmesi, verimliliğin artırılması, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim pratikleri en öncelikli başlıklarımızı oluşturuyor. BESİAD olarak firmalarımızın rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı destekliyor; üyelerimizin geleceğin üretim teknolojilerine uyum sağlamalarını önemsiyoruz. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü gibi vizyoner yapılar, hem eğitim altyapısı hem de teknik donanımıyla sektörümüz için büyük bir fırsat niteliği taşıyor. Kampüs ziyaretimiz, üyelerimiz açısından verimli bir perspektif sundu. Sektörün gelişimi için hedeflerimiz doğrultusunda bu tür iş birliklerini son derece değerli buluyoruz. Ev sahiplikleri için BTSO’ya teşekkür ediyorum.” ‘BUTEKOM’DAN MODEL FABRİKA’YA UZANAN YAPIMIZ SANAYİMİZİN İNOVASYON GÜCÜNÜ ARTIRIYOR’ Ziyaretle ilgili değerlendirmelerde bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Eğitim ve Teknoloji Kampüsümüz, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve firmalarımızın dijital ve sürdürülebilir dönüşüm sürecini desteklemek amacıyla kurguladığımız bütüncül bir ekosistem. BUTEKOM’dan BUTGEM’e, MESYEB’den Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezi’ne kadar kampüs bünyesindeki her bir yapı, üretim kalitesini, verimliliği ve inovasyon kapasitesini artırmaya hizmet ediyor. Bağlantı elemanları gibi yüksek standart ve hassas üretim gerektiren bir sektörde faaliyet gösteren BESİAD üyelerinin bu altyapıyı yakından tanımasını son derece kıymetli buluyoruz.” dedi.

Martı, New York Borsası’ndan Pozitif Not Aldı Haber

Martı, New York Borsası’ndan Pozitif Not Aldı

Türkiye’nin New York Borsası’na kote ilk ve tek teknoloji şirketi Martı Technologies için uluslararası araştırma kuruluşları, “AL” tavsiyesini yineledi. Oak Ridge Financial Research’ün raporunda, “Yerel köklere sahip bir süper uygulama” olarak tanımlanan Martı için 5 dolar hedef fiyat belirlendi. ABD merkezli uluslararası araştırma kuruluşu Oak Ridge Financial Research, Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi Martı Technologies (NYSE: MRT) için yayımladığı analiz raporunda, “AL” tavsiyesini yineleyerek, 5 dolar hedef fiyat belirledi. Bu değerlendirme, kısa süre önce Benchmark Equity Research’ün aynı yöndeki raporunun ardından geldi. İki bağımsız uluslararası araştırma kuruluşunun “AL” tavsiyesi, Türkiye’nin öncü mobilite uygulaması Martı’nın büyüme potansiyelini, operasyonel performansını ve uzun vadeli stratejik konumuna dair olumlu beklentiyi teyit etti. Güçlü Operasyonel Performans ve TAG Büyümesi Oak Ridge raporu, Martı’nın 2025’in ilk yarısında 14,3 milyon dolar gelir elde ederek yüzde 70 yıllık büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Raporda, şirketin yılı 34 milyon dolar gelir ile tamamlamasının beklendiğini ve 5 dolar hedef fiyatın korunduğu vurgulandı. Analistler, Martı’nın TAG markası altında sunduğu yenilikçi ulaşım hizmetiyle Türkiye’nin hızla büyüyen ulaşım pazarında liderliğini pekiştirdiğini kaydetti. Raporda ayrıca, şirketin teknoloji tabanlı operasyon modeli ve verimlilik odaklı büyüme stratejisinin kârlılığı desteklediği ifade edildi. Türkiye’nin Mobilite Dönüşümünde Lider ve Küresel Oyuncu Oak Ridge raporunda; Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu sayesinde modern ulaşım çözümleri için büyük bir potansiyel sunduğu belirtilirken, 85 milyonluk nüfusun yüzde 70’inden fazlasının 50 yaş altı olmasının ve şehirleşme oranının hızla artmasının, Martı gibi yenilikçi platformlar için geniş bir büyüme alanı oluşturduğu ifade edildi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere 10 şehirde 128 milyonun üzerinde yolculuk ve 6,4 milyon tekil kullanıcıya ulaşarak, Türkiye’nin en büyük mobilite platformu olan Martı için Oak Ridge analistleri; şirketin TAG markasıyla artık yalnızca mikromobilite değil, çok modlu ulaşım hizmetleri sunan Türkiye’nin ilk “Mobility Super App”i haline geldiğini kaydetti. Analistler, Martı’yı “Türkiye’nin ulaşım sorununa teknolojik bir çözüm getiren, yerel köklere sahip bir süper uygulama” olarak tanımladı. Raporda, Martı’nın Türkiye’de araç çağırma sektöründe pazara ilk giren şirket (“first mover”) olmanın sağladığı avantajı yakaladığı belirtildi. Analistler, Martı’nın bu avantajı kullanarak pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü.. Analistler, Martı’nın bu fırsatı değerlendirerek pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü. Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi olarak, uluslararası analistlerin Martı’ya olan ilgisinin artması bizim için önemli bir gösterge. Oak Ridge ve Benchmark gibi kuruluşların aynı yönde değerlendirme yapması, Martı’nın hem Türkiye’de hem bölgede mobilite dönüşümünü temsil eden bir marka haline geldiğini gösteriyor. Amacımız, Türkiye’nin inovasyon gücünü dünya sahnesinde daha da görünür kılmak ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.