Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tuncay Sonel

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tuncay Sonel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tuncay Sonel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi

Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye'ye ulaştırılan FBI tutanağında Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Altaş'ın ifadelerinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da ağır suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Söz konusu anlatımların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, Altaş'ın beyanlarının tek başına olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymadığı ve iddiaların adli makamlarca araştırıldığı kaydedildi. 109 soruluk adli yardımlaşma talebi Haberde aktarılan bilgilere göre Türkiye, Altaş'ın ifadesinin alınması amacıyla ABD makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. FBI ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorguladığı belirtildi. FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeleri içeren FD-302 raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığının ifade edildiği aktarıldı. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi. Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden sürdürdüğü kaydedildi. Türkiye tarafından hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru bulunduğu belirtildi. Altaş: "Beni kullandı" FBI sorgusunda Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş'ın, Sonel tarafından kullanıldığını söylediği ve kendisinin Gülistan Doku'nun öldürülmesi ile suçun üzerine bırakılması amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı. FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın olumlu yanıt verdiği belirtildi. Altaş'ın bu kanaatinin gerekçesi olarak cinayete tanık olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi. Gülistan Doku'nun otomobile bindirildiğini öne sürdü Altaş'ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020 gecesi meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Doku'yu köprü çevresinde gördüklerini iddia etti. Daha sonra Doku'nun BMW marka otomobile bindiğini öne süren Altaş, araçta Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. Altaş, araç içerisinde Doku'nun kendilerine tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını ileri sürdü. Ardından Sonel'in araçtaki bir tabancayla Doku'ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, genç kadının hayatını kaybettiğini gördüğünü söyledi. Bu anlatımların tamamının Altaş'ın beyanlarına dayandığı ve soruşturma makamlarınca değerlendirildiği belirtildi. "Cesedi bagaja taşıdık" iddiası Altaş, ateş edilmesinin ardından Sonel'e neden Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel'in ise kendisinden susmasını ve cesedin taşınmasına yardım etmesini istediğini öne sürdü. Başlangıçta bunu reddettiğini söyleyen Altaş, daha sonra Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına koyduklarını iddia etti. Altaş ayrıca, cesedin araca konulmasının ardından Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü. "Babam bu işi halledecek" sözleri Altaş'ın ifadesine göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından Sonel'in kendisine susmasını ve olaydan kimseye bahsetmemesini söylediğini iddia eden Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" şeklindeki sözlerine karşılık Sonel'in babasının konuyu halledeceğini söylediğini öne sürdü. Altaş, ertesi sabah Sonel'in kendisini tekrar aradığını ve olayın halledildiğini söylediğini de iddia etti. Ceset için Pertek yolu iddiası FBI tutanağında yer aldığı belirtilen bir diğer iddia ise Doku'nun cesedinin bulunabileceği yerle ilgili oldu. Altaş, Sonel'in kendisine cesedin olay bölgesinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, cesedin yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini tahmin etti. Altaş, bu bölümün doğrudan gördüğü bir olaya değil, Sonel'den aldığını öne sürdüğü bilgilere dayandığını belirtti. Baz ve PTS kayıtları sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerinin de Altaş'a gösterildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş'ın 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Mustafa Türkay Sonel'in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu'nun ise 22.08'de aynı bölgede bulunduğu yönündeki kayıtların da sorguda gündeme getirildiği ifade edildi. PTS verilerine göre Sonel'in kullandığı BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne çıktığı, 22.30.17'de ise Tunceli yönüne döndüğü aktarıldı. Aracın dönüşü sırasında sürücü koltuğunda Sonel'in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş'ın bulunduğunun belirlendiği kaydedildi. Kamera kayıtlarıyla ilgili iddia Söz konusu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi. Altaş'ın daha sonra Sonel ile aynı BMW'yle köprü bölgesine geri döndüklerini söylediği aktarıldı. Altaş, dönüş gerekçesinin bölgede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü. Üniversite kamerasının kayıtlarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Altaş, Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini ifade etti. Tehdit edildiğini ve para teklif edildiğini öne sürdü Altaş, olayın ardından Sonel tarafından tehdit edildiğini de ileri sürdü. Sonel'in kendisine ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu iddia eden Altaş, olay hakkında susması için kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine ailesinin devlet içindeki gücüne ilişkin ifadeler kullandığını iddia etti. Bu iddiaların da FBI tutanağında Altaş'ın beyanları kapsamında yer aldığı belirtildi. Hamilelik ve kürtaj iddiasında geri adım attı Sorguda, Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önce ortaya atılan iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği aktarıldı. Altaş'ın daha sonra hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savunduğu belirtildi. "Ceset videosu gönderildi" iddiası FBI sorgusunda gündeme gelen bir diğer konu ise Altaş'a WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söylediğini aktardı. Videonun Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti. FBI görevlilerinin, daha önce videodaki kişinin Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net şekilde göremediğini savunduğu belirtildi. "Olay sırasında oradaydım" dedi FBI görevlilerinin Altaş'a Doku'nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sorduğu aktarıldı. Altaş'ın her iki soruya da olumlu yanıt verdiği, iki günlük sorgu boyunca ortaya çıkan çelişkili anlatımlara rağmen olay sırasında bölgede bulunduğu yönündeki beyanını sürdürdüğü belirtildi. Babasına gönderdiği mesaj da soruldu Soruşturmada dikkat çekilen delillerden biri olarak, Altaş'ın babası Celal Altaş'ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi. Umut Altaş'ın babasına gönderdiği belirtilen mesajda, kendisinin susturulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı aktarıldı. FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi. ABD'ye gidiş kararının kimin tarafından alındığı da sorguda soruldu. Altaş'ın önce bunun kendi kararı olduğunu söylediği, daha sonra ise kararın ailece alındığını ifade ettiği belirtildi. ABD'ye geçişini anlattı Altaş, 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu ve ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini öne süren Altaş, bu paranın Tunceli'de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini iddia etti. Eski tarihlere ilişkin baz kayıtları da soruldu Soruşturmada Doku'nun kaybolmasından önceki dönemle ilgili bazı kayıtların da FBI sorgusunda gündeme getirildiği aktarıldı. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da saat 15.31-16.22 arasında Altaş ile Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel'in bölgede bulunduğunu, Doku'nun da orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın Sonel tarafından takip edildiğini, daha sonra birlikte binaya girdiklerini ve yaklaşık 15 dakika sonra çıktıklarını anlattı. Bu kişinin Doku olup olmadığı sorusuna ise Altaş'ın "Mümkün olabilir" yanıtını verdiği aktarıldı. Altaş, dönemin valisini suçladı İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlilerine Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamını anlattığını söyleyen Altaş, soruşturmanın adil yürütülmediğini ileri sürdü. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'i olayın üzerinin kapatılması ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in adli makamlara teslim edilmemesiyle suçladı. Altaş'ın FBI'a verdiği ifadede yer alan iddiaların, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında adli makamlar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Söz konusu beyanların kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve ilgili kişiler açısından suçluluk hükmü oluşturmadığı kaydedildi.

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı. Haber

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in adına kayıtlı çok sayıda gayrimenkul ve araç tescili olduğu belirlendi. Yirmiden fazla iş yerinin tek bir günde adına kaydedildiği ve bu taşınmazların yüksek rantlı bölgelerde yer aldığı tespit edildi. Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden beri kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen adli soruşturmada, suç delillerini gizlemek ve karartmak suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen eski Vali Tuncay Sonel'in mal varlığına ilişkin detaylar gün yüzüne çıktı. Yeniçağ’da yer alan habere göre, soruşturma dosyasına eklenen "gizli" ibareli resmi mal varlığı dökümlerinde, Sonel'in adına tescilli onlarca araç ve gayrimenkul olduğu görüldü. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları doğrultusunda hazırlanan inceleme raporunda, Sonel adına kayıtlı 52 adet gayrimenkul tescili ve 2 adet araç kaydı saptandı. Tek günde yirmiden fazla iş yeri... Tapu kayıtlarındaki en dikkat çekici finansal hareketlilik 28 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşti. Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan tek bir ada/parsel üzerinde, %60 hisse oranı ve "Kat İrtifakı Tesisi" şeklinde yirmiden fazla iş yeri ile bir düğün salonu, aynı yevmiye numarasıyla (55351) Sonel’in üzerine tescil edildi. Gülistan Doku’nun ailesi adaletin yerini bulmasını beklerken, Tunceli'nin dönemsel mülki idare amiri olan Sonel'in tek bir günde bu denli büyük çaplı ticari gayrimenkullere sahip olması soru işaretleri yarattı. Tuncay Sonel'in sahip olduğu diğer taşınmazlar ise şöyle: İstanbul / Esenyurt: Konut Ankara / Çankaya: Daire Ankara / Güdül: Bağ Ankara / Etimesgut: Çeşitli arsa hisseleri

Gülistan Doku soruşturmasında Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel 4 farklı suçlamadan daha tutuklama kararı aldı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel 4 farklı suçlamadan daha tutuklama kararı aldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve eski polis memuru Gökhan Ertok hakkında dört farklı suçlama kapsamında yeniden tutuklama kararı verildi. Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemelerde elde edilen yeni bulguların ardından üç isim, cezaevinden alınarak Erzurum'a getirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra yoğun güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi'ne sevk edildi. Dijital materyallerdeki incelemeler soruşturmanın seyrini değiştirdi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e ait dijital materyaller üzerinde teknik inceleme gerçekleştirildi. İncelemeler sonucunda, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski polis memuru Gökhan Ertok arasındaki bazı yazışmaların dosyaya dahil edildiği belirtildi. Söz konusu dijital verilerin; suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemlerindeki verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi başlıkları kapsamında değerlendirildiği aktarıldı. Bu gelişmelerin ardından soruşturma kapsamında yeni operasyonlar düzenlendi. Ankara'da eş zamanlı operasyon yapıldı Soruşturma kapsamında 23 Temmuz tarihinde Ankara'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda şüpheliler E.E. ve S.K. gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin tamamlanmasının ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, "nitelikli yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ile "kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi" suçlamaları kapsamında tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, üç isim hakkında bu suçlamalar yönünden de tutuklama kararı verdi. Soruşturmada tutuklu sayısı 16 oldu Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden S.K. de tutuklanırken, E.E. hakkında adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Son kararlarla birlikte Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalarda tutuklu bulunan kişi sayısının 16'ya yükseldiği bildirildi. Soruşturmanın, yeni deliller ve teknik incelemeler doğrultusunda genişletilerek sürdürüldüğü öğrenildi. Başsavcılıktan "kanunsuz ilişki ağı" açıklaması Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce yapılan açıklamada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde gerçekleştirilen incelemelerde çeşitli bilgi ve belgelere ulaşıldığı belirtilmişti. Açıklamada, elde edilen verilerin "kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan çeşitli suçlara temas eder nitelikte" olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Başsavcılık, elde edilen deliller doğrultusunda soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı şüphelilere yönelik Ankara'da operasyon gerçekleştirildiğini ve iki kişinin yakalanarak gözaltına alındığını açıklamıştı. Gülistan Doku soruşturmasının geçmişi Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kayboldu. Ailesinin kayıp ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarından ise uzun süre sonuç alınamadı. Doku'nun ailesi, 6 Ocak 2020 tarihinde emniyete başvurarak kızlarının kayıp olduğunu bildirdi. O tarihten bu yana devam eden soruşturma, Türkiye'nin yakından takip ettiği dosyalardan biri haline geldi. Soruşturma kapsamında daha önce çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Bazı şüpheliler tutuklanırken, bazı kişiler hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandı. Dosyada "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi veya yok edilmesi", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı müdahale", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" gibi suç başlıkları üzerinden inceleme yürütüldüğü belirtildi. Firari şüpheli hakkında uluslararası süreç Soruşturma kapsamında kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş'ın ABD'de yakalandığı bildirildi. Yetkililerin, dosyada yer alan tüm bağlantılar ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda soruşturmayı sürdürdüğü ifade edildi. Ayrıca dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in de soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduğu aktarıldı. Analiz: Yeni deliller soruşturmanın kapsamını genişletti Gülistan Doku dosyasında son gelişmeler, soruşturmanın dijital deliller ve yeni ifadeler üzerinden farklı bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Özellikle elektronik materyallerden elde edilen yazışmalar, telefon kayıtları ve dijital veriler, son yıllarda devam eden adli soruşturmalarda önemli delil kaynakları arasında yer alıyor. Ancak devam eden soruşturmalarda suçlamaların hukuki kesinlik kazanması için yargı sürecinin tamamlanması gerekiyor. Mahkemelerin vereceği nihai kararlar, dosyanın hukuki sonucunu belirleyecek.

Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişme: Eski Vali Eşine Tutuklama Kararı Haber

Gülistan Doku Soruşturmasında Yeni Gelişme: Eski Vali Eşine Tutuklama Kararı

Tunceli'de 2020 yılında kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalar devam ederken, tanık ifadeleri doğrultusunda yeni gözaltılar gerçekleştirildi. Valilik konutunda çalışan bazı kişilerin verdiği ifadeler üzerine gözaltına alınan Handan Sonel'in emniyet ve savcılık işlemleri tamamlandı. Savcılık işlemlerinin ardından nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Sonel hakkında tutuklama kararı verildi. Mahkemenin kararıyla birlikte Handan Sonel cezaevine gönderildi. Gülistan Doku 2020 Yılında Kaybolmuştu Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim'de kayboldu. Aradan geçen yıllara rağmen genç öğrencinin nerede olduğuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşılamazken, soruşturma farklı ihtimaller değerlendirilerek sürdürülüyor. Doku'nun kaybolmasının ardından ailesi ve yakınları tarafından yapılan çağrılar üzerine arama çalışmaları başlatılmış, olay Türkiye genelinde kamuoyunun yakından takip ettiği dosyalardan biri haline gelmişti. Soruşturma, Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülüyor. İkinci Dalga Operasyonda 17 Şüpheli Gözaltına Alındı Soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci dalga operasyonda 15 kişi gözaltına alındı. Daha sonra iki kişinin daha gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturmadaki şüpheli sayısı 17'ye yükseldi. Daha önce gözaltına alınan şüphelilerden 12'si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Soruşturma kapsamında elde edilen yeni deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda yeni adli işlemler gerçekleştirilmeye devam ediyor. İki Şüpheli Daha Tutuklandı Handan Sonel ile birlikte güvenlik korucusu Yılmaz Arslan ve ACA Bilişim'in sahibi Mehmet Aca da jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Handan Sonel ve Mehmet Aca'nın tutuklanmasına karar verdi. Böylece soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı arttı. Öte yandan daha önce adliyeye sevk edilen güvenlik korucusu F.Ö., "kasten öldürmeye yardım" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamalarıyla tutuklandı. Hafriyat işiyle uğraştığı belirtilen O.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adliye Önünde Kısa Süreli Gerginlik Yaşandı Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi sırasında Gülistan Doku'nun yakınlarından biri tepki gösterdi. Şüphelilere yönelik "Katil" şeklinde bağıran kişi, saldırı girişiminde bulunmak istedi. Olayın büyümesini önlemek amacıyla polis ekipleri hızlı şekilde müdahale etti. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle adliye önündeki gerginlik kontrol altına alındı. Soruşturma Çok Yönlü Sürüyor Gülistan Doku dosyasında soruşturma ekipleri, olayın aydınlatılması amacıyla çok sayıda kişinin ifadesine başvuruyor. Yetkililer, elde edilen yeni bilgiler doğrultusunda delillerin değerlendirildiğini ve soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü belirtiyor. Genç öğrencinin kaybolmasıyla ilgili dosyada yeni gelişmeler yaşanmaya devam ederken, kamuoyu soruşturmanın sonucunu ve Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin ortaya çıkacak resmi bilgileri bekliyor.

Gülistan Doku soruşturmasında Firari Altaş'ın 'Her şeyi anlatırım' mesajları dosyaya girdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Firari Altaş'ın 'Her şeyi anlatırım' mesajları dosyaya girdi

Tunceli’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, dikkat çeken yeni iddialar gündeme geldi. Doku’nun kaybolduğu gece aynı araçta bulunduğu belirtilen Umut Altaş’ın, babasıyla yaptığı yazışmaların dosyaya dahil edildiği bildirildi. İddiaya göre firari Altaş’ın mesajlarında, “Savcı hanımı arar her şeyi anlatırım” ve “Ötecem lan her şeyi” ifadeleri yer aldı. Para tartışması ve tehdit iddiası Soruşturma dosyasına giren yazışmalara göre, Umut Altaş’ın 2022 yılında önce Meksika’ya, ardından yasa dışı yollarla ABD’ye gittiği öne sürüldü. 9 Ocak 2026 tarihli mesajlarda Altaş’ın babasından 9 bin dolar istediği, babası Celal Altaş’ın ise daha önce gönderdiğini belirttiği 150 bin doları geri talep ettiği iddia edildi. Bu tartışma üzerine Umut Altaş’ın, “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim” ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. “Her şeyi anlatırım” çıkışı Baba ile oğul arasında geçen yazışmalarda gerilimin arttığı da öne sürüldü. İddiaya göre Celal Altaş’ın sert sözlerine karşılık Umut Altaş, “Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak” şeklinde mesajlar gönderdi. Ağabeyin iddiası da dosyada Soruşturma kapsamında daha önce Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın açıklamaları da gündeme gelmişti. Sidar Altaş’ın, Doku ailesinin avukatına kardeşinin kendisine, “Türkay bana ‘Kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de kafasına sıktım’ dedi” şeklinde konuştuğunu aktardığı iddia edilmişti. 12 kişi tutuklanmıştı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın da bulunduğu 12 kişi, “kasten öldürme” ve “delilleri karartma” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Gülistan Doku soruşturmasında 6 saatlik kayıp görüntü 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku davasında, ailenin avukatı Ali Çimen çok konuşulacak bir iddiayı gündeme taşıdı. Avukat Çimen, Gülistan’ın kaybolmasından bir gün önce baş şüpheliyle yan yana geldiğini kanıtlayan 6 saatlik kamera kaydının gizlendiğini söyledi. X sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Çimen, 4 Ocak 2020 tarihine (Gülistan'ın Doku’nun kaybolmasından bir gün öncesi) ait yeni detaylar paylaştı. İddiaya göre, "Baymak" adlı iş yerine ait 6 saatlik görüntü kayıtlarında, Gülistan’ın çalıştığı kafeye baş şüphelinin geldiği ve bu gelişin ardından Gülistan’ın hızla iş yerini terk ettiği görülüyor. Olayın en dikkat çekici noktası ise bu temasın daha önce resmi kayıtlara "yok" olarak geçmesi. Avukat Ali Çimen, daha önce söz konusu şüphelinin o gün orada bulunmadığına dair tutanak tutulduğunu hatırlatarak şu soruları sordu: “Bulunmadığı tutanağa bağlanan baş şüpheli ile Gülistan’ın temaslarını gösteren 6 saatlik görüntü kaydını kim sakladı? Bu nasıl olabilir?" Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili sis perdesi aralanmaya çalışılırken, ortaya çıkan bu "gizlenen görüntü" soruşturmanın seyri açısından büyük önem taşıyor. Bulunmadığı tutanağa bağlanan; Baş şüpheli M. SONEL İle Gülistan’ın 04.01.2020 tarihinde, yani öldürme olayından 1 gün önce Gülistan’ın çalıştığı kafe de temaslarının ( baş şüpheli gelince Gülistan hızlıca işi bırakıp çıkıyor) olduğunu gösteren Baymak adlı iş yerinin 6 saatlik… — Ali ÇİMEN (@av_cmn) April 28, 2026

Tutuklanan eski vali Tuncay Sonel 'in savcılık ifadesi Haber

Tutuklanan eski vali Tuncay Sonel 'in savcılık ifadesi

Sonel, Gülistan Doku’ya ait SİM kartı koruma polis Şükrü Eroğlu aracılığıyla polis memuru Gökhan Ertok’a gönderdiğini kabul ederek, “Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim” dedi. Sonel, SİM kartı neden resmi yollarla değil de elden ve bir zarfın içinde gönderdiğini de şöyle cevapladı: “Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir SİM kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı.” Valiliğin hesabını kim yönetiyordu Tuncay Sonel, savcının “Aca Bilişim” isimli şirkete para gönderip göndermediğine ve valiliğin sosyal medya hesaplarını kimlerin yönettiğine ilişkin soru üzerine şu cevabı verdi: “Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a (SİM kartın gönderildiği polis) zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.” “Şahsi hesabımdan gönderiyordum” Savcının, Şükrü Eroğlu tarafından gönderilen 7 Şubat 2020 tarihinde 5.000 TL, 17 Mart 2020 tarihinde 5.000 TL ve 5 Kasım 2021 tarihinde 20.000 TL’ye ilişkin sorusunu yanıtlayan Sonel, şu ifadelere yer verdi: “Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan’ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan’ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum.”

Gülistan Doku soruşturmasında Eski vali Dersim Valisi Tuncay Sonel gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında Eski vali Dersim Valisi Tuncay Sonel gözaltında

Gülistan Doku soruşturmasında suç delillerini yok ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan dönemin Dersim Valisi Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi. Tuncay Sonel'in adliyeye sevk edilirken kelepçesiz olduğu görüldü. Gülistan Doku'nun ailesi X hesabından yaptığı açıklamada, Tuncay Sonel’in neden kelepçesiz olduğunu sordu. Aile, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi etiketleyerek, “Neden "Kelepçeli" değil? Sayın @abakingurlek @mustafaciftcitr @RTErdogan bu Gülistan'a bize ülkemize haksızlık. Bu örtbasçının yaptıkları apaçık ortada. Niye bu özel muamele?” diye sordu. Neden "Kelepçeli" değil? Sayın @abakingurlek @mustafaciftcitr @RTErdogan bu Gülistan'a bize ülkemize haksızlık. Bu örtbasçının yaptıkları apaçık ortada. Niye bu özel muamele? https://t.co/PGNqvI5rQn — GÜLİSTAN Doku 'nun Ailesi (@Dokuailesi) April 21, 2026 Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Sonel'in emniyetteki işlemleri tamamlandı. Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, adliyeye götürüldü. Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen yazıda, Sonel hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu" belirtilmişti. Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin, hakkında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılan Sonel, açığa alınmıştı. Sonel, 13 Haziran 2017-9 Haziran 2020 arasında Dersim’de görev yapmış ve 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınmıştı. 11 zanlı tutuklanmıştı Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Dersim’e gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti. Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Dersim Cumhuriyet Başsavcılığı’nca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği belirtilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği belirtilen dönemin Dersim Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Dersim İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesi’nin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.