SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MÜSİAD İzmir'den Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı'nın katılımıyla Tarım Ekonomisi ve Teknolojisi Zirvesi Haber

MÜSİAD İzmir'den Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı'nın katılımıyla Tarım Ekonomisi ve Teknolojisi Zirvesi

Tarım sektörünün ekonomik ve teknolojik dönüşümünün kapsamlı şekilde ele alındığı zirvede; tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik, teknoloji ve dijitalleşme, gıda güvenliği, tarım ekonomisinin geleceği ve Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gibi başlıklar değerlendirildi. Programın açılışında konuşan MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, tarımın yalnızca üretim faaliyetinden ibaret olmadığını; istihdam, sanayi, ihracat ve gıda güvenliği başta olmak üzere ekonominin birçok alanını doğrudan etkileyen stratejik bir sektör olduğunu ifade etti. İZMİR, TÜRKİYE TARIMININ ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ Temur, İzmir’in sahip olduğu güçlü tarımsal altyapı, üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve girişimcilik ekosistemiyle Türkiye tarımında önemli bir merkez konumunda bulunduğuna dikkat çekerek, tarımda teknoloji kullanımının ve katma değerli üretimin artırılmasının önemine vurgu yaptı. Zirveye Onur Konuğu olarak katılan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sn. Dr. Ahmet Bağcı ise Türkiye’nin tarım politikaları, üretimin sürdürülebilirliği ve tarım sektöründe teknoloji kullanımının artırılması konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. “TEKNOLOJİ VE TARIMIN BULUŞMASI VERİMLİLİĞİ ARTIRACAK” Bağcı, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, doğal kaynakların etkin kullanılması ve değişen küresel şartlara karşı sektörün daha dirençli hale getirilmesinin önemine değinerek, kamu ve özel sektör iş birliklerinin önemine vurgu yaptı. AKILLI TARIM VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ELE ALINDI Zirvede ayrıca; tarımda yapay zekâ ve dijital teknolojiler, akıllı tarım uygulamaları, modern üretim teknikleri ve tarımsal teknolojilerin işletmelere sağladığı fırsatlar ele alındı. Teknolojik dönüşümün tarımsal üretimde maliyetlerin azaltılması, verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılmasına sağlayacağı katkılar değerlendirildi. İŞ DÜNYASI VE SEKTÖR TEMSİLCİLERİ BİR ARAYA GELDİ İş dünyası temsilcileri, sektör paydaşları ve davetlilerin büyük bir ilgiyle takip ettiği zirve; tarım sektörünün geleceğine ilişkin görüş ve önerilerin paylaşılması, yeni iş birliği alanlarının değerlendirilmesi ve sektörler arası istişarenin güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma oldu. MÜSİAD İZMİR’DEN TARIMA GÜÇLÜ VURGU İzmir'de gerçekleşen bu önemli zirve ile MÜSİAD İzmir, Türkiye’nin üretim gücünün artırılması ve stratejik sektörlerde sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Zirve ile birlikte tarım sektöründe kamu, özel sektör ve iş dünyası arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve teknoloji odaklı yeni nesil tarım anlayışının güçlendirilmesine yönelik önemli bir istişare zemini oluşturmuş oldu.

Türkiye bilişim sektörünün nabzını tutan “Bilişim 500 - İlk Beş Yüz Bilişim Şirketi Araştırması” sonuçlandı Haber

Türkiye bilişim sektörünün nabzını tutan “Bilişim 500 - İlk Beş Yüz Bilişim Şirketi Araştırması” sonuçlandı

Her yıl bilişim sektörünün büyük heyecanla beklediği “Bilişim 500 - İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması” sonuçları, bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosu ile Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirilen ödül töreninde açıklandı. Ülkemiz ve global pazar için yol gösterici olarak kabul edilen Bilişim 500 Araştırması’na ilişkin verilerin de paylaşıldığı törende, 6 ayrı ana kategoride birinci olan şirketlere ödülleri takdim edildi. Bilişim 500 Araştırması’nın Türkiye Ekonomisine Katkı Özel Ödülleri kategorisinde; Yılın Ar-Ge Yatırımı Kategori Birincisi ödülünü Logo Yazılım, Yılın Yapay Zekâ Kategori Birincisi ödülünü KoçSistem, Yılın Türkiye Merkezli Üretici Hizmet Kategori Birincisi ödülünü Türk Telekom, Yılın Türkiye Merkezli Üretici Yazılım Kategori Birincisi ödülünü Softtech, Yılın Donanım İhracatı Kategori Birincisi ödülünü Arkel, Yılın Hizmet İhracatı Kategori Birincisi ödülünü TP Türkiye ve Yılın Yazılım İhracatı Kategori Birincisi ödülünü ise HAVELSAN kazandı. Şirketlerin ciro bilgilerine göre hem genel sıralamada hem de faaliyet gösterdikleri kategorilerde değerlendirildiği araştırmanın sonuçlarına göre, bu yıl Türk Telekom bilişim sektörünün en büyük şirketi oldu. Turkcell ikinci, Vodafone ise üçüncü sırada yer aldı. İlk 10'da ayrıca sırasıyla İndeks Bilgisayar, Teknosa, Bilkom Bilişim, Penta Teknoloji, Arena, Ingram Micro ve Türksat yer alarak sektörün lider şirketleri arasında konumlandı. Tören sponsorluğunu KoçSistem, araştırma sponsorluğunu Link, yayın sponsorluğunu Odine’nin üstlendiği, MobileITM’in misafir ağırlama sponsoru, Aselsannet’in exclusive sponsoru, Tein, Tribuntek, Türksat ve U2 AI Studio’nun sunum sponsorları, CRM Akademi’nin tanıtım sponsoru, BlackLion ve Sirius’un dijital iş ortakları olarak yer aldığı Bilişim 500 Ödül Töreni’nin açılış konuşmasını BThaber Başkanı Murat Göçe yaptı. Açılış programında; BThaber Başkan Yardımcısı Özlem Unan, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, Link Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, Odine Solutions Teknoloji COO’su Bora Yücel, Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul, Tein Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın, Tribuntek Kurucu Ortağı Serhat Güzel ve U2 AI Studio CEO’su Uygar B. Özkanca, törende yaptıkları konuşmalar ile sektörün bugünü ve yarınına ayna tuttular. Bilişim 500 Araştırması ve ödül törenini 27 yıldır sürdürüyor olmanın gururunu yaşadıklarını belirten BThaber Başkanı Murat Göçe konuşmasında; “Türkiye’de alanında tek olan bu değerli çalışmamızı 27 yıldır sponsorlarımızın gücü ve ekibimizin yoğun emeğiyle gururla sürdürüyoruz. Sektörümüzün verisini daha geniş kitlelere ulaştırmak için devlet kurumlarımızla ve derneklerimizle el ele vermeye, bu başarıyı ortak bir güç birliğiyle büyütmeye her zaman hazırız” dedi. Araştırma sürecine liderlik eden BThaber Başkan Yardımcısı Özlem Unan,sektörün genel eğilimlerini, şirketlerin sektördeki konumlarını ve rekabet dinamiklerini analiz eden Bilişim 500 Araştırması verilerini ve değerlendirmelerini paylaştı. Sektör dinamikleri incelendiğinde yapay zeka, bulut ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacının ön planda olduğunu belirten Özlem Unan, “Yapay zeka gelirlerinde bir önceki yıla göre %58 artış kaydedildi. Bulut hizmetleri yüzde 60 oranında büyürken, sistem entegratörü olarak bulut hizmeti sunan şirketlerin gelirleri yüzde 101 arttı. Uzman insan kaynağına erişim zorlaşırken kurumlar dış kaynaklı BT hizmetlerine ve yönetilen hizmetlere yöneliyor. Bu yıl araştırmaya ilk kez eklediğimiz yönetilen hizmetler kategorisinde gelirlerin yaklaşık 3 milyar TL seviyesine ulaşması bu dönüşümün en somut göstergesi. Yapay zeka alanında önümüzdeki dönemde başarının belirleyicisi, veri kalitesi, veri güvenliği, regülasyonlara uyum ve mevcut sistemlerle entegrasyon olacak. Yapay zeka alanında, rekabeti yalnızca en iyi modeli geliştirenler değil, bu modelleri verimli, güvenli ve sürdürülebilir şekilde çalıştırabilecek GPU altyapısını sunabilen şirketler belirleyecek. Bu durum veri merkezi, bulut ve yönetilen hizmet sağlayıcıları için yeni bir büyüme alanı oluşturacak. Özetle önümüzdeki yıllarda yönetilen hizmetler, yapay zekâ ve bulut ekosistemi birlikte büyüyen üç alan olacak” diye konuştu. “FİNANS SEKTÖRÜ LOKOMOTİF OLMAYI SÜRDÜRÜYOR” Türkiye bilişim sektörünün itici gücünün hâlâ finans sektörü olduğunu vurgulayan Unan, “Araştırma verilerine göre, Türkiye’de üretilen sektörel yazılım gelirlerinin %45’i bankaların teknoloji şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor. Kurumların sürdürülebilirlik ve verimlilik yaklaşımları ile verinin artan önemi, yazılım gelirlerinin büyümesini olumlu yönde destekliyor” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmasında KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca “Sektörümüzde maalesef çok fazla bilgi yok. Bu nedenle Bilişim 500’ü; yurt dışında şirketimizi, sektörümüzü ve yatırımlarımızın çıktılarını anlatırken temel bir referans olarak kullanıyoruz. Bu yıl belirlenen ‘Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli’ teması da son derece anlamlı. Türkiye; sadece teknolojinin kullanıcısı veya uygulayıcısı değil, aynı zamanda teknoloji üreten, bu üretimi gerçekleştirecek kabiliyete, gençliğe ve birikime sahip bir ülke. Geliştirdiğimiz çözümleri ve uygulamaları bu İpek Yolu vizyonuyla Anadolu’dan önce bölgemize, ardından tüm dünyaya yaymalıyız” dedi. Öte yandan Bilişim 500 Performans Ödülleri kapsamında, MG Mobil Teknoloji “Yılın 3 Yaşından Küçük Genç Şirketler Kategori Birincisi”, Finever Bilişim “Yılın 3 Yaşından Genç En Hızlı Büyüyen Şirketler Kategori Birincisi”, ELD Bilişim “Yılın Son 1 Yılda En Hızlı Büyüyen Kategori Birincisi” ve Link ise “Yılın Son 3 Yılda En İyi Performans Gösteren Kategori Birincisi” ödülünün sahibi oldu. 25 Yıl Emek – Bilişim Sektörüne Değer Katan Kadın Liderler ödülleri kapsamında bilişim sektörüne katkılarıyla öne çıkan 16 kadın lider ödüle layık görülürken, BThaber 35. Yıl Ödülleri de sahiplerini buldu. Bu kapsamda vMind, "Bulut Hizmetlerinin Yükselen Değeri" ödülünün sahibi olurken, Erman Yapıcı ise BThaber Dostluk Ödülüne layık görüldü.

İstanbul Rumeli Üniversitesi MYO Müdürü Serap Daş: "Uygulamalı Eğitim, Mezunlarımızı İstihdama Bir Adım Önde Hazırlıyor" Haber

İstanbul Rumeli Üniversitesi MYO Müdürü Serap Daş: "Uygulamalı Eğitim, Mezunlarımızı İstihdama Bir Adım Önde Hazırlıyor"

İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Serap Daş, meslek yüksekokullarının yalnızca diploma veren kurumlar olmadığını, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiren önemli eğitim merkezleri olduğunu belirterek, uygulamalı eğitim modeli sayesinde öğrencileri mezun olmadan iş hayatına hazırladıklarını söyledi. Günümüzde iş dünyasının beklentilerinin hızla değiştiğine dikkat çeken Daş, teorik bilginin artık tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "İşverenler bugün mesleki bilgiye sahip olmanın yanı sıra uygulama deneyimi bulunan, ekip çalışmasına uyum sağlayabilen, dijital teknolojileri etkin kullanabilen ve problem çözme becerisi gelişmiş mezunları tercih ediyor. Biz de İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak eğitim modelimizi bu ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendiriyor, öğrencilerimizi daha eğitimleri devam ederken gerçek iş ortamlarıyla buluşturuyoruz." Uygulamalı eğitim ön planda Meslek Yüksekokulu bünyesinde Bilgisayar Programcılığı, Grafik Tasarımı, İç Mekân Tasarımı, Aşçılık, Pastacılık ve Ekmekçilik, Uçak Teknolojisi, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ile Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri, Mahkeme ve Büro Hizmetleri programlarında uygulama ağırlıklı eğitim verildiğini ifade eden Daş, laboratuvar çalışmaları, atölye uygulamaları, simülasyon eğitimleri ve proje temelli öğrenme yöntemleriyle öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirdiklerini söyledi. Daş, "Öğrencilerimiz teorik bilgilerini uygulamayla pekiştiriyor. Böylece mezuniyet sonrasında iş hayatına daha hızlı uyum sağlayan, sahaya hazır profesyoneller olarak kariyerlerine başlıyorlar." dedi. Stajlar kariyerin ilk adımı oluyor Staj süreçlerini eğitimin en önemli parçalarından biri olarak gördüklerini belirten Serap Daş, üniversitenin kamu kurumları ve özel sektörle geliştirdiği iş birliklerinin öğrenciler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. "Stajı yalnızca zorunlu bir eğitim süreci olarak değerlendirmiyoruz. Öğrencilerimizin mesleki kimliklerini oluşturdukları, deneyim kazandıkları ve kariyerlerine ilk adımı attıkları önemli bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Sektörle kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde öğrencilerimiz eğitimleri sırasında çalışma hayatını yakından tanıma fırsatı buluyor." Kariyer Merkezi öğrencileri iş dünyasına hazırlıyor Öğrencilerin mezuniyet öncesinden itibaren kariyer planlamalarına destek verdiklerini kaydeden Daş, Kariyer Merkezi'nin sunduğu hizmetlere de dikkat çekti. "Kariyer Merkezimiz; özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, kariyer planlama eğitimleri, sektör buluşmaları, kariyer günleri organizasyonları gibi birçok alanda öğrencilerimize destek sağlıyor. Böylece mezunlarımız yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda iş yaşamına hazır ve rekabet gücü yüksek bireyler olarak kariyerlerine başlıyor." "Kaliteyi akreditasyonlarla güçlendiriyoruz" Meslek Yüksekokulu'nda kalite güvencesi çalışmalarına büyük önem verdiklerini ifade eden Daş, Bilgisayar Programcılığı, Aşçılık ile Pastacılık ve Ekmekçilik programlarının akreditasyon süreçlerini başarıyla tamamladığını belirtti. Akreditasyon çalışmalarını tüm programlara yaymayı hedeflediklerini söyleyen Daş, "Sürekli iyileştirme anlayışıyla eğitim programlarımızı geliştiriyor, ulusal ve uluslararası kalite standartlarını esas alıyoruz. Amacımız öğrencilerimize daha nitelikli bir eğitim sunarken mezunlarımıza da kariyer yolculuklarında güçlü bir avantaj kazandırmak." ifadelerini kullandı. "Geleceğin mesleklerine bugünden hazırlanıyoruz" Meslek yüksekokullarının başarısının mezun sayısından çok istihdam başarısıyla ölçüldüğünü vurgulayan Daş, sözlerini şöyle tamamladı: "Programlarımızı sektörün beklentileri doğrultusunda sürekli güncelliyoruz. Dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojileri eğitim süreçlerimize entegre ediyoruz. Hedefimiz; yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine de hazır, yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen, etik değerlere bağlı, üretken ve yenilikçi mezunlar yetiştirmek. İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak sektörle birlikte gelişen, istihdama yön veren ve öğrencilerini geleceğe hazırlayan eğitim anlayışımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."

Osmangazi'de  "Gıdanın Geleceği İçin Tasarım Atölyesi1 projesi yapıldı Haber

Osmangazi'de "Gıdanın Geleceği İçin Tasarım Atölyesi1 projesi yapıldı

Sürdürülebilir kent vizyonu çerçevesinde gıda politikalarına yönelik girişimlerini kararlılıkla sürdüren Osmangazi Belediyesi’nin, Avrupa Birliği hibe desteğiyle hayata geçirdiği "Osmangazi Gençlik Gıda Laboratuvarı" projesindeki çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Projenin ikinci ayağı olan "Gıdanın Geleceği İçin Tasarım Atölyesi: Dönüşen İzler ve Ritim", Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi koordinesinde; Osmangazi Kent Konseyi Gençlik Meclisi, Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Predu Atölye ortaklığıyla düzenlenen etkinlikte, 15-25 yaş arası 20 genç, gıdayı sanatla harmanladı. Gençler, proje ortaklarından Hamidiye Tarım Lisesi'nin üretim alanlarını ziyaret ederek domates, biber, üzüm, dut ve zeytin gibi gıda ürünleri ile çeşitli bitki yapraklarından örnekler topladı. Toplanan bu doğal materyallerle, Prof. Sezin Türk Kaya rehberliğinde özgün baskıresim çalışmaları yapıldı. Doğadaki ürünlerin baskı kalıbı olarak kullanıldığı atölyede gençler, endüstriyel yüzeyler ile organik malzemeleri birleştirerek yaratıcı kompozisyonlar oluşturdu. Sanat ile doğa arasındaki bağın somutlaştığı çalışmalarda, çevre dostu su bazlı boyaların yanı sıra gıdalardan elde edilen doğal pigmentler kullanılarak sanat tarihinin renk yolculuğu deneyimlendi. Atölye sürecinde üretilen yaklaşık 50 eser arasından seçilecek olanlar, proje finalindeki sergide sanatseverlerle buluşturulacak ve Osmangazi Belediyesi koleksiyonuna dahil edilecek. “Amacımız Gıdanın Bütünselliğini Görmek, Farklı Etkilerini Değerlendirmek” Osmangazi Gençlik Gıda Laboratuvarı projesinin ikinci etkinliğini tamamladıklarını ifade eden Osmangazi Belediyesi Proje Yöneticisi Merve Sünör, ilk aşamada gençlerle gıda haritalama üzerine çalıştıklarını, bu etkinlikte ise sanat ile gıdayı aynı paydada buluşturduklarını belirtti. Gıdaya bütüncül bir perspektifle yaklaştıklarını vurgulayan Sünör, “Kullandığımız boyaların temeli bile aslında toprağa, doğaya ve gıdaya dayanıyor. Katılımcılarımıza geri dönüşüm ve ileri dönüşüm kavramlarından bahsettik; hem endüstriyel hem de doğal malzemeleri bir arada kullandılar. Projemiz bu vizyonla devam edecek ve bu farkındalığın gelecek etkinlikler için güçlü bir temel oluşturacağını düşünüyoruz. Hedefimiz; gıdayı sadece sofralarımıza gelen bir ürün olarak değil, doğa, kültür ve sürdürülebilirlikle bağlantılı bir değer olarak görmek ve gıdanın bütünselliğini kavramaktır. Bu atölyenin, gıda politikaları üretme yolunda attığımız adımlara farklı bir bakış açısı katacağına inanıyoruz. Belediyemiz, tarım ve gıda konularına vizyoner bir yaklaşımla önem vermeye devam ediyor. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a tarımı ve bu projeyi desteklediği için teşekkür ediyoruz.” şeklinde konuştu. Önemli Bir Farkındalık Oluşturdu Proje kapsamında öğrencilerle baskı resim atölyesi yürüttüklerini belirten Atölye Eğitmeni ve Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Sezin Türk Kaya, “Atölyemizin temel merkezinde sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve ileri dönüşüm temaları yer alıyor. Organik veya endüstriyel materyallerin üzerine uygulanan boya ve mürekkeplerin, farklı yüzeylere aktarılması prensibiyle ilerledik.” diyerek, desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a şükranlarını sundu. "Gıdanın Geleceği İçin Tasarım Atölyesi: Dönüşen İzler ve Ritim" etkinliklerini başarıyla tamamlayan genç katılımcılar ise yaptıkları değerlendirmelerde, atölyenin kendilerine büyük bir farkındalık kazandırdığını ve gıda ile sanat ilişkisini uygulama yaparak farklı bir açıdan görme fırsatı bulduklarını ifade ettiler.

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarında Tasarruf Önerileri Haber

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarında Tasarruf Önerileri

Yaz mevsiminde yükselen sıcaklıklarla birlikte artan klima kullanımı elektrik tüketimini önemli ölçüde yukarı çekerken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği çalışmaları kapsamında önerdiği 24 derece klima ayarı, hem enerji tasarrufuna imkan tanıyor hem de elektrik faturalarının kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor. Uludağ Elektrik tarafından paylaşılan yıllık tüketim verileri, Temmuz ve Ağustos aylarının meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönemler olduğunu ortaya koyuyor. Vatandaşların bütçelerini korumaları ve enerjiyi daha verimli kullanmaları için çeşitli tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, basit önlemlerle elektrik tüketiminde ciddi oranlarda tasarruf sağlanabileceğini vurguluyor. Müşteri memnuniyeti, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı projeleriyle faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik; Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova'da 5 milyondan fazla kişiye hizmet sunarken, serbest tüketici kapsamındaki müşterileri için geliştirdiği özel enerji çözümleriyle Türkiye genelindeki büyümesini devam ettiriyor. "Tasarruf, bilinçli enerji kullanımıyla başlıyor" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz döneminde artış gösteren enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıkları ile yönetilebileceğini ifade ederek şunları kaydetti: "Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle konutlarda elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını kanıtlıyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalandırılan mesken elektrik tüketimi, bir önceki senenin haziran ayına kıyasla temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 oranında artış gösterdi. Bu yükselişte, hava sıcaklıklarının artmasıyla yoğunlaşan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında hareketlenen turizm merkezlerine ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da ciddi bir etkisi bulunuyor. Özellikle Balıkesir bölgemize baktığımızda, haziran ayına göre ağustos ayında %50 oranında bir artış yaşandığını söyleyebiliriz. Ağustos ayı, mesken elektrik tüketiminin zirveye ulaştığı bir dönemdir; öyle ki ağustos ayında, yılın diğer aylarının ortalamasına oranla yaklaşık yüzde 23 daha yüksek elektrik tüketimi gerçekleşmektedir." Yaz aylarında konfor seviyesini korurken enerji tasarrufu yapmak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması, gereksiz enerji tüketiminin önüne geçerken verimliliği artırıyor. Bu nedenle bu yaz “24 Derece ile Mümkün” mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına yönlendiriyoruz. Doğru kullanım alışkanlıkları sayesinde hem enerji tüketimini düşürmek hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkündür. Elektronik cihazlar kullanılmadığında fişte bırakıldığında 'bekleme modu' sebebiyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan tüm cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin seçilmesi, uzun vadede tüketimi önemli ölçüde azaltır. LED aydınlatma sistemleri ise daha az enerji tüketerek tasarruf sağlar. Küçük görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının korunmasına büyük katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda edinilmesinin kritik önem taşıdığına inanıyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara yönelik hazırlanan etkinlikler ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı konusunda farkındalık yaratıyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak, enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine destek sağladık.” dedi. Klima kullanımında 24 derece önerisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği çerçevesinde önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında kullanılması hem konforu korumaya hem de elektrik tüketimini azaltmaya yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra filtrelerin düzenli olarak temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ve doğrudan güneş ışığını engelleyecek önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını minimize ederek enerji verimliliğini yükseltiyor.

TÜHİD ve İLDEK, üniversite tercih döneminde Halkla İlişkiler bölümlerini tercih etmeye davet ediyor. Haber

TÜHİD ve İLDEK, üniversite tercih döneminde Halkla İlişkiler bölümlerini tercih etmeye davet ediyor.

İnsanları, kurumları ve toplumu birbirine bağlayan; güveni, itibarı ve ortak değerleri inşa eden en güçlü unsur iletişim. Bu iletişimi stratejik bir yaklaşımla yöneten disiplin ise Halkla İlişkiler disiplinidir. Üniversitelerde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde verilen Halkla İlişkiler eğitimi kimler için uygundur? Mezunlar hangi alanlarda çalışma imkânı bulabilir? Halkla İlişkiler eğitimi gençlere hangi yetkinlikleri kazandırır? Üniversite tercih döneminde bu soruları yanıtlayan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) ile İletişim Fakülteleri Dekanları Konseyi (İLDEK), Halkla İlişkiler eğitiminin sunduğu geniş kariyer olanaklarına dikkat çekerek aday öğrencileri Halkla İlişkiler bölümlerini tercih etmeye davet ediyor. YÖK ATLAS verilerine göre ağırlıkla iletişim fakülteleri bünyesinde olmak üzere 87 lisans ve 82 ön lisans programında Halkla İlişkiler eğitimi veriliyor. 2025-2026 akademik yılında Halkla İlişkiler eğitimi kapsamında ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarına 27.558 öğrenci kayıt yaptırırken, 2024-2025 akademik yılı sonunda 12.532 öğrenci mezun oldu. Halkla İlişkiler eğitiminin Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan geniş bir akademik erişimi bulunuyor. ÖSYM'nin Tercih Kılavuzuna göre Türkiye’nin 65 ilinde, KKTC, Kırgızistan ve Makedonya’da verilen lisans ve ön lisans eğitimi, temel olarak “Halkla İlişkiler ve Tanıtım” ile “Halkla İlişkiler ve Reklamcılık” programları altında yürütülüyor. Programların büyük bölümü; İletişim Fakülteleri ve İletişim Bilimleri Fakülteleri bünyesinde yer almaktadır. Bunun yanında; İşletme Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi gibi farklı akademik yapılarda da halkla ilişkiler eğitimi verilmektedir. Bu akademik çeşitlilik, disiplinin çok yönlü ve farklı alanlardan beslenen yapısını ortaya koyuyor. Genel kültürden psikolojiye, istatistikten iletişim tarihine uzanan çok disiplinli eğitim yapısıyla Halkla İlişkiler bölümleri; öğrencilerini stratejik iletişim, kurumsal iletişim, marka iletişimi, medya ilişkileri, sürdürülebilirlik iletişimi, kriz iletişimi, etkinlik yönetimi, dijital iletişim, itibar yönetimi ve paydaş ilişkileri gibi birçok uzmanlık alanına hazırlıyor. TÜHİD Başkanı İpek Özgüden Özen: "Halkla İlişkiler yalnızca bugünün değil, geleceğin de mesleği." Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen, Halkla İlişkiler eğitiminin gençlere yalnızca bir meslek değil, geleceğin dünyasında ihtiyaç duyacakları çok yönlü yetkinlikleri kazandırdığını belirterek şunları söyledi: "Halkla İlişkiler eğitimi; gençlere yalnızca iletişim becerisi değil, stratejik düşünme, analiz yapma, güven oluşturma, yaratıcılık ve değişime uyum yetkinliği de kazandırıyor. Öğrencilerimiz çoğu zaman mezun olmadan önce stajlar ve uygulamalı çalışmalarla iş hayatına adım atıyor. Öğrencilik yıllarında staj yapmaları, gönüllülük çalışmalarına katılmaları, yabancı dil becerilerini geliştirmeleri ve dijital teknolojileri yakından takip etmeleri kariyer yolculuklarında önemli avantaj sağlıyor." İLDEK Başkanı Prof. Dr. Gilman Senem Gençtürk Hızal: "Halkla İlişkiler eğitimi geleceğin iletişim profesyonellerini yetiştiriyor.” İletişim Fakülteleri Dekanları Konseyi (İLDEK) Başkanı Prof. Dr. Gilman Senem Gençtürk Hızal ise Halkla İlişkiler eğitiminin değişen iletişim dünyasına uyum sağlayan çok disiplinli yapısına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "İletişim fakültelerinde öğrencilerimiz yalnızca kuramsal bilgi edinmiyor; araştırma, analiz, dijital iletişim, etik, yaratıcılık ve uygulama becerilerini birlikte geliştiriyor. Halkla İlişkiler eğitimi; iletişim, yönetim, psikoloji, sosyoloji ve teknoloji gibi farklı disiplinlerden beslenen güçlü bir eğitim alanıdır. Mezunlarımız; özel sektörden kamu kurumlarına, iletişim ajanslarından spor kulüplerine, sivil toplum kuruluşlarından kültür-sanat ve teknoloji alanlarına kadar çok geniş bir yelpazede kariyer fırsatı yakalıyor."

Şanlıurfa’da İki Sulama Birliğinin Borcu Yüz Milyonları Aştı Haber

Şanlıurfa’da İki Sulama Birliğinin Borcu Yüz Milyonları Aştı

DEPSAŞ Enerji, elektrik borçlarını ödemeyen Şanlıurfa’daki Cullap ve Tatarhöyük sulama birliklerine yönelik enerji tedariğinin tekrar durdurulduğunu açıkladı. Tüm uyarılara, sunulan ödeme kolaylıklarına ve yapılan yapılandırmalara rağmen borçların kapatılmaması üzerine harekete geçen şirket, yüz milyonlarca liralık alacağın tahsil edilemediğini bildirdi. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisinin tahsilat süreçlerinde sürdürülebilirlik ve adil uygulama prensipleriyle hareket eden DEPSAŞ Enerji, ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen sulama birliklerine karşı yasal ve idari süreçleri işletmeye devam ediyor. Şirket, Şanlıurfa’da faaliyet yürüten Cullap ve Tatarhöyük sulama birliklerinin uzun süredir ödenmeyen elektrik borçları sebebiyle enerji tedariğinin yeniden kesildiğini duyurdu. Toplam borç yüz milyonlarca lirayı aştı DEPSAŞ Enerji tarafından yapılan açıklamada, tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerjisine dair borçların uzun süredir tahsil edilemediği ifade edildi. Şirketin iyi niyetli tutumuna rağmen ödeme sorumluluklarının yerine getirilmediğine dikkat çekilen açıklamada, ilgili sulama birliklerine defalarca uyarı yapıldığı, borçların ödenebilmesi için çeşitli kolaylıklar sağlandığı ve birçok kez yapılandırma fırsatı sunulduğu kaydedildi. Şirket verilerine göre, Cullap Sulama Birliği’nin ve Tatarhöyük Sulama Birliği’nin ödenmeyen borç toplamının yüz milyonlarca lirayı geçtiği belirlendi. Açıklamada, bu denli yüksek alacak miktarının şirket için sürdürülebilir olmaktan çıktığı belirtilerek, borçların tahsil edilememesinin enerji hizmetlerinin sürekliliği açısından ciddi bir risk teşkil ettiği vurgulandı. Borçlar ödenmeden enerji verilmeyecek DEPSAŞ Enerji, borçların tamamen kapatılması ve sulama birliklerinin yasal yükümlülüklerini eksiksiz tamamlaması durumunda enerji arzının yeniden değerlendirilebileceğini bildirdi. Mevcut şartlarda borçlar ödenmeden elektrik verilmesinin kesinlikle mümkün olmayacağı belirtilen açıklamada, elektrik borçlarının tahsilatı konusunda tüm tüketicilere eşit mesafede durulduğu ifade edildi. Borçlu diğer birliklere de kesinti uygulanacak Açıklamada ayrıca, Şanlıurfa genelinde faaliyet gösteren Topçu-Gündaş, Güzelyurt, Haktanır, GAP ve Fırat sulama birliklerinin de DEPSAŞ Enerji’ye elektrik borcu olduğu bildirildi. Bahsi geçen birliklerin borçlarını ödememeleri nedeniyle elektriklerinin kesik olduğu, elektriği henüz kesilmemiş olan birliklerin ise borçlarını zamanında ödememeleri durumunda enerji tedariklerinin durdurulacağı ifade edildi. DEPSAŞ Enerji, elektrik borçlarının tahsil edilmesi noktasında tüm abonelere eşit uygulama yapıldığını vurgulayarak, sürdürülebilir enerji arzının sağlanması için ödeme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmesi gerektiğini kaydetti.

BUSİAD yenileşim ödül süreci başladı Haber

BUSİAD yenileşim ödül süreci başladı

Podyum Davet’te düzenlenen basın toplantısında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, 7. Yenileşim Ödülü’nün de verileceği ve bu yıl 16.’sı gerçekleştirecek Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu’nun mottosunun “Oyunu Değiştirenler” olduğunu söyledi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu, 19 Kasım’da düzenlenecek sempozyumda, “Değişimin izleyicisi değil, oyunu değiştirmek için neler yapmamız gerektiğini uzman isimlerden dinleyeceğiz. BUSİAD bir öngörü kuruluşu olarak yıllardır, yakın geleceği, orta vadeyi ve mümkün olduğunca uzun vadeyi anlamaya çalışmak; ortaya çıkan fikirleri üyelerimizle, Bursa ile ve ülkemizle paylaşmak için çalışıyor” dedi. Oyunun değişmeye başladığını 2010’dan itibaren BUSİAD’ın gördüğünü ve çalışmalarını ona göre şekillendirdiğini kaydeden Hatunoğlu, şunları söyledi: “İnsanlık, bugün dijitalleşmeyi ve yapay zekâyı yeni bir dönüşüm dalgası olarak yaşıyor. BUSİAD olarak bu süreci en başından beri yakından takip ediyoruz. Almanya'nın 2011 yılında Hannover Messe Fuarı'nda "Endüstri 4.0" kavramını ortaya koymasından itibaren bunun Türkiye gibi ülkeler için büyük bir fırsat olduğunu savunduk. Neden bunu bir fırsat olarak görüyoruz? Çünkü önceki sanayi devrimlerinde en önemli unsur sermayeydi. Bu yeni dönüşümde ise en önemli unsur insan. Eğer gençlerimizi doğru eğitebilir, onları teknoloji üretmeye yönlendirebilir ve yetkinliklerini geliştirebilirsek bu treni kaçırmayız dedik. Bugün bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu görüyoruz.” Hatunoğlu, 7.’si verilecek Bursa Yenileşim Ödülü ile ilgili verdiği bilgide, “Biz yenileşimi bir tercih olarak görmüyoruz. Yenileşim artık bir zorunluluk. Bireylerin, kurumların ve şirketlerin kendilerini sürekli yenilemeleri gerekiyor. İşte bu anlayışla arkadaşlarımız son iki yıldır ödül sürecini baştan sona yeniden ele aldılar. Yeni yapıda firmalar yalnızca bir ödül için yarışmayacak. Aynı zamanda kendi yenileşim kapasitelerini objektif bir şekilde değerlendirme fırsatı bulacaklar. Belki de sürecin en önemli çıktısı burada. Çünkü her katılımcı firma, süreç sonunda detaylı bir değerlendirme raporu alacak. Bu rapor; mevcut durumunu, güçlü yönlerini, gelişim alanlarını, gelecekteki potansiyelini ortaya koyacak. Açıkçası biz bunu ödülün kendisi kadar, hatta bazı durumlarda daha da değerli buluyoruz. Firmalar adeta kurumsal bir "yenileşim ekspertizi" yaptırmış olacaklar. Başvuru ve süreçle ilgili tüm bilgilere www.busiad.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.” diye konuştu. BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu Başkanı Tuğba Demirsu Yücetürk de, “Çalışma grubumuz; farklı sektörlerden gelen profesyonellerden, yöneticilerden ve akademisyenlerden oluşan, gönüllülük esasıyla çalışan bir yapı. Her üyemiz, kendi deneyimini ve uzmanlığını bu sürece katkı olarak sunuyor” dedi. Yücetürk, “Bu yıl özellikle şunu önemsiyoruz: Yenileşim yalnızca yeni bir ürün geliştirmek ya da teknoloji kullanmak değildir. Yenileşim; liderlikten stratejiye, çalışanların sürece katılımından iş birliklerine, kaynakların yönetiminden süreçlerin iyileştirilmesine kadar kurumun tamamını ilgilendiren bir dönüşüm alanıdır. Bu nedenle Bursa Yenileşim Ödülü değerlendirme süreci de yedi temel ölçüt üzerinden yürütülüyor: Stratejik yönelim ve bağlam, yenileşim kültürü ve yetkinlik gelişimi, ekosistem ve kaynakların yönetimi, operasyonel çeviklik ve süreçlerde yenileşim, bilgi ve teknolojilerin adaptasyonu, sürdürülebilirlik ve toplumsal etki ve son olarak iş sonuçları.” dedi. Yücetürk, başvuruların 30 Haziran 2026’ya kadar süreceğini de kaydederek, Verilecek ödülün de oyma sanatçısı U.Ü. Eğitim Fakültesi Emekli Öğ.Gör. Memet Erdoğdu’nun elinde şekillendiğini belirtti. Yücetürk, “Ödül heykeli; Osmanlı devletinin kuruluşuna tanıklık eden ve devlet kurulurken dikilen ağaçlardan olduğu bilinen tarihi Dua Çınarı ’nın günümüze kalan son parçaları kullanılarak hazırlandı. Kullanılan malzeme ve el işçiliği nedeniyle her bir ödül heykeli orijinal ve tek olma özelliği taşıyor. Çelik zemin üzerindeki doğal taş kaidesinde yükselen fidan şeklindeki heykel; yeniden doğumu, sonsuzluğu, gücü ve dayanıklılığı simgeliyor. Yenileşim (inovasyon) gibi kendi içinde sürekli yenilik yaparak var olmayı anlatan heykel, aynı zamanda dönüşüme de vurgu yapıyor.” Yücetürk son olarak “Tüm işletmelerimizi, kendilerini bugünün yenileşim anlayışıyla değerlendirmek ve Bursa’nın dönüşüm hikâyesinde yer almak üzere bu sürece katılmaya davet ediyoruz” diye sözlerini bitirdi.

Gemlik’te Çevre İçin El Ele: Haber

Gemlik’te Çevre İçin El Ele:

Borusan Grubu, Okyanus Gönüllü Borusanlılar ve Borusan İlkokulu öğrencileri ile Gemlik’te bulunan Gemsaz Sahili’nde Dünya Çevre Günü kapsamında kıyı temizliği gerçekleştirdi. Borusan’ın iklim, insan ve inovasyon odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen bu etkinlikle; çevresel farkındalığın güçlendirilmesi ve gelecek nesillere daha temiz kıyılar bırakılması hedefi bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya kondu. Faaliyetlerinin her aşamasında çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini en aza indirmeyi ilke edinen Borusan, sürdürülebilirliği yalnızca operasyonel süreçlerinin değil, topluma dokunan tüm çalışmalarının da merkezinde konumlandırıyor. Yalnızca kıyı temizliğiyle sınırlı kalmayarak özellikle çocuklarda çevresel farkındalık oluşturmayı hedefleyen etkinlikte Borusan İlkokulu öğrencileri, yazar Gülşah Özdemir Koryürek tarafından gerçekleştirilen interaktif çevre bilinci söyleşisine katıldı. Doğayı korumanın önemi, çevresel farkındalığın geliştirilmesi ve günlük yaşamda uygulanabilecek küçük ama etkili adımların ele alındığı söyleşinin ardından, öğrenciler ve Okyanus Gönüllü Borusanlılar eşleştirilerek sahada temizlik çalışmasına başladı. Etkinlik boyunca Gemsaz Sahili’nden toplanan tüm atıklar, döngüsel ekonomiye ve geri dönüşüme kazandırılmak üzere türlerine göre titizlikle ayrıştırıldı. Borusan’ın çevresel farkındalık çalışmalarının sürekliliğini ortaya koyan kıyı temizliği etkinliği, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve tüm Okyanus Gönüllü Borusanlıların katılımına açık olarak organize ediliyor. Bu yaklaşım, Grubun çevreye duyarlı kurum kültürünü yalnızca belirli günlerle sınırlı olmayan, istikrarlı ve sürdürülebilir bir çaba haline getirdiğini gösteriyor. Çalışan katılımını odağına alan bu tür uygulamalar, çevresel sorumluluğu kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Borusan’ın sürdürülebilirlik alanındaki yaklaşımı, tekil sosyal sorumluluk projelerinin ötesine geçerek uzun vadeli ve bütüncül bir çevre yönetimi anlayışına dayanıyor. Şirket, daha yeşil bir gelecek ve daha mavi denizler için çevreye duyarlı uygulamalarını, yenilikçi çözümlerini ve insan merkezli yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.