SON DAKİKA
Hava Durumu

#Trajedi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Trajedi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trajedi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

17 Ağustos 1999 Marmara depremi unutulmaz Haber

17 Ağustos 1999 Marmara depremi unutulmaz

17 Ağustos 1999 günü saat 03:02’de, Marmara Bölgesi’nde 7,4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Merkez üssü Gölcük olan ve yaklaşık 45 saniye süren bu felaket, Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Düzce, Bursa ve Tekirdağ’ı derinden etkiledi. Türkiye’nin en büyük doğal afetlerinden biri olarak tarihe geçen depremin üzerinden 27 yıl geçse de ardında unutulmaz bir trajedi bıraktı. YIKIM VE KAYIPLAR Deprem, özellikle eski ve dayanıksız binalarda büyük yıkıma neden oldu. Resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken, bazı kaynaklar bu sayının 20 bini aştığını öne sürüyor. 43 bin 953 kişi yaralandı, yaklaşık 77 bin bina tamamen yıkıldı, 285 bin ev ve 42 bin iş yeri hasar gördü. 200 binden fazla insan evsiz kaldı, yaklaşık 16 milyon kişi ise felaketin etkilerini doğrudan hissetti. Marmara depremi, bölgenin altyapısını adeta felç etti. Elektrik, su ve doğal gaz hatları ağır hasar gördü, yollar kapandı, iletişim ağları çöktü. İzmit Körfezi’nde bulunan Tüpraş rafinerisinde çıkan yangın, felaketin boyutlarını büyüttü. Günlerce süren yangın, ciddi bir çevre felaketine yol açtı ve söndürme çalışmaları büyük zorluklarla yürütüldü. KURTARMA ÇALIŞMALARI VE SONRASI Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için gece gündüz çalıştı. Ancak birçok kişi hayatını kaybetti. Depremin vurduğu Gölcük, Kocaeli ve Sakarya’da yerleşim yerleri harabeye dönerken, İstanbul’da da ciddi yıkım ve can kayıpları yaşandı. Felaket, Türkiye’nin depreme hazırlık ve yapı denetimi konusundaki eksiklerini acı bir şekilde ortaya koydu. Bugün 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin 27'nci Yıl Dönümü... 17 Ağustos'u unutmuyoruz. Biliyoruz ki; Hatırlamak ve hazırlıklı olmak Geleceği korumaktır.#17Ağustos#MarmaraDepremi AFAD ???????? pic.twitter.com/Nzmx0ZGcJ7 — AFAD (@AFADBaskanlik) August 17, 2026 Özetle 17 Ağustos 1999 depremi, sadece Marmara Bölgesi’ni değil, tüm Türkiye’yi derinden etkileyen bir felaket olarak hafızalarda yerini koruyor. Bu trajedi, deprem bilincinin önemini ve güvenli yapılaşmanın gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor.

ABD'de aile içi şiddet bağlantılı silahlı saldırıda 8 çocuk hayatını kaybetti. Haber

ABD'de aile içi şiddet bağlantılı silahlı saldırıda 8 çocuk hayatını kaybetti.

Shreveport Polis Departmanından alınan ön bilgilere göre, bu olay üç yerleşim bölgesini kapsayan "trajik bir aile içi şiddet vakası"ydı. Shreveport Polis Departmanı sözcüsü Christopher Bordelon'a göre, evin içinde yedi çocuğun cesedi bulunurken, sekizinci çocuk da çatıdan kaçmaya çalışırken vurularak öldürüldü. Yaşları 1 ile 14 arasında değişen kurbanlar olay yerinde hayatlarını kaybetti. Bordelon olayı "son derece korkunç" bir suç olarak nitelendirdi. Polis, şüphelinin evde küçük çocukların yaşadığını söyledi. 19 Nisan'da Louisiana'da meydana gelen toplu silahlı saldırı olay yerinde polis ekipleri bulunuyor. Fotoğraf: KSLA Şüpheli Shamar Elkins olarak teşhis edildi. Elkins, silahlı saldırıyı gerçekleştirdikten sonra bir araç çaldı ve komşu Bossier County'ye kadar uzanan bir kovalamaca sırasında polis tarafından vurularak öldürüldü. Ölen sekiz çocuğun yanı sıra en az iki kişi de yaralandı. Bu şok edici trajedinin ardından Shreveport Belediye Başkanı Tom Archeneaux üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: "Bu trajik bir durum, belki de şimdiye kadar karşılaştığımız en kötü trajik durum." Shreveport doğumlu Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson olayı "yürek burkan bir trajedi" olarak nitelendirirken, Louisiana Valisi Jeff Landry de kendisi ve eşinin olaydan etkilenen herkes için dua ettiklerini söyledi. Shreveport katliamı, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki rahatsız edici silahlı şiddet olaylarının giderek artan listesine bir yenisini ekledi. Silahlı Şiddet Arşivi'nden elde edilen verilere göre, bu son olay hariç tutulduğunda bile, ABD'de bu yıl en az 119 toplu silahlı saldırı kaydedildi ve bu saldırılarda 117 kişi hayatını kaybetti (79'u çocuk) ve 458 kişi yaralandı. Geçen yıl da ABD'de 407 toplu silahlı saldırı yaşanmıştı.

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez Haber

"Yanlış hedef" gerekçesi ABD 'nin savaş suçunun üzerini örtemez

Cao Beidan-Trajedi, savaş eylemlerinin sınırları, uluslararası insancıl hukuk ve askeri teknolojinin etik boyutu üzerine tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, okullar gibi sivil tesisler en sıkı koruma altındaki hedefler arasında yer alıyor. Bu tür tesislerin hedef alınması ve başta çocuklar olmak üzere çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, hangi açıdan değerlendirilirse değerlendirilsin, insani sınırların ağır biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor ve savaş suçu kapsamında ele alınabilecek bir durum olarak görülüyor. Olayın ardından ABD yönetimi sorumluluğu Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) sağladığı “güncel olmayan veriler”e bağlayarak okulun yanlışlıkla askeri hedef olarak işaretlendiğini öne sürdü. Ancak bu açıklama birçok çevre için ikna edici bulunmadı. Dünyanın en gelişmiş istihbarat ve hedef tespit kapasitesine sahip askeri gücünün böyle temel bir hataya düşmesi, istihbarat değerlendirme ve hedef doğrulama mekanizmalarında ciddi ve yapısal sorunların bulunduğuna işaret ediyor. Uluslararası kamuoyunun sert tepkisine ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acıya rağmen ABD’li üst düzey yetkililerin açıklamaları sorumluluğun net biçimde üstlenilmediği yönünde eleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta tartışmanın odağını başka yöne çekmeye çalışarak İran’ın da Tomahawk füzelerine sahip olabileceğine dair bir iddiayı gündeme getirdi. Ancak bu iddia kısa süre içinde ABD basınında yayımlanan bilgilerle çürütüldü. Daha sonra askeri yetkililer artan baskılar karşısında sorumluluğu kabul etmek zorunda kaldı. Buna karşın Kongre’deki duruşmalarda “eksiksiz prosedürler” ve “çok sayıda güvenlik önlemi” vurgusu yapılarak olayın bir dizi hatanın sonucu olduğu ifade edildi ve soruşturmanın tamamlanmasının beklenmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu bürokratik açıklamalar, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını hafifletmekten çok yeni bir yara açtı. Bu arada, ABD genelinde de olaya yönelik tepkiler artıyor. Ünlü sunucu Tucker Carlson, başka ülkelerdeki çocuklara füze fırlatan bir ülkenin “uğruna savaşmaya değmeyeceği”ne işaret etti. Silahlı çatışmalarda çocuklar en savunmasız kesimi oluşturuyor ve uluslararası hukuk tarafından özel olarak korunmaları gerekiyor. Bu ilke yalnızca uluslararası insancıl hukukun temel taşlarından biri değil, aynı zamanda insanlık medeniyetinin ortak ahlaki değerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Minab’daki trajedi acı bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Askeri teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun ve askeri eylemler hangi gerekçelerle savunulursa savunulsun, insan hayatı ve insan onuru her zaman öncelikli olmalıdır. Savaş hukuksuzluk alanı değildir. “Askeri zorunluluk” hiçbir koşulda temel insani değerlerin ihlal edilmesine gerekçe oluşturamaz. Sınıflar füzelerle yıkıldığında ve çocukların hayatları söndürüldüğünde zarar gören yalnızca aileler değildir. Bu tür olaylar, insanlığın barışa, güvenliğe ve uluslararası kurallara duyduğu ortak inancı da zedeliyor. Bu nedenle uluslararası toplumun sorumluluğu açıktır; olayın eksiksiz, şeffaf ve bağımsız bir soruşturmayla aydınlatılması; sorumluların hesap vermesi ve silahlı çatışmalarda sivillerin, özellikle de çocukların korunmasına yönelik uluslararası normların yeniden teyit edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde benzer trajedilerin tekrar yaşanmasının önüne geçilebilir ve insanlık medeniyetinin en temel savunma hattı korunabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.