SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Sorumluluk

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sosyal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’ya değer katacak

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

Mehmet Yiğiner, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ni (BESOB) ziyaret etti Haber

Mehmet Yiğiner, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ni (BESOB) ziyaret etti

BESOB Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Bilgit’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete BESOB Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin yanı sıra oda başkanları da katıldı. Türkiye Metal Otomotiv Makine Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Genel Başkanı Hayrettin Yıldırım, Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hüseyin Ar ile Balıkesir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Rıza Tekin’in de hazır bulunduğu ziyarette konuşan BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, birliğin son dönemde hayata geçirdiği çalışmalara ve yeni dönem hedeflerine değindi. Bilgit, BESOB’un; esnaf ve sanatkarların ekonomik ve sosyal imkanlarını geliştirmeye yönelik hayata geçirilen BESOB Esnaf Kart projesinden afetlere müdahale kapasitesini güçlendiren ve AFAD akreditasyon sürecini tamamlayan BESAK arama kurtarma ekibine, mesleki eğitim çalışmalarından sosyal sorumluluk projelerine kadar farklı alanlarda yürütülen faaliyetlerini anlattı. Ortak aklın önemine vurgu yapan Bilgit, Bursalı esnaf ve sanatkarların sorunlarının ve taleplerinin Ankara’da daha güçlü şekilde duyulması gerektiğini vurguladı. Başkan Bilgit, “Bursa, Türkiye ekonomisine yön veren, üretim gücü ve ticaret geleneğiyle her zaman öncü olmuş bir şehir. Bu güçlü yapının temel taşlarından biri de esnaf ve sanatkarlarımızdır. Dolayısıyla Bursa esnafının talep ve beklentilerinin ülke gündeminde hak ettiği karşılığı bulmasını, sesinin Ankara’da daha güçlü duyulmasını önemsiyoruz. Bursa’nın gücünün esnaf teşkilatımızın üst kuruluşlardaki temsiline de yansıması gerektiğine inanıyoruz” dedi. YİĞİNER: “BURSA DAHA GÜÇLÜ TEMSİL EDİLMELİ” Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ve ev sahipliği için BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit nezdinde tüm üyelere teşekkür eden TŞOF Genel Başkanı ve TESK Genel Başkan Adayı Mehmet Yiğiner de, Bursa’nın Türkiye ekonomisi ve esnaf teşkilatı açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Bursa’nın sahip olduğu ekonomik potansiyel, esnaf ve sanatkar sayısı ve teşkilat yapısıyla önemli şehirlerin başında geldiğini belirten Yiğiner, Bursa’nın TESK çatısı altında daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Tofaş Spor Kulübü’nden Geleceğin Sporcularına Yatırım Haber

Tofaş Spor Kulübü’nden Geleceğin Sporcularına Yatırım

Tofaş Spor Kulübü, 2025-2026 sezonunda Yeni Nesil Tofaş projesinden altyapı organizasyonuna, milli takımlara kazandırdığı sporculardan semt sahaları ve deprem bölgesindeki çocuklara yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar uzanan faaliyetleriyle Türk basketbolunda geniş bir etki alanı oluşturdu. Tofaş Spor Kulübü Başkanı Cengiz Eroldu, “Tofaş Spor Kulübü olarak basketbolu yalnızca sahadaki rekabet olarak değil; çocukların gelişimine, gençlerin geleceğine, kentimizin spor kültürüne ve Türk basketbolunun sürdürülebilir başarısına katkı sağlayan uzun vadeli bir değer alanı olarak görüyoruz” dedi.​ Tofaş Spor Kulübü’nden Çocuklara, Gençlere ve Türk Basketbolunun Geleceğine Yatırım!Tofaş Spor Kulübü Genç Yetenekleri Türk Sporuna Kazandırmaya Devam Ediyor! Tofaş Spor Kulübü, 2025-2026 sezonunda Yeni Nesil Tofaş projesinden altyapı organizasyonuna, milli takımlara kazandırdığı sporculardan semt sahaları ve deprem bölgesindeki çocuklara yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar uzanan faaliyetleriyle Türk basketbolunda geniş bir etki alanı oluşturdu. Tofaş Spor Kulübü Başkanı Cengiz Eroldu, “Tofaş Spor Kulübü olarak basketbolu yalnızca sahadaki rekabet olarak değil; çocukların gelişimine, gençlerin geleceğine, kentimizin spor kültürüne ve Türk basketbolunun sürdürülebilir başarısına katkı sağlayan uzun vadeli bir değer alanı olarak görüyoruz” dedi.​ Türk basketboluna uzun yıllardır yeni yetenekler kazandıran Tofaş Spor Kulübü, 2025-2026 sezonunda da altyapıdan sosyal sorumluluk projelerine uzanan kapsamlı çalışmalarıyla basketbol kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağladı. Spora erişimde, çocuklara fırsat eşitliği yaratmayı, genç sporcuları geliştirmeyi ve basketbolu daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen kulüp; Yeni Nesil Tofaş projesi, altyapı organizasyonu, milli takımlara kazandırdığı sporcular, semt sahaları ve deprem bölgesindeki çocuklara yönelik çalışmalarıyla sezon boyunca çok yönlü bir etki alanı oluşturmayı sürdürdü. Yeni Nesil Tofaş Projesi 2016 yılında hayata geçirilen Yeni Nesil Tofaş projesi, çocuklara spor eğitiminin yanı sıra farklı yaşam becerileri kazandırmayı ve spor kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyordu. Proje, kurulduğu günden bu yana, 10 yılda 11 bini aşkın çocuğa ve 6 binden fazla ebeveyne ulaştı. 2025-2026 sezonu itibarıyla Yeni Nesil Tofaş projesi, 9 bölgede 9 koç ve yaklaşık 750 öğrenciyle devam etti. Sezon boyunca projeye katılan öğrencilerin yaklaşık 150’sini ise kız çocukları oluşturuyordu. “Yeni yetenekleri keşfetmek için sistemli şekilde çalışıyoruz” Tofaş’ın basketbola bakışının yalnızca profesyonel takım başarılarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Tofaş Spor Kulübü Başkanı Cengiz Eroldu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Tofaş Spor Kulübü olarak faaliyet gösterdiğimiz Bursa ilimiz başta olmak üzere spor ve eğitim alanında fırsat eşitliği yaratarak cocukların ve gençlerin çok yönlü gelişimine katkıda bulunmayı, onları hayatın her alanında başarıya taşıyacak bir kültürle buluşturmayı ve bu değerlerin toplum genelinde yaygınlaşmasını hedefliyoruz. Yeni Nesil Tofaş projesi ile çocuklarımızın spora erişimini desteklerken, altyapı organizasyonumuzla da Türk basketboluna yeni sporcular kazandırmak için sistemli bir şekilde çalışıyoruz. Her çocuğun sporla tanışmasının, takım ruhunun ne demek olduğunu öğrenmesinin ve kendini geliştirebileceği güvenli bir alan bulmasının çok değerli olduğuna inanıyoruz. Altyapımızdan milli takımlara seçilen her sporcu, Yeni Nesil Tofaş’ta basketbolla tanışan her çocuk, semt sahalarında potayla buluşan her genç, spor aracılığıyla hayatlarına dokunduğumuz deprem bölgesindeki çocuklar, bizim için bu yolculuğun en kıymetli kazanımı. Tofaş Spor Kulübü olarak bundan sonra da çocukların, gençlerin ve Türk basketbolunun geleceğine katkı sağlayacak projeleri kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Tofaş, gerçek bir oyuncu fabrikası! Altyapı yatırımlarıyla Türk basketbolunda önemli bir oyuncu gelişim merkezi konumunda bulunan Tofaş Spor Kulübü, 2025-2026 sezonunda 123 lisanslı altyapı sporcusuyla çalışmalarını sürdürdü. Planlı, sistemli ve uzun vadeli bir gelişim modeliyle hareket eden kulüp, altyapıdan A Takım’a, milli takımlara ve Türk basketboluna oyuncu kazandırma hedefi doğrultusunda genç sporcuların bireysel, fiziksel ve sportif gelişimlerini desteklemeye devam etti. Böylece, Tofaş altyapısının yarattığı sportif değer, milli takımlara da yansıdı. 2025-2026 sezonunda Tofaş altyapısından yetişen 12 oyuncu milli takımlar seviyesine seçilerek kulübün oyuncu gelişim modelinin güçlü yapısını ortaya koydu. Tofaş, altyapı organizasyonundan yetişen genç sporcuların hem kulüp hem de ülke basketboluna katkı sağlamasını, sürdürülebilir başarı anlayışının temel unsurlarından biri olarak görüyor.​ 50 pota projesi ile spor kültürü mahallelere yayılıyor!​ Basketbolun daha fazla çocuk ve gençle buluşması için saha erişimine de önem veren Tofaş Spor Kulübü, 2019 yılından bu yana “Semt Sahaları” projesiyle Bursa’da spor kültürünün mahallelere yayılmasına katkı sağladı. Proje kapsamında bugüne kadar 48 pota çocukların ve gençlerin kullanımına kazandırılarak, basketbolun gündelik yaşamın bir parçası haline gelmesine destek olundu. Tofaş, bu çalışmayla sadece kulüp bünyesindeki sporculara değil, şehir genelinde basketbolla tanışmak isteyen tüm çocuklara ve gençlere ulaşmayı hedefliyor.​ Tofaş Spor Kulübü, Koç Holding koordinasyonunda deprem sonrası kurulan Umut Kentler’de de basketbol okulları aracılığıyla çocuklara destek oldu. TÜBAD (Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği) iş birliğiyle Hatay, Adıyaman ve Malatya’da yürütülen çalışmalar kapsamında depremden etkilenen 200’ün üzerinde çocuğa basketbol eğitimi sağlandı. Haziran 2026 sonu itibarıyla Hatay dışındaki illerde tamamlanan proje, sporun iyileştirici, birleştirici ve çocukların sosyal gelişimini destekleyen yönünü ortaya koydu.​ Tofaş Spor Kulübü, köklü altyapı geleneği, güçlü spor kültürü ve toplumsal fayda odaklı projeleriyle basketbolu yalnızca bir spor dalı değil; çocukların ve gençlerin gelişimine katkı sağlayan, toplumsal değer üreten sürdürülebilir bir ekosistem olarak konumlandırmayı sürdürüyor.​ TOFAŞ HAKKINDA​ Türkiye'nin önde gelen otomotiv şirketlerinden biri olan Tofaş, 1968 yılında kurulmuştur. Tofaş'ın hisselerinin yüzde 24,3'ü Borsa İstanbul’da işlem görmektedir. Tofaş Borsa İstanbul’un Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik endekslerinde de yer almaktadır. Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri olan Tofaş, ana ortaklığının global ürün geliştirme projelerinde önemli roller üstlenerek Türkiye ekonomisine, sanayisine ve Ar-Ge bilgi birikimine katma değer yaratmaktadır. Tofaş iç pazarda Alfa Romeo, Citroën, DS Automobiles, FIAT, Jeep®, Maserati, Opel ve Peugeot markalarının distribütörü olarak geniş bir marka ve ürün portföyü sunmaktadır.

Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (Bursa LÖDER), 24-26 Temmuz 2026 tarihleri arasında "Anne Çocuk Umut ve Neşe Kampı" düzenledi. Haber

Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (Bursa LÖDER), 24-26 Temmuz 2026 tarihleri arasında "Anne Çocuk Umut ve Neşe Kampı" düzenledi.

Bursa Ticaret Sanayi Odası’nın katkılarıyla gerçekleştirilen kamp organizasyonu için Bursa LÖDER Başkanı Prof. Dr. Adalet Meral Güneş; Başkan Sayın İbrahim BURKAY’a ve Swissotel Uludağ Bursa ekibine teşekkürlerini sundu. Kamp süresince anneler; uzman hekimler, diyetisyenler ve psikologlarla buluşarak sağlık, beslenme ve psikolojik destek üzerine düzenlenen söyleşilere katılım sağladı. Yoga, nefes egzersizleri ve el sanatları çalışmalarıyla kişisel zaman yaratma fırsatı bulan annelere; çocuklar ve gençler ise yaş gruplarına uygun yaratıcı sanat, drama, takım çalışması, liderlik oyunları, iletişim ve özgüven atölyeleri, doğa yürüyüşleri, kutu oyunları ve çeşitli sosyal aktivitelerle dolu keyifli bir program sunuldu. Kampın en etkileyici bölümlerinden birini, çocukların dilek ve teşekkürlerini not ettikleri "Umut Ağacı" etkinliği ile ailelerin ortaklaşa yazdığı "Gelecekteki Bana Mektup" çalışması oluşturdu. Duygusallığın ön planda olduğu kapanış töreninde katılımcılara kamp madalyaları ve katılım belgeleri verildi. Bursa LÖDER Başkanı Prof. Dr. Adalet Meral Güneş, kampın sadece eğlenceden ibaret olmadığını; çocukların sosyal adaptasyonunu güçlendiren, annelerin deneyim aktarımlarıyla desteklendiği, umut ve dayanışma ruhunu pekiştiren kıymetli bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirtti. Üç gün boyunca sevgi, umut ve birlikteliğin ön planda olduğu Anne Çocuk Umut ve Neşe Kampı, katılımcılara unutulmaz anılar bırakarak tamamlandı. Bursa LÖDER, çocukların ve ailelerin motivasyonunu artıran bu tarz projeleri gelecek yıllarda da devam ettirmeyi amaçlıyor.

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı akreditasyon belgesi Haber

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı akreditasyon belgesi

TOBB 2026 Akreditasyon Sertifika Töreni, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Güncellenen sistem çerçevesinde Türkiye genelinde ilk kez verilmeye başlanan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olan BTSO, 60 bini aşkın üyesine sağladığı hizmet kalitesini ve kurumsal gelişim vizyonunu en üst düzeyde tescilledi. Burkay: “Dönüşüm Yolculuğumuzun Güçlü Bir Sonucu” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, törende yaptığı konuşmada, 7 yıldızlı akreditasyon belgesi almaktan dolayı büyük bir gurur duyduklarını dile getirdi. Bu başarının 2013 yılından bu yana kararlılıkla yürütülen dönüşüm hamlelerinin bir neticesi olduğunu belirten Burkay, şunları kaydetti: “Yenilenen TOBB Akreditasyon Sistemi'nde en üst mertebe olan 7 yıldızlı akreditasyona hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Söz konusu başarı; 2013 yılından beri azimle sürdürdüğümüz dönüşüm sürecinin, üyelerimizi odak noktasına alan hizmet anlayışımızın, yenilikçi projelerimizin ve kurumsal gelişim hedefimizin güçlü bir yansımasıdır.” Burkay, ulaşılan bu başarıda emeği geçen tüm BTSO personelini kutlayarak, belgenin 60 bini aşkın BTSO üyesi ile Bursa iş dünyasına hayırlı olmasını temenni etti. Türkiye'deki oda ve borsa sisteminin gelişimine öncülük eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkürlerini sunan Burkay, akreditasyon sisteminin uluslararası düzeyde örnek alınan bir yapıya kavuşmasında Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner yaklaşımının kritik bir rol oynadığını vurguladı. Hisarcıklıoğlu: “Şehrinizi Marka Yapmak İçin Liderliği Siz Üstleneceksiniz” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da törende hitap ederek, 11’i ilk kez olmak üzere toplam 73 oda ve borsaya akreditasyon sertifikası verildiğini açıkladı. Akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal dönüşüm sürecinde temel bir rol oynadığını belirten Hisarcıklıoğlu, bu sistem sayesinde kurumların kendilerini geliştirdiğini, yeni projeler geliştirdiğini ve küresel iş birlikleri kurduğunu ifade etti. Oda ve borsaların bugüne dek 2 bin 750 projeyi hayata geçirdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, 30'dan fazla ülkedeki muadilleriyle ortak çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların uluslararası arenadaki yarışmalarda ödüller kazandığına değinerek şöyle konuştu: “Akreditasyon sistemi ile oda ve borsalarımız kendilerini dönüştürüp geliştiriyor, proje üretiyor, yurt dışı pazarlarına açılıyor ve şehirlerine kaynak sağlıyor. Yürüttükleri projelerle dünya genelindeki oda ve borsaların yer aldığı yarışmalardan ödüllerle dönerek dünya şampiyonu oluyorlar. Oda ve borsalarımız, girişimcilerimize en kaliteli hizmeti sunan merkezler haline gelmiştir.” Şehirlerin markalaşma yolculuğunda oda ve borsalara önemli misyonlar düştüğünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İl ve ilçelerin kanaat önderleri sizlersiniz. Şehrinizi marka haline getirmek adına liderliği sizler üstleneceksiniz. Camiamıza ve girişimcilerimize rehberlik edeceksiniz.” şeklinde konuştu. Akreditasyon Sistemine Yeni Standartlar Eklendi Hisarcıklıoğlu, değişen ekonomik konjonktür ve ticari şartlara uyum sağlamak amacıyla TOBB Akreditasyon Sistemi standartlarının yenilendiğini açıkladı. Yeni sistemde; e-ticaret, tedarik zinciri, AR-GE çalışmaları, sosyal sorumluluk, yerel değerlerin tanıtımı, dijital ve yeşil dönüşüm gibi başlıkların değerlendirme kriterlerine eklendiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, eski A, B ve C sınıfı kategorilerinin yerini 4, 5, 6 ve 7 yıldızlı puanlama sisteminin aldığını belirtti. Bolat: “Akreditasyon Modeli İslam Ülkelerine de Yayılıyor” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise TOBB tarafından yürütülen akreditasyon faaliyetlerinin, Türkiye genelindeki oda ve borsaların hizmet kalitesini ve çalışma disiplinini yükseltmeyi amaçladığını söyledi. Akreditasyon sisteminin meslek kuruluşlarının kurumsal kapasitesini artırdığını vurgulayan Bolat, bu modelin Türkiye sınırlarını aşarak İslam ülkelerindeki ticaret odaları tarafından da örnek alınmaya başlandığını ifade etti. Küresel ekonomideki korumacı eğilimlerin arttığına ve dijital dönüşümün rekabet şartlarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Bolat, Türk sanayisinin üretim ve ihracat potansiyelinin korunmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Bolat, Türkiye’nin ticari diplomasi hamleleri ile uluslararası ticaret müzakerelerini TOBB ve özel sektör temsilcileriyle yakın koordinasyon içinde yürüttüğünü belirterek, oda ve borsaların iş dünyasına rehberlik eden güçlü yapılar haline gelmesinin Türk ekonomisine ciddi katkılar sunduğunu kaydetti. BTSO, 60 Bini Aşkın Üyesine Sunduğu Hizmeti Tescilledi TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un da akreditasyon sisteminin kurumsal kapasiteye katkılarına dair değerlendirmelerde bulunduğu programın sonunda, hak kazanan kurumlara sertifikaları takdim edildi. Toplam 289 oda ve borsanın akreditasyon sürecini tamamladığı sistemde BTSO, en üst basamak olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesiyle Bursa iş dünyasına sunduğu hizmetlerin niteliğini bir kez daha ulusal düzeyde tescillemiş oldu. BTSO’nun elde ettiği 7 yıldızlı akreditasyon; üyelerini merkeze alan hizmet anlayışının, kurumsal gelişim hamlelerinin, yenilikçi projelerinin ve sürdürülebilir dönüşüm vizyonunun somut bir göstergesi olarak kaydedildi.

Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) 31. yaşını kutladı Haber

Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) 31. yaşını kutladı

Bugün Özel 3 Mart Beşevler Anaokulu, Özel 3 Mart Azizoğlu İlkokulu, Özel 3 Mart Azizoğlu Ortaokulu, Özel 3 Mart Halil Güleç Fen Lisesi, Özel 3 Mart Ulviye-Ziya Gökalp Özer Anadolu Lisesi, Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu, ÇEK Görükle Yükseköğrenim Öğrenci Yurtları, Tam Bursluluk Programı, Kır Çiçekleri Okusun Diye ve ÇEK(İ)MECE sosyal sorumluluk projeleriyle çalışmalarını yürüten ÇEK, yaklaşık 1.700 öğrencisi, 239 çalışanı ve 1.500'ü aşkın ortağıyla eğitim alanındaki faaliyetlerine devam ediyor. Sosyal Kooperatifçilikle Eğitime Değer Katıyor Çağdaş Eğitim Kooperatifi, Türkiye'de sosyal kooperatifçilik anlayışıyla hareket eden ilk ve öncü eğitim kooperatifi olarak, ortaklarının desteği, gönüllülük esasına dayanan yönetim anlayışı ve dayanışma kültürüyle faaliyetlerini yürütüyor. Ortaklarına kâr payı dağıtmayan ÇEK'te elde edilen tüm artı değer; burs programlarına, eğitim yatırımlarına, sosyal sorumluluk projelerine ve kurumlarının gelişimine aktarılarak yeniden eğitime kazandırılıyor. ÇEK, tüm çalışmalarını çocukların üstün yararını esas alan bir anlayışla planlıyor, hayata geçirilen her proje ve uygulama da bu ilke doğrultusunda şekilleniyor. Tam Bursluluk Programı Daha Fazla Öğrenciye Ulaşacak Eğitimde fırsat eşitliğini temel önceliklerinden biri olarak gören ÇEK, Tam Bursluluk Programı'nı her geçen yıl daha fazla öğrenciye ulaştırmayı hedefliyor. Program kapsamında, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında başarılı olan kız ve erkek öğrencilere Özel 3 Mart Halil Güleç Fen Lisesi ve Ulviye-Ziya Gökalp Özer Anadolu Lisesinde dört yıl boyunca ücretsiz eğitim alma hakkı tanınıyor. Tam burs almaya hak kazanan kız öğrenciler, eğitimleri süresince Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdunda ücretsiz barınma olanağından da yararlanıyor. Belirlenen başarı ve değerlendirme kriterlerini karşılayan Türkiye'nin dört bir yanındaki öğrencilerin bu imkândan yararlanabilmesi hedefleniyor. ÇEK, önümüzdeki dönemde tam bursluluk programındaki öğrenci sayısını artırmayı ve nitelikli eğitime erişimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Eğitimde Geleceği Şekillendiren Adımlar Çağın gerekliliklerini yakından takip eden ÇEK, modern öğretim yöntemlerinin yanı sıra yapay zekâ destekli uygulamaların eğitim süreçlerine entegrasyonunu artırıyor. Bu doğrultuda öğretmenlerine yönelik eğitim teknolojileri ve yapay zekâ odaklı hizmet içi eğitimlerini sürdürürken, öğrencilerini geleceğin dünyasına hazırlayacak yenilikçi eğitim modellerini geliştirmeye devam ediyor. Akademik eğitimin yanı sıra sanat, kültür, spor ve teknoloji alanlarında da öğrencilerini destekleyen ÇEK; çevre, iklim değişikliği, su ve gıda güvenliği gibi küresel konularda farkındalık oluşturacak proje ve etkinliklerini geliştirmeye devam ediyor. Gelecek Vizyonundan Öne Çıkan Hedefler Gelecek vizyonu doğrultusunda, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezinin hayata geçirilmesi, lise kurs merkezi projesine yönelik fizibilite çalışmalarının tamamlanması, ortaöğretim erkek öğrenci yurdunun açılması ve ÇEK İnovasyon ve Reform Geliştirme Merkezi (ÇEKİRGEM) aracılığıyla ulusal ve uluslararası iş birliklerinin artırılması hedefleniyor. Bununla birlikte öğretmenlerin ve tüm çalışanların mesleki gelişimlerini destekleyen hizmet içi eğitimlerin yanı sıra kişisel gelişime yönelik eğitim programlarının da artırılması planlanıyor. ÇEK, değişen eğitim ihtiyaçları doğrultusunda yeni proje ve iş birlikleri geliştirmeyi de sürdürüyor. Hedef, Eğitimde Ortak Gücü Büyütmek 31 yıldır Bursa'da eğitim alanındaki çalışmalarını başarıyla sürdüren Çağdaş Eğitim Kooperatifi, oluşturduğu dayanışma anlayışını Türkiye'nin farklı şehirlerine taşımaya devam ediyor. Çanakkale, Mersin, İzmir, Hopa (Artvin) ve Zuğa (Rize)’da kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatiflerinin ardından, üst birlik oluşturma hedefi doğrultusunda Eskişehir, Ankara ve farklı illerde de yeni yapılanmalara yönelik çalışmalar yürütülüyor. ÇEK, oluşturulacak üst birlik ile eğitim alanında ortak hareket eden güçlü bir yapı oluşturmayı, deneyim ve bilgi paylaşımını artırmayı, eğitim konularında ülke genelinde daha etkin bir temsil gücü oluşturmayı ve eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. 31 yıl önce eğitim için bir araya gelen 23 Bursalı aydının attığı dayanışma temeli, bugün eğitim kurumları, öğrenci yurtları, burs programları ve sosyal sorumluluk projeleriyle binlerce öğrencinin yaşamına dokunuyor. Çağdaş Eğitim Kooperatifi kuruluş felsefesinden aldığı güçle nitelikli eğitimi daha geniş kitlelere ulaştırmak ve Cumhuriyet'in çağdaş eğitim anlayışını geleceğe taşımak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kral Charles'ın Cambridge Camisi ziyaretine mesaj Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kral Charles'ın Cambridge Camisi ziyaretine mesaj

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Kralı 3. Charles'ın "Avrupa'nın ilk çevre dostu camisi" olarak nitelendirilen Cambridge Merkez Camisi ve Külliyesi'ne gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin yazılı bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık yedi yıl önce ibadete açılan Cambridge Merkez Camisi'nin, Kral Charles'ın ziyaretiyle anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptığını belirterek, bundan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Mesajında caminin ilk temelinin atıldığı günden bu yana ayrımcılığa karşı dayanışmanın ve nefrete karşı saygının simgesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "İlk tuğlasının konulmasından itibaren ayrımcılığa karşı dayanışmanın, nefrete karşı saygının sembolü olan camimizin bu misyonunu başarıyla yerine getirdiğini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral 3. Charles'ın farklı kültür, inanç ve kökenden insanların barış içinde bir arada yaşamasına verdiği önemin bilindiğini belirterek, İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılığın küresel ölçekte yükseldiği bir dönemde gerçekleştirilen bu ziyaretin son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında Kral Charles şahsında İngiltere halkına selamlarını iletirken, Kral'ı Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyacağını da dile getirdi. Ayrıca başta Türk vatandaşları olmak üzere İngiltere'de yaşayan Müslüman topluma da selam gönderdi. AVRUPA'NIN İLK ÇEVRE DOSTU CAMİSİ Hatırlanacağı gibi İngiltere'nin Cambridge kentinde inşa edilen Cambridge Merkez Camisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle 2019 yılında ibadete açılmıştı. "Avrupa'nın ilk çevre dostu camisi" olarak gösterilen yapıda fotovoltaik güneş panelleri, hava kaynaklı ısı pompaları, doğal havalandırma sistemi ve sürdürülebilir ormanlardan elde edilen ahşap malzemeler kullanılıyor. Sıfır karbon ayak izi hedefiyle tasarlanan camide yağmur suları depolanarak temizlik ve peyzaj sulamasında kullanılırken, elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ı güneş enerjisinden karşılanıyor. Cambridge Merkez Camisi yalnızca ibadet mekânı olarak değil, ihtiyaç sahibi ailelere gıda desteği sağlayan, sağlık farkındalığı etkinlikleri düzenleyen ve çeşitli sosyal sorumluluk projelerine ev sahipliği yapan önemli bir toplumsal merkez olarak da faaliyet gösteriyor.

Gemlik’te Çevre İçin El Ele: Haber

Gemlik’te Çevre İçin El Ele:

Borusan Grubu, Okyanus Gönüllü Borusanlılar ve Borusan İlkokulu öğrencileri ile Gemlik’te bulunan Gemsaz Sahili’nde Dünya Çevre Günü kapsamında kıyı temizliği gerçekleştirdi. Borusan’ın iklim, insan ve inovasyon odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen bu etkinlikle; çevresel farkındalığın güçlendirilmesi ve gelecek nesillere daha temiz kıyılar bırakılması hedefi bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya kondu. Faaliyetlerinin her aşamasında çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini en aza indirmeyi ilke edinen Borusan, sürdürülebilirliği yalnızca operasyonel süreçlerinin değil, topluma dokunan tüm çalışmalarının da merkezinde konumlandırıyor. Yalnızca kıyı temizliğiyle sınırlı kalmayarak özellikle çocuklarda çevresel farkındalık oluşturmayı hedefleyen etkinlikte Borusan İlkokulu öğrencileri, yazar Gülşah Özdemir Koryürek tarafından gerçekleştirilen interaktif çevre bilinci söyleşisine katıldı. Doğayı korumanın önemi, çevresel farkındalığın geliştirilmesi ve günlük yaşamda uygulanabilecek küçük ama etkili adımların ele alındığı söyleşinin ardından, öğrenciler ve Okyanus Gönüllü Borusanlılar eşleştirilerek sahada temizlik çalışmasına başladı. Etkinlik boyunca Gemsaz Sahili’nden toplanan tüm atıklar, döngüsel ekonomiye ve geri dönüşüme kazandırılmak üzere türlerine göre titizlikle ayrıştırıldı. Borusan’ın çevresel farkındalık çalışmalarının sürekliliğini ortaya koyan kıyı temizliği etkinliği, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve tüm Okyanus Gönüllü Borusanlıların katılımına açık olarak organize ediliyor. Bu yaklaşım, Grubun çevreye duyarlı kurum kültürünü yalnızca belirli günlerle sınırlı olmayan, istikrarlı ve sürdürülebilir bir çaba haline getirdiğini gösteriyor. Çalışan katılımını odağına alan bu tür uygulamalar, çevresel sorumluluğu kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. Borusan’ın sürdürülebilirlik alanındaki yaklaşımı, tekil sosyal sorumluluk projelerinin ötesine geçerek uzun vadeli ve bütüncül bir çevre yönetimi anlayışına dayanıyor. Şirket, daha yeşil bir gelecek ve daha mavi denizler için çevreye duyarlı uygulamalarını, yenilikçi çözümlerini ve insan merkezli yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyor.

Ümitalan Köyü’nde “kırsal kütüphane” atağı Haber

Ümitalan Köyü’nde “kırsal kütüphane” atağı

Bursa’nın Kestel ilçesindeki Ümitalan İlkokulu, anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine ev sahipliği yaptı. “Bir Kitap Bin Pencere” adıyla gerçekleştirilen proje kapsamında çocuklara yaklaşık 450 kitap ulaştırıldı. Ümitalan Köyü’nde kitaplarla yeni ufuklar açıldı Proje; yalnızca kitap tesliminden ibaret bir etkinlik değil, aynı zamanda kırsalda eğitimin, kültürel gelişimin ve bilgiye erişimin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencileri öncülüğünde yürütülen çalışmada, çocukların kitaplarla daha erken yaşta bağ kurması, okuma alışkanlığının güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerde kültürel imkanların artırılması hedeflendi. “Her kitap cehalete karşı yakılmış birer meşaledir” Projenin koordinatörlüğünü üstlenen Furkan Emre Esentürk, etkinlikte yaptığı konuşmada kitapların yalnızca birer nesne olmadığını, geleceği şekillendiren birer ışık kaynağı olduğunu ifade etti. Esentürk konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bir Kitap Bin Pencere projesiyle, Türk istikbalinin asıl teminatı olan evlatlarımızın dimağlarında yeni ufuklar açmak üzere yola çıktık. Biz o gün oraya sadece bir ziyaret için değil, ‘Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku!’ buyruğunun ve o mukaddes çağrının peşinden gittik. Teslim ettiğimiz yaklaşık 450 eser, sadece kâğıt ve mürekkepten ibaret değil; her biri cehalete karşı yakılmış birer meşaledir.” Bilginin ışığından mahrum hiçbir çocuğun kalmaması gerektiğini vurgulayan Esentürk, konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözüne atıfta bulunarak sürdürdü. “Çocuklarımızın o merak dolu gözlerinde hem inancımızın emrettiği hakikati hem de Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine yürüyecek münevver Türkiye’nin ışığını gördük.” Köy enstitüleri ruhuyla kırsal kütüphane vurgusu Projeye destek veren isimlerden Zeynep Göksu İnayet ise kırsal bölgelerde eğitim imkanlarının artırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. İnayet, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Köy enstitüleri ruhu ile kırsalı yeniden ele alıyoruz. Daha önce Gaziantep Köseler Köyü’nde yaptığımız kırsal kütüphaneden sonra bu defa sevgili Furkan ve arkadaşlarının Kestel Ümitalan Köyü’ndeki çalışmasına destek vererek devam ediyoruz. Böyle bir projenin paydaşı olmak bizim için çok kıymetli.” Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kırsalda yeni bir kalkınma hamlesinin gerekli olduğunu ifade eden İnayet, şimdi de Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar Köyü’nde yeni bir kırsal kütüphane kurmak için çalışmalara başladıklarını açıkladı. “Yaşanabilir, çağdaş bir kırsal hayal ediyoruz. Atatürk Cumhuriyeti ikinci yüzyılda yeni bir atılım yapacak. Şimdi de Bursa Mustafakemalpaşa’da Taşpınar Köyü’nde kırsal kütüphanemizi kurmak için çalışmalarımıza başladık. Kitap bağışlarını bekliyoruz.” Geniş katılımla hayata geçirildi Projede görev alan öğrenciler arasında Furkan Emre Esentürk, E. İrem Çelik, Elif Sude Ateş, Zeynep Dinç, Merve Durmuş, Bedirhan Taşgın, Firdevs Damla Arslan, Selin Akay, Özge Keş, Dilanur Taş, Zeynep Özyılmaz, Kübra Şen ve Zeynep Kurt yer aldı. Projeye akademik destek sağlayan isimler ise şu şekilde sıralandı: Dr. Öğr. Üyesi Zehra Hopyar, Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman, Doç. Dr. Enes Battal Keskin, Arş. Gör. Merve Burcu, Arş. Gör. Esra Erikci, Arş. Gör. Dr. Ayşe Yıldız Aydın. Ayrıca Zeynep Göksu İnayet, Mehmet Esen ve Burhan Kurtulmuş da projeye gönüllü destek sundu. Üniversite, sivil toplum ve okul el ele verdi Etkinlik; Bursa Uludağ Üniversitesi, Bilim ve Doğa Topluluğu, İHT Kırsal Kütüphane ve Kestel İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü paydaşlığında gerçekleştirildi. Projeye ev sahipliği yapan Ümitalan İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine de teşekkür edilirken, kırsalda çocukların eğitim imkanlarına erişimini güçlendirecek benzer çalışmaların devam edeceği belirtildi. “Bir Kitap Bin Pencere” projesi, yalnızca bir kitap kampanyası değil; bilgiyle büyüyen, okuyan ve sorgulayan bir neslin inşasına yönelik umut veren bir dayanışma örneği olarak değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.