SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sondakika Haberleri

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sondakika Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sondakika Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası Haber

ABD’nin Hürmüz Operasyonunda “Hedeflerin Tükendiği” İddiası

ABD merkezli Axios haber sitesine konuşan iki kaynağa göre, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Trump yönetimine bölgedeki operasyonların hedef kapasitesini büyük ölçüde tükettiğini ve daha fazla bombardımanın stratejik hedeflere ulaşmada sınırlı katkı sağlayacağını bildirdi. CENTCOM’dan “Daha Fazla Saldırı Gerekmez” Değerlendirmesi İddiaya göre Amiral Cooper, ABD Başkanı Trump’a yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonların İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattığını belirtti. Kaynaklar, CENTCOM’un değerlendirmesine göre İran’ın deniz trafiğini hedef alma kapasitesinin büyük ölçüde baskılandığını ve operasyonların sürdürülmesinin tam kapsamlı bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceğini ifade etti. ABD’li askeri yetkililerin, mevcut saldırıların belirlenen hedeflere ulaştığını ve bundan sonraki hava operasyonlarıyla elde edilecek ek kazanımların sınırlı kalacağını değerlendirdiği ileri sürüldü. Trump’ın Saldırıları Durdurma Kararı Haberde yer alan iddialara göre, saldırıları durdurma önerisi yalnızca askeri kanattan değil, Trump’ın sivil danışmanları tarafından da desteklendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşık iki hafta boyunca her gün Pentagon tarafından hazırlanan saldırı planlarını değerlendirdiği ve operasyonların Orta Doğu’daki yerel saatlere göre gece yarısı civarında gerçekleştirildiği belirtildi. Trump’ın cuma günü ABD ordusuna saldırıları durdurma talimatı verdiği ancak bu kararın geçici bir ateşkes mi yoksa daha uzun süreli bir duraklama mı olduğu konusunda net bir açıklama yapılmadığı ifade edildi. Diplomasi İçin Yeni Bir Süreç Başlayabilir Trump, Washington’da düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde yaptığı konuşmada, İran’ın şu aşamada anlaşmaya hazır olmadığını düşündüğünü söylemişti. ABD saldırılarının durdurulması kararıyla aynı dönemde Umman’dan bir heyetin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda görüşmeler yapmak üzere Tahran’a gitmesi dikkat çekti. Umman, geçmişte olduğu gibi İran ile Batılı ülkeler arasındaki diplomatik temaslarda arabulucu rolü üstlenen ülkelerden biri olarak biliniyor. “Tüm Seçenekler Masada” Mesajı ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılara ara vermesinin diplomatik görüşmelere fırsat tanıma amacı taşıdığını söyledi. Waltz, ABD Başkanı’nın hâlâ “tüm seçenekleri masada tuttuğunu” belirterek, diplomatik sürecin başarısız olması halinde farklı adımların değerlendirilebileceği mesajını verdi. Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Endişe Yaratıyor Dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, küresel piyasalarda da yakından takip ediliyor. Körfez bölgesindeki herhangi bir uzun süreli çatışmanın petrol taşımacılığı, enerji fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. ABD’nin operasyonları durdurma kararı, askeri gerilimin azaltılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, İran ile Washington arasındaki diplomatik sürecin nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor. Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, İran’ın bölgesel politikaları ve ABD’nin yeni stratejisi, Orta Doğu’daki dengelerin şekillenmesinde belirleyici başlıklar olmaya devam edecek.

İran Lideri Mücteba Hamaney’den Hizbullah Mesajı: “Destek Stratejik Politikamızın Parçasıdır” Haber

İran Lideri Mücteba Hamaney’den Hizbullah Mesajı: “Destek Stratejik Politikamızın Parçasıdır”

ran Lideri Mücteba Hamaney, Lübnan Hizbullahı ve silahlı güçlerine yönelik desteğin İran’ın uzun vadeli stratejik politikalarının bir parçası olduğunu açıkladı. Hamaney, yayımladığı yeni mesajında Lübnan’ın toprak bütünlüğünün korunması ve İsrail saldırılarının tamamen sona erdirilmesinin İran açısından öncelikli şart olduğunu ifade etti. İran resmi medyasında yayımlanan mesaja göre Mücteba Hamaney, Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri ve örgüt üyelerine hitaben kaleme aldığı açıklamada, İran’ın önceki lider Ali Hamaney döneminde belirlenen siyasi çizginin sürdürüldüğünü belirtti. Hamaney, İran’ın Hizbullah ve bölgedeki silahlı gruplara desteğini yalnızca dönemsel bir politika olarak değil, ülkenin stratejik yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. “Lübnan’ın Egemenliği Korunmalı” Mücteba Hamaney mesajında, İran hükümetinin Lübnan’ın egemenliğinin korunmasını ve İsrail’in saldırılarının sona ermesini, ABD ile yürütülen mutabakatın uygulanması için temel koşul olarak değerlendirdiğini belirtti. Hamaney’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan'ın toprak egemenliğinin korunmasını ve Siyonist rejimin saldırılarının tamamen ve koşulsuz biçimde sona ermesini, saldırgan Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen ve bu dayatılmış savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakatın ilk şartı olarak belirlemiştir.” İran yönetimi, uzun süredir Hizbullah’ı bölgesel politikalarının önemli unsurlarından biri olarak değerlendirirken, ABD ve İsrail ise Hizbullah’ın silahlı kapasitesini bölgesel güvenlik açısından tehdit olarak nitelendiriyor. İran-ABD Mutabakatı Tartışmaları İran ile ABD arasında Haziran 2026’da imzalandığı belirtilen mutabakat, iki ülke arasındaki gerilimi azaltmayı ve bazı başlıklarda müzakerelerin devam etmesini öngörüyordu. Anlaşma kapsamında ateşkes süresinin uzatılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin sürdürülmesi planlanmıştı. Mutabakatın önemli başlıklarından biri de Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgede istikrarın sağlanmasıydı. Ancak daha sonra yaşanan karşılıklı saldırılar nedeniyle anlaşmanın geleceği belirsiz hale geldi. İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı askeri faaliyetleri ve ardından ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, taraflar arasındaki tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla saldırıların durdurulduğu, İran’ın da bölgedeki saldırılarını askıya aldığı bildirildi. Hamaney’den ABD’ye Sert Eleştiri Mücteba Hamaney, daha önce yayımladığı açıklamalarda ABD yönetimine yönelik sert ifadeler kullanmıştı. İran Lideri, ABD Başkanı’nın daha önce imzalanan mutabakata ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak Washington’a yönelik güven eleştirisinde bulunmuştu. Hamaney, ABD’nin yeni bir çatışma başlatmaya çalışması halinde İran halkı ve “direniş cephesinin” buna karşılık vereceğini ifade etmişti. İran yönetiminin kullandığı “direniş cephesi” kavramı, İran’ın destek verdiği bölgesel müttefik grupları ifade etmek için kullanılıyor. Bu kapsamda Lübnan Hizbullahı, Irak ve Suriye’deki bazı silahlı gruplar ile Yemen’deki Husiler İran’ın bölgesel politikasının önemli unsurları arasında gösteriliyor. Anlaşmaya Dair Görüş Ayrılığı Mücteba Hamaney, İran ile ABD arasındaki mutabakatın imzalandığı dönemde anlaşmaya ilişkin bazı çekinceleri olduğunu da açıklamıştı. Hamaney, temel konularda farklı görüşlere sahip olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ısrarı ve verdiği güvenceler nedeniyle sürece onay verdiğini belirtmişti. İran Lideri, Pezeşkiyan’ın Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı olarak İran halkının haklarının ve “direniş cephesinin” çıkarlarının korunacağı yönünde güvence verdiğini ifade etmişti. Bölgesel Gerilim Yakından İzleniyor İran’ın Hizbullah’a yönelik desteğini yeniden vurgulaması, Orta Doğu’daki siyasi ve askeri dengeler açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Lübnan’daki güvenlik durumu, İsrail-Hizbullah hattındaki gelişmeler ve İran-ABD ilişkilerindeki gerilim, bölgedeki istikrar açısından kritik başlıklar olmaya devam ediyor. Uzmanlar, İran’ın açıklamalarının hem iç kamuoyuna hem de bölgesel aktörlere yönelik siyasi bir mesaj niteliği taşıdığını belirtirken, önümüzdeki dönemde diplomatik temasların ve sahadaki gelişmelerin belirleyici olacağını ifade ediyor.

YENİ Parti ile Mehmet Uçum Arasında “Siyasi Magazin” Polemiği: Murat Emir’den Sert Yanıt Haber

YENİ Parti ile Mehmet Uçum Arasında “Siyasi Magazin” Polemiği: Murat Emir’den Sert Yanıt

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un yeni partinin kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerine sert sözlerle karşılık verdi. Uçum’un yaşanan siyasi gelişmeleri “siyasi magazin” olarak nitelendirmesine tepki gösteren Emir, açıklamalarını “atanmışlığın kibri” olarak değerlendirdi ve tartışmanın asıl adresinin seçim sandığı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu oluşumun CHP içerisindeki ayrışmanın bir sonucu olduğunu savunmuştu. Uçum, söz konusu gelişmenin Türkiye siyaseti açısından önemli bir dönüşüm anlamına gelmediğini ileri sürerek, yaşananları “kişisel veya grupsal ajandalar üzerinden gelişen bir ayrışma” olarak yorumlamıştı. Uçum ayrıca CHP’nin bu süreçle birlikte kendi içinde bir “temizlenme sürecine” girdiğini ifade etmiş ve yeni partinin özgün bir siyasi perspektif oluşturamayacağını iddia etmişti. Murat Emir’den Sandık Vurgusu YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Uçum’un sözlerine tepki gösterdi. Emir, yeni partiye yönelik küçümseyici ifadelerin siyasi kaygının göstergesi olduğunu savundu. Emir açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Küçümseme, korkunun en ucuz maskesidir. ‘Siyasi magazin’ diyerek burun kıvırdığınız tablo, aslında tek imzanın gölgesindeki korunaklı konfor alanınızı fena sarsıyor. Atanmışlığın kibriyle ahkam kesmek kolay; mesele ilk seçimde sandıkta tartıya çıkabilmek. Cesaretiniz varsa, bekleriz.” Küçümseme, korkunun en ucuz maskesidir. “Siyasi magazin" diyerek burun kıvırdığınız tablo, aslında tek imzanın gölgesindeki korunaklı konfor alanınızı fena sarsıyor. Atanmışlığın kibriyle ahkam kesmek kolay; mesele ilk seçimde sandıkta tartıya çıkabilmek. Cesaretiniz varsa,… https://t.co/cwYxFqdHU0 — Murat Emir (@muratemir_dr) July 26, 2026 Emir’in açıklamasında özellikle seçim vurgusu dikkat çekerken, siyasi partilerin ve aktörlerin gerçek karşılığının halkın oyuyla belirleneceğini ifade ettiği görüldü. Uçum: “Yeni Parti Özgün Bir Politika Üretemez” Mehmet Uçum ise değerlendirmesinde YENİ Parti’nin kuruluşunu CHP’den ayrılan yeni bir siyasi yapı olarak ele aldı. Türkiye siyasetinde geçmişte yaşanan parti ayrışmalarına değinen Uçum, bazı istisnalar dışında bu tür bölünmelerin kalıcı siyasi etkiler oluşturmadığını savundu. Uçum, yeni oluşumun bir dünya görüşü veya ideolojik farklılık üzerinden ortaya çıkmadığını, daha çok kişisel ve grupsal nedenlerle şekillendiğini öne sürdü. Açıklamasında CHP içindeki kongre süreçleri ve yerel yönetimlere ilişkin tartışmalara da değinen Uçum, ayrışmanın temelinde siyasi bir perspektif farkı olmadığını iddia etti. Yeni Parti Tartışması Siyasetin Gündeminde YENİ Parti’nin kuruluşu, muhalefet içerisindeki dengeler ve Türkiye siyasetinin geleceği açısından tartışılmaya devam ediyor. Parti temsilcileri yeni oluşumun farklı bir siyasi anlayışı temsil ettiğini savunurken, eleştiren kesimler ise partinin CHP’den ayrılan bir yapı olduğu görüşünü dile getiriyor. Siyasi çevrelerde başlayan tartışma, yalnızca yeni partinin politik çizgisi üzerinden değil, aynı zamanda Türkiye’de muhalefet alanındaki yeniden yapılanma süreci üzerinden de değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde YENİ Parti’nin teşkilatlanma çalışmaları, kamuoyu desteği ve seçim performansı, partiye yönelik değerlendirmelerin en önemli belirleyicileri olacak. Türkiye siyasetinde partilerin kalıcı etkisi ise geçmiş örneklerde olduğu gibi sandıktaki karşılığıyla ölçülecek.

Batman'da Mezarlıkta Silahlı Saldırı: Ak Parti İl Yöneticisi, Oğlu ve Yeğeni Hayatını Kaybetti, 2 Kişi Yaralandı Haber

Batman'da Mezarlıkta Silahlı Saldırı: Ak Parti İl Yöneticisi, Oğlu ve Yeğeni Hayatını Kaybetti, 2 Kişi Yaralandı

Batman'da akşam saatlerinde Asri Mezarlık'ta meydana gelen silahlı saldırı, kentte büyük üzüntüye neden oldu. İddiaya göre aralarında husumet bulunan kişiler tarafından düzenlenen saldırıda AK Parti Batman Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Direk, oğlu Ercan Direk ve yeğeni Bekir (Ebubekir) Direk yaşamını yitirirken, biri ağır olmak üzere iki kişi de yaralandı. Husumet İddiası Olay, Güneykent Mahallesi'nde bulunan Batman Asri Mezarlığı'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, mezarlık ziyareti için bölgede bulunan aile üyelerine, aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen şüpheliler tarafından tabancalarla ateş açıldı. Silah seslerinin ardından saldırganlar olay yerinden kaçarken, çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede Mehmet Direk, oğlu Ercan Direk ve yeğeni Bekir (Ebubekir) Direk'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan iki kişi ise ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden üç kişinin cenazesi, otopsi işlemleri yapılmak üzere Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü. AK Parti'den Başsağlığı Mesajı Saldırıda yaşamını yitiren Mehmet Direk'in AK Parti Batman Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi olduğu öğrenildi. AK Parti Batman İl Başkanı Hüseyin Şansi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Mehmet Direk, oğlu Ercan Direk ve yeğeni Ebubekir Direk'in silahlı saldırıda hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duyduklarını belirterek, Direk ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Siyasilerden Tepki AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu da yayımladığı taziye mesajında saldırıyı "menfur" olarak nitelendirerek, yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır temennisinde bulundu. DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi ise yaptığı açıklamada, mezarlıkta yaşanan silahlı saldırının toplum vicdanını derinden yaraladığını ifade etti. Hiçbir anlaşmazlığın insan hayatından daha değerli olmadığını vurgulayan Kutevi, şiddetin ve husumetin reddedilmesi gerektiğini belirterek toplumsal barış çağrısında bulundu. Ayrıca hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dileklerini iletti. Soruşturma Başlatıldı Batman Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, polis ekipleri saldırının faillerinin yakalanması için çalışma yürütüyor. Olay yerinde kriminal inceleme yapılırken, güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık ifadeleri de soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Yetkililer, saldırının nedeni ve şüphelilerin kimliklerinin yapılacak soruşturmanın ardından netlik kazanacağını belirtti. Kentte güvenlik önlemleri artırılırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalar sürüyor.

Adana'da Dehşet: Silahlı Saldırıda 3 Kişi Hayatını Kaybetti Haber

Adana'da Dehşet: Silahlı Saldırıda 3 Kişi Hayatını Kaybetti

Edinilen bilgilere göre olay, Çukurova ilçesine bağlı Kabasakal Mahallesi Rüzgarlı Tepe mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre 28 yaşındaki Osman A., otomobille bölgeye götürdüğü 44 yaşındaki Semra Yılmaz'a tabancayla ateş etti. Aynı sırada park halindeki bir araçta bulunan 25 yaşındaki Ali Can Demir ile 28 yaşındaki akrabası Sinan İlbey'i de olaya tanık oldukları gerekçesiyle silahla vurdu. Çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Semra Yılmaz, Ali Can Demir ve Sinan İlbey'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından üç kişinin cenazesi otopsi işlemleri için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Soruşturma kapsamında çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, olayın ardından kaçan şüpheli Osman A.'nın merkez Yüreğir ilçesi Güzelevler Mahallesi'nde saklandığını tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan zanlı, saldırıda kullandığı değerlendirilen tabancayla birlikte gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan ilk bilgilere göre, hayatını kaybeden Semra Yılmaz'ın, kendisini rahatsız ettiği ve evinin önünde taşkınlık çıkardığı öne sürülen Osman A.'yı uzaklaştırmak amacıyla birlikte Rüzgarlı Tepe mevkisine gittiği öğrenildi. Olayın bu buluşma sırasında yaşandığı belirtilirken, saldırının kesin nedeni yapılacak adli soruşturmanın ardından netlik kazanacak. Silahlı saldırıda yaşamını yitiren Ali Can Demir ile Sinan İlbey'in ise olay sırasında park halindeki araçta bulundukları ve saldırıya tanık oldukları gerekçesiyle hedef alındıkları iddia edildi. İki akrabanın cenazeleri, Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailelerine teslim edildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, şüpheli hakkında "kasten öldürme" başta olmak üzere ilgili suçlardan adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için güvenlik kamerası görüntüleri, tanık ifadeleri ve kriminal incelemeler değerlendiriliyor. Adana'da infial yaratan üçlü cinayet, kadına yönelik şiddet ve bireysel silahlanma konularını yeniden gündeme taşırken, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında olayın ayrıntılarının netleşmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.