SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim Maliyetleri

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Üretim Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal: Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal: Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçinin borçluluğu, üretim maliyetleri, ürün fiyatları, Malatya’daki sel felaketi, kuru üzüm fiyatları ve ABD’nin Türk zeytinyağına uyguladığı ek gümrük vergisi Sarıbal’ın gündemindeydi. Gıdaya erişimin temel bir hak olduğunu belirten Sarıbal, tarımsal üretimin yalnızca çiftçiyi değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini söyledi. İktidarın üretim yerine ithalatı önceleyen politikalarının hem üreticiyi hem tüketiciyi yoksullaştırdığını savundu. ÇİFTÇİNİN BORCU 1,4 TRİLYON LİRAYI AŞTI Sarıbal, Haziran 2026 itibarıyla çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya ulaştığını açıkladı. 2004 yılında 5,3 milyar lira olan borcun 275 kat arttığını belirten Sarıbal, aynı dönemde tarımsal desteklerin 3,1 milyar liradan 167,6 milyar liraya yükseldiğini söyledi. Buna göre çiftçinin borcu ile tarımsal destek arasındaki farkın da büyüdüğünü ifade eden Sarıbal, 2004'te 1,7 kat olan oranın bugün 8,7 kata çıktığını kaydetti. Takipteki tarım kredilerinin de bir yılda 7,7 milyar liradan 25,5 milyar liraya yükseldiğini belirten CHP'li Sarıbal, “Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan” dedi. Sarıbal, kredilerin tarımsal finansmanın merkezinden çıkarılması, çiftçinin faiz yükünden kurtarılması ve üretimini sürdürebilmesi için kamusal destek sağlanması çağrısında bulundu. BURSA’DA ŞEFTALİ ÜRETİCİSİ MALİYETİN ALTINDA SATIYOR Bursa, Mersin ve Denizli’de şeftali üreticilerinin maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Sarıbal, Bursa’da kilogram maliyeti 20-25 liraya ulaşan sanayilik şeftalinin 5 liraya kadar düşen fiyatlarla alındığını belirtti. Mersin’de yaklaşık 15 liraya mal edilen sanayilik şeftalinin yine 5 liraya alınmak istendiğini, Denizli’nin Çivril ilçesinde ise maliyeti yaklaşık 22 lira olan sofralık şeftalinin 15 liraya kadar gerilediğini aktaran Sarıbal, üreticinin ürünü satsa da dalında bıraksa da zarar ettiğini söyledi. Sarıbal, “Üretim yapan çiftçi adeta cezalandırılıyor” ifadelerini kullandı. MALATYA’DA 400 TONDAN FAZLA KAYISI TELEF OLDU Malatya’da etkili olan sağanak ve selin kayısı üreticilerini de ağır biçimde etkilediğini belirten Sarıbal, CHP Malatya İl Başkanlığından alınan bilgilere göre 168 çiftçinin selden etkilendiğini, 3 ev, 2 ahır ve 2 deponun hasar gördüğünü açıkladı. Kurutulmak üzere serilen 400 tondan fazla kayısının telef olduğunu belirten Sarıbal, zarar tespitlerinin gecikmeden tamamlanmasını istedi. Üreticinin yalnızca faizli borç ertelemesiyle kurtarılamayacağını savunan Sarıbal, zararların doğrudan karşılanması, karşılıksız destek verilmesi ve borçların faizsiz şekilde yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu. “KURU ÜZÜMDE FİYAT 150 LİRANIN ALTINDA OLMAMALI” Kuru üzüm üreticisinin yeni sezon fiyatını beklediğini belirten Sarıbal, 2026 için bir kilogram kuru üzümün çıplak maliyetinin 93 lira, üreticinin emeği ve yaşam payı eklendiğinde referans fiyatın 151,50 lira olarak hesaplandığını söyledi. TMO’nun 2025 yılında 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 120 lira fiyat açıkladığını hatırlatan Sarıbal, yeni sezon fiyatının gecikmesinin üreticiyi tüccarın insafına bıraktığını savundu. Sarıbal, TMO’nun bir an önce fiyat açıklamasını ve fiyatın 150 liranın altında olmamasını istedi. ABD’NİN ZEYTİNYAĞI VERGİSİNE TEPKİ ABD’nin Türkiye’den ithal edilen zeytin ve zeytinyağına yüzde 12,5 ek gümrük vergisi getirmesinin üretici ve ihracatçı üzerinde baskı oluşturacağını belirten Sarıbal, ABD’nin Türkiye zeytinyağı ihracatında önemli bir pazar olduğunu söyledi. 2024-2025 sezonunun ilk dokuz ayında yaklaşık 480 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatı yapıldığını, bunun 118 milyon dolarlık bölümünün ABD’ye gerçekleştirildiğini aktaran Sarıbal, Türkiye’nin kendi üreticisini koruyacak bir dış ticaret politikası oluşturması gerektiğini savundu. Zeytinyağının dökme olarak düşük fiyatla ihraç edilmesi nedeniyle katma değerin başka ülkelerde kaldığını belirten Sarıbal, markalaşmaya ve üreticinin ihracat gelirinden daha fazla pay almasına yönelik politikalar geliştirilmesini istedi. TURŞULUK BİBERDE DE FİYAT KRİZİ Balıkesir’in Deliklitaş ve Yaylacık mahallelerindeki turşuluk biber üreticilerinin de sorun yaşadığını belirten Sarıbal, kilogramı 35-40 liraya satılabilen ürün için üreticinin en az 70 lira fiyat beklediğini söyledi. Mazot ve gübre fiyatlarının yüzde 50-60, işçilik ve diğer bakım giderlerinin ise yüzde 40-50 arttığını belirten Sarıbal, üreticilerin az sayıdaki alıcının belirlediği koşullara mahkûm edildiğini savundu. Sarıbal, üretim maliyetinin altında alım yapılmasının önlenmesi, piyasanın kamu tarafından düzenlenmesi ve üretici örgütlerinin fiyat belirleme süreçlerine dahil edilmesi çağrısında bulundu.

PLASFED: Yeni Büyüme Döneminin Anahtarı Üretim, Yatırım ve İhracat Haber

PLASFED: Yeni Büyüme Döneminin Anahtarı Üretim, Yatırım ve İhracat

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, enflasyonla mücadele sürecini desteklediklerini belirterek, sürdürülebilir büyüme için üretim ve sanayinin yeniden ekonominin merkezine alınması gerektiğini söyledi. Önümüzdeki günlerde açıklanacak ikinci çeyrek büyüme verileri öncesinde değerlendirmelerde bulunan Karadeniz, yüksek finansman maliyetlerinin yatırım iştahını zayıflattığını belirterek, "Türkiye'nin yeni büyüme döneminin anahtarı üretim, yatırım ve ihracattır" dedi. Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımların makroekonomik göstergelerde olumlu sinyaller verdiğini belirten Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sürdürülebilir büyümenin ancak üretim odaklı politikalarla mümkün olacağını söyledi. Sanayinin büyüme, ihracat ve istihdamın temel taşı olduğuna dikkat çeken Karadeniz, "Enflasyonla mücadele elbette önemlidir. Ancak üretim gücünü koruyamayan ekonomiler kalıcı refah oluşturamaz. Türkiye'nin yeni büyüme hikayesi üretim ve sanayiyle yazılmalıdır" dedi. Son dönemde açıklanan ekonomik verilerin dezenflasyon sürecinde ilerleme kaydedildiğini gösterdiğini ifade eden Karadeniz, buna karşın yüksek finansman maliyetleri, yatırım iştahındaki zayıflama ve imalat sanayindeki daralmanın reel sektör açısından önemli riskler oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Üretimin yalnızca ekonomik büyüklük değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme, ihracat, istihdam ve küresel rekabet gücünün de temel belirleyicisi olduğunu dile getiren Karadeniz, sanayinin desteklenmesinin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. "Sanayi güçlenmeden büyüme kalıcı olmaz" İlk çeyrek büyüme verilerinde sanayinin ekonominin gerisinde kaldığını hatırlatan Karadeniz, üretim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik adımların hızlandırılması gerektiğini belirtti. Karadeniz, "Ekonomide dengelenme sürecinin başarıya ulaşabilmesi için üretim tarafının da aynı ölçüde desteklenmesi gerekiyor. Sanayi yatırımlarını artıracak, ihracatı teşvik edecek ve katma değerli üretimi büyütecek politikalar öncelikli hale gelmeli. Tüketimle desteklenen büyüme kısa vadede rakamlara olumlu yansıyabilir ancak uzun vadede sürdürülebilir kalkınmanın yolu üretimden geçiyor" ifadelerini kullandı. İkinci çeyrek büyümesinde gözler sanayide Önümüzdeki günlerde açıklanacak ikinci çeyrek büyüme verilerinin ekonomideki toparlanmanın yönünü ortaya koyacağını belirten Karadeniz, "Öncü göstergeler, sanayide istenilen düzeyde güçlü bir toparlanmaya henüz işaret etmiyor. Bu nedenle ikinci çeyrek büyüme verilerinde üretimin ekonomiye katkısı yakından takip edilecek. Büyümenin hızı kadar niteliği de önemli. Üretim ve ihracatın büyümeye daha güçlü katkı verdiği bir tablo, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından çok daha değerli. Sanayinin yeniden büyümenin lokomotifi olduğu bir ekonomi; sürdürülebilir kalkınmanın, kalıcı refahın ve küresel rekabet gücünün temelini oluşturacak" dedi. Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısına sahip olduğuna dikkat çeken Karadeniz, mevcut potansiyelin doğru politikalar ve üretimi teşvik eden uygulamalarla çok daha yüksek katma değere dönüştürülebileceğini söyledi. "Rekabet gücümüz korunmalı" Küresel pazarlarda rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını belirten Karadeniz, Türkiye'nin üretim maliyetleri, finansman giderleri ve döviz kuru arasındaki dengenin ihracatçı açısından dikkatle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Türk sanayisinin son yıllarda önemli ihracat başarıları elde ettiğini hatırlatan Karadeniz, bu başarının sürdürülebilir olması için üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Türk sanayisinin bugüne kadar tüm zorluklara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatını artırmaya devam ettiğini belirtti. Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasının yolunun üretimden, teknolojiden ve sanayiden geçtiğine dikkat çeken Karadeniz, “Bugün atılacak doğru adımlar yalnızca sanayiciyi değil, ihracatı, istihdamı ve ülkemizin küresel rekabet gücünü de güçlendirecek. Üreten, yatırım yapan ve katma değer oluşturan bir ekonomi, Türkiye'nin yeni büyüme döneminin en sağlam temeli olacak" diye konuştu.

Bursa Büyükşehir'den Üreticiye Güçlü Destek Haber

Bursa Büyükşehir'den Üreticiye Güçlü Destek

Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması ve çiftçinin gelir düzeyinin artırılması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, üretime değer katan adımlar atmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa Bölgesi Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü iş birliğinde ‘Kooperatifçilik ve Gıda Güvenliği Eğitimi’ programı düzenlendi. Bursa Tarımsal Ürünler Tanıtım ve Eğitim Merkezi’nde (BUTATEM) gerçekleştirilen toplantıda bir araya gelen kooperatif ve dernekler, fikir alışverişinde bulundu. Derneklerin kooperatifleşme sürecinde izlemesi gereken adımların konuşulduğu programda, kooperatifçilik ve gıda güvenliği konularında bilgilendirme de yapıldı. “TOPRAĞIMIZA VE GIDAMIZA SAHİP ÇIKMAYI DEVAM EDİYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen eğitim programının açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Metin Tunçel, Bursa’nın verimli toprakları ve köklü tarım kültürüyle emeğin kenti olduğunu ifade etti. İklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve pazara erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle daha planlı tarım yapılması gerektiğinin altını çizen Tunçel, “Kooperatifçilik; üreticimiz için sadece bir tercih değil, dayanışmayı büyüten, emeği koruyan ve üreticiyi güçlendiren en sağlam modellerden biridir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak üreticimizin yanında durmaya, toprağımıza ve gıdamıza sahip çıkmayı devam ediyoruz. Eğitim programıyla, kooperatiflerin daha sağlam yapılarla yol almasını, ortaklık bilincinin güçlenmesini ve gıda güvenliği konusunda doğru üretimin yaygınlaşmasını amaçlıyoruz. Doğru tarım için eğitim çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, emeğin ve dayanışmanın gücünü teknolojiyle birleştirmeyi önemsediklerini belirtti. Dijital Gelişim Ofisi hakkında da bilgi veren Bilgit, asıl amaçlarının kadın emeğini daha görünür kılmak ve ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak olduğunu ifade etti. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, 3 gün sürecek olan eğitim programında sürdürülebilirlik, markalaşma, kalite konularının konuşulacağını dile getirdi. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ceylan, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Ticaret İl Müdürlüğü Esnaf Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Ersan Aybar, her zaman emekçilerin yanında olduklarını belirterek gerekli destekleri sunmayı sürdüreceklerini söyledi. Program, uzman isimlerin katıldığı sunumlarla devam etti.

CHP’li Gürer: Zeytinde yeni yol haritası şart Haber

CHP’li Gürer: Zeytinde yeni yol haritası şart

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te yaptığı açıklamada tarımdaki sorunlara dikkat çekerek zeytinde yaşanan rekolte kaybına, sigorta ödemelerindeki aksamalara ve iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründe yaşanan güncel sorunları değerlendirdi. Zirai don olaylarının ardından ülke genelinde şiddetli bir kuraklığın yaşandığını belirten Gürer, bu sürecin tarımsal üretime ciddi zarar verdiğini söyledi. Bazı çiftçilerin zararı için sigorta ödemeleri yapılırken bazı üreticilerin ödemelerden yararlanamadığını ifade eden Gürer, uygulamadaki eşitsizliğe dikkat çekti. Zeytinyağı ihracatında Türkiye’nin potansiyelin gerisinde kaldığını belirten Gürer, iklim değişikliği nedeniyle zeytinde yeni bir üretim ve pazarlama stratejisinin zorunlu hale geldiğini söyledi. CHP'li Gürer, “2025 yılı için öngörülen yüzde 34,7’lik kayıp, ilerleyen dönemlerde daha büyük sorunların kapıda olduğunu gösteriyor. Zeytinde kooperatifleşme çiftçi için kritik önemde. Bölgelere göre üretim maliyetleri, toprak yapısı ve ekolojik şartlar değişiyor. Bu nedenle bölge bazlı destek politikaları geliştirilmelidir” dedi. Üreticilerin sorunlarını Meclis’te gündeme getirmeye devam ettiklerini belirten Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulunarak, “Zeytin üreticisinin sorunları büyüyor. Üreticiyi sahada dinleyin, kalıcı çözümler üretin. Hem stratejik değere sahip hem de ihracat potansiyeli yüksek bir ürünün katma değerli şekilde yurt dışına satışını artıracak politikalar geliştirilmelidir.” dedi. Gürer, zeytinde rekolte kaybı, artan maliyetler ve pazarlama sorunlarının çözümü için kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.