SON DAKİKA
Hava Durumu

#Veri Analitiği

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Veri Analitiği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Analitiği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğuş Teknoloji 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendini Açıkladı Haber

Doğuş Teknoloji 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendini Açıkladı

Doğuş Teknoloji, 2026’da iş dünyasını dönüştürecek 5 teknoloji trendini açıkladı. 2026, komut alan sistemlerden bağımsız karar alabilen Agentic AI tabanlı dijital iş gücüne geçişin hızlandığı, siber savunmanın milisaniyeler içinde gerçekleştiği ve finansal süreçlerin otonom yapılarla uçtan uca yönetildiği bir kırılma yılı olacak. Bu dönüşümde insan, operasyonel süreçlerin değil; stratejik düşüncenin, inovasyonun ve sürdürülebilir değerin merkezinde konumlanacak. Dijital olgunluğun yeniden tanımlanacağı 2026’da, yapay zeka yalnızca verimlilik sağlayan bir araç olmaktan çıkarak kurumsal mimarinin temel karar verici mekanizması haline gelecek. Doğuş Teknoloji, 2026 teknoloji öngörülerinde işletmelerin dijitalleşmekle sınırlı kalmayıp otonom yeteneklerle donatılmış akıllı organizasyonlara dönüşmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu yeni ekosistemde rekabet avantajı, teknolojiyi ne kadar hızlı benimsediğimizle değil; insanla yapay zeka ajanlarını ne ölçüde etkili bir hibrit modelde buluşturabildiğimizle belirlenecek. Finansal operasyonlardan yetenek yönetimine kadar iş dünyasının her katmanında yapay zeka teknolojilerinin dönüştürücü etkisinin hissedileceği 2026 için Doğuş Teknoloji, iş yapış biçimlerini kökten değiştirecek 5 temel teknoloji trendini sıralıyor. 2026’da İş Dünyasını Dönüştürecek 5 Teknoloji Trendi 1. “Agentic AI” ile yapay zeka, yalnızca asistan olmaktan çıkacak. Doğuş Teknoloji’nin 2026 teknoloji trendlerinin en başında gelen "Agentic AI" kavramı, 2026 yılında işletmelerde operasyonel yapıları kökten dönüştürecek. Yazılım dünyasında, yapay zekanın kod asistanı olmanın ötesine geçerek süreçleri yönettiği “AI-Native” mimariler standart hale gelecek. Sistemlerin karmaşık süreçleri optimize edebildiği bu yapıda, görev tabanlı yapay zeka ajanları, BT operasyonları ve müşteri deneyiminde uçtan uca sorumluluk alarak dijital iş gücünü oluşturacak. 2. Yapay zeka ile artan siber tehditlere karşı savunma milisaniyelere inecek: 2026’da bütün şirketleri yakından ilgilendiren bir diğer trend ise siber tehditlerin, yapay zekanın hızıyla evriliyor olması. Böylesi bir dünyada, güvenliğin de sürekli öğrenen ve önleyici yaklaşımlarla güçlenmesi kaçınılmaz hale geliyor. 2026’da siber tehditler otonom yapay zeka ile daha da karmaşıklaşırken, savunma mekanizmaları da “Zero-Trust” (Sıfır Güven) mimarileri ve kuantum sonrası kriptografi ile şekillenecek. Tehditlere tepki süresinin saniyelerden milisaniyelere ineceği bu yeni dönemde, kendi kendine karar veren ve aksiyon alan otonom siber koruma katmanları iş hayatının merkezine yerleşecek. 3. Yapay zeka, IoT cihazlarıyla fiziksel dünyamıza daha fazla dahil olacak. Yapay zeka ile gelişen teknolojilerin fiziksel dünyada da karar verici olacağını vurgulayan Doğuş Teknoloji, IoT cihazlarının basit sensörlerden çıkarak, veriyi yerinde işleyen ve anında karar verebilen “Edge AI” yapılara dönüşeceğini belirtiyor. İnşaat ve enerji sektörlerinde iş gücü dönüşümünün merkezinde yer alacak robotik sistemlerde ise çok sayıda robotun merkezi kontrolünü sağlayan filo yönetim sistemlerinin ve otonom koordinasyonun standartlaşması bekleniyor. 4. Finans ve yönetişimde “Otonom Şirket” dönemi başlayacak. 2026 trendlerinin öne çıkan bir başka başlığında ise finans fonksiyonlarında otonom veri işleme katmanlarına ve gerçek zamanlı AI modellerine geçiş yer alıyor. Muhasebe, raporlama ve mutabakat süreçlerinin RPA ve LLM (Büyük Dil Modelleri) tabanlı mekanizmalarla %80’e varan oranda otomatikleşeceği öngörülüyor. Böylece finans ekipleri operasyonel yükten arınarak senaryo simülasyonları ve stratejik risk optimizasyonuna odaklanan bir karar destek merkezine dönüşecek. BT yönetişiminde ise veri odaklı çalışma kültürü ve yapay zeka destekli risk öngörüleri, operasyonel mükemmelliği ve uyum süreçlerini garanti altına alacak. 5. İnsan Kaynakları, insanla yapay zeka arasında köprü kuran dönüşümün merkezine yerleşecek. 2026’da öne çıkacak bir diğer trend ise insan kaynakları profesyonellerinin artık teknolojiyi insan odaklı yönlendiren stratejistler olarak konumlanacak olması. Beceriden ziyade “yeni bilgi öğrenme hızının” ön plana çıkacağını belirten Doğuş Teknoloji’ye göre 2026’da yapay zeka destekli öğrenme platformlarının yetenekleri geliştirmede önemi artacak. Yapay zeka asistanların gerçek ekiplerle birlikte sorumluluk aldığı hibrit çalışma modelleri ise rekabet avantajını belirleyen en önemli unsur olacak. Doğuş Teknoloji Hakkında: Doğuş Teknoloji, bugün 10’un üzerinde sektörde pek çok firmaya hizmet veren, odağına insanı alan, hızlı, yenilikçi, proaktif ve derin analiz yetkinlikleriyle ihtiyaca özel teknoloji çözümleri sunan bir teknoloji şirketidir. Aynı zamanda Ar-Ge merkezi de bulunan Doğuş Teknoloji, 35 farklı global iş ortağının gücü ve desteğiyle RPA, veri analitiği ve tahminleme, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, Generative AI, Mobil ve WEB uygulamaları, ERP ve CRM gibi kurumsal çözümler konularda üst düzey uzmanlıkları bulunmaktadır. Özellikle siber güvenlik alanındaki öncü uygulamalarıyla servis verdiği bölgelerin tek iş ortağı konumundadır. Değişen dünyaya hızlıca uyum sağlayabilmek için yeni teknolojileri yakından takip ederek Blockchain, mobil ve giyilebilir teknolojiler odağında çalışmalarını sürdürmektedir.

Bursa'da akıllı şehircilik konuşuldu Haber

Bursa'da akıllı şehircilik konuşuldu

‘ULUTEK Teknoloji Sahnesi’ programına konuk olan Bursa Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, akıllı şehircilik alanında çözümler üreten teknoloji firmalarıyla bir araya gelerek Bursa’nın akıllı şehircilik vizyonunu paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, ULUTEK Teknopark ev sahipliğinde düzenlenen ULUTEK Teknoloji Sahnesi programına konuk oldu. ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün ev sahipliğinde ‘akıllı şehircilik’ temasıyla düzenlenen programda, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’na bağlı Akıllı Şehircilik, Yazılım ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürlükleri ULUTEK firmalarıyla buluştu. Programda akıllı şehircilik, veri analitiği, enerji yönetimi, yapay zekâ, sürdürülebilir çevre ve dijital hizmetler alanlarında faaliyet gösteren firmalarla birebir görüşmeler yapılarak, somut iş birliği olanakları ele alındı. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN ÇALIŞMALARI ANLATILDI Akıllı Şehircilik Şube Müdürü Demet Sinmez, geliştirdikleri çözümleri doğrudan vatandaşa dokunan hizmetlere dönüştürmeye öncelik verdiklerini söyledi. Güçlü veri altyapısının büyük önem taşıdığını anlatan Sinmez, inovasyonu ve iş birliklerini önemsediklerini, çözümleri birlikte geliştirerek vatandaşa dokunur hale getirmek istediklerini söyledi. Yazılım Şube Müdürü Aykut Seyrek, yazılım, akıllı şehircilik, elektronik haberleşme ile bilim ve teknoloji alanlarında tüm birimlerin entegre halde çalıştığını belirtti. Bulundukları ekosistemin değerleriyle, katma değerli süreçler üretmeyi her zaman öncelediklerini belirten Seyrek, ULUTEK yönetimine ve katılımcı firmalara teşekkür etti. Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürü Alper Yazıcı ise Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hayata geçirilen coğrafi bilgi sistemleri projelerine değindi. Kent genelinde üretilen ve yönetilen coğrafi verilerin, planlama, analiz ve karar alma süreçlerinde kritik bir rol üstlendiğini söyleyen Yazıcı, teknoloji firmalarıyla geliştirilecek iş birliklerinin önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Teknopark'ta yer alan firmaların yazılım, veri analitiği, yapay zeka, IoT, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda güçlü bir bilgi birikimine sahip olduğunu vurgulayan ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz ise bu yetkinliğin hem şehir yaşamına hem de teknoloji ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında Haber

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında

Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün suyun geleceğini ele alarak hazırladığı “Su Raporu” yayınladı. Rapor; Türkiye ve dünyada su riskine, sigorta ve özel emeklilik sektöründe riske karşı alınması gereken önlemlere ışık tutuyor. Türkiye Sigorta, sürdürülebilir gelecek için stratejik bir güvenlik meselesi haline gelen su kıtlığı riskini masaya yatırdığı “Su Raporu”nu yayınladı. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün hazırladığı rapor; Türkiye ve dünyada su riskini, sigorta ve özel emeklilik sektörünün riske karşı alması gereken önlemleri ele alıyor. Dünya nüfusunun üçte ikisi ‘su stresi’ altında Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer rapora ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu: “2025 yılı itibarıyla dünya, su kıtlığı riskini çevresel bir sorun olmaktan çıkarıp stratejik bir güvenlik meselesi haline getirdi. Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası verileri, dünya nüfusunun üçte ikisinin artık ‘su stresi’ altında yaşadığını gösteriyor. Bu tablo, gelecekteki küresel dengelerin su etrafında şekilleneceğini net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık yenilenebilir su miktarının ise 1.400 m³ seviyelerine kadar gerilemesi ülkemizin ‘su stresi’ sınırında olduğunu gösteriyor. Bu durum, tarım, sanayi ve enerji politikalarında su yönetimini merkezine alan yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Biz Türkiye Hayat Emeklilik olarak, sürdürülebilir büyümenin yalnızca finansal göstergelerle değil, doğal kaynakların korunmasıyla da ölçülebileceğine inanıyoruz. Hazırladığımız Su Raporu’nun suyun ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının hem ülkemizde hem de dünyada bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz.” Türkiye’de toplam su tüketiminin yüzde 70’i tarımda yapılıyor Birleşmiş Milletlere (BM) göre, global su talebinin yüzde 70’i tarımsal sulamada, yüzde 20’si sanayide ve yüzde 10’u evsel tüketimde kullanılıyor. Bu oranlar bölgesel ve ülkesel olarak değişkenlik gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde sanayi sektörünün su kullanımı daha fazlayken, gelişmekte olan ülkelerde tarım alanları için su tüketimi daha baskın görünüyor. Özellikle Afrika’nın kuzeyi, Orta Doğu, Güney Asya ve bazı Latin Amerika ülkeleri hem iklimsel hem de yönetsel zorluklar nedeniyle su krizine en açık bölgeler arasında öne çıkıyor. Su Raporu’na göre Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda gerçekleşiyor. Dolayısıyla ürün deseninin su verimliliğine göre yeniden planlanması ve akıllı sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşıyor. Ayrıca, termik santrallerden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar tüm enerji süreçleri su tüketimiyle bağlantılı olduğundan su yönetiminin, enerji planlamasının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Öte yandan Dünya Ekonomik Forumu (WEF), yapay zekâ destekli veri merkezlerinin yalnızca 2027’ye kadar küresel su çekimini 4,2–6,6 milyar m³ artırabileceğini öngörüyor. WEF aynı zamanda, iklim değişikliğinin yağış düzenlerini bozarak 1900’den bu yana su kaynaklarını yüzde 20 azalttığını ve önümüzdeki yıllarda yüzde 10–40 oranında ek düşüş yaşanmasının beklendiğini belirtiyor. Rapora göre su kaynaklarının sürdürülebilirliği, stratejik finansal istikrarın da ön koşulu olarak görülüyor. Bu kapsamda, bankacılık ve sigorta sektörünün, su riski temelli kredi ve yatırım modellerini gündemine alması gerekeceğinden bahsediliyor. Kuraklık, sel, su taşkınları ve dolu gibi olaylar, parametrik sigorta ürünlerinin ve tarımsal risk yönetimi araçlarının önemini artırıyor. Sürdürülebilir fonlar, su verimliliği, tarım teknolojileri ve gıda güvenliği yatırımlarına yönelerek hem finansal getiri hem de çevresel fayda sağlıyor. Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejileri güçlendirilmeli Uzaktan algılama, yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı su izleme sistemleri hem tarımsal hem de kentsel su kullanımında verimliliği artırıyor. Fırat-Dicle, Nil ve İndus havzalarında olduğu gibi sınır aşan sular, ülkeler arası yeni diplomasi kanallarını zorunlu hale getiriyor. Bu yüzden rapora göre Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Nüfus yoğunluğu ve kentleşme artışının, şehirlerdeki su altyapısını zorladığının ifade edildiği raporda, geri dönüşüm, yağmur suyu toplama sistemleri ve gri su kullanımının, geleceğin şehirlerinin standart bileşenleri olması gerektiğine vurgu yapılıyor. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğünden tematik raporlar Su Raporu’nun yanı sıra Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün farklı konuları içeren başka raporları da var. Bu raporlardan uzun vadeli eğilimleri tanımlarken geleceğin yatırım ortamı hakkında ipuçları sunan Mega Trendler 5D Raporu; altının tarihsel serüveni, üretici ve tüketici verilerinin yanı sıra hangi alanlarda kullanıldığı ve altının ons fiyatı ile aralarında pozitif/negatif korelasyon olan enstrümanlara ilişkin bir değerlendirmeyi ele alan Altın Bir Bakış Raporu; tarım ve gıda temalı yatırımlara yönelik perspektifler sunan Tarım ve Gıda Raporu; petrolün tarihi, özellikleri ve fiyat hareketlerinin yanı sıra arz ve talep dengesinin analiziyle gelecek döneme ait beklentileri konu edinen Petrol Raporu öne çıkıyor. İstanbul Üniversitesi iş birliği ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan “PENSURA 2025 Risklerin Portresi” çalışması 2025 yılı risk ve beklentileri, sigorta ve özel emeklilik sektörünün görünümü, öncü göstergeler ışığında sektörün büyüme stratejilerini ve fırsatlarını detaylı olarak inceleyen bir sektör raporu ise sektörün risklerine ışık tutuyor.

Turkcell’den Gençlere Çağrı Haber

Turkcell’den Gençlere Çağrı

Turkcell tarafından geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla düzenlenen “Yarının Teknoloji Liderleri” yarışmasının proje takvimi açıklandı. Üniversitelilere özel tasarlanan yarışmanın son başvuru tarihi 15 Şubat 2026. Gençlere yenilikçi fikirlerini hayata geçirme fırsatı sunan yarışmada öğrenciler; mobil iletişim teknolojileri, bulut bilişim, siber güvenlik, yapay zekâ ve makine öğrenimi gibi alanlarda geliştirecekleri projelerle kıyasıya mücadele edecek. Final etabı mayıs ayında düzenlenecek yarışmada ilk üçe giren ve jüri özel seçimine layık görülen takımlar, toplam değeri 3 milyon 300 bin TL’ye varan ödüllerin sahibi olacak. Türkiye’nin lider teknoloji şirketi Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirerek bu alandaki çalışmalarını teşvik etmek ve sektöre kazandırmak amacıyla gerçekleştirdiği “Yarının Teknoloji Liderleri” yarışmasının proje takvimi açıklandı. Son başvuru tarihi 15 Şubat 2026 olan yarışmanın final etabı 23 – 26 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’de üniversitelilere yönelik gerçekleştirilen en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan proje 1 milyon TL, ikinci 800 bin TL, üçüncü 600 bin TL ile ödüllendirilecek. Ayrıca jüri tarafından belirlenecek 3 ayrı proje 300’er bin TL’nin sahibi olacak. “Ülkemizin geleceğine yön verecek teknoloji liderlerinin yetişmesi en büyük gayemiz” Projeyle ilgili değerlendirmesinde Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, şunları söyledi: “Turkcell olarak 30 yılı aşkın süredir teknolojiye yatırım yaparken bir yandan da yenilikçi teknolojiler üzerine düşünen, fikir geliştiren gençlerimizi destekliyor, onlara hem kaynak hem de çalışma ortamı sunuyoruz. ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ yarışması, bu yaklaşımımızın anlamlı ve somut bir çıktısı. İlk yılında büyük ilgi gören projenin, bu yıl kapsamını daha da genişlettik. Amacımız, sadece bir rekabet ortamı oluşturmak değil; yarışma motivasyonuyla gençlerimizi yenilikçi teknolojiler üretmeye teşvik etmek. Ülkemizin geleceğine yön verecek teknoloji liderlerinin yetişmesi en büyük gayemiz. Yarının teknoloji lideri olmaya aday tüm gençlerimizi yarışmamıza davet ediyor, şimdiden başarılar diliyorum.” Yarışma kapsamında; yeni nesil mobil iletişim, bulut bilişim, akıllı cihazlar, siber güvenlik, finansal ve ticari dönüşüm, büyük veri ve veri analitiği, yapay zekâ ve makine öğrenimi, çevre dostu ve sürdürülebilir teknolojiler, dijital eğlence ve oyun dünyası, dijital sağlık ve dijital eğitim, herkes için erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanlarında projeler üretilebilecek. Türkiye’deki tüm lisans öğrencilerine açık “Yarının Teknoloji Liderleri” yarışmasına, bireysel olarak ya da en fazla 3’er kişilik ekipler halinde başvuru yapılabilecek.

Google’dan Türkiye’ye 2 Milyar Dolarlık Yatırım: Yeni Google Cloud Bölgesi Kuruluyor Haber

Google’dan Türkiye’ye 2 Milyar Dolarlık Yatırım: Yeni Google Cloud Bölgesi Kuruluyor

Google, Türkiye’ye yönelik 10 yıllık yatırım programı kapsamında yeni Google Cloud bölgesinin kurulacağını açıkladı. Turkcell iş birliği ile geliştirilecek dünya standartlarında dijital altyapı; Türkiye’deki kurumların bulut ve yapay zekâ teknolojilerine erişimini hızlandırmayı hedefliyor. Google, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planlarını, ülke genelinde önümüzdeki 10 yılı kapsayan toplam 2 milyar ABD doları tutarındaki yatırım programı kapsamında duyurdu. Google ve Turkcell arasındaki stratejik iş birliğinin detayları, Google Türkiye ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Google Cloud Day etkinliğinde paylaşıldı. Turkcell ile iş birliği içerisinde geliştirilecek dünya standartlarındaki bu dijital altyapı, Türkiye ve bölge genelinde dijital dönüşümü ve bulut inovasyonunu ileri taşıyacak uzun vadeli bir kararlılığı yansıtıyor. Planlanan Google Cloud Türkiye bölgesi; işletmelere yüksek performanslı, güvenli ve kesintisiz bulut hizmetleri sunarak bulut ve yapay zekâ çözümlerine yönelik artan talebi karşılamayı hedefliyor. Türkiye’deki kurumlar; düşük gecikme, güçlü güvenlik kontrolleri ve uluslararası veri koruma standartlarına tam uyumluluk gibi kritik avantajlardan yararlanabilecek. “Bu yatırım, Türkiye’ye duyulan güvenin bir göstergesidir”Google Cloud Day’de konuşan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Google Cloud ve Turkcell arasındaki iş birliği, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunu daha da hızlandıracaktır. Bu adım, küresel teknoloji liderlerinin ekonomimizin gücüne, yenilik kapasitesine ve büyüme potansiyeline duyduğu güveni yansıtmaktadır. Gelişmiş veri altyapısı ve yeni nesil bulut teknolojilerinin ekosistemimize entegrasyonu; kamu ve özel sektörde verimliliği artıracak, inovasyonu güçlendirecek ve uzun vadeli vizyonumuz olan Türkiye’yi bölgesel bir teknoloji ve bağlantı merkezi konumuna taşıyacaktır.” “2 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'nin ekonomik büyümesini desteklemeye kararlıyız” Google Cloud Day'de Turkcell ile gerçekleşen iş birliğinin altını çizen Google Cloud Ülke Müdürü Önder Güler, şunları söyledi: "Bu 2 milyar dolarlık yatırımla Türkiye ekonomisinin büyümesine destek olma taahhüdümüzü sürdürüyoruz. Turkcell ile kurduğumuz ortaklıkla birlikte hayata geçen bu yeni bölge, birinci sınıf bulut altyapımızı Türkiye'deki kurumlara doğrudan sunarak daha yüksek hız, gelişmiş güvenlik ve mevzuat uyumuyla yeniliklerin önünü açma hedefimizi gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz.” “Turkcell, 1 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirecek” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Google Cloud ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, Türkiye’nin dijital yolculuğunda dönüştürücü bir dönüm noktasını temsil ediyor ve Turkcell’in teknoloji lideri konumunu daha da güçlendiriyor. Bu iş birliği yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; ülkemizin geleceğe yönelik vizyonuyla stratejik bir uyum anlamına geliyor. Google Cloud’un küresel uzmanlığından yararlanarak Türkiye’de yapay zekâ ve inovasyon alanında öncü adımlar atıyoruz. Müşterilerimiz son teknoloji araçlara anında erişim sağlayarak Türk şirketlerinin daha hızlı inovasyon yapmasına ve küresel ölçekte rekabet etmesine güç katacak. Bu vizyonu desteklemek için Turkcell, veri merkezleri ve bulut teknolojilerine 1 milyar dolarlık yatırım yapmaya kararlı. Bu yatırımın ülkemizin dijital ekosistemine yıllık 5 milyar dolarlık katkı sağlaması bekleniyor.” Google Cloud Day etkinliğine katılan farklı şirketlerden üst düzey yöneticiler, stratejik iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, şunları söyledi: “Bulut teknolojileri, finans sektöründeki dijital dönüşümün en kritik unsurlarından biri. Google Cloud’un Türkiye’de yeni bir bölge kurma planı, Garanti BBVA’nın operasyonel dayanıklılığını güçlendirirken; yapay zekâ ve gelişmiş veri analitiği çözümlerini güvenli şekilde kullanarak inovasyonu sürdürmesine olanak tanıyor. Bu iş birliği, müşterilerimize güvenilir ve yüksek performanslı dijital hizmetler sunma konusundaki kararlılığımızı pekiştirirken; veri egemenliği, gizlilik ve güvenin tüm çalışmalarımızın merkezinde yer almasını sağlamaya devam ediyor.” Türk Hava Yolları Genel Müdür Yardımcısı Kerem Kızıltunç, şöyle konuştu: “Türkiye’yi dünyaya bağlayan küresel bir havayolu olarak Türk Hava Yolları, yolcularımıza 7/24 kesintisiz bir seyahat deneyimi sunmak için yüksek performanslı ve dayanıklı bir teknoloji altyapısına güveniyor. Google Cloud’un, küresel ağıyla entegre şekilde Türkiye’de yerel bir bölge kurma planı; uçuş operasyonlarımız, yolcu sistemlerimiz ve veri yoğun uygulamalarımız için bir dönüm noktası niteliğinde. Kurumsal ölçekte ölçeklenebilir bulut altyapısının bize çok daha yakın olması; ileri analitikten güçlü siber güvenlik çözümlerine ve gelecekteki yapay zekâ yetkinliklerini hayata geçirmek için ihtiyaç duyulan düşük gecikme seviyesini sağlıyor. Bu gelişme, dijital stratejimizi hızlandırırken üstün hizmet standardına olan bağlılığımızı da daha da güçlendiriyor.” Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökhan Özdinç, şöyle konuştu: “Yapı Kredi olarak müşterilerimize sınırsız bir bankacılık deneyimi sunmak amacıyla sürekli inovasyona ve ana bankacılık altyapımızı modernize etmeye odaklanıyoruz. Google Cloud’un Türkiye’de bir bölge kurma planı, ileri yapay zekâ ve siber güvenlik girişimlerimizi hayata geçirmek için ihtiyaç duyduğumuz kurumsal ölçekte ölçeklenebilir ve güvenli bulut altyapısını sağlayacak. Bu yerel varlık, büyüme hedeflerimizi desteklemek için gerekli performansı ve esnekliği önemli ölçüde artırırken; güvenli, dijital-öncelikli yeni nesil finansal ürünler geliştirme yolculuğumuzu da hızlandıracak.” Yeni Google Cloud Türkiye bölgesinin sağlayacağı avantajlar Türkiye bölgesi, Google Cloud’un dünya genelinde 42 bölge ve 127 alandan oluşan geniş küresel ağına katılarak; perakende ve medya sektörlerinden finansal hizmetlere, sağlık ve kamuya kadar tüm sektörlerdeki ve her ölçekteki kuruluşlar için güçlü bir teknoloji altyapısı sunuyor. Google Cloud Türkiye bölgesinin öne çıkan avantajları şöyle özetlenebilir: Gelişmiş teknolojiler ve yetkinlikler: Veri analitiği, siber güvenlik ve dijital iş çözümleri gibi kritik kurumsal hizmetlere yerel erişim sağlanır. Google’ın yapay zekâ alanındaki yenilikleri; işletmelerin ve kamu kurumlarının daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli çalışmasına katkı sağlar.Veri güvenliği ve düzenlemelere tam uyum: Verilerin Türkiye içinde saklanması, şifrelenmiş iletim ve depolama, ayrıntılı erişim kontrolleri ve gelişmiş tehdit tespit sistemleri sayesinde en yüksek uluslararası güvenlik ve uyumluluk standartları desteklenir.Yüksek performans ve düşük gecikme: Türkiye ve bölge ülkelerindeki kullanıcılar; düşük gecikmeli, hızlı ve kesintisiz dijital deneyim elde eder. Google’ın küresel altyapısı, büyük veri hacimlerinin verimli transferini kolaylaştırır.Esnek ve ölçeklenebilir altyapı: Google Cloud’un mimarisi, kurumların ihtiyaçlarına göre kaynakların kolayca artırılmasına veya azaltılmasına olanak tanır; büyüme ve dönüşüm hedeflerini destekler. Bu yatırım, Google Cloud’un Türkiye’nin ve daha geniş EMEA bölgesinin dijital dönüşümünü ve inovasyon ekosistemini uzun vadede destekleme konusundaki kararlılığını açık bir şekilde gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.