SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tcmb

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tcmb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tcmb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fitch’ten Türkiye’ye fren: Kredi notu pozitiften, durağana çekildi Haber

Fitch’ten Türkiye’ye fren: Kredi notu pozitiften, durağana çekildi

Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini açıkladı. Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunun "BB-" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "pozitif"ten "durağan"a güncellendiği bildirildi. Görünüm revizyonunun, İran savaşının başlamasından bu yana Türkiye'nin döviz rezervlerinde yaşanan belirgin düşüşten kaynaklandığı belirtildi. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Türk lirasını desteklemek amacıyla piyasaya 50 milyar doların üzerinde döviz sattığı belirtilirken, savaşın uzaması halinde dış borç ödemeleri ve enflasyon görünümünde daha fazla bozulma yaşanabileceği kaydedildi. Açıklamada, Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığının bu riskleri artıran temel unsurlardan biri olduğu vurgulandı. Fitch, Türkiye'nin kredi profilini destekleyen unsurlar arasında güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapı, görece düşük kamu borcu, zorlu dönemlerde dahi dış finansmana erişim kapasitesi ve bankacılık sektörünün dayanıklılığını öne çıkardı. Buna karşılık, kronikleşen yüksek enflasyon, para politikasına yönelik siyasi baskılar, tekrarlayan döviz krizi riskleri, rezervlerin dış borca kıyasla sınırlı kalması ve kurumsal zayıflıklar kredi notu üzerinde baskı oluşturan başlıca faktörler olarak sıralandı. Öte yandan Fitch, değerlendirmesini olağan takvim dışında yayımlamasına da açıklık getirdi. Kuruluşa göre mevcut düzenlemeler, bir ülkenin kredi görünümünde ani ve önemli değişikliklerin yaşanması halinde planlı değerlendirme tarihinin beklenmeden güncellenmesine imkân tanıyor. Fitch, Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu gözden geçirme tarihinin 17 Temmuz 2026 olduğunu bildirdi.

Merkez Bankası o sapmayı hükümete bildirdi! Haber

Merkez Bankası o sapmayı hükümete bildirdi!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı enflasyonunun hedef etrafında belirlenen aralığın üzerinde gerçekleştiğini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e resmi yazı ile bildirdi. Banka, sapmanın nedenlerini ve enflasyonun tekrar hedef patikasına yaklaştırılması için uygulanan ve planlanan politikaları detaylandırdı. Bankanın açıklamasına göre, 2025 yılında dezenflasyon sürecini destekleyen sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep dengelenmesi, enflasyonun hızını sınırlamış olsa da, arz şokları, fiyatlama davranışlarındaki katılıklar, kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerindeki geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi, gıda fiyatlarındaki oynaklık ve yönetilen fiyat düzenlemeleri, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesine yol açtı. Para politikası çerçevesinde TCMB, yıl boyunca politik faiz ve gecelik borç verme faiz oranlarında düzenlemeler yaparak dezenflasyon sürecini destekledi. Banka, politika faizini 2025 sonunda yüzde 38’e düşürdü, 2026 ocak ayında ise yüzde 37 seviyesinde sabitledi. Ayrıca, makroihtiyati politika uygulamalarıyla kredi ve mevduat piyasalarındaki gelişmeler yakından takip edildi. Mektupta, TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğu vurgulanırken, enflasyon görünümünde bozulma olması hâlinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı; kredi ve mevduat piyasalarında beklenmedik gelişmeler olması durumunda ilave makroihtiyati adımların devreye alınacağı belirtildi. TCMB, ayrıca 12 Şubat’ta yayımlanan 2026 Enflasyon Raporu-I ve 2026 Para Politikası metinleri ile kısa ve orta vadeli enflasyon hedeflerine ulaşmak için uygulanacak stratejileri kamuoyu ile paylaşacağını duyurdu. Söz konusu hükümete gönderilen mektuba ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Borsa İstanbul’da açığa satış işlemleri yasaklandı Haber

Borsa İstanbul’da açığa satış işlemleri yasaklandı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son dönemde bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelerin sermaye piyasaları üzerindeki olası olumsuz etkilerini en aza indirmek için bir dizi ihtiyati tedbir kararı aldı. SPK tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi “Bu sebeple, 02.03.2026 tarihinden 06.03.2026 tarihi seans sonuna kadan, Borsa İstanbul AS pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına, kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına karar verilmiştir” Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Gökhan Işıl, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Borsa İstanbul pay piyasasında açığa satış işlemlerini geçici olarak yasaklama kararını değerlendirdi. Işıl, söz konusu kararın genel nitelikte bir açığa satış yasağı olduğunu ve SPK tarafından alınan bir tedbir olarak Borsa İstanbul pay piyasalarında uygulanacağını belirtti. Karar kapsamında, 2 Mart 2026’dan 6 Mart 2026 seans sonuna kadar açığa satış işlemlerinin yasaklandığını hatırlatan Işıl, düzenlemenin jeopolitik risklerin arttığı ve piyasalarda volatilitenin yükseldiği bir dönemde devreye alındığına dikkat çekti. Doç. Dr. Işıl’a göre bu adım, piyasalarda satış baskısını artırabilecek mekanizmaları geçici olarak yavaşlatmayı hedefliyor. Açığa satış işlemlerinin yüksek oynaklık dönemlerinde negatif geri besleme etkisi yaratabildiğini belirten Işıl, “Fiyat düşerken teminat baskısı artabilir, zorunlu satışlar devreye girebilir ve bu da düşüşü hızlandırabilir. SPK’nın amacı fiyat hareketlerini ortadan kaldırmak değil, paniğe dönüşebilecek mikro yapı dinamiklerini kısa süreliğine frenlemek.” dedi. Kararın yalnızca klasik açığa satış işlemlerini değil, gün içinde sahip olunmadan satılıp aynı gün kapatılan ve açığa satışa benzeyen işlemleri de kapsadığına işaret eden Işıl, bu tür işlemlerin takibinin yatırım kuruluşlarının sorumluluğunda olduğunun vurgulandığını ifade etti. Kredili işlemlerde esneklik vurgusu Işıl, aynı düzenleme paketi içinde kredili işlemlerde özkaynak oranına ilişkin esneklik sağlandığını da belirtti. Bu adımın sert düşüş anlarında teminat kaynaklı zorunlu satışları azaltmaya yönelik bir tampon işlevi görebileceğini kaydeden Işıl, böylece piyasadaki zincirleme satış riskinin sınırlandırılmasının amaçlandığını dile getirdi. TCMB Adımlarıyla Birlikte Okunmalı Işıl, kararın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son dönemde attığı adımlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. TCMB’nin daha çok kur, likidite ve enflasyon beklentileri kanalını yönetmeye odaklandığını ifade eden Işıl, SPK’nın ise pay piyasasında oynaklığı ve satış ivmesini sınırlamaya dönük bir piyasa düzeni tedbiri aldığını belirtti. “Bir tarafta TL’nin taşıma maliyeti ve döviz piyasası dengesi, diğer tarafta hisse piyasasında güven ve istikrar hedefleniyor” diyen Işıl, düzenleyici kurumların eş zamanlı adımlarının piyasa bütünlüğünü korumaya yönelik olduğunu vurguladı. Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Gökhan Işıl, açığa satış yasağının kısa vadede düşüşü frenleyebileceğini ancak likiditeyi azaltma ve alış-satış farklarını (spread) genişletme riski taşıdığını da dile getirdi. Hedge ihtiyacı bulunan yatırımcıların bir kısmının türev piyasalara yönelebileceğini belirten Işıl, bu tür yasakların genellikle kısa süreli uygulandığını hatırlattı. Işıl, “Bu tür tedbirler genellikle yangın anında piyasanın aşırı tepkisini sınırlamak için devreye alınır” açıklamasını yaptı.

Q Yatırım Bankası'na "tefecilik ve aklama" soruşturması: 9 gözaltı var Haber

Q Yatırım Bankası'na "tefecilik ve aklama" soruşturması: 9 gözaltı var

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) belirlediği oranların üzerinde faizle borç para vererek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla Q Yatırım Bankası'na yönelik "tefecilik ve aklama" soruşturmasında 9 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasına göre, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Q Yatırım Bankası yetkililerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde hareket ederek, TCMB'nin belirlediği faiz oranlarının üzerinde faiz uyguladığı, mali sorun yaşayan şirketlere borç vererek haksız kazanç sağladığı tespit edilen 9 kişi belirlendi. Aynı soruşturma çerçevesinde daha önce banka yetkilisi Ali Ercan, Yasef Mitrani ve Mehmet Aydoğdu hakkında 7 Kasım 2025 tarihinde adli işlem yapıldığı hatırlatılan açıklamada, "Soruşturma derinleştirildikçe, şüpheli Ali Ercan'la ilişkili olduğu belirlenen Serkan Önem, Muzaffer Armağan Saraçoğlu, Cem Ferdi Ordu, Hakkı Çatman, Hacı Mehmet İnce, İbrahim Başgüdücü, Selda Yılmaz, Mehmet Sadi Özekmekçi ve Fatih Soylu hakkında yeni bulgulara ulaşılmıştır" denildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün koordinesinde İstanbul, Ankara, İzmir ve Aydın'da eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildiği ve gözaltı talimatı verilen Önem, Saraçoğlu, Ordu, Çatman, İnce, Başgüdücü, Yılmaz, Özekmekçi ile Fatih Soylu'nun gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, şüphelilerin örgüt içindeki rollerinin ve görevlerinin belirlenmesi, finansal ve dijital kanıtların toplanması, suçtan elde edilen kazançların izlenmesi ve delillerin korunması amacıyla adreslerde arama ve el koyma işlemlerinin sürdüğü vurgulandı. Soruşturmanın mali güvenliğin sağlanması, suç gelirlerinin ekonomik sisteme sızmasının önlenmesi ve örgüt yapısının tamamen çözülmesi amacıyla detaylı ve özenli bir şekilde devam ettiği açıklandı.

ERSİYAD: 2026 asgari ücret artışı işveren destekleriyle değerlendirilmeli Haber

ERSİYAD: 2026 asgari ücret artışı işveren destekleriyle değerlendirilmeli

ERSİYAD Başkanı Bülent Öz, 2026 asgari ücret sürecinde sadece rakam artışının yeterli olmayacağını, işveren desteklerinin de eşlik etmesi gerektiğini vurguladı. Bursa'da 2026 yılı asgari ücret belirleme süreci yaklaşırken, Erzurumlu Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (ERSİYAD) Başkanı Bülent Öz, ekonominin tüm paydaşlarını ilgilendiren sürece dair önemli açıklamalarda bulundu. Öz, asgari ücretin sadece çalışanlar için değil, işverenler ve ülke ekonomisi için de kritik bir konu olduğunu belirtti. Bugün asgari ücretin 22 bin 104 TL seviyesinde olduğunu hatırlatan Öz, son yıllarda artan enflasyon, yüksek kredi maliyetleri ve üretim girdilerindeki keskin artışların özellikle KOBİ’lerin istihdamı sürdürme gücünü zayıflattığını vurguladı. TÜİK ve TCMB verilerine göre; son 12 ayda üretici fiyatları tüketici fiyatlarının üzerinde seyretmiş, enerji ve hammadde maliyetleri yüzde 35–48 artmış, ticari kredi faizleri ise yüzde 36–52 bandına yükselmiş durumda olduğunu anımsatan ERSİYAD'ın 2026 yılı asgari ücret önerilerini ise şöyle sıraladı: "SGK işveren primlerinde 12 ay süreyle yüzde 3–5 oranında destek, KOBİ’ler için düşük faizli ve teminat destekli kredi paketleri, mevcut istihdamı koruyan işletmelere vergi indirimi, yeni istihdam yaratan işletmelerde sigorta primlerinin ilk 6 ay devlet tarafından karşılanması" Asgari ücretin yalnızca çalışanları güçlendiren bir adım olmadığını, üretim ve istihdamın sürdürülebilirliği için işveren destekleriyle birlikte açıklanması gerektiğini belirten Öz, “Güçlü işletme, güçlü üretim; güçlü üretim ise sürdürülebilir istihdam demektir” diyerek, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturduğunu kaydetti. Ücret artışlarının işveren destekleriyle dengelenmesinin hem üretim kapasitesini koruyacağını hem de kayıt dışı istihdamı azaltacağını vurgulayan Başkan Öz, "Asgari ücret, yalnızca maaş artışı değil, üretim zincirinin dengesidir" mesajını verdi.

Fuzul Holding’in Fintech Girişimi Rubikpara, Architecht İşbirliğiyle Tüm Banka Hesaplarını Tek Uygulamada Birleştiriyor Haber

Fuzul Holding’in Fintech Girişimi Rubikpara, Architecht İşbirliğiyle Tüm Banka Hesaplarını Tek Uygulamada Birleştiriyor

Bütünleşik ödeme çözümleri platformu Rubikpara, Fuzul Holding’in finansal teknoloji alanındaki iştiraki olarak, Architecht ile yaptığı stratejik işbirliğiyle lisans genişletme sürecini başlatarak tüm lisanslarının yanına açık bankacılık lisansını da ekliyor. Fuzul Holding’in güçlü finansal altyapısı ve uzun yıllara dayanan deneyimi üzerine kurum içi girişimcilik modeliyle inşa edilen Rubikpara, kullanıcılarının finansal deneyimini bir üst seviyeye taşıyacak açık bankacılık kabiliyetlerini, Architecht’in API yönetim platformu Airapi ile uygulamasına entegre etmeye hazırlanıyor. Bu entegrasyonla birlikte Rubikpara, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 6493 Sayılı Kanunu çerçevesinde Hesap Hizmeti Sağlayıcısı (HHS) ve Yetkili Ödeme Hizmeti Sağlayıcısı (YÖS) olarak faaliyet gösterebilecek. Böylece kullanıcılar, farklı bankalardaki tüm hesaplarını Rubikpara’nın güvenli altyapısı üzerinden tek bir platformda anlık olarak görüntüleyebilecek ve para transferlerini doğrudan uygulama üzerinden başlatabilecek. Bu yeni kabiliyetler, hem bireysel kullanıcılar hem de işletmeler için hesap ve nakit akışı yönetimini kolaylaştırarak önemli bir zaman ve operasyonel verimlilik avantajı sağlayacak. “Açık bankacılık, büyüme yolculuğumuzun merkezinde yer alıyor” Yeni açık bankacılık kabiliyetlerinin doğrudan sahadaki bir ihtiyaca cevap verdiğini vurgulayan Rubikpara Genel Müdürü İsmail Sevinç, “Dijitalleşme, kullanıcılara sayısız seçenek sunarken finansal hayatı da parçalara ayırıyor. Günümüzde kullanıcılar dağınık hesaplarını tek bir yerden, güvenli ve zahmetsiz bir şekilde yönetmek istiyor. Architecht gibi güçlü bir teknoloji ortağıyla yaptığımız bu işbirliğiyle, kullanıcıların finansal dünyasını tek bir çatı altında birleştiriyoruz. 2024 yılını 5,5 milyar TL’lik işlem hacmiyle tamamladık. Bu yılı ise 33 milyar TL ile kapatmayı hedefliyoruz. 2025 yılında yüzde 700 gibi güçlü bir büyüme ivmesi yakaladık. Bu büyüme, hem mevcut üye iş yerlerimizin ihtiyaçlarını hem de 2026’da sunacağımız B2B yeni ürünler ve stratejik iş birliklerimizi şekillendiriyor. Dolayısıyla açık bankacılık, önümüzdeki dönem vizyonumuzda olmazsa olmaz bir yere sahip. Lisans genişletme sürecimizi de bu doğrultuda değerlendiriyoruz.” dedi. İsmail Sevinç, bu adımın Rubikpara’nın teknoloji vizyonundaki yerini ise şu sözlerle açıkladı: “Rubikpara olarak teknolojimizi kendi bünyemizde geliştirmek, hızımızı ve esnekliğimizi belirleyen en önemli unsur. Ayrıca akıllı teknoloji liderliği, her şeyi sıfırdan yazmak değil; doğru zamanda en iyi altyapıları stratejik şekilde kullanabilmektir. Architecht’in güvenli ve kanıtlanmış Airapi platformunu sistemimize entegre ederek, açık bankacılık gibi yüksek regülasyonlu bir alana hızlı ve güvenli bir şekilde adım atıyoruz. Enerjimizi ise bu sağlam temel üzerine inşa edeceğimiz yenilikçi ve güvenli kullanıcı deneyimlerine odaklıyoruz. Fuzul Holding’in güçlü kurumsal yapısı ve finansal güvenilirliğiyle birleşen bu teknolojik adım, Rubikpara’nın sürdürülebilir büyümesinin temelini oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.