SON DAKİKA
Hava Durumu

#Stratejik Iletişim

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Stratejik Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Almanya Berlin’de hibrit tehditler, dezenformasyon, yapay zekâ ve deepfake risklerini ele aldı Haber

Türkiye ve Almanya Berlin’de hibrit tehditler, dezenformasyon, yapay zekâ ve deepfake risklerini ele aldı

Türkiye ve Almanya, değişen güvenlik ortamında giderek çeşitlenen hibrit tehditlere karşı iş birliği imkanlarını Berlin’de düzenlenen Stratcom Roundtable toplantısında değerlendirdi. Toplantıya İletişim Başkanlığı Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Kasım İleri ile Berlin Büyükelçiliği Birinci Müsteşarı Yankı Kocaefe de katıldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinden Prof. Dr. Erman Akıllı’nın moderatörlüğündeki toplantıda; stratejik iletişim, medya, yapay zekâ, deepfake teknolojileri ve kriz dönemlerinde bilgi yönetimi başlıkları ele alındı. HİBRİT TEHDİTLERİN SINIRLARI GENİŞLİYOR Toplantıda, hibrit tehditlerin günümüzde daha karmaşık, çok boyutlu ve sınır aşan bir yapıya dönüştüğü belirtildi. Konvansiyonel tehditlerle hibrit tehditler arasındaki ayrımların giderek belirsizleştiğine dikkat çekilirken, güvenlik anlayışının yalnızca askerî tehditlerle sınırlı tutulamayacağı vurgulandı. Medya, kamuoyu ve bilgi alanına yönelik anonim müdahalelerin de hibrit tehditlerin önemli unsurları arasında yer aldığı ifade edildi. TÜRKİYE VE ALMANYA’DAN ORTAK MÜCADELE VURGUSU SWP-CATS Araştırmacısı Dr. Daria Isachenko, tehditlerin doğru tanımlanmasının önemine dikkat çekerken, eski Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz Türkiye ve Almanya’nın hibrit tehditler konusunda ortak bir anlayış geliştirmesi gerektiğini söyledi. İki ülkenin stratejik iletişim alanındaki deneyim paylaşımının dezenformasyonla mücadele kapasitesini artırabileceği ve kriz dönemlerinde daha etkin iletişim modellerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği belirtildi. Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de yapay zekâ ve deepfake teknolojilerinin oluşturduğu riskler oldu. Bilgi ekosistemindeki hızlı dönüşümün toplumsal güven açısından yeni riskler oluşturduğu belirtilerek, toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması gerektiği vurgulandı. Kriz dönemlerinde stratejik iletişimin yalnızca doğru mesajı üretmekten ibaret olmadığı, kurumların hızlı ve koordineli hareket edebilme kapasitesinin de kritik önem taşıdığı ifade edildi. Bu yıl yurt dışındaki ilk toplantısını Berlin’de gerçekleştiren Stratcom Roundtable serisinin yıl boyunca dünyanın farklı noktalarında sürdürülmesi planlanıyor. Toplantıların, iletişim alanındaki güncel tehditlerin değerlendirilmesi ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Roundtable toplantıları aynı zamanda 2027 yılında düzenlenmesi planlanan Stratcom Summit için hazırlık sürecinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’STRATCOM Zirvesi 2026’ programında bölgesel ve küresel son gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, "Bu İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir" dedi. Savaştan tek çıkış yolunun ise gerilimin azaltılması ve diplomasi olduğunu kaydeden Fidan, "İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’STRATCOM Zirvesi 2026’ programına katıldı. İstanbul’da düzenlenen zirve yerli ve yabancı çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi. Zirvede, uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, küresel yönetişim krizleri ve stratejik iletişimin artan önemi, savaşın ülkeler üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından küresel bir platform haline gelen zirvede, dünyanın farklı bölgelerinden katılımcılar bir araya geldi. Program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalar, çok taraflı iş birliklerinin geleceği ve iletişim stratejilerinin kriz yönetimindeki rolü değerlendirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu: "Netanyahu'nun siyasi bekası için yürütülen bir savaş bu ve yine de bütün dünyayı etkileyen, dünyanın geri kalanını etkileyen bir tablo. Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu… pic.twitter.com/Xns9IKHBFA — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 28, 2026 Zirvede açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bu İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir. Yalnızca şehirlere değil, insanların kalplerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" dedi. "Küresel yönetişimin mevcut durumu işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemezdir" Bu zirvenin stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından gerçekten küresel bir platform haline geldiğini kaydeden Bakan Fidan, "Bu yılki Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu zirve, stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından gerçekten küresel bir platform haline gelmiştir. Bu nedenle, dünyanın en zor sorularının dürüstçe ele alınabildiği bir zemine dönüştürdüğü için İletişim Başkanlığı’nı takdir ediyorum. Bu yılın teması bundan daha isabetli ve güncel olamazdı. Biz yalnızca bir istikrarsızlık döneminden geçmiyoruz; aynı zamanda sistemsel bir kırılma yaşıyoruz. Bu durum, daha derin bir bozulmanın sonucudur. Bozulma, uluslararası sistemin ahlaki pusulasını, stratejik tutarlılığını ve meşruiyet üretme kapasitesini kaybetmesiyle ortaya çıkar. Krizler ise barış ve güvenliği sağlamak için kurulmuş kurumlar artık çatışmaları kontrol altına alamadığında, tırmanmayı önleyemediğinde veya barışa giden yollar oluşturamadığında ortaya çıkar. Dolayısıyla çağımızın belirleyici siyasi sorusu oldukça basittir, uluslararası sistem hala devletler arasındaki ilişkileri adalet, öngörülebilirlik ve güven temelinde yönetme otoritesi ve inandırıcılığına sahip mi? Bugün ne yazık ki cevap acı bir şekilde açıktır. Küresel yönetişimin mevcut durumu işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemezdir" şeklinde konuştu. Bu sistemsel bozulmanın bir anda ortaya çıkmadığını ifade eden Bakan Fidan, "Bu, Türkiye’nin yıllardır sistematik olarak dile getirdiği yapısal sorunların bir sonucudur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel adalet çağrısı ve uluslararası kurumların reformu yönündeki vurgusu bir siyasi slogan değil, bir teşhisti. Birçok kişinin ancak kriz kendi kapılarına dayandığında fark ettiği bir teşhis. Birleşmiş Milletler kürsüsünden ve sayısız çok taraflı platformda biz bu tehlikeye sürekli dikkat çektik. O dönemde ise pek çok kişi jeopolitik konfor alanlarının oluştuğu illüzyonu tercih etti. Yıllar boyunca, işlevsiz düzenin bedeli başkaları tarafından ödendiği sürece, birçok aktör kendi çıkarlarına hizmet eden sistemi sürdürmekten memnundu. Ancak bugün bu sistem dağılmış durumda. Adaletsiz sistemden rahatça faydalananlar, krizlerin artık kendi kıyılarına ulaşmasıyla gerçekle yüzleşiyor. Eğer bu, sistemsel kırılma çağıysa, o zaman daha net bir soru sormamız gerekir: Tam olarak ne tartışılıyor? Yeni ağırlık merkezi neresi olacak teknolojiyi kim yönlendirecek ve burada istenilen değerler nasıl kurulacak. Bu liste giderek artabilir ve bu sorular önümüzdeki 100 yılı şekillendirecek. Bu sorular akademik değil, gerçek çatışma sahalarından çıkan sorular. Türkiye bu çatışmanın merkezinde bulunmakta, aslında İsrail’in oluşturduğu gerilimler ile daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz" diye konuştu. "Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi" Bakan Fidan, "Biz Türkiye olarak özellikle bölge ülkelerini ciddi bir çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşıyız. İran’ın girişimleri Körfez ülkelerini etkiliyor. Net bir şekilde ifade etmek gerekiyor ki bu sadece İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Birinci günden itibaren biz bu tehlikeli tabloyu gördük. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir. Yalnızca şehirlere değil, insanların kalplerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirliklerini ziyaret ettim yakın dönemde ve devam eden çatışma karşısında bölge ülkelerle bir dayanışma ortaya koymaya çalıştık. İsrail’in politikalarına da karşı durduğumuzu ifade etmek isterim. Bu çabaları daha operasyonel hale getirmek için üst düzey bir diyalog sürdürmeye çalışıyoruz. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.