SON DAKİKA
Hava Durumu

#Söyleşi

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Moriwaki’den Bursa’ya uyarı: Güney kol risk taşıyor! Haber

Moriwaki’den Bursa’ya uyarı: Güney kol risk taşıyor!

Deprem gerçeğine ilişkin farkındalığı artırarak, riskleri azaltmayı, toplumsal bilinci erken yaşta güçlendirmeyi hedefleyen Osmangazi Belediyesi, Deprem Uzmanı ve İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki’nin katılımıyla çocuklara yönelik geniş kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Olası afetlere karşı bilinçli nesiller yetiştirmeyi hedefleyen Osmangazi Belediyesi, deprem farkındalığını küçük yaşlardan itibaren kazandırmak amacıyla ‘Deprem Gerçeği ve Çocuklarda Farkındalık’ temalı bir söyleşi düzenledi. Deprem Uzmanı ve İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki’nin katılımıyla gerçekleşen Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ndeki söyleşiye çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Deprem riskine karşı hazırlık sürecinden itibaren yapılması gerekenlere ilişkin çocuklara önemli bilgiler veren Moriwaki, yaşam üçgeninin değerinden bahsederek, deprem anında riski azaltacak faktörlere değindi. “DEPREME HAZIRLIKLI OLMAK HASARLARI YÜZDE 70 AZALTABİLİR” Depreme her zaman hazırlıklı olunmasının altını çizen Yoshinori Moriwaki, yaşam üçgeninin deprem esnasında mutlaka oluşturulması gerekliliğine işaret etti. Binanın çökmesi ve enkaz altında kalma riski gibi durumlara ilişkin her zaman evin kolay ulaşılabilir bir noktasında deprem çantasının bulunmasının önemli olduğunu belirten Moriwaki, su, düdük ve gıda ürünlerinin çantada yer alacağını vurguladı. Bursa’nın, Türkiye'nin en aktif fay kuşaklarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun etkisi altında olduğunu ifade eden Moriwaki, bu noktada bekleyen tehlikeler ile ilgili de uyarılarda bulunarak, sözlerine şu şekilde devam etti: “Marmara’da deprem olduğunda Bursa’da yumuşak zeminde olduğundan hissedebilir, binalar etkilenebilir. İstanbul’da geçtiğimiz yıl 23 Nisan’da Silivri’de deprem oldu, o biraz fay hattını rahatlattı. Ancak güney kolu Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir’e uzanıyor. Deniz kenarında var, iç taraflarda da var. 150 sene deprem gelmedi. Bandırma yakınlarında da 400 sene. Yakında hiç olmaz demiyoruz, bunun için hazırlıklı olmak lazım. Tehlikeli diye söyleyebilirim, dikkatli olmak lazım. Japonya da, Türkiye de deprem kuşağında. Ne zaman, nerede, ne kadar büyük diye değil, deprem gelebilir diyerek hazır olmak lazım. Hep beraber, tüm aşamalarda iyi hazırlanabilirsek hasarlar da yüzde 70 azaltılabilir.” Son olarak Türkiye’de yüzde 50’den fazla binanın riskli olduğunu anımsatan Moriwaki, merdiven kullanımlarının da deprem esnasında risk meydana getirdiğini söyleyerek, o esnada derhal yaşam üçgeninin kurulması ve merdivenden kaçınılması tavsiyesinde bulundu. Söyleşiye katılan çocuklar da, deprem riskine dair öncesinde ve deprem anında alabilecekleri önlemleri ifade etti. Söyleşinin ardından CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Bakır Taşer, Yoshinori Moriwaki’ye teşekkür plaketi takdim etti.

Filistin’in hikâyesi Bursa Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı Haber

Filistin’in hikâyesi Bursa Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Filistin Sinema Günleri”, yönetmen Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” filmiyle özel bir gösterime sahne oldu. Filmi Nilüferlilerle birlikte izleyen Saleh, gösterimin ardından söyleşi gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı. Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor. “FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR” Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.” Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti. Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi. Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.

Bursa İnegöl Belediyesi'nden otizm farkındalığını artıran seminer Haber

Bursa İnegöl Belediyesi'nden otizm farkındalığını artıran seminer

Bursa'da İnegöl Belediyesi, Otizmli Araştırmacı Yazar Espina Hande Ayas’ın konuşmacı olarak katıldığı “NRM Çerçevesinde Zihinsel İşleyiş, Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşım” seminer düzenledi. Farklı konularda toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik programlar düzenleyen İnegöl Belediyesi; eğitim, öğrenme süreçleri ve nöroçeşitlilik konularında güncel ve bilimsel yaklaşımların ele alındığı bir seminer ile otizm konusunu masaya yatırdı. Otizmli Araştırmacı Yazar Espina Hande Ayas’ın konuşmacı olarak katıldığı “NRM Çerçevesinde Zihinsel İşleyiş, Nöroçeşitlilik ve Eğitimde Yeni Yaklaşım” konulu seminer, otizmli bireylerin aileleri, özel eğitim öğretmenleri ile ilk ve anaokulu öğretmenlerinin ağırlıklı olduğu katılımla gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi Arge Müdürlüğü tarafından düzenlenen seminer, Pazartesi akşamı İnegöl Belediyesi Hizmet Binası çok amaçlı salonunda yapıldı. Seminerde; zihinsel işleyişin farklı boyutları, eğitimde kapsayıcı modeller ve nöroçeşitliliğin toplumsal yaşamdaki yeri kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kendisi de otizmli bir yazar ve söyleşi konuşmacısı olan Espina Hande Ayas, bu özel programda katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. Özellikle otizmi “normalleştirmek” yerine bireyin zihinsel işleyişini anlamaya ve farklılıkları kabul etmeye odaklanan bakış açısından söz eden Ayas’ın anlatımlarını salondaki katılımcılar ilgiyle dinledi. Seminer sonunda sahneye gelen İnegöl Belediye Başkan yardımcısı Emin Dündar, kısa bir selamlama konuşması yaparak; “Çok keyifli ve anlamlı bir seminerde, otizmle ilgili çok güzel bilgiler edinmiş olduk. Burada otizmli bireyleri sadece anlamaya çalışmak, toplumun davranış kalıpları içerisinde uyarlamaya zorlamamak gerektiği sonucu ben çıkardım bu akşam. Kıymetli hocamıza, bu akşam buraya gelip salonu dolduran katılımcılarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi. Konuşma sonunda gecenin anısına Espina Hande Ayas’a hediye takdimi gerçekleştirildi. Gecenin sonunda tüm seminer katılımcılarına Yazar Espina Hande Ayas’ın kitabı hediye edildi. Yazar, salon çıkışında kitaplarını okuyucuları için tek tek imzalamayı da ihmal etmedi.

Çatalhöyük’ün İzleri Nilüfer’e Taşındı Haber

Çatalhöyük’ün İzleri Nilüfer’e Taşındı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Arkeoloji Gündemi" söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konuk Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, Çatalhöyük’teki son kazı verilerini ve bu konudaki çalışmaları Nilüferlilerle paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Arkeoloji Gündemi söyleşilerinin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan oldu. Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı etkinlikte, insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’teki güncel çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Türkcan, neolitik kentin yapı evrelerinin okunmasından mekanların zaman içindeki işlevsel dönüşümlerine, hane içi üretim süreçlerinden ölü gömme pratiklerine kadar geniş bir perspektifte kazı verilerini katılımcılara aktardı. Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Çatalhöyük’te 2021 yılında Kuzey Teras çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular oldu. Türkcan, burada tanımlanan organik kalıntılar ve erken dönem tahıl işleme izlerinin yanı sıra, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran “ekmek” buluntusuna ayrı bir parantez açtı. Mayalanmış ancak pişirilmemiş halde bulunan 8 bin 600 yıllık ekmek örneğinin analiz sonuçları hakkında bilgi veren Türkcan, bu keşfin beslenme tarihi açısından taşıdığı önemi vurguladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Çatalhöyük’ün izleri Bursa Nilüfer'e taşındı Haber

Çatalhöyük’ün izleri Bursa Nilüfer'e taşındı

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Arkeoloji Gündemi" söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konuk Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, Çatalhöyük’teki son kazı verilerini ve bu konudaki çalışmaları Nilüferlilerle paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Arkeoloji Gündemi söyleşilerinin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan oldu. Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı etkinlikte, insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’teki güncel çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Türkcan, neolitik kentin yapı evrelerinin okunmasından mekanların zaman içindeki işlevsel dönüşümlerine, hane içi üretim süreçlerinden ölü gömme pratiklerine kadar geniş bir perspektifte kazı verilerini katılımcılara aktardı. Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Çatalhöyük’te 2021 yılında Kuzey Teras çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular oldu. Türkcan, burada tanımlanan organik kalıntılar ve erken dönem tahıl işleme izlerinin yanı sıra, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran “ekmek” buluntusuna ayrı bir parantez açtı. Mayalanmış ancak pişirilmemiş halde bulunan 8 bin 600 yıllık ekmek örneğinin analiz sonuçları hakkında bilgi veren Türkcan, bu keşfin beslenme tarihi açısından taşıdığı önemi vurguladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Faruk Duman, Nilüfer’de Yazarlık Serüvenini ve “Balıklarla İlgili Rivayet”i Anlattı Haber

Faruk Duman, Nilüfer’de Yazarlık Serüvenini ve “Balıklarla İlgili Rivayet”i Anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Edebi Kazılar söyleşilerinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının güçlü kalemlerinden Faruk Duman oldu. Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleşen buluşmada Duman, “Balıklarla İlgili Rivayet” romanının doğuş hikayesini ve Kars’ta geçen çocukluğunun edebiyatına yansımalarını okurlarla paylaştı. Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturduğu Edebi Kazılar etkinliği, bu ay yazar Faruk Duman’ı ağırladı. Akkılıç Kütüphanesi’nde yoğun katılımla gerçekleşen söyleşide Duman, son romanı “Balıklarla İlgili Rivayet” üzerinden yazarlık serüvenini, doğa ile kurduğu ilişkiyi ve edebiyatın büyülü dünyasını anlattı. “BALIKLARIN İSYAN ETTİĞİ BİR HİKAYE” Söyleşide, yazım süreci 2019’da tamamlanan ödüllü romanı “Sus Barbatus!” ile yeni kitabı arasındaki ilginç bağa değinen Faruk Duman, yeni romanının kıvılcımının bir reklam billboardunda ateşlendiğini belirtti. “Sus Barbatus!” romanında donmuş Çıldır Gölü üzerinde geçen bir sahnede, karakterlerden birinin “Balıklar da bizi yiyebilsinler” dediğini hatırlatan Duman, bu cümlenin yayınevi tarafından tanıtım materyallerinde kullanıldığını ifade etti. Yazar, “Bunu billboardlarda gördüm. ‘Balıklarla İlgili Rivayet’ romanıyla ilgili ilk fikirlerimin doğduğu günler bunlardı. Balıkların isyan ettiği bir hikaye” sözleriyle kitabın çıkış noktasını özetledi. ÖĞRENCİLİK YILLARINDAN KALAN GİZEMLİ EL YAZMASI Duman, kitabın kurgusunun temelinde üniversite yıllarında yaşadığı ilginç bir anının yattığını da okurlarla paylaştı. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nde okurken, tasnif edilmemiş el yazmaları arasından bir eseri alıp eve götürdüğünü, ancak Osmanlıca olan bu eseri okunaklı olmadığı için bir türlü çözemediğini anlattı. El yazmasını gösterdiği bir arkadaşının, ilk sayfada balıklardan söz edildiğini belirtmesi üzerine hayal gücünün devreye girdiğini söyleyen Duman, “Bunun üzerine ben eski devirlerde, 1700’lerde, bizim buralarda yaşanmış, tuhaf bir balık hikayesi olduğuna hükmettim bu kitabın. Okuyamadığım kitabın. Eğer bir kitabı okuyamıyorsanız ama o kitap size bir takım izlenimler veriyorsa, bir yazar olarak oturup onu yazarsınız” ifadelerini kullandı. MASALCI BİR ANNENİN MİRASI Söyleşide çocukluk yıllarına ve doğa tutkusuna da değinen Faruk Duman, Kars ve Ardahan coğrafyasının yazarlığı üzerindeki etkisini vurguladı. Annesinin çok iyi bir masal anlatıcısı olduğunu belirten yazar, “Ormanda kaybolan çocuklar, hayali hayvanlar, köyü ziyarete gelen ejderhalar anlatırdı. Çocukluğumu şenlendirirdi bu” diyerek, bu anlatıların kendisinde yazma eğilimini başlattığını dile getirdi. Çocukken ağaç tepesine kurduğu kulübede kitaplar okuduğunu ve doğayı anlatmayı o yıllarda kafasına koyduğunu belirten Duman, lise yıllarında abisinin kütüphanesindeki Yaşar Kemal, Jack London ve Maksim Gorki gibi yazarlarla tanışarak modern edebiyat yolculuğuna adım attığını sözlerine ekledi. Söyleşi, yazarın okurlardan gelen soruları yanıtlaması ve kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

​Nilüfer’de Kadına Yönelik Şiddet Masaya Yatırıldı Haber

​Nilüfer’de Kadına Yönelik Şiddet Masaya Yatırıldı

Nilüfer Belediyesi’nin ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ kapsamında düzenlediği söyleşide konuşan Siyaset Bilimci ve Yazar Prof. Dr. Alev Özkazanç, erkekliğin toplumsal kökenlerindeki krizin, şiddetle ilişkisini ele aldı. ​Nilüfer Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle farkındalık yaratacak önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen “Erkeklik Krizi ve Kadına Yönelik Şiddet” konulu söyleşi yoğun ilgi gördü. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Turhan Altun ve Bukle Erman, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç Dr. Elifhan Köse Çal, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi gönüllüleri başta olmak üzere pek çok katılımcı takip etti. ​Etkinlik, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Serpil Turhan Altun, yaptığı selamlama konuşmasında belediyenin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarına değindi. ​Siyaset Bilimci ve Yazar Prof. Dr. Alev Özkazanç ise erkeklik krizinin toplumsal kökenlerini, şiddetle ilişkisini ve dönüşümün mümkün olduğu alanları derinlemesine ele aldı. Özkazanç, güncel örneklerle erkeklik tanımlarının değişimi ve bu değişimin yarattığı gerilimin sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. ​Programda söz alan katılımcılar da düşüncelerini aktararak, konuya farklı açılardan katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses Haber

 Nilüfer’de Kadınlardan Şiddete Karşı Ortak Ses

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlediği yürüyüş ve söyleşi ile şiddete karşı farkındalık oluşturdu. Kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına dikkat çekilen etkinlikte, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde farkındalık yaratmak amacıyla yürüyüş ve söyleşi düzenledi. “Susma, yürü, diren” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikler, kadına karşı şiddete dikkat çekmek için Nilüfer'in farklı noktalarında bir araya gelen kadınların güçlü mesajlarına sahne oldu. Nilüfer Kent Konseyi önünden başlayan yürüyüş, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önüne kadar sürdü. Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun, Bukle Erman, Zerrin Güleş ve Şirin Arıbaş, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir katıldı. Nilüfer’deki kadın derneklerinin temsilcileri ve çok sayıda kadın da yürüyüşte yer aldı. Kadınlar taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla kadına karşı şiddete ses yükseltti. Kadınların yürüyüşüne çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek oldu. “KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR” Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, Türkiye’de kadın cinayetlerinin politik olduğunu dile getirdi. Altun, kadına yönelik şiddetin bitmesi için kadın özgürlüğü ve eşitlik ilkesinin tavizsiz uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Kadınlar, ülkenin en örgütlü ve en dayanıklı muhalefeti. Kadın cinayetlerini durdurmak için mücadele edeceğiz. Nilüfer’de ve tüm ülkede, kadınların güvende, görünür ve güçlü olduğu bir yaşamı kurmaya devam edeceğiz” dedi. “CEZASIZLIK KADINLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDİYOR” Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ise, etkinliğin sloganının kadınların yıllardır süren adalet arayışını ve hayata tutunma mücadelesini ifade ettiğini söyledi. Son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine dikkat çeken Erman, kadına yönelik şiddetin önlenebilir bir toplumsal sorun olduğunu vurguladı. Erman, “Faillerin korunduğu, cezasızlığın sıradanlaştığı bir düzende kadınların yaşamı tehlikededir. Nilüfer Belediyesi olarak kadınların güçlenmesi, destek mekanizmalarının geliştirilmesi, güvenli kamusal alanların çoğaltılması ve şiddete karşı dayanışma ağlarının güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 VURGUSU” Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir de 2025 yılında 408 kadın cinayetinin yaşandığını hatırlattı. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un etkin uygulandığı ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konduğu güvenceli yaşamlar istediklerini belirten Demir, “Bizler kadınlar olarak eşitlik, adalet ve insanca yaşam istiyoruz. Mücadelemizi istediğimiz eşitliği ve şiddetsiz dünyayı var edene kadar sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. KADINLAR “GÜVENLİĞİ” KONUŞTU Basın açıklamasının ardından etkinlikler, Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen “Kadınlar Nilüfer’i konuşuyor: Güvende miyiz?” başlıklı söyleşi ile devam etti. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide; Koza Kadın Derneği’nden Nursel Demir, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nden Dilek Üzümcüler, Bursa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden Şeyma Aktuğ, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Ceren İlgen Altuntaş ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, kadına yönelik şiddetin sebepleri, yerel yönetimlerin bu konudaki politika üretim süreçleri ve çözüm önerileri detaylıca ele alındı. Söyleşinin sonunda konuşmacılara verdiği katkıdan dolayı plaket takdim edildi.

Bursa Nilüfer’den tek ses! Şiddete hayır! Haber

Bursa Nilüfer’den tek ses! Şiddete hayır!

Bursa Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde şiddete karşı tek ses olacak. Düzenlenecek farkındalık yürüyüşü ve ardından gerçekleştirilecek “Kadınlar Nilüfer’i konuşuyor: Güvende miyiz?” başlıklı söyleşide, kadına yönelik şiddet tüm boyutlarıyla ele alınacak. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, “Susma, Yürü, Diren” mottosuyla çeşitli etkinlikler düzenliyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan programda yürüyüş ve söyleşi yer alıyor. NİLÜFER SOKAKLARINDA DAYANIŞMA YÜRÜYÜŞÜ 25 Kasım Salı günü düzenlenecek olan yürüyüşte kadınlar, şiddete karşı tepkilerini göstermek ve dayanışmayı büyütmek için Nilüfer Kent Konseyi önünde bir araya gelecek. Buradan başlayacak yürüyüş, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde sona erecek. Yürüyüşün ardından Halk Evi önünde yapılacak basın açıklamasıyla, kadına yönelik şiddetin son bulması için çağrıda bulunulacak. UZMAN İSİMLER “GÜVENLİK” KONUSUNU MASAYA YATIRACAK Etkinlikler kapsamında Nilüfer Barış Meclisi’nde “Kadınlar Nilüfer’i konuşuyor: Güvende miyiz?” söyleşisi düzenlenecek. Söyleşi, alanında uzman isimleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini bir araya getirecek. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal’ın moderatörlüğünü üstleneceği söyleşide; şiddetle mücadele yöntemleri, yasal haklar ve kentsel güvenlik konuları tartışılacak. Söyleşide; Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Ceren İlgen Altuntaş, Bursa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nden (ŞÖNİM) Şeyma Aktuğ, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nden Dilek Üzümcüler ve Koza Kadın Derneği’nden Nursel Demir konuşmacı olarak yer alacak. Katılımcılar, kadına yönelik şiddetin önlenmesi adına atılması gereken adımları ve çözüm önerilerini Nilüferlilerle paylaşacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.