SON DAKİKA
Hava Durumu

#Suç Örgütü

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Suç Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme: Eski Bakan İdris Naim Şahin’e tahsisli iki araç daha inceleniyor Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme: Eski Bakan İdris Naim Şahin’e tahsisli iki araç daha inceleniyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alihan Kuriş hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsis edilen iki aracın daha tahsis amacı dışında ve şüpheli faaliyetlerde kullanıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında daha önce firari Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılmasında kullanıldığı tespit edilen 34 SL 313 plakalı araç gündeme gelmişti. Şahin’e tahsis edilen diğer araçların da incelenmesiyle 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı araçların da tahsis amacı dışında kullanıldığı tespit edildi. İki şüpheli hakkında işlem başlatıldı Soruşturma kapsamında aynı yapılanmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Ömer Sipahioğlu’nun yakalanması için çalışma başlatıldı. Ömer Yücel isimli şüphelinin ise gözaltına alındığı öğrenildi. Alihan Kuriş hakkındaki suçlamalar Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmada “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları bulunuyor. 13 Ağustos’ta gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 38 şüpheliden 32’si 16 Ağustos’ta tutuklanmıştı. Kuriş’in yakalandığı sırada bir evde bulunan gizli bölmeye saklandığı belirlenmişti. 17 ilde 123 adreste arama yapıldı Operasyon kapsamında 17 ilde 123 adreste arama gerçekleştirildi. Aramalarda, kaynağı belirsiz olduğu öne sürülen yaklaşık 1,34 milyar lira değerinde 200 kilogram külçe altın ele geçirildi. Savcılık tespitlerine göre soruşturma kapsamında örgütle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirketbelirlendi. Bu şirketler arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil'in yanı sıra inşaat, gıda, kuyumculuk, denizcilik ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin de bulunduğu belirtildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yurt dışına yüksek miktarlarda para transferleri gerçekleştirildiği yönündeki tespitler de yer aldı.

Aziz İhsan Aktaş davasında Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak bilinen ve 200 sanığın yargılandığı davada, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında karar verildi. Mahkeme, Özer’i “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verirken Özer hakkında memuriyet görevini yapma yasağıuygulanmasına da hükmetti. Özer bir suçlamadan beraat etti Ahmet Özer, hakkındaki “özel belgede sahtecilik” suçlamasından ise beraat etti. Davada 5’i tutuklu olmak üzere toplam 200 sanık yargılanıyor. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın bir suç örgütü kurduğu ve bazı belediyelerde belediye başkanları ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu kişilere rüşvet verdiği öne sürülüyor. Örgüt liderliği ve rüşvet suçlamaları kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Aziz İhsan Aktaş, tahliye edilmesinin ardından tutuksuz yargılanıyor. Özer hakkında daha önce de hapis talep edilmişti Ahmet Özer hakkında aynı suç kapsamında daha önce görülen iki ayrı dosyada 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Bahçeli, Özer’in görevine dönmesini istemişti MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce yaptığı açıklamalarda Ahmet Özer ile Ahmet Türk’ün görevlerine dönmesi gerektiğini ifade etmişti. Bahçeli, açıklamasında “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmeli”sözlerini kullanmıştı.

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda, Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş ve yakınlarının mal varlığı ile finansal hareketlerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Rapora göre dört kişinin adına toplam 1.818 tapu işlem kaydı bulunuyor. Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş, eşi ve her iki tarafın birinci ve ikinci derece yakınlarının mal varlıkları ile banka hareketleri incelendi. Özellikle 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimlerine odaklanılan raporda, taşınmaz devirleri, aile içindeki mülkiyet hareketleri ve bazı para transferlerinin kaynakları değerlendirildi. Dört isimde 1.818 tapu işlemi TAKBİS kayıtlarının incelenmesi sonucunda Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Böylece dört kişi açısından toplam 1.818 TAKBİS işlemi belirlendi. Raporda, bu rakamın 1.818 ayrı taşınmaz bulunduğu anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Kayıtlarda alım ve satımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, kat irtifakı ve kimlik düzeltmesi gibi farklı tapu işlemleri de bulunuyor. Taşınmazların niteliği dikkat çekti Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e ait kayıtlarda yalnızca konut ve arsaların bulunmadığı belirtildi. Büro, dükkan, imalathane, kahvehane, lokanta, mesken ile zeytinli ve kuyulu tarlalar gibi farklı nitelikte taşınmazların da kayıtlarda yer aldığı aktarıldı. Bazı taşınmazların aile üyelerinden Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e geçtiği, bazı taşınmazların ise üçüncü kişiler veya şirketlere devredildiği tespit edildi. Raporda ayrıca bazı parsellerde çok sayıda haciz ve ihtiyati tedbir bulunduğu kaydedildi. Bir parselde 10 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir, başka bir parselde ise 6 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir bulunduğu belirtildi. MASAK, taşınmazların edinim kaynakları, satış bedelleri ve aile ile şirketler arasındaki devir zincirlerinin ayrıca incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Hilmi Tuna Kuriş'in banka hareketleri de incelendi Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında yapılan incelemede, özellikle 2024-2026 dönemindeki miras, satış, tevhit ve elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler öne çıktı. Hilmi Tuna Kuriş'in 2016'da babası Mahmut Sabri Kuriş'ten üç katlı betonarme ofis, iş yeri ve arsa devraldığı, babasının 2024'teki ölümünün ardından ise Adapazarı ve Sultanbeyli'deki çeşitli tarla ve arsaların kendisine intikal ettiği belirlendi. Rapora göre 14 Şubat 2025'te bazı taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyeti sona erdirildi ve satış işlemleri gerçekleştirildi. Aynı gün 2670/6 parseldeki arsanın Hıdır Öztürk'e satıldığı kaydedildi. Hilmi Tuna Kuriş'in bazı taşınmazlarında 8 icrai haciz, ihtiyati tedbirler ve iki ayrı el koyma kararı bulunduğu, banka hesaplarındaki transferlerin ise on milyonlarca liraya ulaştığı belirtildi. MASAK, miras yoluyla edinilen varlıkların kısa süre içerisinde yeniden yapılandırılması veya üçüncü kişilere devredilmesiyle banka hareketlerinin birlikte incelenmesi gerektiğine işaret etti. Miras yoluyla iki kuşaklık taşınmaz hareketi Raporda Mahmut Sabri Kuriş'in mal varlığına ilişkin kayıtlar da ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahmut Sabri Kuriş'e, annesi Nevin Kuriş'in 2022 ve 2023 yıllarındaki vefatının ardından çok sayıda arsa, tarla, daire, dubleks mesken ve çeşitli yapılar intikal etti. Mahmut Sabri Kuriş'in 2024'te hayatını kaybetmesinin ardından ise mal varlığının bir bölümü Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Raporda, taşınmazların Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından da sonraki kuşağa geçişinde hangi işlemlerin miras, hangilerinin bedelli satış olduğunun ve varsa satış bedellerinin banka hesaplarına yansıyıp yansımadığının araştırılması gerektiği belirtildi. Seda Kuriş'in hesabına gelen 2,4 milyon lira aynı gün otomotiv şirketine aktarıldı Rapora göre Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş adına herhangi bir gayrimenkul bulunmuyor. Buna karşın adına 2008 model Volkswagen Jetta ile 2023 model Mercedes-Benz C 200 4MATIC kayıtlı olduğu, daha önce sahibi olduğu Audi Q2'yi ise Eylül 2023'te devrettiği belirtildi. Banka kayıtlarında 5 Eylül 2023'te Mehmet Özmen'den Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira geldiği tespit edildi. Aynı gün bu paranın 2 milyon 406 bin 344 liralık bölümünün Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler AŞ'yeaktarıldığı belirlendi. MASAK raporunda, yaklaşık 2,4 milyon liralık otomobil bedelinin üçüncü bir kişi tarafından gönderilmesi nedeniyle Mehmet Özmen ile Seda Kuriş arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi. Kayınpeder adına 426 gayrimenkul işlemi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına geçmişte 426 gayrimenkul alım ve satım işlemi gerçekleştirildiği belirtildi. Halen adına kayıtlı üç taşınmaz bulunduğu kaydedildi. Mevcut taşınmazlar arasında Serdivan'da yaklaşık 53 bin 900 metrekarelik özel orman niteliğindeki alanda hisse, Adapazarı'nda iki katlı betonarme bina ve arsa hissesi ile Rize'nin Çayeli ilçesinde tarla ve çalılık hissesi yer aldı. Özel orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde 84 icrai haciz, 30 kamu haczi, 3 ihtiyati haciz ve satışa arz şerhibulunduğu belirtildi. Adapazarı'ndaki taşınmazda ise 30 icrai haciz, 32 kamu haczi, 2 ihtiyati haciz ve 2 ipotek kaydı tespit edildi. Raporda, Kösemusul'un şirket ortaklıkları ve yöneticilikleriyle birlikte değerlendirildiğinde 426 tapu işleminin ekonomik gerekçesi ile alım-satım bedellerinin banka kayıtlarındaki karşılığının incelenmesi gerektiği ifade edildi. Eşinin kardeşinin mali hareketleri arttı Seda Kuriş'in kardeşi Ayşe Nur Bedir'in banka işlem hacminin 2023 yılında önceki yıllara göre yaklaşık 5 kat arttığıraporda yer aldı. TAKBİS kayıtlarında Bedir adına beş tarla bulunduğu ve bu taşınmazların tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde kayda geçtiği belirtildi. Beş parselin toplam yüzölçümünün 18 bin 700 metrekare olduğu kaydedildi. Bedir'in adına 2023 model Mercedes-Benz EQE 350 4MATIC AMG ve 2024 model Volkswagen Golf bulunduğu, ayrıca iki şirkette yüksek oranlı ortaklığının olduğu aktarıldı. MASAK, aynı dönemde edinilen taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları ve banka hareketlerindeki artışın kaynağının birlikte incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Kayınvalidenin hesaplarında 5,5 milyon liralık para girişi Seda Kuriş'in annesi Zeynep Kösemusul adına herhangi bir şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı belirtildi. Buna rağmen 2016-2026 döneminde banka hesaplarında 5 milyon 550 bin liranın üzerinde para girişi, yaklaşık 3 milyon 800 bin lira para çıkışı tespit edildi. Raporda özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki para girişlerinin incelendiği ve bu hareketlerin kaynağı ile aile bireyleri arasındaki transferlerin ekonomik faaliyetlerle uyumunun açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Araç devriyle banka transferi aynı güne denk geldi Yasemin Şimşek'in adına gayrimenkul bulunmadığı, 2017-2026 döneminde banka hesaplarında yaklaşık 653 bin lira giriş ve 635 bin lira çıkış olduğu kaydedildi. 11 Ekim 2021'de Volkswagen Golf'ün Neşat Salih'e devredildiği, aynı gün Neşat Salih'ten Şimşek'in hesabına 124 bin 700 lira geldiği ve Özön Petrol Petrol Ürünleri Otomobil Nakliye İnşaat şirketine toplam 368 bin lira gönderildiği belirtildi. MASAK, bu hareketlerin araç alım-satım süreciyle bağlantılı olup olmadığının belgeler üzerinden eşleştirilmesi gerektiğini değerlendirdi. MASAK raporunda üç ana başlık öne çıktı Raporda aile ve yakın çevrenin mali hareketleri birlikte değerlendirildiğinde üç temel alanın öne çıktığı belirtildi: Aile üyelerinin yüksek sayıdaki taşınmaz alım-satım ve devir işlemleri, Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından Alihan ve Hilmi Tuna Kuriş'e uzanan kuşaklar arası mülkiyet hareketleri, Taşınmaz ve araç edinimleriyle aynı dönemlere denk gelen banka transferleri. MASAK, taşınmazların gerçek satış bedellerinin banka sistemine yansıyıp yansımadığının, araçların finansman kaynaklarının ve kayıtlı gelirlerle mal varlığı arasındaki uyumun soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklar olduğunu belirtti. Soruşturma nasıl başladı? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında soruşturma kapsamında "örgüt yöneticisi" olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheliden 30'u gözaltına alındı. Soruşturmada şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları yöneltiliyor.

Adana’da Alparslan Kuytul Suç Örgütü operasyonunda: 35 şüpheli tutuklandı Haber

Adana’da Alparslan Kuytul Suç Örgütü operasyonunda: 35 şüpheli tutuklandı

Adana’da Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 56 şüpheliden 35’i tutuklandı. Tutuklananlar arasında Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul da bulunuyor. Soruşturma dosyasına, yıllara yayılan çok sayıda CİMER başvurusu ve çeşitli iddialara ilişkin ifadeler de girdi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, kamuoyunda Alparslan Kuytul yapılanması olarak bilinen gruba yönelik operasyon düzenlendi. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışma kapsamında 19 Ağustos'ta 6 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Adreslerdeki aramaların ardından aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 56 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamaları yöneltildi. 35 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 44’ü tutuklama, 9’u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Mahkeme, aralarında Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul’un da bulunduğu 35 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. 18 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 3 şüpheli savcılık tarafından serbest kaldı. Tutuklanan şüpheliler cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasına binlerce CİMER başvurusu girdi Soruşturma kapsamında hazırlanan polis fezlekesine göre, Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmayla ilgili ilk CİMER başvurusu 10 Ekim 2024 tarihinde yapıldı. 2024, 2025 ve 2026 yıllarında farklı tarihlerde yapılan başvurularda, yapılanmanın organizasyon yapısı, mali kaynakları, eğitim faaliyetleri, sosyal medya çalışmaları ve çeşitli şehirlerdeki sorumlularıyla ilgili iddiaların kamu kurumlarına bildirildiği belirtildi. Dosyada yaklaşık 6 bin CİMER başvuru ve ihbar kaydı bulunduğu, fezlekede ise bunlardan soruşturmayla ilgili olduğu değerlendirilen yaklaşık 20 kayda ayrıntılı şekilde yer verildiği aktarıldı. Yapılanma için organizasyon şeması iddiası 24 Kasım 2024 ve 16 Aralık 2025 tarihli başvurularda, yapılanmaya ait olduğu öne sürülen bir organizasyon şemasının CİMER’e iletildiği belirtildi. Başvurularda Alparslan Kuytul “örgüt lideri”, Erol Ardıç ise “ikinci adam” olarak tanımlandı. Genel sekreterlik, mali işler, eğitim, lojistik, sosyal medya, sağlık, konferans organizasyonları ve bölge sorumlulukları gibi çeşitli görev alanlarının bulunduğu iddia edildi. Ayrıca çok sayıda kentte yapılanmadan sorumlu kişilerin bulunduğu yönünde ihbarlar yapıldığı kaydedildi. Mali yapıya ilişkin iddialar da dosyada CİMER başvurularında yapılanmanın mali organizasyonuna ilişkin çeşitli iddiaların da yer aldığı belirtildi. 24 Kasım 2024 tarihli başvuruda, yapılanmaya ait olduğu öne sürülen para ve gayrimenkullerin bazı kişilerin hesapları üzerinden geçirilerek gizlenmeye çalışıldığı iddia edildi. 27 Mayıs 2025 tarihli başka bir başvuruda ise Ramazan ve Kurban Bayramı dönemlerindeki yardım ve kurban organizasyonlarıyla ilgili çeşitli iddialar kamu makamlarına bildirildi. Bu iddiaların soruşturma kapsamında diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi. Eski mensubun ifadeleri dosyada Soruşturma kapsamında bilgi sahibi olarak ifadesi alınan ve 2003-2023 yılları arasında Furkan Vakfı bünyesindeki bazı faaliyetlere katıldığını belirten bir kişinin de beyanları dosyaya girdi. Söz konusu kişi, 2018 yılındaki operasyonun ardından Alparslan Kuytul’un konuşmalarında devlet kurumlarına yönelik eleştirilerin arttığını öne sürdü. Eski mensup ayrıca bazı kişilerin polisle karşı karşıya gelecek şekilde yönlendirildiğini iddia etti. Aynı kişi, vakıf adı altında toplandığını belirttiği kurban eti ve diğer yardımların dağıtımına ilişkin de şüpheleri bulunduğunu ifade ederek 2023 yılında yapıdan ayrıldığını söyledi. Bu ifadelerde yer alan iddiaların bir bölümünün kişinin doğrudan gözlemlerine, bir bölümünün ise duyum ve üçüncü kişilerden edinilen bilgilere dayandığı belirtildi. Koray Sarısaçlı dosyasına da atıf yapıldı Soruşturma dosyasındaki bazı CİMER başvuruları ve ifadelerde, kamuoyuna daha önce yansıyan Koray Sarısaçlı olayıhakkında da iddialara yer verildi. Bazı başvurucuların, Sarısaçlı’nın kaçırılması, darp edilmesi ve zorla senet imzalatılması yönündeki iddiaları medya ve sosyal medya kaynaklarından öğrendiklerini anlattıkları belirtildi. Ancak soruşturma dosyasındaki bazı bilgi sahiplerinin bu olaylara doğrudan tanık olmadıklarını, bilgileri haberler veya yapıdan ayrılan kişilerden edindiklerini ifade ettikleri kaydedildi. Eğitim ve yardım faaliyetleriyle ilgili yeni iddialar 30 Temmuz 2026 tarihli bir CİMER başvurusunda ise Adana’daki bazı eğitim ve barınma faaliyetleri hakkında iddialar gündeme getirildi. Başvuruda, resmi izin ve belgeler olmadan yatılı kurs ve yurt faaliyeti yürütüldüğü, ayrıca yardım ve kurban bağışı adı altında izin ve makbuz olmadan para toplandığı öne sürüldü. Söz konusu iddiaların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Soruşturma sürüyor Dosyaya giren CİMER başvurularında kadın yapılanması, şehir sorumlulukları, eğitim faaliyetleri, sosyal medya organizasyonu ve mali yapı gibi çok sayıda başlıkta iddiaların bulunduğu aktarıldı. Emniyet birimlerinin bazı başvurucuların ifadelerine başvurarak bilgilerin kaynağını ve kişilerin olaylara doğrudan tanık olup olmadığını araştırdığı belirtildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmanın, CİMER kayıtlarının yanı sıra mali hareketler, dijital materyaller, iletişim kayıtları ve şüpheli ile bilgi sahiplerinin beyanları üzerinden sürdüğü bildirildi.

Aziz İhsan Aktaş’tan İmamoğlu Davasında Dikkat Çeken Savunma: “Belediye Başkanlığı Makamı Para Toplamak İçin Kullanıldı” Haber

Aziz İhsan Aktaş’tan İmamoğlu Davasında Dikkat Çeken Savunma: “Belediye Başkanlığı Makamı Para Toplamak İçin Kullanıldı”

Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, belediyedeki bazı işlemler üzerinden iş insanları üzerinde baskı kurulduğunu ve para taleplerinin İmamoğlu’nun talimatıyla yapıldığının kendisine söylendiğini öne sürdü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasına devam edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmanın dördüncü gününde tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı. Aktaş, daha önce verdiği ifadelerin ve etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının arkasında olduğunu belirterek, soruşturmanın temelinde iş insanları üzerinde baskı oluşturulduğu ve “sistem” adı altında para toplandığı iddiasının bulunduğunu savundu. “Kurulan düzenin baskısına maruz kalan kişilerden biriyim” Önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirten Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında yaptığı açıklamaların ardından kendisi hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışıldığını iddia etti. Ticari faaliyetlerini kanunlara uygun şekilde yürüttüğünü ifade eden Aktaş, kendisine tahsis edilen korumaların ise daha önce yaşadığını belirttiği suikast girişimi nedeniyle devlet tarafından görevlendirildiğini söyledi. Aktaş, 13 Ocak 2025’te Beşiktaş Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığını, Nisan 2025’te ise kendi iradesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ifade verdiğini belirtti. Beyanlarının banka kayıtları, HTS ve baz tespitleri ile diğer sanık ve tanık ifadeleriyle doğrulandığını öne süren Aktaş, kendisini “kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden biri” olarak tanımladı. İmamoğlu hakkında dikkat çeken iddialar Savunmasının devamında Aktaş, Ekrem İmamoğlu liderliğinde bir yapı oluşturulduğunu iddia etti. İmamoğlu’nun para taleplerinin, bazı belediye yöneticileri, danışmanlar ve aracılar üzerinden iş insanlarına iletildiğini öne sürdü. Aktaş, belediyelerden doğan hak ediş ve alacak ödemelerinin baskı aracı olarak kullanıldığını, belediyeyle mevcut iş ilişkilerinin sona erdirilmesi veya çeşitli yaptırımlar uygulanması tehdidinin gündeme getirildiğini savundu. Ayrıca imar ve ruhsat süreçleri üzerinden de kendilerinden pay talep edildiğini ileri süren Aktaş, siyasi faaliyetlerin iş insanları üzerinde baskı oluşturularak finanse edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. “Para yeni iş almak için değil, hak edişleri alabilmek için verildi” Aktaş, para teslimlerinin yeni iş elde etmek amacıyla değil, belediyelerden doğan yasal hak edişlerin alınabilmesi için gerçekleştirildiğini öne sürdü. İddiasına göre ödemeler doğrudan karar vericilere değil, bazı danışmanlar, şoförler veya aracılar üzerinden gerçekleştirildi. Paraların belediye kasasına ya da resmi banka hesaplarına yatırılmadığını savunan Aktaş, nakit olarak çekilen paraların aracılara teslim edildiğini ve “sistem” olarak adlandırılan yapıya aktarıldığını iddia etti. Aktaş ayrıca, kendisine iletilen para taleplerinin Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla yapıldığının söylendiğini öne sürerek, “İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır” iddiasında bulundu. Özgür Karabat iddiası Aktaş savunmasında CHP İstanbul Milletvekili ve eski Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat hakkında da bir iddia dile getirdi. 2024 yerel seçimleri döneminde Karabat’ın kendisinden para istediğini öne süren Aktaş, para taleplerinin farklı aracılar üzerinden ilerlediğini savundu. Aktaş’ın duruşmadaki iddiaları mahkeme tutanaklarına geçerken, davada diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşmanın, sanık savunmalarının tamamlanması amacıyla 25 Ağustos Salı gününe ertelendiği bildirildi.

Süleymancılar Soruşturmasında İkinci Dalga Operasyon: 12 Şüpheli Gözaltında Haber

Süleymancılar Soruşturmasında İkinci Dalga Operasyon: 12 Şüpheli Gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Dört ilde gerçekleştirilen operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 13 şüpheliden 12’si yakalandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonların ikincisi gerçekleştirildi. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle elde edilen yeni delil ve tespitlerin ardından İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla’da eş zamanlı çalışma yapıldı. Operasyon kapsamında 13 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, 12 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumda bulunan bir şüphelinin yakalanması için ekiplerin çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Başsavcılıktan ikinci dalga operasyon açıklaması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun 13 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen ilk dalganın ardından elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlendiğini açıkladı. Başsavcılık açıklamasında, ikinci operasyon kapsamında dört ilde yürütülen çalışmalar sonucunda 13 şüpheli hakkında işlem yapıldığı ve bunlardan 12’sinin yakalandığı belirtildi. İlk operasyonda 32 kişi tutuklanmıştı Soruşturmanın ilk aşamasında 13 Ağustos’ta 17 ilde operasyon düzenlenmişti. Operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 32’si tutuklanmış, 6 kişi hakkında ise adli kontrol uygulanmıştı. Tutuklananlar arasında yapılanmanın lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş’in de bulunduğu aktarılmıştı. Aramada 200 kilogram külçe altın bulunmuştu İlk operasyon kapsamında firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş’in yakalanmasına yönelik yapılan aramalarda yaklaşık 200 kilogram külçe altın ele geçirilmişti. Söz konusu altınların değerinin 1,34 milyar lira olduğu belirtilmiş ve arama görüntüleri kamuoyuna yansımıştı. Tutuklu bulunan Alihan Kuriş ise ifadesinde altınların düğünden kalan takılar olduğunu savunmuştu. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “dolandırıcılık” ve “vergi kaçakçılığı” suçlamalarının yöneltildiği belirtildi. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan para hareketininbulunduğunun ileri sürüldüğü öğrenildi. İkinci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri sürerken, soruşturmanın yeni deliller doğrultusunda genişletilebileceği belirtiliyor.

'Kuytulcular' operasyonunda 32 şüpheli hakkında adli işlem Haber

'Kuytulcular' operasyonunda 32 şüpheli hakkında adli işlem

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve İl Emniyet Müdürlüğü ile koordineli gerçekleştirilen soruşturmada, kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmanın suç teşkil ettiği değerlendirilen faaliyetleri mercek altına alındı. Müşteki ve tanık beyanları, mali analizler, banka hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller doğrultusunda 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet bulunuyor. Operasyon kapsamında 5 şirkete yönetim kayyımı atanırken, örgüt lehine faaliyet yürüttüğü değerlendirilen 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini grup veya inancı hedef almadığını belirterek, çalışmanın somut suç eylemleri, mağdur ve tanık beyanları, örgütsel baskı iddiaları ve mali deliller kapsamında yürütüldüğünü vurguladı. Bakan Gürlek, suç örgütleri ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelenin hukuk içinde kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden, kişiler üzerinde baskı kuran ve suçtan haksız kazanç elde eden yapılara karşı mücadelemizi hukuk içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüzle… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 19, 2026

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.