SON DAKİKA
Hava Durumu

#Suudi Arabistan

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee: İsrail'in Orta Doğu'daki tüm toprakları ele geçirmesi "sorun olmaz" Haber

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee: İsrail'in Orta Doğu'daki tüm toprakları ele geçirmesi "sorun olmaz"

Cuma günü yayınlanan bir röportajda Huckabee, Carlson'a "Her şeyi alsalar sorun olmazdı" dedi. Trump yönetimi tarafından atanan ve eski Arkansas valisi olan Huckabee, Carlson ile ABD Hristiyan milliyetçi hareketi içindeki Eski Ahit ayetlerinin yorumlarını ele aldı. İsrail'in Tel Aviv havaalanında gözaltına alındığı yönünde tartışmalı iddialarda bulunan Carlson, Huckabee'ye Tanrı'nın İbrahim'e soyundan gelenlere "Mısır vadisinden büyük Fırat nehrine kadar olan toprakları, Kenitlerin, Kenizzitlerin, Kadmonitlerin, Hititlerin, Perizitlerin, Refaitlerin, Amorilerin, Kenanlıların, Girgaşitlerin ve Yebusilerin topraklarını" vereceğini vaat ettiği İncil ayeti hakkında soru sordu. Carlson, bu bölgenin modern coğrafyada "temelde tüm Orta Doğu'yu" kapsayacağını belirtti. Carlson, "Levant… İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan – ayrıca Suudi Arabistan ve Irak'ın büyük bölümlerini de içerir" dedi. Huckabee ise, "Bu kadar geniş bir alanı kapsayacağından emin değilim, ama büyük bir toprak parçası olurdu" dedi. Devamında, "İsrail, Tanrı'nın İbrahim aracılığıyla seçtiği bir halka verdiği bir topraktır. Bir halk, bir yer ve bir amaçtı" dedi. Carlson'ın İsrail'in o topraklara hakkı olup olmadığı sorusuna Huckabee şu yanıtı verdi: "Hepsini alsalar sorun olmazdı." Huckabee ile yapılan röportaj, Carlson'ın Ben Gurion havaalanında "garip" bir muamele gördüğünü iddia etmesiyle manşetlere çıkan bir İsrail gezisi sırasında gerçekleştirildi. Ancak İsrail ve ABD yetkilileri, rutin güvenlik sorgulamasından geçtiğini söyledi.

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama Haber

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Filistin Devleti ile birlikte Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Lübnan ve Suriye Dışişleri Bakanlıkları ile İİT, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi genel sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı. Açıklamada, ABD’nin İsrail Büyükelçisinin, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria dahil Arap devletlerine ait topraklar üzerinde kontrol sağlamasının kabul edilebilir olabileceğine yönelik ifadeleri güçlü şekilde kınandı ve derin endişe dile getirildi. Söz konusu açıklamaların uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğu belirtilen metinde, bu tür söylemlerin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiği kaydedildi. Bakanlıklar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhakına ya da Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yönelik girişimlerin reddedildiği belirtilirken, yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devletinin kurulmasına yönelik desteğin sürdüğü bildirildi.

Trump: 8 savaşı bitirdik, 9’uncu da yolda Haber

Trump: 8 savaşı bitirdik, 9’uncu da yolda

ABD Başkanı Trump’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Yaptığımız şey çok basit. Amacımız, barış. Burada bizimle olan liderler, gerçekten çok yardımcı oldu. Ülkemiz tarihinde görülmemiş bir başarıya imza attık. 8 savaşı bitirdik ve 9’uncu da yolda diye düşünüyoruz. Belki o en kolayı o olacak diye düşünüyordum ama tabii ki konu savaş olunca hiçbir zaman bilemezsiniz. Ancak çok iyi bir ilişkimiz var ve bu kadar çok kişiyle harika ilişkiler geliştirdik. Barış Kurulu da gerçekten en önemli projelerimizden biri. Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü’nde Barış Kurulu’nun ilk toplantısında sizi ağırlamaktan gerçekten büyük şeref duyuyorum. Çünkü bu gerçekten güç ve prestij anlamında böylesine, buna yaklaşabilen bir dünya liderleri topluluğu olduğunu düşünmüyorum. Barıştan daha önemli hiçbir şey yok. Aslında barıştan daha az pahalı olan bir şey yok. Çünkü savaştığınız zaman barış yapmaktan yüzlerce kat fazlasını harcıyorsunuz. İran şu anda çok sıcak bir nokta. İran’ın temsilcileriyle de iyi ilişkileri var. İyi görüşmeler yapıyorlar. Geçen yıllarda anlamlı bir anlaşma yapmanın zor olduğunu gördük ama anlamlı bir anlaşma yapmalıyız yoksa kötü şeyler olacak. Orta Doğu’da hep bir kara bulutlar dolaşılıyordu. Hiçbir zaman o bulut var olduğu sürece barış olmayacaktı. Suudi Arabistan, Katar gibi ülkeler, hep bu tehdidin gölgesinde kalacaktı. Ve Orta Doğu’da barış olmayacaktı. Belki de bunu bir adım öteye götürmemiz gerekebilir. Ama bunu yapmayabiliriz de. Önümüzdeki 10 gün içerisinde bir anlaşmaya ulaşabiliriz. Ben göreve geldiğimde Gazze’de ölümlerin sonu gelmeyecekmiş gibi görünüyordu. Ama bu salondaki ülkelerin iradeli yaklaşımıyla şu anda geldiğimiz noktaya ulaştık. Gerçekten 59 ülkenin imzası var. Gazze’deki savaş bitti, ufak alevler var belki. Silahları bırakacağız dediler, eğer bunu yapmazlarsa büyük sertlikle karşılaşacaklar. İnsanlar ölmek istemez, onlar da ölmek istemiyor. Ateşkes devam ediyor. Bütün ölü ya da diri bütün rehineler geri alındı. Bize bu konuda yardımcı olan tüm uluslara teşekkür etmek istiyoruz. Sayısız hayat kurtardık. Barışı ve barış konseptini getirdik. Kimsenin aklına bile gelmeyen bir şeydi. Bana her zaman Orta Doğu’da barışın imkansız olduğu söylenirdi. Tabii İran ile ilgili yapmamız gerekenler var. Nükleer silaha sahip olamazlar. Eğer İran’ın nükleer silahı olursa Orta Doğu’da barış olmaz. Çok güçlü bir şekilde nükleer silaha sahip olamayacaklarını söyledik. Ekimdeki ateşkesten sonra büyük miktarda insani yardımın Gazze’ye girişini sağladı ABD ve müttefikleri. Kasım ayında BM Güvenlik Konseyi, Barış Kurulu’nu oy birliğiyle kabul ettikten sonra 2 düzineden fazla kurucu üyeyi kattık. BM ile yakın iş birliği içindeyiz. Birlikte Gazze’nin doğru şekilde yönetildiğinden emin olacağız. Orta Doğu ile hiç alakası olmayan ülkeler bile bu işin içindeler. Bana sürekli, ‘Buraya gidip eğer gerekirse asker göndeririz’ diyorlar ama gerekmeyeceğini düşünüyoruz. Oraya girmek isteyen iki ülkemiz var, Hamas ile çatışmak istediğini söyleyen bir iki ülke oldu ama gerek olmayacak. Hamas, silahlarını teslim edecek. Savaşmaya, çatışmaya ihtiyaç olmayacak. Benim amacım, hayat kurtarmak. Benim aklımda tek bir şey var, insanların öldürülmesini görmek istemiyorum. Amerika Birleşik Devletleri de Barış Kurulu’na 10 milyar dolarlık katkıda bulunacak. Bunu da açıklamaktan şeref duyuyorum.”

Selman: Suudi Arabistan, Güney Yemen sorunu için gerçekçi bir yol izliyor. Haber

Selman: Suudi Arabistan, Güney Yemen sorunu için gerçekçi bir yol izliyor.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, bugün yaptığı duyuruda, Güney Yemen konusunun artık Suudi Arabistan’ın teşvik ettiği ve uluslararası camianın Riyad Konferansı aracılığıyla destek verdiği etkin bir sürece dönüştüğünü kaydetti. Prens Halid bin Selman, X sosyal medya platformunda gerçekleştirdiği paylaşımda, Riyad Konferansı ile ‘Güney’in kardeşlerini bir araya getirerek adil çözümler için kapsamlı bir strateji geliştirmeyi ve onların istek ve beklentilerini karşılamayı’ hedeflediklerini belirtti. Halid bin Selman, konferans öncesinde, güneyli temsilcilerle istişare edilerek bir hazırlık komitesinin oluşturulacağını ve konferans sırasında Yemen’in güneyindeki tüm bölgelerin temsil edilip, hiçbir ayrımcılık ya da dışlamaya gidilmeyeceğini sözlerine ekledi. Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan’ın Riyad Konferansı'nın getirilerini destekleyeceğini ifade ederek, Güneyli liderlerin Güney Geçiş Konseyi’ni (GGK) kapatma kararını ‘cesur bir hamle’ olarak değerlendirdi. Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir, ülkesinin konferansa ev sahipliği yapmaktaki amacının, tüm etkin güneyli liderleri ve şahsiyetleri ayrım yapmaksızın bir araya getirerek adil çözümler ortaya koymak olduğunu ve bu çözümlerin daha sonra Yemen’deki geniş kapsamlı siyasi görüşme masasına taşınacağını belirtti. Al Cabir, X platformunda yaptığı paylaşımında, GGK liderliğinin kaldırılması yönündeki kararın cesur bir adım olduğunu, bu kararın güney meselesinin geleceği için duyulan sorumluluğu açığa çıkardığını vurguladı. Ayrıca, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek olan diyaloğun sonuçlarının uluslararası alanda destek bulacağını belirtti.

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur Haber

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen'deki taraflar arasındaki mevcut gerilime ilişkin olarak "BAE'nin adının karışmasını" kesin bir şekilde reddettiklerini ifade etti. Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Hadramevt'te ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) kontrolünde bulunan Mukalla Limanı'nda "kısıtlı bir askeri operasyon" gerçekleştirdikten sonra BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, "Kardeş ülke Suudi Arabistan'ın güvenliği ve istikrarına olan bağlılığımızı, egemenliği ve ulusal güvenliği konusundaki saygımızı teyit ediyoruz” ifadesine yer verildi. BAE’nin, Yemenli taraflar arasındaki mevcut gerilime adının karışmasını reddettiği açıklamada, "Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir askeri operasyon için hiçbir Yemenli tarafı yönlendirmediklerini" dile getirdi. BAE'nin Yemen'de, meşru hükümetin isteği ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu kapsamında yer aldığı vurgulandı. “Askerlerini 24 saat içinde çek” uyarısı yapılmıştı Suudi Arabistan bugün, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Yemen'in isteği üzerine Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde çekme ve ülkedeki hiçbir tarafı askeri ya da mali olarak desteklememe çağrısında bulundu. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğu belirtilerek, özellikle güney sınırlarında maruz kalınacak herhangi bir tehdide karşı tüm önlemlerin alınacağı aktarıldı. Açıklamada, Suudi Arabistan'ın BAE'ye Yemen'in isteği doğrultusunda Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde geri çekmesi ve ülkedeki hiçbir tarafa askeri ya da mali destek sağlamaması yönünde çağrı yaptığı belirtildi. Yemen'in güneyi sorununun çözümü için tek yolun diyalog olduğu vurgulanan açıklamada, "BAE'nin, Yemen’in doğusundaki Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askeri operasyonlar düzenlemek için GGK güçlerini sevk ettiği" belirtilerek bunun "üzüntüyle karşılandığı" dile getirildi. Suudi Arabistan'ın, bu eylemleri "ülkenin ulusal güvenliğine, ayrıca Yemen ve bölgenin güvenlik ve istikrarına bir tehdit" olarak değerlendirdiği ifade edilen açıklamada, "GGK dahil olmak üzere tüm Yemenli grupların katılımıyla Yemen'de kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde diyalog yapılmalı" vurgusu yapıldı.

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi Haber

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi

Yemen'de, ülkenin bölünmesine karşı atılan adımlar çerçevesinde bugün itibarıyla 90 gün süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği duyuruldu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi'nin açıklamasında, "Ülke genelinde, 30.12.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 90 gün boyunca ve gerektiğinde uzatılabilecek şekilde OHAL ilan edilmiştir." denildi. Metinde, Hadramevt ve Mehra vilayetlerindeki tüm askeri birliklerin, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu ile uyumlu şekilde hareket ederek, herhangi bir çatışmaya girmeden görev yerlerine dönmeleri ve tüm kontrol noktalarını meşru hükümete bağlı "Vatan Kalkanı Güçleri"ne teslim etmeleri gerektiği vurgulandı. Hadramevt ve Mehra valilerine, iki vilayetin yönetimi ve kampların devri sürecinde "Vatan Kalkanı Güçleri" ile işbirliği yapmaları için kapsamlı yetkiler verildiği belirtilen açıklamada, bu kararın yayımlandığı andan itibaren 72 saat boyunca, Arap Koalisyonu'ndan özel izin ve onay almayanlar dışında tüm liman ve geçiş noktalarında hava, deniz ve kara yasağı uygulanacağı ifade edildi. Devletin tüm organlarının bu kararı uygulamaya koymasının ve tamamen riayet etmesinin gerektiği belirtilen açıklamada, kararın, Anayasa, Körfez Girişimi ve uygulama mekanizması, Başkanlık Konseyi'nin oluşturulması ve yetki devri kararları göz önünde bulundurulduktan sonra ve Anayasa çerçevesinde Alimi'ye verilen yetkilere dayanarak alındığı belirtildi. Açıklamada, bu adımın, "bütün vatandaşların güvenliğini sağlamak, Yemen'in birliğine, egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığı yeniden teyit etmek ve 2014'ten bu yana süregelen meşru yönetim karşıtı darbeye direnmek" amacıyla alındığı kaydedildi. Ayrıca, kararın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Yemen'i bölmeyi amaçlayan doğu vilayetlerine yönelik askeri bir saldırı başlatma talimatı veren isyancı girişimlerle mücadele" kapsamında olduğu ifade edildi. BAE'den konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı Haber

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı

Yemen'de Husilere karşı kurulan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ittifakı içindeki gerilim zirveye ulaştı. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun, BAE'nin Mukalla Limanı'ndaki bir silah konvoyuna hava saldırısı düzenlemesinin ardından, Abu Dabi yönetimi Yemen'deki askeri varlığını tamamen çekme kararı aldığını açıkladı. Uzun süredir devam eden iç savaşta stratejik ortak olan Suudi Arabistan ile BAE arasında benzeri görülmemiş bir askeri ve siyasi kriz patlak verdi. 30 Aralık günü atılan adımlar, bölgede jeopolitik dengelerin altüst olmasına yol açtı. BAE: "Askerlerimizi kendi kararımızla çekiyoruz" BAE Savunma Bakanlığı, bugün yaptığı resmi açıklamayla Yemen'deki kalan son terörle mücadele birliklerini geri çağırdığını duyurdu. Bakanlık, 2019 yılında ana güçlerini ülkeden çekmelerine rağmen, uluslararası işbirliği çerçevesinde bıraktıkları uzman ekipleri, "gelişmelerin personelin güvenliğini tehlikeye atması" nedeniyledir ki, çekme kararı aldıklarını belirtti. Abu Dabi, bu kararın "kendi iradeleriyle" alındığını vurguladı. Suudi Arabistan: "Ulusal güvenliğimiz için sınırları aşmıştır" Gerginlik, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu'nun, Hadramut'taki Mukalla Limanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısıyla daha da arttı. Suudi yetkililer, BAE'nin Fuceyre Limanı'ndan gelen ve izinsiz olarak limana yanaşan iki geminin, Güney Geçiş Konseyi (STC) güçlerine ağır silah ve zırhlı araç taşıdığını tespit ettiklerini belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, BAE destekli ayrılıkçı güçlerin faaliyetlerini "Krallığın ulusal güvenliğine doğrudan tehdit" ve "sınır aşımı" olarak tanımladı. Riyad yönetimi, BAE'yi Yemen'deki tüm askeri ve mali desteğini durdurmaya ve güçlerini hemen çekmeye çağırdı. Karşılıklı Suçlamalar BAE Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın ithamlarını "üzüntüyle karşıladıklarını" belirterek şiddetle reddetti. Abu Dabi, gemilerde silah bulunmadığını ve Suudi Arabistan'a karşı bir provokasyon niyetinde olmadıklarını savundu. Açıklamada, Riyad'ın iddialarının "gerçeklikten yoksun ve yanıltıcı" olduğu ifade edildi. Yemen Hükümetinden Olağanüstü Hal ve Tahliye Emri Sahadaki operasyonların ardından Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşad el-Alimi, ülke genelinde 90 günlük olağanüstü hal ilan etti. Alimi, Abu Dabi ile yapılan güvenlik ve savunma anlaşmalarının iptal edildiğini belirterek, BAE güçlerinin derhal ülkeden ayrılmalarını emretti. Alimi, anayasal kurumları korumak amacıyla tüm sınır kontrollerinin sıkılaştırılacağını açıkladı. Körfez İttifakında Derin Çatlak Geçmişte Husilere karşı birlikte savaşan Riyad ve Abu Dabi arasındaki ilişkiler, Yemen'in güneyindeki etki alanı rekabeti ve Sudan'daki iç savaş gibi bölgesel konularda farklı görüşlere sahip olmaları nedeniyle gerilmişti. Mukalla Limanı'ndaki doğrudan askeri müdahale, iki ülke arasındaki gizli rekabetin açık bir çatışmaya dönüştüğüne işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.