SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şiddet

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer Lions'tan Hatay'daki anaokulu projesine 500 bin TL'lik destek Haber

Bursa Nilüfer Lions'tan Hatay'daki anaokulu projesine 500 bin TL'lik destek

Bursa Nilüfer Lions Kulübü, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılına özel düzenlediği etkinlikte, kadın hakları ve toplumsal eşitlik konularını gündeme taşıdı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’nün konuşmacı olduğu etkinlik, Kalbim Seninle Derneği aracılığıyla Hatay’da depremden etkilenen çocuklar için tasarlanan anaokulunun yapımına katkı sağlayacak gelir elde etti. Etkinliğe TÜGİAD Bursa Başkanı Kerem Kahveci, KALDER Bursa Başkanı Serkan Ürkmez, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, Lions dernekleri temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Kalbim Seninle Derneği Başkanı Sebla Pamir Güler, etkinlik kapsamında Bursa Nilüfer Lions Kulübü’nün projeye 500 bin TL’lik katkıda bulunduğunu duyurdu. Anaokulunun 4 yaş grubu sınıfına “Nilüfer Lions” adı verilecek. Etkinlik başkanlarından Oya Baykal, bağışçıların desteğiyle deprem yaralarının sarılacağını ifade etti. KADIN HAKLARI VE TÜRK MEDENİ KANUNU Moderasyonunu BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır’ın yaptığı sohbet bölümünde Canan Güllü, Türk Medeni Kanunu’nun kadınlara sağladığı haklara dikkat çekti. Güllü, 1926 tarihli kanun ile kadınlara evlilikte tek eşlilik, eşit miras hakkı, boşanma hakkı, mahkemelerde şahitlik eşitliği ve istedikleri mesleği seçme hakkı gibi kazanımlar sağlandığını belirtti. Güllü, kadınların siyasette, iş dünyasında ve toplumsal alanlarda yeterince temsil edilmediğine işaret ederek, pozitif ayrımcılığın önemine vurgu yaptı. Ayrıca, 2025 yılında 392 kadının şiddet kurbanı olduğunu ve 200’den fazla çocuğun istismara uğradığını hatırlatarak, caydırıcı cezaların uygulanmasının önemini vurguladı. Sohbetin ardından Oya Baykal, Sebla Pamir Güler ve Şeyda Şençayır, Canan Güllü’ye çiçek ve plaket takdim ederek teşekkürlerini sundu. Etkinlik, kadınların eşit birey olarak toplumsal yaşamdaki rollerini güçlendirme ve deprem çocuklarına destek olma mesajı ile sona erdi.

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi Haber

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, uzunca bir süredir büyük bir titizlikle ve demokratik olgunlukla hazırlanan rapor taslağının, komisyon üyeleri tarafından müzakere edilmesinin ardından Türkiye kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, Komisyon’un, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini ifade ederek, taslak raporun genel başlıkları hakkında bilgi verdi. Raporun, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, raporun, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna vurgu yaptığını kaydetti. Titizlikle hazırlanan raporun, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren bir başvuru metni olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurtulmuş, raporun bir nihayet değil, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olduğunu belirtti. Kurtulmuş, yeni bir anayasa hazırlamanın Komisyon’un görev alanında olmamakla birlikte ülke için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun da altının çizildiğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde tarihî bir dönemde bulunulduğunu kaydetti. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresi olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Komisyonun 21. toplantısında, taslak raporun “Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı ve “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlıklı 7’nci bölümü ile “Sonuç ve değerlendirme” kısmı okundu, komisyon üyeleri taslak rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan oylamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser olmak üzere nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor Haber

DEVA Partili Ekmen: Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Ekmen, aile birliğinin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, gündüz kuşağı programlarının toplumda yarattığı güvensizlik iklimi nedeniyle de zayıfladığını belirtti. Nüfus oranlarındaki düşüşe değinen DEVA Partili Ekmen, “Her ne kadar Sayın Cumhurbaşkanımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş sürekli olarak Aile Yılı’na referans vermiş olsa da yıllık nüfus artışının binde 5 olarak açıklandığını ve nüfusumuzun yaşlandığını görüyoruz." ifadelerini kullandı. Çocuk nüfus oranının yüzde 20,4’e gerilediğini, 65 yaş üstündeki vatandaşların oranının yüzde 11,1’e çıktığını belirten Ekmen, "2014 yılında yüzde 2,19 olan doğurganlık oranı ise yüzde 1,48 olarak tespit ve tescil edilmiştir. Bütün bu durum, ‘Aile Yılı’ adına açıklanan paketlerin maalesef istenen sonuçları vermediğini ortaya koymaktadır. Bunun birtakım yapısal sebepleri vardır. Birincisi, ekonomide akla ziyan denemelerin aile ekonomisinde yarattığı çöküştür. Bugün gençler evlenmeyi dahi düşünemiyor; evlenenler çocuk yapamıyor, çocuk yapanlar çocuk sayısını artıramıyor. Çünkü asgari ücret adeta taban ücrete dönüşmüş, bu ücretle bir ailenin kurulması, yaşatılması ve çoğalması imkânsız hale gelmiştir." dedi. Ekmen ayrıca gündüz kuşağı programlarının toplumsal güveni ciddi biçimde zedelendiğini, bunun da aile kurma süreçlerini giderek daha zor hale getirdiğini aktararak şunları kaydetti: “Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan birçok araştırma ve güven konusunda yapılan çok sayıda akademik çalışma, toplumsal güven ikliminin ortadan kalkmasının aile kurma ve çocuk sahibi olma niyetlerini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Dolayısıyla bu güven ortamını sağlayacak çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. Bunlardan ilki, gündüz kuşağı yayınlarıyla ilgili esaslı bir yapısal tedbir ihtiyacıdır. Sadece bu hafta, gündüz kuşağı programlarından beş içerik örneği var: Hatice ve İsmail örneğinde, kendinden yaşça büyük bir adama maddi çıkar uğruna kaçan bir kadın; hem babasından hem kocasından şiddet gören bir kadın; borçları için abisinin evini habersizce satan bir kardeş; 80 yaşındaki ninelerini dolandırmaya çalışan aile üyeleri; en çarpıcısı da evlilik vaadiyle erkekleri kandıran, borca sürükleyen ve en az 8 kocası, 17 sevgilisi bulunan Fide Barut isimli bir kadın. AK Partili arkadaşlara soruyorum: Türk toplumuna aile olarak sunacağınız örnekler bunlar mıdır? Bu örnekleri her gün saatlerce adeta bir cerahat akıtır gibi evlere akıttığınızda; gençlerin aile kurmalarını, güven içerisinde bir ilişkiye girmelerini, kurdukları aileleri büyütmelerini nasıl bekleyebilirsiniz? Türkiye'de aile kurumunun gerçekten güçlü hale gelmesini istiyorsanız ekonomik destekler yetmez, aynı zamanda güven ilişkisini tescil etmek lazım."

Minneapolis'te Alex Pretti'yi vuran İki federal ajanın kimliği belirlendi Haber

Minneapolis'te Alex Pretti'yi vuran İki federal ajanın kimliği belirlendi

Bu kayıtlara göre, 43 yaşındaki Ochoa ve 35 yaşındaki Gutierrez, geçen hafta sonu Pretti'nin ölümüne yol açan çatışma sırasında silahlarını ateşleyen ajanlardı. Olay, yaygın gösterilere ve federal göçmenlik uygulamalarına ilişkin cezai soruşturma taleplerinin yenilenmesine yol açtı. Pretti'nin öldürülmesinin hemen ardından, Trump yönetimi olayla ilgili yanlış iddiaları defalarca dile getirdi. Olay sırasında, her iki ajan da Aralık ayında başlatılan büyük ölçekli bir göçmenlik uygulama girişimi olan Operasyon Metro Surge'e katılıyorlardı. Operasyon, şehir çapında yapılan bir tarama kapsamında Minneapolis genelinde çok sayıda silahlı ve maskeli ajanı görevlendirdi. Her iki ajanı da istihdam eden Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) kurumu, olaya karışan ajanların isimlerini kamuoyuna açıklamayı reddetti ve olayla ilgili çok az ek bilgi yayınladı. Şeffaflık eksikliği, özellikle olayın başka bir göçmenlik ajanının Minneapolis'te protesto yapan 37 yaşındaki üç çocuk annesi Renee Good'u vurarak öldürmesinden sadece birkaç gün sonra meydana gelmesi nedeniyle, daha fazla incelemeye yol açtı. Pretti'nin ölümü ve ajanların kimliklerinin gizliliği, Donald Trump'ın sert göçmenlik politikaları üzerine artan ulusal tartışmanın ortasında ortaya çıktı. Ülke genelindeki şehirlerdeki kolluk kuvvetleri eylemleri, tartışmalı bir şekilde kimliklerini maskelerle gizlemelerine izin verilen ajanlar tarafından gerçekleştirilen, hem göçmenleri hem de ABD vatandaşlarını içeren şiddet olaylarını içeriyordu. Günlerce süren protestolar ve milletvekillerinin baskısının ardından, Adalet Bakanlığı Cuma günü sivil haklar bölümünün bir soruşturma başlattığını duyurdu.

MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Terörsüz Türkiye'yi Bursa'dan değerlendirdi Haber

MHP Genel Sekreteri Büyükataman 'Terörsüz Türkiye'yi Bursa'dan değerlendirdi

MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Bursa İl Başkanlığı'nda 2025 yılı değerlendirmelerini paylaştı. "Terörsüz Türkiye" hedefi, PKK'nın fesih süreci ve ekonomik zorluklar ele alındı. Bahçeli'nin liderliği ve millî ahlâk reformu vurgulandı. MHP Bursa İl Başkanlığı tarafından, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın katılımıyla geniş kapsamlı bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada 2025 yılı boyunca yürütülen siyasi faaliyetler, “Terörsüz Türkiye” hedefi, bölgesel ve küresel gelişmeler, ekonomi ve sosyal meseleler ele alındı. Büyükataman, MHP’nin hem sahada hem de devlet politikaları düzeyinde üstlendiği rolü detaylarıyla anlattı. “2025, MHP AÇISINDAN MÜCADELE VE ÇALIŞMA YILI OLDU” Konuşmasına 2025 yılının değerlendirmesiyle başlayan İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yıl boyunca yoğun bir tempo ile çalıştığını vurguladı. “Her Şeyden Önce Türkiye” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Büyükataman, ülkenin ve milletin menfaatlerini merkeze alan bir siyaset yürüttüklerini ifade etti. Büyükataman, MHP’nin köklü geçmişine yakışır bir inanmışlık ve disiplinle ülke meselelerini ele aldığını, Türkiye’ye yönelen tehditlerin doğru analiz edildiğini ve bu tehditler karşısında ülkücü duruştan taviz verilmediğini söyledi. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin liderliğine özel bir vurgu yapan Büyükataman, Bahçeli’nin “Benim aklım hep Türkiye’dir” sözünün MHP’nin tüm politikalarının temelini oluşturduğunu belirtti. Parti kadrolarının bu anlayış doğrultusunda millet ve devlet için gece gündüz çalıştığını ifade etti. MHP’nin siyaseti masa başında değil, sahada yaptığını dile getiren Büyükataman, vatandaşla birebir temas kurmayı temel bir görev olarak gördüklerini söyledi. Milletten kopuk, şahsi ve siyasi çıkarları ülke menfaatlerinin önüne koyan anlayışı reddettiklerini vurgulayan Büyükataman, MHP’nin her dönem milli vicdanın siyasetteki karşılığı olduğunu kaydetti. MİLLİ BİRLİK VE DAYANIŞMA BULUŞMALARI 2025 yılı boyunca düzenlenen “Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temalı Terörsüz Türkiye İçin Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmalarına değinen Büyükataman, bu programlarla Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. Bu buluşmalarda milletin görüş ve taleplerinin dinlendiğini, hem Türkiye’de hem de bölgede yaşanan gelişmelerin anlatıldığını ifade eden Büyükataman, Terörsüz Türkiye hedefinin Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanının desteğiyle devlet politikası haline geldiğini vurguladı. “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ile “Derdiniz Derdimizdir” sohbet programlarının kapsamını paylaşan Büyükataman, 24 Ekim 2025’ten bu yana Türkiye genelinde 81 il ve 963 ilçede toplam 76 bin 544 program gerçekleştirildiğini açıkladı. Bursa özelinde ise 17 ilçede 1601 program yapıldığını belirten Büyükataman, bu ziyaretlerde vatandaşların evlerine misafir olunduğunu, esnafla birebir temas kurulduğunu ve sorunlara çözüm üretmek için gayret gösterildiğini ifade etti. BÖLGESEL VE KÜRESEL TEHDİTLER MASADA Konuşmasında dünya ve bölge gündemine geniş yer ayıran Büyükataman, 2025 yılının küresel krizlerin derinleştiği bir yıl olduğunu söyledi. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar ve emperyalist politikaların Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştiren Büyükataman, bu saldırıların Siyonist barbarlığın geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti. Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükataman, SDG/YPG’nin bir terör örgütü olduğunu vurguladı. Bu yapının Kürt vatandaşlarla ilişkilendirilmesinin zehirli bir dil olduğunu belirten Büyükataman, Kürt kardeşlerin terör örgütleriyle hiçbir şekilde özdeşleştirilemeyeceğini söyledi. Fırat’ın doğusunun da terörden tamamen arındırılması gerektiğini dile getiren Büyükataman, Türkiye’nin sınır güvenliği konusunda taviz vermeyeceğini vurguladı. “TERÖRLE PAZARLIK YOK, TAVİZ YOK” Terörle mücadelede kararlı mesajlar veren Büyükataman, son terörist silah bırakıncaya kadar mücadelenin süreceğini ifade etti. Terör ve terör yandaşlığının bir çıkmaz sokak olduğunu söyleyen Büyükataman, Türkiye Cumhuriyeti’nin ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini belirtti. 2025 yılının en önemli gelişmelerinden birinin PKK’nın kendini feshettiğini açıklaması olduğunu belirten Büyükataman, bunun hiçbir pazarlık yapılmadan sağlandığını söyledi. Buna rağmen muhalefetin bu süreci sulandırmaya çalıştığını savunan Büyükataman, özellikle CHP ve İYİ Parti’ye sert eleştiriler yöneltti. Toplumda artan şiddet, uyuşturucu ve sanal bahis tehlikesine dikkat çeken Büyükataman, çocukların ve gençlerin korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin “Milli Ahlak Reformu” çağrısına vurgu yapan Büyükataman, aileler, eğitim kurumları ve sivil toplumun ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan konuşmasında ekonomik sorunlara da değinen MHP'li Büyükataman, enflasyon, hayat pahalılığı ve kira artışlarının vatandaşları zorladığını ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ekonomi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirten Büyükataman, önümüzdeki süreçte toparlanma ve alım gücünde artış beklendiğini dile getirdi.

Eşini 25 bıçak darbesi ile öldüren kadına istenen ceza belli oldu Haber

Eşini 25 bıçak darbesi ile öldüren kadına istenen ceza belli oldu

Konya'da 17 yıllık eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra polise teslim olan 35 yaşındaki Şerife Ç. hakkında yürütülen davada savcı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, sanığın cinayeti eşinden gördüğü şiddet ve hakaretler nedeniyle "haksız tahrik" altında işlediğine vurgu yaparak 24 yıla kadar hapis cezası talep etti. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Şerife Ç., mağdurlar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşma esnasında tanıkların verdiği ifadeler, olay günü çift arasında yaşanan şiddet ve gerginliği ortaya koydu. "Doğum günü tartışması şiddetle sonuçlandı" Duruşmada tanık olarak ifade veren Ali Erkan Ş., olay günü maktul Ömer Ç.’nin doğum günü olduğunu ve kutlama için toplandıklarını açıkladı. Tanık, maktulün alkollü olmasından dolayı çiftin tartıştığını belirterek şunları söyledi: "Ömer sarhoştu, Şerife bu duruma sinirlendi ve tartışma yaşandı. Arabayla eve dönerken tartışma daha da alevlendi. Ömer, Şerife’ye yumruk attı ve küfür etti. Şerife arabayı polis merkezine sürmemi talep etti fakat ben bunu ailevi bir mesele olarak düşündüm ve evde çözerler diye onları evlerine bıraktım." Diğer tanık Abdurrahman A. da araçta bulunarak çiftin yol boyunca tartıştığını onayladı. Savcı: Eşe karşı kasten öldürme ama tahrik var Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin "eşe karşı kasten öldürme" suçunu oluşturduğunu belirtti. Ancak savcı, maktulün eşine yönelik fiziksel saldırı ve hakaretlerini "haksız tahrik" olarak değerlendirdi. Bu değerlendirme kapsamında sanık Şerife Ç. için 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istendi. Mahkeme heyeti, Şerife Ç.'nin tutukluluğuna devam kararı vererek, savunma tarafına mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamaları için süre verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay nasıl gelişmişti Olay, 23 Şubat'ta Konya'nın Selçuklu ilçesi Sakarya Mahallesi'nde meydana geldi. 35 yaşındaki Şerife Ç., 17 yıllık eşi Ömer Ç.'yi evlerinde çıkan bir tartışmanın ardından bıçaklayarak öldürdü, ardından polisi arayarak teslim oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.