Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyaset

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’deki iki emekli partisinden güç birliği kararı Haber

Türkiye’deki iki emekli partisinden güç birliği kararı

Ankara’da düzenlenen imza töreninde TEP Genel Başkanı Oktay Akçın ile TEEP Genel Başkanı Ergün Dursun bir araya geldi. Toplantıda emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlar ve iki partinin ortak siyasi mücadele planı ele alındı. İki parti ortak siyasi mücadelede buluştu Çankaya’da Yerli ve Milli Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen törende açıklanan iş birliği kapsamında iki partinin, emeklilerin yanı sıra dul ve yetim vatandaşların ekonomik sorunlarına yönelik ortak politikalar geliştirmesi planlanıyor. TEP ve TEEP, emekli maaşlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ve emeklilerin geçim sıkıntısının devam ettiğini savunarak, bu sorunların siyasi alanda daha güçlü şekilde gündeme taşınmasını amaçladıklarını belirtti. Türkiye Emekliler ve Çalışanlar Partisi ile Emekli Yurttaşlar Partisi’nin ise şu aşamada söz konusu iş birliğine dahil olmadığı belirtildi. Hedef: En düşük emekli maaşına yasal güvence İki partinin ortak hedefleri arasında en düşük emekli aylığının net asgari ücretin altında olmamasını sağlayacak yasal düzenleme yapılması yer aldı. TEP ve TEEP ayrıca 2000 yılı öncesi ve sonrasında emekli olan vatandaşlar arasındaki maaş farklılıklarının giderilmesi amacıyla kapsamlı bir “İntibak Yasası” çıkarılmasını savundu. Ortak siyasi çalışmalarda emeklilerin daha yüksek gelir, sosyal güvence ve ekonomik refah taleplerinin öncelikli başlıklar arasında tutulacağı ifade edildi. Sağlık hizmetlerinde katılım payı kaldırılacak İttifak kapsamında emeklilerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya yönelik hedefler de açıklandı. Buna göre hastane, muayene ve ilaçlardan alınan katılım paylarının kaldırılması için çalışma yürütülmesi planlanıyor. Emeklilerin sendikal örgütlenme hakkının önündeki yasal engellerin kaldırılması da iki partinin ortak hedefleri arasında gösterildi. Atatürk ilke ve inkılapları ortak programın temelinde olacak TEP ve TEEP tarafından yapılan açıklamada, hazırlanacak ortak siyasi programın temel referanslarından birinin Atatürk ilke ve inkılapları olacağı belirtildi. İki parti, siyasi faaliyetlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleri doğrultusunda yürütüleceğini ifade etti. Seçimlerde ortak aday ve liste hedefi TEP ve TEEP, yapılacak ilk genel ve yerel seçimlerde ortak strateji belirleyerek birlikte hareket etmeyi planladıklarını duyurdu. Milletvekili ve belediye başkanlığı adaylarının belirlenmesinde iki partinin oluşturacağı ortak komisyonun görev alacağı, aday dağılımında liyakat ile partilerin bölgesel güçlerinin dikkate alınacağı belirtildi. Seçim döneminde sandık güvenliği ve sandıkların korunmasına yönelik çalışmaların da iki partinin teşkilatları tarafından ortak planlamayla yürütülmesi hedefleniyor. İki parti, güç birliğiyle emeklilerin siyasi temsilinin artırılmasını ve emeklilerin taleplerinin seçim süreçlerinde daha güçlü şekilde gündeme taşınmasını amaçlıyor.

Üsküdar Belediye Meclisi’nde siyasi hareketlilik: 4 CHP’li üye AK Parti’ye geçti Haber

Üsküdar Belediye Meclisi’nde siyasi hareketlilik: 4 CHP’li üye AK Parti’ye geçti

Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve partililer katıldı. “Hiçbir baskı, tehdit ve pazarlık olmadı” AK Parti’ye katılan 4 meclis üyesi adına konuşan Tahsin Usta, kararlarının Üsküdar’a daha fazla hizmet etme amacı taşıdığını söyledi. Karar alma sürecinin kendileri açısından kolay olmadığını belirten Usta, CHP’den istifa ederek AK Parti çatısı altında siyaset yapma kararı aldıklarını ifade etti. Usta, parti değişikliğinin herhangi bir baskı, tehdit veya pazarlık sonucunda gerçekleşmediğini vurgulayarak, amaçlarının Üsküdar halkına daha fazla hizmet etmek olduğunu dile getirdi. Özdemir: “Üsküdar adına heyecanlıyız” AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise 4 meclis üyesinin partiye katılmasından memnuniyet duyduklarını belirtti. Yeni katılan isimlerin farklı alanlarda deneyimli ve toplumla güçlü bağları bulunan kişiler olduğunu söyleyen Özdemir, belediye meclisindeki seçim sürecinin ardından Üsküdar’a birlikte hizmet etmeyi hedeflediklerini kaydetti. Üsküdar’ın İstanbul açısından özel bir konuma sahip olduğunu ifade eden Özdemir, ilçenin kentin farklı sosyolojik yapılarını bir arada barındırdığını söyledi. Özdemir, yeni katılımlarla birlikte belediye meclisi ve belediye yönetimiyle daha güçlü bir çalışma yürütmeyi, Üsküdarlılardan gelen beklentilere yanıt vermeyi amaçladıklarını belirtti. “Üsküdar’ın geleceğinin hayalini kuran anlayışla çalışacağız” Yerel yönetimlerin yalnızca mevcut sorunlara çözüm üretmekle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Özdemir, çocukların ve gençlerin geleceğine yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. Üsküdar’da karar alma süreçlerinde ortak akıl ve istişare anlayışını öne çıkaracaklarını ifade eden Özdemir, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve ilçenin diğer yerel dinamikleriyle birlikte çalışacaklarını söyledi. Özdemir, hedeflerinin ilçenin tüm sokaklarına ve hanelerine ulaşan, Üsküdar’ın geleceğine yönelik uzun vadeli çalışmalar yürüten bir belediyecilik anlayışı ortaya koymak olduğunu belirtti.

Hüseyin Çelik'ten Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "Siyasi eleştiri hakaretle özdeşleştirilmemeli" Haber

Hüseyin Çelik'ten Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "Siyasi eleştiri hakaretle özdeşleştirilmemeli"

Hüseyin Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yıllar önce dile getirdiği siyasi görüşleri nedeniyle soruşturma başlatılmasının doğru olmadığını belirtti. Demokratik siyasetin temel unsurlarından birinin eleştiri olduğunu vurgulayan Çelik, özellikle geçmişte Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi üst düzey görevlerde bulunmuş bir siyasetçinin iktidarın politikalarını ve uygulamalarını sert biçimde eleştirmesinin öncelikle siyasi zeminde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Siyasi eleştiri ile hakaret birbirinden ayrılmalı" Çelik, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını ve hiç kimsenin hakaret etme hakkına sahip bulunmadığını belirterek, buna karşın siyasi eleştiri ile hakaret arasındaki sınırın hukuk açısından titizlikle belirlenmesi gerektiğini savundu. Kamu gücünü kullanan siyasetçilere yönelik eleştirilerin demokratik hukuk devletlerinde daha geniş bir korumaya sahip olması gerektiğini belirten Çelik, siyasetçilerin eleştirilere yine siyasi zeminde karşılık vermesinin önemine dikkat çekti. Çelik'e göre bir siyasetçinin ortaya attığı iddialar yanlışsa bunlara belgelerle yanıt verilmesi, haksız olduğu düşünülüyorsa da siyasi tartışma içerisinde karşılık verilmesi gerekiyor. "Yıllar önce söylenen sözler soruşturma konusu yapılmamalı" Ahmet Davutoğlu'nun sözlerinin üzerinden yıllar geçtikten sonra ceza soruşturmasına konu edilmesinin ifade özgürlüğü ve yargının tarafsızlığı açısından soru işaretlerine neden olabileceğini belirten Çelik, siyasi tartışmaların yargı süreçleri üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti. Çelik, Türkiye'de siyasetçilerin açıklama yaparken savcılık soruşturması ihtimalini düşünmek zorunda kalacağı bir siyasi atmosferin oluşmaması gerektiğini savundu. Hakaretin meşru kabul edilemeyeceğini yineleyen Çelik, ancak sert ve ağır siyasi eleştirilerin otomatik olarak hakaret kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Davutoğlu'nun ifadeleri tartışmalı bulunabilir" Çelik, Ahmet Davutoğlu'nun geçmişte kullandığı ifadelerin siyasi açıdan sert veya tartışmalı bulunabileceğini belirterek, bu görüşlere katılmanın farklı, Davutoğlu'nun siyasi eleştiri hakkını savunmanın ise farklı bir mesele olduğunu söyledi. Demokratik sistemin, farklı görüşlere tahammül edilmesi ve siyasi eleştirilerin ifade edilebilmesiyle güçleneceğini belirten Çelik, tartışmaların siyaset alanında yürütülmesi ve yargının tüm taraflara eşit mesafede durması gerektiğini vurguladı. Çelik, Türkiye'nin sorumlu ve seviyeli siyasi dilin hakim olduğu, siyasi anlaşmazlıkların öncelikle demokratik mekanizmalar içerisinde çözüldüğü ve hukukun üstünlüğünün güvence altında bulunduğu bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde kayyımın görev süresi 2 ay daha uzatıldı Haber

Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde kayyımın görev süresi 2 ay daha uzatıldı

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, 4 Kasım 2024 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmış, yerine Mardin Valisi Tuncay Akkoyun kayyım olarak görevlendirilmişti. Kayyım görevlendirmesi iki ay daha devam edecek Mevcut uygulama kapsamında belirli aralıklarla yeniden değerlendirilen kayyım görevlendirmesine ilişkin son kararın ardından, Tuncay Akkoyun’un Mardin Büyükşehir Belediyesi’ndeki görev süresinin iki ay daha uzatıldığı ifade edildi. Bu kararla birlikte kayyım yönetiminin 4 Kasım 2026 tarihine kadar görevine devam etmesi öngörülüyor. Ahmet Türk, 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde yüzde 57,4 oranında oy alarak Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Ancak seçimlerin üzerinden yaklaşık yedi ay geçmesinin ardından, 4 Kasım 2024’te İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Görevden uzaklaştırma kararında, Türk hakkında devam eden hukuki süreçlerin gerekçe olarak gösterildiği belirtilmişti. Ahmet Türk’ün görevden alınmasının ardından Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, belediyeye kayyım olarak atanmıştı. Bahçeli'nin sözleri Ahmet Türk konusunda beklenti oluşturmuştu Mardin Büyükşehir Belediyesi’ndeki kayyım uygulaması devam ederken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yıl içerisinde yaptığı açıklamalar da siyasi kulislerde Ahmet Türk’ün yeniden görevine dönebileceği yönünde değerlendirmelere neden olmuştu. Bahçeli, 3 Şubat 2026 tarihinde partisinin grup toplantısında görevden uzaklaştırılan bazı isimlere ilişkin yaptığı konuşmada, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, özellikle Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Türk’ün yeniden makamına dönebileceği yönünde kamuoyunda çeşitli beklentilerin oluşmasına yol açmıştı. Ahmet Türk seçimlerde yüzde 57,4 oy almıştı Ahmet Türk, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışmış ve yüzde 57,4 oy oranıyla seçimi kazanmıştı. Ancak Türk, 4 Kasım 2024 tarihinde görevden uzaklaştırıldı. Aynı tarihte Mardin Valisi Tuncay Akkoyun belediyeye kayyım olarak görevlendirildi. Aradan geçen süreçte kayyım görevlendirmesinin belirli dönemlerde yeniden değerlendirildiği, son alınan kararla birlikte görev süresinin bir kez daha uzatıldığı bildirildi. Yeni değerlendirme 4 Kasım 2026'ya kadar geçerli olacak Son kararla birlikte Mardin Büyükşehir Belediyesi’ndeki mevcut yönetim uygulamasının 2026 yılının son çeyreğine kadar sürmesi bekleniyor. Kayyım görevlendirmesinin geleceği ve Ahmet Türk’ün belediye başkanlığı görevine dönüp dönmeyeceğine ilişkin süreç ise kamuoyunun ve siyasi çevrelerin gündemindeki yerini koruyor. Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde önümüzdeki dönemde yapılacak yeni idari ve hukuki değerlendirmelerin, belediye yönetiminin geleceği açısından belirleyici olması bekleniyor.

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir" Haber

Ali Babacan'dan Ahmet Davutoğlu soruşturmasına tepki: "İfade özgürlüğüne müdahaledir"

Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ahmet Davutoğlu hakkında yaklaşık 5 yıl önce kamuoyuna yansıyan ifadeler nedeniyle bugün soruşturma açılmasını eleştirdi. Davutoğlu'nun Türkiye'nin önemli akademisyenlerinden ve devlet adamlarından biri olduğunu belirten Babacan, eski Başbakan'ın Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde ülkeye önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. "Açık bir müdahaledir" Ali Babacan, açıklamasında, yıllar önce kamuoyuna yansıyan sözler nedeniyle bugün soruşturma başlatılmasının ifade özgürlüğü açısından tartışılması gereken bir durum olduğunu belirtti. Babacan, Davutoğlu'nun hakkında başlatılan soruşturmayı ilk olarak basından öğrenmesinin de hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu savundu. Siyasetçilerin görevlerinin konuşmak, eleştirmek ve yanlış gördükleri uygulamalar konusunda iktidara soru yöneltmek olduğunu vurgulayan Babacan, siyasi eleştirilere verilecek yanıtların da siyaset alanında olması gerektiğini dile getirdi. "Demokrasi, farklı fikirlerin özgürce ifade edilmesiyle işler" Babacan, iktidarların eleştirilere siyasi platformlarda, kürsülerde ve kamuoyu önünde cevap vermesi gerektiğini belirterek, demokrasinin bu şekilde işlemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin ihtiyacının siyasi eleştirilerin soruşturmalarla karşılık bulduğu bir ortam olmadığını kaydeden Babacan, farklı görüşlerin özgürce dile getirilebildiği ve yargının siyasi tartışmalardan bağımsız hareket ettiği bir hukuk devleti anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Davutoğlu'na destek mesajı DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle kendisine destek ve dayanışma mesajı da verdi. Babacan, eleştiriye açık, hesap vermekten kaçınmayan ve hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir yönetim anlayışı için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin siyasi isimlerden gelecek açıklamalar ve sürecin hukuki boyutuna dair gelişmeler takip ediliyor.

Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanına hakaret soruşturmasında 7 Eylül’de ifade verecek Haber

Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanına hakaret soruşturmasında 7 Eylül’de ifade verecek

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, sosyal medya platformlarında yeniden dolaşıma giren bir konuşmaya ilişkin paylaşımlar üzerine başlatıldığı bildirildi. Başsavcılık tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu paylaşımlarda yer alan ifadelerin Cumhurbaşkanına hakaret kapsamında incelendiği belirtildi. Bu doğrultuda Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299/1'inci maddesi uyarınca soruşturma açıldı. Geçmişte yapılan konuşma yeniden gündeme geldi Soruşturmaya konu olan ifadelerin, Davutoğlu'nun geçmiş tarihte bir köy kahvesinde yaptığı konuşmaya ait görüntülerin sosyal medyada yeniden paylaşılmasıyla gündeme geldiği öğrenildi. Davutoğlu'nun söz konusu görüntülerde, ekonomik uygulamalar ve iktidar çevresine yönelik eleştirilerde bulunduğu görülüyor. Konuşmasında, “Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti” ifadelerini kullandığı belirtildi. Görüntülerin sosyal medya platformlarında yeniden yayılması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldığı ve inceleme sonucunda soruşturma açıldığı bildirildi. 7 Eylül'de ifade verecek Soruşturma kapsamında Ahmet Davutoğlu'nun ifade vermek üzere çağrıldığı öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.