Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uaea

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Uaea haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uaea haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'ın hedef gösterdiği Kazma Dağı için iddia: İran binlerce santrifüj taşıdı Haber

Trump'ın hedef gösterdiği Kazma Dağı için iddia: İran binlerce santrifüj taşıdı

ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin İsrailli ve ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, İsrail istihbaratı İran'ın binlerce uranyum zenginleştirme santrifüjünü geçen yıl sonbahar aylarında Kazma Dağı bölgesindeki yer altı tünellerine taşıdığı değerlendirmesini Washington yönetimiyle paylaştı. Haberde, söz konusu istihbaratın İran'ın haziran ayında ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda zarar gören nükleer altyapısını yeniden inşa etmeye çalışabileceği yönündeki kaygıları artırdığı belirtildi. İran'ın nükleer kapasitesi yeniden gündemde İsrail kaynaklarına göre, santrifüjlerin Kazma Dağı'ndaki yer altı tesise taşınması, İsrail ile İran arasında 12 gün süren çatışmalar başlamadan önce gerçekleşti. Haziran ayında düzenlenen saldırılarda İran'ın üç önemli nükleer tesisinin ciddi hasar aldığı öne sürülürken, İsrail yönetiminin bu operasyonların İran'ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığı görüşünü koruduğu ifade edildi. Tel Aviv yönetimi, İran'ın nükleer ve füze programlarını yeniden yapılandırmasını engellemek amacıyla yeni adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Trump'ın hedef listesinde Kazma Dağı iddiası WSJ haberinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın nükleer faaliyetlerini yeniden canlandırmasını önlemek için ABD Başkanı Donald Trump'ı yeni askeri operasyonlara ikna etmeye çalıştığı ileri sürüldü. Habere göre Trump, 13 Temmuz'da muhafazakâr yayıncı Hugh Hewitt'e verdiği röportajda Kazma Dağı tesisini "büyük bir saldırı için olası hedef" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray, WSJ'nin sorularına Trump'ın daha önce yaptığı açıklamaları hatırlatarak yanıt verirken, İran Dışişleri Bakanlığı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) konuya ilişkin açıklama yapmadı. Uydu görüntülerinde hareketlilik iddiası Kazma Dağı bölgesinin uzun süredir ABD ve İsrail istihbaratının takibinde olduğu belirtiliyor. Bölgedeki yer altı kompleksinin, daha önce zarar gören bir santrifüj montaj merkezinin alternatifi olarak inşa edildiği değerlendiriliyor. Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) tarafından yapılan incelemelerde, son 15 ay içerisinde bölgede yoğun kamyon hareketliliği, tünel güçlendirme çalışmaları ve güvenlik önlemlerinde artış görüldüğü öne sürüldü. ISIS Başkanı David Albright, santrifüjlerin Kazma Dağı'na taşınmış olmasının "mümkün ve makul bir ihtimal" olduğunu ifade etti. "Denetime kapalı olması büyük risk" Uzmanlar, Kazma Dağı'ndaki yer altı tesisinin yaklaşık 90 ila 135 metre derinlikte bulunduğunu ve çok sayıda nükleer ekipmanı barındırabilecek kapasitede olabileceğini değerlendiriyor. Eski ABD Ulusal Güvenlik Konseyi İran Direktörü Nate Swanson, uluslararası denetimden uzak bir tesisin ciddi soru işaretleri oluşturduğunu belirtti. Swanson, "İran'ın niyetlerini bilmiyoruz ancak tesisin denetlenememesi başlı başına bir sorun. UAEA'nın buraya erişim sağlaması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. İsrail: "Yapılması gereken daha çok iş var" Haberde, Kazma Dağı tesisinin bugüne kadar ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınmadığı, ancak İsrailli yetkililerin uzun süredir burada nükleer ekipman saklanabileceği veya yeni zenginleştirme faaliyetleri yürütülebileceği endişesini taşıdığı aktarıldı. İsrailli bir askeri yetkili ise haziran ayındaki hava operasyonlarının İran'ın nükleer programıyla bağlantılı tüm altyapıyı ortadan kaldırmaya yetmediğini savunarak, Kazma Dağı dahil "tamamlanması gereken çalışmalar bulunduğunu" söyledi. Uzmanlardan temkinli değerlendirme Öte yandan uzmanlar, santrifüjlerin Kazma Dağı'na taşınmasının tek başına bölgede aktif bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Santrifüjlerin, olası saldırılardan korunmak amacıyla daha güvenli bir bölgeye taşınmış olabileceği de ihtimaller arasında gösteriliyor. WSJ'nin haberine göre İran'ın yaklaşık 450 kilogram yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum stoğu bulunuyor. Tahran yönetimi ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını belirterek, nükleer silah geliştirdiği yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor.

İran: Neden uranyumumuzu başka bir ülkeye gönderelim? Haber

İran: Neden uranyumumuzu başka bir ülkeye gönderelim?

20 Mayıs 2026 Çarşamba günü verdiği bir mülakatta gündemi değerlendiren Dışişleri Sözcüsü Bekayi, ABD'nin nükleer programa ilişkin taleplerine sert tepki gösterdi. "ABD'nin birçok talebi var ancak İran neden kendi materyallerini başka bir ülkeye teslim etsin?" diyen Bekayi, Washington yönetiminin niyetini sorguladı. "Neden nükleer anlaşmadan çekildiler?" Bekayi, uranyumun ülke dışına çıkarılması baskılarına ilişkin, "Eğer gerçekten İran'ın nükleer programından endişe duyuyorlarsa neden nükleer anlaşmadan çekildiler? Nükleer programımız tamamen barışçıl ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) denetimi altındadır. ABD'nin suçlamaları sadece saldırgan bir savaş için uydurulmuş bahanelerdir" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı krizi: Abluka yasa dışıdır Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimden de ABD'yi sorumlu tutan Sözcü Bekayi, boğazın 28 Şubat'taki ABD ve İsrail saldırılarından önce deniz trafiğine açık olduğunu hatırlattı. Batı'nın bölgedeki adımlarını eleştiren Bekayi, "Şimdi onların deniz ablukası olarak adlandırdıkları şey yasa dışıdır. İran'ın buna karşı gösterdiği tepkiler uluslararası hukuka tamamen uygundur" dedi. Tahran'ın her türlü senaryoya hazır olduğunu belirten Bekayi, "Karşı taraf hukuku çiğnemede hiçbir sınır tanımıyor" diyerek ABD ve İsrail'e yüklendi. Trump'ın "büyük darbe" tehdidi İranlı yetkilinin bu açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a yönelik yeni tehditlerinin hemen ardından geldi. Trump, son açıklamasında İran'ı hedef alarak, "Belki de onlara büyük bir darbe daha vurmak zorunda kalacağız" demişti. İran'ın iç dinamiklerine de değinen Trump, ağır ekonomik yaptırımlar nedeniyle ülkede büyük bir öfke biriktiğini ve halkın zor şartlar altında yaşadığını savunmuştu.

İran: Buşehr Nükleer Santrali sahasına füze isabet etti Haber

İran: Buşehr Nükleer Santrali sahasına füze isabet etti

İran, Basra Körfezine komşu Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına bir füzenin isabet ettiğini, can ya da mal kaybı yaşanmadığını bildirdi. İran Atom Enerjisi Kurumu Halkla İlişkiler Birimi, nükleer enerji santraline yapılan saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Basra Körfezi kıyısındaki Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin hedef alındığı belirtilen açıklamada, füzenin santral sahasına düştüğü ancak can ve ya mal kaybı yaşanmadığı kaydedildi. Santralin hiçbir bölümünün zarar görmediği aktarılan açıklamada, bu tür eylemlerin nükleer tesislerin askeri saldırılara karşı dokunulmazlığına ilişkin tüm uluslararası düzenlemelere aykırı olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, “Bu tür eylemler, Basra Körfezi ülkeleri de dahil olmak üzere tüm bölge için onarılamaz sonuçlar doğurabilir.” ifadesine yer verildi. Buşehr Dikkatle İzlenen Tesislerden Biri Uluslararası düzeyde Buşehr, İran'ın nükleer programı nedeniyle uzun yıllardır dikkatle izlenen tesislerden biri oldu. Ancak İran, Buşehr'in tamamen sivil amaçlı enerji üretimi için kullanıldığını savunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) da tesis üzerinde belirli denetimler gerçekleştiriyor. Son dönemde yaşanan çatışmalarla birlikte Buşehr Nükleer Santrali yeniden gündeme geldi. Özellikle askeri hedef haline gelme ihtimali, sadece İran için değil, Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkeler açısından da ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlara göre, böyle bir tesiste yaşanabilecek olası bir hasar ya da sızıntı, bölgesel çevre felaketine ve uluslararası güvenlik krizine yol açabilecek sonuçlar doğurabilir. Buşehr Nükleer Santrali Hakkında Buşehr Nükleer Santrali, İran'ın Basra Körfezi kıyısında yer alan ve ülkenin ilk aktif nükleer enerji üretim tesisi olarak bilinen kritik bir altyapıdır. Buşehr kentinin yakınında bulunan santral, İran'ın sivil nükleer programının en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkar. Santralin inşasına ilk olarak 1970'li yıllarda Almanya merkezli Siemens şirketi tarafından başlandı ancak 1979'daki İran Devrimi ve ardından yaşanan İran-Irak Savaşı nedeniyle proje uzun süre durdu. Daha sonra Rusya ile yapılan anlaşma kapsamında tesisin inşası yeniden ele alındı ve Rus devlet nükleer kurumu Rosatom'un desteğiyle tamamlandı. Santral, 2011 yılında resmen faaliyete geçti. Buşehr Nükleer Santrali, basınçlı su reaktörü (VVER tipi) teknolojisiyle çalışıyor ve yaklaşık 1000 megavat elektrik üretim kapasitesine sahip. İran, bu tesis üzerinden hem enerji üretimini artırmayı hem de nükleer teknoloji alanındaki kapasitesini geliştirmeyi hedefliyor. Santral, İran'ın elektrik ihtiyacının belirli bir bölümünü karşılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.