SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tasarım

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması Haber

Galaxy S26 Ultra ve iPhone 17 Pro Max'in karşılaştırılması

Samsung, 25 Şubat 2026'daki Unpacked etkinliğinde Galaxy S26 Ultra'yı resmen tanıttı ve şirketin en yeni üst düzey cihazının lansmanını gerçekleştirdi. Bu amiral gemisi model, kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlayan birçok önemli yükseltme içeriyor. S26 Ultra, selefiyle birçok benzerliği korusa da, asıl soru Apple'ın en üst düzey ürünü olan iPhone 17 Pro Max ile rekabet edebilecek mi? Ekran ve tasarım Galaxy S26 Ultra, 3120 x 1440 piksel çözünürlüğe ve 120 Hz dinamik yenileme hızına sahip 6,9 inç AMOLED ekrana sahip. Cihaz, selefine benzer şekilde, yansımaları ve parlamayı azaltan Corning Gorilla Armor 2 ile korunmaktadır. Bu yılki S26 Ultra'nın en dikkat çekici özelliği, yepyeni Gizlilik Ekranı. Samsung bu özelliği piksel düzeyinde geliştirdi; geniş açılı aydınlatılmış pikseller, dar açılı aydınlatılmış piksellerle dönüşümlü olarak kullanılıyor. Etkinleştirildiğinde, dar pikseller 90 derecelik bir açıyla aydınlanarak yakındaki kişilerin içeriğe göz atma olasılığını en aza indiriyor. Kullanıcılar, özelliğin otomatik olarak etkinleştirilmesi için belirli uygulamaları veya zaman dilimlerini seçebilirler; iki mod mevcuttur: Kısmi Ekran Gizliliği ve Maksimum Gizlilik Koruması. Maksimum modda, gizliliği artırmak için parlaklık daha da azaltılır. Bu arada, iPhone 17 Pro Max de 6,9 ​​inçlik bir OLED ekrana sahip, ancak çözünürlüğü yalnızca 2.868 x 1.320 piksel ve 120 Hz uyarlanabilir yenileme hızıyla daha düşük bir performans sunuyor. Apple, yansımaları azaltan Ceramic Shield 2 teknolojisini ekranlarına entegre etmiş olsa da, parlamayı önleme ve ekran güvenliği açısından Samsung'un çözümü hala daha üstün kabul ediliyor. Tasarım açısından Galaxy S26 Ultra, 7,9 mm kalınlığında ve 214 gram ağırlığında olup, 8,5 mm kalınlığında ve 233 gram ağırlığındaki iPhone 17 Pro Max'ten daha hafif ve şıktır. Elde tutulduğunda ise iPhone daha sağlam ve güvenli bir his veriyor. Her iki ürün de IP68 toz ve su geçirmezlik özelliğine sahiptir. Performans ve Yapay Zeka Gizlilik Ekranı etkinleştirildiğinde, Galaxy S26 Ultra'nın ekranı her açıdan bakıldığında neredeyse tamamen siyah olur. (Resim: CNET) Samsung Galaxy S26 Ultra, Qualcomm Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemci, 16 GB'a kadar RAM ve 1 TB'a kadar dahili depolama ile donatılmıştır. Özellikle, Samsung, zorlu görevleri yerine getirirken performansı artırmak için buhar odası soğutma sistemini yeniden tasarlamıştır; bu özellik genellikle oyun cihazlarında bulunur. Bu arada, Apple'ın iPhone 17 Pro Max modeli, geçen yılın A18 Pro çipinden daha hızlı olan en yeni A19 Pro çipini kullanıyor. Bu çip, yapay zeka işlem yeteneklerini optimize eden yeni nöral hızlandırıcıları entegre ediyor. iPhone 17 Pro Max, 256 GB'tan 2 TB'a kadar çeşitli depolama seçenekleriyle geliyor ve bu da şu anda akıllı telefonlarda bulunan en yüksek depolama kapasitesi anlamına geliyor. Samsung ayrıca Bixby sanal asistanını da geliştirerek daha konuşkan ve bağlamsal olarak daha duyarlı hale getirdi. Bixby, Google'ın Gemini'si ile birlikte çalışarak Uber çağırmak gibi görevleri yerine getirebiliyor, ancak henüz otomatik ödeme yapamıyor. Apple bu yıl Siri'nin daha akıllı bir versiyonunu da hazırlıyor, ancak A19 Pro çipi, optimize edilmiş donanım-yazılım mimarisi sayesinde yapay zeka işlem verimliliğinde şimdiden bir avantaj gösterdi. Pil açısından bakıldığında, Galaxy S26 Ultra 60W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000 mAh'lik bir pile sahipken, iPhone 17 Pro Max 5.088 mAh'lik bir pile sahip ve 40W'lık bir şarj cihazıyla %0'dan %69'a kadar şarj olabiliyor. CNET tarafından 2025 yılında piyasaya sürülecek 35 telefon modeli üzerinde yapılan son pil testlerinde, iPhone 17 Pro Max pil ömründe liderliği ele geçirdi; bu da pil ömrüne önem veren kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Kamera Samsung, kullanıcılar Siri güncellemesini beklemeye devam ederken Bixby'yi güncelledi. (Resim: CNET) Galaxy S26 Ultra, önceki modelle aynı dörtlü kamera kurulumunu koruyor ancak diyafram açıklığı iyileştirilmiş durumda. Özellikle, f/1.4 diyafram açıklığına sahip (f/1.7'den genişletilmiş) 200MP ana kamera, f/2.9 diyafram açıklığına sahip 50MP 5x telefoto kamera, f/2.4 diyafram açıklığına sahip 10MP 3x telefoto kamera ve f/1.9 diyafram açıklığına sahip 50MP ultra geniş açılı kamera bulunuyor. Ön kamera ise 85 derecelik geniş açılı görüşe sahip 12MP'lik bir kamera. Bu arada, iPhone 17 Pro Max, standart, ultra geniş ve 4x telefoto lens içeren üçlü 48MP kamera sistemiyle donatılmış olup, 8x zoom'da video kaydı için görüntü sabitleme özelliğine sahiptir. En dikkat çekici özellik ise, telefonu döndürmeye gerek kalmadan otomatik olarak dikey ve yatay modlar arasında geçiş yapan ve daha esnek ve yaratıcı bir deneyim sunan, Dinamik Ada'nın yanına yerleştirilmiş yeni tasarlanmış ön kameradır. Samsung ayrıca selfie görüntü kalitesini iyileştirmek için "AI ISP" teknolojisini de tanıttı, ancak Apple'ın görüntü işleme ve optimizasyon yeteneklerini aşmak önemli bir zorluk olacak. Galaxy S26 Ultra için 36,99 milyon VND ve iPhone 17 Pro Max için 37,59 milyon VND'lik başlangıç ​​fiyatlarıyla, her iki ürün de önemli yatırımları temsil ediyor. Samsung, öncü ekran teknolojisi, benzersiz ekran güvenlik özellikleri ve çeşitli odak uzaklığına sahip kamera sistemiyle öne çıkıyor. Öte yandan Apple, optimize edilmiş performans, mükemmel pil ömrü ve çığır açan ön kamera deneyimiyle puan topluyor. Bu iki dev arasındaki rekabet sadece teknik özelliklerin karşılaştırılmasıyla sınırlı değil, aynı zamanda ekosistemlerindeki ve ürün geliştirme felsefelerindeki farklılıkları da yansıtıyor. Nihai seçim, kullanıcıların Android'in esnekliğine ve özelleştirilebilirliğine mi yoksa iOS'un senkronizasyonuna ve derin optimizasyonuna mı öncelik vereceğine bağlı olacaktır. Kaynak: CNET

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında Haber

Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında

Türkiye’nin tekstil başkenti Bursa, sektörde yaşanan zorluklardan ihracatla çıkış yolu arıyor. Sektör temsilcileri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ihracat odaklı çalışmaları kapsamında KFA Fuarcılık organizasyonuyla Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen, Première Vision ve Texworld fuarlarına katıldı. Tekstil ve moda endüstrisinin geleceğine yön veren Première Vision Paris Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Kumaş, iplik, deri, tasarım ve aksesuar alanlarında faaliyet gösteren üreticilerin yer aldığı fuarda, sektöre yön veren yeni trendler ve üretim yaklaşımları öne çıktı. Yaklaşık bin 300 firmanın stant açtığı fuarda, 200 Türk firması yer aldı. Première Vision Fuarı’na Bursa’dan 54 firma stant açarak katıldı. Fuarda yer alan Bursalı firmalar, yenilikçi koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturma imkânı yakaladı. Bu yıl ustalık, zanaatkârlık geleneği ve yaratıcı üretim kültürünü küresel tasarım ve inovasyon anlayışıyla bir araya getiren fuar, farklı coğrafyaların bilgi birikimi ve üretim becerilerini görünür kılarken, firmalara yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme açısından önemli fırsatlar sundu. TEXWORLD’DE BURSA FİRMALARI İHRACAT İÇİN MASADAYDI Dünya tekstil tedarik zincirinin önemli platformlarından biri olan Texworld Paris Fuarı da sektörün yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 35’ten fazla ülkeden yaklaşık bin 300 katılımcının yer aldığı fuarda Çin, Hindistan, Kore, Tayvan, Bangladeş ve Pakistan gibi küresel üretim merkezlerinin yanı sıra Kamboçya, Vietnam, Ruanda, Mısır ve Myanmar gibi gelişmekte olan tedarik merkezleri de yer aldı. Türkiye’den 54, Bursa’dan ise 17 firma fuarda stant açarak ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sundu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ve BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, her iki fuarı da ziyaret ederek, stant açan Bursa firmalarıyla bir araya geldi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, tekstil sektöründe zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, Bursa iş dünyasının tüm olumsuzluklara rağmen üretim ve ihracat iştahını koruduğunu söyledi. Bu süreçten güçlenerek çıkmak için fuar katılımlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uğur, Türk ihracatçıların uzun yıllara dayanan mücadelesiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere dünya genelinde önemli pazarlara erişim sağladığını ifade etti. Elde edilen bu kazanımların korunması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Uğur, Paris’te düzenlenen fuarın dünyanın en önemli sektörel buluşmaları arasında yer aldığını kaydetti. BTSO olarak KFA Fuarcılık organizasyonuyla firmaların bu önemli fuara katıldıklarını belirten Uğur, ihracat yolculuklarında firmaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi. BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ise BTSO liderliğinde yürütülen çalışmaların firmalara yeni iş birliği fırsatları sunduğunu belirtti. Bayram Uçkun, “Sektörümüz adına küresel ölçekteki yenilikleri yakından görmek ve yeni ticaret köprüleri kurmak açısından önemli bir fuarı yerinde inceleme fırsatı bulduk. BTSO Yönetim Kurulumuza sektörümüze sundukları destekler için şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. KFA Fuarcılık’ın yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarla üretici için ihracat ortamı hazırladığını vurgulayan Akdem Tekstil İhracat Yöneticisi Bilal Yüksel da fuar organizasyonlarının ihracat açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu fuar, birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ve bizim özel olarak hazırlandığımız bir fuar. Bu fuarda yedinci yılımız ve bu sürenin tamamında KFA Fuarcılık ile birlikte yer aldık. Kısa süre önce yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla Londra’daydık. Bu organizasyonlar firmalarımız için önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Bursa Yıldırım'da tarih ortak akılla ayağa kalkacak Haber

Bursa Yıldırım'da tarih ortak akılla ayağa kalkacak

Bursa'da Yıldırım Belediyesi’nin, ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Canlandırma Projesi’ kapsamında başlattığı ‘Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’ tamamlandı. Ödüle layık görülen projelerin sergisi, ödül töreni ve kolokyumu Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. BURSA (İGFA) - Yıldırım Belediyesi; tarihi, mimarisi, kültürel dokusu ve dini mekanlarıyla Türkiye’nin en önemli turizm güzergahlarından biri olan, Setbaşı, Yeşil, Emirsultan hattını hak ettiği değere kavuşturmak için ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’ düzenlemişti. Yıldırım Belediyesi öncülüğünde, Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi ve Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi işbirliğiyle düzenlenen yarışmanın sonuçları geçtiğimiz ay açıklanmıştı. Yarışmaya başvuran projeleri titizlikle değerlendiren jüri; toplam 11 eseri ödüle layık bulmuştu. Yarışma sürecinin tamamlanmasının ardından, ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması Kolokyum, Sergi ve Ödül Töreni’ gerçekleştirildi. Bursa Akademik Odalar Birliği Ortak Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen törene; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi Başkanı Cenk Köklü, Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi Başkanı Zehra Çakır, AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Muhammed Ali Kaya, AK Parti Yıldırım İlçe Başkan Vekili Kadir Batmaz, akademisyenler, meslek odalarının temsilci ve üyeleri ile basın mensupları katıldı. ‘İHYA ETMEK İÇİN YOLA ÇIKTIK’ ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması Kolokyum, Sergi ve Ödül Töreni’nin’ açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümünde tarihi bir projeyi hayata geçirdikleri için mutlu ve gururlu olduklarını belirtti. Bursa deyince akla Yeşil ve Emir Sultan geldiğini vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bu bölge tarihi ve kültürel açıdan çok zengin, değerli. İşte biz bu değerli bölgeyi ihya etmek için yola çıktık. Bu tarihi aksta bugüne kadar restorasyon çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri, trafik düzenlemeleri gibi önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Ancak biz şehre bütüncül bir pencereden bakarak bu kapsamlı çalışmayı başlattık. Bölgeyi bir bütün olarak ele alıyoruz” ifadelerini kullandı. ‘ORTAK AKILLA HAREKET ETTİK’ Ortak akıl vurgusu yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Birlik, beraberlik işin besmelesidir. Biz her zaman istişareye önem verdik. Bu projede de ‘biz yaptık oldu’ mantığıyla değil, ortak akılla hareket etmek istedik. Önce bölge sakinleriye görüştük, onları dinledik. Beklentilerini, sorunlarını, fikirlerini ve bölgeyle ilgili hatıralarını dinledik. Muhtarlarımızla görüştük. Kıymetli hocalarımızla bir araya geldik, bölgeyi gezdik, inceledik. Akademik odalarımızla toplantılar yaptık. Turizm sektörünün temsilcileriyle görüştük. Daha sonra da, çözüm bulunması gereken sorunları listeledik. Tüm bu çalışmaların ardından ise kent tasarım ekiplerinin bize yol göstermesini istedik ve ulusal çaptaki yarışmamızı başlattık. Ortak aklın bizi daima doğruya götüreceğine inanıyoruz” diye konuştu. 42 PROJE SUNULDU Yarışma sürecinin de yine ortak akıl ve dayanışma ile gerçekleştirildiğini belirten Başkan Yılmaz; “Yarışma sürecini yönetirken, güçlü bir jüri ve danışma kurulu kadrosuyla hareket ettik. Yarışma sonucunda da gördük ki, Bursa’ya olan ilgi gerçekten çok büyük. Geniş bir alanı kapsamasına rağmen tam 42 farklı kentsel tasarım projesi yarışmaya sunuldu. Alın terini ortaya koyarak fikir ve projelerini bizimle paylaşan tüm ekiplere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yarışma bir uygulama yarışması değil, bir vizyon ve yaklaşım arayışıdır. Buradan elde ettiğimiz birikim; Bakanlığımız ile istişare edeceğimiz, hemşehrilerimizle yeniden konuşacağımız bir sürecin başlangıcıdır. Nitekim Hanlar Bölgesi’nde olduğu gibi, bu aksında Bakanlığımızın destek ve himayelerinde hayata geçeceğine inancımız tamdır. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında; kadim kimliğimizi daha güçlü bir şekilde öne çıkaracak, Yeşil- Emirsultan aksında manevi iklimi daha da güçlendirecek bu sürecin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise yaptığı konuşmada; ‘Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Canlandırma Projesi’nin Yıldırım’a ve Bursa’ya değer katacağını belirtip, Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Proje paydaşlarından Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin Başkanı Şirin Rodoplu, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi’nin Başkanı Cenk Köklü ve Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi’nin Başkanı Zehra Çakır da, yarışma süreci ve detayları ile ilgili bilgi verip, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür ettiler. Konuşmaların ardından, ödüle layık görülen projelerin hazırlayıcı ekipleri sahneye davet edilerek plaketleri takdim edildi. Ödül töreninin ardından ise Dr. Murat Sönmez’in moderatörlüğünde; yarışma jüri başkanı ve ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Abdi Güzel, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, Yüksek Şehir Plancısı Can Kubin, İTÜ Öğretim Üyesi Mimar ve Şehir Plancısı Prof. Dr. Handan Türkoğlu, Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Sayan Atanur ve Mimar Aslı Özbay’ın katılımıyla kolokyum gerçekleştirildi.

Hilton, Türkiye’de Lifestyle Otel Portföyünü Büyütüyor Haber

Hilton, Türkiye’de Lifestyle Otel Portföyünü Büyütüyor

Hilton, Canopy by Hilton markasını İstanbul ve İzmir’de açacağı iki yeni tesisle Türkiye pazarına sunuyor. Bu açılışlar, markanın ülkedeki lifestyle kategorisindeki hızlı büyümesini güçlendiriyor. Hilton (NYSE: HLT), Canopy by Hilton markasını bu ay İstanbul ve İzmir’de açılacak iki yeni otelle Türkiye pazarına sunuyor. Bu giriş, yılın başında Tapestry Collection by Hilton markasının Türkiye’deki ilk açılışının ardından geliyor ve Curio Collection by Hilton’un ülkedeki istikrarlı büyümesini destekliyor. Bu lansman, Hilton’un lifestyle kategorisinin küresel ölçekte rekor bir büyüme yakaladığı bir dönemde gerçekleşiyor. Lifestyle oteller bugün Hilton’un geliştirme aşamasındaki portföyünün beşte birini oluşturuyor ve dünya genelinde 400’ün üzerinde lifestyle otel halihazırda hizmet veriyor. Canopy by Hilton, iki tesisin açılışıyla birlikte Hilton’un Türkiye portföyüne katılan en yeni lifestyle markası olacak. Canopy by Hilton İstanbul Taksim Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi’ne yalnızca birkaç adım mesafede konumlanan otel, modern tasarımı Beyoğlu’nun zengin kültürel mirasıyla buluştururken, 110 oda ile misafirlerini ağırlıyor. Misafirler ve İstanbullular, Türk ve dünya mutfaklarını buluşturan gün boyu hizmet veren bir restoranın yanı sıra, 150 yıllık tarihi bir sarnıç içinde yer alan özel bir şarap barının da keyfini çıkaracak. Canopy by Hilton İzmir Bomonti Mahall Bomonti kompleksinde yer alan 191 odalı bu otel, misafirler ve İzmirliler için, modern olanakları İzmir’in kendine özgü cazibesi içinde yerel esintiler taşıyan bir tasarımla buluşturacak. Ege Bölgesi’nin doğal dokuları ve renklerinden ilham alan şık odaların yanı sıra, bölgesel dokunuşlarla zenginleştirilmiş yeme-içme alanları ve Bomonti semtinin ruhunu yansıtan, tarihi bir bölgenin kültürel ve sosyal bir merkez olarak yeniden doğuşunu simgeleyen canlı sosyal alanlar sunacak. Hilton Orta ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Geliştirme Başkan Yardımcısı Michael Collini konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Hilton’un Türkiye’deki 70. yılını kutladığımız bu dönemde, hem misafirler hem de otel yatırımcıları tarafından nitelikli lifestyle konaklama seçeneklerine yönelik talebin belirgin şekilde arttığını görüyoruz. Seyahat edenler artık kaliteyi, tasarımı ve yerel ruhu bir arada sunan deneyimlere yöneliyor. Lifestyle markalarımız da bu artan talebi güçlü bir şekilde karşılıyor ve bugün geliştirme aşamasındaki portföyümüzün beşte birini oluşturuyor. 2022 itibarıyla Türkiye’de faaliyette ve geliştirme sürecinde toplam beş lifestyle otelimiz bulunurken, bu sayı yalnızca üç yıl içinde üç katına çıkmış durumda. Canlı şehir kaçamaklarından kültürel açıdan zengin destinasyonlara uzanan geniş bir yelpazede, bulundukları çevrenin ruhunu yansıtan ve unutulmaz misafir deneyimleri sunan tesislerle büyümeyi sürdürmekten gurur duyuyoruz. Türkiye’de Canopy by Hilton markasını, İstanbul ve İzmir gibi önemli şehirlerde açılacak iki etkileyici tesisle kazandıracağımız için heyecanlıyız.” Türkiye genelinde benzersiz, tasarım odaklı ve yerel dokuyu hissettiren konaklama deneyimlerine yönelik artan talep doğrultusunda, Hilton 2025 yılı itibarıyla Canopy by Hilton, Curio Collection by Hilton ve Tapestry Collection by Hilton markaları altında toplam dört lifestyle tesisi hizmete açmış olacak. Bu kapsamda, yılın başlarında The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet, Tapestry Collection by Hilton ile markanın Türkiye’deki ilk açılışı gerçekleştirilirken, Altunizade Suites Istanbul, Curio Collection by Hilton da İstanbul’un ikinci Curio Collection tesisi olarak portföye ekleniyor. Buna ek olarak, Türkiye genelinde geliştirme aşamasında olan dokuz lifestyle otel daha bulunuyor. Önümüzdeki yıl açılması planlanan beş tesis arasında ise Hilton’un ilk mağara oteli Elika Cave Suites Cappadocia, Curio Collection by Hilton; Porto Chiara İstanbul Karaköy, Curio Collection by Hilton; Les Temps İstanbul Karaköy, Curio Collection by Hilton; Palazzo Donizetti İstanbul, Tapestry Collection by Hilton ve Myrna İzmir Konak, Tapestry Collection by Hilton yer alıyor. Yeni tesisler, Hilton’un Avrupa genelinde yaklaşık 90 lifestyle otelden oluşan geniş portföyüne katılırken; bu portföy, İspanya’nın Extremadura bölgesinde 16. yüzyıldan kalma bir sarayın restore edilmesiyle hayata geçirilen Palacio de Godoy Caceres, Curio Collection by Hilton, İtalya’daki Rosetta Hotel Perugia, Tapestry Collection by Hilton ve Hırvatistan’da Zadar kıyılarına yakın bir adada konumlanan resort otel Hotel Preko Ugljan Island, Curio Collection by Hilton gibi yakın dönemde açılan seçkin tesisleri de kapsıyor.

Çilek’te Geleceğin Tasarımcıları İş Başında! Haber

Çilek’te Geleceğin Tasarımcıları İş Başında!

Çilek, Elit Grup Okulları’nın öğrencilerini fabrikasında ağırlayarak çocukları tasarım süreçlerinin doğal bir parçası haline getiren yaklaşımını sahada güçlü bir örnekle buluşturdu. Çocukların gerçek bir paydaş olarak yer aldığı ortak tasarım atölyesi, Çilek’in ürün geliştirme anlayışında çocukların ihtiyaç, seçim ve sezgilerinin merkezde olduğunu ortaya koydu. Çilek tasarım ekibi eşliğinde yürütülen atölyede çocuklar; farklı kumaşları, dokunarak dinleyerek ve kişiselleştirerek deneyimledi. Bu süreç, çocukların malzemeyle kurduğu doğrudan ilişkiyi görünür kılarken yapay zekâ destekli tasarım araçlarıyla birleşen gözlemler çocukların spontane hayal gücünün somut mobilya fikirlerine nasıl dönüştüğünü gösterdi. Çocuklar için ise fikirlerinin ciddiyetle dinlendiği ve düşlerinin tasarıma yansıdığı keyifli bir deneyim yaşandı. Çilek, çocukların hayal gücünden ve günlük yaşam içgörülerinden beslenen bu tür ortak tasarım çalışmalarıyla ürün geliştirme süreçlerini derinleştiriyor. Böylece her yeni ürün; daha fonksiyonel, daha güvenli ve çocuklarla duygusal bağ kurabilen özgün bir tasarım hikâyesine dönüşüyor. Çilek Hakkında Çilek, 1996 yılında aile şirketi olarak Türkiye'de kurulduğu günden beri, çocukların düşlerini odalarına kurmak için çalışıyor. Bugün bu topraklardan çıkan güçlü bir Türkiye markası olarak, 5 kıtada, 50’den fazla ülkede 500’den fazla satış noktasıyla 5 milyondan fazla çocuğun hayallerine dokunmanın haklı gururunu yaşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.