SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tasarım

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel Türk cam süsleme sanatını yaşatarak asırların kültürel birikimini özgün tasarımlarla geleceğe taşıyor Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel Türk cam süsleme sanatını yaşatarak asırların kültürel birikimini özgün tasarımlarla geleceğe taşıyor

Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cam Atölyesi’nde, geleneksel Türk cam süsleme sanatıyla eşsiz eserler üretiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ unvanına sahip cam süsleme sanatçıları Sare Ateş ve Aytaç Ateş’in görev yaptığı atölyede, her eser haftalar süren titiz bir çalışmayla tamamlanıyor. Tasarımdan üretime uzanan süreçte kontur çekme, aşındırma, boyama, mineleme ile altın ve platin yaldız uygulamaları gibi geleneksel tekniklerden yararlanılıyor. El işçiliğinin temel unsur olduğu eserlerde, sanatçıların motifleri yorumlayış biçimi ve renk geçişleri, her çalışmayı birbirinden farklı kılıyor. Atölyede üretilen her eser, sanatçının izini yansıttığı ve dünyada tek örneği bulunan özgün bir nitelik taşıyor. GELENEKSEL MOTİFLER CAMDA HAYAT BULUYOR 350’ye yakın farklı tasarım ve uygulamanın hayat bulduğu atölyede; lale, gül, karanfil, sümbül, servi, rumi, hatayi, penç ve bulut gibi geleneksel Türk süsleme motifleri kullanılıyor. Anadolu’nun zengin kültürünü ve Osmanlı saray estetiğini yansıtan motifler, çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak cam sanatına değer katıyor. ÖZGÜN ESERLER SANATSEVERLERLE BULUŞUYOR Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel bir sanat dalını yaşatmanın yanında el emeğiyle hazırlanan nitelikli eserleri daha ulaşılabilir hale getirerek sanatseverlerle buluşturuyor. Büyükşehir bünyesinde üretilen eserler uygun fiyatlarla vatandaşların beğenisine sunuluyor. Bu sayede kültürel mirasın korunmasının yanı sıra üretim ve paylaşım yoluyla yaşatılmasına da katkı sunuluyor. Atölyede görev yapan sanatçı Sare Ateş, Bursa’nın kültürel mirasını cama nakşettiklerini söyledi. Eserlerin desen tasarımından fırınlamaya kadar birçok süreçten geçtiğini belirten Ateş, “Türk cam sanatı, sabır, ustalık ve incelik ister. Bu önemli değerimizi Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yaşatıyor olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

İnegöl'de Bilim Merkezinde devam eden çalışmaları Belediye Başkanı Alper Taban yerinde inceledi Haber

İnegöl'de Bilim Merkezinde devam eden çalışmaları Belediye Başkanı Alper Taban yerinde inceledi

Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji hamlesi çerçevesinde, gençlerin bilimsel bakış açısı kazanması ve İnegöl'deki teknik altyapı gereksinimlerinin karşılanması amacıyla hayata geçirilen Beşinci Mevsim Bilim Merkezi projesinde çalışmalar hızla sürüyor. Çocukların ve gençlerin bilim, araştırma ve teknolojiyle buluşmasını kolaylaştıracak sürdürülebilir bir merkez kurmak adına TÜBİTAK iş birliğiyle yürütülen süreçte, Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi’nin A bloğundaki atölyelerin hazırlık aşamaları devam ediyor. Astronomi ve Uzay Bilimi, Doğa Bilimi, Teknoloji, Tasarım ve Matematik gibi çeşitli branşlarda atölyelerin kurulacağı Beşinci Mevsim Bilim Merkezinde, farklı uzmanlık alanlarına yönelik bölümler de oluşturulacak. Okul öncesinden yükseköğretime kadar her seviyedeki öğrencinin kullanımına açık olacak merkezde, ayrıca Uzay ve Havacılık Sergisi ile Temel Bilgiler Sergisi de yer alacak. BAŞKAN TABAN YERİNDE İNCELEDİ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bilim Merkezi bünyesinde hizmet verecek atölyeleri ziyaret ederek gerçekleştirilen ve planlanan çalışmalar hakkında detaylı bilgi aldı. Başkan Taban’ın öncelik verdiği projenin, öğrencilerin vizyonunu geliştirmesi amaçlanıyor. Gençlerin ve çocukların bilim, teknoloji ve üretim odaklı bir ortamda eğitim alarak geleceğe hazırlanması hedeflenirken; merkezin yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte kapılarını öğrencilere açması bekleniyor.

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Uluslararası Anadolu Motifleri Sempozyumu’nda yerini aldı Haber

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Uluslararası Anadolu Motifleri Sempozyumu’nda yerini aldı

Sempozyumun açılışı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu ile protokol üyelerinin katılımlarıyla, Mersin Üniversitesi Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin yanı sıra Meksika, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, İran ve Litvanya’dan araştırmacı ve sanat uzmanlarının katılım gösterdiği sempozyumda; Anadolu motiflerinin kültürel miras açısından taşıdığı değer, farklı disiplinlerde ele alınarak değerlendirildi. Sempozyum kapsamında kültürel mirasın korunması, sürdürülebilir tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanması ve gelecek kuşaklara aktarılması konuları öne çıktı. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Nilüfer Karakoç ve Enstitü AR-GE Bölümü temsilcilerinin katılım sağladığı etkinlikte, kurum adına üç bilimsel bildiri sunuldu. Elif Burcu Ulun ve Özge Erden Güner tarafından hazırlanan “Anadolu Destan ve Halk Hikâyelerinde Aile ve Evlilik Motiflerinde Türk Kültürünün İzleri” başlıklı bildiri ile Türk kültürüne ait geleneksel motiflerin halk anlatılarındaki yansımaları ele alındı. Ümmühan Bayka’nın “Anadolu Sanatında Birlik ve Beraberlik Motifleri: Bursa Olgunlaşma Enstitüsünde Yemek Takımı Tasarımları” başlıklı çalışmasında ise birlik ve beraberlik kavramlarının geleneksel sanat anlayışı içerisindeki yeri değerlendirildi. Özge Erden Güner ve Elif Burcu Ulun tarafından sunulan “Türklerde Güç, Kuvvet ve İktidar Motiflerinin Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya Yolculuğu” başlıklı bildiride ise Türk kültür tarihinde önemli yere sahip motiflerin tarihsel süreç içerisindeki dönüşümü incelendi. Etkinlik kapsamında ayrıca, Türkiye genelindeki 30 Olgunlaşma Enstitüsünün katkılarıyla hazırlanan “Anadolu Motifleri Sergisi” sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü’nün çalışmalarının da yer aldığı sergi katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Sempozyum, Anadolu’nun zengin kültürel mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasına katkı sunarken; geleneksel motiflerin çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden ele alınmasına yönelik önemli bir akademik ve sanatsal platform oluşturdu.

HUAWEI WATCH FIT 5 serisi.... Giyilebilir teknolojide modern şıklığı yeniden tanımlıyor Haber

HUAWEI WATCH FIT 5 serisi.... Giyilebilir teknolojide modern şıklığı yeniden tanımlıyor

Huawei'nin kare tasarımlı akıllı saat kategorisinin öne çıkan modeli olan HUAWEI WATCH FIT Serisi, ilk günden bu yana markanın moda, inovasyon ve zarif tasarım anlayışını yansıtan güçlü serilerinden biri oldu. Konforlu kullanımını dinamik ve modern bir estetikle birleştirenbu seri, özellikle genç kitleler arasında hem güvenilir bir sağlık asistanı hem de kişisel tarzı ifade etmenin çok yönlü bir aracı olarak öne çıkıyor. 2026 yılında HUAWEI WATCH FIT Serisi, yenilenen renk seçenekleri ve daha detaylı işçiliğiyle giyilebilir teknolojinin sınırlarını bir adım daha ileri taşıyor. HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi, ikonik kare tasarımını yeni renk seçenekleri, daha kaliteli malzemeler ve bilekte daha konforlu bir kullanım sunuyor. Bu yenilikler, bilekte daha rahat nefes alabilen bir kullanım sunarken, çeşitli senaryolarda kullanıcıların şık kombin tercihlerine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor ve aynı zamanda enerjik bir yaşam tarzını yansıtıyor. Cilt dostu ve konfor odaklı kayış seçenekleri sayesinde gün boyu rahat bir kullanım sunarken, açık hava aktivitelerinde de kullanıcıya daha fazla özgürlük sağlıyor. HUAWEI WATCH FIT 5 Pro, golf, patika koşusu ve bisiklet sporlarını destekleyecek şekilde tasarlanmış olup, serinin hem günlük kullanım hem de profesyonel sporlar için kullanım kolaylığını daha da artırmaktadır. Bu serinin en önemli noktası ise, cihazın gövdesinin çığır açan bir şekilde yeniden tasarlanmasıoldu. HUAWEI WATCH FIT 5, ince ve hafif yapıya öncelik vermeye devam ederek son derece konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor. Bununla birlikte HUAWEI WATCH FIT 5 Pro, üstün çizilme ve aşınma direnci sağlayan geliştirilmiş malzeme ile sınırları daha da zorluyor. Her detayı özenle işlenen seri, bilekte yalnızca teknolojik bir cihaz değil, rafine dokusu ve premium hissiyle şık bir tasarım objesi olarak da öne çıkıyor. HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi, ekran deneyimini de bir üst seviyeye taşıyor.Ultra ince çerçeve tasarımıyla ekran genişliğini en üst düzeye çıkararak sürükleyici bir görüntüleme deneyimi sunar. Yeni nesil bir ekranla donatılan Watch Fit 5 Pro sürümü, en yüksek parlaklıkta önemli bir artışa imza atıyor ve bu da onu güneş ışığı altında ve açık hava etkinlikleri sırasında kullanım için ideal hale getiriyor. Her yaşam tarzına uyum sağlamak amacıyla HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi, özel tasarımlar, kişiselleştirilebilir seçenekler ve tematik koleksiyonlar dahil olmak üzere kapsamlı bir özelleştirilebilir saat kadranı yelpazesi sunuyor. Bu çeşitlilik, kullanıcıların günlük aktivitelerden yoğun antrenmanlara kadar her senaryo için mükemmel uyumu bulabilmelerini sağlıyor. Zamansız tasarımı, canlı renkleri, kaliteli malzemeleri ve yenilikçi detaylarıyla, HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi giyilebilir teknolojinin sınırlarını yeniden tanımlıyor. Huawei, 7 Mayıs'ta Tayland'ın başkenti Bangkok'taki Queen Sirikit Ulusal Kongre Merkezi'nde düzenleyeceği Yenilikçi Ürün Lansmanı'nda kullanıcıları giyilebilir teknolojinin geleceğini yakından keşfetmeye davet ediyor. Gelişmeleri takip edin ve HUAWEI WATCH FIT 5 Serisi ile benzersiz deneyime hazır olun.

Samsung'a Edison Awards 2026’da Dört Ödül Birden Haber

Samsung'a Edison Awards 2026’da Dört Ödül Birden

Samsung Electronics, ABD’nin Florida eyaletinde 15-16 Nisan tarihlerinde düzenlenen prestijli Edison Awards 2026’da iki altın ve iki gümüş ödül kazandığını duyurdu. Samsung’un ödüle layık görülen çözümleri arasında Smart Modular House (Akıllı Modüler Ev), Vision AI Companion, Spatial Signage ve Bespoke AI Laundry Combo yer aldı. Bu ürünler, ileri teknolojiye dayalı inovatif özellikleriyle öne çıktı. Samsung Electronics Cihaz Deneyimi (DX) Bölümü Başkanı ve Baş Tasarım Sorumlusu (CDO) Mauro Porcini, konuyla ilgili şunları söyledi: “Tasarım; iş, teknoloji ve insanın kesişim noktasında yer alır. Bizim rolümüz, insanları derinlemesine anlamak ve onların ihtiyaçlarını, hayallerini ve duygularını anlamlı deneyimlere dönüştürmektir. İnsanların hayatını gerçekten zenginleştiren inovasyonları hayata geçirme vizyonuyla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” 1987 yılında Amerikan Pazarlama Derneği tarafından kurulan ve adını mucit Thomas Edison’dan alan Edison Awards, ürün ve hizmet geliştirme, pazarlama ve insan odaklı tasarım alanlarında mükemmelliği ödüllendiriyor. Kazananlar; sektör profesyonelleri, bilim insanları ve akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından, yenilikçilik kriterlerine göre belirleniyor. Bu yıl ödüller 14 farklı kategoride altın, gümüş ve bronz seviyelerinde verildi. Altın Ödül kazanan inovasyonlar Smart Modular House- Akıllı Modüler Ev: Yapay zekâ tabanlı mimari çözümlerle geliştirilen bu konsept, yaşam alanlarının kullanıcıların hayatına uyum sağlayacak şekilde dinamik olarak adapte olmasını mümkün kılıyor. Gelişmiş AI teknolojisi sayesinde ortam, cihazlar ve kullanıcılar entegre şekilde çalışarak iç mekân yönetimi, cihaz durumu ve enerji kullanımını optimize ediyor. Böylece daha erişilebilir ve akıllı bir yaşam deneyimi sunuluyor. Vision AI Companion (VAC): Televizyon deneyimini yeniden tanımlayan bu çözüm, üretken yapay zekâ tabanlı etkileşimlerle kullanıcıların içerikle daha doğal ve sezgisel şekilde iletişim kurmasını sağlıyor. Kullanıcılar içerik hakkında sorular sorabiliyor, ek bilgilere ulaşabiliyor veya sesli komutlarla kontrol sağlayabiliyor. Karmaşık menü ve kumanda kullanımını ortadan kaldıran VAC, daha akıcı bir izleme deneyimi sunuyor.

World Wide Seller ile Türkiye'de Bir İlk Haber

World Wide Seller ile Türkiye'de Bir İlk

Türkiye'nin ilk online showroom'u olarak ABD'de Türk markalarını uluslararası lüks perakende ağlarıyla buluşturan WorldWideSeller, sektörde tarihi bir adım attı. Şirket, dünyanın en seçkin satış alanlarından biri olarak kabul edilen museum retail kanalını ilk kez Türk markalarına açmayı başardı. Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilen sunumların ardından, sanat ve tasarım odaklı Türk markalarının koleksiyonları; The Metropolitan Museum of Art, Museum of Modern Art (MoMA) ve Smithsonian Institution satış mağazalarında ve bu kurumların Amerika Birleşik Devletleri genelinde faaliyet gösteren online satış kanallarında konumlandırılmaya başlandı. Sanat ile Ticaretin Kesişiminde Yeni Bir Pazar Müze perakendesi, dünya genelinde sanat severlerin, koleksiyonerlerin ve tasarım meraklılarının buluşma noktası olarak biliniyor. Yüksek ziyaretçi hacmi, küratöryel itibar ve uluslararası görünürlük sağlayan bu kanal, marka konumlandırması açısından geleneksel perakendenin ötesinde stratejik bir alan sunuyor. WorldWideSeller, hayata geçirdiği bu programla Türk markalarını yalnızca bir satış noktasına değil, küresel kültürün şekillendiği kurumlara taşıdı. Markaların ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye doğrudan ulaşma imkânı buldu. Hangi Kategorileri Kapsıyor? Program; sanat eseri, tasarım objesi, ev dekorasyonu, mücevher, aksesuar, hediyelik ürünler, kitap ve özgün koleksiyon parçaları üreten markaları kapsıyor. Değerlendirmeler, ürünlerin estetik kimliği, üretim kalitesi ve kültürel anlatısı üzerinden gerçekleştirildi. Yeni Dönem Başvuruları İçin Süreç Devam Ediyor İlk sunum dönemi tamamlanmış olsa da, WorldWideSeller'ın müze perakendesi programı yeni başvurulara açık kalmaya devam ediyor. Bir sonraki değerlendirme dönemine dahil olmak isteyen markalar, şirketle doğrudan iletişime geçebilir.

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi Haber

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi

Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından Molla Yegan’ın ders verdiği 6 asırlık tarihi medrese, Yıldırım Belediyesi’nin dokunuşuyla yeniden ilim merkezine dönüştü. Yıldırım Belediyesi’nin aslına sadık kalarak ayağa kaldırdığı Molla Yegan Medresesi, 2023 yılından itibaren Molla Yegan Çocuk Üniversitesi olarak hizmet veriyor. 6-12 yaş arası çocukların tarihle iç içe, eğlenerek öğrendiği, keşfederek geliştiği mekanda; atölyelerden bilimsel deneylere, kültürel etkinliklerden sanatsal çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eğitimler veriliyor. ON BİNLERCE ÇOCUĞU AĞIRLADI Geleceğin bilim insanlarını, sanatçılarını, düşünürlerini yetiştirmek ve çocukların ufkunu geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; sanat- tasarım ve inovasyon atölyeleri, bilim-uzay ve astronomi keşif atölyeleri, iletişim-sosyal gelişim ve yaşam becerileri atölyeleri, robotik- yapay zeka ve mühendislik teknolojileri atölyeleri ve anne çocuk atölyeleri bulunuyor. Açıldığı günden bu yana kaşif ruhlu çocukların buluşma mekanı olan Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; 10 bin 300 çocuk atölyelere katılım sağladı. 52 okuldan bin sınıfın ziyaret ettiği eğitim yuvası, 25 bin öğrenciyi de bilim-uzay ve astronomi atölyesiyle buluşturdu. ‘ÖZEL BİR EĞİTİM YUVASI’ Çocukların geleceğine katkı sunacak projelere büyük önem verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda tarihimizle geleceğimiz arasında kurduğumuz güçlü bir köprüdür. Bu tarihi mekanda çocuklarımız, ecdadın ilim mirasıyla aynı çatı altında bilimle, sanatla ve teknolojiyle iç içe yetişiyor. Bu yönüyle Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, hem kimliğimizi ve kültürümüzü yaşatan hem de çocuklarımızı geleceğin dünyasına hazırlayan çok özel bir eğitim yuvasıdır. Burada yetişen her bir evladımızın, geçmişinden aldığı ilhamla geleceğe yön veren bireyler olacağına yürekten inanıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak çocuklarımızın potansiyelini ortaya çıkaracak, onları hem tarihine bağlı hem de çağın gerekliliklerine hakim bireyler olarak yetiştirecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Philips Sound 100. Yılını İkonik Tasarımlar ve Modern Ses Teknolojileriyle Taçlandırıyor Haber

Philips Sound 100. Yılını İkonik Tasarımlar ve Modern Ses Teknolojileriyle Taçlandırıyor

Geçmişin ikonik tasarımlarını modernize eden Moving Sound serisinin dönüşünden, Retro Range serisinin genişlemesine; yapay zeka destekli Soundbar ailesinden, her türlü maceraya hazır TAR3500 acil durum radyosuna kadar geniş bir portföy ses tutkunlarıyla buluşuyor Philips Sound, 100 yıllık ses mirasını yeni ürün ailesiyle kutluyor. Markanın Century Campaign kapsamında duyurduğu yeni ürünler; evde, dışarıda, hareket halinde ve beklenmedik anlarda kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yanıt veren kapsamlı bir ses ekosistemi sunuyor. Retro ilhamlı ürünlerden taşınabilir hoparlörlere, yeni soundbar modellerinden çok amaçlı acil durum radyosuna kadar uzanan seri, Philips Sound’un tasarım, performans ve kullanım kolaylığı yaklaşımını daha geniş bir ürün dünyasında bir araya getiriyor. Retro Range: Geçmişin karakteri, bugünün performansı Philips Sound’un Retro Range ailesi, markanın tasarım hafızasını güncel performans beklentileriyle buluşturuyor. 1950’lerin ikonik Philips radyolarından ilham alan The Janet XL, daha büyük formu, 40W gücü, 20 radyo hafızası, 18 saate varan pil ömrü, Auracast destekli Bluetooth bağlantısı ve IPX5 dayanıklılığıyla hem ev içinde hem açık havada güçlü bir kullanım deneyimi sunuyor. V2500C ve V2500F olmak üzere iki farklı versiyonla gelen ürün, nostaljik görünümü güncel işlevsellikle bir araya getiriyor. Retro Range’in bir diğer dikkat çekici yeniliği ise The Stevie Pro. Markanın 2025’te tanıttığı The Stevie modelinin daha gelişmiş versiyonu olarak konumlanan ürün; yükseltilmiş hoparlör sistemi, geliştirilmiş alüminyum tabla ve tone arm yapısı, Bluetooth in/out ve Auracast bağlantı seçenekleriyle vinil deneyimini daha rafine hale getiriyor. Böylece Philips Sound, analog müzik keyfini modern yaşam alanlarına ve çoklu kullanım senaryolarına uygun biçimde yeniden tanımlıyor. Moving Sound geri dönüyor Philips Sound’un 1980’lerin cesur, renkli ve karakter sahibi tasarım anlayışını günümüze taşıyan Moving Sound serisi de markanın 100. yıl kutlamalarının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde tüketiciyle buluşacak seri; iki taşınabilir hoparlör ve iki kulaklık modelinden oluşuyor. Sarı ve siyah renk seçenekleriyle, neon pembe detaylar taşıyan bu seri; yalnızca ses performansına değil, stil ve kişiliğe de odaklanıyor. Seride yer alan MS80 The Tube ve MS60 The Roller, taşınabilir hoparlör kategorisinde güçlü ses, Bluetooth 6.0, USB audio playback, Auracast desteği, 24 saate varan pil ömrü, powerbank işlevi ve IP67 dayanıklılık gibi özelliklerle dikkat çekiyor. MS3 The Buds modeli ANC, Spatial Audio ve 42 saate varan kullanım süresiyle gerçek kablosuz deneyimini Moving Sound evrenine taşırken; MS1 The Ringo Duo ise hafif formu, kablolu ve kablosuz kullanım seçeneğiyle serinin nostaljik ruhunu günlük kullanıma uyarlıyor. Ev eğlencesinde yeni soundbar serisi Philips Sound, ev eğlencesi tarafında ise yeni B8301, B5601 ve B5201 soundbar modelleriyle farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap eden üçlü bir seri sunuyor. Haziran ayında lanse edilecek bu modeller, güçlü teknik özellikleri ve premium Avrupa tasarımıyla ev sineması deneyimini daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hale getirmeyi hedefliyor. Serinin üst modeli B8301, 3.1.2 kanal yapısı, Dolby Atmos ve DTS:X desteği, 190W RMS güç çıkışı ve kablosuz subwoofer’ı ile daha kapsayıcı bir surround deneyim sunuyor. B5601, daha kompakt alanlar için tasarlanmış 2.1 sistem yapısıyla güçlü bir performans sunarken; B5201 ise kompakt gövdesinde günlük TV izleme deneyimini belirgin biçimde iyileştiren pratik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Üç modelde de bulunan AI destekli Intellisound Engine, içerik türüne göre ses profilini optimize ederken; EasyLink+ 3.0 ve Philips Entertainment App entegrasyonu kullanıcı deneyimini daha sezgisel hale getiriyor. Maceraya ve Acil Durumlara Hazır: TAR3500 Yeni ürün ailesinin en işlevsel üyelerinden biri olan Philips TAR3500, markanın ses teknolojilerini yalnızca eğlence ekseninde değil, hazırlık ve güven odağında da yeniden yorumladığını gösteriyor. Dijital AM/FM radyo, 60 saate varan pil ömrü, USB-A powerbank özelliği, güneş paneli ve hand-crank şarj seçenekleri, IP55 dayanıklılık, fener, okuma ışığı ve SOS sireni gibi özellikleriyle ürün; doğa tutkunlarından kampçılara, evde acil durum hazırlığı yapan kullanıcılardan mobil yaşam tarzını benimseyenlere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. TAR3500 aynı zamanda Philips Sound’un kullanım kolaylığına verdiği önemi de yansıtıyor. Dijital tuning, 20 FM ve 20 AM hafıza seçeneği, kolay kontrol yapısı ve güçlü anteniyle ürün, bağlantının kesildiği anlarda dahi bilgiye erişimi sürdürmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle TAR3500, hem açık hava kullanımı hem de ev tipi hazırlık setleri için güncel ve işlevsel bir çözüm olarak konumlanıyor. Sürdürülebilirlik ürünlerin ortak paydası Philips Sound’un yeni ürün gamında sürdürülebilirlik de önemli bir tasarım prensibi olarak öne çıkıyor. Değiştirilebilir piller, geri dönüştürülmüş plastik kullanımı, çıkarılabilir parça tasarımları ve FSC sertifikalı, plastik içermeyen ambalaj tercihleri; markanın çevresel sorumluluğu ürün geliştirme yaklaşımına entegre ettiğini gösteriyor. Böylece Philips Sound, 100 yıllık ses mirasını yalnızca yeni teknolojilerle değil, daha sorumlu tasarım tercihleriyle de geleceğe taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.