SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şiddet

Bursa Digital, Bursa Haber, Bursa Son Dakika - Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ten San Diego 'da Cami 'ye düzenlenen saldırıya tepki Haber

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ten San Diego 'da Cami 'ye düzenlenen saldırıya tepki

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray'da düzenlediği basın brifinginde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. San Diego kentinin en büyük İslam merkezine dün düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin bir soruyu yanıtlayan Vance, bu tür şiddet olaylarının ABD'de tolere edilmeyeceğini vurguladı. Vance, her türlü nefret suçuna karşı olduklarını ifade ederek, San Diego'daki İslam Merkezi'ne düzenlenen saldırıdan üzüntü duyduklarını ve hayatını kaybedenler için dua ettiklerini söyledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nde bu tür bir şiddet, kınanması gereken bir durumdur ve her bir Amerikalıyı, bu olayda yer alan ve bundan etkilenen herkes için dua etmeye davet ediyorum. Ülkemizde böyle bir şeyin yaşanmasını istemiyoruz." ifadelerini kullanan Vance, eşinin o bölgede büyüdüğünü ve halen orası ile dolaylı da olsa irtibatlarının olduğunu anlattı. ABD Başkan Yardımcısı, konuşmasının devamında, muhafazakar aktivist Charlie Kirk'ün öldürülmesine de atıf yaparak bu tür saldırıların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini kaydetti. San Diego İslam Merkezi'ne saldırı ABD'nin California eyaletinin San Diego kentinde bulunan İslam Merkezi'ne dün silahlı saldırı düzenlenmişti. Saldırıda, aralarında bir güvenlik görevlisinin de bulunduğu 3 kişinin hayatını kaybettiğini açıklayan yetkililer, iki saldırganın intihar ettiğini ve olayın nefret suçu olarak soruşturulduğunu bildirmişti.

San Diego’da camiye saldırı: 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 saldırgan ölü bulundu Haber

San Diego’da camiye saldırı: 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 saldırgan ölü bulundu

Olay, pazartesi günü San Diego saatiyle öğle saatlerinde, Türkiye saatiyle ise gece geç saatlerde meydana geldi. Scott Wahl, saldırının “nefret suçu” kapsamında soruşturulduğunu belirterek, olay yerinde nefret içerikli sembol ve işaretlerin tespit edildiğini söyledi. Olay nasıl gerçekleşti? Polis yetkililerinin verdiği bilgiye göre, saldırıdan yaklaşık iki saat önce şüphelilerden birinin annesi polise ulaşarak oğlunun intihar etmek istediğini, yanında birkaç silah ile otomobil bulunduğunu bildirdi. Polis ekipleri ilk olarak gencin okul çevresinde arama çalışması başlattı. Ancak kısa süre sonra “San Diego İslam Merkezi”nden silah sesleri geldiği ihbarı yapıldı. Polisin yalnızca 4 dakika içinde olay yerine ulaştığı ve caminin önünde 3 kişinin cansız bedenini bulduğu belirtildi. Güvenlik görevlisinin “kahramanca” müdahalesi Hayatını kaybedenlerden birinin, İslam merkezinin güvenlik görevlisi olduğu açıklandı. Polis, güvenlik görevlisinin saldırganlara karşı koyarak daha büyük bir katliamı önlediğini ve çok sayıda kişinin hayatını kurtardığını belirterek davranışını “kahramanca” olarak nitelendirdi. Diğer iki kişinin kimlikleri ise henüz resmi olarak açıklanmadı. Saldırganlar araçta ölü bulundu Saldırının ardından kaçan iki genç, camiden birkaç sokak uzaklıkta bir aracın içinde ölü bulundu. Polis, saldırganlarla güvenlik güçleri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadığını, gençlerin kendi silahlarıyla yaşamlarına son verdiğini açıkladı. Tepkiler peş peşe geldi Cami imamı: İbadethanelerin hedef alınması iğrenç bir saldırı Taha Hassan, camide bulunan tüm öğretmen ve çocukların güvende olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bir ibadethanenin hedef alınması son derece iğrenç bir saldırıdır. Dualarımız kurbanların aileleriyle birlikte.” Trump: Çok korkunç bir durum ABD Başkanı Donald Trump, saldırıyı “çok korkunç ve kötü bir durum” olarak değerlendirdi. New York Belediye Başkanı: Müslüman karşıtı şiddet Zohran Mamdani, saldırıyı “Müslümanlara yönelik şiddet” olarak nitelendirdi. ABD’nin büyük şehirlerinden birinin ilk Müslüman belediye başkanı olan Mamdani, New York’taki camilerin çevresindeki güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu. California Valisi: Nefrete yer yok Gavin Newsom ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Nefretin California’da yeri yoktur. İnananlara yönelik terör saldırılarını asla kabul etmeyeceğiz. San Diego’daki Müslüman toplumunun yanındayız.”

Mali Savunma Bakanı Sadio Camara araçlı bomba saldırısında öldürüldü. Haber

Mali Savunma Bakanı Sadio Camara araçlı bomba saldırısında öldürüldü.

Sadio Camara'nın ailesi ve bir Malili yetkili, saldırıda ikinci eşinin ve iki torununun da öldüğünü söyledi. Bombalama, ülke genelinde isyancı grupların eş zamanlı saldırıları sırasında meydana geldi. 25 Nisan'dan bu yana, Azawad Kurtuluş Cephesi (FLA) koalisyonuna bağlı Tuareg isyancılar, İslamcı Destek ve İslamcı Grup (JNIM) ile koordineli olarak birçok bölgeye sürpriz saldırılar düzenliyor. Mali Savunma Bakanı Sadio Camara. Fotoğraf: Mil.ru Kati bölgesinin ötesinde, Bamako havaalanı yakınları ve Mali'nin kuzeyindeki Mopti, Sevare ve Gao kasabaları gibi birçok stratejik noktada da şiddetli çatışmalar yaşandı. Mali hükümeti, 25 Nisan'daki çatışmalarda en az 16 sivil ve askerin yaralandığını doğruladı ve "saldırıya uğrayan tüm bölgelerde durumun tamamen kontrol altında olduğunu" belirtti. Bu olay, ülkede askeri hükümetin 2020'de iktidara gelmesinden bu yana yaşanan en ciddi şiddet tırmanışını işaret ediyor. Sadio Camara'nın ani ayrılışı, Mali'nin mevcut askeri hükümeti için büyük bir darbe olarak görülüyor. Camara, sadece Cumhurbaşkanı Assimi Goita'nın yönetiminde kilit bir figür olmakla kalmamış, aynı zamanda Batı desteğini reddederken Mali ile Rusya arasında yakın askeri işbirliğinin de önemli bir savunucusu olmuştur. Stratejik Çalışmalar Vakfı'nda (FRS) araştırmacı olan Djenabou Cisse şu yorumda bulundu: "Askeri hükümetin kilit isimlerinden ve Mali ile Rusya arasındaki yakınlaşmanın temel mimarlarından biri olarak, görevden alınması JNIM'in devlet gücünün özüne darbe vurma yeteneğinin altını çiziyor." Bu şiddet dalgasına karşılık olarak Birleşmiş Milletler, isyancı grupların terörist saldırılarını kınadı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in sözcüsü şu açıklamayı yaptı: "Genel Sekreter, Mali'nin çeşitli yerlerinde meydana gelen saldırılarla ilgili haberlerden derin endişe duymaktadır. Bu şiddet eylemlerini şiddetle kınamaktadır."

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor Haber

Sudan 'da açlık krizi tırmanıyor

CARE International, Action Against Hunger, Uluslararası Kurtarma Komitesi, Mercy Corps ve Norveç Mülteci Konseyi tarafından 13 Nisan'da yayınlanan bir rapora göre, Sudan ordusu ile rakibi Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki yaklaşık üç yıllık çatışma, ülkenin gıda sistemini harap ederek yaygın kıtlığa ve büyük ölçekli yerinden edilmelere yol açmıştır. 15 Nisan'da üçüncü yılına girmesi beklenen savaş, birçok tarlayı, yolu ve pazarı tahrip ederek tüm gıda tedarik zincirini aksatmıştı. Bu durum özellikle Kuzey Darfur ve Güney Kordofan eyaletlerinde çok daha vahim; buralarda birçok aile günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor, hatta tüm gün aç kalmak zorunda kalıyor veya hayatta kalmak için yaprak ve hayvan yemiyle besleniyor. Önemli bir destek kaynağı olan topluluk mutfaklarının kaynakları tükeniyor; ekonomik kriz ve iklim değişikliğinin etkileri ise durumu daha da kötüleştiriyor. Nisan 2023'te ordu ve RSF arasında patlak veren Sudan'daki çatışma, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. 12 milyondan fazla insan yerinden edildi, 33 milyondan fazla insan ise insani yardıma muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler'e göre, son üç yılda 40.000'den fazla insan hayatını kaybetti; ancak yardım kuruluşları gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine inanıyor. 2026 İnsani Yardım Planı, Sudan nüfusunun %61,7'sine denk gelen yaklaşık 28,9 milyon insanın ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uluslararası raporlar, etnik çatışmalar ve insan hakları ihlalleri de dahil olmak üzere çok sayıda şiddet olayını belgeliyor. El-Fasher ve Kadugli gibi bazı bölgelerde kıtlık doğrulandı, Um Baru ve Kernoi gibi yerlerde ise akut yetersiz beslenme göstergeleri acil durum seviyelerini aştı. Raporda, savaşın yalnızca tarımsal üretimi sekteye uğratmakla kalmadığı, aynı zamanda kıtlığı bir baskı aracı olarak kullandığı, çiftliklerin ve pazarların kasıtlı olarak yok edilmesi gibi durumlara da işaret ettiği belirtildi. Kadınlar ve kız çocukları, yiyecek ve su ararken şiddet ve tacize maruz kalma riski daha yüksek olan, en ağır şekilde etkilenen gruptur. Kadınların yönettiği hanelerin, erkeklerin yönettiği hanelere kıyasla gıda güvensizliği yaşama olasılığı üç kat daha fazladır.

Güney Sudan 'da Altın madenine düzenlenen saldırıda en az 74 kişi öldü. Haber

Güney Sudan 'da Altın madenine düzenlenen saldırıda en az 74 kişi öldü.

Güney Sudanlı yerel bir yetkili Pazartesi günü yaptığı açıklamada, saldırının 28 Mart akşamı Orta Equatoria eyaletindeki Jebel Iraq altın madeni bölgesinde meydana geldiğini doğruladı. Yetkililer, arama kurtarma çalışmaları devam ettiği için ölü sayısının artmaya devam edebileceği konusunda uyardı. Videodan alınan ekran görüntülerinde yerde çok sayıda ceset olduğu görülüyor. Güney Sudan Ulusal Polisi sözcüsü, kimliği belirsiz bir grup silahlı kişinin bölgede çalışan madencilere sürpriz bir saldırı düzenleyerek 74 kişiyi öldürdüğünü söyledi. Şunları belirtti: "Kurbanların hepsi altın madenciliğiyle uğraşan sivillerdi. Ölenlerin yanı sıra, olay yerinden kaçtıktan sonra ormanda kayıp olan birçok kişi daha var." Polis ve Güney Sudan Halk Savunma Kuvvetleri de dahil olmak üzere güvenlik güçleri, durumu değerlendirmek, devriyeleri artırmak ve arama kurtarma operasyonları yürütmek üzere bölgeye konuşlandırıldı. Şu ana kadar 11 ceset morga kaldırıldı, kurtarma ekipleri ise kayıp olanları aramaya devam ediyor. Yetkililer, ölü sayısının önümüzdeki günlerde artabileceğini söylüyor. Saldırganların kimliği henüz bilinmiyor. Ancak bazı doğrulanmamış haberlere göre, olay yerinin yakınlarında muhalif güçlerle bağlantılı bir kamp bulunuyor. Olay yerindeki görgü tanıkları, saldırganların at sırtında ilerlediklerini, Anguwan Rukuba kavşağından geçtikten sonra kalabalığa rastgele ateş açtıklarını ve bunun da insanların paniğe kapılarak saklanmasına neden olduğunu söyledi. Bu olay, Güney Sudan'daki kaynak üreten bölgelerde güvenlik durumuna ilişkin endişeleri artırdı; bu bölgelerde anlaşmazlıklardan kaynaklanan şiddet ve silahlı grupların faaliyetleri sıkça yaşanıyor.

MSB: Türkiye’den Orta Doğu’ya çağrı: İhtilaflar diyalog ve diplomasiyle çözülmeli Haber

MSB: Türkiye’den Orta Doğu’ya çağrı: İhtilaflar diyalog ve diplomasiyle çözülmeli

Milli Savunma Bakanlığı, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamada, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaların bölgedeki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiği belirtildi. Bakanlık, Türkiye’nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü vurguladı. İsrail’in Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarına yönelik saldırılarının siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurduğu, Litani Nehri güneyinde gerçekleştirdiği kara harekâtı ve köprülerin imhasının ise olası bir işgal politikasının göstergesi olduğu ifade edildi. ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in devam eden saldırganlığı Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ediyor. Ülkemiz, tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği… pic.twitter.com/e60a0xIIwJ — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) March 26, 2026 Suriye’nin güneyinde süren İsrail faaliyetlerinin ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim ve şiddet olaylarının ise bölgedeki kırılganlığı artırdığına dikkat çekildi. Bakanlık, kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunmasının elzem olduğunu vurgularken, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir. Şiddete töleransımız yoktur. Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir. Şiddete töleransımız yoktur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, Çanakkale ruhundan eğitimin önemine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin taşıdığı anlamı vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale’dir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrika vardır” ifadelerini kullandı. Eğitimin bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir milleti büyük yapan sadece kazandığı zaferler değil, aynı zamanda iyi yetişmiş, özgüven sahibi fertleridir. Güçlü bir Türkiye hedefi, ancak iyi eğitim almış insan kaynağıyla mümkündür” dedi. Son 23 yılda eğitim alanında önemli reformlar hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’yi “muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak en önemli kaldıraçlardan birinin nitelikli ve milli bir eğitim sistemi” olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli… pic.twitter.com/ZTfx5avFCD — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 18, 2026 Öğretmenlere yönelik şiddet konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda net bir duruş sergileyerek, “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmenlerimize karşı şiddete asla toleransımız yoktur, olmayacaktır. Bu sorunun üzerine kararlılıkla gidiyoruz.” dedi. Erdoğan, öğretmenlerin güvenli ve huzurlu bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm adımların atılacağını belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefini birlikte inşa edeceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "İftar soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizin 922 ilçemizin her birinde aşkla görev yapan eğitimcilerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum. Bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu diğer taraftan da Ramazan bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan'a girerken duamız 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan bayramına da kavuştur'. Şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslâm dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenab-ı Hak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetlerini, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun diyorum. Daha fazlasını keşfedinGazeteSağlık haberleri bülteniDünya haberleri Bugün aynı zamanda Çanakkale deniz zaferimizin 111. yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 yıl geçti. 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâdediyorum. Anadolu her ocağından her ailesinden şehit veren mubarek toprakların adıdır. Dikkat edin ana dolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conk Bayırı, Gelibolu, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki; Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletin hürriyet tutkusunun yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan irade, ittihat fikri, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinin duası, niyazi, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Çanakkale destanı epik olduğu kadar dramatik bir hikâyedir. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakârlıklarını asla unutmayacağız. 111. seneyi devriyesinde bizlere cennet vatanı miras bırakar, büyük cumhuriyeti emanet eden istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum. Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı, iyi eğitim almış güçlü içtimai bünye ile gerçekleştireceğimizin farkındayız. Bugünün ve yarının dünyasında ilerleme, kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kaldırıç, nitelikli, milli, zamanın ruhunu yakalamış eğitim sistemidir. Son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Ders müfredatlarını ve kitapları gözden geçirerek çağdışı ve vesayetçi unsurları temizledik, bilimsel anlayışla yeni baştan hazırladık. Hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimize her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kaydadeğer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimizi kuyumcu t itizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete töleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Kızılelmamız Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "İftar soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizin 922 ilçemizin her birinde aşkla görev yapan eğitimcilerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum. Bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu diğer taraftan da Ramazan bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan'a girerken duamız 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan bayramına da kavuştur'. Şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslâm dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenab-ı Hak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetlerini, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun diyorum. Daha fazlasını keşfedinGazeteSağlık haberleri bülteniDünya haberleri Bugün aynı zamanda Çanakkale deniz zaferimizin 111. yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 yıl geçti. 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâdediyorum. Anadolu her ocağından her ailesinden şehit veren mubarek toprakların adıdır. Dikkat edin ana dolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conk Bayırı, Gelibolu, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki; Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletin hürriyet tutkusunun yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan irade, ittihat fikri, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinin duası, niyazi, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Çanakkale destanı epik olduğu kadar dramatik bir hikâyedir. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakârlıklarını asla unutmayacağız. 111. seneyi devriyesinde bizlere cennet vatanı miras bırakar, büyük cumhuriyeti emanet eden istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum. Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı, iyi eğitim almış güçlü içtimai bünye ile gerçekleştireceğimizin farkındayız. Bugünün ve yarının dünyasında ilerleme, kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kaldırıç, nitelikli, milli, zamanın ruhunu yakalamış eğitim sistemidir. Son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Ders müfredatlarını ve kitapları gözden geçirerek çağdışı ve vesayetçi unsurları temizledik, bilimsel anlayışla yeni baştan hazırladık. Hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimize her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kaydadeğer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimizi kuyumcu t itizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete töleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Kızılelmamız Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "İftar soframızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 81 vilayetimizin 922 ilçemizin her birinde aşkla görev yapan eğitimcilerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyorum. Bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu diğer taraftan da Ramazan bayramına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Ramazan'a girerken duamız 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan bayramına da kavuştur'. Şimdi Ramazan-ı Şerif'i geride bırakırken 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslâm dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenab-ı Hak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetlerini, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun diyorum. Daha fazlasını keşfedinGazeteSağlık haberleri bülteniDünya haberleri Bugün aynı zamanda Çanakkale deniz zaferimizin 111. yıldönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 yıl geçti. 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâdediyorum. Anadolu her ocağından her ailesinden şehit veren mubarek toprakların adıdır. Dikkat edin ana dolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conk Bayırı, Gelibolu, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki; Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletin hürriyet tutkusunun yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan irade, ittihat fikri, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesinin duası, niyazi, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Çanakkale destanı epik olduğu kadar dramatik bir hikâyedir. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakârlıklarını asla unutmayacağız. 111. seneyi devriyesinde bizlere cennet vatanı miras bırakar, büyük cumhuriyeti emanet eden istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum. Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı, iyi eğitim almış güçlü içtimai bünye ile gerçekleştireceğimizin farkındayız. Bugünün ve yarının dünyasında ilerleme, kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak kaldırıç, nitelikli, milli, zamanın ruhunu yakalamış eğitim sistemidir. Son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Ders müfredatlarını ve kitapları gözden geçirerek çağdışı ve vesayetçi unsurları temizledik, bilimsel anlayışla yeni baştan hazırladık. Hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimize her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kaydadeğer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne ve babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeye gördük. Öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük saygısızlığı kabul etmemiz, hoşgörmemiz mümkün değildir. En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuk ve gençlerimizi kuyumcu t itizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete töleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Kızılelmamız Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz."

İsrail Savunma Bakanı Katz: Laricani ve Süleymani İsrail saldırısında öldürüldüğünü iddia etti. Haber

İsrail Savunma Bakanı Katz: Laricani ve Süleymani İsrail saldırısında öldürüldüğünü iddia etti.

İsrail Savunma Bakanı Katz, İran’a yönelik saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Larijani’nin ve İran’da iç güvenlikten sorumlu olan ve protestoların bastırılmasında kilit rol oynayan Besic Kuvvetleri Komutanı Gholamreza Süleymani’nin düzenlenen bir hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı. İsrail ordusundan bugün (17 Mart 2026 Salı) yapılan açıklamada, Süleymani’nin pazartesi günü gerçekleştirilen bir operasyonla hedef alındığı belirtildi. Tahran yönetimi, söz konusu üst düzey komutanın ölümüne ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Protestoların bastırılmasında kritik isimdi İsrail ordusu, Süleymani’nin komutasındaki Besic güçlerinin İran’daki toplumsal olaylarda oynadığı role dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Besic güçleri İran’ın silahlı yapısının önemli bir parçasıdır. Özellikle muhalefetin ve halkın tepkisinin yoğunlaştığı son dönemlerde, Süleymani’nin emirleri doğrultusunda protestolara yönelik sert operasyonlar yürütülmüştür. Besic, bu yılın başındaki gösterilerde çok sayıda kişinin gözaltına alınması ve şiddet kullanılmasından doğrudan sorumludur.” Bölgesel savaş tırmanıyor Söz konusu suikast haberi, Ortadoğu’da savaşın şiddetini artırdığı ve tansiyonun düşmediği bir döneme denk geldi. Salı günü İran, Körfez ülkelerine yönelik yeni bir füze ve İHA (insansız hava aracı) dalgası başlattı. Bölgedeki enerji altyapısını hedef alan Tahran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki mutlak kontrolünden vazgeçmeyeceğini bir kez daha yineledi. Tahran’a geniş kapsamlı hava saldırısı Misilleme olarak İsrail ordusu, salı sabahı başkent Tahran’a yönelik "geniş kapsamlı bir saldırı dalgası" başlattığını duyurdu. Eş zamanlı olarak Lübnan’ın güneyinde Hizbullah mevzilerine yönelik bombardımanın da şiddetlendiği bildirildi. Söz konusu iddiaya ilişkin İran makamlarından henüz resmi bir doğrulama gelmedi.

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: Bu mesele ertelenemez, ötelenemez bir beka meselesidir Haber

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: Bu mesele ertelenemez, ötelenemez bir beka meselesidir

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, eğitim kurumlarında tırmanışa geçen şiddet vakalarına ilişkin açıklama yaptı. Altınışık, mevcut tablonun toplumun geleceğini tehdit eden bir güvenlik meselesi haline geldiğini vurguladı. Eğitim ortamlarının güvenli alanlar olmaktan uzaklaştığını ifade eden Altınışık, "Bugün geldiğimiz noktada çocuklarımızı emanet ettiğimiz okullar, ne yazık ki şiddetin, korkunun ve güvensizliğin konuşulduğu alanlara dönüşmektedir. Bu durum sadece eğitim sistemini değil, doğrudan toplumun geleceğini tehdit eden bir güvenlik meselesidir” dedi. Şiddetin kökeninde yatan ekonomik sıkıntılar, aile içi problemler ve kontrolsüz medya içeriklerine dikkat çeken Altınışık, “Araştırmalar açıkça göstermektedir ki; aile içinde normalleşen şiddet, yoksulluk, yalnızlık, akran zorbalığı ve kontrolsüz medya içerikleri gençlerin ruh dünyasını tahrip etmektedir. Bu şartlar altında yetişen bir nesilden sağlıklı davranışlar beklemek gerçekçi değildir” ifadelerini kullandı. Çözüm için rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve çok paydaşlı bir iş birliği kurulması gerektiğini belirten Altınışık, sözlerini şu uyarıyla tamamladı: "Bugün okulda başlayan şiddet, yarın sokakta, iş yerinde ve toplumun her alanında karşımıza çıkar. Eğer bu gidişata dur denilmezse, sadece eğitim sistemi değil, toplumsal huzur da geri dönülmez şekilde zarar görecektir. Bu mesele ertelenemez, ötelenemez bir beka meselesidir”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.