SON DAKİKA
Hava Durumu

#Suudi Arabistan

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Selman: Suudi Arabistan, Güney Yemen sorunu için gerçekçi bir yol izliyor. Haber

Selman: Suudi Arabistan, Güney Yemen sorunu için gerçekçi bir yol izliyor.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, bugün yaptığı duyuruda, Güney Yemen konusunun artık Suudi Arabistan’ın teşvik ettiği ve uluslararası camianın Riyad Konferansı aracılığıyla destek verdiği etkin bir sürece dönüştüğünü kaydetti. Prens Halid bin Selman, X sosyal medya platformunda gerçekleştirdiği paylaşımda, Riyad Konferansı ile ‘Güney’in kardeşlerini bir araya getirerek adil çözümler için kapsamlı bir strateji geliştirmeyi ve onların istek ve beklentilerini karşılamayı’ hedeflediklerini belirtti. Halid bin Selman, konferans öncesinde, güneyli temsilcilerle istişare edilerek bir hazırlık komitesinin oluşturulacağını ve konferans sırasında Yemen’in güneyindeki tüm bölgelerin temsil edilip, hiçbir ayrımcılık ya da dışlamaya gidilmeyeceğini sözlerine ekledi. Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan’ın Riyad Konferansı'nın getirilerini destekleyeceğini ifade ederek, Güneyli liderlerin Güney Geçiş Konseyi’ni (GGK) kapatma kararını ‘cesur bir hamle’ olarak değerlendirdi. Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir, ülkesinin konferansa ev sahipliği yapmaktaki amacının, tüm etkin güneyli liderleri ve şahsiyetleri ayrım yapmaksızın bir araya getirerek adil çözümler ortaya koymak olduğunu ve bu çözümlerin daha sonra Yemen’deki geniş kapsamlı siyasi görüşme masasına taşınacağını belirtti. Al Cabir, X platformunda yaptığı paylaşımında, GGK liderliğinin kaldırılması yönündeki kararın cesur bir adım olduğunu, bu kararın güney meselesinin geleceği için duyulan sorumluluğu açığa çıkardığını vurguladı. Ayrıca, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek olan diyaloğun sonuçlarının uluslararası alanda destek bulacağını belirtti.

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur Haber

BAE’den açıklama: ‏Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir dahlimiz yoktur

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen'deki taraflar arasındaki mevcut gerilime ilişkin olarak "BAE'nin adının karışmasını" kesin bir şekilde reddettiklerini ifade etti. Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu, Hadramevt'te ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'nin (GGK) kontrolünde bulunan Mukalla Limanı'nda "kısıtlı bir askeri operasyon" gerçekleştirdikten sonra BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, "Kardeş ülke Suudi Arabistan'ın güvenliği ve istikrarına olan bağlılığımızı, egemenliği ve ulusal güvenliği konusundaki saygımızı teyit ediyoruz” ifadesine yer verildi. BAE’nin, Yemenli taraflar arasındaki mevcut gerilime adının karışmasını reddettiği açıklamada, "Suudi Arabistan'ı hedef alan hiçbir askeri operasyon için hiçbir Yemenli tarafı yönlendirmediklerini" dile getirdi. BAE'nin Yemen'de, meşru hükümetin isteği ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu kapsamında yer aldığı vurgulandı. “Askerlerini 24 saat içinde çek” uyarısı yapılmıştı Suudi Arabistan bugün, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Yemen'in isteği üzerine Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde çekme ve ülkedeki hiçbir tarafı askeri ya da mali olarak desteklememe çağrısında bulundu. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğu belirtilerek, özellikle güney sınırlarında maruz kalınacak herhangi bir tehdide karşı tüm önlemlerin alınacağı aktarıldı. Açıklamada, Suudi Arabistan'ın BAE'ye Yemen'in isteği doğrultusunda Yemen topraklarında bulunan askerlerini 24 saat içinde geri çekmesi ve ülkedeki hiçbir tarafa askeri ya da mali destek sağlamaması yönünde çağrı yaptığı belirtildi. Yemen'in güneyi sorununun çözümü için tek yolun diyalog olduğu vurgulanan açıklamada, "BAE'nin, Yemen’in doğusundaki Hadramevt ve Mehra vilayetlerinde, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına yakın bölgelerde askeri operasyonlar düzenlemek için GGK güçlerini sevk ettiği" belirtilerek bunun "üzüntüyle karşılandığı" dile getirildi. Suudi Arabistan'ın, bu eylemleri "ülkenin ulusal güvenliğine, ayrıca Yemen ve bölgenin güvenlik ve istikrarına bir tehdit" olarak değerlendirdiği ifade edilen açıklamada, "GGK dahil olmak üzere tüm Yemenli grupların katılımıyla Yemen'de kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde diyalog yapılmalı" vurgusu yapıldı.

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi Haber

Yemen'de 90 gün süreyle OHAL ilan edildi

Yemen'de, ülkenin bölünmesine karşı atılan adımlar çerçevesinde bugün itibarıyla 90 gün süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği duyuruldu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi'nin açıklamasında, "Ülke genelinde, 30.12.2025 tarihinden geçerli olmak üzere 90 gün boyunca ve gerektiğinde uzatılabilecek şekilde OHAL ilan edilmiştir." denildi. Metinde, Hadramevt ve Mehra vilayetlerindeki tüm askeri birliklerin, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu ile uyumlu şekilde hareket ederek, herhangi bir çatışmaya girmeden görev yerlerine dönmeleri ve tüm kontrol noktalarını meşru hükümete bağlı "Vatan Kalkanı Güçleri"ne teslim etmeleri gerektiği vurgulandı. Hadramevt ve Mehra valilerine, iki vilayetin yönetimi ve kampların devri sürecinde "Vatan Kalkanı Güçleri" ile işbirliği yapmaları için kapsamlı yetkiler verildiği belirtilen açıklamada, bu kararın yayımlandığı andan itibaren 72 saat boyunca, Arap Koalisyonu'ndan özel izin ve onay almayanlar dışında tüm liman ve geçiş noktalarında hava, deniz ve kara yasağı uygulanacağı ifade edildi. Devletin tüm organlarının bu kararı uygulamaya koymasının ve tamamen riayet etmesinin gerektiği belirtilen açıklamada, kararın, Anayasa, Körfez Girişimi ve uygulama mekanizması, Başkanlık Konseyi'nin oluşturulması ve yetki devri kararları göz önünde bulundurulduktan sonra ve Anayasa çerçevesinde Alimi'ye verilen yetkilere dayanarak alındığı belirtildi. Açıklamada, bu adımın, "bütün vatandaşların güvenliğini sağlamak, Yemen'in birliğine, egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığı yeniden teyit etmek ve 2014'ten bu yana süregelen meşru yönetim karşıtı darbeye direnmek" amacıyla alındığı kaydedildi. Ayrıca, kararın "Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Yemen'i bölmeyi amaçlayan doğu vilayetlerine yönelik askeri bir saldırı başlatma talimatı veren isyancı girişimlerle mücadele" kapsamında olduğu ifade edildi. BAE'den konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı Haber

Yemen'de müttefikler arasında kriz: Suudiler vurdu, BAE çekilme kararı aldı

Yemen'de Husilere karşı kurulan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ittifakı içindeki gerilim zirveye ulaştı. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun, BAE'nin Mukalla Limanı'ndaki bir silah konvoyuna hava saldırısı düzenlemesinin ardından, Abu Dabi yönetimi Yemen'deki askeri varlığını tamamen çekme kararı aldığını açıkladı. Uzun süredir devam eden iç savaşta stratejik ortak olan Suudi Arabistan ile BAE arasında benzeri görülmemiş bir askeri ve siyasi kriz patlak verdi. 30 Aralık günü atılan adımlar, bölgede jeopolitik dengelerin altüst olmasına yol açtı. BAE: "Askerlerimizi kendi kararımızla çekiyoruz" BAE Savunma Bakanlığı, bugün yaptığı resmi açıklamayla Yemen'deki kalan son terörle mücadele birliklerini geri çağırdığını duyurdu. Bakanlık, 2019 yılında ana güçlerini ülkeden çekmelerine rağmen, uluslararası işbirliği çerçevesinde bıraktıkları uzman ekipleri, "gelişmelerin personelin güvenliğini tehlikeye atması" nedeniyledir ki, çekme kararı aldıklarını belirtti. Abu Dabi, bu kararın "kendi iradeleriyle" alındığını vurguladı. Suudi Arabistan: "Ulusal güvenliğimiz için sınırları aşmıştır" Gerginlik, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu'nun, Hadramut'taki Mukalla Limanı'na gerçekleştirdiği hava saldırısıyla daha da arttı. Suudi yetkililer, BAE'nin Fuceyre Limanı'ndan gelen ve izinsiz olarak limana yanaşan iki geminin, Güney Geçiş Konseyi (STC) güçlerine ağır silah ve zırhlı araç taşıdığını tespit ettiklerini belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, BAE destekli ayrılıkçı güçlerin faaliyetlerini "Krallığın ulusal güvenliğine doğrudan tehdit" ve "sınır aşımı" olarak tanımladı. Riyad yönetimi, BAE'yi Yemen'deki tüm askeri ve mali desteğini durdurmaya ve güçlerini hemen çekmeye çağırdı. Karşılıklı Suçlamalar BAE Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın ithamlarını "üzüntüyle karşıladıklarını" belirterek şiddetle reddetti. Abu Dabi, gemilerde silah bulunmadığını ve Suudi Arabistan'a karşı bir provokasyon niyetinde olmadıklarını savundu. Açıklamada, Riyad'ın iddialarının "gerçeklikten yoksun ve yanıltıcı" olduğu ifade edildi. Yemen Hükümetinden Olağanüstü Hal ve Tahliye Emri Sahadaki operasyonların ardından Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşad el-Alimi, ülke genelinde 90 günlük olağanüstü hal ilan etti. Alimi, Abu Dabi ile yapılan güvenlik ve savunma anlaşmalarının iptal edildiğini belirterek, BAE güçlerinin derhal ülkeden ayrılmalarını emretti. Alimi, anayasal kurumları korumak amacıyla tüm sınır kontrollerinin sıkılaştırılacağını açıkladı. Körfez İttifakında Derin Çatlak Geçmişte Husilere karşı birlikte savaşan Riyad ve Abu Dabi arasındaki ilişkiler, Yemen'in güneyindeki etki alanı rekabeti ve Sudan'daki iç savaş gibi bölgesel konularda farklı görüşlere sahip olmaları nedeniyle gerilmişti. Mukalla Limanı'ndaki doğrudan askeri müdahale, iki ülke arasındaki gizli rekabetin açık bir çatışmaya dönüştüğüne işaret ediyor.

Çin: Yemen’in egemenliği ve toprak bütünlüğü korunmalı Haber

Çin: Yemen’in egemenliği ve toprak bütünlüğü korunmalı

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bugün Yemen’in güneyindeki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Sözcü, bölgedeki gelişmeler üzerine Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın Yemen’de ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’nden (GGK), Yemen halkının genel çıkarlarını koruması ve askeri operasyonları durdurmasını isteyen bir açıklama yayınlamasını ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin, Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenlik ve istikrarını destekleyen çabalarını olumlu karşılamasını yorumladı. Sözcü şunları söyledi: “Yemen’in güneyindeki durumu yakından izleyen Çin, Yemen’in egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğünün korunması çağrısında bulunuyor. Çin ayrıca ilgili tüm tarafların, Yemen halkının çıkarlarına öncelik vermesi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri ile uluslararası toplumun barışı teşvik etme çabalarına yanıt vermesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ilgili kararlarına ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Girişimi’ne göre, ilgili anlaşmazlık ve fikir ayrılıkları siyasi diyalog yoluyla çözmesi, tüm tarafların meşru endişelerine makul çözüm bulması ve böylece Yemen’de barışın bir an önce yeniden tesis edilmesi için koşullar yaratmasını umuyor. Çin, barışa ikna etme ve müzakereleri teşvik etme çabalarını kendi yöntemiyle sürdürecek ve Yemen sorununun bir an önce siyasi yollarla çözüme kavuşması için yapıcı bir rol oynayacaktır.”

Davutoğlu’ndan Somaliland Uyarısı: Bu gelişme alarm niteliğindedir Haber

Davutoğlu’ndan Somaliland Uyarısı: Bu gelişme alarm niteliğindedir

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’in Somaliland’i tanımasını İslam dünyası ve bölge güvenliği açısından “alarm niteliğinde” bir gelişme olarak nitelendirdi; hükümeti acil diplomatik adımlar atmaya çağırdı. Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, İsrail’in Somaliland’i tanımasına ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu adımın İsrail’in İslam ülkelerini bölme ve stratejik bölgeleri çevreleyerek etkisiz kılma politikasının bir parçası olduğunu belirtti. Davutoğlu, bunun uzak bir coğrafyada yaşanan sıradan bir gelişme olmadığını vurgulayarak, “alarm niteliğinde bir olay” ifadesini kullandı. Davutoğlu, bu adımla yüzde 100 Müslüman bir ülke olan Somali’nin fiilen bölündüğünü, Sudan benzeri büyük katliamların yaşanabileceği bir iç savaş riskinin tetiklendiğini ifade etti. İsrail’in bu yolla Kızıldeniz çıkışında Aden Körfezi’nde son derece stratejik öneme sahip Berbera Limanı’na erişim sağladığını kaydetti. Bu gelişmenin, Kızıldeniz’in iki önemli gücü olan Mısır ve Suudi Arabistan ile Somali’de Afrika politikası ve savunma sanayisi açısından stratejik bir üsse sahip olan Türkiye’yi çevreleme anlamına geldiğini belirten Davutoğlu, Gazze’deki saldırılar sürerken yaşanan bu süreci “İslam dünyası için tam bir zillet” olarak nitelendirdi. Davutoğlu, geçmişte benzer girişimlerin engellendiğini hatırlatarak, 2012-2013 yıllarında bazı Batı ülkelerinin Somaliland’ın bağımsızlığını tanıma çabalarına karşı harekete geçtiklerini, Somali Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud ile Somaliland Cumhurbaşkanı Ahmed Mohamed Silanyo’yu 11-13 Nisan 2013 tarihlerinde Ankara’da bir araya getirdiklerini ve oluşturulan üçlü mekanizma ile bu planın bozulduğunu ifade etti. “Şimdi de harekete geçme vaktidir” diyen Davutoğlu, Cumhurbaşkanı ve hükümeti acilen adım atmaya davet etti. Davutoğlu, atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: ''Somali ve Somaliland Cumhurbaşkanlarıyla doğrudan temas kurulması ve Türkiye’ye davet edilerek yüz yüze görüşülmesi. Bir özel temsilci atanarak bölgeye gönderilmesi; bu görev için eski Somali Büyükelçisi Kani Torun’un en yetkin isim olduğu. Mısır ve Suudi Arabistan liderleriyle acilen temas kurularak, üç ülkenin dışişleri bakanlarından oluşan ortak bir heyetin her iki tarafa gönderilmesi. Berbera Limanı’nın işletmesini elinde bulunduran BAE ile temas edilerek İsrail’in politikaları konusunda uyarı ve istişarelerde bulunulması. Üç ülke liderinin eşgüdümlü biçimde ABD Başkanı Trump ve İngiltere Başbakanı Starmer ile görüşerek Somali’nin bölünmesinin tanınmasının önüne geçilmesi. Somaliland nüfusunun yaklaşık yarısını temsil eden ve Mogadişu’ya bağlılığını ilan eden Northeastern State federal yönetimiyle derhal temas kurulması. Afrika Birliği Dönem Başkanı Angola, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı Gambiya ve Arap Ligi Dönem Başkanı Lübnan ile temasa geçilerek Somali’nin birliğinin korunması için diplomatik girişimlerin başlatılması.'' Davutoğlu, İsrail’in Hazar’dan Aden’e, Doğu Akdeniz’den Körfez’e uzanan bir hegemonik düzen kurma çabası içinde olduğunu savunarak, Abraham Anlaşmaları olarak adlandırılan sürecin İslam dünyasını ve Afrika’yı daha küçük parçalara ayırmayı hedeflediğini belirtti. Bu gelişmeler karşısında harekete geçmeyen ülkelerin ve liderlerin tarih önünde büyük bir sorumluluk taşıyacağını ifade etti.

ASMO Suudi Arabistan Krallığı'ndaki En Büyük Tesisini Açtı Haber

ASMO Suudi Arabistan Krallığı'ndaki En Büyük Tesisini Açtı

ASMO, Doğu Bölgesi'nde 5 milyon metrekareyi aşan bir alanda konumlanan, Suudi Arabistan'daki ASMO ağının en büyük tesisi ve boru malzemeleri için dünyanın en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak hizmet veren Merkezi Boru Sahası'nda (Central Pipe Yard - CPY) operasyonlara başladı.ASMO, bir yıldan kısa bir süre içinde üç operasyonel tesisin yönetimini üstlenerek Aramco'nun stratejik tedarik zinciri iş ortağı rolünü pekiştirdi. Saudi Aramco Development Company ve DHL'in ortak girişimi ASMO, bugün Abqaiq yakınlarındaki Merkezi Boru Sahası'nda (Central Pipe Yard - CPY) operasyonlarına başladığını duyurdu. 5 milyon metrekareyi aşan bir alanda konumlanan Aramco tesisi, Petrol Sahası Boru Malzemeleri (Oil Country Tubular Goods - OCTG) ve Hat Borusu (Line Pipe) malzemeleri için dünyanın en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. CPY, sondaj ve üretim faaliyetleri için hayati önem taşıyan OCTG ve Hat Borusu (Line Pipe) malzemelerini depolayarak ve dağıtımı yaparak, Aramco'nun Yukarı Akım (Upstream), Aşağı Akım (Downstream) ve sermaye projelerini destekliyor. ASMO yönetimi altında operasyonlar, hizmet seviyelerini yükseltmeye, malzeme akışını düzene sokmaya, envanter görünürlüğünü artırmaya ve Aramco'nun tedarik zinciri ağı genelinde güvenilir teslimatı sağlamaya odaklanacak. Bu yılın başlarında ASMO, Aramco'nun Riyad ve Cazan'daki depolama tesislerinin yönetimini de üstlenmişti. Yönettiği tedarik zinciri ağı şu anda üç büyük alanı kapsıyor. Bu ağ, Aramco'nun uzun vadeli tedarik zinciri dönüşümünü destekleyen ulusal bir çerçevenin temelini oluşturmanın yanı sıra Suudi Arabistan Krallığı’nı küresel bir tedarik zinciri ve lojistik merkezi olarak konumlandırma hedefi olan Suudi Arabistan Vizyon 2030'a katkıda bulunuyor. Aramco Tedarik ve Tedarik Zinciri Yönetiminden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Sulaiman M. Al Rubaian, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Merkezi Boru Sahası (CPY), Aramco'daki operasyonlarımızı desteklemede uzun zamandır hayati bir rol oynuyor. Bu geçiş, tedarik zinciri dönüşümümüzde önemli bir adım olma özelliğini taşıyor. ASMO, en son teknoloji çözümlerini sunmayı, performansı iyileştirmeyi ve CPY operasyonları genelinde tedarik zinciri hizmet seviyelerini yükseltecek verimlilikleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu ortaklık aracılığıyla hem Aramco'ya hizmet edecek hem de Suudi Arabistan Krallığı’nın stratejik hedeflerine katkıda bulunacak daha dayanıklı, çevik ve verimli bir tedarik zincirinin temelini atıyoruz." ASMO CEO'su Craig Roberts ise, "CPY operasyonlarının ASMO'ya devri, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki ayak izimizi genişletmeye ve yeteneklerimizi güçlendirmeye devam ederken, yolculuğumuzda önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Yönetimimiz altında bulunan üç Aramco tedarik zinciri tesisiyle birlikte; yeni verimlilik fırsatlarını ortaya çıkarmak, operasyonları optimize etmek ve yeniliği teşvik etmek için güçlü bir temele sahibiz. Odağımız, sağlam ve dayanıklı bir tedarik zinciri ekosistemi inşa etmek. Ekibimizin uzmanlığının yeni teknolojilere yaptığımız yatırımla bir araya gelmesi sayesinde, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki tedarik zinciri ortamına anlamlı bir katkı sağlayacağımızdan eminiz," şeklinde konuştu. ASMO, 2030 yılına kadar Suudi Arabistan Krallığı genelinde stratejik olarak konumlandırılmış altı tesisi işletmeyi planlıyor. Bunlar hâlihazırda yönetimi altında olan üç adet Aramco'ya ait tesis ve uzun vadeli genişleme planının bir parçası olarak inşa edilecek üç yeni son teknoloji tesisinden oluşuyor. Toplam depolama kapasitesinin 8 milyon metrekareyi aşması ve yönetimi altındaki yıllık tedarik harcamasının 8 milyar USD’yi geçmesi beklenen ASMO, Suudi Arabistan'da ve daha geniş bölgede tedarik zincirlerinin geleceğini şekillendirecek yerel, dünya standartlarında bir altyapı inşa ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.