Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sorumluluk

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Ağrı İl Başkanı Varol: Ağrı varsa varım, yoksa ben de yokum! Haber

CHP Ağrı İl Başkanı Varol: Ağrı varsa varım, yoksa ben de yokum!

CHP Ağrı İl Başkanı İbrahim Varol, yaptığı değerlendirmede hem parti sürecine hem de Ağrı'nın geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. Göreve, CHP'nin önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu döneminde duyulan güven doğrultusunda getirildiğini ifade eden Varol, bu görevi hiçbir zaman kişisel bir makam olarak görmediğini, Ağrı'ya hizmet etme sorumluluğu olarak kabul ettiğini söyledi. Ağrı'nın Türkiye açısından her zaman stratejik ve önemli bir şehir olduğunu dile getiren Varol, göreve geldiği ilk günden itibaren kentin sorunlarını gündeme taşımayı, vatandaşların sesi olmayı ve şehrin hak ettiği yatırımları alabilmesi için mücadele etmeyi amaçladıklarını belirtti. Hiç kimseyi eleştirme niyetinde olmadığını ifade eden Varol, tüm enerjisini birlik ve beraberliğin güçlenmesine harcadığını söyledi. "AĞRI'NIN HAKKINI SAVUNACAK GÜÇLÜ BİR YAPI KURMAK İSTİYORUZ" Konuşmasında sık sık ortak akıl ve dayanışma vurgusu yapan Varol, Ağrı'nın kanaat önderleri, büyük aileleri, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte hareket etmek istediklerini ifade etti. Amaçlarının kişisel hesapların ötesinde, kentin geleceğini önceleyen güçlü bir birliktelik oluşturmak olduğunu belirten Varol, fakir ve ihtiyaç sahibi vatandaşların hakkını savunan, haksızlıklara karşı duran, hukuku önceleyen bir anlayışla çalışacaklarını kaydetti. Seçim sürecinde kendilerine destek veren vatandaşlara da teşekkür eden Varol, gördükleri ilginin kendilerine büyük sorumluluk yüklediğini belirterek, bugüne kadar hiçbir zaman şahsını ön plana çıkarmadığını, bundan sonra da aynı anlayışla hareket edeceğini söyledi. "BANA BİR ADIM GELENE ÜÇ ADIM GİDERİM" Toplumla kurduğu ilişkiyi samimiyet üzerine inşa ettiğini ifade eden Varol, "Bana bir adım gelene üç adım giderim, bir adım kaçandan da üç adım kaçarım." sözleriyle siyaset anlayışını özetledi. Dürüst, mert ve vicdan sahibi insanların bir araya gelmesiyle Ağrı'nın geleceğinin daha güçlü inşa edileceğini dile getiren Varol, ilerleyen süreçte kamu kurumları ve yetkililerle de görüşerek şehrin ihtiyaçlarına yönelik ortak çalışmalar yürütmek istediklerini ifade etti. Konuşmasının sonunda tüm Ağrılılara teşekkür eden Varol, memleket sevgisinin her şeyin üzerinde olduğunu belirtti.

Bursa Yıldırımlı marifetli gençler büyüklerle buluşuyor Haber

Bursa Yıldırımlı marifetli gençler büyüklerle buluşuyor

Bursa'nın Yıldırım ilçesindeki proje kapsamında liseli öğrenciler ile yaşlı bireyler bir araya getirilerek kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi, öğrencilerin toplumsal hayata aktif katılımının artırılması ve yaşlı bireylerin moral motivasyonuna katkı sağlanması hedeflendi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan erdem, değer ve eylem bütünlüğü çerçevesinde yürütülen proje; öğrencilerin yalnızca akademik ve mesleki becerilerle değil, aynı zamanda vefa, saygı, empati, sorumluluk, yardımlaşma ve toplumsal duyarlılık gibi değerlerle yetişmesine katkı sundu. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen koordinatörlüğünde yürütülen projede, okulda görev yapan gönüllü 16 öğretmen ve 75 öğrenci görev alıyor. Ocak ayında başlatılan proje kapsamında ilk ziyaretler gerçekleştirildi. Öğrenciler, ziyaretlerde yaşlı bireylerle sohbet ederek vakit geçirdi, günlük yaşamlarında destek oldu, ev işlerine yardımcı oldu ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenledi. Mayıs ayına kadar sürmesi planlanan proje kapsamında şimdiye kadar 16 yaşlı vatandaş ziyaret edildi. Belirlenen öğrenci gruplarının, öğretmenleri eşliğinde sorumlu oldukları yaşlı bireyleri her ay düzenli olarak ziyaret etmeleri hedefleniyor. Proje sürecinde ev ziyaretlerinin yanı sıra ortak piknikler, iftar programları ve sosyal buluşmalar da düzenlenerek yaşlı bireylerin sosyal hayata katılımı ve moral motivasyonlarının artırılması amaçlanıyor. Projede görev alan 16 öğretmenin, kendi belirledikleri öğrenci gruplarıyla sorumlu oldukları yaşlı bireyleri 5 ay boyunca ayda bir kez ziyaret etmesi planlanıyor. Aynı öğrenci grubunun aynı yaşlı bireyle düzenli olarak buluşması sayesinde ziyaretlerin süreklilik kazanması ve kuşaklar arasında kalıcı gönül bağlarının kurulması hedefleniyor. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Yılmaz, projenin öğrenciler açısından önemli bir sosyal sorumluluk çalışması olduğunu belirtti. Söz konusu proje ile gençlerin büyüklerimizin kapısını çalıyor, hâlini hatırını sorduğunu ifade eden Müdür Yılmaz, "İhtiyaç duydukları konularda destek oluyor ve en önemlisi gönüllere dokunuyor. Büyüklerimiz de öğrencilerimize hayat tecrübelerini, dualarını ve sevgilerini aktarıyor. Böylece iki nesil arasında çok kıymetli bir gönül köprüsü kuruluyor. Biz inanıyoruz ki marifetli gençlik; sadece üreten, öğrenen ve başaran gençlik değil, aynı zamanda paylaşan, hisseden ve toplumuna değer katan gençliktir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen Yıldırım Kaymakamlığımıza, proje koordinatörümüz Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen’e, gönüllü öğretmenlerimize ve özveriyle projeye katılan öğrencilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Proje koordinatörü Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen ise “Nesiller Buluşuyor” projesinin hem öğrenciler hem de yaşlı bireyler açısından önemli kazanımlar sunduğunu söyledi.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı”nda yaptığı konuşmada gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, gazetecilerin ve yazarların toplumun hafızasını oluşturduğunu belirterek, güncel gelişmeleri kayıt altına almanın ve geleceğe aktarmanın büyük sorumluluk gerektirdiğini söyledi. Ramazan ayının bireysel ve toplumsal muhasebe açısından önemli bir dönem olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle hakikatin peşinde olan gazeteciler için bu sürecin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Basın mensuplarının kalemleri ve emekleriyle toplumun düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Dezenformasyonla mücadelenin önemine işaret eden Erdoğan, günümüzde bilgi akışının hızlanmasıyla birlikte yanlış ve maksatlı içeriklerin de yayılmasının kolaylaştığını belirterek, “Hakikat ile söylenti arasındaki sınırın belirsizleştiği bir dönemde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür” diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Sizlerin de bildiği üzere, gazeteciler ve yazarlar, toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de, yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da, büyük bir sorumluluk… pic.twitter.com/HXZw0A0P1f — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 17, 2026 Devletin ilgili kurumlarıyla birlikte dezenformasyona karşı mücadele yürüttüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte basın mensuplarına da önemli görevler düştüğünü ifade etti. Konuşmasında geçmiş dönem medya düzenine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayetçi anlayışın geride kaldığını belirterek, “Bugün daha özgür, daha çoğulcu ve daha renkli bir basın iklimine sahibiz. Bu ortamı koruyup güçlendirmek istiyoruz” dedi. Erdoğan, konuşmasının sonunda gazetecilere çalışmalarında başarılar dileyerek, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Mudanya ’da tepki büyüyor Haber

Mudanya ’da tepki büyüyor

Mudanya’nın Bademli Mahallesi İbrahim Orhan Caddesi’nde devam eden villa projeleri nedeniyle mahalle sakinleri ciddi mağduriyet yaşadıklarını dile getiriyor. Vatandaşlar, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın aile şirketi olduğu belirtilen Yonca İnşaat tarafından yürütülen proje sırasında iş güvenliği, çevre güvenliği ve vatandaşların can ve mal güvenliğinin hiçe sayıldığını iddia ediyor. Bölge sakinleri, inşaat sürecinde çalışan ağır tonajlı kamyonların caddeyi adeta kullanılamaz hale getirdiğini belirterek yolların aylarca düzeltilmediğini ifade ediyor. Yapılan geçici parke taşlarının ise kısa sürede araçların geçemeyeceği şekilde yeniden bozulduğu belirtiliyor. Tepkilerini dile getiren mahalle sakinleri, “Bu yolları perişan hale getiren bu inşaat faaliyetleri ise, yolların tamiri neden kamu kaynaklarıyla yapılmak zorunda kalıyor? Birileri ev satıp para kazanırken ortaya çıkan zararı yine vatandaşın ödediği kamu bütçesi mi karşılayacak?” dedi. Elektrik Kabloları Tehlike Saçıyordu Mahalle sakinlerinin iddialarına göre inşaat alanından cadde üzerinden gelişigüzel geçirilen elektrik kabloları ciddi bir güvenlik riski oluşturuyordu. Vatandaşlar, kabloların üzerine yalnızca üzerinde çiviler bulunan bir tahta konularak sözde bir önlem alındığını ve bunun özellikle çocuklar, yayalar ve yolu kullanan araçlar için büyük tehlike yarattığını ifade ediyor. Mahalle sakinleri ayrıca yapılan hiçbir şikâyetin sorumlu yöneticiler tarafından dikkate alınmamasından dolayı büyük bir hayal kırıklığı yaşadıklarını belirtiyor. Caddenin istif alanına dönmesinin yanında kaynak ve demir kesme makinelerinin kablolarının da aynı şekilde cadde üzerinden geçirildiği ve profesyonel hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı iddia ediliyor. Zeytin Ağaçları Kesildiği İddiası Mahalle sakinleri ayrıca proje alanında bulunan çok sayıda zeytin ağacının birkaç gün içerisinde kesilerek yok edildiğini ileri sürüyor. Vatandaşlar, bu ağaçların kesilmek yerine uygun yöntemlerle başka alanlara taşınabileceğini ve bunun çevre açısından ciddi bir kayıp olduğunu dile getiriyor. Kaçak Havuz İddiası Mahalle halkı, köy yerleşkelerinde kaçak olduğu iddia edilen yapılar nedeniyle yıkım çalışmaları sürerken, belediye başkanının proje alanında yer aldığı belirtilen ısıtmalı havuzun da imar mevzuatına aykırı olduğu yönünde iddiaların bulunduğunu ve bu konunun bazı gazeteciler tarafından köşe yazılarında da gündeme getirildiğini söylüyor. “Caddeyi Babalarının Malı Gibi Kullanıyorlar” Bölge sakinleri, yaşanan sorunları defalarca CİMER’e, Bursa Valiliği’ne, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Mudanya Belediyesi’ne ilettiklerini ancak buna rağmen herhangi bir ciddi müdahale yapılmadığını iddia ediyor. Mahalle halkı, aylarca inşaat alanında bilgilendirme tabelası dahi bulunmadığını, şikâyetlerden sonra küçük bir A3 kağıdı büyüklüğünde plastik bir tabela konulduğunu, birkaç gün sonra ise bu tabelanın da kaldırıldığını belirterek, “Caddeyi adeta babalarının malı gibi kullanıyorlar. Mahalle halkına saygı gösterilmiyor.” diyerek tepki gösteriyor. Mudanyalılar Cevap Bekliyor Yaşanan tüm bu gelişmeler karşısında Mudanyalılar yalnızca yerel yönetimi değil, siyasi sorumluları da göreve çağırıyor. Vatandaşlar, yaşanan bu sorunlar karşısında yalnızca dinlemek ve izlemekle yetinen CHP’li yöneticilere ve bölge milletvekillerine, iktidar olmaya talip bir siyasi partinin bu tür yerel yönetim uygulamalarıyla halka nasıl referans olabileceğini sorguladıklarını ifade ediyor. Mudanyalılar, yaşanan sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirterek, “Vatandaşın can güvenliği, çevre ve kamu düzeni bu kadar açık şekilde ihlal edilirken kim sorumluluk alacak? Mudanya halkı artık bu sorumsuzlukların sona ermesini ve yetkililerin görevlerini yerine getirmesini bekliyor.” diye konuştular.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.