SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sosyal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meclis'ten çocuk suçlular için yeni düzenleme: 18 yaş altına ağır hapis yolu açıldı Haber

Meclis'ten çocuk suçlular için yeni düzenleme: 18 yaş altına ağır hapis yolu açıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda, çocukların adli süreçlerdeki durumuna ilişkin kapsamlı düzenlemeler içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Düzenlemeyle çocukların işlediği ağır suçlarda uygulanacak ceza hükümlerinden infaz sistemine, sosyal inceleme süreçlerinden ailelerin sorumluluklarına kadar birçok alanda değişikliğe gidildi. 18 yaş altına ağır hapis düzenlemesi Kanunla Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklik kapsamında, suçun işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış kişiler için yeni ceza hükümleri getirildi. Buna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla kadar, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek. Diğer cezalar bakımından ise üçte bir oranında indirim yapılacak. Bu durumda her bir fiil için verilecek hapis cezası 15 yılı aşamayacak. Düzenlemede ayrıca bazı ağır suçlarda yaş indiriminin uygulanmamasına da imkan tanınıyor. Kasten öldürme ile ağır sonuçlara yol açan kasten yaralama suçlarında; failin kusurunun ağırlığı, suçun işleniş biçimi, amaç ve saik ile daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyet gibi kriterler dikkate alınarak 15-18 yaş grubundaki çocuklara yaş indirimi uygulanmayabilecek. 12-15 yaş grubunda hakime yeni yetki Kanunla 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından da önemli bir değişiklik yapıldı. Hakime, gerekli şartların oluşması halinde bir üst yaş grubuna ilişkin ceza rejimini uygulayabilme konusunda takdir yetkisi tanındı. Böylece çocuğun yaşı kadar somut olayın özellikleri, suçun niteliği ve diğer koşulların da değerlendirilmesinin önü açıldı. Çocuklar cezaevine gönderilecek mi? Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de çocuk hükümlülerin infaz sistemine ilişkin oldu. Yeni düzenlemeyle çocukların hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitim evlerinde infaz edilmesi yerine, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında infaza başlanması öngörülüyor. Çocuğun iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde ise eğitim evlerine ayrılması mümkün olacak. Ayrıca 12-18 yaş grubundaki çocukların; cinsiyet, fiziksel gelişim ve işlenen suçun türü gibi kriterler dikkate alınarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarının farklı bölümlerinde barındırılması düzenleniyor. "Suça sürüklenen çocuk" ifadesi değişiyor Çocuk Koruma Kanunu'nda kullanılan "suça sürüklenen çocuk" ifadesi de değiştiriliyor. Yeni düzenlemeyle bu ifade "adli süreçteki çocuk" olarak kullanılacak. Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durumun, gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili birimlerine bildirilmesi öngörülüyor. Ayrıca ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" uygulanabilecek. Sosyal inceleme zorunlu hale geliyor 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. 15 yaşını doldurmuş çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise savcı, mahkeme veya çocuk hakimi bu kararın gerekçesini iddianamede ya da kararda göstermek zorunda olacak. Çocuğun silaha erişmesine neden olana hapis Yeni düzenlemeyle ailelerin ve silah sahiplerinin sorumluluğuna ilişkin de önemli bir hüküm getirildi. Ateşli silahın gerekli dikkat ve özen gösterilmeden muhafaza edilmesi nedeniyle silahın bir çocuk tarafından ele geçirilmesine yol açan kişi, başka bir suç oluşmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Çocuklara bıçak satışına yeni yasak Kanunla ayrıca çocukların bıçak ve çeşitli kesici-delici aletlere erişimini sınırlandıran yeni düzenlemeler getirildi. Ruhsatlı iş yerleri dışında belirli kesici, delici veya yaralayıcı aletlerin satışının ve sergilenmesinin yasaklanması öngörülüyor. Bu hüküm 1 Aralık 2026'da yürürlüğe girecek. 18 yaşından küçük çocuklara bu tür aletlerin satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması da yasaklanacak. Yasağa aykırı hareket edenlere 5 bin lira, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı ya da nitelik bakımından vahim olması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. Yeni düzenlemeyle birlikte çocukların ağır suçlar karşısındaki ceza sorumluluğu yeniden şekillendirilirken, infaz sistemi, ailelerin sorumluluğu ve çocukların tehlikeli araçlara erişimi konusunda da daha sıkı kurallar getirildi.

Özdemir: Nilüfer bir kadın kentidir Haber

Özdemir: Nilüfer bir kadın kentidir

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kentteki kadın derneklerinin temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Nilüfer mahalle kadın dernekleri, Nilüfer Üretici Kadınlar Kooperatifi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin katılımıyla gerçekleşen programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de eşlik etti. Programda yaptığı konuşmada, Nilüfer’i bir kadın kenti yapma vizyonunu paylaşan Başkan Şadi Özdemir, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları için üretim ve kooperatifleşme süreçlerinin önemine işaret etti. Nilüfer’i her zaman “bir kadın kenti” olarak tanımladıklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kadınların günün her saatinde kendilerini güvenli ve huzurlu hissettikleri bir kent yaratma hedefini yineledi. Kadın derneklerinin üye sayılarının artması gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Asıl amacımız kadınların bütçelerine gelir taşımasını sağlamak. Kadın para kazanabildiği sürece özgürlüğünü kazanacaktır” dedi. SOSYAL BELEDİYECİLİKTE KADIN ODAKLI PROJELER Başkan Şadi Özdemir, kadınların sosyal hayata ve istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen projeleri de anlattı. Göreve geldiklerinden bu yana iki yeni kreş açtıklarını, üçünün ise yapım aşamasında olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Kadın arkadaşlarımız rahat olsun. Tarlada çalışıyorsa tarlada, fabrikada çalışıyorsa fabrikada çalışsın. Serbest çalışıyorsa serbest çalışsın. Sosyalleşmek istiyorsa sosyalleşsin. Bu yatırımların diğer tarafı da şu; o çocukları düzgün, düzenli, disiplinli bir şekilde eğitiyoruz. Herkesin imrendiği 16 kişilik sınıflarda eğitimler veriyoruz” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, büyük ilgi gören “Anne Taksi” uygulamasındaki araç sayısının artırılacağının müjdesini de vererek, “Hamile ve bebekli annelerin devlet hastanesi ulaşımlarını ücretsiz ve güvenli bir şekilde sağlamaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Programın sonunda, Başkan Şadi Özdemir, kadın dernekleri ve kooperatiflerinin kendilerinin çok önemli bir paydaşı olduğunu ifade ederek, tüm kadınların kent yönetimindeki etkin rollerinin artarak devam edeceğini söyledi.

Spotify’dan Rekor Kıran Wrapped Haber

Spotify’dan Rekor Kıran Wrapped

Spotify, ilk 24 saatte 200 Milyon Kullanıcı Etkileşimi ve 500 Milyon Paylaşımla Şimdiye Kadarki En Büyük Yılın Özeti (Wrapped) Lansmanını Gerçekleştirdi Yaklaşık ilk 24 saat içinde 2025 Yılın Özeti deneyimi, 200 milyonun üzerinde kullanıcı etkileşimine ulaştı. Bu da geçen yıla kıyasla yüzde 19’luk artış anlamına geliyor. Referans olması açısından: 2024 yılında, 200 milyon sınırına 62 saatte ulaşılmış; da onu, tarihteki en hızlı “Yılın Özeti” yapmıştı. Kullanıcı etkileşimi, deneyim içerisinde en az bir hikayeyi görüntülemiş olmayı ifade ediyor. Bu yıl yaklaşık ilk 24 saatlik süre içerisinde 500 milyonun üzerinde paylaşım yapıldı; bu da yıllık bazda yüzde 41’lik artışı temsil ediyor. Paylaşım sayısı, uygulama üzerinden yapılan paylaşımları, ekran görüntülerini ve indirmeleri ifade ediyor. Rakamlar küresel çapta artarken, büyümenin görüldüğü başlıca pazarlar arasında Hindistan, Endonezya, Japonya, Kolombiya, Tayland ve ABD yer alıyor. Pazarlama ve Ortaklıklardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Marc Hazan konuyla ilgili şu açıklamayı paylaştı: “Bu yıl Yılın Özetini daha büyük, daha cesur ve insan yaratıcılığı ile bağlantısına daha sıkı sıkıya bağlı hale getirmek için çalıştık. Kutladığımız rekor sayıların arkasında bu ruh yatıyor. Spotify, insanların en çok sevdikleri müzikler, podcast’ler ve kitaplar aracılığıyla kim olduklarını gururla ifade ettikleri bir yer ve Yılın Özeti de bu kimliğe her yıl ışık tuttuğumuz bir deneyim. Kullanıcılarımızın bu yılki deneyimi beğenmesinden ve rekor sürede etkileşimde bulunmasından dolayı mutluluk duyuyoruz.” 2025 Yılın Özeti ile Spotify, kullanıcıların yıllarını tanımlayan hikayeler ve anlarla bağlantı kurmalarına ve bunları daha derinlemesine incelemelerine yardımcı olmak için tasarlanmış bir düzineye yakın yeni ve güncellenmiş özellik tanıttı. Dinleme Yaşı müzik zevkinizin hangi döneme ait olduğunu tahmin ederken Kulüpler, kullanıcıları her biri benzersiz bir dinleme stilini temsil eden altı gruptan birine dahil ediyor. Wrapped Party ise deneyimi arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz bir yarışmaya dönüştürerek verilerinize sosyal ve rekabetçi bir boyut kazandırıyor. Yılın Özeti sadece müzikle sınırlı kalmıyor: Birçok kullanıcı ilk kez podcast ve sesli kitap alışkanlıkları hakkında da bilgi ediniyor.

Apartmanlar Komşuluk Bağlarını Kopardı Haber

Apartmanlar Komşuluk Bağlarını Kopardı

Modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. Türkiye genelinde yapılan geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur.” dedi. Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” diye konuştu. Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, 17 Kasım Dünya Komşular Günü dolayısıyla komşuluk kavramının sosyolojik boyutlarını ve modern kent yaşamının bu ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Komşuluk, sosyal bir yakınlık Komşuluğun, sosyolojik açıdan insanların yaşadıkları çevrede birbirleriyle kurdukları sosyal ilişkileri ifade ettiğini dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu ilişkiler, duygusal destek, yardımlaşma, güven ve karşılıklı sorumluluk gibi unsurlarla şekillenir. Komşuluk, yalnızca coğrafi bir yakınlık değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik bağların oluşturduğu bir kavramdır. İnsanlar, genellikle benzer yaşam biçimleri, değerler ve ihtiyaçlar etrafında bir araya gelirler ve bu, komşuluk ilişkilerinin temellerini oluşturur.” dedi. Geleneksel toplumlarda komşuluk kritik rol oynuyordu Geleneksel toplumlarda komşuluğun, güçlü bir sosyal ağ oluşturduğunu ve toplumsal bağların pekişmesinde önemli bir rol oynadığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, komşularıyla sürekli etkileşimde bulunur, karşılıklı yardımlaşır ve güvenlik konusunda birbirlerine destek olurlardı. Komşuluk ilişkileri, aynı zamanda psikolojik destek sağlamak ve aidiyet duygusu açısından da büyük bir işlev görürdü. Bu tür ilişkiler, toplumsal uyumun sağlanmasında da kritik bir rol oynardı.” diye anlattı. Şehirlerde komşuluk bağları zayıflıyor Ancak modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, şöyle devam etti: “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. 2024 yılında Areda Survey'in Türkiye genelinde yaptığı geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur. AVM kültürü esnaf komşuluğunu da dönüştürdü Çarşıda ve esnaf komşuluklarında da benzer bir dönüşüm yaşanmıştır. Eskiden mahalle ve çarşı esnafı, sıkı sosyal bağlar kurarak alışveriş ve karşılıklı yardımlaşma ilişkilerini güçlendirirdi. Ancak günümüzde işyerlerinin anonimleşmesi, alışveriş merkezlerinin (AVM) yaygınlaşması ve müşteri ilişkilerinin daha işlevsel hale gelmesiyle birlikte, esnaf komşulukları da daha yüzeysel ve çıkar odaklı bir hale dönüşmüştür.” Şehirleşme ve bireyselleşme, komşuluk ilişkilerinde dönüşüm yarattı Şehirleşme ve bireyselleşmenin, komşuluk ilişkilerinde belirgin bir dönüşümü beraberinde getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Şehirleşme, insanları fiziksel olarak birbirinden uzaklaştırmış, yüksek katlı binalarda yaşayanlar arasında komşuluk bağları zayıflamıştır. Ayrıca, bireyselleşme eğilimleri, kişisel alanın ve mahremiyetin artmasına neden olmuş, komşularla etkileşimde bulunma isteği azalmıştır. Bu bağlamda, komşuluk gürültüsü gibi sorunlar, komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek komşuların birbirlerinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Zamanla, bu tutumlar komşuları daha izole bir yaşantıya sürükler ve sosyal bağların giderek zayıflamasına yol açar. Yalnızlık ve güven kaybı, sadece Batı toplumlarına ait bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir problem haline gelmiştir.” diye konuştu. Komşularla artık yalnızca ihtiyaç duyulduğunda iletişim kuruluyor Apartman kültürü ve site yaşamının, fiziksel yakınlık sağlasa da sosyal etkileşimi azalttığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar daha çok kendi özel alanlarına çekildi ve komşularla yalnızca ihtiyaç duyduklarında iletişim kurmaya başladı. Bu durum, geleneksel komşuluk bağlarının zayıflamasına yol açtı. Eskiden mahallelerde yaygın olan sıcak, samimi ilişkiler ve yardımlaşma, apartmanlarda daha yüzeysel hale geldi. Özellikle site yaşamındaki ortak alanlar (park, otopark, sosyal tesisler), insanların bir araya gelmesini sağlamayı hedeflese de bu alanlarda bile ilişkiler yüzeysel kaldı. Ayrıca, dijitalleşme süreci, komşulukları daha bağımsız ve geçici hale getirdi; geleneksel sıcak ilişkilerin yerini ise daha sanal ve mesafeli bağlar aldı.” şeklinde konuştu. Komşular arasında dayanışma duygusu azaldı Geleneksel anlamda "komşu komşunun külüne muhtaçtır" sözünün, komşuluk ilişkilerinin ne denli yakın ve önemli olduğunu vurguladığını ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, zor zamanlarında birbirlerine maddi ya da manevi anlamda yardımcı olurdu ve bu anlayış, sosyal dayanışmanın ve karşılıklı güvenin temelini oluşturuyordu. Ancak günümüzde bu anlayış giderek zayıflamış durumda. Özellikle büyük şehirlerde, bireyselleşme ve kişisel alanın ön plana çıkmasıyla birlikte, ‘komşunun külüne muhtaç olmak’ gibi bir dayanışma anlayışı daha nadir görülüyor. Komşuluk ilişkileri, genellikle yalnızca ihtiyaç anlarında şekillenmeye başlamış, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygusu ise giderek azalmıştır.” dedi. Büyük şehirlerde komşuluk ilişkilerinin bazen sosyal statüyle de ilişkilendirilmeye başlandığını söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Yüksek gelir gruplarının yaşadığı yerlerde, komşular arasındaki ilişkiler daha yüzeysel ve rekabetçi hale gelebiliyor. Bu durum, komşuluğun geleneksel anlamda ‘yardımlaşma’ ve ‘paylaşma’dan ziyade, ‘toplumsal görünürlük’ ve ‘sosyal statü’ üzerinden şekillenmesine neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Komşuluk ilişkilerini sürdürenler hala var Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” dedi. Çat kapı misafirlik anlayışı tamamen kayboldu Modern yaşamda mahremiyetin giderek daha değerli hale geldiğini ve bunun, komşuluk ilişkilerine yansıdığını anlatan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, özel hayatlarına daha fazla saygı gösterilmesini istemekte ve bu yüzden komşularıyla daha az etkileşimde bulunmayı tercih etmektedirler. Mahremiyetin artan önemi, komşuluk mesafelerini genişletmiş ve insanlar arasında daha çekingen, yüzeysel ilişkiler oluşmuştur. Çat kapı misafirlik anlayışı da neredeyse tamamen kaybolmuştur. Eskiden komşular birbirlerine rahatlıkla misafir olabiliyorken, günümüzde izinsiz ziyaretler genellikle hoş karşılanmamaktadır.” diye konuştu. WhatsApp komşu grupları istenmeyen gerginliklere de neden oluyor Dijital çağ, komşuluk kavramını sanal ortamda yeniden şekillendirildiğini de ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “WhatsApp grupları, sosyal medya ve çevrim içi forumlar, komşuların sadece bilgi paylaşımında bulunmalarını değil, aynı zamanda güvenlik sorunları ya da acil durumlar gibi durumlarda ortak çözümler üretmelerini sağlıyor. Bu sayede fiziksel olarak bir araya gelmeden de etkileşimde bulunulabiliyor. Yine de tüm bu kolaylıklara rağmen sanal komşuluklar, geleneksel ilişkilerin sıcaklığını ve samimiyetini yansıtamıyor. Bu dönüşüm, komşuluk ilişkilerinin daha yüzeysel ve dayanışmanın daha zayıf olmasına yol açıyor. Ayrıca dijital etkileşimler bazen yanlış anlaşılmalara veya gerginliklere de yol açabiliyor. Bir bilgi paylaşımı ya da yorum, komşular arasında istenmeyen gerginliklere de neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşuluk hala önemli Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Ancak modern toplumun dinamikleri, şehirleşme, bireyselleşme ve dijitalleşme gibi faktörler bu bağları zayıflatmış, yerine daha izole bir yaşam tarzı getirmiştir. Komşuluk ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi için yüz yüze etkileşimin teşvik edilmesi büyük önem taşır. Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir. Basit bir selam bile bu ilişkileri güçlendiren etkili bir adım olabilir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşular arasında sıcak bir selam bile hayati önem taşır. Bu açıdan, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ‘Komşuluk ilişkisi toplumu ayakta tutar’ sözü, yalnızlık ve güvensizlik gibi toplumsal sorunların önüne geçmek adına daha da anlam kazanıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

350 bininci afet konutu 15 Kasım'da Adıyaman'da teslim ediliyor Haber

350 bininci afet konutu 15 Kasım'da Adıyaman'da teslim ediliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, deprem bölgesindeki asrın inşa çalışmaları kapsamında 45 bin 342 ev ve iş yerini daha tamamladı. 350 bininci konutun teslim töreni ağır yıkımın izlerinin silindiği Adıyaman’da 15 Kasım Cumartesi günü “Memleket Aşkıyla 350 Bin Yuva Tamam” sloganıyla düzenlenecek. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Emlak Konut GYO, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ile; deprem bölgesinde devam eden çalışmalar örnek şehirlerin kurulmasıyla tamamlanma aşamasına geliyor. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerle tarifsiz acıların yaşandığı topraklar şimdi yeni yuvalarla geride kalanlara yeni hikayeler için kapı aralıyor. 45 BİN 342 BAĞIMSIZ BÖLÜM DAHA TESLİM EDİLECEK Saatte 23, günde 550 konut üretimi hızıyla devam eden çalışmalarda son viraja girildi. 15 Kasım’da saat 14.30’da Adıyaman’da düzenlenecek törenle; Malatya’da 21 bin 760, Hatay’da 11 bin 320, Kahramanmaraş’ta 6 bin 523, Gaziantep’te 3 bin 834, Şanlıurfa’da 644, Adıyaman’da 376, Elazığ’da 354, Osmaniye’de 214, Tunceli’de 97, Sivas’ta 79, Bingöl’de 62, Diyarbakır’da 50, Kayseri’de 15, Adana’da 14 olmak üzere toplam 45 bin 342 bağımsız bölüm daha teslim edilecek. BAKAN KURUM: MEMLEKET AŞKIYLA 350 BİNİNCİ YUVAMIZ DA TAMAM Törene ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “350 bin gurur, 350 bin umut… Memleket aşkıyla 350 bininci yuvamız da tamam. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle deprem bölgesinde 350 bininci konutumuzun anahtarını teslim ediyoruz” mesajını verdi. Post by @muratkurum@sosyal.teknofest.app View on Next Bu kurada en yüksek teslimat 21 bin 760 ile Malatya’da gerçekleşecek. Hatay’da ise bugüne kadar teslim edilen konut ve iş yeri sayısı 100 bine yaklaşacak. Yeni konutların teslimatıyla birlikte deprem bölgesi genelinde teslim sayıları 286 bin 708’i konut, 12 bin 189’u iş yeri ve 51 bin 281’i köy evi olmak üzere toplam 350 bin 178’e yükselecek. ADIYAMAN’DA 38 BİN 533 TESLİMAT Törene ev sahipliği yapacak olan Adıyaman, depremde en çok yıkımın yaşandığı kentlerden biri. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinesinde büyük bölümü yeniden inşa edilen Adıyaman, asrın inşa seferberliğinin simge şehirlerinden biri oldu. Törende kentte teslim edilen konut ve iş yeri sayısı 38 bin 533’e yükselecek. Adıyaman’da yıl sonunda 30 bin 835’i konut, 2 bin 580’i iş yeri ve 10 bin 158’i köy evi olmak üzere toplam 43 bin 573 bağımsız bölümün yapımı tamamlanmış olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.