SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tüi̇k

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emekliler Mudanya'dan seslendi: Emeklinin yüzü gülmeden bayram gelmez Haber

Emekliler Mudanya'dan seslendi: Emeklinin yüzü gülmeden bayram gelmez

Tüm Emeklilerin Sendikası Mudanya Şubesi üyeleri, emeklilerin ekonomik sorunlarını gündeme taşımak için Bursa'nın Mudanya ilçesinde Mütareke Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. “Emekli maaşlarımız hızla eriyor. Milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor” diyerek artan hayat pahalılığına dikkat çeken Şube Başkanı A. Azmi Önal, TÜİK’in Şubat ayı enflasyonunu yüzde 2,96 olarak açıklamasına rağmen emekli gelirlerinin Ocak-Şubat döneminde yüzde 8 oranında eridiğini söyleyerek, “Bu rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Faize milyarlar var, yol, köprü ve hastanelere garanti ödemeler var, ama emekliye gelince ‘bütçe imkânları sınırlı’ deniliyor” ifadelerini kullandı. Emeklilerin bayram ikramiyelerinin sembolik ödemelere dönüştüğünü belirten Başkan Önal, Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerine de dikkati çekerek, bayram ikramiyelerinin yılda 4 kez ve asgari ücret düzeyinde olması gerektiğini vurguladı. En düşük emekli aylığı yeni işe başlayan memur maaşıyla eşitlenmesinin yanı sıra emekli maaşlarındaki yıllık reel kayıplar telafi edilmesi gerektiğini de anlatan Başkan Önal, "Büyümeden emeklilere pay verilmeli. Emeklilerin sendika hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalı. Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden politikalardan vazgeçilmelidir" diye konuştu. Açıklamasının “Emeklinin yüzü gülmeden bu ülkeye bayram gelmez" diyerek sürdüren Başkan Önal, "Emekliler haklarını alacak. Bu kara düzeni ve kötülüğün iktidarını demokratik mücadeleyle değiştireceğiz. Sandıkta görüşeceğiz” diyerek sendikal mücadeleleri ile ilgili kararlılık mesajı verdi. Önal ayrıca, Mudanya'nın çeşitli noktalarında, halk pazarlarının girişlerinde kurdukları üye kayıt masalarıyla hızla büyüdüklerini ifade ederek, sendikayla ilgili son günlerde yayılan 'kapandı' dedikodularını da yalanladı ve "Sendikal mücadelemize gölge düşürmek isteyenler başaramayacak. Örgütlü olursak sorunlarımızı çözebiliriz" çağrısında bulundu.

Öztrak: Enflasyonun yükünü dar gelirli vatandaşlar taşıyor Haber

Öztrak: Enflasyonun yükünü dar gelirli vatandaşlar taşıyor

NATO-PA Ekonomi Komitesi Başkanı Öztrak, Şubat 2026 enflasyon verilerini değerlendirerek Türkiye’deki ekonomik tabloya ilişkin eleştiriler yöneltti. TÜİK verilerine göre aylık enflasyon yüzde 2,96, yıllık yüzde 31,53 olurken; İTO’ya göre aylık yüzde 3,85, yıllık yüzde 37,88; EN-AG verilerine göre ise aylık yüzde 4,01, yıllık yüzde 54,14 olarak kaydedildi. Öztrak, “TÜİK’in makyajıyla bile dünyada en yüksek enflasyon yaşanan 5 ülkeden biriyiz. Gıda enflasyonunda ise ilk üçteyiz” dedi. Finans haberleri Başkan Öztrak, aylık yüzde 2,96’lık enflasyonun yüzde 1,71’inin gıda fiyatlarından kaynaklandığını, gıda fiyatlarının son iki ay üst üste yüzde 6’nın üzerinde arttığını belirtti. Dar ve sabit gelirli vatandaşların temel harcamalarının gıda, barınma ve ulaştırma olduğunu vurgulayan Öztrak, “Tabelaya yazılan enflasyon yüzde 3’ün altında, ama mutfaktaki ateş emeklinin, emekçinin, dar gelirli milyonların cebini yakmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Öztrak, hükümetin emekli ikramiyelerine zam yapmamak için çeşitli gerekçeler öne sürdüğünü, Hazine ve Maliye Bakanı’nın ise gıda fiyatlarındaki artışların hava şartlarına bağlı olarak telafi edileceğini belirttiğini aktardı. Ayrıca, Merkez Bankası’nın 2026 için enflasyon tahmininin yüzde 21’in üst bandında olduğunu, ancak bu tahminlerin brent petrol fiyatı ve jeopolitik belirsizlikler gibi gerçekçi olmayan öngörülere dayandığını söyledi. Başkan Öztrak, yaklaşan ekonomik riskler karşısında “Talih sadece hazırlıklı zihinlere güler” diyerek, hükümetin günübirlik popülizmle hareket ettiğini, milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine iyimser tahminlerle yetindiğini eleştirdi. Öztrak, çözümün güven veren bir yönetim, program, öngörüler ve kadrolardan geçtiğini belirterek, “Sorunun sebebi haline gelenleri sandıkla evine göndermek, milletin derdine derman olacak kadroları iş başına getirmek gerekir” ifadelerini kullandı.

Sıralı eksper atamasında Bursa ve Ordu 1 Nisan'da pilot olacak Haber

Sıralı eksper atamasında Bursa ve Ordu 1 Nisan'da pilot olacak

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) hazırladığı yeni “Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği” bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. 1 Nisan 2026’da yürürlüğe girecek yönetmeliğe göre, motorlu araç sigortalarında sıralı eksper atamasına ilişkin pilot uygulama, üç ay süreyle Bursa ve Ordu'da uygulanacak. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na dayanılarak hazırlanan düzenleme, sigorta eksperlerinin atanması, iş kabulü ve ücret esaslarını yeniden belirliyor. Yönetmelik ile eksper atama süreçlerinin daha şeffaf, objektif ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Buna göre eksper atamaları, Kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülecek; atama ve takip işlemleri Eksper Atama ve Takip Sistemi (EKSİST) üzerinden gerçekleştirilecek. TRAFİK VE KASKO SİGORTASINDA YENİ DÖNEM Trafik sigortasında eksper atamaları EKSİST üzerinden sıralı olarak yapılacak. Muallak hasar tutarının asgari maddi teminatın onda birini aşması halinde hasar tespiti eksper tarafından zorunlu olarak gerçekleştirilecek. Bu oranı sıfıra kadar indirme veya iki katına kadar artırma yetkisi Kuruma verildi. Kasko sigortasında ise ağır hasar ve tam hasar durumlarında eksper ataması sıralı sistem üzerinden zorunlu olacak. İTİRAZ VE HAKEM EKSPER DÜZENLEMESİ Eksper raporlarına karşı taraflar üç iş günü içinde itiraz edebilecek. İtiraz halinde yeniden eksper atanacak, gerekli görülmesi halinde en az 10 yıl deneyimli eksperler arasından hakem eksper görevlendirilecek. Hakem eksperin raporu nihai karar niteliğinde olacak. Eksperlerin performans değerlendirmesi Kurum tarafından belirlenecek esaslara göre yapılacak. Raporlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki sistem üzerinden güvenli elektronik imza ile düzenlenecek ve saklanacak. Ekspertiz ücretleri, taban ücret tarifesinden az olmamak üzere serbestçe belirlenecek. İlk eksper ücretini sigorta şirketi ödeyecek. İtiraz süreçlerinde ise ücretin hangi tarafça karşılanacağı, raporlar arasındaki farka göre belirlenecek. Taban ekspertiz ücret tarifesi her yıl TÜİK’in açıkladığı tüketici fiyat endeksine göre artırılacak. PİLOT UYGULAMA BAŞLIYOR Motorlu araç sigortalarında sıralı eksper atamasına ilişkin pilot uygulama, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle Bursa ve Ordu illerinde uygulanacak. Kurul, süreyi altı aya kadar uzatabilecek. 25 Ağustos 2015 tarihli önceki Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Yeni yönetmelik 1 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Kritik toplantı öncesi Bakan Işıkhan'dan sürpriz ziyaretler Haber

Kritik toplantı öncesi Bakan Işıkhan'dan sürpriz ziyaretler

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, ekonomik verileri değerlendirmek üzere ikinci kez toplanacağı saat öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'dan Türk-İş ve Hak-İş'E sürpriz ziyaret gerçekleştirildi. Bakan Işıkhan, yapılan istişarelerin ardından komisyonda işçilerin taleplerini aktaracağını söyledi. Toplantı an itibariyle başladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu için ikinci toplantı bugün gerçekleştiriliyor. Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Hazine ve Maliye ile Ticaret Bakanlıkları ve TÜİK temsilcileri katıldı. Komisyon, ekonomik veri ve raporları ele alarak asgari ücret tespit sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya katılmak üzere Bakanlık binasına gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, toplantı öncesinde Türk-İş ve Hak-İş ile yaptığı görüşmelere dikkat çekti. Bakan Işıkhan, “TÜRK-İŞ’in görüşlerini aldık, şimdi de HAK-İŞ masasında bu istişareleri yaptık. Aldığımız görüşleri komisyona ileterek sürecin sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağım” dedi. Bakan Işıkhan, sosyal diyalog ortamının önemine değinerek, “Her şey sosyal diyalog atmosferinde gelişiyor, bundan büyük memnuniyet duyuyorum. En azından işçilerimizin taleplerini ve dileklerini komisyonda yansıtma fırsatım olacak” ifadelerini kullandı.

Asgari ücrette ikinci tur bugün! Tespit Komisyonu yeniden toplanıyor Haber

Asgari ücrette ikinci tur bugün! Tespit Komisyonu yeniden toplanıyor

Yaklaşık 7 milyon çalışanı doğrudan, toplumun tamamını dolaylı olarak ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinde ikinci toplantı bugün saat 14.00'te yapılacak. Yeni asgari ücretin belirlenmesine yönelik süreç devam ediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde çalışmalarını sürdüren Asgari Ücret Tespit Komisyonu, ikinci toplantısını bugün saat 14.00’te gerçekleştirecek. Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay başkanlığında yapılacak toplantıda; Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temsilcileri, ekonomik veriler ve raporlar hakkında sunum yapacak. Toplantıda enflasyon, yaşam maliyetleri ve ekonomik göstergelerin masaya yatırılması bekleniyor. Öte yandan, komisyonun yapısında değişiklik yapılmadığı gerekçesiyle ilk toplantıya katılmayan TÜRK-İŞ heyetinin, bugün yapılacak ikinci toplantıya da katılmaması öngörülüyor. https://twitter.com/turkiskonf/status/1999465787384369484 TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, 12 Aralık'ta gerçekleştirilen ilk toplantı ardından yaptığı açıklamada, TÜRK-İŞ'in 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı karara dikkati çekerek, "Komisyon gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşturulana kadar komisyon çalışmalarına katılmayacağını kamuoyu ile paylaşmıştır. 24 Aralık 2024 tarihinden buyana geçen yaklaşık bir yıllık sürede Komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin hiçbir iyileştirme yapılmamıştır. Bu nedenle TÜRK-İŞ, almış olduğu kararın arkasındadır ve 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmayacaktır" ifadelerini kullanmıştı. Asgari ücretle ilgili nihai kararın önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Özgür Özel: Asgari ücret 30 bin lira olmalı Haber

Özgür Özel: Asgari ücret 30 bin lira olmalı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Her 100 kişiden 55’i asgari ücret alıyor. Gerçek enflasyon yüzde 60 iken yüzde 30 çıkarıyor. Yoksulluk sınırı 98 bin lira. Asgari ücret 30 bin lira olması gerekiyor. bir tiyatro yapacaklar ve 27 - 28 bin liralık bir asgari ücret belirleyecekler." dedi. ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İlke TV canlı yayınına konuk oldu. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren 2026 yılı bütçe teklifi hakkında, “Bir kez daha hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu hafta aslında Meclis’te bütçe görüşmeleri Genel Kurul aşamasına geçti. Bundan önceki cumartesi günü de Bütçe Hakkı Mitingi vardı, Ankara Tandoğan’da. Çok anlamlı bir mitingti. 70’in üzerinde bileşen, bütçe hakkı için bir araya geldiler. Ben de o mitinge katıldım. Hem emeklinin, hem emekçinin bütçe hakkı savunuluyordu. Tabii o çerçeveden bakınca zaten bugün Meclis’te yapılanlara bütçe görüşmesi demek zor” dedi. Özel, şöyle devam etti: “MECLİS GENEL KURULU ONLARA GÖRE DEKOR OLDU” “‘Yani bir meclis kurulmuş da sonra bütçeyi yapsın diye komisyon kurulmuş, o da bütçe yapmış’ diye bir şey yok insanlık tarihinde. Magna Carta, tek adamın vergiyi tek başına belirleyemeyeceğini yazıya dökmesiyle, insanlık tarihinin en önemli kazanımının ilk somut adımıdır. O günden itibaren devletin vergi alan sağ eliyle dağıtan, şefkatli sol elinin dengesine meclisler karar verir. Önce 1215’te bir yazı olarak kazanım oldu. Devamında 17’nci yüzyılda damgasını vuran ‘temsil yoksa vergi de yok’... Yani bir mecliste temsil edilmiyorsam vergi de vermem. İngiliz parlamentosu, Fransız ihtilaliyle Fransız parlamentosu ve bizde biraz daha geç olmakla birlikte önce bütçe hakkı elde edildi, sonra onun konuşulacağı yere çatı yapıldı. Oraya meclis dendi. Meclisten önce kazanılmış bir hak bu. Ama şimdi Meclis’te görüşülüyor, 12 gün sonra bitecek. Diyelim ki 600 milletvekili reddetti bütçeyi. Bütçe, geçen senekinin üzerine yeniden değerleme oranı konup devam edecek Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ve tek adam rejiminde. Neden? Çünkü OHAL’de değiştirdikleri anayasaya bunu koydular. ‘Eğer bütçe geçmezse bir önceki bütçeye yeniden değerleme oranı konulur. Ona göre hükümet devam eder.’ Düşünün ki milletin meclisinin tamamı bütçesini reddetmiş… Normalde bütçesi geçmeyen hükümetler dünyada düşer, yerine yenisi konulur. Türkiye siyasi tarihinde de örnekleri var. Ama maalesef bütçenin göstermelik bir şey olduğu, yani artık bizim Meclisimiz onlara göre, onların getirdiği rejime göre bir dekor orası, Genel Kurul salonda. Milletvekilleri oyuncu, halk seyirci, demokrasi de adeta orada atılan bir tirad. Yoksa bir karşılığı yok. Önce bu tespiti yapmak lazım.” “BU BÜTÇE ‘-MIŞ GİBİ’ YAPAN BİR BÜTÇE” “Devamında; bu bütçe nasıl bir bütçe? Bu bütçe ‘-mış gibi’ yapan bir bütçe. Bu bütçe aslan payını iktidarın, iktidarın önceliklerinin; işte büyük holdinglerin, şirketlerin, onların vereceği vergilerin affedildiği veya büyük teşviklerin, Kamu - Özel İşbirliği’ne büyük paraların, Yap - İşlet - Devret’lere büyük paraların aktarıldığı ama emeğin, emekçinin ve emeklinin hakkını alamadığı bir bütçe bu. Tabii bugün 16 bin lira en düşük emekli maaşından, 22 bin lira asgari ücretten bahsediyoruz. Geçen sene AK Parti, kendi pratiğini ki o pratik de gerçekleşen bir pratik değil ama hep şunu söylüyordu; ‘Biz asgari ücretliyi enflasyona ezdirmiyoruz.’ Nasıl ezdirmiyorsun? ‘TÜİK, bir enflasyon belirliyor ve biz enflasyon kadar zam veriyoruz.’ Bir kez TÜİK enflasyonu belirlemiyor, orada enflasyon üzerinden manipülasyon yapıyor. Gerçek enflasyon yüzde 60 iken yüzde 30 çıkarıyor. Zaten sen oradan, emekten bir şeyler çalıyorsun. Ama geçen sene TÜİK’in, ben ‘Tayyip Erdoğan’ı Üzmeyen İstatistik Kurumu’ diye kısaltıyorum onu, onun rakamlarıyla da enflasyonu vermediler. Neyi verdiler? Beklenti enflasyonunu verdiler. Yani karnede sınavda aldığı notu değil de sınava girmeden önce umduğu notu veriyor. Böyle bir eğitim sistemi, böyle bir puanlama sistemi var mı? ‘Ben enflasyonu yüzde 20’ye düşürecektim, beceremedim yüzde 40 oldu. Sana 40 vermiyorum, 20 veriyorum.’ Önce düşür, sonra onu ver. Öyle olunca zaten gitgide gerçek enflasyon karşısında eriyen asgari ücret geçen sene ağır bir yara almıştı ve 22 bin lirada kaldı. Aslında 30 bin lira olması gerekiyordu. Şimdi bu 22 bin lira üzerine, bugün işte artık nihayet Türk-İş’in de katılmayı reddettiği Asgari Ücret Komisyonu‘nda oturup bir tiyatro yapacaklar ve 27 - 28 bin liralık bir asgari ücret belirleyecekler.” “BUGÜNE KADAR KATILMALARI YANLIŞTI” (Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na TÜRK-İŞ’in katılmaması hakkında) “Doğru buluyorum ama bugüne kadar katılmalarını da yanlış buluyorum. Bu kadar adaletsiz bir komisyona bugüne kadar katılmaları yanlıştı. Bu seferki doğru. Ümit ediyorum bundan sonra belirlenecek asgari ücrete ki bir küçük parantez açayım, Türkiye’de konfederasyonların şöyle bir yanılgıları var veya sorumluluğu üstlerinden atıyorlar. Konfederasyon derken DİSK öyle yapmıyor ama TÜRK-İŞ özellikle şöyle yapıyor; ‘Asgari ücret benim işim değil ki’ diyor. ‘Bende işçi zaten asgari ücret almıyor.’ Doğru. Ama asgari ücret, Türkiye’de temel ücret oldu. Neredeyse kayıt dışı çalışanları da katarsanız ortalama ücret oldu. En büyük toplu sözleşme. Her 100 kişiden 55’i asgari ücret alıyor. Almanya’da asgari ücret, bir yıl alınan kıdemle hızla uzaklaşılan bir ücretken Avrupa’da öyle bir ücretken Türkiye’de temel ücret. Asgari ücrete gelen zam oranı bütün ücretlere neredeyse aynen yansıyor. Yani asgari ücretin iki katı maaş alan için bile asgari ücretin nasıl belirlendiği, onun alacağı zam açısından çok önemli. Böyle bir fiiliyat var Türkiye’de. Şimdi böyle olunca bu asgari ücret meselesinde bir kez TÜRK-İŞ’in oturmaması doğru. Bütün sendikaların birden bunu kendi meseleleri yapmaları lazım. Çünkü bütün ücretlere yansıyor. Asgari ücret eğer 27 bin, 28 bin lira olacaksa bu bir yıl önce hak edilen asgari ücretin bile altında. 30 bin lira olması gerekiyor 28 binde. Bu tarihin en büyük emek hırsızlığı. Bunun karşılığında bir de emekli maaşına yapacakları zammı da düşünürseniz, o da 16 bin liranın üzerine gelecek zamla 20 bin lira gibi bir şey olması bekleniyor. Bugün için ilk kez tarihte asgari ücret verildiği gün açlık sınırının altında olacak. En düşük emekli maaşı da verildiği gün açlık sınırının üçte ikisi seviyesinde olacak. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ben meydanlarda soruyorum. İşte, yoksulluk sınırı 98 bin lira. O da TÜRK-İŞ’in rakamları. Kocam meydanda yedi, sekiz kişi çıkıyor evine 98 bin liradan fazla maaş girenler. Bir maaş, iki maaş, üç maaş. Herkes tek bir asgari ücretle geçiniyor ve açlık sınırının altında. O yüzden de ‘Bu büyük bir sosyal patlamaya, sosyal infiale sebebiyet verir’ dedim. Neye göre dedim? Sokakta gördüğüm tansiyona göre, meydanda gördüm tansiyona göre.” “TATBİKAT GÖRÜNTÜSÜYLE ACINACAK HALİMİZE GÜLDÜK” (Grev yasakları için) “Evet, bu örgütlü tepkiyi bastırmaya yönelik bir iş. Bütün Türkiye’de askeri darbe dönemlerini, sıkıyönetim dönemlerini aratmayacak bir şekilde. Yani hiçbir şey yokken ortada... Yani bazen hani anlamıyorum ama hani onları anlamak isteyeyim. Olağanüstü şartlar olur da çok büyük travmaların olduğu günlerde de ne bileyim 15 Temmuz darbesinden bir ay sonra da grev olur, ‘Dur kardeşim, şimdi zamanı değil’ dersin. Veya böyle büyük toplumsal olaylar vardır. Türkiye belli bir sanayi koluna çok ihtiyaç duyuyordur, o milli güvenlik meselesidir. Ne bileyim işte top dökeceksindir de demir - çeliki durduruyordur adam. ‘Dur kardeşim savaşın içindeyiz, top dökeceğim. Demir - çelik durmaz; milli güvenlik…’ Hiçbir şey yok ortada. Milli güvenliği tehdit diye bütün grevleri erteliyorlar. Bu anayasadaki yetkinin, zaten olmaması gereken bir yetkinin suistimali, kötüye kullanımı. Ercüment Bey biraz önce söyledi. Bugün acınacak halimize tebessüm ettik. Kahramanmaraş’ta tatbikat yapıyorlar, ‘Efendim işçiler ayaklanırsa, grev yaparsa çevik kuvvet bunu nasıl bastıracak?’ Bunun tatbikatını yapıyorlar. Ama bunların hepsi örgütlü bir eylemliliğe karşı yapılan iş. Benim bahsettiğim bir sosyal patlama. Yani insanların artık burasına gelmiş, hatta daha da burasına gelmiş ve boğulmak üzere. “SOKAKTAKİ ÖFKEYİ BEN DAHA ÖNCE GÖRMEDİM” “Mesela sosyal patlamanın ilk basamağı şudur: Bir asgari ücretli bir yerde çalışıyordur. Gün boyunca ter döküyordur lokantada, mesela servis yapıyordur. O 22 bin lira maaş alacaktır. Bir beyefendi gelir, öğlen yemeğinde 22 bin lira hesap öder, gider. Bu o asgari ücretlinin içine dokunur. ‘Ya ben bir ay sabahın köründen akşamın bir vaktine kadar burada ter döküyorum. Benim aldığım maaş burada…’ Bu başka bir şey. Bundan ciddi bir rahatsızlık duyar. Ama bir de o kişi evdeki çocuğunun karnını doyuramıyorsa, okula gönderdiği çocuğunun beslenme çantasına bir şey koyamıyorsa veya bir baba evladının bu durumundan dolayı sürüklendiği bunalımı veya aklından geçenleri düşünüyorsa o vakitten sonra o toplumda ne olacağını öngöremezsiniz. Ben bunu çok samimi bir şekilde söylüyorum. Ben yıllardır sokakta siyaset yapan birisiyim. Bir Genel Başkan olarak da herhalde benim kadar sokakta olan yoktur. Ben sokaktaki öfkeyi daha önce görmedim. Açık açık da söylüyorum bu vakitten sonra bu insanlara böyle asgari ücrette, en düşük emekli maaşında alay edecek ve artık sürdüremeyecekleri yani laf olsun diye değil gerçekten bıçak kemikte. Bu insanlar, sohbet ettiğin herkes diyor ki… ‘Nasıl geçiniyorsun?’ ‘Borçla.’ ‘Nasıl döndürüyorsun?’ ‘O karttan bu karta.’ Artık kart da vermiyorlar. Hepsi patladı. Tefecilerin bu kadar çok olması, İstanbul’da çetelerin bu kadar çok olması, insanların sanal bahise yönelmesi… Hiçbirisini mazur görmüyorum ama hiçbirisi de kendiliğinden olan şeyler değil. Bunların ekonomik ve sosyal altyapısı var. Bu ülkeyi yönetenler şunun farkında değiller: Bu vakitten sonra artık bu insanlar ‘Eskiden ayda üç kere dışarıda yemek yerdik, şimdi bir kere yiyebiliyorum’, ‘Efendim ayakkabılarımı eskiden pençe yaptırmazdım, şimdi pençe yaptırıp giyiyorum’, ‘Bu sene bir palto alamadım’ değil. Bu değil adamın derdi, karnını doyuramıyor.” “YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR” (Erdoğan’ın işverenlere ‘Elinizi taşın altına koyun’ şeklindeki sözleri hakkında) “Erdoğan’ınki bir kere şöyle: Yavuz hırsız ev sahibini bastırır, deyim yerindeyse. Bir kere şöyle bir şey var. Asgari ücreti belirleme meselesinde son sözü kim söylüyor? Kim söylüyor, kamu otoritesi söylüyor. Her şeyin sorumlusu sensin de bunun sorumlusu mu işveren? Bu diyor ki ‘Ben asgari ücreti bu kadar belirliyorum ama’ dilinin altındaki, bu asgari, sen üstünü ver. Ya nerede? Bir kere bu ülkede bir gerçeklik de var, bunun da altını çizeyim. Bazı sektörlerde asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok fazla. Bu olacak iş değil. Ama neden? Açmaz. Satranç da nasıl olur? Son hamleden dolayı artık açmaz olmaz. Oyun baştan beri yanlış kurulduysa açmaz olur. Şimdi tekstilde Mısır’daki asgari ücretle rekabet edecek adam ama verdiği asgari ücretle Türkiye’de geçinecek birisi. Öyle bir durum var ki alan için çok düşük, veren için çok fazla. Bunun için burada hükümetin devreye girip ki biz kanuni teklifimizi de sunduk. Sektöre ve çalışan sayısına göre örneğin tekstilde çalışan işçiler için 10 bin 140 lira, ya da 1-10 arasındaki küçük esnaf için 10 bin 140 lira. Bir gruba 8 bin 101, bir gruba 5 bin 400 lira sosyal güvenlik primi desteği vaat ediyoruz. O da şu, eğer tekstilde belli bir sayının altında işçi çalıştırıyorsa 10 bin 140 lira eksik sigorta ödüyor. Asgari ücret veren için 28 bin lira, alan için 39 lira oluyor. Devlet yapacaksa bunu yapacak. Erdoğan çıkmış, ‘Kefenin cebi yok…’ Yani, ‘Ben asgari ücreti 28 bin lira belirledim ama varsın onlar 35 lira versin.’ Hangi sermaye, hangi işveren? Bir de bu piyasa ve rekabet şartlarında böyle babasının hayrına asgari ücrete zam yapar. Yok öyle bir şey. Sorumluluktan kaçmak için meseleyi karşıya yansıtıyor. Siyasi bir akrobasi yapıyor. Buna milletin karnı tok.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.