SON DAKİKA
Hava Durumu

#Uluslararası

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Uluslararası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanlığı: Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor Haber

İçişleri Bakanlığı: Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor

İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine yönelik uluslararası operasyonlar kapsamında aranan Serkan Kurtuluş’un Arjantin’den Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Bakanlığın paylaşımında, Kurtuluş’un “tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahla yağma ve zincirleme şekilde tehdit” suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede arandığı belirtildi. Kurtuluş’un yakalanması ve Türkiye’ye iadesi; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıkları ile Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının koordinasyonunda gerçekleştirildi. “DEVLETİMİZDEN KAÇAMIYORLAR” İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine karşı mücadelenin yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Paylaşımda, “Nereye saklanırlarsa saklansınlar, organize suç örgütleri devletimizden kaçamıyor” mesajı verilirken, vatandaşların huzurunu bozan ve gençlerin geleceğini tehdit eden suç örgütlerine karşı mücadelenin devam edeceği belirtildi. "Organize Suç Örgütü Elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin'den Ülkemize Getiriliyor" Nereye Saklanırsa Saklansınlar, Organize Suç Örgütleri Devletimizden Kaçamıyor. Bugün de organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin'den Türkiye’ye getiriliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü… pic.twitter.com/NugOzZOubP — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 14, 2026 Bakanlık, operasyon ve iade sürecinde görev alan emniyet birimlerini ve personeli tebrik ederken, Adalet Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı görevlilerine de teşekkür etti.

İznik'te Çekimleri Süren Gölge Modu filmine yoğun ilgi Haber

İznik'te Çekimleri Süren Gölge Modu filmine yoğun ilgi

‎Bursa'nın İznik ilçesi, dünya çapında yankı uyandırması hedeflenen yeni bir sinema projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bilim kurgu ve gerilim türündeki Gölge Modu filminin senaryosu, projenin yapımcılarından Oğuzhan Üral tarafından kaleme alındı. Filmin yönetmen koltuğunda Oğuzhan Üral ile Hakan Orhan otururken, uygulayıcı yapımcılığı görevini Bursa'nın ilk internet dizisinin yönetmeni Erkan İsa Şen yürütüyor. ‎‎"İZNİK: PARADISE ON EARTH" MOTTOSUYLA ÇEKİLECEK ‎‎'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek olan yapım, sadece gerilim dolu kurgusuyla değil, İznik'in tarihi dokusunu ve doğal güzelliklerini küresel izleyiciyle tanıştırma vizyonuyla da dikkat çekiyor. Projenin, Bursa ve İznik'in turizm potansiyeline ciddi katkılar sağlaması bekleniyor. ‎‎YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL ‎‎Filmin senaristi ve yapımcısı Oğuzhan Üral, Gölge Modu'nun basit bir gerilim filmi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Gölge Modu, bilim kurgu ve gerilim unsurlarını harmanladığımız bir sinema filmi. Ancak bu çalışma yalnızca bir film değil; aynı zamanda İznik'in binlerce yıllık tarihini ve kültürel zenginliklerini sinema yoluyla daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlayan bir proje. ‎Hikâyemizi İznik'in tarihi ruhuyla kurguladık. Lefke Kapısı, Dikilitaş ve Roma İmparatorluğu'ndan günümüze ulaşan yapılar, senaryomuzun temel taşlarını oluşturuyor. Bu eşsiz tarihi atmosfer, filmin dünyasına güçlü bir gerçeklik ve derinlik katıyor. ‎Temel hedefimiz, izleyicilerin sadece Gölge Modu'nu izlemekle yetinmeyip, filmin geçtiği bu tarihi mekanları merak ederek İznik'i ziyaret etmelerini sağlamak. Sinemanın kültürel mirasın tanıtımında ne kadar etkili bir araç olduğuna inanıyoruz. Yapımımızın başarısıyla İznik'in tarihi ve kültürel değerlerinin daha çok keşfedilmesine ve kültür turizmine destek sunacağına gönülden inanıyorum. Dünyaya kazandıracağımız bu proje 'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçecek. İznik: Yeryüzündeki cennet. Aldığımız duyumlara göre yurt dışından setimizi ziyaret etmek isteyenler varmış; buyursunlar, bekleriz. Nasıl öğrendiler bilmiyorum ama çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Herkese açık hesabımda da dört farklı dilde açıklamalı paylaşımlar yaptım zaten." Üral'ın farklı dillerde yaptığı "Dünyadaki cennet İznik'e bekleriz. We welcome you to İznik, the Paradise on Earth. Мы ждём вас в Изнике — раю на Земле. Nous vous attendons à İznik, le paradis sur Terre. Vi aspettiamo a İznik, il paradiso sulla Terra" paylaşımı büyük yankı uyandırdı. ‎‎"BU BİR KÜLTÜR-TURİZM GÖREVİDİR" ‎‎İznik'te çekilecek Gölge Modu filminin uygulayıcı yapımcısı Erkan İsa Şen ise hazırlık süreciyle ilgili önemli detaylar paylaştı. Yapımcı Erkan İsa Şen, filmin sadece bir sinema projesi olmadığını, aynı zamanda İznik'in tarihi ve doğal güzelliklerini ulusal ve uluslararası arenada tanıtacak önemli bir kültür çalışması olduğunu ifade etti. Projeye büyük bir titizlikle hazırlandıklarını belirten Yönetmen Erkan İsa, "Aylar süren planlama aşamasının ardından artık sahaya inmeye hazırız. Amacımız, güçlü hikâyesiyle izleyiciyi etkileyen, teknik kalitesiyle öne çıkan ve İznik'in benzersiz atmosferini beyaz perdeye en doğru şekilde aktaran bir eser ortaya koymak" dedi. ‎‎"KENTİN KÜLTÜR MİRASI ENERJİMİZ" ‎‎Film ekibinin tamamen profesyonel bir disiplinle çalıştığını vurgulayan Erkan İsa Şen, çekimler boyunca yerel kurumlar ve bölge halkıyla koordineli hareket edeceklerini belirterek, "Bu proje, İznik ve Bursa'nın sinema sektöründeki potansiyelini kanıtlayacak önemli bir adım olacak. Şehrimizin kültürel mirasını koruyarak, bu değeri sanatla daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Gölge Modu'nun sadece bugün değil, yıllar sonra da anılacak bir yapım olması için var gücümüzle çalışıyoruz" şeklinde konuştu. İznik'in doğal plato niteliğindeki yapısının sinema sektörü için büyük fırsatlar sunduğunu belirten Erkan İsa Şen, filmin ardından hem bölge turizmine hem de yeni projelere kapı açılacağına inandıklarını söyledi. ‎‎"BURSA'NIN SİNEMATİK GÜCÜNÜ DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ" ‎‎Filmin yönetmenlerinden Hakan Orhan ise ilk uzun metraj deneyimini Bursa'da yaşamanın heyecanını dile getirdi. "Kendi adıma ilk uzun metraj tecrübem olan 'Gölge Modu' projesini, tarihi ve doğal zenginlikleriyle Türkiye'nin en özel şehirlerinden biri olan Bursa'da hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Hikâyemizi İznik'in medeniyetlerin buluştuğu dokusu ve Oylat Mağarası'nın büyüleyici atmosferiyle harmanlayarak, Bursa'yı kültürel açıdan hak ettiği sinematik değere kavuşturmayı amaçlıyoruz. 'Gölge Modu', hem şehrimizin gizli kalmış görsel potansiyelini sergileyecek hem de yeni nesil ekibimizin ortak emeğini beyaz perdeye taşıyacak. Yerel değerlerimizi evrensel bir dille anlatmak amacıyla çıktığımız bu yolda izleyicilerle buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ‎‎Bilim kurgu ve gerilimi İznik'in binlerce yıllık tarihi ruhuyla birleştirecek olan 'Gölge Modu'nun, tamamlandığında ulusal ve uluslararası platformlarda izleyici karşısına çıkması hedefleniyor. Projenin, Bursa ve İznik'in kültür turizmine sağlayacağı katkılar şimdiden merakla bekleniyor. Dünyaca ünlü yapımcıların hikâyeye ilgi göstermesi dikkat çekerken, filmin yurt dışında vizyona girme olasılığının da olduğu belirtiliyor.

Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu’nda bin 418 sporcu yarışacak Haber

Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu’nda bin 418 sporcu yarışacak

Osmangazi Belediyesi’nin bu yıl 21’incisini düzenlediği “Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri” kapsamında gerçekleşecek 18. Uluslararası Bursa Osmangazi Tarihi Kent Koşusu’na katılacak olan sporcular, göğüs numaralarını teslim aldı. “Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri” kapsamında organize edilen bu yılki koşuya 862’si erkek ve 556’sı kadın olmak üzere toplam bin 418 kişi kayıt yaptırdı. Türkiye Atletizm Federasyonu ve IAAF yarışma kurallarına uygun şekilde gerçekleştirilecek koşu bu yıl Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümüne denk gelmesi sebebiyle de yerli ve yabancı sporcular tarafından yoğun bir ilgi gördü. Toplam 4 bin 136 metre uzunluğundaki parkur, saat 10.00’da Saltanat Kapı Surlar Bölgesi’nden başlayacak. Sporcular, yarış boyunca Bursa’nın tarihi surları ve önemli noktaları arasında koşarak kentin eşsiz atmosferini deneyimleme fırsatı bulacak. Bu yılki yarışa en genç 2023 doğumlu, en yaşlı ise 1940 doğumlu sporcu katılım sağladı. “Tarihi Koşuya Ben de Çocuklarımla Birlikte Katılacağım” Osmangazi Belediyesi olarak 12 Nisan Pazar günü 18’incisini düzenleyecekleri Uluslararası Tarihi Kent Koşusu’na tüm Bursalıları davet eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Tophane Saltanat Kapı’dan start alacak koşuda katılımcılar, yaklaşık 4 kilometrelik parkur boyunca Bursa’nın tarihi mekanları arasında koşma fırsatı bulacak. Havanın da güzel olması beklenirken, spor yapmak ve sağlıklı bir gün geçirmek isteyen herkesi 12 Nisan Pazar günü saat 10.00’da Saltanat Kapı’ya bekliyoruz. Geleneksel hale gelen Tarihi Kent Koşusu’na katılacak tüm yarışmacılara şimdiden başarılar diliyorum. Ben de 16 numaralı formamla, çocuklarımla birlikte bu anlamlı koşuda yer alacağım.” şeklinde konuştu.

İspanya ve Türkiye arasında kültürlerarası iş birliğine yeni platform Haber

İspanya ve Türkiye arasında kültürlerarası iş birliğine yeni platform

Bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir yapı olarak kurulan İspanya ve Türkiye Kültür Derneği (ACET), kültür-sanat ve gastronomi odağında hayata geçireceği projelerle iki ülke arasındaki kültürel etkileşimi güçlendirmeyi hedefliyor. Sergiler, festivaller, konserler, film gösterimleri, edebiyat buluşmaları, mutfak atölyeleri ve tadım etkinliklerinden oluşan çok disiplinli programıyla İspanya ve Türkiye’nin zengin kültürel birikimini aynı platformda buluşturmayı ve kalıcı kültürel bağlar oluşturmayı amaçlıyor. İspanya ve Türkiye Kültür Derneği; iki ülke arasında sürdürülebilir kültürel iş birlikleri geliştirmeyi, sanatçılar ve yaratıcı endüstriler için yeni üretim ve buluşma alanları oluşturmayı amaçlıyor. Kültür, sanat ve gastronomi aracılığıyla ortak hikayelerin ve deneyimlerin paylaşılabileceği bir platform kurmayı hedefleyen dernek, kapsayıcı yaklaşımı ve uluslararası perspektifiyle hem profesyonelleri hem de kültür-sanat meraklılarını bir araya getirmeyi hedefliyor. Derneğin kuruluşu, uzun yıllara yayılan uluslararası kültür-sanat ve medya deneyiminin bir sonucu olarak şekillendi. Batuhan Zümrüt ve Berk Şenöz, hem ZB Medya İletişim’in hem de İspanya merkezli Sezen Entertainment’ın kurucu ortakları olarak kültür-sanat alanında farklı çalışmaları bir araya getiren projelere imza attı. 2015 yılında kurulan ZB Medya İletişim, kültür-sanat alanında yürüttüğü projelerle yaratıcı isimleri buluşturan çalışmalar gerçekleştirdi. Bu deneyimin uluslararası ölçekte genişlemesiyle birlikte 2022 yılında İspanya’da Sezen Entertainment kuruldu. İspanya ve Türkiye Kültür Derneği ise bu birikimin devamı niteliğinde, iki ülke arasında kültürel etkileşimi güçlendirmeyi ve ortak projeler geliştirmeyi amaçlayan yeni bir girişim olarak Berk Şenöz, Batuhan Zümrüt ve Selen Özveren tarafından hayata geçirildi.

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı. Haber

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı.

Bu, İsrail'in mevcut harekatta Hizbullah'ın askeri operasyonlarını engellemek amacıyla Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef aldığını ilk kez kamuoyu önünde kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamaya göre, Zrariyeh Köprüsü, Hizbullah militanlarının kuzey ve güney Lübnan arasında güç ve teçhizat taşımak için kullandığı hayati bir arterdir. İsrail ayrıca Hizbullah'ı köprü yakınlarına roketatar yerleştirmek ve bölgeden İsrail topraklarına saldırılar düzenlemekle suçluyor. İsrail, Zrariyeh köprüsünü bombalamadı. Hayati önem taşıyan köprülerin ve yolların yıkılması, Lübnan'daki birçok bölgeyi insani yardımdan tamamen izole ediyor. Uluslararası kuruluşlar, yardım konvoylarının insanlara ulaşamaması nedeniyle insani bir felaket yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Lübnan'daki BM insani yardım koordinatörü David Shearer, İsrail ordusunu "sivil altyapının bombalanmasına" son vermeye çağırdı ve "bu çatışmadaki tüm tarafları uluslararası insani hukuk kapsamındaki sivillere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye" davet etti. Yakıt kıtlığı da son derece acil bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) uyarısına göre, bu hafta yakıt tedariki zamanında sağlanmazsa, Lübnan'daki hastanelerin yaklaşık %60'ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak. Zrariyeh köprüsüne yapılan saldırı, İsrail'in sadece Lübnan'da değil, İran'daki hedefleri de hedef alan genişleyen askeri harekatının ortasında gerçekleşti. Sadece son 24 saat içinde, İsrail hava kuvvetleri batı ve orta İran'da balistik füze fırlatma rampaları ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere 200'den fazla hedefi vurdu. Lübnan'daki çatışmalar, Hizbullah'ın İran dini lideri Ali Hamaney'in ölümüne misilleme olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından 2 Mart'ta hızla tırmandı.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.