SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyaset Haberleri

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Siyaset Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üç Partinin Meclis Buluşması: Seçim İttifakı Sinyali Geldi Haber

Üç Partinin Meclis Buluşması: Seçim İttifakı Sinyali Geldi

Babacan, Arıkan ve Erbakan Meclis’te buluştu Çerçeve yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sırasında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan bir araya geldi. Muhalefet kulisinde gerçekleşen buluşmada üç lider birlikte akşam yemeği yedi. Yemek sonrasında görüşme çay ve kahve sohbetiyle devam etti. Ali Babacan, buluşmanın ardından yaptığı değerlendirmede üç partinin Türkiye'nin sorunlarının çözümü konusunda çalışma yürüttüğünü belirterek, “Türkiye’yi seven, bu güzel ülke için çalışan, bir an önce sorunlarını çözsün, hak ettiği standartlara ulaşsın diye çabalayan siyasi partileriz” ifadelerini kullandı. Arıkan: Sürece şartlı “evet” dedik Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, görüşmede Türkiye'nin gündemindeki siyasi gelişmelerin yanı sıra yürütülen sürecin de değerlendirildiğini söyledi. Arıkan, Saadet Partisi olarak terörün sona ermesi ve Türkiye'de kan dökülmemesi konusunda geçmişten bu yana olumlu bir tutum sergilediklerini belirtti. Ancak sürecin yalnızca tek bir başlık üzerinden yürütülmesini eleştiren Arıkan, daha geniş kapsamlı bir toplumsal mutabakat gerektiğini savundu. Arıkan, iktidarın geçmişteki uygulamalarından dolayı bazı soru işaretleri taşıdıklarını belirterek, buna rağmen kutuplaşma yerine çözüm odaklı bir yaklaşımı tercih ettiklerini ve sürece “şartlı evet” dediklerini ifade etti. Erbakan'dan dikkat çeken ittifak açıklaması Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise üç parti arasındaki görüşmelerin fikir alışverişi ve istişare açısından önemli olduğunu söyledi. Erbakan, Türkiye'nin mevcut sorunlardan kurtulması ve “yaşanabilir bir Türkiye” hedefi doğrultusunda iktidar değişimine ihtiyaç olduğunu düşündüklerini belirtti. Üç parti arasında seçim ittifakı yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruya ise Erbakan'ın verdiği yanıt dikkat çekti. Erbakan, siyasi partiler arasındaki fikir alışverişinin ve ilişkilerin güçlü şekilde devam etmesi gerektiğini belirterek, “Gerekirse birtakım somut adımlar atmamız gerekebilir” dedi. Bu açıklama, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi arasında ilerleyen süreçte daha kapsamlı bir siyasi iş birliği ihtimalinin gündemde olabileceği şeklinde değerlendirildi. Arıkan: Yeni yol arkadaşlarımızın sayısını artıracağız Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da seçim ittifakı konusunda kapıyı tamamen kapatmadı. Arıkan, Türkiye'deki seçim sistemine ve siyasi dengelere dikkat çekerek, iktidar olma hedefi doğrultusunda çalışmalar yürütmeleri gerektiğini söyledi. Üç parti arasındaki istişarelerin yoğunlaştırılacağını belirten Arıkan, “Aramıza katılacak yeni yol arkadaşlarımızın sayısını çoğaltmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı. Üç parti arasında yeni dönem mi başlıyor? Babacan, Arıkan ve Erbakan'ın TBMM'deki buluşması, muhalefet cephesindeki olası siyasi iş birlikleri açısından dikkat çekici bir gelişme oldu. Tarafların açıklamalarında henüz resmen kurulmuş bir seçim ittifakından söz edilmezken, özellikle Erbakan'ın “somut adımlar” vurgusu ve Arıkan'ın yeni yol arkadaşlarına ilişkin açıklaması, üç parti arasındaki temasların önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşabileceğine işaret etti. Parti liderlerinin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği görüşmelerin, olası seçim iş birliklerinin kapsamı ve niteliği açısından belirleyici olması bekleniyor.

Meclis'te kritik hafta: "Çerçeve Yasa" pazartesi günü görüşülecek Haber

Meclis'te kritik hafta: "Çerçeve Yasa" pazartesi günü görüşülecek

TBMM Genel Kurulu'nun çalışma programı ve gündemi yeniden düzenlendi. Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin 10 Ağustos Pazartesi günü Genel Kurul gündemine alınması bekleniyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni haftanın çalışma takvimi belli oldu. Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanırken, çalışma saatleri ve gündem maddelerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti grup önerisi görüşülerek kabul edildi. Kabul edilen önergeyle birlikte bazı kanun tekliflerinin Genel Kurul'daki sıralaması değiştirilirken, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak adlandırılan düzenlemenin de pazartesi günü görüşülmesinin önü açıldı. Gündemde şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlemeler var Genel Kurul'da yapılan değişiklik kapsamında 289 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, "Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" bölümünün ikinci sırasına alındı. Teklifte şehit anne ve babalarına asgari gelir güvencesi sağlanması, malul sayılmayan gazilere aylık ve sosyal haklar verilmesi, bakıma muhtaç gazilere evde bakım desteği sağlanması gibi düzenlemeler bulunuyor. Düzenlemenin kapsamı 15 Temmuz gazileri, er gaziler, korucular, askeri öğrenciler ve sivillere yönelik bazı hükümleri de içeriyor. Teklif, Genel Kurul gündemine alınırken 48 saat geçme şartı aranmadı. Diğer kanun tekliflerinin sıralaması da yapılan değişikliğe göre yeniden düzenlendi. "Temel kanun" yöntemiyle görüşülecek Söz konusu teklifin TBMM İçtüzüğü'nün 91'inci maddesi kapsamında "temel kanun" olarak görüşülmesi kararlaştırıldı. Bu yöntem kapsamında teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına yapılacak konuşmaların süresi ve konuşmacı sayısı sınırlandırılabilecek. Genel Kurul'daki görüşmelerin ardından teklifin maddeleri üzerinde değerlendirmeler yapılacak. "Çerçeve Yasa" için pazartesi günü kritik TBMM Genel Kurulu, 10 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00'de yeniden toplanacak. Meclis gündeminde haftanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olacak. Düzenlemenin Genel Kurul'da görüşülmesiyle birlikte Meclis'teki "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal adımların da önemli bir aşamaya gelmesi bekleniyor. Meclis'te yeni haftanın gündeminde hem şehit yakınları ve gazilere yönelik sosyal hakları içeren düzenlemeler hem de toplumsal bütünleşme başlığı altında hazırlanan "Çerçeve Yasa" bulunacak.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

Müsavat Dervişoğlu'ndan çerçeve yasa teklifine sert tepki: "Asla kabul etmeyeceğiz" Haber

Müsavat Dervişoğlu'ndan çerçeve yasa teklifine sert tepki: "Asla kabul etmeyeceğiz"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında değerlendirilen çerçeve yasa teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklifin içeriğine yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, söz konusu düzenlemenin Türkiye'nin geleceği açısından önemli sonuçlar doğuracağını savundu. Dervişoğlu, "Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu metin iki farklı anlayışın ortak noktasıdır" Konuşmasında sürece ilişkin sert eleştiriler yönelten Dervişoğlu, teklifin farklı siyasi anlayışların ortak metni olduğunu ileri sürdü. Dervişoğlu, "Bu, Cumhuriyeti '100 yıllık reklam arası' görenlerle '100 yıllık zulüm' diye tarif edenlerin ortak metnidir" ifadelerini kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerinin korunması gerektiğini söyledi. TBMM'nin millet iradesinin temsil edildiği en önemli kurum olduğunu belirten Dervişoğlu, Meclis'in alacağı kararların tarihi sorumluluk taşıdığını ifade etti. "Milletvekili görmediği metne imza atıyor" İYİ Parti lideri, yasa teklifinin yeterince şeffaf olmadığını iddia ederek, milletvekillerinin ve vatandaşların düzenlemenin içeriği konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini savundu. Dervişoğlu, "Milletvekili görmediği metne imza atıyor. Milletin bilmediği bir yasa hazırlanıyor" sözleriyle sürece yönelik eleştirilerini dile getirdi. Türkiye'nin geçmişten gelen devlet yapısı ve milli birlik anlayışının korunması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Hiçbir çoğunluk Meclis'in namusunu kirletemez" değerlendirmesinde bulundu. Gaziler ve şehit aileleri üzerinden eleştiri Konuşmasında şehit aileleri ve gazilerin taleplerine de değinen Dervişoğlu, bu kesimlerin sorunlarının çözüm süreciyle aynı döneme denk getirilmesini eleştirdi. Dervişoğlu, gazilerin haklarının siyasi tartışmalara konu edilmemesi gerektiğini belirterek, "Gazilik sadece bir özlük hakkı değildir. Gazi, devlet ile vatandaş arasındaki en yüksek ahdin tarafıdır" ifadelerini kullandı. "Bir kanunu geçirmek yapılanı haklı çıkarmaz" Yasa teklifinin TBMM'de çoğunlukla kabul edilmesinin mümkün olabileceğini ancak bunun yapılanları meşru hale getirmeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, siyasi mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Dervişoğlu, "Sayısal çoğunlukları bu yasayı geçirmeye yetebilir. Ancak bir kanunu geçirmek yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu milletin vicdanını oylayamaz" diye konuştu. "Mücadelemiz yeni başlıyor" İYİ Parti Genel Başkanı, partisinin söz konusu düzenlemeye karşı çıkmaya devam edeceğini belirterek, destek verenleri siyasi ve tarihi sorumlulukla karşı karşıya bırakacaklarını ifade etti. Dervişoğlu, "Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz. Bu sürecin bir parçası olmayacağız" dedi. Konuşmasının sonunda mücadele mesajı veren Dervişoğlu, "Yasa gelebilir, Genel Kurul'dan geçebilir. Ancak karar Türk milletinin aklında ve vicdanında verilecektir" ifadelerini kullandı. Grup toplantısında sağlık müdahalesi Öte yandan İYİ Parti Grup Toplantısı sırasında salonda bulunan bir kişi rahatsızlandı. Rahatsızlanan kişiye ilk müdahaleyi İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım yaptı. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından söz konusu kişi revire götürüldü.

Bahçeli’den Süreç Yasası Açıklaması: “Bin Yıllık Kardeşliğimiz Bir Kez Daha Tescillendi” Haber

Bahçeli’den Süreç Yasası Açıklaması: “Bin Yıllık Kardeşliğimiz Bir Kez Daha Tescillendi”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’ye sunulan “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan süreç yasası teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Bahçeli, teklifin ilk imzasını atan isimlerden biri olmasına ilişkin değerlendirmesinde, bu adımın tarihi bir anlam taşıdığını ifade etti. “Türk’üyle, Kürt’üyle herkes kazanmıştır” Süreç yasasına ilişkin konuşan Devlet Bahçeli, atılan imzanın Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Bahçeli açıklamasında, “Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşların ortak geleceğine vurgu yapan Bahçeli, Türk’üyle, Kürt’üyle ve farklı kimliklere sahip herkesin bu süreçten kazançlı çıkacağını savundu. Bahçeli, “86 milyon vatandaşımız ve Ortadoğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu. MHP lideri açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı’na da teşekkür etti. “Bu bir devlet projesidir” Bahçeli, yürütülen sürecin siyasi bir girişimden öte devlet politikası olduğunu ifade etti. Sürecin Meclis çatısı altında yürütüldüğünü belirten Bahçeli, “Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz.” dedi. Bahçeli, MHP olarak sürece destek verdiklerini ve devlet kurumlarının yürüttüğü çalışmalara uygun hareket ettiklerini söyledi. “Devlet adabına riayet ederiz” MHP grup toplantılarında son dönemde “Terörsüz Türkiye” sürecine neden daha az değindiği yönündeki soruya da yanıt veren Bahçeli, devlet kurumları arasındaki çalışma düzenine dikkat çekti. Bahçeli, “Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir.” ifadelerini kullandı. Bahçeli’den Demirtaş açıklaması Devlet Bahçeli, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmediğini ancak avukatları aracılığıyla görüştüğünü belirten Bahçeli, aralarında geçmişten gelen bir hukuk bulunduğunu söyledi. Bahçeli, “Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var.” dedi. MHP lideri, Demirtaş’ın herhangi bir talebi veya ihtiyacı olup olmadığını da avukatları aracılığıyla öğrendiğini ifade etti. “Türkiye huzur bulmalıdır” Bahçeli, daha önce yaptığı “Selahattin Demirtaş evine dönsün” açıklamasının hatırlatılması üzerine ise aynı görüşünü koruduğunu belirtti. Bahçeli açıklamasında, “Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır.” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkanı, hedeflerinin Türkiye’nin ve bölgenin istikrar ile huzura kavuşması olduğunu dile getirdi. Bahçeli’nin açıklamaları, TBMM’ye sunulan süreç yasası teklifinin ardından siyasi gündemde tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi.

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor Haber

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor

Ahmet Davutoğlu'ndan Siyasete Veda Kararı Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yayımladığı kapsamlı açıklamayla aktif siyaseti bıraktığını ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sona erdirme kararı aldıklarını duyurdu. "Yarının Türkiye'si İçin" başlıklı açıklamasında Davutoğlu, kararın parti yönetimi ve dava arkadaşlarıyla gerçekleştirilen kapsamlı istişareler sonucunda alındığını belirtti. Davutoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." Bu açıklama, Türk siyasetinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor. "Türkiye Tarihi Bir Yol Ayrımında" Davutoğlu, yalnızca siyasi kararını açıklamakla kalmadı; Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde de bulundu. Dünyanın yapay zekâ, dijital dönüşüm, küresel ekonomik krizler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarihi bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti. Türkiye'nin büyük fırsatlarla birlikte ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, ülkenin yeniden güçlü bir kalkınma sürecine girebilmesi için şu temel ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı: Adil hukuk sistemi Demokratik hukuk devleti Düşünce özgürlüğü Güçlü vatandaşlık bilinci Siyasi ahlak Üretim odaklı ekonomi Sosyal adalet Liyakat sistemi Demokratik siyaset Stratejik devlet aklı Davutoğlu, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dönüşümü ise "ahlak, zihniyet ve kurum devrimi" olarak tanımladı. Yapay Zekâ ve Eğitim Uyarısı Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de eğitim ve teknoloji oldu. Davutoğlu, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü kaybettiğini savunurken, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki küresel yarışta geride kaldığını ifade etti. Bilim üretmeyen, teknoloji geliştirmeyen ülkelerin gelecekte ekonomik ve stratejik açıdan ciddi sorunlarla karşılaşacağını belirten Davutoğlu, eğitim sisteminin de özgür düşünceyi destekleyen yeni bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. "Kutuplaşma Millet Olma Bilincini Zedeliyor" Davutoğlu, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın artık demokratik rekabet sınırlarını aştığını savundu. Siyasi dilin vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturmak yerine karşı karşıya getirdiğini ifade eden Davutoğlu, bu durumun milli birlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, ortak vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. "Yolsuzluk Siyaseti Çürüttü" Eski Başbakan, açıklamasında kamu yönetimine ilişkin de sert eleştiriler yöneltti. Yolsuzluk iddiaları, kayırmacılık, hesap verilebilirlik sorunları ve liyakat sistemindeki bozulmanın devlet kurumlarını zayıflattığını savunan Davutoğlu, hukuka olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Tarım ve sanayide üretim ekonomisinin geri plana itildiğini söyleyen Davutoğlu, rant odaklı ekonomik anlayışın uzun vadede ülkeye zarar verdiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eleştirisi Davutoğlu, açıklamasında mevcut yönetim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı ilkesini zayıflattığını savunan Davutoğlu, Türkiye'nin yeniden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e dönmesi gerektiğini söyledi. Sorunun kişilerden ziyade sistem kaynaklı olduğunu ifade eden Davutoğlu, demokratik denge ve denetim mekanizmalarının yeniden güçlendirilmesini önerdi. "Rövanş Değil Adalet" Davutoğlu, olası siyasi değişimlerin intikam duygusuyla değil hukuk ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin yeni mağduriyetler oluşturacak rövanş anlayışına değil, toplumsal uzlaşmayı güçlendirecek bir restorasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasetin yeniden güven veren bir zemine kavuşması gerektiğini ifade etti. Gelecek Partisi'nin Kuruluş Sürecini Anlattı Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluş sürecine de değindi. AK Parti'de görev yaptığı dönemde siyasal ahlak, liyakat ve demokratik reformlar konusunda sonuç alamadığını belirten Davutoğlu, bu nedenle 2019 yılında Gelecek Partisi'ni kurduklarını hatırlattı. Partinin demokrat muhafazakâr bir alternatif oluşturmak amacıyla kurulduğunu söyleyen Davutoğlu, bugün gelinen noktada siyasetten çekilme kararının ülkenin içinde bulunduğu mevcut siyasi atmosfer nedeniyle alındığını ifade etti. Türk Siyasetinde Yeni Dönem Ahmet Davutoğlu'nun aktif siyaseti bırakma kararı, yalnızca Gelecek Partisi açısından değil, Türk siyasetinin geleceği bakımından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eski başbakanın açıklaması, özellikle muhalefet cephesindeki siyasi dengeler, yeni parti arayışları ve önümüzdeki seçim sürecine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararının ardından partinin hukuki tasfiye sürecinin nasıl işleyeceği ve parti kadrolarının siyasi geleceğinin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Denizli’de Büyükşehir Belediye Başkanı Çavuşoğlu ve 14 İlçe Belediye Başkanı Yeni Parti’ye Katıldı Haber

Denizli’de Büyükşehir Belediye Başkanı Çavuşoğlu ve 14 İlçe Belediye Başkanı Yeni Parti’ye Katıldı

Denizli’de CHP’den Yeni Parti’ye toplu geçiş Denizli siyasetinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) seçilen 14 ilçe belediye başkanı, partilerinden ayrılarak Yeni Parti’ye katıldıklarını duyurdu. Belediye başkanlarının ortak açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan karar, yerel yönetimler ve parti dengeleri açısından önemli bir siyasi hareketlilik olarak değerlendirildi. Başkanlar, aldıkları kararın yalnızca parti değişikliği olmadığını, yerel yönetimlerde elde edilen deneyimi daha geniş bir siyasi vizyonla sürdürme amacı taşıdığını belirtti. Denizli’de yaşanan bu gelişme, son dönemde Türkiye siyasetinde etkisini artıran parti değişimleri ve yeni siyasi oluşum tartışmalarının da yeni bir boyut kazanmasına neden oldu. "Daha güçlü bir vizyonla yolumuza devam edeceğiz" Yeni Parti’ye katılan belediye başkanları tarafından yapılan ortak açıklamada, kararın temelinde halka daha etkin hizmet sunma hedefinin bulunduğu ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yerel yönetimlerdeki birikimlerimizi daha güçlü bir vizyonla taçlandırmak, halkımıza hak ettiği en kaliteli hizmeti sunabilmek adına tarihi bir adım atıyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu darboğazdan çıkmasına katkı sunmak, milletimize daha etkin hizmet edebilmek ve yerelde yakaladığımız başarı ivmesini ulusal bir vizyonla buluşturmak amacıyla Yeni Parti çatısı altında mücadelemizi sürdüreceğiz." Belediye başkanları, kararın siyasi bir tercih olmanın ötesinde ülkeye ve geleceğe karşı duyulan sorumluluğun bir sonucu olduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca vatandaşlara verilen hizmet anlayışının değişmeyeceği, ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden çalışmaların sürdürüleceği vurgulandı. Denizli’de yerel yönetim dengeleri yeniden şekilleniyor Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda belediye başkanının aynı anda parti değiştirmesi, kent siyasetinde önemli bir değişim olarak değerlendiriliyor. Yerel seçimlerin ardından belediye başkanlarının parti değiştirmesi, yalnızca belediye meclis dengelerini değil, kentlerdeki siyasi yapılanmaları da doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle büyükşehir belediye başkanlarının parti değişimleri, ulusal siyasette de yakından takip edilen gelişmeler arasında yer alıyor. Siyasi uzmanlar, Denizli’de yaşanan bu hareketliliğin önümüzdeki süreçte diğer illerde benzer geçişlerin yaşanıp yaşanmayacağı konusunda önemli bir gösterge olabileceğini değerlendiriyor. Yeni Parti’nin yerel yönetimlerdeki etkisi artıyor Yeni Parti, son dönemde farklı illerde belediye başkanları ve yerel yöneticilerin katılımıyla teşkilatlanma çalışmalarını hızlandırıyor. Denizli’de gerçekleşen katılımlar ise partinin yerel yönetimler alanındaki en dikkat çekici hamlelerinden biri olarak öne çıktı. Büyükşehir belediye başkanının yanı sıra 14 ilçe belediye başkanının aynı siyasi çatı altında birleşmesi, Yeni Parti’nin yerel tabanda güçlü bir yapılanma oluşturma hedefinin önemli adımlarından biri olarak görülüyor. Partinin önümüzdeki dönemde özellikle yerel yönetimlerde daha fazla temsil elde etmeyi hedeflediği belirtilirken, belediye başkanlarının katılımıyla birlikte teşkilat çalışmalarının daha da hız kazanması bekleniyor. Yeni Parti’ye katılan belediye başkanları belli oldu Yeni Parti’ye katıldığını açıklayan belediye başkanları şu isimlerden oluştu: Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım Bekilli Belediye Başkanı Önder Demir Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan Çardak Belediye Başkanı Ali Altıner Çivril Belediye Başkanı Semih Dere Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur Sarayköy Belediye Başkanı Mehmet Salih Konya Serinhisar Belediye Başkanı Osman Kılıç Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık CHP cephesinde yeni değerlendirmeler bekleniyor Denizli’de yaşanan toplu istifaların ardından gözler CHP yönetimine çevrildi. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde yaşanan bu ayrılıkların parti teşkilatlarında nasıl karşılanacağı ve CHP’nin nasıl bir yol haritası belirleyeceği merak konusu oldu. Siyasi partiler açısından belediye başkanlarının desteği, özellikle yerel örgütlenme ve seçmen tabanı açısından büyük önem taşıyor. Yeni Parti’nin ise bu katılımlarla birlikte hem Meclis hem de yerel yönetimler alanındaki siyasi ağırlığını artırmayı hedeflediği ifade ediliyor. Denizli siyaseti yeni bir döneme giriyor Denizli’de yaşanan bu gelişme, yalnızca bir parti değişikliği olarak değil, Türkiye siyasetindeki yeni dengelerin yerel yönetimlere yansıması olarak değerlendiriliyor. Bülent Nuri Çavuşoğlu ve beraberindeki ilçe belediye başkanlarının Yeni Parti’ye katılımı, önümüzdeki dönemde Denizli’de siyasi rekabetin daha hareketli geçeceğinin işareti olarak görülüyor. Yeni Parti’nin bu katılımlarla birlikte yerel yönetimlerde nasıl bir performans ortaya koyacağı, belediye hizmetlerinin ve siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli" Haber

Bahçeli'den CHP ve Yeni Parti açıklaması: "Siyasi rekabet husumete dönüşmemeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşandığı belirtilen son gelişmeler ve Yeni Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin gündeminin parti içi tartışmalar yerine ülkenin geleceği olması gerektiğini ifade etti. Siyasi rekabetin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu ancak bunun kişisel husumet ve kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi. Son dönemde siyasetin en çok tartışılan başlıklarından biri haline gelen CHP'deki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkiye'nin köklü demokrasi geleneğine vurgu yaparak, hiçbir siyasi çekişmenin devletin ve milletin ortak menfaatlerinin önüne geçemeyeceğini söyledi. "Türkiye'nin ortak geleceği her şeyden önemlidir" Bahçeli, açıklamasında Türk siyasetinin uzun yıllara dayanan demokratik birikimle şekillendiğini belirterek, siyasi partiler arasındaki rekabetin doğal olduğunu ifade etti. CHP'nin Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğuna dikkat çeken MHP Genel Başkanı, MHP ile CHP arasında birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu ancak bunun demokratik sistem açısından olağan karşılanması gerektiğini söyledi. Farklı siyasi anlayışların demokratik hayatın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Bahçeli, siyaset kurumunun toplumu ayrıştıran değil, ortak hedeflerde buluşturan bir anlayış sergilemesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu değerlendirme, son dönemde sertleşen siyasi söylemlerin yumuşatılmasına yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu için hukuk devleti mesajı Bahçeli'nin açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı değerlendirmeler oldu. Kılıçdaroğlu'nun uğradığını düşündüğü haksızlıkları kamuoyuyla paylaşmasının ve hukuki süreçlere başvurmasının en temel demokratik haklardan biri olduğunu belirten Bahçeli, hukuk devletinde herkesin yargı yollarına başvurma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerin hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesini doğru bulmadığını dile getiren Bahçeli, siyasi rekabet ile kişisel saldırılar arasındaki çizginin korunması gerektiğini söyledi. Geçmişte yaşanan siyasi anlaşmazlıkların bugünün siyasi iklimini belirlememesi gerektiğini belirten MHP lideri, toplumsal huzurun korunmasının tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Özgür Özel'e ilişkin dikkat çeken ifadeler Bahçeli, açıklamasında Yeni Parti Genel Başkanı olduğu belirtilen Özgür Özel'in siyasi mücadelesine de değindi. Siyasi liderlerin günlük polemikler içerisinde yıpratılmasının demokratik siyasete katkı sağlamayacağını belirten Bahçeli, siyasi emeğe ve demokratik temsil hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kemal Kılıçdaroğlu için savunduğu hukuki hassasiyetin, Özgür Özel'in genel başkanlık görevi ve siyasi mücadelesi açısından da geçerli olduğunu belirten Bahçeli, demokratik rekabetin karşılıklı saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların Türkiye'nin temel gündem maddesi haline getirilmesini doğru bulmadığını belirten Bahçeli, tüm taraflara sağduyu ve demokratik olgunluk çağrısı yaptı. Rozet töreni iddiaları için "hukuk" çağrısı Kamuoyunda son günlerde gündeme gelen rozet töreni ve organizasyon iddialarına da değinen Bahçeli, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gerçekliği kesinleşmeyen bilgiler üzerinden insanların hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Bahçeli, hakikatin ancak hukuk mekanizmaları aracılığıyla ortaya çıkarılabileceğini belirtti. Masumiyet karinesinin demokratik hukuk devletlerinin temel ilkelerinden biri olduğuna işaret eden Bahçeli, yargı süreci tamamlanmadan yapılan kesin yargıların hem bireylerin haklarına hem de kamu vicdanına zarar verebileceğini dile getirdi. "MHP siyasi tartışmalardan çıkar beklemez" MHP'nin başka siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalardan siyasi kazanç elde etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin bugün çok daha önemli meselelerle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Ekonomik gelişmeler, bölgesel güvenlik, dış politika, terörle mücadele ve küresel krizlerin Türkiye'nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını belirten Bahçeli, siyaset kurumunun enerjisini iç çekişmelere değil ülkenin geleceğine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Analistler, bu açıklamanın Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada yoğun gündem yaşadığı bir dönemde siyasi tansiyonun düşürülmesine yönelik önemli mesajlar içerdiğini değerlendiriyor. Analiz: Bahçeli'nin açıklamasında öne çıkan dört mesaj Siyasi iletişim açısından değerlendirildiğinde Bahçeli'nin açıklaması dört temel başlıkta öne çıkıyor. İlk olarak, siyasi rekabetin demokratik sistemin doğal bir parçası olduğu ancak kişisel hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulanıyor. İkinci olarak, hukuk devletinin tüm siyasetçiler için eşit şekilde işlemesi gerektiği mesajı veriliyor. Üçüncü olarak, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan tartışmaların ülke gündeminin merkezine yerleştirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Dördüncü olarak ise Türkiye'nin ekonomi, güvenlik ve dış politika gibi stratejik başlıklara odaklanmasının önemine dikkat çekiliyor. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan büyük Türk milletidir." Bu sözlerle devletin sürekliliği, milli birlik ve ortak değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiği mesajını veren Bahçeli, tüm siyasi aktörlere sağduyu, karşılıklı saygı ve demokratik olgunluk çağrısını yineledi.

YENİ Parti ile Mehmet Uçum Arasında “Siyasi Magazin” Polemiği: Murat Emir’den Sert Yanıt Haber

YENİ Parti ile Mehmet Uçum Arasında “Siyasi Magazin” Polemiği: Murat Emir’den Sert Yanıt

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un yeni partinin kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerine sert sözlerle karşılık verdi. Uçum’un yaşanan siyasi gelişmeleri “siyasi magazin” olarak nitelendirmesine tepki gösteren Emir, açıklamalarını “atanmışlığın kibri” olarak değerlendirdi ve tartışmanın asıl adresinin seçim sandığı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu oluşumun CHP içerisindeki ayrışmanın bir sonucu olduğunu savunmuştu. Uçum, söz konusu gelişmenin Türkiye siyaseti açısından önemli bir dönüşüm anlamına gelmediğini ileri sürerek, yaşananları “kişisel veya grupsal ajandalar üzerinden gelişen bir ayrışma” olarak yorumlamıştı. Uçum ayrıca CHP’nin bu süreçle birlikte kendi içinde bir “temizlenme sürecine” girdiğini ifade etmiş ve yeni partinin özgün bir siyasi perspektif oluşturamayacağını iddia etmişti. Murat Emir’den Sandık Vurgusu YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Uçum’un sözlerine tepki gösterdi. Emir, yeni partiye yönelik küçümseyici ifadelerin siyasi kaygının göstergesi olduğunu savundu. Emir açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Küçümseme, korkunun en ucuz maskesidir. ‘Siyasi magazin’ diyerek burun kıvırdığınız tablo, aslında tek imzanın gölgesindeki korunaklı konfor alanınızı fena sarsıyor. Atanmışlığın kibriyle ahkam kesmek kolay; mesele ilk seçimde sandıkta tartıya çıkabilmek. Cesaretiniz varsa, bekleriz.” Küçümseme, korkunun en ucuz maskesidir. “Siyasi magazin" diyerek burun kıvırdığınız tablo, aslında tek imzanın gölgesindeki korunaklı konfor alanınızı fena sarsıyor. Atanmışlığın kibriyle ahkam kesmek kolay; mesele ilk seçimde sandıkta tartıya çıkabilmek. Cesaretiniz varsa,… https://t.co/cwYxFqdHU0 — Murat Emir (@muratemir_dr) July 26, 2026 Emir’in açıklamasında özellikle seçim vurgusu dikkat çekerken, siyasi partilerin ve aktörlerin gerçek karşılığının halkın oyuyla belirleneceğini ifade ettiği görüldü. Uçum: “Yeni Parti Özgün Bir Politika Üretemez” Mehmet Uçum ise değerlendirmesinde YENİ Parti’nin kuruluşunu CHP’den ayrılan yeni bir siyasi yapı olarak ele aldı. Türkiye siyasetinde geçmişte yaşanan parti ayrışmalarına değinen Uçum, bazı istisnalar dışında bu tür bölünmelerin kalıcı siyasi etkiler oluşturmadığını savundu. Uçum, yeni oluşumun bir dünya görüşü veya ideolojik farklılık üzerinden ortaya çıkmadığını, daha çok kişisel ve grupsal nedenlerle şekillendiğini öne sürdü. Açıklamasında CHP içindeki kongre süreçleri ve yerel yönetimlere ilişkin tartışmalara da değinen Uçum, ayrışmanın temelinde siyasi bir perspektif farkı olmadığını iddia etti. Yeni Parti Tartışması Siyasetin Gündeminde YENİ Parti’nin kuruluşu, muhalefet içerisindeki dengeler ve Türkiye siyasetinin geleceği açısından tartışılmaya devam ediyor. Parti temsilcileri yeni oluşumun farklı bir siyasi anlayışı temsil ettiğini savunurken, eleştiren kesimler ise partinin CHP’den ayrılan bir yapı olduğu görüşünü dile getiriyor. Siyasi çevrelerde başlayan tartışma, yalnızca yeni partinin politik çizgisi üzerinden değil, aynı zamanda Türkiye’de muhalefet alanındaki yeniden yapılanma süreci üzerinden de değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde YENİ Parti’nin teşkilatlanma çalışmaları, kamuoyu desteği ve seçim performansı, partiye yönelik değerlendirmelerin en önemli belirleyicileri olacak. Türkiye siyasetinde partilerin kalıcı etkisi ise geçmiş örneklerde olduğu gibi sandıktaki karşılığıyla ölçülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.