SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toprak Bütünlüğü

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Toprak Bütünlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toprak Bütünlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın Haber

Bahçeli: Türkiye’nin sabrını sınamayın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne yönelik saldırısına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, saldırının Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek İsrail yönetiminin bölgesel güvenlik açısından giderek daha büyük bir tehdit oluşturduğunu savundu. Bahçeli, Türkiye’nin İsrail’le savaş arayışında olmadığını ancak ülkenin egemenlik haklarının ihlal edilmesine ve milli güvenliğine yönelik tehditlere de kayıtsız kalmayacağını vurguladı. “TÜRKİYE’NİN SABRINI SINAMAKTAN VAZGEÇİN” İsrail’in Suriye sahasındaki faaliyetleri, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya yönelik girişimleri ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden politikalarının yakından takip edildiğini belirten Bahçeli, İsrail yönetimine şu mesajı verdi: “Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan ve ülkemizin millî güvenlik alanlarına müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden vazgeçilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin barış iradesinin zafiyet, itidalinin ise acziyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU Suriye’nin etnik, dini ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasına yönelik girişimlerin bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyeceğini belirten Bahçeli, Suriye’nin güçlü, egemen ve toprak bütünlüğünü koruyan bir devlet yapısına kavuşmasının bölge ülkelerinin yararına olduğunu kaydetti. Bahçeli, İsrail’in Suriye’de kalıcı işgal alanları oluşturmasının, fiili sınırları değiştirmesinin veya tampon bölgeleri genişletmesinin Türkiye açısından kabul edilemez olduğunu bildirdi. “İSRAİL’İN ETKİSİZLEŞTİRİLMESİ ZORUNLULUK” İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini savunan Bahçeli, bunun İsrail devletinin veya halkının ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini; uluslararası hukuka aykırı politikaların siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca İsrail’e yönelik uluslararası yaptırım mekanizmalarının işletilmesi, ekonomik ve diplomatik baskının artırılması ve İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerin politikalarını gözden geçirmesi çağrısında bulundu. ORTA DOĞU İÇİN YENİ GÜVENLİK MİMARİSİ ÖNERİSİ Bahçeli açıklamasında, bölgesel barışın sağlanması amacıyla bir dizi öneri de sıraladı. Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki iş birliğinin genişletilmesini savunan Bahçeli, daha kapsamlı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi. Ayrıca ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin dahil olacağı bir “Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi” kurulmasını, Birleşmiş Milletler himayesinde Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı düzenlenmesini ve bölgesel güvenlik ilkelerini ortaya koyacak bir “Ankara Deklarasyonu” yayımlanmasını teklif etti. Bahçeli, ateşkeslerin denetlenmesi için BM çatısı altında uluslararası gözlem misyonu kurulması ve kalıcı diplomatik temas sağlayacak bir “Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu” oluşturulması gerektiğini de ifade etti. FİLİSTİN İÇİN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI Filistin meselesinin Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin merkezinde bulunduğunu belirten Bahçeli, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasını ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından desteklenmesini savundu. Bahçeli, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerinin yanı sıra İran’la yaşanan gerilim, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda İsrail’e yönelik sert mesajını yineleyen Bahçeli, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında geri adım atmayacağını belirtti. Bahçeli, “Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur” ifadelerini kullandı.

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi” Haber

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi”

Ürdün, Katar ve Kuveyt, İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıyı sert sözlerle kınadı. Üç ülke, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu belirterek İsrail’e bölgedeki eylemlerine son verme çağrısında bulundu. Ürdün: “Uluslararası hukuka aykırı” Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olduğunu açıkladı. Saldırıyı “gerekçesiz düşmanca saldırı” olarak nitelendiren Amman yönetimi, operasyonun uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguladı. Açıklamada, İsrail’in Suriye’nin güvenliğini ve istikrarını hedef alan saldırılarını durdurması gerektiği belirtildi. Katar: “Bölgeyi gerilim sarmalına sürüklüyor” Katar da İsrail’in İdlib’e yönelik saldırısını kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu ifade etti. Doha yönetimi, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal etmeye devam etmesinin bölgesel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca uluslararası düzeyde hesap verebilirlik ve caydırıcılık mekanizmalarının yetersiz kalmasının İsrail’in benzer eylemlerini sürdürmesine zemin hazırladığı savunuldu. Katar, mevcut tablonun bölgeyi daha geniş bir çatışma ve gerilim ortamına sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Kuveyt: “Saldırılar durdurulmalı” Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu bildirdi. İsrail’in Suriye’ye yönelik tekrarlanan saldırılarının bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini belirten Kuveyt, uluslararası topluma bu saldırıların durdurulması için sorumluluk üstlenme çağrısı yaptı. Kuveyt ayrıca Suriye’nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarına yönelik desteğinin devam edeceğini açıkladı. İsrail-Suriye gerilimi yeniden gündemde Ebu Zuhur Havaalanı’na düzenlenen saldırı, İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik geriliminin yeniden tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Ürdün, Katar ve Kuveyt’in açıklamaları, İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına yönelik bölgesel tepkilerin arttığını gösterirken, özellikle Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıktı.

Erdoğan’dan barış süreci mesajı: “Suriye Kürtleri de barış ve istikrardan payını alacak” Haber

Erdoğan’dan barış süreci mesajı: “Suriye Kürtleri de barış ve istikrardan payını alacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Al Jazeera’ya verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelerden Türkiye’nin dış politikasına, Gazze’deki savaştan ABD ile savunma ilişkilerine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Barış sürecinin bölgesel boyutuna ilişkin mesajlar veren Erdoğan, Türkiye’nin Kürtlerle ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini ifade etti. Erdoğan, “Kürtlerle ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz ve bölgedeki çeşitli ülkelerde haklarını koruyacağız. Suriye Kürtleri de barış ve istikrardan paylarını alacak” dedi. Erdoğan’dan Suriye vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarına özel önem verdiklerini belirtti. Türkiye’nin Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanmasını istediğini ifade eden Erdoğan, önümüzdeki dönemde Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirmeyi planladığını da açıkladı. Ankara’nın Suriye politikasında ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının temel unsurlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, bölgedeki farklı toplulukların güvenlik ve refah içerisinde yaşamasının önemine işaret etti. Mekke Anlaşması'na dikkat çekti Erdoğan’ın açıklamalarında bölgesel iş birliği konusunda Mekke Anlaşması da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Anlaşmanın bölgedeki ülkeler açısından ortak bir güvenlik anlayışı ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde ortak adımlar atılmasını öngören bir mekanizma bulunduğunu söyledi. Erdoğan, anlaşmanın gelecekte başka ülkelerin katılımına da açık olduğunu belirterek Mısır’ın olası katılımının önemine dikkat çekti. F-35 mesajı: “Trump’ın sözünü yerine getirmesini bekliyoruz” Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayii ilişkilerine de değinen Erdoğan, F-35 savaş uçakları konusundaki beklentisini yineledi. Türkiye’nin F-35 programına ilişkin sürecin çözülmesini beklediğini belirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’tan bu konuda bir söz aldıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Trump’tan F-35 savaş uçakları konusunda bir söz aldık ve bunu yerine getirmesini bekliyoruz” sözleriyle Washington yönetimine yönelik beklentisini dile getirdi. Gazze için “Türkiye yalnız bırakmayacak” mesajı Röportajda Gazze’deki gelişmeler de gündeme geldi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin Filistinlilere yönelik desteğinin devam edeceğini söyledi. Türkiye’nin Gazze’yi yalnız bırakmayacağını vurgulayan Erdoğan, bölgedeki insani krizin hafifletilmesi ve Filistinlilere yardım ulaştırılması için mevcut imkanların kullanılacağını belirtti. Erdoğan’ın açıklamaları, Ankara’nın Gazze konusunda insani yardım ve diplomatik girişimlerini sürdürme kararlılığının devam ettiğini ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne mesaj: “Türkiye’nin katılmaması Avrupa’nın kaybı” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki mevcut tabloya ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. Türkiye’nin uzun süredir AB üyeliği konusunda beklediği adımların atılmadığını belirten Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’yi Birliğe dahil etme konusunda yeterince istekli görünmediğini söyledi. Erdoğan, “Avrupa Birliği’ne katılmak önceliğimiz değil ve Türkiye’nin katılmaması Avrupa’nın kaybı” diyerek Ankara’nın AB üyeliği konusundaki yaklaşımını ortaya koydu. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarında Suriye, Kürtlerle ilişkiler, Gazze, ABD ile savunma iş birliği ve Avrupa Birliği başlıkları öne çıkarken, Türkiye’nin bölgesel gelişmelerde daha etkin bir diplomasi yürütme hedefi de dikkat çekti. Erdoğan’ın özellikle Suriye Kürtlerine ilişkin mesajı, barış ve istikrar sürecinin yalnızca Türkiye sınırları içerisinde değil, bölgesel gelişmeler çerçevesinde de ele alındığını gösteren önemli bir açıklama olarak değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye güvendedir, önünün kesilmesine müsaade etmeyeceğiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye güvendedir, önünün kesilmesine müsaade etmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Aziz milletim, değerli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kalpler için huzur, sofralar için bereket, haneler için saadet vesilesi olan 11 ayın sultanına veda ettik ve nihayet Ramazan Bayramı’na kavuştuk. Ramazan Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini canıgönülden temenni ediyorum. Bizleri inşallah sağlık ve afiyet içinde ihya edeceğimiz bir bayrama daha eriştiren Cenabı Allah'a hamdolsun diyorum. Gönül coğrafyamızın dört bir yanında açılan yaralar maalesef kanamaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz, ateşkes kurallarını ihlal eden ve insani yardım girişlerini engelleyen İsrail’in saldırıları altında Ramazan Bayramı’nı idrak etmeye çalışıyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere Filistin’in farklı bölgelerinde ve Lübnan’ın güneyinde işgal ve yıkım politikası tüm şiddetiyle sürüyor. 28 Şubat’ta İsrail’in tahrikleriyle komşumuz İran’a karşı başlatılan saldırılar ve İran’ın üçüncü ülkelere yönelik füze ve drone misillemeleri bölgemizdeki gerilimi daha da tırmandırdı. Bu tedirgin edici manzara karşısında 86 milyonun mesuliyetini taşıdığımızın bilinciyle temkini ve tedbiri elden asla bırakmıyoruz. Hava sahamızı ihlal eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları da atmaya devam ediyoruz. 17 ay önce başlattığımız ve stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan 'Terörsüz Türkiye' sürecimizde birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Devletimizin ilgili birimleri, en küçük bir güvenlik açığının oluşmaması ve sürecin sabote edilmemesi için vazifelerini hassasiyetle yerine getiriyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesiyle birlikte hem güvenlik endişelerimiz hafifledi hem Suriye’nin toprak bütünlüğü korundu hem de süreç istismara müsait ağır bir yükten kurtulmuş olduk. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle kabul ettiği rapor, kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Sürecin yasal boyutuna ilişkin mütalaalar Gazi Meclisimizin çatısı altında, inanıyorum ki önümüzdeki dönemde sağduyuyla yapılacaktır. Örgütün tasfiyesine yönelik adımlar da aynı şekilde vakit kaybetmeden atılacaktır. Hedefimiz, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryoları da dikkate alarak başladığımız bu hayırlı işi kazasız, belasız menziline ulaştırmaktır. 27 Aralık’ta depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözü tutarak 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. Tüm dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde geçtiğimiz yıl ekonomimizi %3,6 oranında büyütmeyi başardık. Bu oranla Türkiye, 2025’te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke oldu. Halihazırda Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar seviyesinde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki aşırı artışların enflasyonla mücadelemizi sekteye uğratmaması için yoğun gayret gösteriyoruz. Emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, esnaf, tüccar ve sanayicimizin geçici olmasını ümit ettiğimiz bu zor günleri en az sıkıntıyla geride bırakması için elimizden geleni yapıyoruz. Bundan kimsenin, hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz. Bu düşüncelerle Ramazan Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum. Bayram tatilinde seyahate çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramınız mübarek olsun, kalın sağlıcakla."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı... Tek devlet, tek ordu vazgeçilmezdir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye mesajı... Tek devlet, tek ordu vazgeçilmezdir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı millete sesleniş konuşmasında Suriye’de sağlanan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını değerlendirdi. Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır. Türkiye, Suriye’nin birliği ve istikrarı için desteğini sürdürecektir” dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Toplantının ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin bölgesel refah açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Unutmayın; Suriye, Suriyelilerindir. Suriye; Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sünni, Dürzi demeden tüm kesimleriyle Suriye halkınındır” ifadelerini kullandı. 13,5 yıl süren zulüm ve çatışmaların ardından Suriye’nin tarihi bir fırsat yakaladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin geleceğine umutla baktığını söyledi. Türkiye’nin, Suriye halkının kardeşi ve komşusu olarak bu süreci sabote edecek hiçbir girişime müsaade etmeyeceğini vurguladı. https://twitter.com/iletisim/status/2013286879165034965 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek devlet, tek ordu ilkesi, bir ülkede istikrarın olmazsa olmaz şartıdır. Bu ilkeyi tesis edecek ve güçlendirecek her adıma Türkiye’nin desteği tamdır” dedi. Halep’in bazı mahallelerinin illegal silahlı unsurlardan temizlenmesi amacıyla başlatılan harekâtın, ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandığını hatırlatan Erdoğan, anlaşmanın Suriye halkı tarafından büyük bir sevinçle karşılandığını ifade etti. Halep, Rakka, Deyrizor ve diğer şehirlerden yansıyan görüntülerin, halkın barış ve huzur özlemini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “Suriye halkı artık savaş istemediğini net biçimde ortaya koymuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu umut iklimini bozmaya yönelik girişimlere sert tepki göstererek, “Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında herkes bu anlaşmadan memnundur” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gereklerinin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır. Kimse yanlış hesap yapmamalıdır” ifadeleriyle mesajını yineledi.

Trump, Rusya ve Çin'in Grönland'ı ele geçirmesini önlemek için Grönland'ı istiyor Haber

Trump, Rusya ve Çin'in Grönland'ı ele geçirmesini önlemek için Grönland'ı istiyor

Trump, Cuma günü BBC'den gelen bir soruya yanıt olarak gazetecilere, "Ülkelerin mülkiyete sahip olması gerekir ve mülkiyeti savunursunuz, kiralamaları değil. Ve Grönland'ı savunmak zorundayız" dedi. "Kolay yoldan" veya "zor yoldan" yapacağız" diye ekledi. Beyaz Saray, yönetimin NATO üyesi Danimarka'nın yarı özerk bölgesini satın almayı düşündüğünü, ancak zorla ilhak seçeneğini de dışlamadığını yakın zamanda açıklamıştı. Danimarka ve Grönland, bölgenin satılık olmadığını söylüyor. Danimarka, askeri müdahalenin transatlantik savunma ittifakının sonunu getireceğini belirtmişti. En seyrek nüfuslu bölge olmasına rağmen, Grönland'ın Kuzey Amerika ve Arktik arasında yer alması, füze saldırıları durumunda erken uyarı sistemleri ve bölgedeki gemilerin izlenmesi için elverişli bir konumda olmasını sağlıyor. ABD Başkanı, Grönland'ın ABD ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığını defalarca dile getirdi ve kanıt olmadan "her yerinde Rus ve Çin gemileriyle dolu" olduğunu iddia etti. ABD, Grönland'ın kuzeybatı ucundaki Pituffik üssünde halihazırda 100'den fazla askeri personeli daimi olarak konuşlandırmış durumda; bu tesis, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri ABD tarafından işletiliyor. Danimarka ile mevcut anlaşmalar uyarınca, ABD Grönland'a istediği kadar asker getirme yetkisine sahip. Ancak Washington'da gazetecilere konuşan Trump, kira sözleşmesinin yeterli olmadığını söyledi. "Ülkeler dokuz yıllık veya hatta 100 yıllık anlaşmalar yapamazlar." dedi ve mülkiyete sahip olmaları gerektiğini ekledi. "Çin halkını seviyorum. Rus halkını seviyorum." dedi Trump. "Ama onları Grönland'da komşu olarak istemiyorum, bu olmayacak." "Ve bu arada NATO'nun da bunu anlaması gerekiyor." diye ekledi ABD başkanı. Danimarka'nın NATO müttefikleri -başlıca Avrupa ülkeleri ve Kanada da dahil olmak üzere- bu hafta "ilişkileriyle ilgili konularda yalnızca Danimarka ve Grönland'ın karar verebileceğini" teyit eden açıklamalarla Danimarka'ya destek verdi. Arktik güvenliği konusunda ABD kadar istekli olduklarını vurgulayan ülkeler, bunun ABD de dahil olmak üzere müttefikler tarafından "topluca" başarılması gerektiğini söyledi. Ayrıca "egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı da dahil olmak üzere BM Şartı'nın ilkelerinin korunması" çağrısında bulundular.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.