SON DAKİKA
Hava Durumu

#Üretim

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Millet Bursa: Enflasyonun ilacı milli ekonomide Haber

Millet Bursa: Enflasyonun ilacı milli ekonomide

Resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını ve enflasyonun, açıklanan rakamların çok üstünde seyrettiğini kaydeden Millet Partisi Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, çözüm için Millet Partisi kadrolarını işaret etti. Ekonomideki bozulmanın ciddi boyutlara ulaştığını dile getiren Millet Partisi Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, “Vatandaşımızın alım gücünün hızla eridiği bir süreçte olduğumuz açıkça ortada Fiyat artışlarının toplumun her kesimini derinden etkilediği, görmezden gelinemez. Enflasyon düşmüyor, aksine beklentiler yukarı yönlü güncelleniyor. Temel gıda ürünlerine ardı ardına zam geliyor. Vatandaşımızın bu tablo karşısında dayanacak gücü kalmadı.” diye konuştu. EKMEK VE AKARYAKITTA ZAM FURYASI Günlük hayatın içindeki gelişmelerin ekonomik tablonun vahametini ortaya koyduğunu söyleyen Hüsamettin Akyıldız, “Son olarak Bursa’da ekmek fiyatı 2,5 TL artışla 17,5 TL’ye yükseldi. Bu zam, dar gelirli vatandaşlarımızın en temel gıda maddesine dahi erişiminin zorlaştığını göstermektedir. Aynı şekilde akaryakıta gelen ve sürmesi beklenen yüksek zamlar, üretimden ulaşıma kadar her alanda yeni fiyat artışlarının habercisi.” dedi. KENDİ KENDİNE YETEN TÜRKİYE… Uygulanan ekonomi modelini eleştiren Akyıldız, “Mevcut ekonomi modeli; üreticiyi değil, aracıları büyütüyor. Emekliyi, işçiyi, esnafı koruyamıyor. Milli sanayiyi güçlendirmek yerine dışa bağımlılığı artırıyor. Oysa çözüm, belli: Milli üretim odaklı ekonomi, adil gelir dağılımı, tarım ve sanayide kendi kendine yeten Türkiye… Millet Partisi kadroları, bu ülkenin kaynaklarını doğru yönetecek bilgiye, birikime ve kararlılığa sahiptir. Vatandaşımızın ekmeğinin küçülmediği, cebindeki paranın erimediği, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’yi inşa etmeye talibiz.” ifadelerini kullandı.

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan  Özel: Orhaniye Kooperatifi, Yenişehir'in marka değerinden biridir Haber

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel: Orhaniye Kooperatifi, Yenişehir'in marka değerinden biridir

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yerel kalkınma ve üretim odaklı saha ziyaretleri kapsamında Orhaniye Kooperatifi Süt Ürünleri İmalatı’nı ziyaret etti. İlçe Başkanı Mehmet İleri ile birlikte tesisi gezen Başkan Ercan Özel, üretim aşamaları ve kooperatifin hedefleri hakkında detaylı bilgi aldı. GÜNLÜK 3,5 TON SÜT, 12 ÇEŞİT ÜRETİM Ziyarette kooperatifin bölge ekonomisine sunduğu katkıya dikkat çeken Başkan Ercan Özel, 195 ortağı bulunan kooperatifin 65 üreticiden her gün yaklaşık 3,5 ton süt alımı yaptığını vurguladı. Hijyenik koşullarda üretilen 12 çeşit peynirin başta Bursa, İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanına gönderildiğini belirten Özel, işletmenin örnek bir model teşkil ettiğini ifade etti. YENİŞEHİR’İN MARKASI Orhaniye Kooperatifi’nin kalite standartlarında yakaladığı ivmeye değinen Belediye Başkanı Ercan Özel, 1981 yılından bugüne üretim geleneğini bozmadan, 13 çalışanıyla istihdama katkı sağlayan bu işletmenin Yenişehir’in adını gururla temsil ettiğini belirterek, "Üretim gücü ve kalite anlayışıyla önemli bir marka haline gelen Orhaniye Kooperatifi, yerel kalkınmanın en güzel örneklerinden biri. Üreten, ilçemize katma değer sağlayan tüm emekçilerimize teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. Başkan Özel, yerel üreticinin ve kooperatifleşmenin her zaman destekçisi olduklarını söyledi.

Bursa Büyükşehir' arıcılık desteklerini sürdürüyor Haber

Bursa Büyükşehir' arıcılık desteklerini sürdürüyor

Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla ‘Arı Sağlığı ve Arı Ürünleri’ paneli düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen panele, bürokratlar, birlik temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, arıcılığın doğanın dengesini koruyan, tarımsal verimliliği destekleyen, kırsal kalkınmaya güç veren çok önemli ekonomik alan olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal üretimin güçlenmesini büyük önem verdiğini anlatan Saldız, tarımı, üreticiyi ve yerel ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Geliştirdikleri projelerle Bursa’da arıcılığı tekrar canlandırdıklarını anlatan Saldız, bugüne kadar yüzlerce üreticiye binlerce kovan teslim ettiklerini, önümüzdeki süreçte de teslim edeceklerini belirtti. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas da arıcılık mesleğinin önemine dikkat çekerek düzenlenen programın değerli olduğunu anlattı. Panel bölümünde TKDK İletişim Uzmanı Ferit Ensar Güner ile BEBKA Program Yönetim Birimi Başkanı Talha Göktaş hibe ve destek programları hakkında bilgi verdi. Bursa Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, BAYBİR Denetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar ve Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aslı Özkırım ise arı sağlığı ve arı ürünleri konularında üreticileri bilgilendirdi. ARICILARA KOVAN DESTEĞİ Programın sonunda üreticilere 750 adet arı kovanı teslim edildi. Kovan desteğinden duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, arıcılığın sürdürülebilirliği açısından verilen desteğin çok kıymetli olduğunu belirterek, üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu tür katkıların kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Üreticiler, kırsal kalkınmaya yönelik proje ve desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Tofaş Bursa'dan yeniden ABD’ye ihracata başlıyor! Haber

Tofaş Bursa'dan yeniden ABD’ye ihracata başlıyor!

Tofaş,daha önce Doblo ile gerçekleştirdiği ABD ihracatına, K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ürün grubu ile kaldığı yerden devam edecek. Bu kapsamda TofaşFabrikası’nda 2032 yılına kadar üretilecek olan yeni K0 model ailesinin, 2027 yılında Ram ProMaster City ismiyle ABD’ye ihracatına başlanacak. 230 BİN ADEDİ KUZEY AMERİKA YOLCUSU Ram ProMaster City ile Kuzey Amerika ihracatına yeniden başlamaya hazırlandıklarını söyleyen Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Bu ihracat, Türk otomotiv sanayisinin Kuzey Amerika pazarındaki varlığını güçlendirmesi açısından önemli bir adım. Ülkemiz otomotiv sanayi ve Tofaş adına mutlu ve gururluyuz” dedi. Bu yıl üçüncü çeyrekte K9 model ailesinin yeniden Tofaş’ta üretimine başlayacaklarını da hatırlatan Cengiz Eroldu, “Üretimine başladığımız K0 ürün ailesinde toplam 386 milyon Euro’luk yatırım yapıldı. 2032 yılına kadar yaklaşık 1 milyon adetlik üretim planladığımız K0 projesinin 230 bin adedini 2027 yılından itibaren Kuzey Amerika’ya ihraç edeceğiz” diye konuştu. Tofaş’ın üretim hacmive çeşitliliğini artırarak Stellantis Fabrikaları arasındaki güçlü konumunu daha da üst seviyeye taşıyacağını ve ihracat pazarlarını genişleteceklerini söyleyen Eroldu, küresel pazarlar için bir üretim ve Ar-Ge merkezi olmalarının son yıllarda hayata geçirdikleri projelerin başarılarıyla birleşerek Türkiye’de önemli üretim ve ihracat adetlerine ulaşmasını sağladığını belirterek, "K0 projesiyle Kuzey Amerika pazarına yeniden ihracat yapmaya başlayacağız. Daha önce Doblo ile bu tecrübeyi yaşamıştık. Bugün ise çok daha deneyimli ve güçlü bir şekilde bu büyük pazar için yeniden üretim yapacağız” dedi 1.6 LİTRELİK TURBO MOTOR 166 HP GÜCÜNDE Kuzey Amerika pazarına Ram ProMaster City ismiyle sunulacak ve Tofaş tarafından üretilecek yeni orta boy hafif ticari van, 1.6 litrelik dört silindirli turbo beslemeli motorla yollara çıkacak. 166 HP güç ve 221 lb-ft tork üreten motor, gücünü 8 ileri otomatik şanzıman aracılığıyla ön aksa aktarıyor. Güvenlik teknolojileri arasında otomatik acil frenleme destekli çarpışma uyarısı, sürücü dikkat uyarısı ve yan perde hava yastıkları yer alıyor. 4,7 metreküp taşıma hacmi ve 2,82 metre uzunluğundaki yükler için sunduğu geniş yükleme zemini sayesinde araca iki standart ABD paleti arka arkaya yerleştirilebiliyor.

MÜSİAD Bursa'dan güçlü mesaj Haber

MÜSİAD Bursa'dan güçlü mesaj

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, geleneksel bayramlaşma programını yoğun katılımla gerçekleştirdi. MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak ve Yönetim Kurulu’nun ev sahipliğinde düzenlenen programa; AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen ve Mustafa Yavuz, BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt’un yanı sıra MÜSİAD Bursa’nın önceki dönem başkanları, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, iş dünyasının önde gelen isimleri ve dernek üyeleri katıldı. “RASYONEL POLİTİKALARLA GELECEĞİ İNŞA EDİYORUZ” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak, Ramazan ayında Zimem Defteri geleneğiyle mahalle bakkalları ve eczanelerdeki borçları sessizce kapatarak ihtiyaç sahiplerinin yükünü hafiflettiklerini belirtti. Dünyadaki ve ekonomideki güncel gelişmelere de dikkat çeken Başkan Şenocak, “Küresel dengelerin hızla değiştiği, etrafımızın adeta bir ateş çemberine döndüğü bu zorlu dönemde, Türkiye’nin yeni dünya düzeninde oyun kurucu rolüyle tam merkeze yerleşeceğine yürekten inanıyoruz. Bu inançla, devletimizin uyguladığı rasyonel ekonomik politikalara sonuna kadar güveniyor; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat rotamızdan sapmadan geleceği inşa eden bir yapı olma gayretiyle çalışıyoruz. Diğer yandan başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, insanlık dışı şartlarda hayatta kalma mücadelesi veren tüm kardeşlerimizin acısını derinden hissediyoruz. Dünyanın gözü önünde mazlumlara zulmedenleri şiddetle kınıyor; dünyada barış ve adaletin en kısa sürede hâkim olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. “BAĞIMSIZLIĞINIZ YOKSA, EKONOMİNİZİN İYİ OLMASININ KIYMETİ YOKTUR” Programda konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise Orta Doğu’da artan gerilime, İsrail’in saldırılarına ve Türkiye’nin caydırıcı gücünün stratejik önemine değindi. Savunma sanayisindeki millî kazanımların ve enerjideki bağımsızlık hamlelerinin Türkiye’yi küresel krizlerden koruduğunu vurgulayan Özen “İsrail’in saldırıları ve Gazze’de yaşanan soykırım karşısında, dünyada hiçbir uluslararası değerin, evrensel kuralın ve insan hakkının kalmadığını; yalnızca güçlünün kurallarının geçerli olduğunu görüyoruz. Biz millet olarak her zaman mazlumun yanındayız. Etrafımızda bu kadar ateş varken, bizler ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde huzurla yaşıyorsak, bu atılan stratejik adımların sonucudur. Savunma sanayisinde güçlü olmak sadece saldırı için değil, caydırıcılık açısından da hayati önem taşır. Bağımsızlığınız yoksa, ekonominizin iyi olmasının hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bütün ümmetin umudu olan Türkiye, bu coğrafyada dik durmaya devam edecektir.” dedi. “KENDİ KODLARIMIZA, TÜRK-İSLAM ANLAYIŞINA DÖNMELİYİZ” Batı’nın sözde medeniyet anlayışının çöktüğünü belirten AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise sivil toplumun sahadaki gücüne ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek “Batı’nın insan hakları ve özgürlük gibi değerlerinin, günümüz dünyasında yaşanan musibetler karşısında iflas ettiğini net bir şekilde görüyoruz. Bu noktada bize düşen; kendi kodlarımıza, Türk-İslam anlayışına dönmek ve sivil toplum eliyle yürüttüğümüz Zimem Defteri gibi iyilik hareketlerini büyütmektir. Yaşadığımız tüm bu küresel zorlukların, birlik ve beraberliğimiz sayesinde yarının güzelliklerine ve hayırlarına işaret ettiğine yürekten inanıyorum.” diye konuştu. Program, katılımcıların iyi dileklerini paylaştığı mesajların ardından çekilen toplu fotoğrafla sona erdi.

Ali  Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor Haber

Ali Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan konuşmasına önceki gün vefat eden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Gülşah Durbay’ı anarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayarak başladı. Manisa’nın Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Babacan, kentin sanayi ve tarımdaki potansiyeline dikkat çekti. Özellikle Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzlerce fabrikaya ev sahipliği yaptığını ve on binlerce kişiye istihdam sağladığını aktaran Babacan, mevcut ekonomik koşulların sanayiciyi zorladığını belirterek, “Yüksek faizle boğuşan sanayici yatırım yapamıyor. Artan maliyetler ve bastırılan döviz kuru ile baş etmeye çalışan firmalar rekabet gücünü kaybediyor. Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor." diye konuştu. Babacan, bugün emekli, öğrenci, asgari ücretli gibi çoğu kesimin çok zor durumda kaldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Çünkü hayat pahalı. Çünkü mutfakta yangın var. Çünkü geçim zor… Çok zor. Bakın, rakamlar da bunu söylüyor. OECD verilerine gıda enflasyonu en yüksek olan ülke Türkiye. Pandemiden bu yana ülkelerde kümülatif gıda enflasyonu ortalama yüzde 41. Bizde ise yüzde 710. Aradaki fark, kötü yönetimin farkı… Bugün dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması aylık 31 bin liranın üzerinde tutuyor. Daha kira yok, elektrik yok, doğalgaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok. Bir başka acı gerçek daha var: Türkiye’de çocukların yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında yaşıyor. Yani her üç çocuktan biri hayata ne yazık ki adil olmayan şartlarda başlıyor. Okula aç gidiyor veya öğün atlamak zorunda kalıyor. 15-34 yaş arası nüfus 24 milyon. 6,5 milyon genç ne işte ne de eğitimde. Yine 2025’te finans hesabı açığı 21 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkmış. Eskiden Türkiye yatırım çeken bir ülkeydi. Sermaye bu ülkeye gelirdi. Artık Türkiye’ye gelen yatırımdan daha fazlası yurt dışına gidiyor. Ülkemizden harıl harıl sermaye çıkışı yaşanıyor.” Genel Başkan Babacan, iş dünyasının başka ülkelere gitmesi ve sermaye çıkışının temel sebebinin “güven” olduğunun altını çizdi. Babacan, “Bizim yatırımcımız, bizim iş insanımız başka ülkelerde fabrika kuruyor. Başka ülkelerde üretim yapıyor. Başka ülkelerin insanlarına iş veriyor. Peki niye? Çünkü güven yok. Ekonomik dengeler altüst oldu… Hukuka güven zedelendi… Adalet duygusu sarsıldı… İnanın, pek çok iş insanıyla konuşuyoruz, hepsinde aynı endişe var. ‘Acaba bir gün sabahın altısında benim de kapım çalınır mı? Acaba bir gün benim de mal varlığıma bir gerekçeyle el konulur mu? Acaba bir gün işlerim devam ederken şirketlerim apar topar TMSF’ye devredilir mi?’ Böyle bir korku iklimi varsa, orada yatırım olmaz arkadaşlar. Böyle bir savruk düzen varsa, sermaye risk almaz. Böyle bir ülkede ağzınızla kuş tutsanız ekonomiyi düzeltemezsiniz." ifadelerini kullandı. Manisa’nın üzüm, zeytin ve diğer tarım ürünleriyle Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu aktaran Babacan, artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığına işaret ederek, “Gübre pahalı, tohum pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı. Üretim maliyetleri sürekli artıyor ama çiftçinin sattığı ürün aynı hızda değer kazanmıyor. Bu nedenle bazı çiftçiler üretimden vazgeçiyor, gençler köyde kalmak istemiyor." dedi.

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek. Haber

Karel 'in yerli elektrikli otomobili Karea Fit üretiminin yüzde 75’i ihraç edecek.

Türkiye otomotiv sanayisinin önde gelen uzman mühendislik ve üretim şirketlerinden Karel Kalıp, Karea markasıyla elektrikli mikromobilite pazarına hızlı bir giriş yaptı. “Bindiğin gibi değil” sloganıyla yollara çıkmaya başlayan Türkiye’nin yeni yerli otomobil markası Karea, ilk modeli olan Fit’i tanıttı. M0 segmentinin ilk otomobili olan Karea Fit, lansmana özel 699 bin liralık fiyatıyla dikkat çekiyor. Mart ayı itibarıyla ön siparişe açılan otomobil, nisan ayı başında da satışa sunulacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde 3 yeni modelle ürün gamını genişletecek olan Karea, üretiminin yüzde 75’ini ihraç edebilmeyi hedefliyor. Otomotivde devir değişiyor! Otomotiv sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara doğru bir değişim yaşandığını söyleyen Karea Proje Lideri Refik Diri, “Otomotivde asıl mesele üretim felsefesinin değişmesi, üretimin yalınlaşması. Artık müşteriye ürün dayatma zamanı geçiyor. Özellikle yeni kuşakların ulaşım çözümleri farklılaşıyor. Bugün müşteriyi her zamankinden daha fazla dinleme ve müşterinin isterlerine uygun ürün geliştirme zamanı” dedi. Şehirlerin değiştiğini, nüfus artışıyla birlikte metropoller oluşmaya başladığını ifade eden Refik Diri, şöyle devam etti: “Ve doğal olarak ulaşım sorunu öne çıkmaya başladı. Toplu taşıma ulaşım sorununun çözümüne yetmiyor, metropoller ne kadar organize olsa da yetmiyor. Bunun yanında ikinci değişen, müşteri. Otomobil bizim zamanımızda bir statü aracıydı. Yeni kuşak araç sahipliğini bizim kadar istemiyor. Yeni kuşağın istediği ulaşım sorununun çözülmesi. Bu da artık statükoyu zorlamaya başladı. Burada değişim başladı, artık müşteriyi dinlemek gerek. Dünyada araç kullanım mesafesi günlük ortalama 12-13 kilometre. Ve bu kullanım sürecinde araç içindeki insan sayısı 1,4 ortalamada. Genelde sürücüsünü taşıyan 1,5-2 ton ağırlığında araçlarla geziyoruz şehirlerde. Bunun da mühendislik içeren en uygun çözüm olmadığı kesin. Evet şehirler, müşteriler değişiyor dedik, üçüncüsü ise teknolojik değişim. İçten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş yıllardır konuşuluyor. Bu oluyor, olacak, elektrikli araçlar toplam araçlar içindeki payını her geçen gün artıracak. Ancak buradaki asıl değişim, otomotiv sektörünü ilgilendiren değişim aslında motorun değişmesi değil. Elektrikli araçlar, üretmesi daha kolay, daha az parçadan oluşan, daha az bakım gerektiren, dolayısıyla otomotivin alışageldiği dinamikleri çok değiştiren bir yapıya sahip. Kısacası otomotivde üretim felsefesi değişiyor” dedi. Bisikletten lüks segment otomobillere kadar tüm sektörü incelediklerini vurgulayan Refik Diri, “Sadece fiyattan bahsedersek, 600-700 bin lirayla 1.3-1.4 milyon lira arasında fiyatı olan binek araç arzı neredeyse sıfır. Bu boşluğa bir ürün hazırlamaya karar verdik. Sonuçta projeye 2020 yılında başladığımızda, ilk iş olarak yaklaşık 8 ay süren bir pazar araştırması yaptırdık ve Türkiye’de araç kullanıcılarının oldukça detaylı bir şekilde ne istediğini öğrendik. Ondan sonra ürünümüzü, isteneni şöyle tanımladık; şehrin ulaşım sorununu çözecek, müşterinin beklentisini karşılayacak, yalın üretim felsefesiyle üretilecek bir elektrikli araç. Konu elektrikli araç olunca, Çin’deki otomotiv ve elektrikli araç know-how’una göz diktik. Pandemi döneminde gidemediğimizden Çin’de bir danışmanlık firmasıyla çalıştık. İlk işimiz mühendislik için iş ortağı bulmaktı. Hem Türkiye’de hem Çin’de iş ortakları aradık. Ülkemizdeki mühendislik firmaları daha çok ağır ticari araçta yetkinler. Çin’deyse binek araç yetkinliği yüksek. Bu çalışmaların sonucunda; bugün tüm fikri mülkiyet hakları bize ait olan modelimiz sayesinde ülkemize Çin’den çok değerli know-how transferi gerçekleştirdik. Bu projeyi ülkemize sorumluluğumuz olarak görüyorum ve bunun Türkiye’ye çok önemli değer katacağını, bu alanda zamanla çok girişimin olacağından da eminim” diye konuştu. Geçen yılın sonunda Gebze’de deneme üretimlerine başladıklarını belirten Karea Proje Lideri Refik Diri şunları söyledi: “Mart ayı itibarıyla seri üretime geçtik. Şu anda yerlilik oranımız yüzde 32 ve bir yıl içinde yüzde 50’yi aşacağımızı rahatlıkla görebiliyoruz. Binek araçlar M1 kategorisinde yer alıyor. Bizim aracımız ise L kategorisine yerleşmiş durumda. Biz aracımızın L kategorisi olmasını doğru değerlendirmiyoruz ama regülasyon olarak, sonuçta bir araç üretmek istiyorsanız, satmak istiyorsanız Avrupa Birliği Tip onayına ihtiyacınız var, regülasyon olarak biz aracımızı L7eCP yani elektrikli binek araç olarak regüle ettik. Hem o Tip onayı testlerinden çok hızlı şekilde geçmemizden hem pazardaki diğer L7’lerden çok daha farklı olduğumuzdan çok iyi biliyorum, biz L7 değiliz, biz M0 diyebileceğimiz bir alandayız. Bu M0 şu anda boş ve eminim önümüzdeki yıllarda birçok yeni firma bu alanda ürün geliştirecek ve pazara bizimle birlikte girecekler. Dolayısıyla biz burayı çok büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz ve otomobil dünyası da bence bu yönde çok değişecek. Dediğim gibi şehir istiyor, müşteri istiyor. M0 segmentinin ilk markasını Karea’nın ideal şehir aracı Fit ülkemize hayırlı olsun”. açıklamasını yaptı. Karea Fit, şehir içi mobiliteyi yeniden tanımlamak üzere geliştirilen kompakt boyutları ve verimli elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çekiyor. 2631 mm uzunluğa, 1498 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan araç, dar şehir sokaklarında kolay manevra kabiliyeti sunarken 4 metrelik dönüş yarıçapıyla pratik bir sürüş deneyimi sağlıyor. Kompakt boyutlarına rağmen 184 litrelik bagaj hacmi sunan Karea Fit, günlük kullanımda alışverişten kısa şehir içi yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir kullanım alanı sağlıyor. Aracın elektrikli güç aktarma sistemi 12 kW gücünde motor ve 96 V mimariye sahip LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi üzerine kuruluyor. Yaklaşık 9,98 kWh kapasiteye sahip olan batarya paketi ise şehir içi kullanım senaryolarına uygun olarak tek şarjla yaklaşık 135 kilometre menzil sunacak şekilde geliştirildi. Bununla birlikte, yerleşik şarj sistemi sayesinde batarya seviyesi yüzde 20’den yüzde 80’e 2 saat içinde doldurulabiliyor. Maksimum 90 km/saat hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi ulaşım için değil, aynı zamanda köprü ve otoyol kullanımına da uygun altyapısıyla şehir içi ve çevresindeki ulaşım ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Sürüş güvenliği ve konforu da aracın geliştirme sürecinde önemli bir rol oynuyor. Bu kapsamda ön ve arka akslarda kullanılan bağımsız McPherson süspansiyon sistemi şehir içi yol koşullarında dengeli bir sürüş karakteri sunarken, ön ve arka disk fren sistemi güvenli frenleme performansı sağlıyor. Elektrikli destekli direksiyon sistemi ise manevra kabiliyetini artırırken, geri görüş kamerası, merkezi kilit ve elektrikli ön camlar gibi donanımlar da günlük kullanım konforunu destekliyor. Kompakt yapısı, düşük enerji tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle Karea Fit, şehir içi mobilite için yeni ve erişilebilir bir elektrikli ulaşım alternatifi sunmayı hedefliyor.

Nilüfer Belediyesi’nin Kadın Politikaları Örnek Oluyor Haber

Nilüfer Belediyesi’nin Kadın Politikaları Örnek Oluyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçe belediyelerinin kadın politikaları müdürlüklerinden oluşan GABB heyeti, Nilüfer Belediyesi’nin kadın emeğine dayalı üretim ve kooperatif destek modellerini yerinde inceledi. Yerel yönetimlerin desteklediği kadın kooperatifleri, kadın emeğine dayalı üretim modelleri ve kent bostanı uygulamalarını incelemek amacıyla Bursa’ya gelen Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) heyeti, Nilüfer Belediyesi’nin bu alandaki çalışmalarını yerinde gözlemledi. GABB Kadın Politikaları Müdürlüğü, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ile merkez ilçe belediyeleri olan Kayapınar, Bağlar, Sur ve Yenişehir belediyelerinin kadın politikaları müdürlüklerinden temsilcilerin yer aldığı heyet, program kapsamında ilk olarak Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ı ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmede, Nilüfer Belediyesi’nin kadın ekonomisini güçlendirmeye yönelik yürüttüğü çalışmalar, kooperatif destek mekanizmaları ve yerel üretim modelleri hakkında bilgi paylaşımları yapıldı. Ziyaretin sonunda heyet üyeleri, Diyarbakır yöresine ait geleneksel el sanatlarıyla hazırlanmış hediyeleri Bukle Erman’a takdim etti. Program kapsamında Nilüfer’deki uygulamaları yerinde görmek isteyen heyet daha sonra Hasanağa Gıda Merkezi ile Ürünlü Kent Bostanları’nı ziyaret etti. Heyet üyeleri, kadın emeğine dayalı üretim süreçleri, kooperatif destek mekanizmaları ve kent bostanı uygulamaları hakkında yetkililerden yerinde bilgi aldı. Gerçekleştirilen kıyaslama programında, yerel yönetimlerin kadın ekonomisini destekleyen uygulamaları, kooperatif modelleri ve üretim süreçleri üzerine karşılıklı deneyim paylaşımı yapıldı.

Babacan, Bursa'dan ekonomi ve politika sorunlarını değerlendirdi... Kalıcı barış diplomasiden geçiyor Haber

Babacan, Bursa'dan ekonomi ve politika sorunlarını değerlendirdi... Kalıcı barış diplomasiden geçiyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Bursa İl Teşkilatı tarafından Nilüfer’de Liya Davet’te düzenlenen iftar programına katılarak ekonomi, hukuk, dış politika ve sosyal politikalarla ilgili kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Babacan, program öncesinde Kapalıçarşı ziyareti gerçekleştirdi ve partililerle buluştu. İftar programına DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı ve çok sayıda sivil toplum ve yerel yönetim temsilcisi katıldı. Basın mensuplarına programda yer verilmemesi dikkat çeken bir ayrıntı oldu. RAMAZAN DAYANIŞMANIN SİMGESİ Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, açılış konuşmasında Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu güçlendirdiğini vurguladı. Yıldız, “Hiç kimseyi geride bırakmadan kentte yaşayan tüm vatandaşlara hizmet etmeye çalışıyoruz. Ramazan ayının huzur ve dayanışma iklimi toplumumuza güç katsın” dedi. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, iftarın sadece bir yemek buluşması olmadığını, toplumsal dayanışma ve siyasi vizyonun paylaşıldığı bir platform olduğunu söyledi. Öztürk, Türkiye’de gençlerin gelecek kaygısıyla yurt dışına yöneldiğine dikkat çekerek, otomobil fiyatlarındaki yüksek vergileri örnek gösterdi. Öztürk ayrıca emeklilerden staj mağdurlarına, gazilerden kadın ve gençlere kadar farklı kesimlerin buluştuğunu belirtti. Babacan konuşmasında Türkiye’nin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, doğru yönetimle ülkenin çok daha iyi bir noktaya taşınabileceğini söyledi. Ekonomik sorunların temelinde yanlış yönetim olduğunu ifade eden Babacan, “Türkiye’nin sorunları çözülemeyecek sorunlar değil. Doğru politikalar ve liyakatli kadrolarla ülke yeniden ayağa kalkabilir” dedi. BURSA SANAYİSİ VE ÜRETİM SIKINTILARI Bursa ekonomisine dair değerlendirmede bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, tekstil ve ihracat ağırlıklı firmaların yüksek maliyet ve kur politikaları nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti. Son iki yılda yaklaşık 9 bin 900 fabrikanın kapandığını ve yüz binlerce kişinin işini kaybettiğini vurgulayan Babacan, yükselen enerji maliyetleri ve faiz oranlarının üretici üzerindeki yükünü de dile getirdi. Bursa İftar Programı I 7 Mart 2026 pic.twitter.com/DyIQrMtHjg — Ali Babacan (@alibabacan) March 8, 2026 ENFLASYON VE SOSYAL ADALET Babacan, Türkiye’de gıda fiyatlarının OECD ortalamasının çok üzerinde artış gösterdiğini belirterek, bunun yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu savundu. Ekonomik büyümenin güçlü bir hukuk sistemiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Babacan, yatırım ortamının güvence altında olmadığını ve hukukun olmadığı yerde üretimin ilerleyemeyeceğini söyledi. Emekli ikramiyesi ve dar gelirli vatandaşlara yönelik eleştirilerde de bulunan Ali Babacan, “Bir avuç insana yarıyorsa, geniş kesimleri fakirleştiriyorsa bunun adı ekonomi politikası değildir” dedi. Babacan ayrıca “Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli, hiçbir anne mutfakta çaresiz kalmamalı, hiçbir baba evladına karşı boynu bükük durmamalı” mesajını verdi. Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek, bölgesel istikrarın tehdit altında olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye’nin diplomasi ve sağduyuyla hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, askeri caydırıcılığın önemli olduğunu ancak kalıcı barışın diplomasiden geçtiğini anlattı. Konuşmasını Türkiye’nin sorunlarının çözülebilir olduğunu vurgulayarak tamamlayan Babacan, adalet ve hukuk temelli yönetim anlayışı ile ülkenin yeniden güçlü bir konuma taşınabileceğini belirterek, “Adalete ve hukuka dayanan bir yönetim anlayışı, ehil ve dürüst kadrolar ve istişareyle alınan kararlar Türkiye’nin bütün sorunlarını çözer.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.