SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tehdit

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa’da Sahte İnternet Sitesi Operasyonu: 39 Şüpheli Yakalandı, 36 Kişi Tutuklandı Haber

Manisa’da Sahte İnternet Sitesi Operasyonu: 39 Şüpheli Yakalandı, 36 Kişi Tutuklandı

Manisa’nın Soma ilçesi merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda, sahte oyun ve alışveriş siteleri üzerinden dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 39 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 300 milyon liralık para hareketi tespit edilirken, 34 şüpheli ile 2 suça sürüklenen çocuk tutuklandı. Manisa’nın Soma ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında, çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik 5 ili kapsayan operasyon düzenlendi. Operasyonda, sahte internet siteleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı ve bazı kişilerin banka hesaplarını tehdit ve zor kullanarak kullandığı iddia edilen 39 şüpheli yakalandı. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Manisa Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ile Soma İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında örgütün faaliyetleri mercek altına alındı. Sahte oyun ve alışveriş siteleriyle dolandırıcılık iddiası Soruşturma kapsamında şüphelilerin, gerçek bir internet sitesi izlenimi veren sahte oyun ve alışveriş platformları oluşturduğu ve bu siteler üzerinden çok sayıda kişiyi dolandırdığı belirlendi. İddiaya göre örgüt üyeleri, dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen paraların transferinde farklı kişilerin banka hesaplarını kullandı. Hesaplarını kullandırmak istemeyen veya hesaplarını kapatan bazı kişilerin ise tehdit edildiği, darbedildiği ve zorla alıkonulduğu tespit edildi. Bazı mağdurların bu yöntemlerle sindirilerek banka hesaplarını kullanıma açmaya zorlandığı, ayrıca yağma olaylarının da gerçekleştiği öne sürüldü. Banka hesaplarında 300 milyon liralık para hareketi Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’ndan (MASAK) alınan finansal veriler de incelendi. Yapılan incelemelerde, 39 şüphelinin banka hesaplarında yaklaşık 300 milyon liralık para transferi gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu para hareketlerinin ardından elde edilen meblağların kripto varlıklar üzerinden dijital platformlara aktarıldığı belirlendi. 39 şüpheli operasyonla yakalandı Polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda kimlikleri tespit edilen 37 şüpheli ile 2 suça sürüklenen çocuk, 18 Ağustos 2026tarihinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda suç unsuru ve dijital materyal ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 34’ü ile 2 suça sürüklenen çocuk tutuklanırken, 3 şüpheli hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya Tepki: “Türkiye Bu Oyunlara Gelmeyecek” Haber

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya Tepki: “Türkiye Bu Oyunlara Gelmeyecek”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Duran, Netanyahu’nun tehdit ve suçlamalarının siyasi kaygılardan kaynaklandığını savunarak, “Netanyahu gibi figüranların barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek tecrübeye sahibiz” mesajını verdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bir mülakatta Türkiye ve Suriye hakkında yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran, Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik tehdit ve suçlamalarının İsrail yönetiminin uluslararası alanda giderek artan yalnızlığının göstergesi olduğunu savundu. Duran: Netanyahu’nun söylemleri sonuç vermiyor Netanyahu’nun “hayali tehditler ve düşmanlar” oluşturarak uluslararası kamuoyunu etkilemeye çalıştığını belirten Duran, bu yaklaşımın artık beklenen karşılığı bulmadığını ifade etti. Duran, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin arttığını belirterek, Netanyahu’nun iç siyasi hesaplarla Türkiye karşıtı söylemleri öne çıkardığını öne sürdü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, Netanyahu’nun yaklaşan seçimler ve iç politikadaki kaygıları nedeniyle Türkiye karşıtlığını siyasi bir araç olarak kullandığını savundu. Duran ayrıca İsrail siyasetindeki aşırı sağ partiler arasındaki rekabetin bölge ülkelerine yönelik söylemleri daha da sertleştirdiğini belirtti. “İsrail’in algısı tarihteki en düşük noktalardan birinde” Duran, İsrail’in Gazze’den Suriye ve Lübnan’a kadar yürüttüğü saldırgan politikaların ülkenin uluslararası imajını olumsuz etkilediğini söyledi. İsrail hükümetindeki bazı isimlerin açıklamalarının ve yerleşimci şiddetine yönelik tutumun da bu algıda etkili olduğunu savunan Duran, Netanyahu yönetiminin bölge ülkelerini çeşitli suçlamalarla hedef alarak kendi politikalarının oluşturduğu tepkiyi başka aktörlere yönlendirmeye çalıştığını ileri sürdü. Duran, Türkiye’nin de bu söylemlerde hedef haline getirildiğini belirterek, uluslararası kamuoyunda İsrail politikalarına yönelik farkındalığın giderek arttığını söyledi. “Netanyahu bölgeyi ateşe atmaktan çekinmiyor” Burhanettin Duran, Netanyahu yönetiminin siyasi geleceğini güvence altına almak amacıyla bölgesel gerilimleri artırabilecek politikalar izlediğini öne sürdü. Türkiye’nin dış politikasının barış ve istikrarı öncelediğini belirten Duran, Netanyahu gibi aktörlerin bölgedeki istikrarı bozma girişimlerine Türkiye’nin izin vermeyeceğini ifade etti. Duran, açıklamasında Türkiye’nin kendi vatandaşlarının ve bölgedeki dost ülkelerin huzurunu korumak konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Netanyahu ne söylemişti? İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Üssü’ne yönelik saldırıyla ilgili açıklamasında, operasyonun Türkiye’ye mesaj vermek amacı taşıdığını belirtmişti. İsrail yönetimi, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ve Suriye yönetimine verdiği desteğin İsrail açısından güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunuyor. Türkiye ise İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetleri ve saldırılarına yönelik eleştirilerini sürdürüyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da kuyumcu esnafına yönelik silahlı saldırı, tehdit ve haraç iddialarına tepki gösterdi. Haber

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da kuyumcu esnafına yönelik silahlı saldırı, tehdit ve haraç iddialarına tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da kuyumcu esnafının karşı karşıya kaldığı silahlı saldırı, tehdit ve haraç iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Özer Sanal’ın iş yerine sabaha karşı düzenlenen silahlı saldırının, kuyumcu esnafının yaşadığı sorunların son örneği olduğunu belirtti. Kuyumcu esnafının aylardır gece saatlerinde düzenlenen silahlı saldırılar, haraç talepleri ve can güvenliği endişesiyle karşı karşıya olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, bazı esnafın yaşananlar nedeniyle kepenk kapatmak zorunda kaldığını ifade etti. Esnafın ortak feryadının “Can ve mal güvenliğimiz kalmadı” olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, sorunun yalnızca Diyarbakır'la sınırlı olmadığını öne sürdü. Türkiye'nin farklı bölgelerinde esnafın çetelerin haraç, tehdit ve şantajıyla karşı karşıya kaldığını belirten Kılıçdaroğlu, ödeme yapmayanların iş yerlerinin kurşunlandığını iddia etti. “HANGİ GÜVENLİKTEN SÖZ EDİYORUZ?” CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yıllardır “önce güvenlik” söyleminin öne çıkarıldığını belirterek, esnafın iş yerlerinin kurşunlandığı ve insanların korku nedeniyle kepenk kapattığı bir ortamda güvenlik tartışmasının sorgulanması gerektiğini söyledi. “Esnafın korkudan kepenk kapatmak zorunda kaldığı bir ülkede gerçek güvenlikten söz edilemez” diyen Kılıçdaroğlu, devletin temel görevinin vatandaşların canını, malını, emeğini ve ekmeğini korumak olduğunu vurguladı. Diyarbakır’daki kuyumcuların ve Türkiye’nin dört bir yanındaki esnafın yanında olduklarını belirterek, saldırı, tehdit, şantaj ve cezasızlık iddialarının takipçisi olacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu açıklamasını, “Bir ülkenin gerçek güvenliği, en mütevazı esnafının bile sabah gönül rahatlığıyla kepengini açabilmesiyle başlar” sözleriyle tamamladı. Diyarbakır’da kuyumcu esnafımız aylardır gece vakti kurşunlanan dükkânlarla, haraç talepleriyle ve can güvenliği kaygısıyla boğuşuyor. Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Özer Sanal’ın iş yerine sabaha karşı düzenlenen silahlı saldırı, yaşanan vahim tablonun son… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) August 18, 2026

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis Haber

Ankara’da kadına şiddet davasında karar: 60 dikişlik yaralanmaya 4 yıl 2 ay hapis

Ankara’da boşanma aşamasındaki eşi Fatma Çakmak’ı darbettiği ve yüzünde yaklaşık 60 dikişlik yara oluşmasına neden olduğu belirtilen polis memuru Yasin Çakmak hakkında karar çıktı. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığa 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimi uygulayarak cezayı 4 yıl 2 aya düşürdü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın “kadına karşı tehdit” suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Fatma Çakmak ise eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Boşanma sürecinde şiddet iddiası 36 yaşındaki üç çocuk annesi Fatma Çakmak, uzun süredir psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını belirterek 44 yaşındaki polis memuru eşi Yasin Çakmak’a geçen yıl nisan ayında boşanma davası açtı. Boşanma davasının devam ettiği süreçte 9 Ocak’ta çiftin evinde tartışma çıktı. İddiaya göre Yasin Çakmak, eşi Fatma Çakmak’a saldırdı. Yüzünde kesikler ve vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri oluşan Çakmak, eşinden şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Yasin Çakmak, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Fatma Çakmak’ın Şanlıurfa’ya gitmesinin ardından ise Yasin Çakmak 17 Ocak’ta tutuklandı. Savcılık 15 yıl 6 aya kadar hapis istemişti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Yasin Çakmak hakkında “kadına karşı nitelikli kasten yaralama” ve “tehdit” suçlarından 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Fatma Çakmak hakkında ise “eşe karşı kasten yaralama” suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis istendi. Davanın Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılaması daha sonra ağır ceza mahkemesine taşındı. Taraflar olay gecesini farklı anlattı Yasin Çakmak savunmasında, eşine ait olduğunu öne sürdüğü bir telefonu bulduğunu ve aldatıldığından şüphelendiğini söyledi. Telefonu almaya çalıştığı sırada Fatma Çakmak’ın kendisini bıçakladığını iddia eden Çakmak, daha sonra eşinin yatak odasındaki beylik tabancasını aldığını ve silahı geri almaya çalışırken arbede yaşandığını savundu. Dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesinin ardından Yasin Çakmak, eşinin başka bir erkekle cinsel içerikli mesajlaşmalar yaptığını da öne sürdü. Fatma Çakmak ise eşinden boşanmak istediğini belirterek olay günü Yasin Çakmak’ın önce kendisine tokat attığını, ardından saldırdığını söyledi. Kendini korumak amacıyla mutfaktan bıçak aldığını ifade eden Çakmak, eşinin bıçağı elinden alarak kendisini yaraladığını savundu. Çakmak, daha sonra eşinin kendisini yatak odasına götürdüğünü, beylik tabancasını çıkardığını ve kendisini bazı eylemlerde bulunmaya zorladığını öne sürdü. Kapıyı kilitlemesinin ardından Yasin Çakmak’ın kapıyı kırarak yeniden saldırdığını belirten Çakmak, olay sırasında yüzünde yaklaşık 60 dikiş oluştuğunu ifade etti. Mahkeme cezayı 4 yıl 2 aya indirdi Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Temmuz’da davayı karara bağladı. Mahkeme, Fatma Çakmak’a eşini yaraladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Yasin Çakmak hakkında ise kasten yaralama suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Ancak mahkeme, olayda “haksız tahrik” bulunduğu değerlendirmesiyle cezada indirim uyguladı. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları da dikkate alınarak “iyi hal” indirimi yapılınca ceza 4 yıl 2 aya düşürüldü. Mahkeme ayrıca Yasin Çakmak’ın kadına karşı tehdit suçundan beraatine ve tahliyesine karar verdi. Kararla birlikte, kadına yönelik şiddet davalarında haksız tahrik ve iyi hal indirimlerinin uygulanması yeniden tartışma konusu oldu.

İçişleri Bakanlığı: Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor Haber

İçişleri Bakanlığı: Organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor

İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine yönelik uluslararası operasyonlar kapsamında aranan Serkan Kurtuluş’un Arjantin’den Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Bakanlığın paylaşımında, Kurtuluş’un “tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, silahla yağma ve zincirleme şekilde tehdit” suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede arandığı belirtildi. Kurtuluş’un yakalanması ve Türkiye’ye iadesi; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıkları ile Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının koordinasyonunda gerçekleştirildi. “DEVLETİMİZDEN KAÇAMIYORLAR” İçişleri Bakanlığı, organize suç örgütlerine karşı mücadelenin yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Paylaşımda, “Nereye saklanırlarsa saklansınlar, organize suç örgütleri devletimizden kaçamıyor” mesajı verilirken, vatandaşların huzurunu bozan ve gençlerin geleceğini tehdit eden suç örgütlerine karşı mücadelenin devam edeceği belirtildi. "Organize Suç Örgütü Elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin'den Ülkemize Getiriliyor" Nereye Saklanırsa Saklansınlar, Organize Suç Örgütleri Devletimizden Kaçamıyor. Bugün de organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş Arjantin'den Türkiye’ye getiriliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü… pic.twitter.com/NugOzZOubP — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 14, 2026 Bakanlık, operasyon ve iade sürecinde görev alan emniyet birimlerini ve personeli tebrik ederken, Adalet Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı görevlilerine de teşekkür etti.

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler"

ABD Başkanı Donald Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakereler konusunda güven sorunu yaşadığını dile getirdi. İran'ın müzakere süreci boyunca ABD'ye defalarca yalan söylediğini savunan Trump, Tahran yönetimine güvenmediğini açıkça ifade etti. Trump, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı'na ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD Donanması'nın bölge üzerindeki kontrolüne vurgu yapan Trump, Hürmüz Boğazı'nın şu anda ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, Trump'ın sözleri bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, Türkiye'den ayrılırken yaşanan uçak değişikliğini doğruladı ABD Başkanı Trump ayrıca geçen ay NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak değişikliğine ilişkin iddialara da açıklık getirdi. Trump, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle kendisinden farklı bir uçakla seyahat etmesini istediği yönündeki haberleri doğruladı. Konuyla ilgili soruya Trump, kararın tamamen Gizli Servis'in sorumluluğunda olduğunu belirterek, kendisinin güvenlik birimlerinin yönlendirmelerine uyduğunu söyledi. Trump, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" diye konuştu. "Çok fazla tehdit alıyorum" Trump, uçak değişikliğinin arkasında bir güvenlik tehdidinin bulunabileceğini belirtti. ABD Başkanı, kendisine farklı kaynaklardan çok sayıda tehdit geldiğini ifade etti. Trump, "Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum" dedi. Trump'ın İran ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının yanı sıra Türkiye'den ayrılışındaki güvenlik önlemlerine dair değerlendirmeleri de dikkat çekti.

Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini öven şahıslara yönelik operasyon Haber

Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini öven şahıslara yönelik operasyon

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda; Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ile Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının yürüttüğü ortak operasyonlar kapsamında 52 ilde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi. Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Tunceli, Uşak, Yalova ve Yozgat'ta düzenlenen operasyonlarda toplam 216 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahısların; dijital iletişim platformlarındaki gruplar aracılığıyla tetikçi arayışında bulundukları veya tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya üzerinden suç yöntemlerini öven, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içeren içerikler paylaştıkları belirlendi. Ayrıca, sosyal medya aracılığıyla örgütsel faaliyetlerini yaygınlaştırmayı hedefledikleri, suç örgütleri arasındaki rekabet ve husumeti dijital mecralara taşıdıkları, suç faaliyetlerini normalleştirme çabası içinde oldukları ve sosyal medyayı kullanarak örgüte yeni üyeler kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde çok sayıda silah ele geçirildi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu : Bazı üniversitelerde organize istismar ağı var Haber

AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu : Bazı üniversitelerde organize istismar ağı var

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Ensarioğlu, bölgedeki bazı üniversitelerde“organize istismar ağı” bulunduğunu öne sürdü. Kameralar önünde konuşan Ensarioğlu,“İspatlarım” diyerek söz konusu yapılanmanın münferit olaylardan ibaret olmadığını savundu. “Bu tür olaylar bir polis, bir asker ya da bir iki öğrencinin işi değil. Bu organize bir olaydır” diyenEnsarioğlu, söz konusu ağın bölgedeki 5-6 üniversitede faaliyet gösterdiğini iddia etti. Ensarioğlu, Kars Kafkas Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve MunzurÜniversitesi’nin isimlerini verdi. “Yoksul ailelerin çocuklarını hedef alıyorlar” İddialarını sürdüren Ensarioğlu, söz konusu yapının özellikle ekonomik durumu zayıf ailelerinçocuklarını hedef aldığını söyledi. Öğrencilerin “örgütçüsünüz” denilerek tehdit edildiğini ve istismara maruz bırakıldığını önesüren Ensarioğlu, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile görüşmek istediğini ancak bunungerçekleşmediğini belirtti. Ensarioğlu, “O gün görüşseydik çok şey belki daha erken ortaya çıkabilirdi” ifadelerini kullandı. “Polisin desteğiyle ağlarına düşürüp istismar etmişler” Amida Haber’e konuşan Salim Ensarioğlu, iddialarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Yalnızca Nizamettin’den duyduklarım değil, daha önce de bölgesel çalışmalarımda bu olaysürekli karşıma çıktı. Burada bir polisin, bir askerin veya iki öğrencinin meselesinden sözetmiyoruz. Bu organize bir olaydır.” Ensarioğlu, söz konusu yapılanmanın belirli öğrenci gruplarını hedef aldığını öne sürerek şuifadeleri kullandı: “Eline düşürdüğü kitleler, puanları düşük olan, fakir aile çocukları… Özellikle 5-6 üniversitede;Kars’tır, Fırat Üniversitesi’dir, Munzur Üniversitesi’dir, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’dir… Buradamağdur olan, ekonomik durumu iyi olmayan çocukları tehdit edip ‘örgütçüsünüz’ diyerek,ahlaksız polislerin bir kısmı - her kurumda ahlaksız insanlar olur, askerde de aynı şekilde var -bunlar, üniversitedeki bazı kişilerin desteğiyle öğrencileri ağlarına düşürüp istismar etmişler.” “İspatlarım var” İddialarını kanıtlayabileceğini savunan Ensarioğlu, açıklamalarında “İspatlarım var” vurgusunuyaptı. Salim Ensarioğlu’nun açıklamaları, kamuoyunda tartışma yaratırken, söz konusu iddialarailişkin resmi kurumlardan henüz bir açıklama yapılmadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.