SON DAKİKA
Hava Durumu

#Terörle Mücadele

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a sert tepki Haber

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a sert tepki

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, gazeteci Rahmi Turan’ın kendisine yönelik eleştirilerine sert sözlerle yanıt verdi. Soylu, Turan’ın terörle mücadele kapsamında daha önce açıklanan rakamları eleştirmesine tepki göstererek, devlet kurumlarının terör örgütlerine ilişkin verileri düzenli şekilde takip ettiğini savundu. Rahmi Turan’ın yazısında Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde açıkladığı terörist sayılarını ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirmesi üzerine açıklama yapan Soylu, Turan’ın kendisi hakkında son yıllarda çok sayıda “iftira” ortaya attığını öne sürdü. “Devlet kurumları verileri düzenli olarak güncelliyor” Türkiye’nin terörle mücadelede güvenlik güçlerinin yanı sıra ilgili devlet kurumlarının koordinasyonuyla hareket ettiğini belirten Soylu, terör örgütlerine ilişkin sayı ve tespitlerin İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT tarafından takip edildiğini ifade etti. Soylu, söz konusu verilerin belirli aralıklarla güncellendiğini ve Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında yurt içi ve yurt dışındaki güvenlik tehditleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi. Turan’ın bu verileri eleştirmesine tepki gösteren Soylu, değerlendirmelerin “devletin ilgili kurumlarının tespitlerini çarpıttığını” savundu. “Terörle mücadeleye fitne sokmayın” Soylu açıklamasında, Türkiye’nin terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini belirterek, güvenlik güçlerinin mücadelesinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. “Terörsüz Türkiye” sürecine de atıfta bulunan Soylu, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin, şehitlerin ve gazilerin mücadelesine yönelik eleştirilerin dikkatli yapılması gerektiğini savundu. Soylu, Rahmi Turan’a yönelik açıklamasında Sözcü hakkında da ağır ifadeler kullanarak, gazetenin sahipliği ve finansmanına ilişkin çeşitli iddialar ortaya attı. Bu iddialar Soylu’nun açıklamalarındaki değerlendirmeler olup, haber metninde bağımsız olarak doğrulanmış bilgiler olarak sunulmamalıdır. Soylu, açıklamasının sonunda Turan’a yönelik sert eleştirilerini sürdürerek, kendisinin ve gazetenin yayın politikalarının devlet kurumlarıyla karıştırılmaması gerektiğini savundu.

Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki Hava Üssü’ne yönelik saldırısını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Haber

Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki Hava Üssü’ne yönelik saldırısını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, TEKNOFEST Mavi Vatan’a ev sahipliği yapan Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirildi. TCG Koçhisar’da düzenlenen toplantıda Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve sınır güvenliği faaliyetlerine ilişkin son verileri paylaştı. 3 PKK’LI TESLİM OLDU Tuğamiral Aktürk, geçtiğimiz hafta 3 PKK’lı teröristin teslim olduğunu bildirdi. Hudutlarda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 588 kişi yakalandı. Yakalananlar arasında 4 terör örgütü mensubunun bulunduğu belirtildi. Böylece 1 Ocak’tan bu yana hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 530’a yükseldi. Yasa dışı geçişi engellenen 1.059 kişiyle birlikte, yıl başından bu yana engellenen kişi sayısının ise 46 bin 577 olduğu açıklandı. "TÜRK ASKERİ HEYETİ BULUNMUYORDU" Toplantının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bakanlık, İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını da değerlendirdi. Açıklamada saldırının Suriye’nin istikrarına, güvenliğine ve birlik ve bütünlüğüne zarar vermeye yönelik olduğu belirtilerek, Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğu vurgulandı. İsrail, imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan’ın güneyindeki saldırılarına ve askerî faaliyetlerine devam etmekte; Suriye’ye yönelik son saldırılarıyla da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef almaktadır.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/kiaZee9cKV — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) August 20, 2026 Bakanlık saldırı öncesinde veya saldırı sırasında Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’nde herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını duyururken, Suriye ve bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail’in bu tür saldırılara son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin Suriye’nin “tek ordu” ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askeri kapasitesini oluşturma faaliyetlerine destek vermeyi sürdüreceklerini duyurdu.

Terörle mücadelede yaralananlara güncellenen haklar Resmi Gazete'de Haber

Terörle mücadelede yaralananlara güncellenen haklar Resmi Gazete'de

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin 7594 sayılı Kanun, bugün Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle başta terörle mücadelede görev yapan güvenlik personeli olmak üzere çeşitli grupların sosyal güvenlik ve aylık haklarında değişiklik yapıldı. MALUL SAYILMAYAN YARALILARA AYLIK BAĞLANACAK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, terörle mücadele sırasında yaralanan ancak malul sayılmayan güvenlik personeline yönelik oldu. Buna göre Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Millî İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Teşkilatı personeli ile güvenlik korucularından, terör eylemleri veya yakın muharebe niteliğindeki saldırılar sonucu hafif nitelikte olmayan şekilde yaralanan, ancak malul sayılmayan ya da vazife malullüğü derecesi belirlenmeyenlere aylık bağlanabilecek. Aylık tutarı, 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu belirlenecek. Düzenleme, kanunun yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için bir defaya mahsus uygulanacak. Başvuruların, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılması gerekecek. SONRADAN MALUL SAYILANLARIN HAKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Yeni düzenlemeye göre, söz konusu aylığı almaya başlayanlardan daha sonra yaralanmaları nedeniyle malul oldukları tespit edilenler veya derece tespiti yapılanlar hakkında ilgili vazife malullüğü hükümleri uygulanacak. Bu durumda yeni bağlanacak aylığın başladığı tarihten itibaren önceki aylık kesilecek. VAZİFE MALULLÜĞÜ AYLIKLARINDA TABAN YÜKSELİYOR Kanunla, terörle mücadele kapsamında belirli hak sahiplerine bağlanacak aylıkların alt sınırı da yeniden düzenlendi. En az dört yıllık yükseköğrenim mezunları için hesaplamada 8/1, diğerleri için ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10/1 derecesi esas alınacak. Ayrıca derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak ve ek gösterge rakamları yeniden belirlenecek. Düzenlemeyle bazı hak sahiplerinin aylık toplamının 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılmasıyla bulunacak tutardan düşük olmaması hükme bağlandı. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ek 3'üncü maddesinde yer alan gösterge tablosu da yenilendi. Yeni düzenlemeye göre göstergeler; 1. derece: 27.288, 2. derece: 25.385, 3. derece: 23.485, 4. derece: 21.578, 5. derece: 19.673 ve 6. derece: 17.820 olarak uygulanacak. BAŞVURU İÇİN SAĞLIK KURULU RAPORU ŞARTI Düzenleme kapsamında aylık bağlanabilmesi için yaralanmanın kanunda belirtilen kapsamda olduğunun sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekecek. Başvuru üzerine ilgili kurum tarafından değerlendirme yapılacak, gerekli görülmesi halinde kişi Sağlık Bakanlığınca belirlenen hastanelere sevk edilecek. Mevcut tıbbi kayıtlar ve diğer belgeler esas alınarak hazırlanacak sağlık kurulu raporları için ücret alınmayacak. OHAL KAPSAMINDAKİ PERSONELE DE AYLIK DÜZENLEMESİ Kanunla 7082 sayılı Kanun'un ilgili maddesine eklenen hükümle, yaralanma sonucu malul sayılmayan veya vazife malullüğü derecesi belirlenmeyen bazı personel için de 17 bin 135 gösterge rakamı üzerinden aylık bağlanması öngörüldü. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda da değişiklik yapılarak bazı ifadeler yeniden düzenlendi. Ayrıca ek 77'nci maddede yer alan “iki katı” ibaresi “iki buçuk katı” olarak değiştirildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklikle ise ilgili bir düzenlemede yer alan “askerlik çağı dışına çıktıkları” ifadesi “55 yaşını doldurdukları” şeklinde değiştirildi. Kanunun bazı hükümleri yayımı tarihinde, bazıları ise takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanacak. Terörle mücadele sırasında yaralanan ancak malul sayılmayanlara ilişkin 5'inci madde ise 1 Eylül 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek. Söz konusu kanun değişikliğinin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada 3 PKK’lı teröristin teslim olduğunu, yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 499 kişinin yakalandığını açıkladı. Haber

Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada 3 PKK’lı teröristin teslim olduğunu, yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 499 kişinin yakalandığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin faaliyetleri hakkında bilgi verildi. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların terörün tamamen ve kalıcı olarak ülke gündeminden çıkarılması ve bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması açısından tarihi önem taşıdığını belirtti. Aktürk, Milli Savunma Bakanlığının, ilgili kanunun 8’inci maddesinin uygulanmasına yönelik olarak devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içerisinde çalışmalara başladığını ifade etti. TSK’nın ülkenin güvenliğine yönelik tehditlere karşı mücadelesini sınır içinde ve ötesinde kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Aktürk, geçtiğimiz hafta barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı teröristin teslim olduğunu açıkladı. TSK, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini, sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürüyor. Bu kapsamda, barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı terörist daha teslim oldu.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/J9SeMnBwNL — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) August 13, 2026 SINIRDA 499 KİŞİ YAKALANDI Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Tuğamiral Aktürk, son bir haftada yasa dışı yollarla Türkiye’ye geçmeye çalışan 1’i terör örgütü mensubu 499 kişinin yakalandığını, 716 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini bildirdi. Böylece 1 Ocak’tan bu yana yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısı 7 bin 942’ye, sınırı geçemeden engellenenlerin sayısı ise 45 bin 518’e yükseldi. Van, Hakkâri ve Hatay hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde ise toplam 304 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. “HUDUT KARAKOLLARINDA PERSONEL AZALTILMIYOR” Bu arada Sözcü Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hudutları 7 gün 24 saat esasına göre koruduğunu vurgulayarak, hudut karakolları ve üs bölgelerinde birlik veya personel azaltılmasının söz konusu olmadığını belirtti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye” için kaybedecek vaktimiz yoktu Haber

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye” için kaybedecek vaktimiz yoktu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Gazi Meclis tarafından kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” sonrasında yazılı bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, düzenlemenin Türkiye’nin terörle mücadele birikiminin ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin hukuki zemindeki sonucu olduğunu ifade etti. Bahçeli, Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılmasının yalnızca silahlı unsurların etkisiz hale getirilmesiyle sınırlı olmadığını belirterek, terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin de ortadan kaldırılması gerektiğini savundu. “22 EKİM 2024’TE DİLE GETİRDİK” “Terörsüz Türkiye” iradesini ilk kez 22 Ekim 2024’te MHP Grup Toplantısı’nda dile getirdiğini hatırlatan Bahçeli, gelinen noktada zamanın kendilerini haklı çıkardığını söyledi. Türkiye’nin yakın coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının bölgesel güç mücadelelerinde araçsallaştırıldığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesiyle nihai biçimde çözmesinin artık ertelenemez bir milli güvenlik meselesi olduğunu kaydetti. İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın karşılıklarıyla genişleyen çatışma ortamına da değinen Bahçeli, bölgesel bir çatışmanın kısa sürede farklı ülke ve cephelere yayılabileceğini ifade etti. Gazze, Lübnan ve İran eksenindeki gelişmelerin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirten Bahçeli, enerji arzı ve küresel ticaret açısından da risklerin ortaya çıktığını söyledi. “ÜNİTER YAPI MÜZAKERE KONUSU DEĞİLDİR” Bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatmasının “hayati bir mesele” haline geldiğini vurgulayan Bahçeli, TBMM’de kabul edilen kanunun Terörsüz Türkiye hedefini hukuki bir zemine taşıdığını belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, milli egemenliği ve vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün herhangi bir müzakerenin konusu yapılamayacağını ifade etti. Bahçeli, kanunun öngördüğü hukuki mekanizmaların terör örgütünün ve bağlantılı yapıların fiili varlığının sona erdirilmesi, silah ve mühimmatın teslim edilmesi ve örgütsel komuta kabiliyetinin ortadan kaldırılmasının devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesinin ardından işletileceğine dikkat çekti. “KAYBEDECEK VAKTİMİZ YOK” Kanunun kabul edilmesiyle ulaşılan aşamanın bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu belirten Bahçeli, bundan sonraki hukuki ve idari süreçlerin hızla uygulanması gerektiğini söyledi. “Kaybedecek vaktimiz yoktur” diyerek kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğu oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, terörün sona ermesiyle birlikte uzun yıllar terörün etkisi altında kalan bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması gerektiğini belirtti. Devlet ile vatandaş arasındaki mesafelerin ortadan kaldırılmasının ve ortak vatandaşlık bağının güçlendirilmesinin terörün kalıcı tasfiyesinin somut sonuçları olacağını ifade eden Bahçeli, değerlendirmesini şu sözlerle noktaladı: “Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir.”

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı Haber

MGK'dan kritik güvenlik zirvesi: Terör, bölgesel krizler ve Gazze mesajı öne çıktı

MGK'da kritik gündem: Terörle mücadeleden Gazze'ye uzanan kapsamlı değerlendirme Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Türkiye'nin iç güvenliği, terörle mücadele stratejisi ve bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren toplantının ardından yayımlanan 8 maddelik bildiri, Ankara'nın hem iç politikada hem de dış politikada izleyeceği güvenlik perspektifine ilişkin önemli mesajlar içerdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan toplantının ardından İletişim Başkanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiride, terör örgütleriyle mücadele, NATO Zirvesi'nin sonuçları, Orta Doğu'daki gerilim, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye ve Irak'la yürütülen iş birlikleri ile Gazze'deki son gelişmeler ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Terörle mücadelede kararlılık mesajı Bildirinin ilk bölümünde Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik tehditlerin kapsamlı şekilde ele alındığı belirtildi. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürülen operasyonların değerlendirildiği ifade edilirken, güvenlik güçlerinin yürüttüğü faaliyetlerin etkinliği Kurul üyelerine aktarıldı. Toplantıda son dönemde yaşanan uluslararası gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikalarına olası etkileri de değerlendirilirken, sınır güvenliği ve bölgesel riskler üzerinde duruldu. "Terörsüz Türkiye" hedefinde yeni aşama MGK bildirisinin dikkat çeken başlıklarından biri de "Terörsüz Türkiye" süreci oldu. Kurulda, terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların geldiği nokta değerlendirildi. Açıklamada, yalnızca Türkiye'nin değil bölgenin güvenlik ve istikrarını da hedefleyen stratejik adımların yeni aşamalarına ilişkin kapsamlı istişareler gerçekleştirildiği belirtildi. Bu vurgu, Ankara'nın terörle mücadeleyi sadece askeri değil, uzun vadeli güvenlik politikalarının temel unsuru olarak gördüğünü ortaya koydu. FETÖ ile mücadele gündemdeki yerini koruyor Toplantıda 15 Temmuz darbe girişiminin onuncu yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da ele alındı. Bildiride, darbe girişiminin ardından yürütülen operasyonların kararlılıkla sürdüğü belirtilirken, örgütün tüm yapılanmalarının tamamen etkisiz hale getirilmesine yönelik çalışmaların aynı hassasiyetle devam edeceği ifade edildi. Yetkililer, devlet kurumlarındaki güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve olası yeni yapılanmaların önlenmesine yönelik tedbirlerin sürdürüldüğünü vurguladı. NATO Zirvesi Türkiye'nin diplomatik rolünü güçlendirdi MGK'nın dış politika başlıklarından biri de Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi oldu. Kurulda yapılan değerlendirmelerde zirvenin ittifak açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilirken, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı teknolojik kapasite ve askeri kabiliyetlerinin müttefiklerle paylaşılmasına yönelik yapıcı yaklaşımının altı çizildi. Bu değerlendirme, Türkiye'nin NATO içerisindeki etkin rolünü sürdürme iradesinin devam ettiğine işaret eden önemli mesajlardan biri olarak öne çıktı. İran-ABD gerilimi küresel risk olarak değerlendirildi Bildiride İran ile ABD arasında yeniden yükselen askeri gerilimin yalnızca iki ülkeyi değil tüm bölgeyi etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Özellikle enerji koridorları ve uluslararası ticaret yolları üzerindeki risklere vurgu yapılırken, taraflara askeri yöntemlerden uzak durmaları ve diplomatik müzakere süreçlerine yeniden dönmeleri çağrısı yapıldı. Uzmanlara göre bu değerlendirme, Türkiye'nin bölgesel krizlerde dengeleyici ve diplomatik çözüm odaklı dış politika yaklaşımını sürdürdüğünü gösteriyor. Karadeniz ve Suriye başlıkları da masadaydı MGK toplantısında Rusya-Ukrayna savaşının geldiği aşama da ayrıntılı biçimde ele alındı. Bildiride, çatışmanın Karadeniz ve Hazar havzasına yayılmasının yeni güvenlik riskleri oluşturabileceği belirtilirken, savaşın daha geniş coğrafyalara taşınmasının çözüm üretmeyeceği ifade edildi. Taraflara gerilimi düşürecek somut adımlar atılması çağrısı yapıldı. Diğer yandan Suriye ve Irak ile geliştirilen güvenlik iş birliklerinin bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Türkiye'nin terörle mücadele, sınır güvenliği ve bölgesel iş birliği alanlarında komşu ülkelerle koordinasyonu artırmaya devam edeceği mesajı verildi. Gazze konusunda uluslararası topluma çağrı MGK bildirisinin son bölümünde Gazze'deki gelişmeler geniş yer buldu. Gazze Barış Planı kapsamında belirli ilerlemeler sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin devam ettiği belirtilirken, İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ve kutsal mekanlara yönelik eylemleri eleştirildi. Özellikle Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmelerin bölgesel tansiyonu artırdığına dikkat çekilen bildiride, uluslararası toplumun daha net ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulandı. MGK bildirisi Türkiye'nin güvenlik stratejisinin yol haritasını ortaya koydu Toplantı sonrasında yayımlanan sekiz maddelik bildiri değerlendirildiğinde, Türkiye'nin güvenlik politikalarının yalnızca terörle mücadeleyle sınırlı olmadığı görülüyor. Bölgesel krizlerin yönetimi, diplomatik girişimler, NATO içerisindeki rol, sınır güvenliği ve Orta Doğu'daki gelişmeler birlikte ele alınarak çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı benimsendiği mesajı verildi. Analistler, MGK kararlarının önümüzdeki dönemde hem iç güvenlik politikalarının şekillenmesinde hem de Türkiye'nin dış politika hamlelerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.