SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ti̇ka

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Ti̇ka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇ka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Bakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Somali’nin egemenliğini hedef alan hiçbir girişim kabul edilemez

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen panelde konuşan İletişim Başkanı Duran, Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünü kutlayarak, “Köklü bir kardeşliğe dayanan bu müstesna ilişkinin, karşılıklı güven ve ortak vizyon temelinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacağına yürekten inanıyorum” dedi. Ramazan ayını tebrik ederek sözlerine başlayan Duran, Türkiye’nin Afrika politikasının özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2005 yılında başlatılan Afrika Açılımı ile ivme kazandığını belirtti. Duran, “Afrika, tarihsel ve kültürel manada bizim gönül coğrafyamızın her daim tamamlayıcı ve vazgeçilmez bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Somali’ye gerçekleştirdiği ziyareti “tarihî nitelikte” olarak tanımlayan Duran, “Tüm dünyada yankı uyandıran bu ziyaretin ardından kapsamlı bir dayanışma seferberliği hayata geçirilmiştir” diye konuştu. Türkiye’nin Afrika politikasının beş temel ilke üzerine kurulu olduğunu belirten Duran, ekonomik kalkınma desteği, güvenlik ve savunma sanayii iş birliği, arabuluculuk rolü, bölgesel örgütlerle iş birliği ve küresel meselelerde koordinasyon başlıklarına dikkat çekti. Duran, “Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika; genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir” dedi. Türkiye’nin Afrika’daki varlığının bazı ülkeleri rahatsız ettiğini savunan Duran, “Bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Duran, 2005 yılında 12 olan büyükelçilik sayısının bugün 44’e çıktığını belirtti. Son 20 yılda karşılıklı ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Duran, “Bu kayda değer yükseliş, izlediğimiz samimi ve kararlı politikanın sonucudur” dedi. Duran, Türkiye’nin Afrika’daki varlığının yalnızca ekonomik olmadığını belirterek, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk Hava Yolları, Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Diyanet Vakfı başta olmak üzere birçok kurumun sahada aktif rol üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapan Duran, “Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez” dedi. İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açıkça karşı olduklarını belirten Duran, “Bu adımı, bölgenin hassas güvenlik dengesini zedeleyen ve Afrika Boynuzu’nu belirsizliğe sürükleyen son derece tehlikeli bir hamle olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Somali’nin yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, “Biz, bu tür dayatmalara karşı durmayı bir tercih değil, bir ilke olarak görüyoruz ve bu ilkeden asla geri adım atmayacağız” dedi. Duran, 2017 yılında açılan TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü ile 2024’te imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın iki ülke ilişkilerinde kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin Somali ile terör örgütü Eş-Şebab’a karşı birlikte mücadele ettiğini kaydeden Duran, “Somali’nin öz kaynaklarının Somali halkının yararına kullanılmasına önayak olduk” dedi. Enerji alanındaki iş birliğine değinen Duran, Oruç Reis araştırma gemisinin Ekim 2024-Haziran 2025 döneminde Somali açıklarında sismik araştırma yaptığını hatırlattı. Duran, “Somali açıklarında sondaj yapacak Çağrı Bey gemisini geçen hafta uğurladık” ifadelerini kullandı. Somali’de planlanan uzay üssü projesine de değinen Duran, “Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayi, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyorum” dedi. Konuşmasının sonunda panelin barış, istikrar ve refaha katkı sunmasını temenni eden Duran, katılımcılara teşekkür etti.

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç: Türkiye artık küresel bir turizm markasıdır Haber

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç: Türkiye artık küresel bir turizm markasıdır

AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Kılıç, TBMM Genel Kurulu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi üzerine AK Parti Grubu adına bir konuşma gerçekleştirdi. Kılıç, yaptığı konuşmada Türkiye’nin kültür politikaları, turizm başarıları ve tarihî mirasa sahip çıkma iradesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımının yalnızca savunma sanayisini değil; kültürel alandaki bir duruşu da temsil ettiğini vurgulayarak Türkiye’nin artık uluslararası sistemde proaktif bir konuma yükseldiğini ifade etti. “Türkiye artık sürecin dışında kalan değil, süreci belirleyen bir ülkedir” diyen Kılıç, 2026 yılı bütçesinin de bu vizyonun somut bir yansıması olduğunu belirtti. “Çalınan tarihî eserlerin iadesi için kararlı mücadele sürüyor” Türkiye’den farklı dönemlerde yasa dışı yollarla çıkarılmış tarihî eserlerin ülkeye kazandırılması konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Kılıç, “Bu mücadele millî hafızamıza sahip çıkma iradesinin en güçlü göstergesidir” dedi. Kılıç, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile TİKA’nın da gönül coğrafyasında Türkiye adına önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi. Kültürel mirasta güçlü ivme Kılıç, kültürel mirasa yönelik yatırımların kapsamlı biçimde sürdüğünü belirterek, son dönemde gerçekleştirilen restorasyon projeleri, müze ve atölye yatırımları, gezici müzeler ve çocuk programlarının yeni nesille kültürel bağları güçlendirdiğini aktardı. “UNESCO listelerindeki varlık sayımızı 25’ten 31’e yükselttik. Türkiye artık dünyada en fazla unsur kaydettiren ikinci ülke konumuna geldi” dedi. Turizmde elde edilen rekor sonuçlara da değinen Kılıç, 2024 yılında 62,3 milyon ziyaretçi ve 61,1 milyar dolarlık gelirle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını ifade etti. 2025’in ilk altı ayında da yüzde 7,6’lık gelir artışı yaşandığını belirtti. “Bu başarı rastlantı değil; stratejinin, vizyonun ve güçlü liderliğin sonucudur” diyen Kılıç, Türkiye’nin artık sadece yaz turizmiyle değil; kültür, gastronomi, şehir kimliği ve festivalleriyle dört mevsim turizmde iddialı bir ülke olduğunu söyledi. Sürdürülebilir turizmde de önemli bir dönüşüm yaşandığını aktaran Kılıç, 19 binden fazla tesisin Sürdürülebilir Turizm Sertifikası alarak dünyada örnek bir konuma geldiğini kaydetti. “Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı, Türkiye Yüzyılı ruhunu güçlendirecek” Konuşmasında Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının 2026’da etkinliklerle kutlanacağını hatırlatan Kılıç, 1326 yılının yalnızca bir fethin değil, yeni bir medeniyetin temelinin atıldığı bir tarih olduğunu vurguladı. “Bursa, yedi yüz yıldır ilimle, irfanla ve devlet aklıyla yoğrulan bir medeniyetin taşıyıcısıdır. 700’üncü yıl etkinlikleri, bu büyük mirası tüm dünyaya yeniden hatırlatacaktır” diyen Kılıç, milletvekillerini etkinliklere davet etti. Ahmet Kılıç, konuşmasını 2026 yılı bütçesinin kültür, sanat, tarih ve turizm alanlarında ülkeye yeni kazanımlar sağlaması temennisiyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.