SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği'nden Bursa'da yıkım tepkisi: Yıkım çözüm değil Haber

İmar Yasasına Takılanlar Derneği'nden Bursa'da yıkım tepkisi: Yıkım çözüm değil

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’da yaptığı açıklamada Mudanya başta olmak üzere milyonlarca yapının yıkım tehdidi altında olduğunu belirterek, imar planı yapmayan belediyelere tepki gösterdi. BURSA (İGFA) -İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Bursa’da yaptığı basın açıklamasında milyonlarca yapının yıkım tehdidi altında olduğunu belirterek, imar planı eksikliğinin bedelinin vatandaşa ödetildiğini söyledi. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında, ruhsat ve imar gerekçeleriyle ülke genelinde milyonlarca yapının yıkım tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Başkan Hacıoğlu, sorunun temelinde belediyelerin yıllardır imar planlarını yapmamasının yattığını kaydetti. 2014’te yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası sonrası kırsal alanların plansız bırakıldığını ifade eden Hacıoğlu, köylülerin barınma ve üretim için yaptığı yapıların ceza, dava ve yıkım kararlarıyla karşılaştığını dile getirdi. 2018 yılında çıkarılan İmar Barışı’nın ise uygulamadaki hatalar nedeniyle yeni mağduriyetler oluşturduğunu belirten Hacıoğlu, Türkiye genelinde ortak tablonun imar planı eksikliği, çözüm iradesinin yokluğu ve buna karşın cezalar ile yıkımlar olduğunu söyledi. Mudanya’da özelinde köylülerin evlerini yenilemek istediğinde “imar yok” gerekçesiyle engellendiğini öne süren İbrahim Hacıoğlu, “İmar planını yapmayanlar bedeli vatandaşa ödetiyor” dedi. Yıkım uygulamalarına son verilmesini isteyen Hacıoğlu, imar planlarının derhal hazırlanması ve sorunun TBMM’de yasal düzenlemeyle çözülmesi çağrısında bulundu. Hacıoğlu, bu meselenin hukuki değil siyasi bir sorumluluk olduğunu belirterek, bu sorumluluğun hesabının günü geldiğinde sandıkta ve kamuoyunda sorulacağını söyledi. Dernek üyeleri ve yapı kayıt mağdurları açıklamalarını “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla sona erdirdi.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılı dolayısıyla yayımladığı mesajında, iş dünyasının fedakarlıkla geçen bir dönemi geride bıraktığını belirterek, “2025 yılı yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarıyla verdiğimiz büyük bir sınav yılı oldu. Artık 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz” dedi. KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, mesajında geride kalan yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Umutla başladığımız 2025 yılını, sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun baskısı ve finansal kaynaklara erişimin kısıtlı olması nedeniyle yılı yatırım anlamında temkinli geçirdi. Ancak bizim devletimize ve ekonomimizin direncine güvenimiz tamdır. Bu zorlu süreçte enseyi karartmadan üretmeye, istihdam sağlamaya devam ettik. 2026’yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir ‘Hasat Yılı’ olarak görüyoruz. ” 2026 yılına dair beklentilerini de aktaran Gülsoy, “Dünya artık ‘akıllı’ üretiyor ve ‘dijital’ satıyor. 2026 yılında şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge eksenine oturttuk. Şehrimizi ‘Orta Anadolu Üretim Havzası’nın merkezi yapacak adımları kararlılıkla atacağız.” Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına seslenen Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026’da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25’in altına inmesini ve büyümenin tekrar ivme kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele ederken üretim kaslarımızı eritmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken kaybetmemeliyiz. Finansmana erişim kolaylaştırılmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; taşın altına elini koyarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır.” Mesajının sonunda toplumsal huzura değinen Başkan Gülsoy; “MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla pekişecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük teminatı olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

CHP Bursa'dan Mustafakemalpaşa'da saha çalışması Haber

CHP Bursa'dan Mustafakemalpaşa'da saha çalışması

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, il yöneticileri ve ilçe örgütüyle birlikte Mustafakemalpaşa’da esnaf, sanayi sitesi ve mahalle ziyaretlerinden oluşan kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İlçe Başkanı Gökhan Demir, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları ile il yöneticileri, Mustafakemalpaşa ilçesinde saha çalışması yaptı. Program, CHP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı ziyaretiyle başladı ve çarşı-pazar, sanayi sitesi ile mahalle buluşmalarıyla devam etti. İlçe ziyaretinde konuşan Yeşiltaş, esnafın, üreticinin ve yurttaşların ortak derdinin derinleşen ekonomik kriz olduğunu vurgulayarak, “Çarşı-pazar yangın yeri. Bu düzenin çözümü sandıktır” dedi. Örgütlü mücadelenin önemine dikkat çeken Yeşiltaş, CHP’nin güçlü örgüt yapısıyla Bursa’da ve Türkiye’de değişimi büyüteceğini belirtti. Mustafakemalpaşa Pazarında esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Yeşiltaş, düşen alım gücü ve artan borç yüküne dikkat çekti. Sanayi Sitesi ziyaretinde üretim yapan esnafın sorunlarını dinleyen Yeşiltaş, “İktidarımızda esnaf üretecek, kazanacak. Emeğin hakkını aldığı bir Türkiye’yi kuracağız” dedi. Çeltikçi, Koşuboğazı ve Yumurcaklı mahallelerinde vatandaşlarla buluşan Yeşiltaş, talepleri not alarak ortak akılla çözüm üreteceklerini vurguladı. İl Başkanı, CHP’nin siyaset anlayışının halkın yanında olduğunu belirterek, “Bizim siyasetimiz masa başında değil; sokakta, pazarda, atölyede, mahallede yapılır. Bu düzen değişecek, Türkiye rahat bir nefes alacak” ifadelerini kullandı. CHP Bursa İl Başkanlığı, saha çalışmalarını kentin farklı noktalarında sürdürecek.

Bursa'da 'Köy Enstitüleri' paneli... Eğitimde fırsat eşitliği ve toplumsal dönüşüm konuşuldu Haber

Bursa'da 'Köy Enstitüleri' paneli... Eğitimde fırsat eşitliği ve toplumsal dönüşüm konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve paydaş kurumların iş birliğiyle düzenlenen panelde, köy enstitülerinin eğitim, kültür ve toplumsal kalkınmadaki rolü ele alındı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi, Osmangazi Kent Konseyi ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen “Eğitimde ve Kültürde Çözüm: Köy Enstitüleri” paneli, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesinde gerçekleştirildi. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programda, Türkiye’nin eğitim ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan köy enstitüleri çok yönlü olarak ele alındı. Panelin moderatörlüğünü Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy üstlendi. Programda YKKED Yayınlarından Sorumlu Genel Merkez Yöneticisi Hayrettin Filiz, “Sanata, eğitime ve siyasete etkisiyle köy enstitüleri” başlıklı sunumuyla dikkat çekerken; Uludağ Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılapları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mine Ersevinç “Atatürk, eğitim ve modernleşme”, YKKED Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu ise “Köy enstitüleri perspektifinden günümüze bakış” konularında değerlendirmelerde bulundu. Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar ile YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü de köy enstitülerinin günümüz eğitim anlayışı açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, köy enstitülerinin fırsat eşitliğini esas alan, üreten ve düşünen nesiller yetiştiren örnek bir eğitim modeli olduğunu söyledi. Başkan Bozbey, “Bu model, aydınlanmayı kentten köye değil, köyden tüm ülkeye yaymayı başarmıştır. Bugün pek çok gelişmiş ülkede, yıllar önce bu topraklarda uygulanan sistemin izlerini görmek mümkün” ifadelerini kullandı. Köy enstitülerinin yalnızca akademik bilgi değil; üretim, sanat ve yaşam becerilerini de kapsayan bütüncül bir anlayış sunduğunu belirten Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlayıştan ilham aldıklarını dile getirdi. Başkan Bozbey, “Kurmuş olduğumuz Bursa Kent Akademisi ile bilgiye, bilime, sanata ve mesleki gelişime erişimi artırıyoruz. Eğitim programları, atölyeler ve mesleki kurslarla vatandaşlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Bursa’nın üreten ve düşünen bireylerle geleceğe daha güçlü adımlarla ilerleyeceğine inanıyoruz” dedi.

'Bursa Kestanesi'nin geleceği masaya yatırıldı Haber

'Bursa Kestanesi'nin geleceği masaya yatırıldı

Bursa'da kestane üretimi ve pazarlaması için "Bursa Kestanesinin Geleceği Paneli" düzenlendi. Panelde uzmanlar, kestane türleri, hastalıklar ve üretim konularını ele aldı. Başkan Bozbey, üretimin artırılması gerektiğini vurguladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa kestanesinin üretimden pazarlamaya uzanan sürecinin tüm yönleriyle ele alınacağı “Bursa Kestanesinin Geleceği Paneli” düzenlendi. İlk oturumda Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Cevriye Mert, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Himmet Tezcan, Bursa İl Tarım Müdürlüğü’nden Kıymet Senan Savaş, Bursa Kent Konseyi Başkanı Ertuğrul Aksoy, Orman Bölge Müdürlüğü’nden Orman Yüksek Mühendisi Özden Açıcı ve Üretici Ertuğrul Sünel, kestane türleri, üretimin en çok olduğu yerler, kestane hastalıkları, kestanelerde zarar yapak böcek türleri gibi konularla kestaneyi her yönüyle ele alarak üreticilere sunum gerçekleştirdi. Bursa kestanesinin değeri ve alternatif kullanım alanlarının konuşulduğu ikinci oturumda ise Mudanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Ayşen Özduran, Kalite Kontrol Ar-Ge Yöneticisi Ebru Aygün, Emir Topuk, Bursa Aşçılar Derneği’nden Oktay Gülbahar ve Hakan Aydın sunumlarını yaptı. Düzenlenen panele katılım sağlayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sanayinin artmasıyla kestaneyi kaybetmeye başladıklarını belirterek, "Kestane şekeri ile ünlü olan Bursa satış ve pazarlamaya devam etti. Bursa'nın havasından suyundan çevresel faktörlerden dolayı diğer alanlarda ki kestanelerden çok daha farklı olduğu dile getirildi. Bizlerde Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak biz 'Bursa Kestanesi' için önemli adımları attık atmaya devam edeceğiz. Bugün 1,5 milyon Çin üretiyorsa biz 700 bin ton da kalıyorsak çok aşağılardayız" dedi. "Kasım 2017 yılında tescili biz aldık ve tescile sahip çıkmanın sorumluluğunu almalıyız" diyen Bozbey, "Üreticilerimizin yanındayız. Bilimsel veriler ışığında biz Bursa’da tekrar bursanın kestanesini tüm dünyaya duyurabiliriz. Size güveniyorum üreticilerimiz" diye konuştu.

Bursa Osmangazi'de emekten sanata uzanan yolculuk ilham oldu Haber

Bursa Osmangazi'de emekten sanata uzanan yolculuk ilham oldu

Bursa'da Osmangazi Belediyesi, gençlerin girişimcilik alanında farkındalık kazanmalarını amaçlayan söyleşilerine bir yenisini daha ekledi. ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ programı kapsamında son olarak Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, katılımcılarla bir araya geldi. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen Girişimci Kafası Söyleşisi’nde iş dünyasındaki deneyimlerini katılımcılara anlatan Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, girişimciliğin yalnızca hayal kurmakla sınırlı kalmadığını, bu hayali gerçeğe dönüştürmenin ise istikrarlı çalışma, cesaret ve doğru planlamadan geçtiğini ifade etti. Mürvet Özçelik’in moderatörlüğünü üstlendiği programda yaratıcı düşünme, marka oluşturma ve sürdürülebilir üretim hakkında önemli bilgiler aktaran Dalkılıç, katılımcıları kendi projelerini hayata geçirme konusunda cesaretlendirdi. Girişimcilik yolculuğuna çıkmadan önce basın sektöründe çalıştığını belirten Özden Dalkılıç, “Üniversiteden mezun olduktan sonra farklı kurumlarda pek çok deneyim edindim. Yaklaşık on yıl boyunca aktif olarak muhabirlik yaptım. Zor ama keyifli bir işti. Hamileliğimle birlikte önceliklerim değişti. Çocuğuma daha çok vakit ayırmak istedim ve kendi tercihimle işten ayrıldım. Yıllarca durmadan çalıştıktan sonra evde oturmak kolay olmadı. İçimde yeniden üretme isteği kabarmaya başladı. El işlerine olan yatkınlığım hep vardı. Ahşap boyar, takı tasarlar, örgü örerdim. Sonra seramik kurslarıyla bu dünyaya adım attım. Kendimi geliştirdikçe ‘Neden bunu bir atölyeye dönüştürmeyeyim?’ düşüncesi içimde filizlendi. Aslında bu çocukluğumdan beri kurduğum bir hayaldi. Bugün o hayalin peşinden gitmekten büyük mutluluk duyuyorum" diye konuştu. “HAYALİMİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN KENDİ SERMAYEMİ OLUŞTURDUM” Girişimciliğin samimiyetin ötesinde emek isteyen bir yol olduğunu söyleyen Dalkılıç, “Atölyemi kurabilmek için yeniden çalışmaya başladım ve kazandığım her kuruşu biriktirdim. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok kıymetliydi. Bir yandan ailemiz için o çalışırken, ben de hayalimi gerçeğe dönüştürmek için kendi sermayemi oluşturdum. Seramik atölyesinin en önemli parçası fırındır. Onu KOSGEB desteğiyle aldım. Altı ay boyunca hem çalıştım hem biriktirdim, kalan tüm masrafları da kendi çabamızla tamamladık. Boyasını, badanasını bile biz yaptık. Tüm bu parçalar bir araya gelince, yıllardır içimde büyüttüğüm hayalim sonunda hayata geçti” dedi. Yaptığı hiçbir işi aceleye getirmeyi sevmediğini belirten Özden Dalkılıç, “Beğenmediğim bir şeyi sunmam. Çünkü her ürüne emeğimi tek tek katıyorum. Çamura şekil verip bardağı oluşturuyorsunuz, pişiriyorsunuz, renklendiriyorsunuz, yeniden fırınlıyorsunuz. Bir bardak bile bazen bir haftada tamamlanıyor. Bu süreç sabır istiyor. Bu da benim huyum. Her aşamasıyla tek tek ilgilenmeyi sevdiğim için, ortaya çıkan ürünün hikayesi de ayrı bir değer taşıyor” açıklamalarına yer verdi. Tüm girişimci adaylarını korkmadan üretmeye devam eden Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, anlamlı organizasyonu hayata geçiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a yürekten teşekkür etti.

Mobilya Sektörü, Destek Bekliyor   Haber

Mobilya Sektörü, Destek Bekliyor  

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olan mobilya sektörü, ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre ihracatını yüzde 2,46 artırarak 425,5 milyon dolar ihracata imza attı. Yılın ilk 10 ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 1,72 artırarak 3 milyar 797 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. MODOKO Başkanı Koray Çalışkan, dolar bazlı büyümeye karşılık üretim bazında bir gerileme olduğuna dikkat çekerken, ithal girdinin çok az olduğu sektöre daha fazla destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi. 213 ülkeye ihracat yapan ve 2024 yılını 4 milyar 459 milyon dolar ihracatla kapatan mobilya sektörü, ihracatını artırmaya devam ediyor. Sektör, ekim ayında ihracatını, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 2,6 oranında artırdı. Ekim ayında 425,5 milyon dolar ihracat gerçekleştiren sektör, ihracatını sırasıyla en çok Irak’a, Almanya’ya, Birleşik Devletler’e, Fransa’ya ve Romanya’ya yaptı. Yılın ilk 10 ayına bakıldığı zaman da sektör, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını yüzde 1,72 artırarak 3 milyar 797 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Mobilya ihracatının önemli bir kısmını gerçekleştiren MODOKO’nun Başkanı Koray Çalışkan, “Yıllık 12 milyar dolarlık üretim hacmi yakalayan, 213 ülkeye ihracat yapan ve 500 bin kişinin çalıştığı mobilya sektörü ihracat konusunda pek çok sektöre göre iyi bir performans sergiliyor. İhracatta devam eden artışın yıl sonuna kadar devam etmesini bekliyoruz. Bu anlamda yılı yaklaşık 5 milyar dolar ihracatla kapatmayı hedefliyoruz. Ancak şunu belirtmek gerekiyor ki kur artışından dolayı ihracatta bir artış gözükse de adetsel bazda bir gerileme mevcut. Mobilya sektörü, girdinin en az olduğu en fazla cari fazla veren sektörlerden bir tanesi. Mobilya sektörünün ayrıcalıklı sektör olarak kabul edilip sektöre verilen kredilerde destekler artırılmalı. Aynı zamanda Türkiye’de yaklaşık 45 bin tane mobilya üreticisi var. Bunlardan 39 bin tanesinde bir kişi çalışıyor, yani firma sahibi aynı zamanda çalışan. Burada bir düzenleme yapılıp mobilya sektöründeki haksız rekabetin önüne geçilebilirken sektör hızla büyüyüp 20 milyar dolarlık bir üretim hacmine ulaşabilir. Destekler verilmezse tekstil sektöründe olduğu gibi yatırımların yurt dışına taşınması ve şirket kapanmaları gündeme gelebilir” dedi. Taksit sayısı artmalı İç pazardaki hareketliliğin sağlanması için de indirim kampanyası başlattıklarını ifade eden Çalışkan, “Evlenecek çiftlerin, evini yenileyenlerin 50 yılı aşkın süredir ilk uğradıkları yer MODOKO oluyor. Hem güvenilir hem de kaliteli ürünün adresi olan MODOKO’da taksitlerin azaldığı bir ortamda evlenecek çiftlerin ya da mobilya almak isteyen kişilerin alım güçlerini kolaylaştırabilmek için özel bir kampanya başlattık. ‘MODOKO Sanal Çadır Günleri’yle 2 ay boyunca yüzde 50’ye varan bir indirim fırsatı sunuyoruz. Üretici ve tüketici enflasyon rakamlarına baktığınız zaman dahi zararına satışlar yaptığımızı söyleyebiliriz. Aynı zamanda bunu online kanalda gerçekleştirdiğimiz için İstanbul dışında Türkiye’nin her yerine de ulaşabiliyoruz. Bu kampanyayla sektörümüze bir nebze olsun can suyu vereceğimizi düşünüyoruz” açıklamalarında bulundu. İç pazardaki daralmayı hareketlendirecek adımlardan en önemlisinin taksit sayısının artırılması gerektiğinin altını çizen Çalışkan, “Taksit sayısının 12’ye çıkarılması gerekiyor. Son yönetmelikle birlikte sayı 9’a düşürülmüştü. Ancak firmalar, sermaye yapılarından dolayı ve bankalardan geç ödeme aldıkları için 9 taksit yapmakta zorlanıyorlar. Bu yüzden eskiden olduğu gibi 2 taksite ek bankaların da artı 5 ya da 7 taksit yapmaları, sektörün finansman yükünü hafifletip sektöre can suyu olacaktır. Çünkü şu anda en fazla konkordato ilan eden 5. sektör konumundayız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.