SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sinema

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD), 40. Yılında Dünya Fotoğrafçılık Günü’nü Anıtkabir’de Kutladı Haber

Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD), 40. Yılında Dünya Fotoğrafçılık Günü’nü Anıtkabir’de Kutladı

Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD), kuruluşunun 40. yılı etkinlikleri kapsamında, Dünya Fotoğrafçılık Günü’nde anlamlı bir ziyarete imza attı. Dernek yönetimi ve çok sayıda üyenin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen programda, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Anıtkabir’de resmî törenle anıldı. Ziyaret kapsamında BUFSAD heyeti, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atanın huzuruna çıktı. Düzenlenen resmî törenle Anıtkabir mozolesine çelenk bırakan dernek üyeleri, ardından saygı duruşunda bulundu. Anıtkabir Özel Defteri'ne Anlamlı Mesaj Törenin ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan BUFSAD Yönetimi, deftere şu satırları not düştü: “Aziz Atatürk, Cumhuriyetimizin aydınlık ışığında, sanatın birleştirici gücüne inanarak 40 yılı geride bırakan Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği olarak, manevi huzurunuzda bulunmanın onurunu yaşıyoruz. Fotoğrafın; belgeleyen, düşündüren ve toplumsal hafızayı geleceğe taşıyan gücünü, gösterdiğiniz çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda kullanmayı ilke edindik. Sanatın özgür düşüncenin, bilimin ve kültürün en güçlü taşıyıcılarından biri olduğuna olan inancımızla, Cumhuriyetimizin temel değerlerine bağlı bireyler yetiştirmeye ve görsel kültürümüze katkı sunmaya devam edeceğiz. 40 yıllık yolculuğumuz boyunca emeği geçen tüm üyelerimizin birikimini, Cumhuriyet'in aydınlık yarınlarına duyduğumuz güvenle geleceğe taşımayı sürdüreceğiz. Size duyduğumuz sonsuz saygı, minnet ve bağlılıkla... Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) - 40. Kuruluş Yılı” Ziyaret hakkında konuşan BUFSAD Yönetimi Kurulu Başkanı Tarık Akkurt, 40 yıldır Bursa’da fotoğraf sanatını yaygınlaştırmak ve görsel hafızayı korumak için büyük bir özveriyle çalıştıklarını belirtti. Akkurt, Atamızın çizdiği çağdaş uygarlık yolunda sanata ve sanatçıya verdikleri değerle yürümeye kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayarak, bu özel ve anlamlı günü Anıtkabir’de taçlandırmaktan ötürü tüm dernek üyeleri adına büyük bir gurur ve onur duyduklarını ifade etti.

İznik'te Çekimleri Süren Gölge Modu filmine yoğun ilgi Haber

İznik'te Çekimleri Süren Gölge Modu filmine yoğun ilgi

‎Bursa'nın İznik ilçesi, dünya çapında yankı uyandırması hedeflenen yeni bir sinema projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bilim kurgu ve gerilim türündeki Gölge Modu filminin senaryosu, projenin yapımcılarından Oğuzhan Üral tarafından kaleme alındı. Filmin yönetmen koltuğunda Oğuzhan Üral ile Hakan Orhan otururken, uygulayıcı yapımcılığı görevini Bursa'nın ilk internet dizisinin yönetmeni Erkan İsa Şen yürütüyor. ‎‎"İZNİK: PARADISE ON EARTH" MOTTOSUYLA ÇEKİLECEK ‎‎'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek olan yapım, sadece gerilim dolu kurgusuyla değil, İznik'in tarihi dokusunu ve doğal güzelliklerini küresel izleyiciyle tanıştırma vizyonuyla da dikkat çekiyor. Projenin, Bursa ve İznik'in turizm potansiyeline ciddi katkılar sağlaması bekleniyor. ‎‎YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL ‎‎Filmin senaristi ve yapımcısı Oğuzhan Üral, Gölge Modu'nun basit bir gerilim filmi olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti: "Gölge Modu, bilim kurgu ve gerilim unsurlarını harmanladığımız bir sinema filmi. Ancak bu çalışma yalnızca bir film değil; aynı zamanda İznik'in binlerce yıllık tarihini ve kültürel zenginliklerini sinema yoluyla daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlayan bir proje. ‎Hikâyemizi İznik'in tarihi ruhuyla kurguladık. Lefke Kapısı, Dikilitaş ve Roma İmparatorluğu'ndan günümüze ulaşan yapılar, senaryomuzun temel taşlarını oluşturuyor. Bu eşsiz tarihi atmosfer, filmin dünyasına güçlü bir gerçeklik ve derinlik katıyor. ‎Temel hedefimiz, izleyicilerin sadece Gölge Modu'nu izlemekle yetinmeyip, filmin geçtiği bu tarihi mekanları merak ederek İznik'i ziyaret etmelerini sağlamak. Sinemanın kültürel mirasın tanıtımında ne kadar etkili bir araç olduğuna inanıyoruz. Yapımımızın başarısıyla İznik'in tarihi ve kültürel değerlerinin daha çok keşfedilmesine ve kültür turizmine destek sunacağına gönülden inanıyorum. Dünyaya kazandıracağımız bu proje 'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçecek. İznik: Yeryüzündeki cennet. Aldığımız duyumlara göre yurt dışından setimizi ziyaret etmek isteyenler varmış; buyursunlar, bekleriz. Nasıl öğrendiler bilmiyorum ama çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Herkese açık hesabımda da dört farklı dilde açıklamalı paylaşımlar yaptım zaten." Üral'ın farklı dillerde yaptığı "Dünyadaki cennet İznik'e bekleriz. We welcome you to İznik, the Paradise on Earth. Мы ждём вас в Изнике — раю на Земле. Nous vous attendons à İznik, le paradis sur Terre. Vi aspettiamo a İznik, il paradiso sulla Terra" paylaşımı büyük yankı uyandırdı. ‎‎"BU BİR KÜLTÜR-TURİZM GÖREVİDİR" ‎‎İznik'te çekilecek Gölge Modu filminin uygulayıcı yapımcısı Erkan İsa Şen ise hazırlık süreciyle ilgili önemli detaylar paylaştı. Yapımcı Erkan İsa Şen, filmin sadece bir sinema projesi olmadığını, aynı zamanda İznik'in tarihi ve doğal güzelliklerini ulusal ve uluslararası arenada tanıtacak önemli bir kültür çalışması olduğunu ifade etti. Projeye büyük bir titizlikle hazırlandıklarını belirten Yönetmen Erkan İsa, "Aylar süren planlama aşamasının ardından artık sahaya inmeye hazırız. Amacımız, güçlü hikâyesiyle izleyiciyi etkileyen, teknik kalitesiyle öne çıkan ve İznik'in benzersiz atmosferini beyaz perdeye en doğru şekilde aktaran bir eser ortaya koymak" dedi. ‎‎"KENTİN KÜLTÜR MİRASI ENERJİMİZ" ‎‎Film ekibinin tamamen profesyonel bir disiplinle çalıştığını vurgulayan Erkan İsa Şen, çekimler boyunca yerel kurumlar ve bölge halkıyla koordineli hareket edeceklerini belirterek, "Bu proje, İznik ve Bursa'nın sinema sektöründeki potansiyelini kanıtlayacak önemli bir adım olacak. Şehrimizin kültürel mirasını koruyarak, bu değeri sanatla daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Gölge Modu'nun sadece bugün değil, yıllar sonra da anılacak bir yapım olması için var gücümüzle çalışıyoruz" şeklinde konuştu. İznik'in doğal plato niteliğindeki yapısının sinema sektörü için büyük fırsatlar sunduğunu belirten Erkan İsa Şen, filmin ardından hem bölge turizmine hem de yeni projelere kapı açılacağına inandıklarını söyledi. ‎‎"BURSA'NIN SİNEMATİK GÜCÜNÜ DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ" ‎‎Filmin yönetmenlerinden Hakan Orhan ise ilk uzun metraj deneyimini Bursa'da yaşamanın heyecanını dile getirdi. "Kendi adıma ilk uzun metraj tecrübem olan 'Gölge Modu' projesini, tarihi ve doğal zenginlikleriyle Türkiye'nin en özel şehirlerinden biri olan Bursa'da hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Hikâyemizi İznik'in medeniyetlerin buluştuğu dokusu ve Oylat Mağarası'nın büyüleyici atmosferiyle harmanlayarak, Bursa'yı kültürel açıdan hak ettiği sinematik değere kavuşturmayı amaçlıyoruz. 'Gölge Modu', hem şehrimizin gizli kalmış görsel potansiyelini sergileyecek hem de yeni nesil ekibimizin ortak emeğini beyaz perdeye taşıyacak. Yerel değerlerimizi evrensel bir dille anlatmak amacıyla çıktığımız bu yolda izleyicilerle buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ‎‎Bilim kurgu ve gerilimi İznik'in binlerce yıllık tarihi ruhuyla birleştirecek olan 'Gölge Modu'nun, tamamlandığında ulusal ve uluslararası platformlarda izleyici karşısına çıkması hedefleniyor. Projenin, Bursa ve İznik'in kültür turizmine sağlayacağı katkılar şimdiden merakla bekleniyor. Dünyaca ünlü yapımcıların hikâyeye ilgi göstermesi dikkat çekerken, filmin yurt dışında vizyona girme olasılığının da olduğu belirtiliyor.

19 Mayıs coşkusu Bursa Büyükşehir'le zirve yaptı Haber

19 Mayıs coşkusu Bursa Büyükşehir'le zirve yaptı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm ülkede olduğu gibi Bursa’da da coşkulu bir şekilde kutlandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonun hazırladığı etkinlikler, 18 ve 19 Mayıs’ta Hüdavendigar Kent Parkı’nda vatandaşlara 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşattı. Programın ilk gününde kendileri için hazırlanan “Genç Sahne”ye çıkan gençler, sergiledikleri performanslarla dinleyenlerden büyük alkış aldı. Sevilen ve kendi besteledikleri eserleri “Genç Sahne”’de başarıyla seslendiren gençler, parkı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sundu. GÜN BOYU EĞLENCE Etkinliklerin ikinci gününe de yoğun ilgi gösteren Bursalılar, birbirinden renkli ve eğlenceli aktivitelere katılarak unutamayacakları bir gün geçirdi. Eğlence ve oyun alanları, spor turnuvaları, atölye çalışmaları, genç sahne, sinema ve karaoke gibi birbirinden renkli etkinliklere katılan gençler, hem yeteneklerini sergiledi hem de 19 Mayıs coşkusunu hep birlikte yaşadı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba da etkinlik alanını gezerek vatandaşlarla buluştu. Gençlerle araba yarışı oynayan Başkan Vekili Biba, gençlerin kente ve geleceğe dair sorularına da cevap verdi. Oğuzhan Koç konseri öncesinde sahneye çıkan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, hep birlikte, bir arada ve omuz omuza olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Gençlerin parlayan gözleriyle, enerjisiyle, coşkusuyla meydanı doldurduğunu belirten Başkan Vekili Biba, “Milletimizin bağımsızlık yürüyüşünün simgesi olan çok anlamlı bir günü hep birlikte idrak ediyoruz. 19 Mayıs, gençliğe duyulan güvenin, geleceğe duyulan inancın güçlü bir ifadesidir. Herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı gönülden kutluyorum” dedi. “GENÇLİĞE BAKARKEN TEKNOLOJİ ÜRETEN BİR NESİL GÖRÜYORUZ” Gençlerin, Türk toplumunun en büyük gücü olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, sadece yarının değil, bugünün de söz sahibinin gençler olduğunu dile getirdi. Gençliğe bakarken teknoloji üreten bir nesil gördüklerini vurgulayan Başkan Vekili Biba, “Bilimde iddia sahibi bir Türkiye görüyoruz. Türkiye artık kendi otomobilini üreten, savunma sanayisinde dünyaya örnek olan, teknolojide kendi yolunu açan büyük bir ülkedir. Gençlerimizin TOGG’dan simülasyon alanlarına, kodlama atölyelerinden bilim etkinliklerine gösterdiği ilgi de bunun en güzel göstergesidir” diye konuştu. Her büyük başarının bir hayalle başladığını, azimle, çalışmayla ve kararlılıkla gerçeğe dönüştüğünü söyleyen Başkan Vekili Biba, gençleri üreten, düşünen, araştıran, spor yapan, geliştiren ve geleceğe yön veren bir güç olarak gördüklerinin altını çizdi. Güçlü toplum ve güçlü Türkiye’nin ancak ahlaklı, çalışkan, vicdan sahibi ve hedefleri olan bir gençlikle mümkün olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Asıl güç, ailesine sahip çıkan, değerlerini koruyan ve ülkesine hizmet etmeyi görev bilen nesillerle ortaya çıkar. Bu yüzden biz, gençliğin yanında dururken; aileyi, dayanışmayı, birlik ruhunu ve milli değerlerimizi de daima koruyoruz. Yerel yönetimler olarak gençlerimizi, geleceğe donanımlı bir şekilde hazırlamak zorundayız” dedi. “BU ÜLKENİN UMUDU SİZSİNİZ” Daha fazla spor alanı, kültür ve sanat yatırımı, teknoloji ve eğitim imkânı, güvenli, güçlü ve huzurlu şehirleri gençler için hazırladıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, gençlere güvendiklerini ve bu milletin evlatlarına inandıklarını dile getirdi. Köklerinden kopmadan dünyayı takip eden, değerlerini kaybetmeden geleceğe yürüyen bir neslin yetiştiğini anlatan Başkan Vekili Biba, “Bu ülkenin umudu sizsiniz. Bu ülkenin yarınlara uzanan güçlü sesi sizsiniz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Çorlu’da görevleri başında şehit olan kahraman polislerimize de Allah’tan rahmet; ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Bu ülke gençlerin omuzlarınızda büyüyecek ve güçlenecek. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun” diyerek konuşmasını tamamladı. OĞUZHAN KOÇ KONSERİYLE COŞKU DORUĞA ÇIKTI Konuşmanın ardından Başkan Vekili Şahin Biba, ellerinde Türk bayraklarıyla ’10. Yıl Marşı’ eşliğinde gençleri selamladı. Daha sonra şarkıcı Oğuzhan Koç sahne alarak sevilen eserlerini Bursalı gençler için seslendirdi. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden binlerce genç, akşam boyunca doyasıya eğlendi. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği Bursa’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Oğuzhan Koç, kendisini davet eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

Bursa Altın Çınar'ın kazananı Liminal oldu Haber

Bursa Altın Çınar'ın kazananı Liminal oldu

Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, görkemli ödül töreniyle sona erdi. Sinemaya gönül veren yönetmenleri, oyuncuları, yapımcıları ve sanatseverleri bir araya getiren festivale bu yıl hem ulusal hem de uluslararası ölçekte yoğun ilgi gören festivale toplam 220 kısa film başvurusu yapıldı. Başvurular arasından yapılan ön değerlendirme ve ana jüri değerlendirmeleri sonucunda finale kalan 10 film, iki gün boyunca sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Kısa film kültürünü yaygınlaştırmayı, genç sinemacıları desteklemeyi ve sanat üretimini teşvik etmeyi amaçlayan festivalin ana jüri kadrosunda ise birbirinden önemli isimler yer aldı. Cast Direktörü Tümay Özokur, Sanat Yönetmeni Natalie Yeres, oyuncu Erdem Kaynarca, usta oyuncu Bennu Yıldırımlar ve usta yönetmen Ezel Akay, finalist filmleri değerlendirerek ödül almaya hak kazanan yapımları belirledi. “OSMANGAZİ’NİN HAK ETTİĞİ DEĞERİ OSMANGAZİLİLERLE BULUŞTURMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ” 1326 Panorama Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen ödül törenine Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, oyuncu ve yönetmenler ile sinemaseverler katıldı. Törende sinemaseverlere hitap eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, filmlerinin kısa ancak anlattıklarının çok uzun ve anlamlı olduğunun altını çizdi. Sanatın ve sanatçının her zaman yanında olduklarına işaret eden Başkan Aydın, “Biz de Osmangazi Belediyesi olarak kültürün, sanatın her alanında var olmak ve 3 bin yıllık tarihe sahip olan Bursa’nın, Osmangazi’nin kendine yakışan, hak ettiği değeri Osmangazililerle, Bursalılarla buluşturmak istiyoruz. Bunun için de ekibimiz gerçekten yoğun bir şekilde çalışıyor ve iki yıl gibi kısa bir sürede festivali değerli bir yere getirdiklerini görüyorum. Onlara da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Umarım bugün ödül töreninden sonra da önümüzdeki yıllarda artırarak, uluslararası katılımlarla daha iyi yerlere getirmek hepimizin hedefi. Emeği geçen tüm sanatçılarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. BURSA ALTIN ÇINAR KISA FİLM FESTİVALİ’NİN BİRİNCİSİ “LİMİNAL” OLDU Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nde jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucunda derecede elde eden filmlerin yönetmenlerine ödülleri takdim edildi. Festivalde birinciliği kazanan film “Liminal” oldu. Ödülünü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın takdimiyle alan “Liminal” kısa filminin yönetmeni Ege Yılmaz “Festivalde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Kısa film festivallerinin, biz gençler için çok ayrı bir yeri var. Bu da sadece filmleri izleyiciye sunmak değil, filmleri yapan insanlarla bizleri buluşturmak. Çok güzel filmler izledim.” diye konuştu. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nde usta yönetmen Ezel Akay’ın açıkladığı ikincilik ise Atakan Yılmaz’ın yönettiği “Merhaba Anne, Benim, Lou Lou” oldu. Sette olması sebebiyle törene katılamayan Yılmaz, yayınlanan video ile herkese teşekkürlerini sundu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in açıkladığı festivalin üçüncüsü ise Mehmet Oğuz Yıldırım’ın yönettiği “Kudret” filmi oldu. Yıldırım’a ödülünü takdim eden Gemlik Belediye Başkanı Deviren, festivalde çok büyük bir emek olduğunu belirterek “Sizler başkalarının hayatlarını oynarken, bizim hayatımıza öyle dokunuyorsunuz ki, belki de tam bittiği dediğimiz andaki umutsuzluklarımızı tekrar yeşertiyorsunuz. O yüzden iyi ki varsınız.” diye konuştu. Festivalin “Onur Ödülü” ise Türk sinemasının önemli isimlerinden Ayten Uncuoğlu’na takdim edildi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’dan ödülünü alan sanatçı, gecede dakikalarca alkışlandı. Uzun yıllardır tiyatro ve sinema alanında önemli eserler ortaya koyan Uncuoğlu “60 yıla yakın bir zamandır radyodan başlayıp, tiyatrodan, saat 8’i 5 geçe anlattığım masallardan sahnede, perdede, ekranda sizinle birlikte oldum ve hiç yalnız olmadım. Çok teşekkür ederim. Siz de hiç yalnız olmadınız, ben ve arkadaşlarım hep sizin yanınızda, kalbinizde.” ifadelerini kullandı. BURSA’NIN FETHİNİN 700. YILI’NA ÖZEL “JÜRİ ÖZEL ÖDÜLLERİ” VERİLDİ Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nde Bursa'nın 700. yılı teması kapsamında özel ödül kategorileri de oluşturulurken, bu kapsamda 700. Yıl Jüri Özel Ödülü “326” ve “Gece Mesaisi” filmlerinin oldu. “326” filminin yönetmeni Miray Kuyumcu’ya ödülünü usta oyuncu Bennu Yıldırımlar verirken, “Gece Mesaisi” filminin yönetmeni Salih Ortaçay’a da ödülü oyuncu Erdem Kaynarca takdim etti. Yönetmenler Kuyumcu ve Ortaçay da festivalde olmaktan dolayı duydukları mutluluğu paylaştı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, festivale jüri üyesi olarak katkı sağlayan Tümay Özokur, Natalie Yeres, Erdem Kaynarca, Bennu Yıldırımlar ve Ezel Akay’a da plaket takdim etti. Jüri üyeleri de yaptığı konuşmada festivale katkılarından dolayı emeği geçen herkese teşekkür etti. Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, ödül töreninin ardından toplu fotoğraf ve Ezel Akay’ın çektiği özçekim ile sona erdi.

Bursa’da kısa film heyecanı yeniden başladı Haber

Bursa’da kısa film heyecanı yeniden başladı

Geçtiğimiz yıl kısa film yarışması olarak ilk kez düzenlenen ve sanatseverlerden yoğun ilgi gören Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, bu yıl ikinci kez izleyiciyle buluştu. Festivalin açılışı, Mudanya Üniversitesi’nde gösterime sunulan ‘Ayşe’ filmiyle yapıldı. İstanbul’un hızla değişen kenar mahallelerinde, Down sendromlu yetişkin kardeşi Rıdvan ile birlikte yaşayan Ayşe’nin hayatına odaklanan yapım, konferans salonunda öğrencilerin beğenisine sunuldu. Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide öğrenciler, filmin yönetmeni Necmi Sancak’a merak ettikleri soruları yöneltti. Sancak ile Klinik Psikolog Deniz Ağar, filmin verdiği mesajlara ilişkin soruları yanıtladı. FESTİVAL PROGRAMI VE ÖDÜL HEYECANI Festival, Mudanya Üniversitesi’nde Sisler Bulvarından Geçtim ve Mukadderat film gösterisi ile söyleşilerle devam edecek. Resmi açılış ise 8 Mayıs Cuma günü Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Açılış programında, yarışmaya katılan filmlerin gösterimleri yapılırken çeşitli söyleşiler de izleyicilerle buluşacak. Kurmaca kategorisinde 220 kısa filmin başvurduğu Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, 9 Mayıs Cumartesi günü aynı mekanda düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek. Yarışmaya başvuran 220 kısa film, ön değerlendirme aşamasında Yönetmen Çiğdem Vitrinel, Sinema Yazarı Şenay Aydemir ve Akademisyen Tahsin Eren Sayar’dan oluşan jüri tarafından incelendi. Finale kalan 10 kısa film ile 700. Yıl Panorama Özel Seçkisi kapsamında yer alan 6 film, jüri başkanlığını Ezel Akay’ın üstlendiği; jüri üyeleri Bennu Yıldırımlar, Erdem Kaynarca, Natali Yeres ve Tümay Özokur’un değerlendirmesiyle 9 Mayıs Cumartesi günü düzenlenecek ödül töreninde dereceye girmek için yarışacak. “AYŞE FİLMİNİ İLK KEZ BURSA’DA GÖSTERİME SUNDUK” Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali kapsamında ilk uzun metrajlı filmi Ayşe’nin gösterimi için Mudanya Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldiklerini belirten yönetmen Necmi Sancak, “Bu filmi kuzenlerim Fatma ve Rıdvan Sancak’tan esinlenerek yazdım. Down sendromlu kardeşine bakan bir ablanın hikayesini anlatıyor. İlk uzun metrajlı filmim olan Ayşe’nin senaryosunu Binnur Kaya ile birlikte geliştirdik ve kaleme aldık. Binnur Hanım’ın etkileyici performansıyla filmimizi izleyiciyle buluşturma fırsatı yakaladık. Filmi ilk kez Bursa’da gösteriyoruz. Bizi burada ağırlayan Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’ne çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Ayşe filmi hakkında değerlendirmede bulunan Klinik Psikolog Deniz Ağar ise, “Bugün burada Ayşe filminin psikoanalitik bir okumasını gerçekleştirdik. Filmin yönetmeniyle birlikte, bu psikoanalitik yorumların onun yaratım sürecinde ne ölçüde yer aldığını da kısmen sorgulamaya çalıştık. Bu söyleşiyle, öğrenciler için hem ufuk açıcı hem de yeni bir perspektif sunan bir anlatımın mümkün olup olmadığını deneyimlemek istedik” açıklamalarında bulundu.

Nilüfer Pancar Deposu’nda Sinema Ve Lezzet Yolculuğu Haber

Nilüfer Pancar Deposu’nda Sinema Ve Lezzet Yolculuğu

Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırlayıp sunduğu “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” buluşmalarının beşincisi “Boran Geldi Kış Geldi Safa Geldi Hoş Geldi Sinemalarda” temasıyla gerçekleştirildi. Yemek ile müzik ilişkisini ele alan etkinlikte, bu ay sinemanın büyüleyici dünyası ve lezzet kültürü konuşuldu. Prof. Dr. İlkay Kanık’ın konuk olduğu programda, katılımcılar Bursa’nın sinema tarihinden Yeşilçam mutfağına uzanan geniş bir yelpazede bir yolculuğa çıktı. Etkinlik, sinema kültürünün ayrılmaz parçaları olan Uludağ Gazozu ve patlamış mısır ikramıyla başladı. Bursa’nın sinema geçmişine vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, 1923 yılında Türk kadınlarının ilk kez rol aldığı “Ateşten Gömlek” filminin Bursa’da gösterilen ilk film olduğunu, ayrıca ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokakları’nın da Muhsin Ertuğrul tarafından yine Bursa’da çekildiğini hatırlattı. Prof. Dr. İlkay Kanık ise konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sinemaya verdiği öneme dikkati çekti. Atatürk’ün bir sinema senaryosu yazdığını ve sinemanın bir milletin çağdaşlaşmasındaki gücüne inandığını belirten Kanık, Yeşilçam’ın doğuşuna giden yolun bu vizyonla açıldığını ifade etti. Kanık, “Türkiye'de ilk film gösterimi 1897 yılında yapılmıştır ve o günden bugüne film sektörü çok yol kat etmiştir. Türk filmlerinde yemekler ve çeşitli lezzetler hep ön plana çıkmıştır" dedi. SES VE LEZZET EŞLEŞTİRMESİ Etkinlikte katılımcılara dinledikleri müzikler ile tattıkları lezzetler arasındaki duygusal bağı keşfetmeleri için anketler de dağıtıldı. Ratatuy, Neşeli Günler, Tosun Paşa, Muhsin Bey ve Chocolat gibi filmlerden kesitler paylaşılırken; aynı anda filmlerde yer alan çiğ köfte, kuru fasulye, boza ve çikolata gibi yiyecekler ile sahneler ve lezzet eşleştirmeleri gerçekleştirildi. Etkinliğin sonunda Bursa’da çekilen Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? filmi üzerinden gölge oyunu, semai kahvehaneleri ve bozahaneler eşliğinde eski Bursa’nın canlı kültürü ele alındı. Prof. Dr. İlkay Kanık, bu tür anlatıların toplumsal dönüşümü yansıttığını belirterek, “Filmlerde kurulan sofralar, pazarlar ve yemekler ile dönemin ve bölgenin canlılığı ve kültürü bize yansıtılmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliği, önümüzdeki aylarda farklı temalarla devam edecek.

Filistin’in hikâyesi Bursa Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı Haber

Filistin’in hikâyesi Bursa Nilüfer’de beyazperdeye yansıdı

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Filistin Sinema Günleri”, yönetmen Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” filmiyle özel bir gösterime sahne oldu. Filmi Nilüferlilerle birlikte izleyen Saleh, gösterimin ardından söyleşi gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi tarafından Filistin halkının yaşadığı zorlukları, kültürel direnişi ve insan hikayelerini sinemanın gücüyle anlatmak için düzenlenen “Filistin Sinema Günleri”, Konak Kültürevi’nde devam ediyor. 15 Ocak’a kadar sürecek gösterimlerdeki özel buluşmalardan biri, Nawras Abu Saleh’in “Büyük Gelen Palto” gösterimiyle gerçekleşti. Gösterime ve ardından yapılan söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir de katıldı. Filistin’deki 1987 – 2011 yılları arasını kapsayan, İntifada ve Oslo Anlaşması süreçlerine tanıklık eden bir gencin hikâyesini konu alan film, ismini eski bir Filistin inanışından alıyor. İnanışa göre rüyada kendisine büyük gelen bir palto giydiğini gören kişi, taşıması zor ve büyük bir sorumluluk üstlenir. Yönetmen Saleh, Filistin davasını “masumların üzerine giydiği ve onlara büyük gelen bir palto” olarak betimlediği filminde, kahramanın çocukluktan gençliğe uzanan değişimini ve işgal altındaki yaşam mücadelesini beyazperdeye taşıyor. “FİLİSTİNLİLER ZOR ZAMANLARDA BİLE GÜLÜMSEYEBİLİR” Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide izleyicilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Nawras Abu Saleh, filmin yapım sürecini ve sinemaya bakış açısını izleyicilerle paylaştı. Mühendislik eğitimini yarıda bırakarak sinemaya yöneldiğini belirten Saleh, bu kararının nedenini şu sözlerle açıkladı: “Batı sinemasında Filistinliler sürekli kötü ve terörist olarak gösteriliyor. Kendi kendime sordum; en temel haklarımız elimizden alınırken, bu kadar eziyet görürken nasıl kötü taraf biz oluyoruz? Eğer biz kendi hikâyemizi anlatmazsak, zalimler tersini anlatacak. Bizim görevimiz kendi hikâyemize sahip çıkmak.” Filistinlilerin sadece acı çeken insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, zor zamanlarda bile gülebilen, normal insanlar olduklarını vurgulayan Saleh, filmde bu yüzden mizahi unsurlara da yer verdiğini belirtti. Söyleşinin ardından yönetmen Nawras Abu Saleh’i tebrik eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın toplumsal olaylardaki birleştirici gücüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Orta Doğu’da süregelen zulme karşı sinema; acıları dünyaya duyurmanın ve direnişi anlatmanın en güçlü yollarından biri. Nilüfer Belediyesi olarak, insanlık onurunu ve adaleti merkeze alan, kültürel belleği diri tutan tüm sanatçıların yanındayız” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, günün anısına Nawras Abu Saleh’e hediye verdi. Filistin Sinema Günleri, 15 Ocak tarihine kadar Konak Kültürevi’ndeki gösterimlerle devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.