SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim Kapasitesi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Üretim Kapasitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Kapasitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya'ya gitti Haber

BTSO 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya'ya gitti

Türkiye ile Afrika boynuzunun merkezinde bulunan Etiyopya arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat ayında ülkeyi ziyaretinde 1 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlediği Etiyopya, 130 milyonu aşkın nüfusu ile Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projeleri hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Afrika’nın yükselen değeri Etiyopya’ya geniş kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. İnşaat yapı malzemelerinden ev tekstiline, kimyadan bebek çocuk konfeksiyonu ve mobilyaya birçok sektörden 160’ı aşkın iş insanıyla başkent Addis Ababa’ya giden BTSO heyeti, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de pazar ziyaretleri ile ülkenin ticaret potansiyelini yerinde inceledi. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği ile gerçekleşen program bugüne kadar Etiyopya’ya yapılan en büyük ticaret heyeti olarak kayıtlara geçti. “TÜRKİYE’NİN GÜCÜ VE ETKİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’da gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen değerlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, ülkenin aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının bölgeye büyük değer kattığını belirten İbrahim Burkay, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik ve ticari atılımlarıyla Afrika’daki gücünü ve etkisini her geçen gün artırdığını dile getirdi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, BTSO öncülüğünde düzenlenen ticaret heyetinin Afrika’ya gerçekleştirilen en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, “5 farklı sektörden 110 firmamızla çok güçlü ve nitelikli bir heyet oluşturduk. Türkiye’nin Nisan ayında Etiyopya-Cibuti hattındaki ihracatı yaklaşık 4 kat artış gösterdi. Etiyopya denize kıyısı olan bir ülke değil ancak Cibuti limanı üzerinden çok önemli bir ticaret ağına sahip. Bizim de Etiyopya merkezli ciddi ihracat politikalarımız, stratejilerimiz ve hedeflerimiz bulunuyor.” dedi. Gerçekleştirilen programın bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve rekabet gücüyle bölgede güçlü bir konuma sahip olacağına inandığını ifade etti. Bursa firmalarının Etiyopya’daki temaslarından olumlu sonuçlar alacağını kaydeden Burkay, firmaların gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve ticari anlaşmalarla bölgede kalıcı bir yapı oluşturacaklarını söyledi. Başkan Burkay ayrıca programın hazırlık ve organizasyon sürecindeki destekleri dolayısıyla Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ile Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a teşekkür etti. “ETİYOPYA’DAKİ EN BÜYÜK TİCARET HEYETİ PROGRAMI” Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında düzenlenen programın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Farklı sektörlerden 110 firmanın programa katıldığını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Şubat’taki Etiyopya temaslarında ortaya koyduğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlatarak, şunları söyledi: “Türkiye ile Etiyopya arasındaki ticaret hacmine baktığımızda önemli bir nokta var. Etiyopya ile ticarette iki farklı rakamdan söz ediyoruz. Etiyopya’nın açıkladığı rakamlar daha yüksek, bizim rakamlarımız ise daha düşük görünüyor. Bunun temel nedeni ticaretin önemli bir bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleşmesi. Aslında görünenin çok üzerinde bir ticaret hacmimiz bulunuyor.” dedi. “BURSA’NIN ZİYARETİ BİZLERE DE GÜÇ VERİYOR” Bu tür organizasyonların uzun vadeli ticari ilişkiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ilk ziyaretlerde tarafların birbirini tanıdığını, sonraki temaslarda güven ortamının oluştuğunu ve devam eden süreçte kalıcı ortaklıkların ortaya çıktığını söyledi. Etiyopya’nın son derece gelişmiş ve güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde ortaya çıkan görüntülerin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etti. Addis Ababa’nın gelişmişlik düzeyinin birçok kişi için şaşırtıcı olduğunu belirten Baran, şehirde canlı bir ekonomi ve ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu kaydetti. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olduğuna işaret eden Baran, burada gerçekleştirilen yatırımların tüm Afrika kıtası nezdinde önemli bir görünürlük sağladığını belirtti. Bölgede değerlendirilmesi gereken çok ciddi fırsatlar bulunduğunu söyleyen Baran, “Burada görev yaptığım üç yılı aşkın süre içerisinde bu organizasyon, imza atılan en büyük etkinliklerden biri oldu. Bursa gibi sanayileşmiş, üretim gücü yüksek ve gelişmiş bir şehrin farklı sektörlerden geniş katılımla Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği ziyaretin bizlere de güç veriyor. Bu anlamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum.” dedi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea ise yaptığı konuşmada Etiyopya ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ülkede reform hareketlerinin hızla devam ettiğini söyledi. Addis Ababa’daki değişim ve gelişimin şehir genelinde açık şekilde görülebildiğini ifade eden Tikea, Etiyopya hükümetinin makro ekonomik, yapısal ve sektörel reformları kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Türk yatırımcılara önemli mesajlar veren Tikea, “Etiyopya devleti Türk yatırımcıları kırmızı halıyla karşılamaya hazır. Etiyopya, 130 milyonu aşan nüfusuyla son derece dinamik ve hızlı büyüyen bir pazar. Nüfusun yüzde 65’ini gençler oluşturuyor. Bu da çok büyük fırsatlar anlamına geliyor.” dedi. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika’nın siyasi merkezi ve kıtaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Tikea, Türk iş dünyasını Etiyopya’da daha fazla yatırım ve iş birliği yapmaya davet etti. Program kapsamında ayrıca BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve işbirliği anlaşması imzalandı. Protokole BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı. 400 bini aşkın üyesiyle Etiyopya iş dünyasının en önemli çatı kuruluşları arasında yer alan Addis Ababa Ticaret Odası’nın Başkanı Zehara Mohammed, Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki bağların ticaretle daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu ifade eden Mohammed, Türk ürünlerinin kalite açısından bölgede önemli bir itibara sahip olduğunu dile getirdi. “Türk mallarının diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli olduğunu halkımız çok iyi biliyor.” diyen Mohammed, Addis Ababa Ticaret Odası’nın 480 binden fazla üyeye sahip olduğunu kaydetti. Bursa heyetiyle imzalanan protokolden büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayan Mohammed, iki taraf arasında güçlü iş birlikleri kurulacağına inandığını söyledi. Etiyopya’da üretilen ürünlerin de Türkiye üzerinden farklı pazarlara ihracatının artırılmasını beklediklerini kaydeden Mohammed, Türk iş dünyasına yönelik olumlu mesajlar verdi. Etiyopya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Kenenisa Lemi’nin de ziyaret ettiği programın ilk gününde Bursalı firmalar, çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu Haber

İş dünyası BUSİAD'ın geleneksel iftarında buluştu

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) Çekirge Toplantısı ve Geleneksel İftar Programı, yerel yöneticiler, iş insanları ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla Podyum Davet’te gerçekleştirildi. İftarın açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Ramazan ayının ilk iftarını düzenlemenin gelenekten öte, birlik ve beraberliğe verilen önemin göstergesi olduğunu belirtti. Hatunoğlu, “BUSİAD yalnızca gönüllü bir kuruluş değil, aynı zamanda geleceği okuyan ve öngörüler üreten bir yapı” dedi. Hatunoğlu, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurma hedefini vurguladı. “Doğal kaynaklarımız, bilgi birikimimiz, sermayemiz ve insan kaynağımızı gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmalıyız” dedi. Bursa’nın gücünün sadece organize sanayi bölgeleri veya üretim kapasitesi değil, insan kaynağı olduğunu belirten Hatunoğlu, toplumsal dönüşümün ekonomik ve dijital dönüşümler kadar kritik olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKA VE İNSAN İLİŞKİSİ 44 yıldır bilişim sektöründe faaliyet gösteren Hatunoğlu, yapay zekânın insanın yerini almayacağını, aksine doğru kullanıldığında insanı daha değerli kılacağını söyledi. “Teknoloji ve dijitalleşmeyi doğru araç olarak kullanıp, asıl merkezde insanı koymalıyız” dedi. İş dünyasının ekonomik zorluklarını da değerlendiren Hatunoğlu, finansman koşulları, maliyet baskıları, küresel rekabet ve jeopolitik risklerin kent ve ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini belirtti. BUSİAD’ın iş dünyasının sesi olarak çözüm odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı. ACİL İHTİYAÇ PROJESİ VAKFI SUNUMU Programda konuşan Acil İhtiyaç Projesi Vakfı Kurucu Başkanı Dr. Ebru Nurluoğlu, “Geleceği İyilikle Beslemek” başlıklı sunum yaptı. Nurluoğlu, farklı coğrafyalarda yardım çalışmalarına değinerek, sosyal sorumluluğun toplumsal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Hatunoğlu, konuşmasını “Önce insan olduğumuzu unutmadan, ortak iyiliği gözeterek, birlik ve beraberlik içinde, daha adil, üretken ve yaşanabilir bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda Haber

Türk İhracatçıları için “Hindistan Tehdidi” Kapıda

Dış ticaret ve dijitalleşme alanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren İnovakademi'nin kurucusu Gökhan Erol, AB ile Hindistan arasındaki yeni ticaret anlaşmasının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini, son ticaret verileri ışığında değerlendirdi. Erol, sürecin Türkiye için bir "çifte kıskaç" yarattığını vurguladı. "Oyunun Kuralları Değil, Oyunun Kendisi Değişti" Anlaşmanın Türkiye için "soğuk duş" etkisi yaratabileceğini belirten Gökhan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında 'bizden biri' muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak bu anlaşma ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan'a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti." "5.5 Milya r Dolarlık Otomotiv İhracatımız Risk Altında" Kamuoyunda sadece tekstil sektörünün etkileneceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Erol, 2024 verilerine dikkat çekerek asıl tehlikenin sanayide olduğunu vurguladı: "Rakamlar duygusal değildir, gerçeği söyler. Türkiye, 2024 yılında AB'ye 5.57 Milyar Dolar değerinde otomotiv yedek parçası sattı. Bu b izim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 Milyar Dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki %10-15’lik maliyet avantajı Hintli üreticinin lehi ne dönecek. Bir Alman otomotiv devi için %10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir. Yan sanayicimizin acilen bu senaryoya hazırlanması gerekiyor." "İç Pazarda da 'Arka Kapı' Tehlikesi Var" Gökhan Erol, tehlikenin sadece ihracatla sınırlı kalmayacağını, Türkiye iç pazarının da tehdit altında olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Gümrük Birliği'nin teknik yapısı gereği, AB'ye gümrüksüz giren bir Hint malı, 'Serbest Dolaşım' ilkesiyle Türkiye'ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa'daki tekstilci veya Konya'daki parçacı, sadece Almanya'da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek. Biz Hindistan'a mal satarken gümrük ödeyeceğiz, onlar bize satarken ödemeyecek. Bu, sürdürülebilir bir denklem değil." Çıkış Yolu: "Hız, Güven ve Dijital Markalaşma" Türk ihracatçısının "ucuzluk" yarışına girmemesi gerektiğini savunan Erol, çıkış r eçetesini ise şöyle özetledi: "Hindistan ile fiyat rekabetine girersek kaybederiz. Bizim kazanacağımız alan 'Hız ve Güven'. Hindistan'dan gelen bir konteynerin Avrupa'ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya şunu anlatmalıyız: 'Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim.' Bunun için de klasik pazarlamayı bırakıp, LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Artık sadece malı değil, güveni pazarlama devrindeyiz." Öne Çıkan İstatistikler: Otomotiv Yedek Parça İhracatı (AB'ye): Türkiye: 5.57 Milyar $| Hindistan: 1.71 Milyar$ (Risk: Yüksek) Kadın Giyim İhracatı (AB'ye): Türkiye: 3.01 Milyar $| Hindistan: 1.56 Milyar$ (Risk: Yüksek) Yassı Çelik İhracatı (AB'ye): Türkiye: 1.03 Milyar $| Hindistan: 1.36 Milyar$ (Risk: Kritik - Hindistan öne geçti) Otomotiv yedek parçası GTİP No: 8708

Tarihi tersane 570 yaşında... Atıl tersane 6 yılda sınıf atladı Haber

Tarihi tersane 570 yaşında... Atıl tersane 6 yılda sınıf atladı

İstanbul'da bir bölümü kentin ilk kamusal çağdaş sanat müzesine dönüştürülen tarihi Haliç Tersanesi’nin 570. kuruluş yıldönümü kutlandı. Son 6 yılda yapılan çalışmalarla 527 gemi hayata döndürülürken, üretim ise sıfırdan 67’ye çıkarıldı. Tarihi Haliç Tersanesi, 570. kuruluş yıldönümünde gerçekleştirilen törenle anıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin restorasyon ve dönüşüm çalışmalarıyla yeniden canlandırılan tersanede düzenlenen programa, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve Şehir Hatları Genel Müdürü Güçlü Şeneler katıldı. Asıl mesleğinin gemi mühendisliği olduğunu vurgulayan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, törende yaptığı konuşmada tersanenin kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Başkan Aslan, “Stajımı Camialtı ve Haliç tersanelerinde yapmış biri olarak buraya her gelişimde öğrencilik yıllarım aklıma gelir. İnsanlık tarihinde gemiler, medeniyetlerin temelini atan en önemli araçlardandır” dedi. Denizcilik metaforlarıyla konuşmasını sürdüren Aslan, “Denizde mürettebatın kaderi ortaktır. Bugün de bizler aynı geminin yol arkadaşlarıyız. Gemi bizlere emanet; fırtınalar da olacak, dalgalar da… Ama bu gemiyi kıyıya ulaştıracağız” ifadelerini kullandı. Aslan, konuşmasında Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da selam göndererek, İmamoğlu’nun tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkan bir yönetim anlayışına sahip olduğunu belirtti ve tersanenin son yıllarda yeniden üretim ve yaşam merkezi haline getirildiğini söyledi: "Fatih Sultan Mehmet’in emaneti olan Haliç Tersanesi, kapanmaya doğru giderken yeniden hayat buldu" diyen Nuri Aslan, "Gazhane’yi, Yerebatan Sarnıcı’nı restore edip hayata döndürdüğümüz gibi bu tersaneye de sahip çıktık" dedi. Aslan, Haliç Tersanesi’nin tarihinde ilk kez bir kadının yöneticilik yapmasına da dikkat çekerek, “Bugün Üsküdar Belediye Başkanımız olan Sinem Dedetaş, Haliç Tersanesi'nin ilk kadın Şehir Hatları Genel Müdürüydü. Atatürk’ün kadına verdiği değerin, bugün İBB yönetiminde de karşılık bulduğunu gösteren önemli bir adımdır” diye konuştu. “527 GEMİYİ HAYATA DÖNDÜRDÜK, ÜRETİMİ SIFIRDAN 67’YE ÇIKARDIK” Tersanenin 2019 öncesinde atıl durumda olduğunu hatırlatan Aslan, son 6 yılda yapılan çalışmaları şöyle anlattı: "Üretim kapasitesi sıfırdan 67’ye yükseltildi. 2019-2025 arasında 527 geminin bakım ve onarımı yapıldı. Paşabahçe, Kızıltoprak ve İsmail Hakkı Durusu gibi tarihi vapurlar yeniden hizmete kazandırıldı. 50 deniz taksi ve 9 deniz dolmuş tamamen tersanede inşa edildi. Asırlık vapurları yeniden seferlere döndürdük. İstanbul’un deniz ulaşımını güçlendirmeye devam edeceğiz” Konuşmalar sonrasında İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve Şehir Hatları Genel Müdürü Güçlü Şeneler, tersanenin 570. yıl pastasını birlikte kesti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.