Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tahran

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Tahran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar”

ABD Başkanı Trump, Amerikan medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda İran yönetimi ve bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran yönetiminin savaş yanlısı olduğunu savunan Trump, Tahran’ın nükleer silahlara sahip olması halinde İsrail’in varlığının ciddi tehdit altında kalacağını ileri sürdü. Trump: Körfez ülkelerine yönelik saldırılar herkesi şaşırttı Trump, İran’ın savaşın başlamasının ardından Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesine dikkat çekti. İran’ın daha önce bu ülkelerle belirli ölçüde dengeli ilişkiler yürüttüğünü belirten Trump, savaşın başlamasıyla birlikte yaşanan saldırıların kendisini ve bölge ülkelerini şaşırttığını söyledi. ABD Başkanı, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarının, nükleer silaha sahip olması durumunda daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini savundu. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, Körfez ülkelerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermişti. İran’ın Umman’a yönelik saldırısı da bölgede dikkat çeken gelişmeler arasında yer almıştı. “İran’ın tepkisine şaşırdım” İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına verdiği karşılığa ilişkin de konuşan Trump, Tahran yönetiminin tutumunu beklemediğini ifade etti. Trump, İran’ın saldırılarının daha önce sahip olduğu bölgesel desteği kaybetmesine yol açtığını savunarak, tarafsız konumda bulunan ülkelerin de İran’a karşı tutum değiştirdiğini ileri sürdü. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde bu silahları kullanabileceği yönündeki değerlendirmesini de yineledi. Trump’tan İran’ın askeri gücüne ilişkin iddia Trump ayrıca İran’ın askeri kapasitesinin büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. İran’ın liderliği, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını iddia eden Trump, Tahran yönetiminin savaşma kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığını savundu. Trump, İran yönetimini sert bir tutum sergilemekle suçlarken, ülkedeki protestolara yönelik müdahalelere ilişkin de çeşitli iddialarda bulundu. İran’daki protestoları gündeme getirdi ABD Başkanı Trump, İran’da geçtiğimiz aralık ayında hayat pahalılığına karşı başlayan ve daha sonra farklı bölgelere yayılan protestolara da değindi. Tahran Büyük Çarşısı’nda başlayan gösterilerin genişlemesinin ardından İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerde bulunduğunu öne süren Trump, çok sayıda kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump, İran yönetiminin yalnızca göstericileri değil, protestolara katılmayan bazı kişileri de hedef aldığını savunarak Tahran yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Trump’tan İran’a “Eşi benzeri görülmemiş boyutta bir ekonomik operasyon olacak” tehdidi Haber

Trump’tan İran’a “Eşi benzeri görülmemiş boyutta bir ekonomik operasyon olacak” tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik eşi benzeri görülmemiş boyutta bir "ekonomik operasyon" ilan ettiğini belirtti. Trump, Tahran yönetimine destek veren ülkelerin, şirketlerin ve finans kuruluşlarının da ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’a anlaşma için fırsat sunduğunu ancak Tahran’ın bu fırsatı değerlendirmediğini savundu. Bunun üzerine Washington’ın şimdiye kadar herhangi bir ülkeye karşı uygulanmış en kapsamlı ekonomik baskı politikalarından birini hayata geçireceğini söyledi. Trump, yeni dönemi “eşi benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon” olarak tanımladı. İran’a ekonomik destek sağlayan ülkeler hedefte ABD Başkanı, yalnızca İran yönetimini değil, Tahran’ın ekonomik bağlantılarını sürdüren üçüncü ülkeleri de hedef aldı. Trump; finans kuruluşları, şirketler, havalimanları ve devlet kurumları üzerinden İran’a ekonomik kaynak aktarılmasına izin veren ülkelerin ciddi ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını belirtti. Özellikle İran'ın gelir elde etmesini sağlayan petrol ticareti, nakit transferleri, döviz işlemleri, gemi sicilleri ve paravan şirketler Washington’ın merceğinde olacak. Bu yaklaşım, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikasında yalnızca Tahran'ı değil, İran ekonomisinin uluslararası bağlantılarını da baskı altına alma hedefinin güçlendiğini gösteriyor. Washington’dan “ekonomik kuşatma” mesajı Trump’ın açıklaması, ABD Hazine Bakanlığının İran’ın ekonomik kaynaklarını sınırlandırmaya yönelik son dönemdeki girişimlerinin devamı niteliğinde. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de 14 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Washington’ın İran’a yönelik politikalarının dünya ekonomisinin daha önce görmediği ölçekte bir izolasyon oluşturacağını savunmuştu. Yeni hamlenin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’la ekonomik işlemlerini durdurma kararı sonrasında gelmesi de dikkat çekti. Böylece Washington’ın İran’ın bölgesel ticaret ve finans ağlarını daraltma çabası daha geniş bir ekonomik baskı kampanyasına dönüşüyor. Trump: İran nükleer silaha sahip olamayacak Trump açıklamasında İran’ın nükleer kapasitesine de değindi. ABD Başkanı, İran’ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Trump ayrıca müttefiklerinden Washington ile birlikte hareket etmelerini istedi. İran’ın bölgesel ve küresel ölçekte tehdit oluşturduğunu savunan ABD Başkanı, uygulanan ekonomik önlemlerin Tahran’ın dış kaynaklara erişimini ve bölgesel faaliyetlerini sınırlandıracağını ileri sürdü. Bu açıklamalar, ekonomik yaptırımların Washington açısından yalnızca İran ekonomisini hedefleyen bir araç değil, aynı zamanda İran’ın askeri ve bölgesel kapasitesini sınırlandırma stratejisinin bir parçası olarak görüldüğüne işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’nda petrol trafiği geriledi ABD ile İran arasındaki çatışmaların etkisi enerji piyasalarında da hissediliyor. Yaklaşık altı aydır devam eden savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği önemli ölçüde yavaşladı. Trump, gemilerin boğazdan geçişlerini sürdürdüğünü belirtse de uluslararası basına yansıyan verilere göre Hürmüz’den taşınan petrol miktarı savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yarısına kadar geriledi. Dünya petrol ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki hareketliliğin azalması, çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri dengeleri değil, küresel enerji arzını da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Ekonomik baskı yeni bir cephe açabilir Trump’ın son açıklamasıyla birlikte İran’a yönelik mücadelenin askeri boyutunun yanında finans, enerji ve uluslararası ticaret alanlarında daha sert bir döneme girmesi bekleniyor. Washington’ın İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkeleri de tehdit etmesi, önümüzdeki dönemde ABD ile İran arasındaki çatışmanın doğrudan taraflar arasındaki bir mücadele olmaktan çıkıp daha geniş bir ekonomik baskı ağına dönüşebileceği mesajını veriyor.

Trump’tan İran görüşmelerine fren: Üst düzey temsilcilere “durdurun” talimatı Haber

Trump’tan İran görüşmelerine fren: Üst düzey temsilcilere “durdurun” talimatı

CNN’in aktardığı bilgilere göre Trump, İran konusunda yeni bir yaklaşım benimsemeye hazırlanıyor. ABD’li bir yetkili, Başkan’ın yönetimindeki üst düzey isimlere İran’la devam eden görüşmeleri durdurma talimatı verdiğini söyledi. Trump daha önce görüşme planını reddetmişti Trump daha önce ABD’nin İran’la görüşme planı olmadığını açıklamıştı. Son gelişme, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların geleceğine ilişkin belirsizliği artırdı. ABD Başkanı ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçişlerin sınırlı kaldığı ve boğazdan ayrılmaya çalışan bir gemiye saldırı düzenlendiğine yönelik haberler bulunmasına rağmen Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık ve işler durumda olduğunu savundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin bölgede uyguladığı ablukayı da “tamamen yürürlükte”olarak nitelendirdi. ABD Başkanı ayrıca deniz mayınlarının tamamının temizlendiğini öne sürdü. İran’dan ABD varlıklarına yönelik misilleme seçeneği Financial Times’ın Tahran’daki iki üst düzey kaynağa dayandırdığı haberine göre İran yönetimi, çatışmanın daha da tırmanması ihtimaline karşı farklı misilleme seçeneklerini değerlendiriyor. Bu seçenekler arasında Güneydoğu Avrupa’daki ABD varlıklarının hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen denizaltı fiber optik kablolarına yönelik saldırılar bulunduğu iddia edildi. Söz konusu iddialar, ABD ile İran arasındaki gerilimin yalnızca Körfez bölgesiyle sınırlı kalmayabileceği endişelerini artırdı. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği geriledi Gerilimin etkileri kritik enerji güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine de yansıdı. Kpler verilerine göre salı günü temel emtia taşıyan 6 gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptı. Bir önceki gün bu sayı 9 olarak kaydedilirken, son 10 günlük ortalama 11 gemi seviyesinde kaldı. İran savaşının ardından boğazdaki ablukanın ne zaman tamamen sona ereceğine ilişkin net bir işaret bulunmaması, gemi sahiplerinin önemli bölümünün güzergâhtan uzak durmasına yol açıyor. Washington-Tahran hattında diplomatik temasların askıya alınması ve Hürmüz’de deniz trafiğinin yavaşlaması, İran krizinde yeni ve daha sert bir döneme girilebileceği yönündeki endişeleri güçlendiriyor.

Trump’tan Umman’a Hürmüz Boğazı Tehdidi Haber

Trump’tan Umman’a Hürmüz Boğazı Tehdidi

Fox News’in aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, Umman’ın ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerini engellemesi durumunda ülkeyi bombalamakla tehdit etti. Trump’ın ayrıca İran Devrim Muhafızları yetkilileriyle gizli iletişim kanallarının bulunduğunu ve Hamas ile de farklı kanallar üzerinden görüştüklerini söylediği belirtildi. Fox News muhabiri Trey Yingst’in aktardığına göre Trump, Umman’ın ABD’nin faaliyetlerine müdahale etmesi halinde, “Onları fena halde bombalarız” ifadelerini kullandı. İran’la gizli iletişim kanalları Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilileriyle gizli iletişim kanallarının bulunduğunu söyledi. İran’ın elindeki ABD yapımı mühimmatın yalnızca küçük bir bölümünü kullandığını öne süren Trump, Tahran’ın çok sayıda orta seviyeli silaha sahip olduğunu savundu. İran’la yaşanan gerilime ilişkin Trump, “Acelem yok” derken, Tahran yönetiminin teslim olması gerektiğini ifade etti. ABD'nin deniz ablukasının İran üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu ve İran’ın bu konuda blöf yaptığını ileri sürdü. Hamas ile de iletişim Trump, Hamas ile farklı kanallar üzerinden iletişim kurulduğunu da açıkladı. Hamas’ın silah bırakacağını öne süren Trump, İsrail’in Gazze’ye saldırı düzenlememesi gerektiğini söyledi. İsrail’de ekim ayında yapılması planlanan seçimlere ilişkin de konuşan Trump, seçimlerin dışında kalmasının kendisi açısından daha uygun olacağını ancak adaylardan birini destekleyebileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı gerilimi Haberde aktarılan gelişmelere göre İran ile ABD arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanmış durumda. İran, ABD’nin mutabakat kapsamında verdiği taahhütleri yerine getirmediğini savunurken, Washington ise boğazdaki geçişler için Umman kara sularından alternatif bir rota belirledi. İran'ın geçişleri kısıtlamasının ardından bölgede çatışmalar yaşanırken, İran ve Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenli şekilde sürdürülmesi ve gemilerin geçiş güzergâhlarının belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başladığı aktarıldı.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler"

ABD Başkanı Donald Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakereler konusunda güven sorunu yaşadığını dile getirdi. İran'ın müzakere süreci boyunca ABD'ye defalarca yalan söylediğini savunan Trump, Tahran yönetimine güvenmediğini açıkça ifade etti. Trump, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı'na ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD Donanması'nın bölge üzerindeki kontrolüne vurgu yapan Trump, Hürmüz Boğazı'nın şu anda ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, Trump'ın sözleri bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, Türkiye'den ayrılırken yaşanan uçak değişikliğini doğruladı ABD Başkanı Trump ayrıca geçen ay NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak değişikliğine ilişkin iddialara da açıklık getirdi. Trump, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle kendisinden farklı bir uçakla seyahat etmesini istediği yönündeki haberleri doğruladı. Konuyla ilgili soruya Trump, kararın tamamen Gizli Servis'in sorumluluğunda olduğunu belirterek, kendisinin güvenlik birimlerinin yönlendirmelerine uyduğunu söyledi. Trump, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" diye konuştu. "Çok fazla tehdit alıyorum" Trump, uçak değişikliğinin arkasında bir güvenlik tehdidinin bulunabileceğini belirtti. ABD Başkanı, kendisine farklı kaynaklardan çok sayıda tehdit geldiğini ifade etti. Trump, "Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum" dedi. Trump'ın İran ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının yanı sıra Türkiye'den ayrılışındaki güvenlik önlemlerine dair değerlendirmeleri de dikkat çekti.

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak” Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için ABD’ye 6 şart: “Kabul edilene kadar açılmayacak”

Hürmüz Boğazı için İran’dan yeni karar İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’ın tüm şartları ABD tarafından kabul edilene kadar boğazın kontrolünün sürdürüleceğini bildirdi. Muhibbi, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından yalnızca bir deniz geçiş noktası olmadığını belirterek bölgenin stratejik önemine vurgu yaptı. İran yönetiminin açıklamaları, boğazın geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ortaya koyarken, bölgede ticari gemi trafiğinin nasıl düzenleneceği de önemli başlıklardan biri haline geldi. Tahran’ın ABD’den istediği 6 şart İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında ABD’den yerine getirmesini istediği şartlar arasında askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi ve bölgedeki ablukanın kaldırılması bulunuyor. Tahran’ın talepleri şu başlıklarda sıralanıyor: İran’a yönelik askeri operasyonların sona erdirilmesi, Abluka ve yaptırımların kaldırılması, ABD güçlerinin İran çevresinden çekilmesi, Savaş nedeniyle oluşan zararlar için tazminat ödenmesi, Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması, ABD’nin İran’a yönelik tehdit ve baskı politikalarından vazgeçmesi. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi de boğazın yeniden açılmasını ABD’nin söz konusu şartları yerine getirmesine bağladı. İran ile Umman arasındaki görüşmeler sürüyor Hürmüz Boğazı'ndaki kritik gelişmelerin yaşandığı sırada İran ile Umman arasında deniz trafiğinin düzenlenmesine yönelik müzakereler de devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran ile Maskat'ın boğazdaki deniz ulaşımına ilişkin hukuki mekanizma ve gemilerin kullanacağı yeni güzergâh konusunda anlaşmaya oldukça yaklaştığını açıkladı. Ancak Arakçi, Umman'la yapılacak olası anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. İran yönetimi, deniz trafiğinin teknik olarak düzenlenmesi ile boğazın yeniden açılması kararını birbirinden ayrı değerlendiriyor. Yeni geçiş güzergâhı gündemde İran ve Umman arasında yürütülen görüşmelerde, yaklaşık 60 yıldır uygulanan deniz ulaşım sisteminin değiştirilmesine yönelik seçenekler de ele alınıyor. Görüşmeler kapsamında mevcut geçici güzergâhların yerine yeni bir rota oluşturulması planlanıyor. Kaynakta yer alan bilgilere göre yeni güzergâhın önemli bölümünün İran karasularından geçmesi öngörülüyor. Geçici düzenlemenin birkaç ay yürürlükte kalabileceği, daha sonra kalıcı bir sisteme geçilmesinin ise İran yönetiminin vereceği karara ve ABD’nin önceki yükümlülüklerine dönmeye ne ölçüde hazır olduğuna bağlı olacağı belirtiliyor. İran parlamentosunda yeni taslak Hürmüz Boğazı'na ilişkin tartışmalar İran parlamentosunun da gündeminde. İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'nda görüşülen yasa taslağı, boğazdan geçen gemi ve yük taşımacılığına yönelik yeni kısıtlamalar öngörüyor. Taslakta, ABD, İsrail ve İran'ın düşman olarak değerlendirdiği diğer ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişinin yasaklanması öneriliyor. İsrail bağlantılı yüklerin geçişine de kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Düzenlemeye aykırı hareket edilmesi halinde yük değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası uygulanması da taslakta yer alan hükümler arasında bulunuyor. Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik sürüyor İran'ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının yalnızca Tahran ile Umman arasındaki teknik görüşmelere bağlı olmadığını gösteriyor. Tahran, boğazın yeniden açılması için doğrudan ABD'nin tutumunda değişiklik istiyor. İranlı yetkililer, askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi gibi talepler karşılanmadan boğazın yeniden açılmasının gündeme gelmeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle İran ile Umman arasındaki deniz ulaşımı görüşmeleri ilerlese dahi Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması konusunda kararın ABD-İran ilişkilerindeki gelişmelere bağlı kalması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.