SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarımsal Üretim

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

Bursa'da İnegöl Belediyesi, 4-6 Eylül tarihleri arasında ilk kez düzenlenecek “İnegöl Gastronomi Festivali” ile şehrin zengin mutfak kültürünü tanıtıyor Haber

Bursa'da İnegöl Belediyesi, 4-6 Eylül tarihleri arasında ilk kez düzenlenecek “İnegöl Gastronomi Festivali” ile şehrin zengin mutfak kültürünü tanıtıyor

İnegöl Belediyesi, kentin zengin mutfak kültürünü ulusal ölçekte tanıtmak amacıyla bu yıl ilk kez İnegöl Gastronomi Festivali düzenliyor. 4-6 Eylül tarihleri arasında Heykel Meydanında gerçekleştirilecek festival, İnegöl’ün köfte baş aktörlüğündeki gastronomi zenginliğini gözler önüne serecek. Şehrin yöresel lezzetinin tanıtılacağı festivalde, gastronomi mirasının yanı sıra tarımsal üretim gücü de ön plana çıkarılacak. Kurşunlu çileği, yaban mersini, Cerrah Kuru Fasulyesi, şeftali ve bölgeye özgü diğer tarım ürünleri ile kooperatiflerin üretimleri ziyaretçilerle buluşacak. Festival; yerel esnaf, köfteciler, el emeği ürünler üreten hanımlar, üreticiler, kooperatifler ve gastronomi alanında emek veren tüm paydaşları aynı çatı altında buluşturacak. SOKAK LEZZETLERİNDEN TATLI MEYDANINA, GASTRONOMİYE DAİR HER ŞEY BU FESTİVALDE Festival alanında İnegöl Köftesi stantlarından sokak lezzetlerine, evlerinde üretim yapan kadınların el emeği ürünlerinden tatlı meydanına kadar birbirinden farklı lezzet noktaları kurulacak. İnegöl mutfağına özgü ürünlerin sergileneceği stantların yanı sıra kooperatifler ve yeşil gastronomi anlayışıyla hazırlanan tarımsal ürün stantları da ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. ÜNLÜ ŞEFLER VE TANINMIŞ GASTRONOMİ YÜZLERİ KATILACAK 3 gün boyunca sürecek festivalde gastronomi yalnızca tadımlarla sınırlı kalmayacak. Alanında uzman isimlerin katılımıyla workshoplar, uygulamalı mutfak atölyeleri, gastro şovlar ve akademisyenlerin yer alacağı paneller düzenlenecek. Bahçeşehir Üniversitesi Gastronomi Bölümü Öğretim Üyesi Esat Özata’nın koordinasyonunda gerçekleştirilecek etkinliklerde; Açelya Akkoyun, Sahrap Soysal, Oğuz Özyaral ile birlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinden ünlü pastane ve restoran şefleri de bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. KURTULUŞ ETKİNLİKLERİYLE BÜTÜNLEŞECEK Festival, gastronominin yanı sıra kültür ve sanat etkinlikleriyle de ziyaretçilere dolu dolu bir program sunacak. Festivalin son günü ise İnegöl'ün düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olan 6 Eylül kutlamalarıyla bütünleşerek şehrin tarihini, kültürünü ve mutfak mirasını aynı atmosferde buluşturacak. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Gastronomi Festivali hazırlıklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Coşkulu ve kapsamlı bir festival hazırlığının tüm hızıyla sürdüğünü belirten Başkan Taban, organizasyonun İnegöl'ün gastronomi alanındaki potansiyelini daha görünür hale getireceğini söyledi. Başkan Alper Taban, “İnegöl bugün Türkiye’ye mal olmuş İnegöl Köftesinin baş aktörlüğünde, 200’ü aşkın yöresel lezzetiyle çok güçlü bir mutfak kültürüne sahip. İnegöl Köftesi, İnegöl Sütlü Kadayıfı, İnegöl Çıbrıkası, İnegöl Cerrah Kuru Fasulyesi, İnegöl Mişorizi ve İnegöl Piyazı olmak üzere 6 tane coğrafi işaretli ürünümüz var. Bunun yanında tarımsal üretimimiz, kooperatiflerimiz ve yerel üreticilerimizle çok önemli değerlere sahibiz. Düzenleyeceğimiz Gastronomi Festivali ile bu zenginliği Türkiye'ye tanıtmayı hedefliyoruz. Gastronomi alanında oluşturduğumuz farkındalığı daha da ileri taşıyarak İnegöl'ü bu alanda da güçlü bir marka şehir haline getirmek istiyoruz” dedi. İNEGÖL’ÜN TÜM LEZZETLERİ AYNI ÇATI ALTINDA OLACAK Festivalin tüm kesimlerin katkısıyla büyüyeceğini ifade eden Başkan Taban, “Lokantacılarımızdan köftecilerimize, sokak lezzeti sunan işletmelerimizden kooperatiflerimize, evlerinde üretim yapan hanımefendilerimizden yöresel ürün üreticilerimize kadar gastronomiye değer katan herkes festivalde yer alacak. Bu organizasyon hepimizin festivali olacak. Şehrimizin tüm lezzetlerini aynı çatı altında birlikte tanıtacağız” diye konuştu. İnegöllüleri ve çevre il ve ilçelerde yaşayan vatandaşları da şimdiden festivale davet eden Başkan Taban, “4-6 Eylül tarihlerinde şehrimizin merkezinde, Heykel Meydanında birbirinden değerli etkinliklerle misafirlerimizi ağırlayacağız. Gastronomi şöleniyle birlikte kültürümüzü, üretimimizi ve misafirperverliğimizi de paylaşacağız. Özellikle festivalimizin son gününün, İnegöl'ümüzün kurtuluşunun yıl dönümü olan 6 Eylül'e denk gelmesi bu organizasyona ayrı bir anlam katıyor. Tüm vatandaşlarımızı ve şehir dışından gelecek misafirlerimizi bu büyük lezzet buluşmasına davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Osmangazi Belediyesi kırsalda zirai ilaç ambalajlarının güvenli şekilde toplanmasını sağlayacak çevreci uygulamayı hayata geçirdi. Haber

Osmangazi Belediyesi kırsalda zirai ilaç ambalajlarının güvenli şekilde toplanmasını sağlayacak çevreci uygulamayı hayata geçirdi.

Osmangazi Belediyesi, doğanın korunması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesi hedefiyle yürüttüğü çevreci çalışmalara bir yenisini ekledi. Belediye, kırsal mahallelerde zirai ilaç ambalajları ile kimyasal atıkların güvenli yöntemlerle toplanmasını amaçlayan zirai atık dönüşüm konteyneri projesini kararlılıkla sürdürüyor. Tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu kırsal bölgelerde, doğaya kontrolsüzce bırakılan zirai ilaç ambalajlarının yol açtığı çevre kirliliğini engellemek isteyen belediye, vatandaşların sıkça kullandığı tarımsal sulama ve ilaçlama su depolarının yanına özel dönüşüm konteynerleri yerleştiriyor. Bu kapsamda Osmangazi ilçesindeki 7 kırsal mahalleye konteynerler konumlandırılırken, önümüzdeki süreçte diğer kırsal mahallelerde de benzer dönüşüm noktaları oluşturulacak. Toplanan zirai ve ambalaj atıkları, belirli periyotlarla özel kıyafetli ekiplerce alınarak bertaraf edilecek. ÇEVRE KİRLİLİĞİ AZALTILACAK Toprak verimliliğini, su kaynaklarının temizliğini ve ekolojik dengenin korunmasını hedefleyen proje ile ilk etapta Gündoğdu, Çağlayan, Armutköy, Çeltik, Çukurca, Dereçavuş ve Ahmetbey mahallelerine zirai atık dönüşüm konteynerleri kuruldu. Bu konteynerler sayesinde tarımsal üretim sonrası ortaya çıkan ilaç kutuları ve kimyasal atıkların dere yataklarına, tarım alanlarına veya yol kenarlarına atılmasının önüne geçilecek; böylece hem çevre kirliliği önlenecek hem de insan sağlığına yönelik riskler minimize edilecek. Çiftçilerin kolayca erişebileceği noktalara kurulan sistemlerle çevre bilincinin artırılması, sıfır atık kültürünün yaygınlaşması ve çevreye duyarlı üretimin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Osmangazi Belediyesi olarak zararlı zirai ambalajların düzenli toplanması için 7 farklı kırsal mahallenin stratejik noktalarına konteynerler yerleştirdiklerini belirten Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, şunları kaydetti: “Tarımsal üretim hepimiz için hayati öneme sahip; ancak üretim sırasında kullanılan zirai atıkların ve ambalaj kutularındaki kalıntıların toprağa, yer altı ve yer üstü sularına karışmaması gerekiyor. Kurduğumuz konteynerler sayesinde düzenli bir depolama süreci sağlayacağız. Üreticilerimiz atıklarını bu noktalara getirecek, belediye olarak biz de bu atıkları düzenli şekilde toplayıp lisanslı bertaraf tesislerine ileteceğiz. Böylece tehlikeli atık sınıfındaki bu maddelerin mevzuata uygun şekilde yok edilmesini sağlayacağız. Bu atıkların rastgele dere kenarlarına bırakılmaması, gömülmemesi, yakılmaması ve evsel çöplerle karıştırılmaması büyük önem taşıyor. Aksi takdirde doğa, insan ve hayvan sağlığı tehlikeye girer. Erkan Aydın başkanımızın destekleriyle doğayı korumak, iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve sıfır atık projelerini geliştirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” “BAŞKANIMIZ ERKAN AYDIN’A TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Uygulamanın mahalle sakinleri için çok değerli olduğunu ifade eden Çeltikköy Mahalle Muhtarı Cemal Kaymak, atıkların neden olduğu kirliliğin bu sayede önleneceğini belirtti. Geçimini tarımla sağlayan bir mahalle olduklarını vurgulayan Kaymak, “Tarım bizim için hayatiyete sahip, zirai ilaç ambalajları ise hepimiz için önemli bir sorundu. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz. Burası yoğun kullanılan bir bölge. İlaçların sağa sola atılmasındansa bu şekilde planlı toplanması bizim için çok kıymetli. Atıkların çevreye saçılması ciddi bir kirlilik yaratıyordu, artık bu durum engellenmiş oldu.” dedi. Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Savaş Özkan ise çevre korumanın önemine değinerek, “Burası tarımsal sulama ve ilaçlama su deposu olan bir nokta. Vatandaşlarımızın ilaç kutularını sıfır atık prensibiyle bırakabilmeleri için talebimiz üzerine zirai atık dönüşüm konteyneri getirildi. Belediyemiz bu atıkları periyodik olarak toplayacak. Bu hizmetlerinden dolayı Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın'a çok teşekkür ediyorum. Tüm üretici vatandaşlarımızdan ricam, ilaç kutularını mutlaka bu konteynerlere atmalarıdır. Ekolojik dengeyi bozmayalım; çünkü bu atıklar suya, toprağa, havaya ve genel olarak doğaya ciddi zarar veriyor.” şeklinde konuştu. Doğaya duyarlı belediyecilik vizyonuyla hareket eden Osmangazi Belediyesi, çevreci uygulamalarıyla kırsal üretimi desteklemeye ve gelecek nesillere daha temiz, yaşanabilir bir çevre bırakmak için çalışmalarına devam ediyor.

Kirazlıyayla ’da kurşun-çinko işletmesine geçit yok Haber

Kirazlıyayla ’da kurşun-çinko işletmesine geçit yok

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde bir firmanın kurşun-çinko kapalı ocak işletmesi açma girişiminde bulunduğunu ancak gerekli izinleri alamadığını söyleyen Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “Bu gelişme, köy halkına bir nebze olsun nefes aldırdı. Yıllardır doğası, suyu ve tarım alanları üzerindeki baskıyla yaşayan Kirazlıyayla’da yurttaşlar artık yeni maden projeleri değil, güvenli ve sağlıklı bir yaşam istiyor” dedi. Kirazlıyayla’da kurulması planlanan kurşun-çinko kapalı ocak madeni projesiyle ilgili önemli bir karar çıktığını ifade eden Erdem, “Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan komisyon raporunda, Ergüden Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Kurşun Çinko Kapalı Ocak İşletmesi” projesinin ilgili mevzuata uygun olmadığı belirtildi. Yaklaşık 30 bin 247 metrekarelik alanda yapılması planlanan proje için Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün verdiği görüşte, proje sahasının 3 kilometre yakın çevresinde zeytinlik alanlar bulunduğu ifade edildi. Raporda, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi gereğince zeytinlik alanlara yakın bölgelerde kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerin kurulamayacağı vurgulandı” dedi. Erdem, komisyon raporunda ayrıca ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddesine atıf yapılarak, projenin mevcut mevzuata uygun bulunmadığı durumlarda ÇED sürecinin sonlandırılması gerektiğinin vurgulandığına dikkat çekti. Bu kararın yalnızca teknik bir süreç değil, yıllardır verilen çevre mücadelesinin sonucu olduğunu belirten Erdem şunları kaydetti: “Kirazlıyayla’da yapılmak istenen kurşun-çinko madeni projesine ilişkin yıllardır dile getirdiğimiz uyarılar bugün resmi kurum raporlarıyla doğrulanmış oldu. Bu mesele sadece bir maden sahası meselesi değildir. Burada söz konusu olan, Yenişehir Ovası’nın geleceği, tarımsal üretim, zeytinlikler, su kaynakları ve bölgedeki yaşam alanlarıdır. Zeytinliklerin bulunduğu bir bölgede ağır metal riski taşıyan madencilik faaliyetlerinin yaratacağı tahribat ortadadır. Kurşun ve çinko madenciliği sadece kazı yapılan alanı değil, ortaya çıkacak toz, atık ve kimyasal etkiler nedeniyle çok daha geniş bir ekosistemi etkileyebilir. Tarım kenti kimliğiyle bilinen Yenişehir’de toprağın, suyun ve üretim alanlarının bu tür projelerle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Yenişehir Çevre Platformu olarak hem hukuki hem toplumsal düzeyde sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yenişehir Ovası madencilik faaliyetleriyle değil, tarımıyla, üretimiyle ve doğal yaşamıyla anılmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarım ve gıda arz güvenliği konusunda güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl tarım sektörüne doğrudan destek, kredi, yatırım ödeneği ve ihracat teşvikleri dahil toplam 706 milyar lira destek sağlandığını belirten Erdoğan, bu rakamın bu yıl için 939 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan salgınlar, savaşlar ve iklim krizinin gıda güvenliğinin önemini artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte gerekli tedbirleri önceden aldığını ifade etti. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorun olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyadaki konumuna ilişkin verilerini de paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyve üretiminde ise dördüncü sırada bulunulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “‘Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ ve ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve… pic.twitter.com/vipjkQUajw — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 12, 2026 21 bitkisel üründe Türkiye’nin dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvancılık desteklerine de değinerek, “Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek” ve “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projelerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Büyükbaş hayvancılık desteklerinin sonuç vermeye başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küçükbaş destek programı kapsamında ilk hayvan teslimatlarının gelecek ay yapılacağını açıkladı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında ayrılan 10 milyar liralık bütçenin önemli bölümünün gençler, kadınlar ve aile işletmelerine tahsis edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde yüzde 50 ila 70 arasında hibe desteği sağlanacağını söyledi. Başvuruların 12 Haziran’a kadar devam edeceğini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Dünya Bankası desteğiyle yürütülecek “Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”nin bu yıl hayata geçirileceğini açıklayarak, proje kapsamında yatırımcılara 10 milyon dolara kadar finansman sağlanacağını, toplam 5,3 milyar dolarlık destek paketinin ilk etapta 750 milyon dolarlık bölümünün 2026’da kullanıma sunulacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje sayesinde 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturulacağını ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlanacağını sözlerine ekledi.

Yenişehir’de Gıda OSB planına tepki Haber

Yenişehir’de Gıda OSB planına tepki

Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erdem, Yenişehir Ovası sınırları içerisinde yer alan Karacaali Mahallesi’nde 638 parseli kapsayan 454,7 hektarlık alanın Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olarak planlanmasına ilişkin açıklamalar yaptı. Erdem, planlamanın verimli tarım arazilerini kapsadığını belirterek sürecin şeffaf yürütülmediğini savundu. Söz konusu alanın Türkiye’nin nitelikli tarım bölgeleri arasında yer aldığını ifade eden Erdem, tarım arazilerinin sanayiye açılmasının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Proje kapsamında meyve ve ceviz bahçelerinin durumuna ilişkin sorular yönelten Erdem, alternatif ve tarıma elverişsiz alanların değerlendirilip değerlendirilmediğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti. Erdem, seçilen alanın toprak sınıfı ve tarımsal üretim değeri, alternatif yer seçimi çalışmaları, projenin su ihtiyacının hangi kaynaktan karşılanacağı ve çevresel etki değerlendirmeleri gibi başlıkların yanıt beklediğini ifade etti. Kent planlamasında şeffaflık ve katılımcılığın önemine vurgu yapan Erdem, tarım, su ve gıda güvenliğini ilgilendiren kararların kamuoyuna açık şekilde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklamasında Karacaali bölgesindeki tarım arazilerinin korunması gerektiğini belirten Erdem, söz konusu OSB planlamasının bilimsel yöntemlerle yeniden ele alınması çağrısı yaptı.

Mudanyalı köylülerden ortak malların satışına traktörlü protesto! Haber

Mudanyalı köylülerden ortak malların satışına traktörlü protesto!

Mudanya Belediyesi’nin köylerde ortak kullanılan arazileri satışa çıkarmasına karşı köylülerin tepkisi sürüyor. Köylüler, satışların iptal edilmesini ve arazilerin kooperatiflere devredilmesini talep ediyor. Mudanya’da köylüler, belediye tarafından köylerin ortak kullanımındaki arazilerin satışa çıkarılmasına karşı mücadelesini sürdürüyor. Mudanya Belediye Meclisi’nin 2025 yılı Ekim ayında aldığı kararla ilçe genelindeki köylerde ortak kullanılan alanların satışına oy çokluğuyla onay verilmiş, bu karar köylüler ve üretici örgütleri tarafından tepkiyle karşılanmıştı. İlk aşamada 24 parsel için satış kararı alan belediye, 5 köyde yer alan 8 parseli kapsayan toplam 328 bin 583 metrekarelik tarla, çayır ve bahçe vasfındaki araziyi yaklaşık 800 milyon lira bedelle 5 Ocak Pazartesi günü ihaleye çıkarma kararı almıştı. İhale öncesinde taleplerini bir kez daha dile getirmek isteyen Mudanyalı köylüler, traktörleriyle ilçe merkezine gelerek eylem yaptı. 8 taşınmaz için tepkilerini ortaya koyan çiftçiler, köylerden hareket ettikleri traktörlerle Yıldıztepe’deki belediye binasının önünde oluşturdukları tepki konvoyu ile ilçe merkezi içinden geçerek tepki gösterdi. Köylüler, satış kararından tamamen vazgeçilmesini ve söz konusu arazilerin tarımsal üretim ile köylerin ortak ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesini isterken, belediye yönetiminin 5 Ocak Pazartesi günü kapalı teklif usulüyle gerçekleştireceği ihaleye ilişkin nasıl bir adım atacağı ise merakla bekleniyor. Hatırlanacağı gibi, Mudanya Belediye Meclisi'nin ekim ayı olağan toplantısında 803 bin metrekarelik 24 adet tarım arazisinin satış kararı tartışmalı şekilde CHP'lilerin oy çokluğuyla kabul edilmişti. AK Parti, satış kararına 'rekor satış, kamu yararına değil' diyerek sert tepki gösterirken, Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise, önce bu iddiaları "Ortada satış yok, karar yok, sadece hazırlık süreci var "diyerek yanıtlarken, daha sonra da satışların yatırımlar için kaynak oluşturma amacı taşıdığını savunmuştu. AK Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak ise, ihale ilanının Resmi Gazete'de yayımlanması sonrasında yaptığı açıklamada, bu satışların yalnızca taşınmaz devri değil, Mudanya'nın geleceğinin de ipotek altına alınması anlamına geldiğini savunarak, yapılacak ihalenin derhal iptal edilmesi çağrısında bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.