Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tutuklama

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tutuklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutuklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bolu Belediyesi soruşturmasında 7 tutuklama: Tanju Özcan hakkında da karar verildi Haber

Bolu Belediyesi soruşturmasında 7 tutuklama: Tanju Özcan hakkında da karar verildi

22 şüpheli 7 ilde düzenlenen operasyonla yakalandı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, belediyeye ait bazı çöp toplama araçlarının çalışmadıkları günlerde çalışmış gibi kayıtlara geçirildiği ve bu şekilde yüklenici firmaya 34 milyon 288 bin 376 TLtutarında fazla ödeme yapıldığı iddia edildi. Soruşturma kapsamında aralarında Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, belediye yöneticileri ve personeli ile şirket yetkililerinin bulunduğu 23 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Tanju Özcan dışındaki 22 şüpheli, 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarma komutanlıklarındaki işlemlerinin ardından gruplar halinde adliyeye sevk edildi. Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın tutuklandı Soruşturma kapsamında bugün 14 şüphelinin daha adliyeye çıkarıldığı belirtildi. Savcılık sorgularının ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, Temizlik İşleri Müdür Vekili Basri Baytekin, Muayene ve Kabul Komisyonu Başkanı Burak Tayşi, MCY şirket yetkilisi Faruk Güner, Yeşilçam şirket yetkilisi Fatih Lekesiz ile ihale sözleşmesini Yeşilçam Peyzaj Temizlik İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına vekaleten imzalayan Yılmaz Erdoğan tutuklandı. Böylece soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheli sayısı 7’ye yükseldi. Diğer 8 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tanju Özcan hakkında da tutuklama kararı Rüşvet ve irtikap suçlamaları nedeniyle tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, duruşmaya cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Mahkeme, soruşturma kapsamında Özcan hakkında da tutuklama kararı verdi. Soruşturma kapsamında adli süreç devam ediyor.

Silivri açıklarındaki gemi kazasında 2 kaptan tutuklandı: Bilirkişi raporunda çarpıcı tespitler Haber

Silivri açıklarındaki gemi kazasında 2 kaptan tutuklandı: Bilirkişi raporunda çarpıcı tespitler

2 kaptan tutuklandı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kazanın ardından ALSU gemisinde bulunan 9 kişi şüpheli sıfatıyla sorgulandı. Aşçı dışındaki 9 kişinin ifadelerinin gemide alındığı, işlemleri tamamlanan 6 şüphelinin ise Silivri Adliyesi'ne sevk edildiği öğrenildi. Savcılıkta alınan ifadelerin ardından ALSU gemisinin kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptanı Murat Evciman, bilirkişi heyetinin hazırladığı ön rapordaki kusur değerlendirmeleri dikkate alınarak tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, iki kaptanın tutuklanmasına karar verirken diğer 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına hükmetti. Kaza nasıl meydana geldi? Kaza, 2 Eylül günü saat 03.00 sıralarında Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana geldi. Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli rulosac gemi ile Türk bayraklı ALSU gemisi çarpıştı. Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu battı. Gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ise henüz ulaşılamadı. Bilirkişi raporunda ALSU gemisine ilişkin tespitler Kazanın nedenlerinin ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan ön bilirkişi raporunda, ALSU gemisinin köprüüstündeki seyir düzenine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı. Rapora göre kazanın meydana geldiği sırada köprüüstünde nöbetçi olan 2. zabit, gemiye kazadan yalnızca bir gün önce katıldı ve söz konusu seyir vardiyası, gemideki ilk vardiyası oldu. Yoğun deniz trafiğinin bulunduğu bölgede köprüüstünde görevli zabit dışında gözcü veya dümenci bulunmadığı da raporda belirtildi. Bu durumun, gemi personelinin çevredeki deniz trafiğine ilişkin durumsal farkındalığını olumsuz etkilediği değerlendirildi. Raporda ayrıca ALSU gemisinin kaptanının emniyet kurallarına aykırı biçimde köprüüstünden ayrıldığı ve çarpışmanın meydana gelmesinin ardından oluşan sarsıntıyla uyandığı iddiasına yer verildi. Kaptanın kazadan yaklaşık 7 ila 10 dakika sonra köprüüstüne çıktığı belirtildi. Tuğberk İmamoğlu için "hayalet gemi" değerlendirmesi Bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde Tuğberk İmamoğlu gemisine ilişkin bazı teknik tespitler de yer aldı. Geminin AIS olarak bilinen Otomatik Tanımlama Sistemi'nin kapalı veya arızalı olduğu değerlendirildi. Bu nedenle geminin diğer deniz araçları açısından tespit edilmesinin zorlaştığı ve adeta "hayalet gemi" gibi seyir yaptığı belirtildi. Rapora göre iki geminin mürettebatı arasında telsiz üzerinden yapılan görüşmede iskele tarafa doğru manevra yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. Ancak Tuğberk İmamoğlu'nun son 0,5 deniz milinde bu mutabakata aykırı şekilde aniden sancağa yöneldiği ve ALSU'nun pruva hattına girdiği ifade edildi. Kazada "çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı" tespiti Bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği sıradaki hava ve deniz koşulları da değerlendirildi. Rapora göre olay sırasında görüş mesafesi yaklaşık 6 deniz miliydi. Deniz hafif çalkantılı olurken hava koşullarının güvenli seyir açısından uygun olduğu belirtildi. Kazaya neden olabilecek dış kaynaklı herhangi bir doğa olayına rastlanmadığı kaydedilen raporda, kazanın temelinde "çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı" bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. ALSU gemisi dalgıçlar tarafından incelenecek Soruşturma kapsamında ALSU gemisinin su altında kalan bölümlerinin dalgıçlar tarafından inceleneceği öğrenildi. Yapılacak incelemeyle gemideki hasarın ve çarpışmaya ilişkin diğer teknik bulguların araştırılması bekleniyor. Şüphelilerin ifadelerinde, Tuğberk İmamoğlu'ndaki mürettebattan 2 veya 3 kişinin gemi batmadan önce güvertede bulunduğunun aktarıldığı belirtildi. Bu kişilerin kurtulduğuna yönelik herhangi bir delile henüz ulaşılamadığı, hayatlarını kaybetmiş olmaları durumunda ise arama çalışmalarının sonucunda cenazelerine ulaşılabileceği değerlendiriliyor. Ancak batan Tuğberk İmamoğlu'nun enkazının da henüz tespit edilemediği bildirildi. Kayıp 10 mürettebat için arama sürüyor Kazanın ardından kaybolan 10 mürettebatın bulunması amacıyla arama-kurtarma çalışmaları ilgili kurumların koordinasyonunda devam ediyor. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCSG GÜVEN gemisinde, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu'nun da çalışmaları yerinde takip ettiği belirtildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kazanın oluş şeklinin ve nedenlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesi ve maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla çalışmalar sürdürülüyor. Soruşturmada iki gemiye ait seyir, radar ve haberleşme kayıtlarının yanı sıra olayla ilgili bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin toplandığı bildirildi. Kazaya ilişkin idari soruşturmanın da devam ettiği belirtildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 1 şüpheli tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 1 şüpheli tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, emniyet ve jandarma ekiplerinin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında farklı kentlerde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 10 şüpheli gözaltına alındı. Dalgıç polisler de soruşturma kapsamında gözaltına alındı Soruşturma kapsamında aralarında 2017-2019 yıllarında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K., eşi B.H.K. ile polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ.’nin de bulunduğu şüpheliler Erzurum’a getirildi. Daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö., eşi S.Ö. ile olay döneminde üniversite öğrencisi olan P.B. de operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Bir polis dalgıç tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan polis dalgıçlar adliyeye sevk edildi. Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği şüphelilerden G.G. tutuklandı. A.K. ve V.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 şüphelinin adli işlemleri tamamlandı Operasyon kapsamında gözaltına alınan 2 şüpheli daha bugün adliyeye çıkarıldı. Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk ettiği şüphelilerden biri tutuklanırken, diğer şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer şüphelilerin adli süreçlerinin de sürdüğü öğrenildi.

Deniz Göktaş yeniden tutuklandı Haber

Deniz Göktaş yeniden tutuklandı

Sanal medyada yayımladığı videolar nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen Deniz Göktaş, tahliye edilmesinin ardından yeniden tutuklandı. Göktaş hakkında bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla tutuklama kararı verilirken, savcılığın önceki tahliye kararına yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından da yeniden tutuklanmasına hükmedildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Göktaş’ın sanal medya platformlarında yayımladığı videolarda suç unsuru bulunduğu iddiasıyla soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla 3 Temmuz’da tutuklandı. Avukatlarının yaptığı itirazın ardından İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tahliye kararı verilen Göktaş, 28 Ağustos’ta cezaevinden çıktı. Tahliyesinin ardından tekrar tutuklandı Tahliyesinden kısa süre sonra Göktaş hakkında bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla işlem yapıldı. İstanbul 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği, Göktaş’ın gösterilerinden birinde kullandığı bazı ifadelerin, kamuoyunda “Daltonlar Çetesi” olarak bilinen suç grubunun eylemlerini övdüğü, meşru gösterdiği ve suça ulaşmayı kolaylaştırdığı değerlendirmesinde bulundu. Bu gerekçeyle Göktaş yeniden tutuklandı. Savcılığın itirazı kabul edildi Öte yandan savcılığın, Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından tahliye edilmesine yönelik karara yaptığı itiraz da sonuçlandı. İstanbul 28’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ağustos’ta savcılığın itirazını kabul ederek Göktaş’ın söz konusu iki suçlama kapsamında yeniden tutuklanmasına karar verdi. Böylece Deniz Göktaş hakkında farklı suçlamalar kapsamında verilen tutuklama ve tahliye kararlarının ardından yeniden cezaevine gönderilmesine yönelik süreç işletilmiş oldu.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy’dan tahliye vaadiyle para istedikleri iddiasıyla 4 şüpheli tutuklandı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy’dan tahliye vaadiyle para istedikleri iddiasıyla 4 şüpheli tutuklandı

Soruşturma kapsamında, başka bir dosyadan tutuklu bulunan Mehmet Akif Ersoy’un 20 Ağustos 2026’da cezaevinde avukat Erel Muallaoğlu tarafından ziyaret edildiği belirlendi. İddiaya göre görüşmede Muallaoğlu, Ersoy’un tahliye edilmesini sağlayabileceğini söyleyerek bunun karşılığında yüksek miktarda para talep etti. Bunun üzerine Ersoy’un, avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğu öğrenildi. İlk görüşme savcılıkta kayıt altına alındı Şikayetin ardından, Muallaoğlu’nun cezaevi görüşmesinde iletişim amacıyla bıraktığı telefon numarası, müşteki vekilinin bilgisi ve rızası dahilinde Cumhuriyet savcısının odasından arandı. Soruşturma savcısı, zabıt katibi ve görevli ekiplerin hazır bulunduğu telefon görüşmesinin ses ve görüntü kaydına alınarak dosyaya eklendiği belirtildi. Soruşturmanın devamında Ersoy’un avukatı ile şüpheli Erel Muallaoğlu arasında toplam üç telefon görüşmesi yapıldığı tespit edildi. Buluşma teknik takibe alındı Yapılan görüşmelerde, Muallaoğlu’nun Ersoy’un tahliyesini sağlayabileceğini iddia eden kişi ya da kişilerle müşteki vekilini bir araya getirmek için aracılık yaptığı öne sürüldü. Bu kapsamda taraflar arasında bir buluşma planlandı. 28 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen görüşmeye Erel Muallaoğlu’nun yanı sıra Yavuz Küçükyeşil, Erkan Uzun ve Hacı Eşiyok’un katıldığı bildirildi. Savcılık koordinesinde teknik yöntemlerle takip edilen görüşmede, Mehmet Akif Ersoy’un cezaevinden tahliye edilmesi ve yargılandığı dosyada beraat kararı verilmesinin sağlanması karşılığında yüksek miktarda para talep edildiğinin tespit edildiği belirtildi. 4 şüpheli suçüstü yakalandı Görüşmenin ardından Erel Muallaoğlu, Yavuz Küçükyeşil, Erkan Uzun ve Hacı Eşiyok suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin telefonları ve diğer dijital materyalleri de soruşturma kapsamında incelemeye alındı. Şüphelilerin, cezaevindeki kişilere tahliye ve beraat sağlayabilecekleri yönünde taahhütte bulunarak para talep ettikleri iddiasıyla soruşturulduğu öğrenildi. Hakimlikçe tutuklandılar Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından 4 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Şüpheliler hakkında, “kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık”suçundan işlem yapıldığı belirtildi. Erel Muallaoğlu, Yavuz Küçükyeşil, Erkan Uzun ve Hacı Eşiyok, sevk edildikleri Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

Adana’da Alparslan Kuytul Suç Örgütü operasyonunda: 35 şüpheli tutuklandı Haber

Adana’da Alparslan Kuytul Suç Örgütü operasyonunda: 35 şüpheli tutuklandı

Adana’da Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 56 şüpheliden 35’i tutuklandı. Tutuklananlar arasında Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul da bulunuyor. Soruşturma dosyasına, yıllara yayılan çok sayıda CİMER başvurusu ve çeşitli iddialara ilişkin ifadeler de girdi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, kamuoyunda Alparslan Kuytul yapılanması olarak bilinen gruba yönelik operasyon düzenlendi. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışma kapsamında 19 Ağustos'ta 6 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Adreslerdeki aramaların ardından aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 56 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamaları yöneltildi. 35 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 44’ü tutuklama, 9’u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Mahkeme, aralarında Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul’un da bulunduğu 35 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. 18 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 3 şüpheli savcılık tarafından serbest kaldı. Tutuklanan şüpheliler cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasına binlerce CİMER başvurusu girdi Soruşturma kapsamında hazırlanan polis fezlekesine göre, Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmayla ilgili ilk CİMER başvurusu 10 Ekim 2024 tarihinde yapıldı. 2024, 2025 ve 2026 yıllarında farklı tarihlerde yapılan başvurularda, yapılanmanın organizasyon yapısı, mali kaynakları, eğitim faaliyetleri, sosyal medya çalışmaları ve çeşitli şehirlerdeki sorumlularıyla ilgili iddiaların kamu kurumlarına bildirildiği belirtildi. Dosyada yaklaşık 6 bin CİMER başvuru ve ihbar kaydı bulunduğu, fezlekede ise bunlardan soruşturmayla ilgili olduğu değerlendirilen yaklaşık 20 kayda ayrıntılı şekilde yer verildiği aktarıldı. Yapılanma için organizasyon şeması iddiası 24 Kasım 2024 ve 16 Aralık 2025 tarihli başvurularda, yapılanmaya ait olduğu öne sürülen bir organizasyon şemasının CİMER’e iletildiği belirtildi. Başvurularda Alparslan Kuytul “örgüt lideri”, Erol Ardıç ise “ikinci adam” olarak tanımlandı. Genel sekreterlik, mali işler, eğitim, lojistik, sosyal medya, sağlık, konferans organizasyonları ve bölge sorumlulukları gibi çeşitli görev alanlarının bulunduğu iddia edildi. Ayrıca çok sayıda kentte yapılanmadan sorumlu kişilerin bulunduğu yönünde ihbarlar yapıldığı kaydedildi. Mali yapıya ilişkin iddialar da dosyada CİMER başvurularında yapılanmanın mali organizasyonuna ilişkin çeşitli iddiaların da yer aldığı belirtildi. 24 Kasım 2024 tarihli başvuruda, yapılanmaya ait olduğu öne sürülen para ve gayrimenkullerin bazı kişilerin hesapları üzerinden geçirilerek gizlenmeye çalışıldığı iddia edildi. 27 Mayıs 2025 tarihli başka bir başvuruda ise Ramazan ve Kurban Bayramı dönemlerindeki yardım ve kurban organizasyonlarıyla ilgili çeşitli iddialar kamu makamlarına bildirildi. Bu iddiaların soruşturma kapsamında diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi. Eski mensubun ifadeleri dosyada Soruşturma kapsamında bilgi sahibi olarak ifadesi alınan ve 2003-2023 yılları arasında Furkan Vakfı bünyesindeki bazı faaliyetlere katıldığını belirten bir kişinin de beyanları dosyaya girdi. Söz konusu kişi, 2018 yılındaki operasyonun ardından Alparslan Kuytul’un konuşmalarında devlet kurumlarına yönelik eleştirilerin arttığını öne sürdü. Eski mensup ayrıca bazı kişilerin polisle karşı karşıya gelecek şekilde yönlendirildiğini iddia etti. Aynı kişi, vakıf adı altında toplandığını belirttiği kurban eti ve diğer yardımların dağıtımına ilişkin de şüpheleri bulunduğunu ifade ederek 2023 yılında yapıdan ayrıldığını söyledi. Bu ifadelerde yer alan iddiaların bir bölümünün kişinin doğrudan gözlemlerine, bir bölümünün ise duyum ve üçüncü kişilerden edinilen bilgilere dayandığı belirtildi. Koray Sarısaçlı dosyasına da atıf yapıldı Soruşturma dosyasındaki bazı CİMER başvuruları ve ifadelerde, kamuoyuna daha önce yansıyan Koray Sarısaçlı olayıhakkında da iddialara yer verildi. Bazı başvurucuların, Sarısaçlı’nın kaçırılması, darp edilmesi ve zorla senet imzalatılması yönündeki iddiaları medya ve sosyal medya kaynaklarından öğrendiklerini anlattıkları belirtildi. Ancak soruşturma dosyasındaki bazı bilgi sahiplerinin bu olaylara doğrudan tanık olmadıklarını, bilgileri haberler veya yapıdan ayrılan kişilerden edindiklerini ifade ettikleri kaydedildi. Eğitim ve yardım faaliyetleriyle ilgili yeni iddialar 30 Temmuz 2026 tarihli bir CİMER başvurusunda ise Adana’daki bazı eğitim ve barınma faaliyetleri hakkında iddialar gündeme getirildi. Başvuruda, resmi izin ve belgeler olmadan yatılı kurs ve yurt faaliyeti yürütüldüğü, ayrıca yardım ve kurban bağışı adı altında izin ve makbuz olmadan para toplandığı öne sürüldü. Söz konusu iddiaların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Soruşturma sürüyor Dosyaya giren CİMER başvurularında kadın yapılanması, şehir sorumlulukları, eğitim faaliyetleri, sosyal medya organizasyonu ve mali yapı gibi çok sayıda başlıkta iddiaların bulunduğu aktarıldı. Emniyet birimlerinin bazı başvurucuların ifadelerine başvurarak bilgilerin kaynağını ve kişilerin olaylara doğrudan tanık olup olmadığını araştırdığı belirtildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmanın, CİMER kayıtlarının yanı sıra mali hareketler, dijital materyaller, iletişim kayıtları ve şüpheli ile bilgi sahiplerinin beyanları üzerinden sürdüğü bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.