Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uyap

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Uyap haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyap haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yargıtay Başkanı Kerkez: Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı Haber

Yargıtay Başkanı Kerkez: Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen Adli Yıl Açılış Töreni’ne Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, bakanlar, siyasi parti temsilcileri, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve Yargıtay üyeleri katıldı. Törende konuşan Ömer Kerkez, güçlü bir devletin temel unsurlarından birinin vatandaşların adalete duyduğu güven olduğunu söyledi. Hakimlerin karar verirken herhangi bir baskı veya beklentiden uzak hareket etmesi gerektiğini belirten Kerkez, özellikle sosyal medya etkisinin yargı kararlarına yansımaması gerektiğine dikkat çekti. “Geciken adalet, adalet değildir” Yargılamaların yalnızca hukuki veya matematiksel bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kerkez, her dosyanın arkasında gerçek insanların ve hayatların bulunduğunu söyledi. Kerkez, yargının temel görevinin yalnızca hızlı karar vermek olmadığını belirterek, “Yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir” değerlendirmesinde bulundu. Hakimlerin doğru, gerekçeli, anlaşılır ve makul sürede karar vermesinin yanı sıra adil bir sonuca ulaşmasının önemini vurgulayan Kerkez, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesi için arabuluculuk ve uzlaştırma mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Tarafların kendi iradeleriyle ulaştıkları adil çözümlerin toplumsal barışa da katkı sağlayabileceğini belirten Kerkez, insanların birbirini anlamasının ön yargıları azaltacağını ve çatışmaların önüne geçebileceğini ifade etti. Yapay zekâ yargının araştırma imkanlarını artırabilir Bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişimin yargı sistemini de etkilediğini belirten Kerkez, Türkiye’nin UYAP başta olmak üzere dijital adalet uygulamalarında önemli bir altyapıya sahip olduğunu söyledi. Elektronik dosya sistemleri, dijital mevzuat ve içtihat veri tabanları, elektronik tebligat, e-Duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların yargının çalışma yöntemlerini önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Kerkez, teknolojinin amacının yargıyı kendisine bağımlı hale getirmek değil, adalet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini sağlamak olması gerektiğini kaydetti. Yapay zekânın milyonlarca yargı kararını kısa sürede analiz edebileceğini belirten Kerkez, bu teknolojinin benzer içtihatların bulunması, dosyaların sınıflandırılması, tekrarlanan işlemlerin azaltılması ve hakim, savcı ile avukatların araştırma süreçlerinin geliştirilmesinde kullanılabileceğini söyledi. “Teknoloji insanın yerinde değil, yanında olmalı” Yapay zekâ sistemlerinin kullanımıyla birlikte yeni hukuki soruların da ortaya çıktığına dikkat çeken Kerkez, bu sistemlerin hangi verilerle çalıştığının bilinmesi gerektiğini ifade etti. Sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması, kişisel verilerin korunması ve temel hakların güvence altında tutulmasının zorunlu olduğunu belirten Yargıtay Başkanı Kerkez, teknolojinin insan unsurunun yerini almaması gerektiğini vurguladı. Kerkez, “Teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Veri sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararları bulabilir ama vicdani kanaat oluşturamaz” ifadelerini kullandı. “Kanunların herkese eşit uygulanması önemli” Konuşmasında hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik konularına da değinen Kerkez, yalnızca iyi kanunlar çıkarmanın yeterli olmadığını, bu kuralların benzer olaylarda istikrarlı ve eşit biçimde uygulanmasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Hukuk kurallarının açık ve belirli olmasının yanı sıra uygulamada da tutarlılığın sağlanması gerektiğini belirten Kerkez, vatandaşların güven duyduğu, etkin ve güçlü bir adalet sisteminin oluşturulmasının temel hedef olması gerektiğini ifade etti. Yargıtay Başkanı, teknoloji kullanımından yargılamaların süresine, adalete erişimden kanunların uygulanmasına kadar tüm başlıkların ortak amacının daha güçlü, etkin ve güven veren bir adalet sistemi oluşturmak olduğunu vurguladı.

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız

Yargıtay Başkanlığı’nda düzenlenen törende konuşan Yılmaz, güçlü bir devlet yapısının temel unsurlarından birinin adalet olduğunu ifade etti. Kanunların herkes için eşit uygulanmasının, güçlünün hukukla sınırlandırılmasının ve vatandaşların haklarının güvence altına alınmasının devlete duyulan güven açısından önem taşıdığını söyledi. “Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık” 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen reformlara değinen Yılmaz, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Askeri yargının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının getirilmesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun oluşturulması gibi adımları hatırlatan Yılmaz, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Yılmaz ayrıca uyuşturucu kullanımının farklı suç türleriyle bağlantısına dikkat çekerek, bağımlılıkla etkin mücadelenin hem hukuk hem de infaz sisteminin üzerindeki yükü azaltabileceğini söyledi. Yeni yargı paketlerine dikkat çekti Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalet sisteminin daha hızlı ve öngörülebilir hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Yılmaz, 11’inci ve 12’nci Yargı Paketleriyle çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini aktardı. Duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu durumlar dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirten Yılmaz, istinaf aşamasında da hedef süre uygulamasının devreye alındığını söyledi. Uzun süren soruşturma ve davaların nedenlerinin tespit edilmesi amacıyla yeni mekanizmalar oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların gecikmelere ilişkin başvurularını iletebilmesi için “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıkladı. Hakim ve savcı sayısı 26 bin 667’ye yükseldi Yılmaz, 2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye çıkarıldığını, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine yükseldiğini bildirdi. Yargı hizmetlerinde dijitalleşmenin de sürdüğünü belirten Yılmaz; UYAP'ın geliştirilmesi, e-Duruşma uygulamasının yaygınlaştırılması, e-Avukat sisteminin etkinleştirilmesi ve bazı adli işlemlerde yapay zeka destekli uygulamaların kullanılmaya başlanacağını ifade etti. “Terör prangasını ülkemizin gündeminden çıkarıyoruz” Konuşmasında terörle mücadele sürecine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye’ye uzun yıllar boyunca ekonomik ve toplumsal maliyet yüklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuna vurgu yapan Yılmaz, terör sorununun kalıcı şekilde ülke gündeminden çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu süreçte şehitlerin hatırasına ve gazilerin hukukuna dikkat edilmesi, devletin temel niteliklerinin korunması ve tüm adımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde atılması gerektiğini ifade etti. Suriye mesajı Yılmaz, bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ülkenin toprak bütünlüğünü koruyan ve tüm kesimleri kapsayan bir yönetim anlayışından yana olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin hem ülke içinde hem de bölgede barış, istikrar ve toplumsal bütünlüğü güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, daha adaletli bir dünya için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

20 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ‘Ponzi Mine’ Kadıköy’de yakalandı Haber

20 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ‘Ponzi Mine’ Kadıköy’de yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlülerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Ekiplerin yürüttüğü çalışma kapsamında, 2023 yılından bu yana arandığı belirtilen ve “Ponzi Mine” olarak tanınan 45 yaşındaki Mine Mumcu’nun Kadıköy’de olduğu tespit edildi. Suadiye’de kafede gözaltına alındı Mine Mumcu, 27 Ağustos Perşembe akşamı Kadıköy'ün Suadiye Mahallesi'ndeki bir kafede düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerindeki aramada başka bir kadına ait kimlik kartının ele geçirildiği belirtildi. Mumcu’nun, bu yöntemle uzun süredir saklandığının değerlendirildiği öğrenildi. Hakkında 38 ayrı aranma kaydı bulunduğu belirtildi Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği'ne götürülen şüphelinin yapılan sorgusunda, farklı suçlamalarla bağlantılı 38 ayrı UYAP aranmasının bulunduğu öne sürüldü. Bu suçlamalar arasında rüşvet, örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, kooperatif dolandırıcılığı ve yağma gibi suçların yer aldığı belirtildi. Mine Mumcu’nun geçmişte iletişim kurduğu bazı kişilere kendisini avukat olarak tanıttığı, bazı durumlarda ise farklı kimlik ve sıfatlar kullandığı iddia edildi. Bu yöntemlerle bazı tanınmış isimler, sporcular ve bürokratlarla iletişim kurarak güven kazanmaya çalıştığı öne sürüldü. Adliyeye sevk edildi Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mine Mumcu, daha sonra adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.

CHP'nin Mutlak Butlan davası Yargıtay'a gitti Haber

CHP'nin Mutlak Butlan davası Yargıtay'a gitti

Edinilen bilgilere göre dosya, saat 11.30 sıralarında UYAP üzerinden Yargıtay'a ulaştırıldı. İncelemeyi Yargıtay yapacak Dosyanın Yargıtay'a intikal etmesiyle birlikte süreç yüksek mahkemenin inceleme aşamasınageçti. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek.İnceleme sonucunda yerel mahkemenin kararını onayabilir, bozabilir ya da dosya hakkındafarklı bir değerlendirmede bulunabilir. Dava neyi kapsıyor? CHP'de uzun süredir tartışmalara konu olan dava, partinin 38. Olağan Kurultayı'ndaki usulişlemleri ve alınan kararların hukuki geçerliliğine ilişkin açıldı. Davada talep edilen "mutlak butlan", hukuki açıdan bir işlemin baştan itibaren geçersizsayılması anlamına geliyor. Gözler Yargıtay'ın kararında Dosyanın Yargıtay'a gönderilmesiyle birlikte gözler yüksek mahkemenin belirleyeceğiinceleme takvimine çevrildi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, daha önce yaptığı açıklamada, adli tatilin başlayacağı 20Temmuz'dan önce Yargıtay'dan karar beklediklerini söylemişti. Özel, bu tarihe kadar kararçıkmaması halinde CHP'nin seçimlere katılımına ilişkin hukuki belirsizlik yaşanabileceğiniifade etmişti. Yargıtay'ın dosya hakkında adli tatil öncesinde karar verip vermeyeceği ise henüz netlikkazanmadı. Öte yandan, Yargıtay'ın yerel mahkeme kararını bozması halinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nungörevlendirilmesine ilişkin tedbir kararının kaldırılması ve görevinin sona ermesi ihtimali degündeme gelebilecek.

KEP ile yargı sürecinde hak kaybı riski ortadan kalkıyor Haber

KEP ile yargı sürecinde hak kaybı riski ortadan kalkıyor

UYAP sisteminde yaşanan teknik aksaklıklar, mesainin sona ermesi ya da adliyeye fiziken ulaşılamaması gibi sorunlar, son günü gelen yargı işlemlerinde hak kaybı riskini artırıyor. Ancak Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) sayesinde bu sorunlar tamamen aşılabiliyor. Adalet Bakanlığı’nın resmî KEP adresine gönderilen dilekçeler, son günlü işlemlerde saat 17.00’den sonra gönderilse dahi yasal süre içinde iletilmiş kabul ediliyor. TÜRKKEP’e göre bu yöntem sayesinde yargı işlemleri, zaman ve mekân engeli olmaksızın günün her saatinde güvenli şekilde tamamlanabiliyor. Yargı sürecinde son güne kalan işlemlerde; UYAP sisteminde yaşanan teknik kesintiler, bulunulan konumun adliyeye uzak olması ya da mesai saatinin sona ermesi, vatandaşları sıkça zor durumda bırakabiliyor. Ancak yaşanan bu erişim sorunları ve “süre kaçırma” endişesi, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) sayesinde tamamen aşılıyor. Vatandaşların KEP üzerinden Adalet Bakanlığı’nın resmî KEP adresine gönderim yapması süreci kurtarıyor. Gönderilen iletinin konu ve ilgi kısmında ilgili mahkemenin DETSİS numarasının yer alması yeterli oluyor. Bu yöntemle iletilen dilekçeler, UYAP sistemi o an çalışmasa ya da mesai saati bitmiş olsa dahi, “zaman damgası” ile Bakanlık sistemine aynı gün ulaştığı için, yasal süresi içinde teslim edilmiş kabul ediliyor. Böylece yıllardır süregelen “mesai bitti” veya “sistem gitti” gibi gerekçelerle yaşanan hak kayıpları, KEP sayesinde tarihe karışıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.