Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Kaynakları

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi Haber

İnegöl’de “COP İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” düzenlendi

“Cop İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl’de Yapıldı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği yerel COP toplantıları kapsamında Çarşamba günü “İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı” İnegöl Belediyesi öncülüğünde İnegöl’de gerçekleştirildi. Programda iklim kriziyle mücadele, yeşil dönüşüm ve sağlıklı kentler hedefi doğrultusunda yerel yönetimlerin vizyonu ele alındı. İnegöl Belediyesi ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğinde düzenlenen COP İnegöl İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı; kamu yöneticileri, belediye başkanları, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam A. Khan ile davetliler katıldı. Konferansta iklim değişikliğinin kentler, üretim, tarım, su kaynakları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ele alınırken, yerel yönetimlerin üstlenmesi gereken sorumluluklar değerlendirildi. “ÇÖZÜM ÇOĞU ZAMAN YERELDE BAŞLAR” Program, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın açılış konuşmalarıyla başladı. İklim değişikliğinin sadece çevresel bir mesele olmadığına dikkat çeken Başkan Alper Taban, “İklim değişikliği artık geleceğin konusu değil, bugünün gerçeğidir. Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller, azalan su kaynakları bize bu gerçeği her gün hatırlatıyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve bir kalkınma meselesidir. Dolayısıyla bu mücadele hiçbir kurumun da tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, üniversiteler, sanayi, özel sektör ve sivil toplum ile aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundayız. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar. Bugün bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz COP İnegöl, ortak aklın ve ortak sorumluluğun yereldeki oluşma noktasıdır. Yine aynı zamanda kasım ayında ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştireceği COP31 Zirvesini de bu anlayışın küresel ölçekteki en önemli platformlarından biri olarak görmekteyiz” dedi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, ÜRETİMİN GELECEĞİNİ DE KORUMA MESELESİDİR Konuşmasında İnegöl’ün sanayisi ve tarım alanlarıyla güçlü bir üretim merkezi olduğuna da vurgu yapan Taban, “İnegöl, Türkiye'nin önemli bir üretim merkezidir. İlçemiz güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı, ihracat kapasitesi ve girişimci ruhuyla ülkemizin kalkınmasına değer katmaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğini konuşmak bizim için sadece bir doğayı koruma meselesi değil, üretimin geleceğini de koruma meselesidir. Takdir edersiniz ki sürdürülebilir olmayan üretimin, sürdürülebilir bir geleceğin olmasından da söz edemeyiz. Bugün dünyada şehirlerin başarısı yalnızca ekonomik büyüklükleriyle ölçülmüyor. Karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi, yaşam kalitesi en az ekonomik göstergeler kadar önem taşımaktadır” diye konuştu. BU ORGANİZASYONUN İNEGÖL’DE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ SON DERECE ANLAMLI Başkan Taban’ın ardından kürsüye gelen İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise yapılan organizasyonun yalnızca bir toplantı olmadığını, şehirlerin geleceği ile çocuklara bırakılacak çevrenin ve sürdürülebilir kalkınma anlayışının ele alındığı önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kuraklık, aşırı hava olayları, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve afetlere dirençli kentlerin oluşturulmasının kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve vatandaşların ortak sorumluluğunda bulunduğunu belirten Akpay, “Bu nedenle böylesine kapsamlı bir organizasyon İnegöl'de gerçekleştiriliyor olmasını son derece anlamlı buluyorum. İnegöl güçlü sanayisi, mobilya sektöründeki öncü konumu, tarımsal üretimi, girişimci insan kaynağı ve çalışkanlığıyla ülkemizin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Böylesine güçlü bir ekonomik yapının çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla desteklenmesi ise geleceğimiz açısından çok büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu. ORTAK BİR YAKLAŞIM OLUŞTURULMALI Kaymakam Akpay’ın ardından ise Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Tugay, yerel buluşmanın temel amacının iklim krizi konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmek olduğunu söyledi. Kamu kuruluşları başta olmak üzere iklim değişikliğiyle bağlantılı bütün kurumların ve yöneticilerin soruna aynı çerçeveden bakması gerektiğini belirten Tugay, uygulanacak politikalar konusunda görüş birliği oluşturulmasının önemine işaret etti. İklim değişikliğinin 1970'li yıllardan bu yana tartışıldığını hatırlatan Tugay, şöyle konuştu: “2000'li yıllardan itibaren bu konunun çok ciddi sonuçları olacağı anlaşıldığı için Birleşmiş Milletler bir konferans düzenlemeye başladı. Bu sene 31'incisi gerçekleştirilecek ve Türkiye'de olacak. COP toplantısı denilen toplantılar her yıl Türkiye'de farklı bir şehirde gerçekleşiyor. Bu sene de Antalya'da gerçekleşiyor. Bu toplantıda bütün dünyadan binlerce bilim insanı, binlerce kamu kurumu, buraya getirdiği veriler filan getiriliyor ve bu veriler çerçevesinde de bir rapor hazırlanıyor. Bu raporları takip ettiğiniz zaman şunu görüyorsunuz. Yani dünya gerçekten çok sıkıntıda, çok kötü bir noktaya doğru gidiyor. İklim krizinin sonuçlarını artık çok biliyoruz. Anormal hava sıcaklıkları, kuraklıklar, fırtınalar, ani ve sert yağışlar. Bunlarla bağlantılı olarak tarımda bozulma, genel olarak insan sağlığına doğrudan etkileyen bir konu, iklim krizi nedeniyle, onun sebebi olduğu sorunlar nedeniyle sağlık problemleri yaşayan, ölen belki milyonlarca insan var. Bunlar tam olarak dokümante edilemiyor, tam bir veriye dönüşemiyor ama bizler biliyoruz. Ben hekimim aynı zamanda. Bizler bunu biliyoruz, böyle olduğunu biliyoruz. Öyle tam verilerle ortaya konmasa da yani insanları doğrudan etkileyen bir şey iklim krizi.” GÜN BOYU DEVAM EDEN PANEL VE ÇALIŞTAY GERÇEKLEŞTİRİLDİ Açılış konuşmalarının ardından COP İnegöl Toplantısı panellerle devam etti. Gün boyu süren programda; İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu, Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim, İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik konuları ele alındı. Son bölümde ise COP31’e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri çalıştayı gerçekleştirildi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, panelde “İnegöl'ün COP31 Vizyonu, Yerel İklim Taahhütleri ve Belediyenin Yol Haritası” konulu bir sunum da gerçekleştirdi.

Kirazlıyayla ’da kurşun-çinko işletmesine geçit yok Haber

Kirazlıyayla ’da kurşun-çinko işletmesine geçit yok

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde bir firmanın kurşun-çinko kapalı ocak işletmesi açma girişiminde bulunduğunu ancak gerekli izinleri alamadığını söyleyen Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “Bu gelişme, köy halkına bir nebze olsun nefes aldırdı. Yıllardır doğası, suyu ve tarım alanları üzerindeki baskıyla yaşayan Kirazlıyayla’da yurttaşlar artık yeni maden projeleri değil, güvenli ve sağlıklı bir yaşam istiyor” dedi. Kirazlıyayla’da kurulması planlanan kurşun-çinko kapalı ocak madeni projesiyle ilgili önemli bir karar çıktığını ifade eden Erdem, “Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan komisyon raporunda, Ergüden Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Kurşun Çinko Kapalı Ocak İşletmesi” projesinin ilgili mevzuata uygun olmadığı belirtildi. Yaklaşık 30 bin 247 metrekarelik alanda yapılması planlanan proje için Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün verdiği görüşte, proje sahasının 3 kilometre yakın çevresinde zeytinlik alanlar bulunduğu ifade edildi. Raporda, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi gereğince zeytinlik alanlara yakın bölgelerde kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerin kurulamayacağı vurgulandı” dedi. Erdem, komisyon raporunda ayrıca ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddesine atıf yapılarak, projenin mevcut mevzuata uygun bulunmadığı durumlarda ÇED sürecinin sonlandırılması gerektiğinin vurgulandığına dikkat çekti. Bu kararın yalnızca teknik bir süreç değil, yıllardır verilen çevre mücadelesinin sonucu olduğunu belirten Erdem şunları kaydetti: “Kirazlıyayla’da yapılmak istenen kurşun-çinko madeni projesine ilişkin yıllardır dile getirdiğimiz uyarılar bugün resmi kurum raporlarıyla doğrulanmış oldu. Bu mesele sadece bir maden sahası meselesi değildir. Burada söz konusu olan, Yenişehir Ovası’nın geleceği, tarımsal üretim, zeytinlikler, su kaynakları ve bölgedeki yaşam alanlarıdır. Zeytinliklerin bulunduğu bir bölgede ağır metal riski taşıyan madencilik faaliyetlerinin yaratacağı tahribat ortadadır. Kurşun ve çinko madenciliği sadece kazı yapılan alanı değil, ortaya çıkacak toz, atık ve kimyasal etkiler nedeniyle çok daha geniş bir ekosistemi etkileyebilir. Tarım kenti kimliğiyle bilinen Yenişehir’de toprağın, suyun ve üretim alanlarının bu tür projelerle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Yenişehir Çevre Platformu olarak hem hukuki hem toplumsal düzeyde sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yenişehir Ovası madencilik faaliyetleriyle değil, tarımıyla, üretimiyle ve doğal yaşamıyla anılmalıdır.”

Osmangazi'de 'su' zirvesinde Erdem Saker uyardı Haber

Osmangazi'de 'su' zirvesinde Erdem Saker uyardı

Çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken Osmangazi Belediyesi, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen “Sular Şehri Bursa ve Su Politikaları” başlıklı söyleşide, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker düşüncelerini paylaştı. Uzun yıllar Devlet Su İşleri’nde görev yapan ve belediye başkanlığı döneminde de su çalışmalarıyla saygı uyandıran Saker, suyun geçmişten günümüze Bursa için taşıdığı hayati önemi ele aldı. Bursa’nın tarih boyunca sular şehri kimliğiyle anıldığına işaret eden Saker, bu zenginliğin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini, deneyimleriyle birlikte katılımcılara aktardı. “SU KAYNAKLARININ KORUNMASI VE DOĞRU KULLANILMASI ÇOK ÖNEMLİ” Sürdürülebilir politikaların önemini vurgulayan geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, “Bugün dünyada bir yandan nüfus patlıyor, diğer yandan iklim değişikliği gibi doğal bir felaket ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla su kaynaklarının korunması ve doğru kullanılması çok önemli. Onun için bunu toplum olarak en bilinçli bir şekilde ele almalıyız. Hatta ilkokulda çocuklara aktararak, suyun tasarruflu kullanılmasını, kirletilmemesini ve bütün toplumun her kesiminde bu adımları atarak ilerlemek lazım. Eğer bu yerküre üzerinde yaşayacaksak, yaşam pınarımız olan suyu da çok iyi muhafaza etmemiz lazım. Suyu, dönüştürerek yeniden kullanmalıyız. Her santimetreküpünü çok dikkatli kullanmak zorundayız. Eğer bu konuda vurdumduymaz olursak tabiatıyla kriz yaratır ama toplumlar artık bunu gündeminde tutuyor. Mesela Birleşmiş Milletler dahi artık suyu bir gündem maddesi olarak önüne alıyor ve bütün ülkelere yayıyor.” diye konuştu. Söyleşide plansız tüketimin, su kaynakları üzerinde her geçen gün artırdığı baskıya da değinen Erdem Saker, konuşmasının ardından katılımcılardan gelen soruları da cevaplandırdı. Söyleşinin ardından Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker’e teşekkür plaketi takdim etti.

Özçelikler: Atık sular doğru arıtılmazsa tehlike oluşturabilir Haber

Özçelikler: Atık sular doğru arıtılmazsa tehlike oluşturabilir

Küresel iklim değişikliği, hızlı nüfus artışı ve kontrolsüz tüketim nedeniyle su kaynakları her geçen gün daha büyük bir tehdit altında bulunurken, sürdürülebilir su yönetimi konusunda atılması gereken adımlar uzmanlar tarafından sıkça vurgulanıyor. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, suyun yalnızca bugünün değil, geleceğin de en stratejik kaynağı olduğuna dikkat çekti. Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, temiz suya erişimin artık bir çevre meselesi olmanın ötesine geçtiğini belirterek, “Dünya genelinde su kaynakları hızla azalıyor. Bugün attığımız her adım, yarın çocuklarımıza bırakacağımız su mirasını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle suyu korumak, kirli suları arıtmak ve atık suları yeniden kazanmak bir tercih değil, zorunluluktur” dedi. Kirli suların çevreye doğrudan deşarj edilmesinin ekosisteme geri dönülmesi zor zararlar verdiğini vurgulayan ve arıtma sistemlerinin bu noktadaki kritik rolüne işaret eden Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, “Endüstriyel ve evsel atık sular, arıtılmadan doğaya bırakıldığında yalnızca suyu değil; toprağı, tarımı ve insan sağlığını da tehdit ediyor. Gelişmiş arıtma teknolojileriyle bu suların güvenli hale getirilmesi mümkün” diye konuştu. ATIK SU, DOĞRU TEKNOLOJİYLE DEĞERE DÖNÜŞÜYOR Atık suların geri kazanımının hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük avantaj sağladığını belirten Özçelikler, modern arıtma sistemleri sayesinde bu suların yeniden kullanılabilir hale geldiğini ifade etti. Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, “Arıtılan atık sular; sanayide, tarımda ve peyzaj alanlarında yeniden kullanılabiliyor. Bu sayede hem temiz su kaynakları korunuyor hem de işletmeler için ciddi bir tasarruf imkânı oluşuyor” sözleriyle geri kazanımın önemine dikkat çekti. Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine de değinen Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, Dünya Su Günü’nün bu konuda önemli bir fırsat sunduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Suyun kıymetini yalnızca musluktan akmadığında anlamamalıyız. Kamu, özel sektör ve bireyler olarak hepimize sorumluluk düşüyor. Sürdürülebilir bir gelecek için suyu koruyan, arıtan ve geri kazanan sistemlere yatırım yapmalıyız.”

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunmasına yönelik ortak bir basın açıklaması düzenledi. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu açıklamada, TBMM’de görüşülen yasa değişikliğinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açabilecek nitelikte olduğu ifade edildi. Açıklamada, milli parkların yalnızca doğal güzellikleri değil, su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Açıklamada, Uludağ Milli Parkı’na yeni turizm tesisleri yapılması ve ulaşım için asfalt yollar açılması planlandığına dikkati çekilerek, kaçak yapıların “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılma riski bulunduğu vurgulandı. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yapılaşması ve şehir baskısı altında zarar gördüğünün altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve endemik türleri bölgenin yaşam kaynağı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını sağladığı belirtildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehdit ettiğini ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade ederek, “Bursalıya sormadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur” mesajını verdi. Açıklamaya imza atan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuksal ve eylemsel mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.

Bursa suyunu konuştu Haber

Bursa suyunu konuştu

Bursa Kent Konseyi’nin ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ temasıyla düzenlenen 92. Olağan Genel Kurulu’nda, kentin geleceğini doğrudan etkileyen su kaynakları ve iklim değişikliği konuları tüm yönleriyle ele alındı. BURSA (İGFA) - Bursa'da katılımcı demokrasinin yaygınlaşması adına önemli görevler üstlenen Bursa Kent Konseyi’nin 92. Olağan Genel Kurulu, ‘Bursa Suyunu Konuşuyor’ başlığıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, BUSKİ Genel Müdürü Mehmet Ercihan Subaşıoğlu, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri, meclislerin ve çalışma gruplarının temsilcileri ile çok sayıda gönüllü katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kent konseylerinin vatandaşlar ile resmi kurumlar arasında köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Kent konseylerinin halkın sorunlarına duyarlılık gösterdiğini, takibini yaptığını ve sonuçlarını paylaştığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, halkın çıkarları doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. “SU KAYNAKLARI AZALDI” Dünyanın ciddi bir iklim kriziyle karşı karşıya kaldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, tüm bunlara rağmen Bursa’da gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı. Suyun bir yaşam kaynağı olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Geldiğimiz noktada çevremizi ve suyumuzu kirlettik. İklim krizinden dolayı da su kaynakları azaldı. Bu süreçte Bursa Ovası’nda suyu fazla tüketen işletmelere de izin verildi. Bu, geleceği iyi okumamanın sonuçlarıdır” dedi. Su kesintileri yapmak zorunda kaldıkları dönemde bazı tepkiler aldıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Ama bu sayede farkındalığı başardık. Şu anda Bursalılar suyu tasarruflu kullanıyor. Kesinti yapmadan önce 510 bin metreküp civarında kullanım vardı, kesintilerin ardından 430 binlere düştü. Kesintileri kaldırdık ve hala bu seviyelerde izliyor. Bizim halkı doğru bilgilerle bilgilendirme sorumluluğumuz var. Bursa artık su şehri değil. Bursa Ovası’nda su seviyesi 250 metrenin altına indi. Bilim insanları, Bursa Ovası’nın her sene 6 santim çöktüğünü açıkladı. Bunun sebepleri araştırılmalıdır. Aralık ayının 20’si oldu ve Uludağ’da hala doğru düzgün kar yok. Gerekli tedbirleri almaya devam etmeliyiz” diye konuştu. Çınarcık Barajı’ndaki arıtma tesisi için çalışmaların yoğun biçimde devam ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Göreve gelir gelmez çalışmaları başlattık. Bu yaz bu sıkıntının çekileceğini biliyorduk. Baypass hattı yaparak 100 bin metreküp suyu aktardık. Bunu yapmasaydık daha önceden su kesintileri yapmak zorunda kalabilirdik. Ama bizim günlük 500 bin metreküp suya ihtiyacımız var. Yaz aylarında daha da artacaktır. Artık bahçelerin işlenmiş suyla sulanmaması lazım. Tarımda yeni çözümler üretmeliyiz. Daha az suya ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeleri lazım. Yanlış politikalar, Bursa’nın daha vahim su sıkıntısı yaşamasına sebep olabilir” dedi. BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY’E TEŞEKKÜR Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, suyun sadece çevresel başlık olmadığını, sosyal, ekonomik ve yaşamsal bir mesele olduğunu ifade etti. İklim krizinin etkilerinin yerel ölçekte daha görünür hale geldiğini belirten Aksoy, su politikalarının katılımcı ve bilimsel temelde yeniden ele alması gerektiğini vurguladı. Genel kurulda su kriziyle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesini amaçladıklarını anlatan Aksoy, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Tüm paydaşlarla birlikte kent için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Aksoy, her alanda kendilerine destek veren Başkan Mustafa Bozbey'e teşekkür etti. Düzenlenen oturumlarda ise, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu ‘Tarımsal kuraklık koşullarında su verimliliği ve etkin sulama yöntemi’, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aslıhan Katip ‘İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik çerçevesinde su kaynakları’, BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam ‘İklim değişikliğinin Bursa ve su kaynakları üzerindeki etkisi’, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Murat Demir ‘İklim krizi ve su hakkı’ konularında sunumlar yaparak önemli bilgiler paylaştı.

Bursa Büyükşehir'den 15 bin fidanlı 'Hatıra Ormanı' Haber

Bursa Büyükşehir'den 15 bin fidanlı 'Hatıra Ormanı'

Bursa Büyükşehir Belediyesi, çalışanları adına 15 bin 28 fidan dikerek çocuklara daha yeşil bir Bursa bırakma hedefiyle “Hatıra Ormanı” oluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil kimliğini güçlendirmek ve doğayı yeniden canlandırmak amacıyla belediye ve iştiraklerinde görev yapan 15 bin 28 çalışan adına “Hatıra Ormanı” oluşturdu. Bu kapsamda gerçekleştirilen fidan dikim etkinliğinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çevre ve iklim değişikliği risklerine dikkat çekti. Gerçekleştirilen fidan dikiminde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, dikilen her bir fidanın bu kurumda emek veren siz çalışma arkadaşlarımızın, yol ve hizmet arkadaşlarımızın doğaya bıraktığı kalıcı bir iz olduğunu belirterek, "Bu yaz Bursa’mız çok zor günler geçirdi. Hep birlikte bu sürece hem şahitlik ettik hem de derin bir üzüntü yaşadık. Zaman zaman kahrolduk. Ormanlarımızda yükselen alevler gerçekten yüreğimizi dağladı. Çünkü sadece ağaçlar yanmadı; o alanlarda yaşayan canlılar da yok oldu. Böyle ağır ve yıkıcı bir felaketi hep birlikte yaşadık. Bu yangınların yaban hayatını ciddi şekilde etkilediğini biliyoruz. Aynı zamanda doğanın dengesi de büyük ölçüde bozuldu. Kuraklık, belki 20-25 yıl önce geçici bir risk olarak görülüyordu. “Bu yaz kurak geçti ama önümüzdeki yaz düzelir” denilebiliyordu. Ancak artık bu anlayış geride kaldı" diye konuştu. Bursa'nın eskisi gibi “su şehri” olma özelliğini kaybettiğini ifade eden Başkan Bozbey, "Bugün su kaynakları azalan, suyu tasarruflu kullanması gereken bir şehir konumundayız. Bununla birlikte iklim değişikliğinin getirdiği riskleri de dikkate almak zorundayız. Bu risklerin başında yangınlar geliyor ve ne yazık ki bu risk giderek artıyor. Toprak kurudukça, orman alanlarında nem azaldıkça yangın tehlikesi daha da büyüyor. Bu nedenle doğayı korumak ve kollamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Kuraklık ve susuzluk artık göz ardı edilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Son 52 yılın verilerine baktığımızda, Bursa’da yağış miktarının son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğini açıkça görüyoruz" dedi. Burada dikilecek her fidanın anlamı ve değeri son derece büyük olduğunu belirten Başkan Bozbey, Orman Bölge Müdürlüğü'nün de Kızılçam dikimine devam edeceğini söyledi. Başkan Bozbey, "Biz yeniden yeşil bursayı burada birlikte yeniden yeşerteceğiz. Bin 61 muhtarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu kent için buna duyarlı olduğunu ve Bursa'mızın her ferdinin bu duyarlılıkta olduğunu biliyorum. Bizler Bursa'yı yeniden 'Yeşil Bursa' yaparız. Doğasına sahip çıkan suyunu koruyan toprağına değer veren anlayışını hep beraber biliyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.