SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Verimliliği

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Su Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Uludağ Çevre Forumu'nda 'Yeşil Çevre' farkı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu'nda 'Yeşil Çevre' farkı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde “Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. “ÇEVRE SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMLİ BİR KAZANIM” III.Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, “Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz.” dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, “Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik.” diye konuştu. ATIKLAR YEŞİL ÇEVRE İLE DEĞERE DÖNÜŞÜYOR Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, “Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, “Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Sayın Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici.” dedi.

Bursa suyunu konuştu Haber

Bursa suyunu konuştu

Bursa Kent Konseyi’nin ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ temasıyla düzenlenen 92. Olağan Genel Kurulu’nda, kentin geleceğini doğrudan etkileyen su kaynakları ve iklim değişikliği konuları tüm yönleriyle ele alındı. BURSA (İGFA) - Bursa'da katılımcı demokrasinin yaygınlaşması adına önemli görevler üstlenen Bursa Kent Konseyi’nin 92. Olağan Genel Kurulu, ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ başlığıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri, meclislerin ve çalışma gruplarının temsilcileri ile çok sayıda gönüllü katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kent konseylerinin vatandaşlar ile resmi kurumlar arasında köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Kent konseylerinin halkın sorunlarına duyarlılık gösterdiğini, takibini yaptığını ve sonuçlarını paylaştığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, halkın çıkarları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. “SU KAYNAKLARI AZALDI” Dünyanın ciddi bir iklim kriziyle karşı karşıya kaldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, tüm bunlara rağmen Bursa’da gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Suyun bir yaşam kaynağı olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Geldiğimiz noktada çevremizi ve suyumuzu kirlettik. İklim krizinden dolayı da su kaynakları azaldı. Bu süreçte Bursa Ovası’nda suyu fazla tüketen işletmelere de izin verildi. Bu, geleceği iyi okumamanın sonuçlarıdır” dedi. Su kesintileri yapmak zorunda kaldıkları dönemde bazı tepkiler aldıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Ama bu sayede farkındalığı başardık. Şu anda Bursalılar suyu tasarruflu kullanıyor. Kesinti yapmadan önce 510 bin metreküp civarında kullanım vardı, kesintilerin ardından 430 binlere düştü. Kesintileri kaldırdık ve hala bu seviyelerde izliyor. Bizim halkı doğru bilgilerle bilgilendirme sorumluluğumuz var. Bursa artık su şehri değil. Bursa Ovası’nda su seviyesi 250 metrenin altına indi. Bilim insanları, Bursa Ovası’nın her sene 6 santim çöktüğünü açıkladı. Bunun sebepleri araştırılmalıdır. Aralık ayının 20’si oldu ve Uludağ’da hala doğru düzgün kar yok. Gerekli tedbirleri almaya devam etmeliyiz” diye konuştu. Çınarcık Barajı’ndaki arıtma tesisi için çalışmaların yoğun biçimde devam ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve gelir gelmez çalışmaları başlattık. Bu yaz bu sıkıntının çekileceğini biliyorduk. Baypass hattı yaparak 100 bin metreküp suyu aktardık. Bunu yapmasaydık daha önceden su kesintileri yapmak zorunda kalabilirdik. Ama bizim günlük 500 bin metreküp suya ihtiyacımız var. Yaz aylarında daha da artacaktır. Artık bahçelerin işlenmiş suyla sulanmaması lazım. Tarımda yeni çözümler üretmeliyiz. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeleri lazım. Yanlış politikalar, Bursa’nın daha vahim su sıkıntısı yaşamasına sebep olabilir” dedi. BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY’E TEŞEKKÜR Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, suyun sadece çevresel başlık olmadığını, sosyal, ekonomik ve yaşamsal bir mesele olduğunu ifade etti. İklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte daha görünür hale geldiğini belirten Aksoy, su politikalarının katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alması gerektiğini vurguladı. Genel kurulda su kriziyle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesini amaçladıklarını anlatan Aksoy, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Tüm paydaşlarla birlikte kent için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Aksoy, her alanda kendilerine destek veren Başkan Mustafa Bozbey'e teşekkür etti. Düzenlenen oturumlarda ise, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu ‘Tarımsal kuraklık koşullarında su verimliliği ve etkin sulama yöntemi’, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslıhan Katip ‘İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik çerçevesinde su kaynakları’, BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam ‘İklim değişikliğinin Bursa ve su kaynakları üzerindeki etkisi’, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Murat Demir ‘İklim krizi ve su hakkı’ konularında sunumlar yaparak önemli bilgiler paylaştı.

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında Haber

Türkiye Sigorta’nın Raporuna Göre Türkiye ‘su Stresi’ Sınırında

Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün suyun geleceğini ele alarak hazırladığı “Su Raporu” yayınladı. Rapor; Türkiye ve dünyada su riskine, sigorta ve özel emeklilik sektöründe riske karşı alınması gereken önlemlere ışık tutuyor. Türkiye Sigorta, sürdürülebilir gelecek için stratejik bir güvenlik meselesi haline gelen su kıtlığı riskini masaya yatırdığı “Su Raporu”nu yayınladı. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün hazırladığı rapor; Türkiye ve dünyada su riskini, sigorta ve özel emeklilik sektörünün riske karşı alması gereken önlemleri ele alıyor. Dünya nüfusunun üçte ikisi ‘su stresi’ altında Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer rapora ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu: “2025 yılı itibarıyla dünya, su kıtlığı riskini çevresel bir sorun olmaktan çıkarıp stratejik bir güvenlik meselesi haline getirdi. Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası verileri, dünya nüfusunun üçte ikisinin artık ‘su stresi’ altında yaşadığını gösteriyor. Bu tablo, gelecekteki küresel dengelerin su etrafında şekilleneceğini net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık yenilenebilir su miktarının ise 1.400 m³ seviyelerine kadar gerilemesi ülkemizin ‘su stresi’ sınırında olduğunu gösteriyor. Bu durum, tarım, sanayi ve enerji politikalarında su yönetimini merkezine alan yeni stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Biz Türkiye Hayat Emeklilik olarak, sürdürülebilir büyümenin yalnızca finansal göstergelerle değil, doğal kaynakların korunmasıyla da ölçülebileceğine inanıyoruz. Hazırladığımız Su Raporu’nun suyun ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının hem ülkemizde hem de dünyada bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz.” Türkiye’de toplam su tüketiminin yüzde 70’i tarımda yapılıyor Birleşmiş Milletlere (BM) göre, global su talebinin yüzde 70’i tarımsal sulamada, yüzde 20’si sanayide ve yüzde 10’u evsel tüketimde kullanılıyor. Bu oranlar bölgesel ve ülkesel olarak değişkenlik gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde sanayi sektörünün su kullanımı daha fazlayken, gelişmekte olan ülkelerde tarım alanları için su tüketimi daha baskın görünüyor. Özellikle Afrika’nın kuzeyi, Orta Doğu, Güney Asya ve bazı Latin Amerika ülkeleri hem iklimsel hem de yönetsel zorluklar nedeniyle su krizine en açık bölgeler arasında öne çıkıyor. Su Raporu’na göre Türkiye’de toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 70’i tarımda gerçekleşiyor. Dolayısıyla ürün deseninin su verimliliğine göre yeniden planlanması ve akıllı sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşıyor. Ayrıca, termik santrallerden yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar tüm enerji süreçleri su tüketimiyle bağlantılı olduğundan su yönetiminin, enerji planlamasının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Öte yandan Dünya Ekonomik Forumu (WEF), yapay zekâ destekli veri merkezlerinin yalnızca 2027’ye kadar küresel su çekimini 4,2–6,6 milyar m³ artırabileceğini öngörüyor. WEF aynı zamanda, iklim değişikliğinin yağış düzenlerini bozarak 1900’den bu yana su kaynaklarını yüzde 20 azalttığını ve önümüzdeki yıllarda yüzde 10–40 oranında ek düşüş yaşanmasının beklendiğini belirtiyor. Rapora göre su kaynaklarının sürdürülebilirliği, stratejik finansal istikrarın da ön koşulu olarak görülüyor. Bu kapsamda, bankacılık ve sigorta sektörünün, su riski temelli kredi ve yatırım modellerini gündemine alması gerekeceğinden bahsediliyor. Kuraklık, sel, su taşkınları ve dolu gibi olaylar, parametrik sigorta ürünlerinin ve tarımsal risk yönetimi araçlarının önemini artırıyor. Sürdürülebilir fonlar, su verimliliği, tarım teknolojileri ve gıda güvenliği yatırımlarına yönelerek hem finansal getiri hem de çevresel fayda sağlıyor. Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejileri güçlendirilmeli Uzaktan algılama, yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı su izleme sistemleri hem tarımsal hem de kentsel su kullanımında verimliliği artırıyor. Fırat-Dicle, Nil ve İndus havzalarında olduğu gibi sınır aşan sular, ülkeler arası yeni diplomasi kanallarını zorunlu hale getiriyor. Bu yüzden rapora göre Türkiye’nin bölgesel su diplomasisi stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Nüfus yoğunluğu ve kentleşme artışının, şehirlerdeki su altyapısını zorladığının ifade edildiği raporda, geri dönüşüm, yağmur suyu toplama sistemleri ve gri su kullanımının, geleceğin şehirlerinin standart bileşenleri olması gerektiğine vurgu yapılıyor. Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğünden tematik raporlar Su Raporu’nun yanı sıra Türkiye Sigorta Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün farklı konuları içeren başka raporları da var. Bu raporlardan uzun vadeli eğilimleri tanımlarken geleceğin yatırım ortamı hakkında ipuçları sunan Mega Trendler 5D Raporu; altının tarihsel serüveni, üretici ve tüketici verilerinin yanı sıra hangi alanlarda kullanıldığı ve altının ons fiyatı ile aralarında pozitif/negatif korelasyon olan enstrümanlara ilişkin bir değerlendirmeyi ele alan Altın Bir Bakış Raporu; tarım ve gıda temalı yatırımlara yönelik perspektifler sunan Tarım ve Gıda Raporu; petrolün tarihi, özellikleri ve fiyat hareketlerinin yanı sıra arz ve talep dengesinin analiziyle gelecek döneme ait beklentileri konu edinen Petrol Raporu öne çıkıyor. İstanbul Üniversitesi iş birliği ve değerli akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan “PENSURA 2025 Risklerin Portresi” çalışması 2025 yılı risk ve beklentileri, sigorta ve özel emeklilik sektörünün görünümü, öncü göstergeler ışığında sektörün büyüme stratejilerini ve fırsatlarını detaylı olarak inceleyen bir sektör raporu ise sektörün risklerine ışık tutuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.