Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tunceli

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tunceli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tunceli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi

Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye'ye ulaştırılan FBI tutanağında Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Altaş'ın ifadelerinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da ağır suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Söz konusu anlatımların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, Altaş'ın beyanlarının tek başına olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymadığı ve iddiaların adli makamlarca araştırıldığı kaydedildi. 109 soruluk adli yardımlaşma talebi Haberde aktarılan bilgilere göre Türkiye, Altaş'ın ifadesinin alınması amacıyla ABD makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. FBI ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorguladığı belirtildi. FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeleri içeren FD-302 raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığının ifade edildiği aktarıldı. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi. Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden sürdürdüğü kaydedildi. Türkiye tarafından hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru bulunduğu belirtildi. Altaş: "Beni kullandı" FBI sorgusunda Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş'ın, Sonel tarafından kullanıldığını söylediği ve kendisinin Gülistan Doku'nun öldürülmesi ile suçun üzerine bırakılması amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı. FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın olumlu yanıt verdiği belirtildi. Altaş'ın bu kanaatinin gerekçesi olarak cinayete tanık olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi. Gülistan Doku'nun otomobile bindirildiğini öne sürdü Altaş'ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020 gecesi meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Doku'yu köprü çevresinde gördüklerini iddia etti. Daha sonra Doku'nun BMW marka otomobile bindiğini öne süren Altaş, araçta Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. Altaş, araç içerisinde Doku'nun kendilerine tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını ileri sürdü. Ardından Sonel'in araçtaki bir tabancayla Doku'ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, genç kadının hayatını kaybettiğini gördüğünü söyledi. Bu anlatımların tamamının Altaş'ın beyanlarına dayandığı ve soruşturma makamlarınca değerlendirildiği belirtildi. "Cesedi bagaja taşıdık" iddiası Altaş, ateş edilmesinin ardından Sonel'e neden Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel'in ise kendisinden susmasını ve cesedin taşınmasına yardım etmesini istediğini öne sürdü. Başlangıçta bunu reddettiğini söyleyen Altaş, daha sonra Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına koyduklarını iddia etti. Altaş ayrıca, cesedin araca konulmasının ardından Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü. "Babam bu işi halledecek" sözleri Altaş'ın ifadesine göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından Sonel'in kendisine susmasını ve olaydan kimseye bahsetmemesini söylediğini iddia eden Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" şeklindeki sözlerine karşılık Sonel'in babasının konuyu halledeceğini söylediğini öne sürdü. Altaş, ertesi sabah Sonel'in kendisini tekrar aradığını ve olayın halledildiğini söylediğini de iddia etti. Ceset için Pertek yolu iddiası FBI tutanağında yer aldığı belirtilen bir diğer iddia ise Doku'nun cesedinin bulunabileceği yerle ilgili oldu. Altaş, Sonel'in kendisine cesedin olay bölgesinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, cesedin yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini tahmin etti. Altaş, bu bölümün doğrudan gördüğü bir olaya değil, Sonel'den aldığını öne sürdüğü bilgilere dayandığını belirtti. Baz ve PTS kayıtları sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerinin de Altaş'a gösterildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş'ın 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Mustafa Türkay Sonel'in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu'nun ise 22.08'de aynı bölgede bulunduğu yönündeki kayıtların da sorguda gündeme getirildiği ifade edildi. PTS verilerine göre Sonel'in kullandığı BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne çıktığı, 22.30.17'de ise Tunceli yönüne döndüğü aktarıldı. Aracın dönüşü sırasında sürücü koltuğunda Sonel'in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş'ın bulunduğunun belirlendiği kaydedildi. Kamera kayıtlarıyla ilgili iddia Söz konusu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi. Altaş'ın daha sonra Sonel ile aynı BMW'yle köprü bölgesine geri döndüklerini söylediği aktarıldı. Altaş, dönüş gerekçesinin bölgede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü. Üniversite kamerasının kayıtlarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Altaş, Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini ifade etti. Tehdit edildiğini ve para teklif edildiğini öne sürdü Altaş, olayın ardından Sonel tarafından tehdit edildiğini de ileri sürdü. Sonel'in kendisine ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu iddia eden Altaş, olay hakkında susması için kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine ailesinin devlet içindeki gücüne ilişkin ifadeler kullandığını iddia etti. Bu iddiaların da FBI tutanağında Altaş'ın beyanları kapsamında yer aldığı belirtildi. Hamilelik ve kürtaj iddiasında geri adım attı Sorguda, Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önce ortaya atılan iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği aktarıldı. Altaş'ın daha sonra hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savunduğu belirtildi. "Ceset videosu gönderildi" iddiası FBI sorgusunda gündeme gelen bir diğer konu ise Altaş'a WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söylediğini aktardı. Videonun Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti. FBI görevlilerinin, daha önce videodaki kişinin Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net şekilde göremediğini savunduğu belirtildi. "Olay sırasında oradaydım" dedi FBI görevlilerinin Altaş'a Doku'nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sorduğu aktarıldı. Altaş'ın her iki soruya da olumlu yanıt verdiği, iki günlük sorgu boyunca ortaya çıkan çelişkili anlatımlara rağmen olay sırasında bölgede bulunduğu yönündeki beyanını sürdürdüğü belirtildi. Babasına gönderdiği mesaj da soruldu Soruşturmada dikkat çekilen delillerden biri olarak, Altaş'ın babası Celal Altaş'ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi. Umut Altaş'ın babasına gönderdiği belirtilen mesajda, kendisinin susturulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı aktarıldı. FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi. ABD'ye gidiş kararının kimin tarafından alındığı da sorguda soruldu. Altaş'ın önce bunun kendi kararı olduğunu söylediği, daha sonra ise kararın ailece alındığını ifade ettiği belirtildi. ABD'ye geçişini anlattı Altaş, 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu ve ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini öne süren Altaş, bu paranın Tunceli'de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini iddia etti. Eski tarihlere ilişkin baz kayıtları da soruldu Soruşturmada Doku'nun kaybolmasından önceki dönemle ilgili bazı kayıtların da FBI sorgusunda gündeme getirildiği aktarıldı. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da saat 15.31-16.22 arasında Altaş ile Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel'in bölgede bulunduğunu, Doku'nun da orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın Sonel tarafından takip edildiğini, daha sonra birlikte binaya girdiklerini ve yaklaşık 15 dakika sonra çıktıklarını anlattı. Bu kişinin Doku olup olmadığı sorusuna ise Altaş'ın "Mümkün olabilir" yanıtını verdiği aktarıldı. Altaş, dönemin valisini suçladı İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlilerine Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamını anlattığını söyleyen Altaş, soruşturmanın adil yürütülmediğini ileri sürdü. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'i olayın üzerinin kapatılması ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in adli makamlara teslim edilmemesiyle suçladı. Altaş'ın FBI'a verdiği ifadede yer alan iddiaların, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında adli makamlar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Söz konusu beyanların kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve ilgili kişiler açısından suçluluk hükmü oluşturmadığı kaydedildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 1 şüpheli tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 1 şüpheli tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, emniyet ve jandarma ekiplerinin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında farklı kentlerde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 10 şüpheli gözaltına alındı. Dalgıç polisler de soruşturma kapsamında gözaltına alındı Soruşturma kapsamında aralarında 2017-2019 yıllarında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K., eşi B.H.K. ile polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ.’nin de bulunduğu şüpheliler Erzurum’a getirildi. Daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö., eşi S.Ö. ile olay döneminde üniversite öğrencisi olan P.B. de operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Bir polis dalgıç tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan polis dalgıçlar adliyeye sevk edildi. Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği şüphelilerden G.G. tutuklandı. A.K. ve V.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 şüphelinin adli işlemleri tamamlandı Operasyon kapsamında gözaltına alınan 2 şüpheli daha bugün adliyeye çıkarıldı. Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk ettiği şüphelilerden biri tutuklanırken, diğer şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer şüphelilerin adli süreçlerinin de sürdüğü öğrenildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Dede Baltacı dosyasında yeni gelişme Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Dede Baltacı dosyasında yeni gelişme

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliği sayesinde faili meçhul dosyaların aydınlatılmaya devam ettiğini belirtti. GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA 5. DALGA OPERASYON Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiği, ayrıca kaybolmasının ardından Instagram hesabına yapılan şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarında dikkat çekici tespitlere ulaşıldığı aktarıldı. Ayrıca, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edilirken, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığı bildirildi. DEDE BALTACI CİNAYETİNDE 5 ŞÜPHELİ BELİRLENDİ Bu arada Bakan Gürlek’in paylaşımında ikinci önemli gelişme olarak, 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetine ilişkin soruşturmada da kritik aşamaya gelindiği belirtildi. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Operasyon sonrası F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı, cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. “HİÇBİR FAİLİ MEÇHUL DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmaya devam edeceğini söyledi. Bakan Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkânlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 29, 2026

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında

Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma birimlerinin iş birliğiyle faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gülistan Doku dosyasında yeni bulgular Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 10 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturmada, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ile iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca genç kadının kaybolmasının ardından Instagram hesabında gerçekleştirilen şüpheli erişim ve işlemler ile su altındaki arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldığı kaydedildi. Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanakları arasında uyuşmazlık tespit edildi. Ayrıca Gülistan Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyecek bir görüntü oluşturmak amacıyla daha sonra su altına bırakılmış olabileceğine yönelik bulgular elde edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen yeni delillerin değerlendirilmesine devam edilirken, gözaltına alınan 10 şüphelinin işlemleri sürüyor. Dede Baltacı cinayetinde 4 şüpheli tutuklandı Bakan Gürlek, açıklamasında 2008 yılında Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde ölü bulunan Dede Baltacı'nın 18 yıldır aydınlatılamayan dosyasında da önemli bir gelişme yaşandığını duyurdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda dosya yeniden ele alındı. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ile İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan incelemelerde daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Çalışmalar sonucunda cinayetin failleri oldukları değerlendirilen 5 şüpheli belirlendi. Düzenlenen operasyonun ardından F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı. Cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Adalet Bakanı Gürlek, aradan uzun yıllar geçse dahi faili meçhul dosyaların takip edilmeye devam edeceğini belirterek, teknolojik ve bilimsel yöntemlerden yararlanılarak olayların aydınlatılması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Gürlek, suçluların olayların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin adalet önünde hesap vereceğini vurguladı.

Tunceli’de 9 yıl önceki şüpheli ölüm yeniden soruşturuluyor: Bilirkişi raporu cinayet ihtimaline işaret etti Haber

Tunceli’de 9 yıl önceki şüpheli ölüm yeniden soruşturuluyor: Bilirkişi raporu cinayet ihtimaline işaret etti

Tunceli’nin Hozat ilçesinde 2017 yılında otomobilinde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulunan Onur Sefer’in ölümüyle ilgili soruşturma yeniden derinleştirildi. Dosyadaki bilirkişi raporunda, mevcut bulguların intihar ihtimalini desteklemediği ve olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu yönünde değerlendirme yapıldı. Olay, 7 Mayıs 2017’de Hozat ilçesine bağlı Ergen köyü mevkisinde meydana geldi. Onur Sefer, kendisine ait otomobilde av tüfeğiyle vurulmuş halde bulundu. Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan otopsi raporunda, Sefer’in sol göğsünün yaklaşık 6 santimetre üstü ile sol koltuk altının üst bölümünden olmak üzere iki kez silahla vurulduğu belirlendi. Her iki atışın da bitişik mesafeden yapıldığı tespit edildi. Bilirkişi incelemesinde ise tüfeğin boyutları, Sefer’in araç içerisindeki konumu ve sol ön kapıdaki saçma girişlerinin dağılımı arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğu kaydedildi. Kan izleri de şüpheleri artırdı Dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde otomobilin sağ ön koltuğunun sırt bölümünde parmak şeklinde sürüntü kan izlerine rastlandı. Ancak söz konusu izlerin Onur Sefer’in araç içerisindeki yatış pozisyonuyla örtüşmediği değerlendirildi. Aracın sol arka tekerlek bölgesinde tespit edilen kan lekelerinin oluşumuna ilişkin de teknik bir açıklama yapılamadığı belirtildi. Bu bulgular, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soru işaretlerinin devam etmesine neden oldu. Bilirkişi: “Cinayet olması muhtemel” Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, mevcut delil ve bulguların intiharı destekleyici nitelikte olmadığıdeğerlendirmesine yer verildi. Raporda, olayın cinayet olmasının muhtemel olduğu belirtilirken, araçta bulunan av tüfeğinin özellikleri ve olay yerindeki bulgular dikkate alınarak eylemin araç içerisinde, özellikle sağ ön kapı açıkken gerçekleştirilmesinin mümkün olabileceği yönünde kanaat bildirildi. Dosya yeniden mercek altında Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, 81 ilde Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürolarının kurulmasının ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) dosyayı cinayet şüphesi üzerinden yeniden incelemeye aldı. Bu kapsamda parmak izlerinin yeniden incelendiği, Onur Sefer’e ait iki cep telefonunun kriminal inceleme ve baz çalışmasının yapıldığı, tanıkların yeniden ve ayrıntılı şekilde dinlendiği öğrenildi. Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla dosyada gizlilik kararı uygulandığı belirtildi. Aile 9 yıldır adalet bekliyor Onur Sefer’in ailesi de soruşturmadaki son gelişmeler hakkında bilgi almak üzere Tunceli Adliyesi’ne geldi. Savcıyla görüşen anne Sultan Sefer, oğlunun ölümünün üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarını sürdürdüklerini söyledi. Sultan Sefer, oğlunun kimseyle sorunu olmadığını belirterek, olayın aydınlatılmasını ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Baba Süleyman Sefer ise olay yerinde yeterli inceleme yapılmadığını ve şüphelilerin evlerinde arama gerçekleştirilmediğini öne sürerek, sorumluların tespit edilip cezalandırılmasını talep etti. Soruşturma, Onur Sefer’in ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusunun yeniden değerlendirilmesiyle sürdürülüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Eski Asayiş Şube Müdürü dahil 3 kişi tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Eski Asayiş Şube Müdürü dahil 3 kişi tutuklandı

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 28’e yükseldi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 27 Temmuz’da 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 5 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, geniş güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık işlemlerinin ardından şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Mahkeme, aralarında eski Tunceli Asayiş Şube Müdürü Ertuğrul Aslan’ın da bulunduğu 3 şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. Son kararlarla birlikte Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklu sayısının 28’e yükseldiği bildirildi. Ertuğrul Aslan da tutuklandı Soruşturmada dikkat çeken isimlerden biri, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak görev yapan Ertuğrul Aslan oldu. Halen Nevşehir Emniyet Müdür Yardımcılığı görevini sürdüren Aslan, soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adliyeye sevk edildi. Sulh ceza hakimliği, Aslan’ın da aralarında bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına hükmetti. Aslan’ın tutuklanmasıyla birlikte soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği değerlendiriliyor. 19 şüpheli hakkında işlem yapılmıştı Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında daha önce gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda kamu görevlisi hakkında işlem yapılmıştı. Şüpheliler arasında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, polis memurları, bilgisayar işletmeni ve emekli polislerin bulunduğu belirtilmişti. Toplam 19 kişi hakkında işlem yapılırken, şüphelilerden 18’i gözaltına alınmıştı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından ilk etapta adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden biri savcılık aşamasında serbest bırakılmış, diğer 7 şüpheliden 6’sı tutuklama talebiyle, biri ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderilmişti. Soruşturma çok yönlü devam ediyor Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana dosya kapsamında çok sayıda araştırma ve inceleme yapıldı. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmanın, yeni deliller ve elde edilen bulgular doğrultusunda sürdürüldüğü öğrenildi. Yetkililer, Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması amacıyla dosyanın tüm yönleriyle incelendiğini belirtiyor. Gülistan Doku olayı Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamamıştı. Genç öğrencinin bulunması için başlatılan arama çalışmalarında Uzunçayır Baraj Gölü çevresi başta olmak üzere birçok bölgede incelemeler yapılmıştı. Aradan geçen yıllara rağmen sonuç alınamayan soruşturma kapsamında, son dönemde yeni deliller ve değerlendirmeler doğrultusunda geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştiriliyor.

Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişme: 5 Şüpheli Tutuklandı, Tutuklu Sayısı 25'e Yükseldi Haber

Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişme: 5 Şüpheli Tutuklandı, Tutuklu Sayısı 25'e Yükseldi

Soruşturmada 6 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 27 Temmuz'da 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan ve işlemleri tamamlanan 6 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek geniş güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi'ne sevk edildi. Cumhuriyet savcısındaki ifadelerinin ardından şüpheliler, tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Mahkemeden 5 Tutuklama Kararı Sulh ceza hakimliği, dosya kapsamında değerlendirme yaptıktan sonra 5 şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Hakimlik, bir şüphelinin ise adli kontrol hükümleri uygulanarak ve yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılmasına hükmetti. Bu kararla birlikte soruşturma kapsamında tutuklu bulunan şüpheli sayısı 25'e yükseldi. 16 İlde Eş Zamanlı Operasyon Düzenlenmişti Soruşturma kapsamında daha önce Türkiye genelinde 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan şüpheliler arasında farklı rütbelerde görev yapan ve emekli olmuş emniyet personelinin de bulunduğu bildirildi. Operasyonlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, adli süreç Erzurum ve Tunceli'deki cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülüyor. Gülistan Doku Soruşturması Devam Ediyor 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturma uzun süredir çok yönlü olarak sürdürülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, tanık beyanları ve diğer bulgular doğrultusunda adli işlemler devam ederken, yetkililer dosyaya ilişkin incelemelerin sürdüğünü belirtiyor. Öte yandan, yürütülen soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan kişilere yönelik suçlamalar henüz yargılama aşamasındadır. Haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan şüpheliler bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini korumaktadır.

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı. Haber

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in adına kayıtlı çok sayıda gayrimenkul ve araç tescili olduğu belirlendi. Yirmiden fazla iş yerinin tek bir günde adına kaydedildiği ve bu taşınmazların yüksek rantlı bölgelerde yer aldığı tespit edildi. Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden beri kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen adli soruşturmada, suç delillerini gizlemek ve karartmak suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen eski Vali Tuncay Sonel'in mal varlığına ilişkin detaylar gün yüzüne çıktı. Yeniçağ’da yer alan habere göre, soruşturma dosyasına eklenen "gizli" ibareli resmi mal varlığı dökümlerinde, Sonel'in adına tescilli onlarca araç ve gayrimenkul olduğu görüldü. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları doğrultusunda hazırlanan inceleme raporunda, Sonel adına kayıtlı 52 adet gayrimenkul tescili ve 2 adet araç kaydı saptandı. Tek günde yirmiden fazla iş yeri... Tapu kayıtlarındaki en dikkat çekici finansal hareketlilik 28 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşti. Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan tek bir ada/parsel üzerinde, %60 hisse oranı ve "Kat İrtifakı Tesisi" şeklinde yirmiden fazla iş yeri ile bir düğün salonu, aynı yevmiye numarasıyla (55351) Sonel’in üzerine tescil edildi. Gülistan Doku’nun ailesi adaletin yerini bulmasını beklerken, Tunceli'nin dönemsel mülki idare amiri olan Sonel'in tek bir günde bu denli büyük çaplı ticari gayrimenkullere sahip olması soru işaretleri yarattı. Tuncay Sonel'in sahip olduğu diğer taşınmazlar ise şöyle: İstanbul / Esenyurt: Konut Ankara / Çankaya: Daire Ankara / Güdül: Bağ Ankara / Etimesgut: Çeşitli arsa hisseleri

Gülistan Doku soruşturmasında Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel 4 farklı suçlamadan daha tutuklama kararı aldı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel 4 farklı suçlamadan daha tutuklama kararı aldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve eski polis memuru Gökhan Ertok hakkında dört farklı suçlama kapsamında yeniden tutuklama kararı verildi. Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemelerde elde edilen yeni bulguların ardından üç isim, cezaevinden alınarak Erzurum'a getirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra yoğun güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi'ne sevk edildi. Dijital materyallerdeki incelemeler soruşturmanın seyrini değiştirdi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e ait dijital materyaller üzerinde teknik inceleme gerçekleştirildi. İncelemeler sonucunda, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski polis memuru Gökhan Ertok arasındaki bazı yazışmaların dosyaya dahil edildiği belirtildi. Söz konusu dijital verilerin; suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemlerindeki verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi başlıkları kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bu gelişmelerin ardından soruşturma kapsamında yeni operasyonlar düzenlendi. Ankara'da eş zamanlı operasyon yapıldı Soruşturma kapsamında 23 Temmuz tarihinde Ankara'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda şüpheliler E.E. ve S.K. gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin tamamlanmasının ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, "nitelikli yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ile "kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi" suçlamaları kapsamında tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, üç isim hakkında bu suçlamalar yönünden de tutuklama kararı verdi. Soruşturmada tutuklu sayısı 16 oldu Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden S.K. de tutuklanırken, E.E. hakkında adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Son kararlarla birlikte Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalarda tutuklu bulunan kişi sayısının 16'ya yükseldiği bildirildi. Soruşturmanın, yeni deliller ve teknik incelemeler doğrultusunda genişletilerek sürdürüldüğü öğrenildi. Başsavcılıktan "kanunsuz ilişki ağı" açıklaması Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce yapılan açıklamada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde gerçekleştirilen incelemelerde çeşitli bilgi ve belgelere ulaşıldığı belirtilmişti. Açıklamada, elde edilen verilerin "kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan çeşitli suçlara temas eder nitelikte" olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Başsavcılık, elde edilen deliller doğrultusunda soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı şüphelilere yönelik Ankara'da operasyon gerçekleştirildiğini ve iki kişinin yakalanarak gözaltına alındığını açıklamıştı. Gülistan Doku soruşturmasının geçmişi Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kayboldu. Ailesinin kayıp ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarından ise uzun süre sonuç alınamadı. Doku'nun ailesi, 6 Ocak 2020 tarihinde emniyete başvurarak kızlarının kayıp olduğunu bildirdi. O tarihten bu yana devam eden soruşturma, Türkiye'nin yakından takip ettiği dosyalardan biri haline geldi. Soruşturma kapsamında daha önce çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Bazı şüpheliler tutuklanırken, bazı kişiler hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandı. Dosyada "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi veya yok edilmesi", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı müdahale", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" gibi suç başlıkları üzerinden inceleme yürütüldüğü belirtildi. Firari şüpheli hakkında uluslararası süreç Soruşturma kapsamında kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş'ın ABD'de yakalandığı bildirildi. Yetkililerin, dosyada yer alan tüm bağlantılar ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda soruşturmayı sürdürdüğü ifade edildi. Ayrıca dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in de soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduğu aktarıldı. Analiz: Yeni deliller soruşturmanın kapsamını genişletti Gülistan Doku dosyasında son gelişmeler, soruşturmanın dijital deliller ve yeni ifadeler üzerinden farklı bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Özellikle elektronik materyallerden elde edilen yazışmalar, telefon kayıtları ve dijital veriler, son yıllarda devam eden adli soruşturmalarda önemli delil kaynakları arasında yer alıyor. Ancak devam eden soruşturmalarda suçlamaların hukuki kesinlik kazanması için yargı sürecinin tamamlanması gerekiyor. Mahkemelerin vereceği nihai kararlar, dosyanın hukuki sonucunu belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.