SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gastro İnegöl, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ayrıntılı menü uygulamasını Bursa’da hayata geçiren ilk işletme olarak öne çıktı. Haber

Gastro İnegöl, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ayrıntılı menü uygulamasını Bursa’da hayata geçiren ilk işletme olarak öne çıktı.

Bursa İnegöl Belediyesi’nin kentin gastronomi değerlerini yaşatmak, yöresel lezzetleri gelecek nesillere aktarmak ve İnegöl’ün zengin mutfak kültürünü daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Gastro İnegöl, şehirde bir ilki daha hayata geçirerek yine farkını ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tüketicilerin daha bilinçli seçimler yapmasını desteklemek amacıyla başlattığı ayrıntılı menü uygulaması, İnegöl’de bir ilk olarak Gastro İnegöl’de Temmuz ayı itibarıyla hayata geçirildi. İNEGÖL’ÜN TADIMLAMA MERKEZİ Yalnızca yemek yenilen bir restoran olmanın ötesinde, İnegöl’ün gastronomi kültürünün tanıtıldığı bir tadımlama merkezi olarak hizmet veren Gastro İnegöl, şehrin yöresel yemeklerinden coğrafi işaretli ürünlerine, yerel üreticilerin ürünlerinden geleneksel tatlarına kadar kentin gastronomi değerleri burada bir bütün olarak sunuyor. Açıldığı günden bu yana İnegöllülerin yanı sıra kenti ziyaret eden misafirlerin de uğrak noktalarından biri haline gelen Gastro İnegöl, farklı şehirlerden gelen vatandaşlara da İnegöl mutfağını tanıma ve yöresel lezzetleri yerinde deneyimleme imkânı sunuyor. BİLİNÇLİ TÜKETİM İÇİN AYRINTILI MENÜ Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu kapsamında hayata geçirdiği yeni uygulamayla birlikte, toplu tüketim yerlerinde tüketicilerin sunulan gıdalar hakkında daha detaylı bilgiye ulaşması hedefleniyor. Gastro İnegöl de düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte gerekli hazırlıklarını kısa sürede tamamlayarak Temmuz ayında ayrıntılı menü uygulamasını hayata geçirdi. Böylece İnegöl’de bu uygulamayı başlatan ilk işletme oldu. MENÜLERDE KALORİDEN ALERJEN BİLGİLERE HER DETAY YER ALIYOR Yeni uygulama kapsamında menülerde tüketicilerin ürünler hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilmesi sağlanırken, gıdaların içerikleri, kalorileri ve alerjen bilgileri gibi tüketici açısından önem taşıyan bilgiler daha görünür hale getiriliyor. Bu uygulamayla vatandaşların tercihlerini daha bilinçli şekilde yapabilmesine katkı sunulması amaçlanıyor. GASTRO İNEGÖL’DE ŞEFFAF VE BİLİNÇLİ TÜKETİM İnegöl Belediyesi, gastronomi alanındaki çalışmalarını yalnızca yöresel lezzetleri yaşatmakla sınırlı tutmayarak, vatandaşların güvenilir ve doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan uygulamaları da hayata geçiriyor. Gastro İnegöl’de ayrıntılı menü uygulamasının kısa sürede hayata geçirilmesiyle birlikte, İnegöl mutfağının tanıtılması ve yaşatılmasının yanında bilinçli tüketim, şeffaf bilgilendirme ve tüketici memnuniyeti de ön plana çıkarılıyor. Restorana gelen misafirler, yemek istedikleri yemeği seçerken menüde kalorisini, alerjen bilgilerini ve içeriğini de ayrıntılı şekilde görebiliyor. Çorbalardan tatlılara, ana yemeklerden salatalara ve içeceklere kadar menüde yer alan tüm ürünlerde bu ayrıntılar sunuluyor. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl aracılığıyla kentin gastronomi mirasını geleceğe taşırken, değişen tüketici ihtiyaçlarına ve yeni uygulamalara hızlı şekilde uyum sağlayarak vatandaşlara daha bilinçli, şeffaf ve güvenilir bir yeme içme deneyimi sunmayı da sürdürüyor. HEM LEZZET HEM BİLİNÇLİ TÜKETİM SUNUYORUZ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da Gastro İnegöl’de hayata geçirilen ayrıntılı menü uygulamasının önemine dikkat çekerek, “Gastronomi alanında şehrimizin değerlerini yaşatırken, hemşerilerimizin sağlıklı ve bilinçli tercihler yapabilmesini de önemsiyoruz. Tükettiğimiz gıdanın içeriğini, kalorisini ve varsa alerjenlerini bilmek, sağlıklı beslenme açısından önemli bir farkındalık oluşturuyor. Gastro İnegöl’de uygulamaya aldığımız ayrıntılı menü sistemiyle misafirlerimize yalnızca lezzetli ve yöresel ürünler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda tercihlerini daha bilinçli yapabilecekleri şeffaf bir ortam da sağlıyoruz. İnegöl Belediyesi olarak vatandaşlarımızın sağlığını, memnuniyetini ve güvenini önceleyen uygulamaları hayata geçirmeye, şehrimizin gastronomi kültürünü geleceğe taşırken hizmet kalitemizi de sürekli geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: nişasta bazlı şeker üretimi ve ticaretinde kota ve iç piyasa satış sınırlamalarının ihlal eden 47 şüpheli ifadeye çağrıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: nişasta bazlı şeker üretimi ve ticaretinde kota ve iç piyasa satış sınırlamalarının ihlal eden 47 şüpheli ifadeye çağrıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde halk sağlığını, vergi gelirlerini ve ekonomik düzeni hedef alan yasa dışı faaliyetlerle mücadelenin sürdüğünü belirterek, yürütülen “Şeker Soruşturması”na ilişkin açıklama yaptı. Bakan Gürlek’in verdiği bilgilere göre, Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığının denetimleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemeleri sonucunda, bazı nişasta bazlı şeker üreticisi ve ticareti yapan firmaların Şeker Kanunu'nda belirlenen kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ettiği tespit edildi. ÜRÜNLERİN FARKLI İSİMLERLE FATURALANDIRILDIĞI BELİRLENDİ İncelemelerde, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünlerin piyasaya sürüldüğü iddia edildi. Bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin ise “maltodekstrin”, “glukoz”, “nişasta” ve “fruktoz” gibi isimlerle faturalandırılarak gizlendiği, faturadaki ürün ile fiilen teslim edilen ürünün farklı olduğu tespit edildi. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın sağlığını, devletimizin vergi gelirlerini ve ekonomik düzenimizi hedef alan her türlü yasa dışı faaliyetin üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz. Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Tarım ve Orman… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 18, 2026 8 İLDE 26 ADRESE OPERASYON Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 8 ilde, toplam 26 adreste 25 şirkete yönelik eş zamanlı arama ve evraka el koyma işlemleri gerçekleştirildi. İşlemlerin İstanbul’un yanı sıra Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana’da yapıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında şirket yöneticisi olduğu belirlenen 47 şüpheli de ifadeye çağrıldı. Soruşturmanın; bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti, vergi kaçakçılığı, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma, özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme suçları yönünden çok boyutlu olarak sürdürüldüğü bildirildi. Bakan Gürlek, soruşturmaya katkı sağlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına teşekkür ederken, “Halk sağlığını tehlikeye atan, vatandaşlarımızı yanıltan, devletimizi vergi kaybına uğratan ve hukuka aykırı kazanç elde etmeye çalışan kim olursa olsun, hukuk önünde hesabını verecektir” mesajını verdi.

CHP’li Tamay’dan Türkiye’ye örnek “Yeşil Kalkan” projesi Haber

CHP’li Tamay’dan Türkiye’ye örnek “Yeşil Kalkan” projesi

CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı mimar Erkut Tamay, Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenerek, orman yangınlarıyla mücadele stratejisinin sadece yangın sonrası müdahaleye değil, yangın öncesinde kurulacak kapsamlı bir su altyapısına odaklanması gerektiğini ifade etti. Yanan her orman alanının yalnızca ağaç kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda geleceğimize, doğal ekosisteme zarar verdiğini ve bölgedeki canlı türlerinin yok olmasına yol açtığını belirten Tamay, yangınların ayrıca tarım ve hayvancılıkla geçinen vatandaşları maddi ve manevi olarak derinden etkilediğini vurguladı. Bugüne kadar hayata geçirilen tüm tedbirlere, getirilen yasaklara ve yangınlarla mücadeledeki yoğun mesailere rağmen kayıpların önlenemediğine dikkat çeken Tamay, mevcut önlemlerin ötesinde, ormanların içinde yangın anında hızlıca kullanılabilecek, güvenilir ve sürekli bir su altyapısının oluşturulmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Tamay, “Yangın meydana geldikten sonra suyu kilometrelerce öteden taşımaya çalışmak yerine, suyu riskli bölgelere önceden ulaştırmalıyız. Ormanlar içerisinde kurulacak yangın suyu hatları ve stratejik hidrant noktaları, ilk müdahalenin hızını ve verimliliğini ciddi oranda artıracaktır” şeklinde konuştu. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI İzmir’in yangın riski yüksek ormanlık bölgelerinden seçilecek 100 kilometrekarelik bir pilot sahada ortak bir “Mobil Orman Yangın Suyu Ağı” kurulmasını teklif eden CHP'li Tamay, projenin başta Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle hayata geçirilebileceğini ifade etti. Tamay, “Bu çalışma tek bir kurumun üstlenebileceği bir iş değildir. Tarım ve Orman Bakanlığımızı, Orman Genel Müdürlüğümüzü ve Büyükşehir Belediyesi öncülüğündeki tüm yerel yönetimlerimizi ortak bir masada buluşmaya davet ediyorum. Orman yangınları siyasetin üzerinde, ortak bir meseledir” dedi. Tamay’ın sunduğu öneriye göre, ilk aşamada İzmir’in yüksek riskli bölgelerinden 100 km²’lik bir alan belirlenecek. Bu pilot bölgede yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda basınçlı yangın suyu hattı, 150 adet stratejik yangın hidrantı, 10 tane 500 metreküplük su rezervuarı ve 30 adet hızlı su alma noktası inşa edilecek. İtfaiye ve orman ekiplerinin araçlarıyla kolayca ulaşabileceği noktalara yangın su muslukları (hidrantlar) yerleştirilecek. İZMİR’İN DENİZİ DE SİSTEME DAHİL EDİLECEK Projenin en dikkat çeken noktalarından biri, deniz suyunun da yangınla mücadele sistemine entegre edilmesi. İzmir’in geniş kıyı şeridinin ve denize yakın ormanlarının büyük bir avantaj olduğunu kaydeden Tamay, “Kıyı bölgelerindeki ormanlarımızda deniz suyundan faydalanabiliriz. İç kesimlerde ise göletler, rezervuarlar ve diğer uygun su kaynaklarını değerlendirebiliriz. İzmir’in coğrafi yapısına uygun çözümler üretmeliyiz” dedi. Kıyı bölgelerinde denizden su alma ve pompalama istasyonları kurarak, suyun yangın rezervuarlarına ve hidrant sistemine aktarılmasını planlayan Tamay, arazözlerin su ikmali için kat ettiği uzun mesafelerin ciddi zaman kaybına yol açtığını belirterek, “Yangının ilk dakikaları hayati önem taşır. Arazözün suyu tükendiğinde kilometrelerce uzağa su aramaya gitmesini beklemek yerine, suyu stratejik noktalarda hazır tutmalıyız” değerlendirmesinde bulundu. Projeyle birlikte hidrantların sadece birer vana değil, akıllı bir sistemin parçası olarak çalışması hedefleniyor. Her hidrantın konumu, su basıncı ve doluluk durumu merkezi bir sistemden izlenecek; ekipler dijital sistem üzerinden en yakın su kaynağını anlık olarak görebilecek. 100 kilometrekarelik bu pilot uygulama için yaklaşık 250 milyon TL’lik bir yatırım maliyeti öngörülüyor. CHP'li Tamay, kesin rakamların saha etütleri, teknik projeler ve ihale süreçlerinden sonra netleşeceğini belirterek, pilot uygulamanın başarıya ulaşması durumunda sistemin İzmir’in diğer riskli alanlarına ve Türkiye’nin benzer risk taşıyan diğer kentlerine yaygınlaştırılabileceğini söyledi ve şöyle ekledi: "Bir orman yüz yılda yetişiyor ancak birkaç saat içinde yanıp kül oluyor. Yangın sonrası müdahale etmek zorundayız fakat asıl görevimiz yangın öncesi hazırlığı tamamlamaktır. Gelin, İzmir’de 100 kilometrekarelik bir pilot bölge belirleyelim ve suyu ormana taşıyalım. Başarılı olacağına inandığım bu projeyi daha sonra tüm Türkiye’ye yayalım. Yangın anında su aramayalım; suyu yangından önce hazır hale getirelim".

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Haber

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi.

Açılış törenine katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hem yeni tesisin önemine dikkat çekti hem de Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelesine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yumaklı, yangınlarda en kritik unsurun erken müdahale olduğunu vurgulayarak, hedeflerinin Türkiye genelindeki ortalama müdahale süresini 11 dakikadan 10 dakikaya düşürmek olduğunu açıkladı. "Bir dakika bile binlerce hektarı kurtarabilir" Konuşmasında yangınlarda geçen her saniyenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bakan Yumaklı, ilk müdahale ekiplerinin sahadaki başarısının yangının büyümesini önlediğini belirtti. Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün yangınlara ortalama 11 dakikada müdahale ediyoruz. Bunu 10 dakikaya indirebilmek bile çok büyük bir kazanım anlamına geliyor. Belki dışarıdan bakıldığında bir dakika önemsiz gibi görülebilir ancak yangınla mücadelede o bir dakika, binlerce ağacın, doğal yaşamın ve yerleşim alanlarının kurtarılması anlamına gelebilir." Bakan, açılışı yapılan yeni müdahale merkezinin de bu hedef doğrultusunda önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Son 3 günde 218 yangına müdahale edildi Türkiye'nin birçok bölgesinde etkili olan sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarlar nedeniyle son günlerde yangın riskinin ciddi şekilde arttığını belirten Yumaklı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile AFAD'ın günler öncesinden vatandaşları uyardığını hatırlattı. Paylaşılan verilere göre; Son 3 günde Türkiye genelinde 218 yangın çıktı. Bunların 138'i orman dışı alanlarda meydana geldi. 213 yangın tamamen kontrol altına alındı. Halen 5 bölgede çalışmalar sürüyor. Bakan Yumaklı, devam eden yangınların büyük bölümünde riskin önemli ölçüde azaldığını belirterek şu bilgileri verdi: "Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya ve Mersin Gülnar başta olmak üzere devam eden yangınlarda büyük ölçüde kontrol sağlandı. Şu anda yalnızca doğal süreç gereği devam eden küçük tütmeler bulunuyor. Genel anlamda ciddi bir risk görünmüyor." Türkiye'nin yangın müdahale ağı büyüyor Orman Genel Müdürlüğü son yıllarda özellikle ilk müdahale kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre Türkiye genelinde: 1.600 ilk müdahale noktası 882 orman yangınları ilk müdahale ekip binası Binlerce personel Kara ve hava araçlarından oluşan geniş bir filo aktif olarak görev yapıyor. Bu yaygın ağ sayesinde ekiplerin yangın ihbarı almasının ardından olay yerine ulaşma süresi her geçen yıl daha da kısalıyor. Uzmanlara göre yangınların ilk 10-15 dakika içerisinde kontrol altına alınması, büyük felaketlerin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynuyor. Yeni merkez üç ile aynı anda hizmet verecek Takmak mevkiinde açılan yeni tesis yalnızca Eskişehir'e değil, aynı zamanda Kütahya ve Bilecik illerine de hizmet verecek stratejik bir noktada bulunuyor. Bu sayede olası yangınlarda ekiplerin olay yerine daha kısa sürede ulaşması hedefleniyor. Yetkililer, bölgenin özellikle yaz aylarında yüksek risk taşıyan ormanlık alanlara yakın olması nedeniyle merkezin önemli bir görev üstleneceğini belirtiyor. İklim değişikliği yangın riskini artırıyor Uzmanlar, son yıllarda artan sıcaklıklar, kuraklık ve düzensiz yağış rejiminin Türkiye'de orman yangını sezonunu uzattığına dikkat çekiyor. Özellikle düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgarın aynı anda görüldüğü günlerde küçük bir kıvılcımın bile kısa sürede büyük yangınlara dönüşebildiği belirtiliyor. Bu nedenle yalnızca söndürme kapasitesinin artırılması değil, vatandaşların da daha dikkatli davranması büyük önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaz boyunca özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmaritlerinin doğaya atılmaması, anız yakılmaması ve kaynak gibi kıvılcım oluşturabilecek çalışmaların gerekli tedbirler alınmadan yapılmaması konusunda uyarılarını sürdürüyor. Erken müdahale, büyük felaketleri önlüyor Son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye'nin yangınla mücadele altyapısı önemli ölçüde güçlendirilirken, erken müdahale sistemleri de geliştiriliyor. Yeni ilk müdahale ekip binaları, hava araçlarının koordinasyonu, teknolojik takip sistemleri ve eğitimli personel sayesinde yangınların büyümeden kontrol altına alınması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle yaz sezonunun en sıcak dönemine girildiği bu günlerde vatandaşların yapacağı küçük ihmallerin büyük felaketlere yol açabileceğini hatırlatarak, herkesin orman yangınlarına karşı azami hassasiyet göstermesi çağrısında bulunuyor.

Yeni yılın ilk gıda alarmı! Liste yayımlandı Haber

Yeni yılın ilk gıda alarmı! Liste yayımlandı

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılının ilk Gıda Kamuoyu Duyurusu’nu yayımladı. 2025’te yapılan denetimlerde 121 gıda ürününün sağlığı tehlikeye düşürdüğü, bin 208 üründe ise taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yeni yılın ilk Gıda Kamuoyu Duyurusunu yayımlanarak, gıda güvenliğine yönelik denetim sonuçlarını kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan açıklamada, tarladan sofraya kadar gıda arz zincirinin her aşamasında vatandaşların yanıltılmaması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı. 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen resmi kontroller kapsamında alınan numunelerin analizleri sonucunda, sağlığı tehlikeye düşürecek nitelikte 121 gıda ürünü belirlendiği belirtilen açıklamada, ayrıca bin 208 gıda ürününde taklit veya tağşiş yapıldığı tespit edildiğini duyuran Genel Müdürlük, şeffaflık ilkesi doğrultusunda söz konusu ürünleri “Güvenilir Gıda” internet sitesinde yayımlayarak vatandaşların bilgisine sunmaya devam edeceklerini aktardı. Bakanlık, vatandaşları duyuruları takip etmeleri ve şüpheli ürünleri ilgili mercilere bildirmeleri konusunda uyardı. İşte yılın ilk sağlığı tehlikeye düşürecek gıdalar ile taklit veya tağşiş yapılan gıdaların listesine ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Bursa’da DNA barkod denetimleriyle gübre takibi sağlanıyor Haber

Bursa’da DNA barkod denetimleriyle gübre takibi sağlanıyor

Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, DNA barkod ve gübre takip sistemi denetimleriyle sahte ve merdiven altı üretimin önüne geçiyor, çiftçiler ve üreticiler korunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yıllık denetim programı kapsamında Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde DNA barkod ve gübre takip denetimleri gerçekleştirdi. Denetimlerde, gübre üretimi ve dolum süreçlerinden son kullanıcıya kadar tedarik zincirinin izlenebilirliği kontrol edildi. Gübre Takip Sistemi (GTS) ile sahte, tağşiş edilmiş ve merdiven altı gübre üretiminin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu sistem sayesinde haksız rekabet engellenirken, hem üretici hem de çiftçi korunmuş oluyor. Denetimler sırasında DNA barkod uygulaması da incelendi. Üretim veya dolum aşamasında ürünlere uygulanan DNA barkodun varlığı, numune alımı ve analiz yoluyla tespit ediliyor. Ambalaj üzerindeki gizli veya görünmez DNA logolar ise UV fener ışığı ile kontrol ediliyor. Özellikle nitratlı gübrelerde, ürünün içeriğine DNA işaretleyici uygulanıyor ve ambalaj üzerine karekod (DNA Barkod) yapıştırılıyor. Bu uygulama sayesinde gübre, üretimden son kullanıcıya kadar her aşamada güvenli ve izlenebilir hale geliyor. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin periyodik olarak devam edeceğini ve çiftçilerin kaliteli gübreye erişiminin güvence altına alınacağını belirtti.

TMMOB Bursa: Gıda zehirlenmeleri halk sağlığını tehdit ediyor Haber

TMMOB Bursa: Gıda zehirlenmeleri halk sağlığını tehdit ediyor

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Türkiye’de son haftalarda artan gıda zehirlenmelerine dikkat çekerek, gıda güvenliğinin sağlanması için acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, gıda güvenliğindeki zaafiyetin halk sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Türkiye’de son haftalarda artış gösteren gıda zehirlenmeleri üzerine Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu bir basın açıklaması yaptı. Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, açıklamasında gıda kaynaklı hastalıkların bireylerde akut ve kronik sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek, bağışıklığı zayıf çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerde bu durumun ölümcül olabildiğini söyledi. Durmuş, “Gıda kaynaklı hastalıklar ölüme neden olmasa bile ülke ekonomisine zarar vermekte, iş gücü kayıpları yaratmakta ve sağlık sistemine ciddi yük getirmektedir. Ayrıca toplumda gıdaya ve gıda sektörüne olan güveni azaltmaktadır” dedi. KASIM AYINDA 3 BİN 500 KİŞİ ZEHİRLENDİ Gıda zehirlenmesi vakalarının sadece Kasım ayının ilk üç haftasında yaklaşık 3 bin 500 kişiye ulaştığını belirten Durmuş, Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan toplu zehirlenme örneklerini paylaştı. Samsun’dan Karabük’e, Kayseri’den Rize’ye, Bursa’dan Trabzon’a kadar birçok şehirde okul yemekhaneleri, düğünler, restoranlar ve kantinlerde yaşanan gıda zehirlenmeleri kamuoyunda endişe oluşturduğunu ifade eden Başkan Durmuş, toplu tüketim yerlerinde artan maliyetler nedeniyle düşük kaliteli ürün kullanımının arttığını, hijyen kurallarının ihmal edildiğini, soğuk ve sıcak zincirin sık sık kırıldığını kaydetti. Durmuş, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, yerel yönetimlere seslenerek izinsiz ve ruhsatsız gıda satışı yapan seyyar tezgâhlara kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. “DENETİM SAYISI ARTIYOR ANCAK ETKİNLİK AZALIYOR” Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunan Durmuş, denetim ekiplerinin artırılması gerektiğini belirterek, “Denetçi sayısı artmadığı halde denetim sayısının artırılması etkinliğin düştüğünü göstermektedir. Denetim ekipleri içinde gıda mühendisi sayısı kesinlikle yükseltilmelidir.” diye konuştu. Hazır yemek sunumu yapan restoran, lokanta, büfe ve fast food işletmelerinde hem işletmecilerin hem çalışanların gıda güvenliği eğitimi almasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Durmuş, sınavlı ve belgeli bir eğitim sisteminin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yönetmelikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Küçük çaplı gıda işletmelerinin teknik kontrol altında olmamasının ciddi bir boşluk yarattığını belirten Gıda Mühendisleri Odası, bu boşluğun giderilmesi için “yetkilendirilmiş gıda danışmanlığı sistemi”nin acilen devreye alınmasını istedi. BAKANLIKLARA: “HER KURUMDA GIDA MÜHENDİSİ BULUNMALI” Bu arada toplu tüketimin yoğun olduğu okullar, askeri birlikler, yurtlar, turizm tesisleri ve cezaevlerinde iç denetim birimlerinde gıda mühendisi bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Şube Başkanı Serkan Durmuş, gıda hileleri ve güvenlik ihlallerine verilen cezaların caydırıcı olmadığını söyledi. Durmuş, aynı firmaların isim değiştirerek faaliyet göstermeye devam ettiğine vurgu yaparak, bu nedenle “Gıda İhtisas Mahkemeleri”nin bir an önce kurulması gerektiğini ifade etti. TMMOB, gıda güvenliğinin sağlanmasının tüm kurumların asli görevi olduğunu hatırlatarak, “Temel bir insan hakkı olan güvenli gıdaya ulaşmak ve halk sağlığını korumak için gerekli tüm önlemler acilen hayata geçirilmelidir. Kamuoyu önünde bir kez daha uyarıyoruz: Gıda güvenliği sağlanmalıdır.” çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.