SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Belediyesi Uluslararası Yeşil Enerji Araştırmasına Ev Sahipliği Yaptı Haber

Nilüfer Belediyesi Uluslararası Yeşil Enerji Araştırmasına Ev Sahipliği Yaptı

British Academy destekli uluslararası araştırma projesi kapsamında Nilüfer Belediyesi’ni ziyaret eden ekip, kentin yeşil enerji politikalarını yerinde inceleyerek belgesel çekimleri gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi, uluslararası ölçekte yürütülen “Yeşil Enerji Dönüşümünün Sahadaki Yansımaları” başlıklı araştırma projesi çerçevesinde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Britanya merkezli King’s College London öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Nilüfer’e gelen araştırma ekibi, belediyenin sürdürülebilirlik ve yeşil enerji uygulamalarını yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş de katıldı. Görüşmede, belediyenin yenilenebilir enerji politikaları, yerel düzeyde yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmaları ve toplumsal katılım modelleri hakkında kapsamlı bilgi paylaşımı yapıldı. Toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak bugün 64 elektrikli aracımız ve 8 çatı GES projemiz ile sürdürülebilirlik noktasında başarılı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Başta belediye binalarımız olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarımızı her yıl yükseltiyoruz. Sosyoekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri olan Nilüfer, sürekli büyüyen bir kent. Her yıl 20 bini aşan, neredeyse bir mahalle kadar göç alıyoruz. Bursa’daki istihdamın büyük bir bölümü Nilüfer’de gerçekleşiyor. Aynı zamanda hastaneleri, özel okulları ve sosyal yaşamıyla Bursa’nın yükünü Nilüfer çekiyor. Dolayısıyla Bursa’nın yaşadığı tüm sorunlar Nilüfer’i doğrudan etkiliyor. Elbette bizler karbon emisyonlarının düşürülmesi noktasında karar mercii değiliz. Fakat hem kendimizi dönüştürmek hem de Nilüferlileri bilinçlendirmek için çalışmaya devam ediyoruz.” SAHADA İNCELEME VE BELGESEL ÇEKİMLERİ Ziyaret kapsamında araştırma ekibi, saha gözlemleri de gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde Nilüfer Belediyesi Sürdürülebilirlik Parkı’nı gezen ekip, burada yer alan uygulamaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet, programın son durağında ise Güngören Mahallesi’nde bulunan Güneş Enerji Santrali’ni (GES) ziyaret ederek, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji üretimi alanındaki çalışmalarını gözlemledi. Ziyaretler süresince proje kapsamında hazırlanan belgesel için çekimler gerçekleştirildi. AKDENİZ’DE YEŞİL DÖNÜŞÜM İNCELENİYOR British Academy tarafından desteklenen uluslararası araştırma projesi; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’da yürütülerek, yeşil enerji dönüşümünün yerel düzeydeki etkilerini çok boyutlu olarak ele alıyor. Projede Türkiye’den Kadir Has Üniversitesi, İtalya’dan Gran Sasso Üniversitesi ve Yunanistan’dan Dimitris Katsaprakakis ile yerel araştırmacılar yer alıyor. Çalışma; iklim değişikliği, sürdürülebilir ve yeşil enerjiye geçiş ile topluluk katılımı arasındaki ilişkileri inceleyerek, yerel deneyimlere odaklanıyor. Yüz yüze mülakatlar, katılımcı gözlem ve belgesel film yapımı gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı proje, yeşil dönüşüm süreçlerinin sahadaki karşılığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma kapsamında elde edilecek bulguların, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda şekillenen enerji politikalarına yerel perspektiften katkı sunması bekleniyor.

Tekstilde geleceğin kodları Bursa'da yazıldı Haber

Tekstilde geleceğin kodları Bursa'da yazıldı

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle tekstil sektöründe inovasyon ve girişimcilik kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen 7. TechXtile Challenge, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirilen görkemli bir finalle sona erdi. Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)’un destekçileri arasında yer aldığı "Verimlilik" temalı etkinlikte, hem genç girişimciler hem de sektörün devleri inovasyon sahasında buluştu. Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur." MUSTAFA GÜLTEPE: “TEKNOLOJİYLE DOKUNAN YENİ BİR TEKSTİL DÜNYASI VAR” Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, "Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor," dedi. İNOVASYON LİGİ’NDE DEVLERİN YARIŞI Etkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin "akıllı üretim" odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. “En İnovatif” proje kapsamında İnovasyon Ligi’nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu. Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu. Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı. Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu. TechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, "Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi" projesiyle Umut Oğur’a verildi. Nazlı Demirci Erel ise "Combin Up" isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü’nün sahibi oldu. SEKTÖR LİDERLERİNDEN TAM DESTEK Tekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler. Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti. Etkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.

Banvit MBRF, 2025’te arıttığı suyun yüzde 44’ünü içme suyu kalitesinde geri dönüştürdü Haber

Banvit MBRF, 2025’te arıttığı suyun yüzde 44’ünü içme suyu kalitesinde geri dönüştürdü

22 Mart Dünya Su Günü vesilesiyle suyun korunmasına yönelik çalışmalarını paylaşan Banvit MBRF, su ayak izini azaltma konusundaki kararlılığını bir kez daha vurguladı. Sürdürülebilirliği kurum kültürünün merkezine yerleştirdiklerini belirten Banvit MBRF CEO’su Tolga Gündüz, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bu bilinç, üretimden operasyona kadar tüm süreçlerimizin temelini oluşturuyor. 2025 yılı sonunda Bandırma tesisimizde arıtılan suyun yüzde 44’ünü içme suyu kalitesinde geri kazanmayı başardık.” Gündüz, elde edilen bu kazanımın operasyonel süreçlerin merkezinde yer alan sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir sonucu olduğunu belirterek, bu adımı yalnızca bir verimlilik artışı olarak değil, aynı zamanda şirketin “Net Sıfır” yolculuğunda kritik bir kilometre taşı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Arıtılan suyun bir bölümünü, toplam su kullanımına bağlı olarak ikinci bir arıtma sürecinden geçirerek değişen oranlarda içme suyu kalitesinde geri kazanan Banvit MBRF, bu çalışmaları küresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma taahhüdünün somut bir göstergesi olarak görüyor. Banvit MBRF Hakkında: Banvit, faaliyetlerine 1968 yılında karma yem üreticisi olarak başladı. 1984 yılında aşamalı olarak piliç eti üretimine geçiş yapan şirket, Türkiye’de ilk defa temizlenmiş ve poşetlenmiş taze piliç üretimini gerçekleştiren kuruluş oldu. 2001 yılından bu yana nuget, schnitzel, köfte ve kebap gibi pratik lezzetler ile sucuk, salam, sosis gibi şarküteri üretimi de gerçekleştiren Banvit hisselerinin %91,71’i, TBQ Foods GmbH’ye aittir. Banvit, 1992 yılından bu yana BİST’de işlem görüyor.

BTÜ doğanın değerini haritalandıracak Haber

BTÜ doğanın değerini haritalandıracak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinden Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği “Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Proje, kentlerle kırsal alanlar arasındaki doğal bağlantıları inceleyerek, doğanın sağladığı faydaların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Çalışmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi, yani ormanlar, bitkiler ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltma gücü ele alınacak ve bu kapasitenin ekonomik değeri ortaya konulacak. Böylece doğanın iklim değişikliğiyle mücadelede sağladığı katkının somut verilerle gösterilmesi amaçlanıyor. EKOLOJİK BAĞLANTILAR HARİTALANDIRILACAK Araştırmada, doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantılar haritalandırılacak. Bu sayede hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu belirlenecek ve bu alanların korunmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan neden önemli olduğu ortaya konacak. Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük bir kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Merve Ersoy, kır ile kentin kesişen ara yüzünün ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığı ile planlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Ersoy, planlama sistemlerine iklim değişikliği azaltma politikaları ile uyumlaştırılmasını sağlayan ve peyzajın karbon depolama potansiyelini birim alanda ekonomik olarak haritalayacak bu çalışmayı, paralel bir şekilde İngiltere Lancaster şehrinde de yürüteceklerini belirtti. Doç. Dr. Ersoy, “Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbondur çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde, doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel çalışmalarla çevre ve sürdürülebilirlik alanına katkı sunmaya devam ettiğini belirterek, “Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine önemli katkılar sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” diye konuştu.

Philips Sound 100. Yılını İkonik Tasarımlar ve Modern Ses Teknolojileriyle Taçlandırıyor Haber

Philips Sound 100. Yılını İkonik Tasarımlar ve Modern Ses Teknolojileriyle Taçlandırıyor

Geçmişin ikonik tasarımlarını modernize eden Moving Sound serisinin dönüşünden, Retro Range serisinin genişlemesine; yapay zeka destekli Soundbar ailesinden, her türlü maceraya hazır TAR3500 acil durum radyosuna kadar geniş bir portföy ses tutkunlarıyla buluşuyor Philips Sound, 100 yıllık ses mirasını yeni ürün ailesiyle kutluyor. Markanın Century Campaign kapsamında duyurduğu yeni ürünler; evde, dışarıda, hareket halinde ve beklenmedik anlarda kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yanıt veren kapsamlı bir ses ekosistemi sunuyor. Retro ilhamlı ürünlerden taşınabilir hoparlörlere, yeni soundbar modellerinden çok amaçlı acil durum radyosuna kadar uzanan seri, Philips Sound’un tasarım, performans ve kullanım kolaylığı yaklaşımını daha geniş bir ürün dünyasında bir araya getiriyor. Retro Range: Geçmişin karakteri, bugünün performansı Philips Sound’un Retro Range ailesi, markanın tasarım hafızasını güncel performans beklentileriyle buluşturuyor. 1950’lerin ikonik Philips radyolarından ilham alan The Janet XL, daha büyük formu, 40W gücü, 20 radyo hafızası, 18 saate varan pil ömrü, Auracast destekli Bluetooth bağlantısı ve IPX5 dayanıklılığıyla hem ev içinde hem açık havada güçlü bir kullanım deneyimi sunuyor. V2500C ve V2500F olmak üzere iki farklı versiyonla gelen ürün, nostaljik görünümü güncel işlevsellikle bir araya getiriyor. Retro Range’in bir diğer dikkat çekici yeniliği ise The Stevie Pro. Markanın 2025’te tanıttığı The Stevie modelinin daha gelişmiş versiyonu olarak konumlanan ürün; yükseltilmiş hoparlör sistemi, geliştirilmiş alüminyum tabla ve tone arm yapısı, Bluetooth in/out ve Auracast bağlantı seçenekleriyle vinil deneyimini daha rafine hale getiriyor. Böylece Philips Sound, analog müzik keyfini modern yaşam alanlarına ve çoklu kullanım senaryolarına uygun biçimde yeniden tanımlıyor. Moving Sound geri dönüyor Philips Sound’un 1980’lerin cesur, renkli ve karakter sahibi tasarım anlayışını günümüze taşıyan Moving Sound serisi de markanın 100. yıl kutlamalarının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde tüketiciyle buluşacak seri; iki taşınabilir hoparlör ve iki kulaklık modelinden oluşuyor. Sarı ve siyah renk seçenekleriyle, neon pembe detaylar taşıyan bu seri; yalnızca ses performansına değil, stil ve kişiliğe de odaklanıyor. Seride yer alan MS80 The Tube ve MS60 The Roller, taşınabilir hoparlör kategorisinde güçlü ses, Bluetooth 6.0, USB audio playback, Auracast desteği, 24 saate varan pil ömrü, powerbank işlevi ve IP67 dayanıklılık gibi özelliklerle dikkat çekiyor. MS3 The Buds modeli ANC, Spatial Audio ve 42 saate varan kullanım süresiyle gerçek kablosuz deneyimini Moving Sound evrenine taşırken; MS1 The Ringo Duo ise hafif formu, kablolu ve kablosuz kullanım seçeneğiyle serinin nostaljik ruhunu günlük kullanıma uyarlıyor. Ev eğlencesinde yeni soundbar serisi Philips Sound, ev eğlencesi tarafında ise yeni B8301, B5601 ve B5201 soundbar modelleriyle farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap eden üçlü bir seri sunuyor. Haziran ayında lanse edilecek bu modeller, güçlü teknik özellikleri ve premium Avrupa tasarımıyla ev sineması deneyimini daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hale getirmeyi hedefliyor. Serinin üst modeli B8301, 3.1.2 kanal yapısı, Dolby Atmos ve DTS:X desteği, 190W RMS güç çıkışı ve kablosuz subwoofer’ı ile daha kapsayıcı bir surround deneyim sunuyor. B5601, daha kompakt alanlar için tasarlanmış 2.1 sistem yapısıyla güçlü bir performans sunarken; B5201 ise kompakt gövdesinde günlük TV izleme deneyimini belirgin biçimde iyileştiren pratik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Üç modelde de bulunan AI destekli Intellisound Engine, içerik türüne göre ses profilini optimize ederken; EasyLink+ 3.0 ve Philips Entertainment App entegrasyonu kullanıcı deneyimini daha sezgisel hale getiriyor. Maceraya ve Acil Durumlara Hazır: TAR3500 Yeni ürün ailesinin en işlevsel üyelerinden biri olan Philips TAR3500, markanın ses teknolojilerini yalnızca eğlence ekseninde değil, hazırlık ve güven odağında da yeniden yorumladığını gösteriyor. Dijital AM/FM radyo, 60 saate varan pil ömrü, USB-A powerbank özelliği, güneş paneli ve hand-crank şarj seçenekleri, IP55 dayanıklılık, fener, okuma ışığı ve SOS sireni gibi özellikleriyle ürün; doğa tutkunlarından kampçılara, evde acil durum hazırlığı yapan kullanıcılardan mobil yaşam tarzını benimseyenlere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. TAR3500 aynı zamanda Philips Sound’un kullanım kolaylığına verdiği önemi de yansıtıyor. Dijital tuning, 20 FM ve 20 AM hafıza seçeneği, kolay kontrol yapısı ve güçlü anteniyle ürün, bağlantının kesildiği anlarda dahi bilgiye erişimi sürdürmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle TAR3500, hem açık hava kullanımı hem de ev tipi hazırlık setleri için güncel ve işlevsel bir çözüm olarak konumlanıyor. Sürdürülebilirlik ürünlerin ortak paydası Philips Sound’un yeni ürün gamında sürdürülebilirlik de önemli bir tasarım prensibi olarak öne çıkıyor. Değiştirilebilir piller, geri dönüştürülmüş plastik kullanımı, çıkarılabilir parça tasarımları ve FSC sertifikalı, plastik içermeyen ambalaj tercihleri; markanın çevresel sorumluluğu ürün geliştirme yaklaşımına entegre ettiğini gösteriyor. Böylece Philips Sound, 100 yıllık ses mirasını yalnızca yeni teknolojilerle değil, daha sorumlu tasarım tercihleriyle de geleceğe taşıyor.

Legrand Türkiye Grubu, Yerli Ürünleriyle Elektrik Güvenliğini ve Enerji Verimliliğini Artırıyor Haber

Legrand Türkiye Grubu, Yerli Ürünleriyle Elektrik Güvenliğini ve Enerji Verimliliğini Artırıyor

Legrand Türkiye Grubu, bu dönüşüm ihtiyacını yerli üretim altyapısıyla buluşturarak XS4, XG6, XD10 ve XC10 serisi modüler ürünleriyle elektrik tesisatlarını hem daha güvenli hem de çevreye daha duyarlı bir zemine taşımayı amaçlıyor. Legrand Türkiye Grubu’nun Gebze'deki ileri teknoloji tesisinde tam otomasyon süreçleriyle hayat bulan yeni nesil modüler ürünler, konutlardan ticari yapılara, endüstriyel tesislerden karma kullanım alanlarına kadar geniş bir yelpazede elektrik altyapılarını aşırı yük, kısa devre ve kaçak akım gibi başlıca tehlikelere karşı eksiksiz biçimde koruyor. XS4, XG6 ve XD10 serisi otomatik sigortalar ile XC10 serisi kaçak akım koruma anahtarları, üstün dayanıklılık özellikleri ve sezgisel tasarımlarıyla elektriksel riskleri köklü biçimde azaltırken, tesisat güvenliğini uzun vadede güvence altına alıyor. IP2X koruma sınıfına sahip bu ürünler, montaj ve bakım süreçlerinde kullanıcıları olası tehlikelere karşı korurken yangın ve elektrik çarpmalarının önlenmesine de doğrudan katkı sağlıyor. Legrand Türkiye Grubu tarafından mühendislik odaklı tasarım anlayışıyla geliştirilen bu çözümler, enerji tüketimini optimize ederek hem çevresel ayak izini küçültüyor hem de işletme maliyetlerini aşağı çekiyor. Geniş aksesuar uyumluluğu ve esnek montaj alternatifleri sayesinde Türkiye'nin farklı iklim koşullarına ve yapı tiplerine kolaylıkla adapte edilebilen ürünler, sektör profesyonellerine güvenilir ve ölçeklenebilir bir çözüm platformu sunuyor. Dayanıklılık ve Verimlilik Tek Üründe Legrand Türkiye Grubu'nun yeni nesil modüler ürün ailesi, IP2X güvenlik sınıflandırmasıyla montaj ve günlük kullanım süreçlerinin her aşamasında kullanıcıyı koruyan bir kalkan işlevi görüyor. Elektrik tesisatlarında oluşabilecek riskleri kaynağında bertaraf etmek amacıyla tasarlanan bu ürünler, uzun servis ömürleri ve yüksek mekanik dayanımlarıyla sektörde öne çıkıyor. Legrand Türkiye Grubu, üretimde kullandığı malzemeleri ve benimsediği süreçleri çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği kriterleri doğrultusunda seçerek sorumlu üretim anlayışını pratiğe yansıtıyor. Teknik Zorunluluktan Kentsel Dönüşüm Aracına Legrand Türkiye Grubu, elektrik güvenliğini salt teknik bir zorunluluk olarak değil, şehirlerin daha yaşanabilir ve dirençli bir geleceğe taşınmasında kritik bir araç olarak konumlandırıyor. Yerli üretim kapasitesiyle sektörde kalıcı bir iz bırakmayı hedefleyen Legrand Türkiye Grubu, XS4, XG6, XD10 ve XC10 serisi ürünlerin sunduğu kapsamlı aksesuar seçenekleri, uyarlanabilir montaj çözümleri ve kullanıcı merkezli tasarımlar aracılığıyla güvenli elektrifikasyonu ve kolay kurulumu herkes için ulaşılabilir kılıyor. Bugünün Standartları, Yarının Vizyonu Bu yeni nesil elektrik güvenliği çözümleri, anlık ihtiyaçlara yanıt vermenin ötesine geçerek sürdürülebilir kentsel dönüşümün temel taşlarından biri olmayı hedefliyor. Legrand Türkiye Grubu, inovasyonu çevresel sorumlulukla harmanlayan ürün geliştirme vizyonuyla enerji altyapılarında verimliliği, güvenliği ve sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak sağlayan çözümler üretmeye kararlılıkla devam ediyor.

EMADDER Bursa, siyasi partilerle “Emeklilikte Adalet” görüşmelerini sürdürdü. Haber

EMADDER Bursa, siyasi partilerle “Emeklilikte Adalet” görüşmelerini sürdürdü.

EMADDER Bursa İl Temsilciliği, emeklilik sistemindeki adaletsizlikleri ve özellikle 8 Eylül 1999 sonrası sigorta girişi olan çalışanların hak kayıplarını gündeme taşımak amacıyla siyasi temaslarını sürdürüyor. Bu kapsamda EMADDER Bursa İl Temsilciliği, DEVA Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Heyet, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen ve Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk ile bir araya gelerek kademeli emeklilik talebini detaylı şekilde aktardı. Dernek yetkilileri, söz konusu düzenlemenin yalnızca bireysel bir hak talebi olmadığını, aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminde adalet ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olacağını vurguladı. Görüşmeler sırasında, emeklilikteki eşitsizliklerin giderilmesi ve çalışanlar arasındaki hak farklarının azaltılması için siyasi destek beklentisi dile getirildi. Ayrıca Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca ile yapılan görüşmede de 8 Eylül 1999 sonrası sigorta girişi olan milyonlarca çalışanın mağduriyetleri anlatıldı ve kademeli emeklilik düzenlemesinin çözüm için kritik olduğu ifade edildi. EMADDER Bursa İl Temsilciliği, konuyla ilgili siyasi partilerle temaslarını sürdüreceklerini ve çözüm önerilerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini belirtti.

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı Haber

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı

Ülker S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&P Global’ in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye’den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı. Dünya genelinde 59 sektörden 9200’den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü. S&P Global, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor. ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti: “S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3’lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.”

BUSADER geleceğe çocuklarla yürüyor... BUSADER Çocuk iş başında Haber

BUSADER geleceğe çocuklarla yürüyor... BUSADER Çocuk iş başında

BUSADER Federasyonu çatısı altında kurulan BUSADER Çocuk, 11–14 yaş grubundaki çocukları sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik ve bilimle buluşturmayı hedefleyen vizyonuyla ilk etkinliğini Bursa’da gerçekleştirdi. Yardım faaliyetleri ve sosyal sorumluluk projeleriyle kamuoyunun yakından tanıdığı BUSADER Federasyonu, geleceğe yönelik önemli bir adım atarak BUSADER Çocuk oluşumunu hayata geçirdi. BUSADER Federasyonu bünyesinde kurulan BUSADER Çocuk, düzenlenen basın lansmanı ile kamuoyuna tanıtıldı. BUSADER Çocuk’un ilk etkinliği ve tanıtım programı, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle ve yönetim kurulu üyeleri, Sanart BUSADER Başkanı Sinem Uğurgün, Bursa BUSADER Başkan Yardımcısı Ebru Boztekin, İstanbul Genç BUSADER Başkanı Barkın Tiryaki, BUSADER gönüllüleri ve çok sayıda davetli katıldı. Program, BUSADER Çocuk Yönetim Kurulu Üyesi Can Öktem eşliğinde okunan Andımız ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından söz alan BUSADER Çocuk Başkanı Bade Oktay, BUSADER Çocuk’un 11–14 yaş arası çocuklardan oluştuğunu belirterek, üye sayısını artırarak büyümeyi hedeflediklerini söyledi. Yeni dönemde federasyonun çalışma başlıklarıyla uyumlu projeler geliştireceklerini vurgulayan Oktay, bu dönemin ana temasının “sürdürülebilirlik” olduğunu ifade etti. Su ve elektrik gibi doğal kaynakların doğru kullanımına yönelik farkındalık çalışmaları yapacaklarını belirten Oktay, çocuk hakları ve sosyal sorumluluk alanlarında da aktif projeler planladıklarını dile getirdi. Oktay, “Bugünün çocukları olarak yarının bilinçli, özgüveni yüksek ve üretken bireyleri olmayı hedefliyoruz” dedi. Programda konuşan BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle ise çocukların ve gençlerin toplumun geleceğini şekillendiren en önemli unsur olduğunu vurguladı. BUSADER Çocuk’un uzun süredir planlanan bir proje olduğunu belirten Özgüle, “Bugün yalnızca yeni bir oluşumu tanıtmıyoruz, geleceğe umut olacak bir yolculuğun ilk adımını atıyoruz” dedi. BUSADER Çocuk’un, çocukların akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk bilinci, empati, sağlık farkındalığı ve toplumsal duyarlılıklarını geliştirmeyi hedeflediğini ifade eden Özgüle, “Topluma yapılan en büyük yatırım çocuklara yapılan yatırımdır” sözleriyle projeye verdikleri önemi dile getirdi. Konuşmaların ardından BUSADER Çocuk’un ilk üyeleri sahneye davet edilerek rozetleri Federasyon Başkanı Zerrin Özgüle ve yönetim kurulu üyeleri tarafından takdim edildi. Tanıtım programı, BUSADER Çocuk üyelerinin ilk faaliyetiyle sona erdi. Fatih Atilla Bağcı’nın yürüttüğü “Meyveden DNA İzolasyonu” atölyesinde çocuklar, bilimin temel kavramlarını eğlenerek öğrenirken, geleceği bilimle şekillendirme hedeflerini de ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.