Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Temiz Hava

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Temiz Hava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Temiz Hava haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi Haber

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi

“Cop İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl’de Yapıldı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği yerel COP toplantıları kapsamında Çarşamba günü “İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl Belediyesi öncülüğünde İnegöl’de gerçekleştirildi. Programda iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin vizyonu ele alındı. İnegöl Belediyesi ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı; kamu yöneticileri, belediye başkanları, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam A. Khan ile davetliler katıldı. Konferansta iklim değişikliğinin kentler, üretim, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alınırken, yerel yönetimlerin üstlenmesi gereken sorumluluklar değerlendirildi. “ÇÖZÜM ÇOĞU ZAMAN YERELDE BAŞLAR” Program, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın açılış konuşmalarıyla başladı. İklim değişikliğinin sadece çevresel bir mesele olmadığına dikkat çeken Başkan Alper Taban, “İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil, bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve bir kalkınma meselesidir. Dolayısıyla bu mücadele hiçbir kurumun da tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, üniversiteler, sanayi, özel sektör ve sivil toplum ile aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundayız. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar. Bugün bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz COP İnegöl, ortak aklın ve ortak sorumluluğun yereldeki oluşma noktasıdır. Yine aynı zamanda kasım ayında ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştireceği COP31 Zirvesini de bu anlayışın küresel ölçekteki en önemli platformlarından biri olarak görmekteyiz” dedi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, ÜRETİMİN GELECEĞİNİ DE KORUMA MESELESİDİR Konuşmasında İnegöl’ün sanayisi ve tarım alanlarıyla güçlü bir üretim merkezi olduğuna da vurgu yapan Taban, “İnegöl, Türkiye'nin önemli bir üretim merkezidir. İlçemiz güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı, ihracat kapasitesi ve girişimci ruhuyla ülkemizin kalkınmasına değer katmaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğini konuşmak bizim için sadece bir doğayı koruma meselesi değil, üretimin geleceğini de koruma meselesidir. Takdir edersiniz ki sürdürülebilir olmayan üretimin, sürdürülebilir bir geleceğin olmasından da söz edemeyiz. Bugün dünyada şehirlerin başarısı yalnızca ekonomik büyüklükleriyle ölçülmüyor. Karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi, yaşam kalitesi en az ekonomik göstergeler kadar önem taşımaktadır” diye konuştu. BU ORGANİZASYONUN İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ SON DERECE ANLAMLI Başkan Taban’ın ardından kürsüye gelen İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise yapılan organizasyonun yalnızca bir toplantı olmadığını, şehirlerin geleceği ile çocuklara bırakılacak çevrenin ve sürdürülebilir kalkınma anlayışının ele alındığı önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kuraklık, aşırı hava olayları, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve afetlere dirençli kentlerin oluşturulmasının kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşların ortak sorumluluğunda bulunduğunu belirten Akpay, “Bu nedenle böylesine kapsamlı bir organizasyon İnegöl'de gerçekleştiriliyor olmasını son derece anlamlı buluyorum. İnegöl güçlü sanayisi, mobilya sektöründeki öncü konumu, tarımsal üretimi, girişimci insan kaynağı ve çalışkanlığıyla ülkemizin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Böylesine güçlü bir ekonomik yapının çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla desteklenmesi ise geleceğimiz açısından çok büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. ORTAK BİR YAKLAŞIM OLUŞTURULMALI Kaymakam Akpay’ın ardından ise Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Tugay, yerel buluşmanın temel amacının iklim krizi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmek olduğunu söyledi. Kamu kuruluşları başta olmak üzere iklim değişikliğiyle bağlantılı bütün kurumların ve yöneticilerin soruna aynı çerçeveden bakması gerektiğini belirten Tugay, uygulanacak politikalar konusunda görüş birliği oluşturulmasının önemine işaret etti. İklim değişikliğinin 1970'li yıllardan bu yana tartışıldığını hatırlatan Tugay, şöyle konuştu: “2000'li yıllardan itibaren bu konunun çok ciddi sonuçları olacağı anlaşıldığı için Birleşmiş Milletler bir konferans düzenlemeye başladı. Bu sene 31'incisi gerçekleştirilecek ve Türkiye'de olacak. COP toplantısı denilen toplantılar her yıl Türkiye'de farklı bir şehirde gerçekleşiyor. Bu sene de Antalya'da gerçekleşiyor. Bu toplantıda bütün dünyadan binlerce bilim insanı, binlerce kamu kurumu, buraya getirdiği veriler filan getiriliyor ve bu veriler çerçevesinde de bir rapor hazırlanıyor. Bu raporları takip ettiğiniz zaman şunu görüyorsunuz. Yani dünya gerçekten çok sıkıntıda, çok kötü bir noktaya doğru gidiyor. İklim krizinin sonuçlarını artık çok biliyoruz. Anormal hava sıcaklıkları, kuraklıklar, fırtınalar, ani ve sert yağışlar. Bunlarla bağlantılı olarak tarımda bozulma, genel olarak insan sağlığına doğrudan etkileyen bir konu, iklim krizi nedeniyle, onun sebebi olduğu sorunlar nedeniyle sağlık problemleri yaşayan, ölen belki milyonlarca insan var. Bunlar tam olarak dokümante edilemiyor, tam bir veriye dönüşemiyor ama bizler biliyoruz. Ben hekimim aynı zamanda. Bizler bunu biliyoruz, böyle olduğunu biliyoruz. Öyle tam verilerle ortaya konmasa da yani insanları doğrudan etkileyen bir şey iklim krizi.” GÜN BOYU DEVAM EDEN PANEL VE ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRİLDİ Açılış konuşmalarının ardından COP İnegöl Toplantısı panellerle devam etti. Gün boyu süren programda; İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu, Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim, İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik konuları ele alındı. Son bölümde ise COP31’e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri çalıştayı gerçekleştirildi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, panelde “İnegöl'ün COP31 Vizyonu, Yerel İklim Taahhütleri ve Belediyenin Yol Haritası” konulu bir sunum da gerçekleştirdi.

Bursa'da S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi'den Bursa Ovası'na 27 milyon metreküp can suyu Haber

Bursa'da S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi'den Bursa Ovası'na 27 milyon metreküp can suyu

Bursa'da S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, 2025 yılına ait çevresel ve ekonomik katkılarını kamuoyuyla paylaştı. Genel Müdür Mehmet Aydın, 2026’nın yatırım ve yeşil dönüşüm yılı olacağını açıkladı. Bursa’nın doğusunda sanayi ve çevreyi barıştıran sürdürülebilir yönetim modeliyle çalışan S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, 2025 yılını geride bırakırken bölgeye değer katan verilerini kamuoyuyla paylaştı. Kooperatif Genel Müdürü Mehmet Aydın yaptığı değerlendirmede hem 2025 performanslarını değerlendirdi hem de sanayide su geri kazanımı, temiz hava ve eğitime katkı konularındaki vizyonlarını paylaştı. “BURSA OVASI İÇİN 27 MİLYON METREKÜP CAN SUYU” 2025 yılı verilerini değerlendiren Genel Müdür Mehmet Aydın, kooperatifin kar amacı gütmeyen yapısıyla sanayicinin rekabet gücünü artırdığını vurgulayarak, “Geride bıraktığımız yılda; Kestel, Barakfakih ve Uludağ Organize Sanayi Bölgelerimizdeki sanayi kuruluşları ile Gürsu ve Kestel ilçelerimizin evsel nitelikli atık sularını kapsayan geniş bir havzada, toplam 27 milyon 720 bin metreküp atık suyu ileri biyolojik yöntemlerle arıtarak doğaya zararsız hale getirdik. Ayrıca akredite laboratuvarımızda gerçekleştirdiğimiz 12 bin 725 analiz ile uluslararası standartlarda, güvenilir ve hızlı veri akışı sağladık.” diye konuştu. SU GERİ KAZANIMINDA KRİTİK İMZA Sanayide kullanılan suyun tekrar üretime kazandırılması (Proses Suyu Geri Kazanımı) projesinde gelinen son noktayı aktaran Aydın, “Yeşil Çevre olarak, arıtılmış suların sanayiye yeniden kazandırılmasını sağlayacak çalışmalarda kritik bir aşamayı daha tamamladık. Bu kapsamlı yatırımın tüm mühendislik hesaplamaları ve teknik detaylarını içeren uygulama projelerinin hazırlanması için ilgili firmalarla sözleşmelerimizi imzaladık. Şu an teknik projelendirme sürecindeyiz. Bu safhanın tamamlanmasının hemen ardından, uygulama sahasında somut adımlar atmaya ve ilk kazmayı vurmaya hazır hale geleceğiz. Hedefimiz, yeraltı su kaynaklarımızı koruyarak sanayicimize alternatif ve sürdürülebilir bir su kaynağı sunmak.” ifadelerini kullandı. “5 MİLYON KİLOGRAM ATIĞI EKONOMİYE GERİ KAZANDIRDIK” Kooperatifin arıtma hizmetlerinin yanında, entegre bir atık yönetim merkezi olduğuna dikkat çeken Aydın, Katı Atık Tesisleri’nin faaliyetleriyle ilgili “Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarının atıklarını kaynağında yönetmek adına kurduğumuz tesisimizde 2025 yılı boyunca çok başarılı bir sınav verdik. Yıl içerisinde toplam 5 milyon kilogram katı atığı toplayarak bertaraf ettik ve büyük bir kısmını ayrıştırarak ekonomiye geri kazandırdık. ‘Sıfır Atık’ hedefiyle çıktığımız bu yolda Atık Toplama ve Ayrıştırma hizmeti verdiğimiz 80 firma ile döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden birini sergiliyoruz” dedi. TEMİZ HAVA İÇİN GÜÇBİRLİĞİ: FİLTRELEME SİSTEMLERİNDE SONA DOĞRU Bölgedeki hava kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara da değinen Aydın, yerel yönetimlerle yürütülen iş birliğinin önemini vurguladı. Bölgenin havasını korumak ve özellikle Ram bacalarının etkilerini minimize etmek adına hizmet alanı içerisindeki Uludağ OSB, Kestel OSB, Barakfakih OSB, Gürsu ve Kestel Belediyeleriyle tam bir uyum içinde çalıştıklarını belirten Aydın, “Sanayi kaynaklı emisyonları kontrol altına alacak ileri teknoloji filtreleme sistemlerinin devreye alınması için çalışmalarımız hızla sürüyor. Önümüzdeki 1 ay içerisinde bu konuda somut neticeler alarak bölgemizin hava kalitesine önemli bir katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU’NDA VİZYON PAYLAŞIMI Yeşil Çevre, 2025 yılında sadece teknik yatırımlarla değil, vizyoner paylaşımlarıyla da sektörüne yön verdi. BTSO öncülüğünde düzenlenen II. Uludağ Çevre Forumu’nun önemine değinen Mehmet Aydın, “Bu tür forumlar, yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda atılan adımların değerlendirildiği, yeni fikirlerin filizlendiği son derece verimli platformlardır. Organizasyonda yeşil dönüşümün gerekliliğini ve bu süreçte kurumların üstlenmesi gereken rolleri anlatma fırsatı bulduk.” değerlendirmesinde bulundu. “2026: YATIRIM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM YILI OLACAK” Kooperatifin gelecek vizyonuna dair 2026 değerlendirmesini de paylaşan Mehmet Aydın, yeni yılın stratejik önemine dikkat çekti. Aydın, “2025, projelerimizin altyapısını oluşturduğumuz ve verimlilik odaklı çalışmalarımızı tamamladığımız bir hazırlık yılıydı. 2026 ise planladığımız büyük yatırımların sahada somutlaştığı bir ‘uygulama ve dönüşüm’ yılı olacak. Hem su geri kazanım tesisimizin inşa sürecini başlatarak hem de hava kalitesini iyileştirecek teknolojileri entegre ederek, Yeşil Mutabakat sürecinde sanayicimizin en büyük destekçisi olacağız. Hayata geçireceğimiz çevre dostu yatırımlarla, ortaklarımızın bu yeni döneme uyum sağlamasını kolaylaştırmayı ve uluslararası pazarlardaki rekabetçi güçlerini korumalarını hedefliyoruz. Yeni yılda karbon ayak izini düşüren, suyu döngüsel kullanan ve enerjisini verimli yöneten bir organize sanayi havzası için kararlılıkla çalışacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bursa’da Temiz Hava Seferberliği Haber

Bursa’da Temiz Hava Seferberliği

Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın hava kirliliği açısından büyük bir risk altında olduğunu belirterek, “Çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamalarını istiyoruz” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. “HEPİMİZ AYNI HAVAYI SOLUYORUZ” Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa'da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız” diye konuştu. “AMACIMIZ, TEMİZ, SAĞLIKLI VE YAŞANABİLİR BURSA” Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl'de ve Kestel'de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamasını sağlamaktır” dedi. “GELECEK KUŞAKLARA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR” Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak” diye konuştu. “KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ” Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum” dedi. “BURSA’NIN TEMİZ HAVA EYLEM PLANINA İHTİYACI VAR” CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, “Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız” diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ temalı ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.