Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tedavi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ünal Üstel: Girne’deki gemi kazasında 239 kişi kurtarıldı: 132 kazazede hastaneye yatırıldı Haber

Ünal Üstel: Girne’deki gemi kazasında 239 kişi kurtarıldı: 132 kazazede hastaneye yatırıldı

21 ambulans ve 63 sağlık personeli bölgeye sevk edildi Başbakan Üstel, kazanın hemen ardından Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda sağlık ekiplerinin Girne Limanı’na yönlendirildiğini belirtti. Operasyonun ilk aşamasında 21 ambulans ve 63 personelin limana sevk edildiğini aktaran Üstel, olay yerinde 25 doktor ve 30 hemşirenin kazazedelere ilk müdahaleyi gerçekleştirdiğini ifade etti. Devlet, üniversite, askeri ve özel hastanelerin de eş zamanlı olarak alarma geçirildiği kaydedildi. Gemide bulunan 267 kişiden sağ kurtarılan 239 kişinin tamamının hastanelere ulaştırıldığını belirten Üstel, kazazedelerin gerekli muayene ve sağlık kontrollerinden geçirildiğini söyledi. Bu kişilerden 132’sinin ileri tetkik ve tedavi amacıyla hastanelerde yatırıldığı, 4 kişinin ise yoğun bakımda tedavi altına alındığı belirtildi. 139 hekim ve yaklaşık 200 sağlık çalışanı görev yaptı Üstel, kazanın ardından yürütülen sağlık çalışmalarında toplam 139 hekimin yanı sıra yaklaşık 200 hemşire ve sağlık çalışanının görev aldığını açıkladı. Kazazedelerin triyaj, ilk müdahale, hastanelere sevk ve tedavi süreçlerinin koordinasyon içinde yürütüldüğünü belirten Üstel, psikolojik destek çalışmalarına da dikkat çekti. Bu kapsamda 19 psikiyatri uzmanı ve 17 klinik psikologdan oluşan ekiplerin kazazedelere ve hayatını kaybeden ya da kayıp kişilerin yakınlarına destek verdiği bildirildi. Hastanede yalnızca 1 kazazedenin tedavisi sürüyor Üstel’in verdiği bilgilere göre, 5 Eylül itibarıyla kamu ve üniversite hastanelerinde tedavi gören 132 kazazededen 131’i taburcu edildi. Hastanede yatarak tedavisi devam eden bir kazazedenin sağlık durumunun ise hızla iyiye gittiği açıklandı. Ayrıca yoğun bakımda tedavi gören kazazedenin kalmadığı belirtildi. 13 kişi hayatını kaybetti, 15 kayıp için arama sürüyor Başbakan Üstel, deniz kazasında şu ana kadar 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 15 kişiye ise henüz ulaşılamadığını açıkladı. Kayıp kişilerin bulunması amacıyla yürütülen arama çalışmalarının 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz sürdürüldüğü belirtildi. Üstel, kazanın ardından görev yapan devlet, özel sektör ve üniversite hastanelerindeki doktor, hemşire, sağlık çalışanı, psikolog ve ambulans ekipleri ile sürece destek veren sağlık kuruluşlarına teşekkür etti. KKTC devletinin kazazedeler, kayıp kişilerin aileleri ve yakınlarının yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.

Orhaneli'de düğün yemeği sonrası gıda zehirlenmesi şüphesi: 100'den fazla kişi hastaneye başvurdu Haber

Orhaneli'de düğün yemeği sonrası gıda zehirlenmesi şüphesi: 100'den fazla kişi hastaneye başvurdu

Olay, Orhaneli ilçesine bağlı Karıncalı Mahallesi'nde meydana geldi. Düzenlenen sünnet düğününe katılan yaklaşık 500 kişiye tavuk ve pilav ikram edildi. Yemekten bir süre sonra çok sayıda davetlide mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi gibi şikayetler görüldü. İhbar üzerine mahalleye çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. İlk belirlemelere göre onlarca kişi hastaneye kaldırıldı Rahatsızlanan kişilerden 83'ü ambulanslar ve özel araçlarla Orhaneli Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Bir kişinin ise Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığı öğrenildi. Olaydan etkilenen vatandaşların hastanelerdeki tedavi ve gözlem süreçleri devam ederken, başvuru sayısının ilerleyen saatlerde arttığı bildirildi. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nden açıklama Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, 30 Ağustos 2026 tarihinde Orhaneli'de düzenlenen cemiyette ikram edilen yemekten 100'den fazla kişinin etkilendiğini duyurdu. Açıklamada, yaklaşık 500 kişiye yemek ikram edildiği belirtilerek, hafif semptomlar gösteren bazı vatandaşların hastanelerde tedavi altına alındığı ifade edildi. Yetkililer, mevcut durumda olay nedeniyle sağlık durumu ağır seyreden herhangi bir vatandaşın bulunmadığını ve sürecin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yakından takip edildiğini bildirdi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı Gıda zehirlenmesi şüphesi üzerine olayla ilgili inceleme başlatıldı. Rahatsızlanmalara neden olan durumun belirlenmesi için gerekli çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Arabesk müziğin sevilen ismi Cansever hayatını kaybetti Haber

Arabesk müziğin sevilen ismi Cansever hayatını kaybetti

Arabesk müzik dünyasının tanınan isimlerinden Cansever, bir süredir devam eden lösemi tedavisine yenik düştü. Gerçek adı Dzansever Dalipova olan sanatçının, 2025 yılının Aralık ayında lösemi teşhisi aldığı ve tedavisini Almanya'da sürdürdüğü öğrenildi. Özellikle 1990'lı yıllarda "Ağla Gözbebeğim", "Sen de Gittin", "Kime Bu İnat", "Kara Çadır" ve "Yollar Hasta Ben Yorgunum" gibi eserlerle adından söz ettiren Cansever, müzik kariyeri boyunca kendine özgü yorumuyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Almanya'da ilik nakli yapılmıştı Lösemi teşhisinin ardından Almanya'da tedavi altına alınan Cansever için uygun bir ilik/kök hücre donörü bulundu. Sanatçıya 26 Mart 2026'da ilik nakli gerçekleştirildi. Naklin ardından tedavisi ve kontrolleri devam eden Cansever, sağlık durumuyla ilgili zaman zaman sosyal medya hesabından sevenlerine bilgi verdi. Ancak ilerleyen dönemde sağlık sorunları ağırlaşan sanatçı, tedavi gördüğü hastanede 59 yaşında yaşamını yitirdi. Son mesajında sevenlerinden dua istemişti Cansever'in vefatından önce yaptığı son paylaşımlardan biri de yeniden gündeme geldi. Tedavi sürecinin zorlu geçtiğini belirten sanatçı, konuşmakta ve yazmakta güçlük çektiğini, yoğun şekilde serum, antibiyotik ve ilaç tedavisi gördüğünü ifade etmişti. Cansever, sevenlerine yaptığı paylaşımda sağlık durumunun stabil hale gelmesini beklediğini belirterek kendisi için dua edilmesini istemişti. Sanatçının, yaşadığı tüm sağlık sorunlarına rağmen mesajında umudunu korumaya çalışması dikkat çekmişti. Yıllarca omurga hastalığıyla mücadele etti Cansever'in sağlık mücadelesi lösemiyle sınırlı değildi. Sanatçıya 1994 yılında ankilozan spondilit teşhisi konuldu. Hastalığın ilerlemesi nedeniyle yaklaşık 15 yıl boyunca ciddi fiziksel sorunlar yaşayan Cansever, yaşamını büyük ölçüde etkileyen rahatsızlığı nedeniyle uzun süre tedavi gördü. Tedavi amacıyla 2007 yılında Almanya'ya yerleşen sanatçı, 2009 yılında geçirdiği operasyonun ardından omurgasındaki ciddi eğrilik nedeniyle yaşadığı sorunlarda önemli ölçüde iyileşme sağladı. Bu dönemin ardından müzik çalışmalarına yeniden ağırlık verdi. Türkiye'de İbo Show ile tanındı Cansever, Türkiye'de geniş kitleler tarafından özellikle 1997 yılında İbrahim Tatlıses'in sunduğu İbo Show programına konuk olmasıyla tanındı. Programda seslendirdiği "Kara Çadır" türküsüyle büyük beğeni kazanan sanatçı, aynı yıl "Meçhul" albümünü yayımlayarak Türkiye müzik piyasasında daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Roman müziği, Balkan ezgileri ve arabesk müziği kendine özgü yorumuyla harmanlayan Cansever; "Kara Çadır", "Cemalim", "Kime Bu İnat" ve "Yollar Hasta Ben Yorgunum" gibi eserleriyle müzikseverlerin hafızasında yer edindi. Çocuk yaşta bir gözünü kaybetmişti Cansever, 8 Temmuz 1967'de Kuzey Makedonya'nın Veles kentinde dünyaya geldi. Yedi çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olan sanatçı, küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi gösterdi. Henüz 12 yaşındayken geçirdiği bir kaza sonucu bir gözünü kaybeden Cansever, yaşadığı zorluklara rağmen müzikten uzaklaşmadı. Profesyonel müzik kariyerine 1992 yılında Kuzey Makedonya'da yayımladığı "Kemano Başal E Romenge" albümüyle başladı. Çocuk yaşta yaşadığı göz kaybı, yıllarca mücadele ettiği omurga hastalığı ve son olarak lösemi tedavisiyle zorlu dönemlerden geçen Cansever, müzik kariyerini sürdürerek Türk müzik dünyasında kendine özgü bir iz bıraktı. 59 yaşında hayatını kaybeden Cansever'in vefatı, müzik dünyasında ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.

DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da Haber

DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da

Avrupa'da yaz mevsimiyle birlikte sivrisinek kaynaklı hastalıklar yeniden gündeme gelirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 26 Temmuz'da yaptığı açıklamayla Batı Nil virüsü vakalarındaki artış nedeniyle kıta ülkelerine önemli uyarılarda bulundu. Kuruluş, özellikle sivrisinek popülasyonunun yakından takip edilmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Son verilere göre, Yunanistan ve İtalya salgından en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alırken, İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da da yeni vakalar tespit edildi. Yunanistan ve İtalya en fazla vaka görülen ülkeler DSÖ'nün paylaştığı güncel verilere göre, Yunanistan'da 21 Batı Nil virüsü vakası doğrulandı. Bu hastaların 20'sinde beyin iltihabı (ensefalit) veya menenjit gibi merkezi sinir sistemini etkileyen ciddi komplikasyonlar gelişti. İtalya ise virüsün en geniş coğrafi yayılım gösterdiği ülke konumunda bulunuyor. Ülkede 17 farklı bölgede toplam 21 vaka kaydedildi. Bu durum, virüsün yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmayıp geniş alanlara yayıldığını ortaya koyuyor. Öte yandan İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da ise şu ana kadar ikişer vaka bildirildi. Sağlık otoriteleri, yaz aylarının ilerlemesiyle birlikte vaka sayılarında yeni artışlar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. DSÖ: İklim değişikliği riski büyütüyor DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, Batı Nil virüsündeki artışın iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Kluge'ye göre yükselen hava sıcaklıkları ve yaz mevsiminin daha uzun sürmesi, sivrisineklerin yaşam süresini uzatırken virüsün çoğalmasını ve farklı bölgelere yayılmasını kolaylaştırıyor. Daha sıcak ve nemli hava koşulları, virüsü taşıyan sivrisineklerin üreme alanlarını genişletiyor ve bulaşma riskini artırıyor. Uzmanlar, Avrupa'nın birçok bölgesinde geçmiş yıllara göre daha erken başlayan sıcak hava dalgalarının, sivrisinek popülasyonunu önemli ölçüde artırdığına işaret ediyor. Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor? Batı Nil virüsü, çoğunlukla virüsü taşıyan enfekte kuşlardan beslenen sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşıyor. İnsanlar arasında doğrudan temas yoluyla bulaşma ise son derece nadir görülüyor. Virüsün dolaşımı özellikle Temmuz ile Eylül ayları arasında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu nedenle yaz sonuna kadar vaka sayılarında artış yaşanabileceği değerlendiriliyor. Sağlık uzmanları, sulak alanların, göletlerin ve durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu belirtiyor. Vakaların büyük bölümü belirti göstermiyor DSÖ verilerine göre Batı Nil virüsüyle enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 70 ila 80'i herhangi bir belirti göstermiyor. Bu durum, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayılmasına neden olabiliyor. Belirti gösteren hastalarda ise genellikle yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, mide bulantısı ve kusma gibi şikâyetler görülüyor. Ancak yaklaşık her 150 enfeksiyondan birinde çok daha ciddi bir tablo gelişebiliyor. Bu hastalarda beyin iltihabı (ensefalit), menenjit veya merkezi sinir sistemini etkileyen diğer nörolojik komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle ileri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor. Aşı ve özel tedavi henüz bulunmuyor Batı Nil virüsüne karşı insanlar için onaylanmış bir aşı veya doğrudan virüsü hedef alan özel bir tedavi yöntemi henüz bulunmuyor. Tedavi süreci, hastanın belirtilerini hafifletmeye ve gelişebilecek komplikasyonları kontrol altına almaya yönelik destekleyici uygulamalardan oluşuyor. Ağır vakalarda hastanede yakın takip ve yoğun bakım desteği gerekebiliyor. DSÖ'den vatandaşlara korunma çağrısı Artan vaka sayıları üzerine DSÖ, vatandaşlara sivrisinek ısırıklarından korunmak için günlük yaşamda basit ancak etkili önlemler almaları çağrısında bulundu. Uzmanlar, özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih edilmesini, cilde uygun böcek kovucu ürünlerin kullanılmasını ve ev çevresinde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılmasını öneriyor. Pencere ve kapılarda sineklik kullanılması ile açık alanlarda uzun süre korunmasız kalınmaması da alınabilecek önlemler arasında gösteriliyor. Sağlık otoriteleri, Avrupa'da yaz sezonu boyunca sivrisinek kaynaklı hastalıkların yakından izlenmeye devam edileceğini belirtirken, vatandaşların yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirtiler yaşamaları halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurguluyor.

DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınını kontrol altına almaya çalışıyor Haber

DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınını kontrol altına almaya çalışıyor

30 Mayıs'ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Afrika ülkesi Kongo'nun tarihindeki üçüncü büyük Ebola salgınının merkez üssü olan Ituri eyaletini ziyaret etti. Hastalık, sağlık yetkililerinin müdahale edebileceğinden daha hızlı yayılıyordu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 30 Mayıs'ta Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ituri eyaletindeki Ebola salgınına müdahaleyi koordine etmek için Bunia havaalanına geldi. Fotoğraf: Reuters. Bu, Kongo'daki 17. Ebola salgını. Dünya Sağlık Örgütü, mevcut yayılma hızının uluslararası toplumun müdahale kapasitesini aştığını, salgınla mücadele için gerekli mali ve insan kaynaklarının ise ciddi anlamda yetersiz olduğunu kabul ediyor. Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da konuşan Tedros, bu salgına neden olan Bundibugyo virüsü türü için şu anda onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmadığını söyledi. Bu nedenle, izolasyon, sıvı takviyesi ve ağrı yönetimi gibi erken destekleyici bakım önlemleri özellikle önemlidir. Tedros, "Erken tıbbi yardım almak gerçekten fark yaratıyor," diye vurguladı. DSÖ başkanı ayrıca, Ebola kurbanlarının cesetlerinin son derece bulaşıcı olduğu uyarısında bulunarak, insanların güvenli cenaze törenleri yapmaları gerektiğini vurguladı. "Sevilen birini kaybetmenin ne kadar acı verici olduğunu ve ona layıkıyla veda etmenin ne anlama geldiğini anlıyorum," dedi. "Kaybettiklerimiz için yas tutarken, bir başkasının da kaybolmasını önlemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız." Sağlık yetkililerine göre, ölen hastaların cenazelerini geleneksel defin törenleri için evlerine götürmek amacıyla kalabalıkların sağlık tesislerine saldırdığı çok sayıda olay yaşandı ve bu da hastalık yayılma riskini artırdı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 29 Mayıs itibarıyla Kongo'da 906 şüpheli Ebola vakası ve hastalıkla bağlantılı olduğu düşünülen 223 ölüm kaydedildiğini bildirdi. Bu arada, Kongo Sağlık Bakanlığı, şüpheli vaka sayısının 1.028'e, doğrulanmış vaka sayısının ise 225'e yükseldiğini açıkladı. Sağlık yetkilileri ve yardım görevlileri, hastalığın haftalarca sessizce ve fark edilmeden yayılmasının ardından maske gibi temel malzemelerin bile yetersiz kaldığını söylüyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 30 Mayıs'ta mevcut müdahalenin salgının hızına hâlâ yetişemediği konusunda uyarıda bulundu. MSF Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alan Gonzalez, "Daha önce hiçbir Ebola salgını, duyurulduktan sonra bu kadar kısa bir süre içinde bu kadar çok vaka kaydetmemişti" dedi. "Etkilenen bölgelerdeki herkes gibi, MSF ekipleri de hastalığın hızlı yayılımına henüz ayak uyduramayan bir müdahale kampanyasına tanık oluyor." Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, örgüt pandemiye müdahale için ihtiyaç duyduğu fonun yalnızca yaklaşık üçte birini alabildi. Bu arada, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Afrika CDC) Direktörü Jean Kaseya, bağışçıların katkı düzeylerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte bazı ilk fon taahhütlerinin önemli ölçüde azaldığını söyledi. Salgını kontrol altına alma yeteneği konusundaki endişelerin ortasında, Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, Ebola'nın "kontrolden çıktığı" fikrini reddederek, önceki salgınlardan edinilen deneyimin ülkenin durumu kontrol altına almasına yardımcı olacağını savundu. "Salgınlara müdahale konusunda tecrübemiz var. Geçen yıl Ebola'yı yendik. Bize güvenin, ne yaptığımızı biliyoruz." İlgili gelişmelerde, Brezilya, Sao Paulo eyaletinde Kongo'dan yeni dönen bir adamla bağlantılı olduğu düşünülen bir Ebola vakasını soruşturduğunu duyurdu. Yetkililer, hastanın şu anda uzman bir hastanede izole edildiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.